Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Sayıştayı: Bölgesel bütçe açığı ikiye katlandı

Yayınlanma

Rusya Sayıştayı’nın raporuna göre, 2026’nın ilk çeyreğinde bütçe açığı veren bölge sayısı 46’dan 56’ya yükseldi. Bu bölgelerin toplam bütçe açığı yaklaşık iki katına çıkarak 294 milyar rubleye ulaşırken, en yüksek bütçe açığı Kemerovo ve Hantı-Mansi gibi sanayi bölgelerinde kaydedildi.

Rusya Sayıştayı’nın yayımladığı faaliyet raporuna göre, 2026 yılının ilk çeyreğinde bütçe açığı veren bölge sayısı, bir önceki yılın aynı dönemindeki 46 seviyesinden 56’ya yükseldi.

Raporda, bu bölgelerin toplam bütçe açığının ise yaklaşık iki katına çıkarak 153,9 milyar rubleden 294 milyar rubleye ulaştığı belirtildi.

Açık veren bölge sayısındaki artışın, yüksek düzeyde bütçe açığı bulunan bölgelerden kaynaklandığı aktarıldı. Topladıkları vergi ve vergi dışı gelirlere kıyasla yüzde 10’un üzerinde bütçe açığı veren bölge sayısı, 2025’in ilk çeyreğindeki 23 seviyesinden 35’e yükseldi. Buna karşılık, bütçe açığı yüzde 10’un altında kalan düşük bütçe açığına sahip bölge sayısı ise 23’ten 21’e geriledi.

Raporda, bütçe açığının bölgelerin vergi ve vergi dışı gelirlerine oranında en yüksek değerlerin kaydedildiği yerler şu şekilde sıralandı: Yahudi Özerk Oblastı (yüzde 50,5), Kemerovo Oblastı (yüzde 50), Vologda Oblastı (yüzde 32,9) ve Komi Cumhuriyeti (yüzde 32,7).

Açık veren bölgelerin 12’sinde hem gelirler hem de giderler azalırken, 27’sinde giderler gelirleri aştı. Sayıştay raporuna göre bütçe açığı, 39 bölgede üst üste ikinci yıl, 11 bölgede ise üçüncü yıl üst üste kaydedildi.

Mutlak rakamlarla en yüksek bütçe açığı 21,3 milyar rubleyle Kemerovo Oblastı’nda kaydedildi. Bu bölgeyi sırasıyla 20,3 milyar rubleyle Hantı-Mansi Özerk Okruğu, 19,9 milyar rubleyle Krasnodar Krayı, 17,4 milyar rubleyle İrkutsk Oblastı ve 15,2 milyar rubleyle Moskova Oblastı izledi.

Diğer taraftan, bütçe fazlası veren 34 bölgenin 23’ünde bu fazla 5 milyar rubleyi aşmazken, 10 bölgede 5 milyar ila 33 milyar ruble arasında gerçekleşti.

Moskova ise 276,9 milyar rublelik bütçe fazlasıyla bu durumun istisnası oldu. Moskova Belediye Başkanı Sobyanin, şehir bütçesindeki açığı daha önce kritik olmayan bir durum olarak nitelendirmişti.

Raporda, bölgelerin genel mali durumuna ilişkin şu ifadelere yer verildi:

“Bölgelerin gelirleri, yıl için öngörülen hacmin yüzde 20,7’sine denk gelen 5 trilyon 514,4 milyar ruble, giderleri ise yıl için öngörülen hacmin yüzde 18,4’ünü oluşturan 5 trilyon 374,4 milyar ruble olarak gerçekleşti. Moskova hariç tutulduğunda, gelirlerdeki artış yüzde 0,2, giderlerdeki artış ise yüzde 5,2 oldu.”

Gelirlerdeki düşüş 29 bölgeyi, giderlerdeki azalma ise 19 bölgeyi etkiledi. Bu süreçte 15 federal yapıda hem gelirlerin hem de giderlerin aynı anda azaldığı, 14 bölgede ise gelirlerin düşmesine karşılık giderlerin arttığı belirlendi.

Gelirleri düşen 29 bölgenin 20’sinde hem kurumlar vergisi hem de karşılıksız bütçe transferleri aynı anda azaldı; bu bölgelerden dokuzunda gelirler ikinci yıldır düşüş gösteriyor.

RFKP Lideri Zyuganov: Rusya’da sol dönüş kaçınılmaz

Federal bütçe açığı öngörüleri aştı

Rusya Maliye Bakanı Anton Siluanov haziran ayında yaptığı açıklamada, ülkenin 2026 yılı federal bütçesinde düzeltmeye gidileceğini ve bütçe açığının planlanan 3,786 trilyon rublelik (GSYH’nin yüzde 1,6’sı) seviyenin biraz üzerinde gerçekleşeceğini bildirmişti.

Bakan Siluanov, bütçe açığının kapatılmasına yönelik kaynaklara değinirken bütçe artıkları ve varlık satışları gibi birçok alternatifin bulunduğunu belirtmişti.

Yasaya göre 2026 yılı için bütçe açığı 3,8 trilyon ruble (GSYH’nin yüzde 1,6’sı) olarak öngörülmüş olsa da ocak-nisan dönemindeki açık şimdiden yaklaşık 6 trilyon rubleye (GSYH’nin yüzde 2,5’i) ulaştı.

Maliye Bakanlığının mayıs ayı başındaki değerlendirmelerine göre, ocak-nisan 2026 döneminde federal bütçe gelirleri bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 4,5 azalarak 11,7 trilyon ruble oldu.

Petrol ve doğalgaz gelirleri, önceki dönemlerdeki petrol fiyatlarındaki düşüşün etkisiyle yüzde 38,3 azalarak 2,3 trilyon rubleye geriledi.

Buna karşılık, petrol ve doğalgaz dışı gelirler yüzde 10,2 artışla 9,4 trilyon rubleye yükselirken, bu kapsamda toplanan KDV gelirleri yüzde 20,2 artarak 5,3 trilyon ruble oldu.

Bütçe giderleri ise hızlı sözleşme süreçleri ve avans ödemeleri nedeniyle geçen yılki seviyesini yüzde 15,7 aşarak 17,5 trilyon rubleye ulaştı.

2025 yılı sonuçlarına göre federal bütçe gelirleri 37,2 trilyon ruble, giderleri ise 42,9 trilyon ruble olarak gerçekleşmiş; bütçe açığı 5,6 trilyon rubleyle GSYH’nin yüzde 2,6’sını bulmuştu.

Rusya

Yunan armatörler Rus petrolünden en az 3,8 milyar dolar kazandı

Yayınlanma

G7 ülkelerinin Rusya’nın enerji gelirlerini sınırlama çabalarına rağmen, Yunanistan merkezli denizcilik şirketleri son üç yılda Rus petrolü taşıyarak en az 3,8 milyar dolar gelir elde etti. Batı’nın yaptırım rejimi kapsamında dar bir çerçevede izin verilen bu ticarette en yüksek payı, milyarder George Prokopiou’nun kurduğu Dynacom Tankers aldı.

G7 ülkelerinin Rusya’nın petrol gelirlerini dizginleme çabalarına rağmen, Yunanistan merkezli denizcilik şirketleri son üç yılda Rus petrolü taşıyarak en az 3,8 milyar dolar gelir elde etti.

Financial Times gazetesinin yaptığı hesaplamalara göre, Batı’nın yaptırım rejimi altında dar bir çerçevede izin verilen bu ticaretten en fazla kazanç sağlayan firma, Yunan armatör George Prokopiou tarafından kurulan Dynacom Tankers oldu.

Dynacom, Temmuz 2023 tarihinden bu yana Rus ham petrolünü taşıyarak en az 915 milyon dolar gelir sağladı ve Yunan armatörlerin toplam kazancının yaklaşık dörtte birini tek başına elde etti.

Onassis Grubu bünyesindeki Olympic Shipping and Management en az 404 milyon dolar gelirle Yunan firmaları arasında ikinci sırada yer alırken, Atina merkezli tanker şirketleri Stealth Maritime ve Polembros Shipping 200 milyon dolar barajını aştı.

Atina ve Kiev arasında yaptırım gerilimi

Yunan armatörlerin Rus petrolünün sevkiyatında üstlendiği rol, Atina ile Kiev arasında diplomatik gerilime neden oluyor. Dynacom dahil olmak üzere bazı Yunan tanker şirketleri, 2023 yılında Ukrayna yaptırım organı tarafından “savaşın uluslararası sponsorları” listesine eklenmiş, ancak Yunanistan hükümetinin baskısı neticesinde daha sonra bu listeden çıkarılmıştı.

Petrol ticareti, G7 fiyat sınırı kurallarına uyulduğu sürece yasal olarak yürütülebiliyor. Ancak ABD ve AB’nin, Ukrayna ile olası bir barış anlaşması öncesinde Moskova’nın elini zayıflatma çabaları nedeniyle son aylarda yaptırım rejimini sıkılaştırma baskısı artıyor.

Hükümetlerin Moskova’nın enerji gelirlerine yönelik yeni kısıtlama arayışları, Yunanistan’ın bu ticaretini tamamen durdurabilir.

Son üç yılda petrol fiyatlarının genel olarak düşmesi ve İran çatışması sırasında korkulduğu kadar yükselmemesi, batılı hükümetleri daha katı adımlar atma konusunda cesaretlendiriyor.

Moskova ise Ukrayna’nın uzun menzilli insansız hava araçlarıyla rafineri sistemini hedef alması nedeniyle iç akaryakıt tedarikinde de sorunlar yaşıyor.

Yapılan analizde, fiyatlandırma kuruluşu Argus Media tarafından Haziran 2023 tarihinden itibaren ana Rus rotaları için derlenen tahmini navlun maliyetleri temel alındı. Bu veriler, Uluslararası Denizcilik Örgütünün gemi yönetim bilgileri ve veri analiz şirketi Kpler’in tanker hareketleri verileriyle birleştirildi.

Hesaplamalar yalnızca Argus’un fiyatlandırma verisine sahip olduğu ana rotaları kapsıyor. Bu durum, tahmini kazançların Yunan tanker şirketlerince taşınan yalnızca 389 milyon varillik kısma dayandığı anlamına geliyor. Fiyat tahmini bulunmayan 153 milyon varillik kısım ise hesaplamanın dışında tutuldu.

Haziran 2023 tarihinden bu yana Rusya sevkiyatlarından en çok gelir elde eden ilk 20 şirketten sekizini Yunan firmaları oluşturuyor. Listenin geri kalanında, Hong Kong merkezli Prominent firması hariç, Sovcomflot ve Rosnefteflot gibi Rus devlet destekli nakliye şirketleri ile bunlara bağlı yan kuruluşlar veya paravan şirketler yer alıyor.

Sektörde risk toleransı en yüksek aktörler arasında gösterilen Yunan armatörlerden Dynacom, Körfez’de 28 Şubat tarihinde başlayan çatışmalardan bu yana Hürmüz Boğazı’nda en aktif faaliyet gösteren nakliye şirketleri arasında bulunuyor.

Denizcilik ve enerji analiz firmaları Windward ile Vortexa verilerine göre, Mayıs ayında Rusya’nın ham petrol ihracatının yaklaşık yüzde 15’i Yunan şirketleri tarafından taşındı.

Denizcilik istihbarat analisti Michelle Wiese Bockmann, Yunan gemilerinin taşıdığı Rus sevkiyatlarına atıfta bulunarak, “Orada kazanılacak bir para var ve başka hiç kimse girip o parayı kazanmak istemiyor” ifadesini kullandı.

Sektör hakkında bilgi sahibi gemi brokerleri, tüccarların Rus ham petrolünü taşımaları için tankerlere, batılı önlemlerin hedefi olmayan ülkelerin petrolüne kıyasla yaklaşık yüzde 30 ila 40 daha fazla ödeme yaptığını belirtiyor.

Fiyat sınırının uygulanmasındaki zorluklar

G7 ülkelerinin Rus petrolüne yönelik fiyat sınırı uygulaması, küresel ekonomiye zarar vermemek adına petrol akışını sürdürürken Moskova’nın gelirlerini sınırlamak amacıyla Aralık 2022 tarihinde yürürlüğe girdi.

Batılı operatörlerin o tarihten bu yana Rus petrolüne taşımacılık veya hizmet sunmasına, yalnızca varil başına belirlenen fiyat sınırının altında kalması koşuluyla izin veriliyor. Mevcut fiyat sınırı varil başına 44,10 dolar seviyesinde bulunuyor. Ancak eski yaptırım yetkilileri ve hukukçular, bu sınırın denetiminin oldukça yetersiz olduğunu ifade ediyor.

Armatörlerin, taşıdıkları kargonun fiyat sınırının altında olduğunu yazılı bir beyan formuyla kanıtlaması gerekiyor.

Yunan denizcilik şirketlerinin avukatlığını yapan Stefanos Roulakis, nakliye firmalarının genellikle gemiyi kiralayan tarafın veya Rus tedarikçinin beyanına güvenmek zorunda kaldığını, nakliye gruplarının taşıdıkları kargoların fiyat pazarlığına doğrudan taraf olmadığını belirtti.

Roulakis, “Teoride bu sistem çalışıyor ancak pratikte yetkililerin, armatörlerin beklenen fiyatın sınırın altında olup olmadığını ve tedarik zincirinde yaptırım uygulanan bir tarafın bulunup bulunmadığını değerlendirmesini beklediğini görüyoruz” dedi.

AB diplomatları, Yunanistan ve Kıbrıs Cumhuriyeti hükümetlerinin kapalı kapılar ardındaki toplantılarda fiyat sınırına sürekli olarak karşı çıktığını aktarıyor.

Bazı firmalar geri adım attı

Buna rağmen bazı Yunan tanker şirketleri bu ticaretten çekilmeye başladı. TMS Tankers ve Thenamaris, ABD’nin Türk ve Birleşik Arap Emirlikleri merkezli denizcilik operatörlerine fiyat sınırının üzerinde Rus kargosu taşıdıkları gerekçesiyle yaptırım uygulayacağını açıklamasının ardından, 2023 yılının sonunda Rus petrolü taşımacılığını büyük ölçüde durdurdu.

Yapılan hesaplamalara göre Thenamaris, Rus sevkiyatlarından en az 30 million dolar gelir elde ederken, TMS Tankers Temmuz 2023 ile faaliyetlerini durdurduğu dönem arasında en az 150 milyon dolar kazandı.

Hukukçular ve analistler, ABD’nin Ekim 2025 tarihinde Rosneft ve Lukoil’e yönelik yaptırımlarının ardından da birkaç Yunan denizcilik firmasının Rusya ile yapılan ticaretten çekildiğini kaydediyor.

Dynacom firması, Rus limanlarına yapılan tüm seferlerin yürürlükteki yasal ve yaptırım çerçeveleriyle tam uyum içinde olduğunu savundu.

Şirket, fiyat sınırı mekanizmasının Rusya’nın gelirlerini azaltırken küresel enerji maliyetleri üzerindeki baskıyı da sınırladığını ileri sürerek, “Yunan denizciliğinin katkısı sayesinde elektrik faturaları, benzin maliyetleri ve daha fazla enflasyonist baskı hafifletildi” açıklamasını yaptı.

Olympic Shipping, AB, Birleşik Krallık ve ABD yaptırımlarına uyduğunu ancak şirket politikası gereği münferit ticari faaliyetler hakkında yorum yapmadığını bildirdi. Stealth firması ise taşıdığı tüm kargoların ilgili yaptırım rejimlerine uygun olduğunu, ABD ve Birleşik Krallık hukukçuları tarafından denetlendiğini açıkladı.

Şirket, Rus amonyağı taşıyan bir tankerinin geçen yıl Ukrayna kaynaklı olduğundan şüphelenilen bir saldırıda hedef alındığını belirterek, denizcilerin güvenliğine ilişkin endişelerini dile getirdi.

TMS firması, ticari konular hakkında yorum yapmamanın şirket politikası olduğunu ifade ederken, tüm yaptırımlara sıkı sıkıya bağlı kalma taahhüdünü yineledi.

Rus petrol ve gaz ticaretini sonlandırmayı amaçlayan Ukrayna merkezli “Razom We Stand” adlı kampanya grubunun direktörü Svitlana Romanko, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Hükümetlerin sistemdeki bariz boşlukları kapatamaması sebebiyle Rus petrolü Kremlin için milyarlar üretmeye devam ediyor. Yunanistan hükümeti, güçlü yaptırımlar ve barış yerine defalarca kendi denizcilik sektörünün çıkarlarını tercih etti” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Rusya

AB’nin Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları eylüle kalabilir

Yayınlanma

Avrupa Birliği üye ülkelerinin bu hafta içinde uzlaşmaya varamaması halinde Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinin onaylanması sonbahara ertelenebilir. Bu senaryoda, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın dondurulması kararının 14 Temmuz’da müstakil bir önlem olarak onaylanması planlanıyor.

Avrupa Birliği (AB) üye ülkelerinin bu hafta gerçekleştireceği toplantılarda uzlaşma sağlayamaması durumunda, Rusya’ya yönelik 21’inci yaptırım paketinin onaylanması sonbahar dönemine ertelenebilir.

Yevropeyska Pravda gazetesinin AB kaynaklarına dayandırdığı habere göre, üye ülkelerin daimi temsilcilerinin katılımıyla kurulan AB Daimi Temsilciler Komitesi (Coreper) bünyesinde 8 ve 10 Temmuz tarihlerinde yapılacak toplantılarda anlaşma sağlanamaması halinde, yaptırım paketinin ele alınması eylül ayına ertelenecek. Bu senaryonun gerçekleşmesi durumunda, Rus petrolüne uygulanan tavan fiyatın dondurulması kararının 14 Temmuz’da müstakil bir önlem olarak onaylanması öngörülüyor.

Haberde, bazı üye ülkelerin Rusya balıkçılık sektörüne yönelik kısıtlamalar, vize yasakları ve kişisel yaptırım listesine eklenecek yeni isimler de dahil olmak üzere yaptırım paketinin belirli hükümleri üzerinde henüz ortak bir pozisyona ulaşamadığı kaydedildi.

Diğer taraftan, AB Konseyi Dönem Başkanlığını yürüten İrlanda, belirlenen takvim içinde bir anlaşmaya varılmasını ve paketin ardından Dışişleri Konseyi toplantısında kabul edilmesini bekliyor.

Rus petrolüne uygulanan mevcut “tavan fiyat” mekanizması uyarınca güncellemenin 15 Temmuz tarihinde yapılması gerekiyor ancak şu aşamada fiyat sınırının geçici olarak sabitlenmesi seçeneği ele alınıyor. Şubat ayından bu yana Rus petrolü için tavan fiyat varil başına 44,1 dolar olarak uygulanıyor.

Avrupa Komisyonu haziran ayı başında sunduğu 21’inci yaptırım paketi taslağıyla Rusya’daki bankaları, savunma sanayisini, gölge filoyu ve enerji sektörünü hedef almayı amaçlıyor.

Yeni önlemler kapsamında gölge filoda yer alan gemilere yönelik yaptırım listesinin genişletilmesi, bu gemilere bakım ve yakıt ikmali (bunker) hizmeti sağlayan şirketlere kısıtlamalar getirilmesi, Rus petrolüyle bağlantılı limanlar ile petrol rafinerilerine karşı önlemler alınması planlanıyor.

Ayrıca sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) taşıyan tankerlerin tedariki ve bakımının yasaklanması ile mevcut filoya yönelik servis hizmetlerine kısıtlama getirilmesi öngörülüyor. Kısıtlayıcı önlemler listesine Rusya askeri personelinin AB topraklarına girişinin yasaklanması maddesinin de eklenmesi hedefleniyor.

Avrupa Komisyonu, bu önlemlerin daha önce yürürlüğe giren kısıtlamaların arkasından dolanılmasını engellemeyi ve Rusya’nın petrol ile doğalgaz ihracat zincirleri üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığını açıkladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, en büyük gemi yakıtı tedarikçisini kamulaştırdı

Yayınlanma

Moskova Tahkim Mahkemesi, Rusya Başsavcılığının talebini kabul ederek ülkenin limanlarındaki en büyük gemi yakıtı tedarikçisi ve liman hizmet sağlayıcısı konumundaki Transbunker holdingin varlıklarının devlete geçmesine karar verdi. Başsavcılık, holding kurucularının yabancı vatandaşlıklarını gizleyerek stratejik öneme sahip şirketi devlet kontrolünden kaçırdığını ve milyarlarca rubleyi yurtdışına transfer ettiğini belirtti.

Moskova Tahkim Mahkemesi, Rusya Başsavcılığının açtığı davada Transbunker holdingin varlıklarının devlet mülkiyetine devredilmesine hükmetti.

Karar doğrultusunda, Rusya limanlarında gemi yakıtı ikmali ve yakıt tedariki pazarlarının en büyük oyuncusu konumundaki holdingin varlıkları kamulaştırıldı.

Başsavcılık, nisan ayının ortasında Transbunker holdingin kurucuları Iosif Sandler ve Sergey Pugaçov ile Transbunker Management şirketinin yöneticisi Elena Zavyalova aleyhine dava açmıştı.

Davaya Federal Rekabet Kurumu, Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) ve 23 şirket üçüncü taraf olarak katıldı.

Davacı kurum olan Başsavcılık, holding bünyesindeki işletmelerin stratejik öneme sahip olduğunu ve bu nedenle yabancı sermaye katılımını sınırlandıran özel bir yasal düzenlemeye tabi bulunduğunu savundu.

Savcılık, holdingin fiili kontrolünün Kıbrıs ve Britanya Virjin Adaları dahil olmak üzere offshore bölgelerde kayıtlı yabancı şirketler ağı üzerinden yürütüldüğünü iddia etti.

Başsavcılık yetkilileri, aynı zamanda Kıbrıs Cumhuriyeti vatandaşı olan Sandler ve Pugaçov’in stratejik öneme sahip bu holdingi devlet kontrolünden gizlediğini ve elde edilen karı Rusya dışına çıkardığını ifade etti.

Dava dilekçesinde yer alan Federal Vergi Servisi verilerine göre, 2020 yılından bu yana yurtdışına toplam 19,3 milyar ruble transfer edildi.

Soruşturma makamları ayrıca yaptırımların ve özel ekonomik önlemlerin yürürlüğe girmesinin ardından Transbunker holdingin gerçek faydalanıcılarının kısıtlamaları aşmak için yeni adımlar attığını kaydetti.

Yetkililer, holding yöneticilerinin bazı şirketleri Rusya’daki özel idari bölgelere naklettiğini, çatı şirketleri ise Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) yetki alanına taşıyarak kontrolü ellerinde tuttuklarını ve para transferlerine devam ettiklerini aktardı.

Bu gerekçelerle Başsavcılık, bazı şirketlerin 2024 yılında gerçekleştirdiği merkez nakli kararlarının geçersiz sayılmasını, çatı şirketteki yüzde 99’luk pay dahil olmak üzere holdingin ana yapılarındaki hisselerin devlet hazinesine devredilmesini talep etti.

Davalıların varlıklarına, hisselerine, banka hesaplarına ve mülklerine el konulmasını isteyen savcılık, şirket hisseleri üzerindeki işlemlerin yasaklanmasını da talep etti.

Davaya bakan hakim, “Gramer açısından Başsavcılığın taleplerinin tamamının kabul edilmesine ve kararın derhal yürürlüğe girmesine” karar verildiğini açıkladı.

Uzak Doğu’daki Vanino Limanı’nda 1991 yılında kurulan Transbunker holding, zamanla Baltık Denizi ve Karadeniz’deki diğer Rus limanlarında da yakıt tedarik ağları oluşturdu.

Holding bünyesinde Novorossiysk, Vanino, Sahalin ve Leningrad bölgelerindeki liman terminalleri dahil onlarca varlık faaliyet gösteriyor.

Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı Başkanı Vadim Yakovenko, son yıllarda devlet mülkiyetine geçen şirket sayısının 800’ü aştığını açıklamıştı.

Ülkede 2022 ile 2024 yılları arasında el konulan varlıkların toplam değerinin yaklaşık 5 trilyon ruble düzeyine ulaştığı belirtiliyor.

Devredilen bu mülklerin yönetiminde ve yeni sahiplik yapılarında Gazprom, Rosatom, Rosteh, Transneft, VTB ve Rosselhozbank gibi kamu şirketleri ile devlet yönetimine yakın iş grupları ön plana çıkıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English