Bizi Takip Edin

Asya

Rusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı

Yayınlanma

Rusya ile Çin arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerin yükselişi, Rusya Devlet Başkanı Putin’in Pekin ziyaretiyle eş zamanlı olarak Harbin kentinde düzenlenen Çin-Rusya İki Taraflı Ticaret ve Yatırım Fuarı’nda görünürlük kazandı. Financial Times’ın haberine göre Batı merkezli şirketlerin pazardan çekilmesiyle Çinli üreticiler Rusya’daki tedarik zincirinde boşalan alanları doldururken, iki ülke arasındaki ticaret hacmi 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 240 milyar dolar seviyesine ulaştı.

Rusya ile Çin arasındaki ticari ve ekonomik ilişkilerde yaşanan artış, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in Pekin ziyaretiyle aynı döneme denk gelen Harbin’deki Çin-Rusya İki Taraflı Ticaret ve Yatırım Fuarı’nda somut şekilde öne çıktı.

Financial Times gazetesinin aktardığı değerlendirmelerde, iki ülke arasındaki ekonomik bağların her geçen gün daha fazla geliştiği vurgulandı.

Rusya’nın 2022 yılında Ukrayna’da başlattığı askeri operasyonun ardından, iki ülke arasındaki ticaret hacminde hızlı bir artış kaydedilerek tarihi zirvelere ulaşıldı.

Gazete, bu büyümede Batılı tedarikçilerin Rusya pazarından çekilmesinin ardından boşalan yerleri Çinli şirketlerin doldurmasının belirleyici bir rol oynadığını kaydetti.

Amfibi arazi araçları üreten Çin merkezli Zhejiang Xibeihu Special Vehicles şirketinin satış müdürü Jiang Ting, Rusya’nın başından beri kendileri için temel ihracat pazarlarından biri olduğunu ifade etti.

Son iki yılda Rusya’dan gelen siparişlerde belirgin bir artış yaşandığını belirten Jiang, bu gelişmede Ukrayna’daki çatışmaların yarattığı talep artışının etkisi olduğunu dile getirdi.

Jiang ayrıca, araçların son kullanıcılarını takip etmediklerini, ürettikleri araçların sulak alanlarda, bataklıklarda ve dağlık arazilerde personel ile yük taşımak amacıyla kullanılabildiğini aktardı.

Jiaowu Beidahuang Agricultural Holdings adlı ithalat şirketinin temsilcisi Xia Er ise ABD ile Çin arasındaki ticaret savaşının, artan talebe rağmen Çin’in ABD’den mısır ithalatını azaltmasına yol açtığını bildirdi.

Aynı süreçte Rusya ile Çin arasındaki ilişkilerin geliştiğini belirten Xia, Rus mısırının Çin pazarında yoğun talep gördüğünü söyledi.

Xia, temsil ettiği şirketin Rusya’dan gerçekleştirdiği mısır ithalatının son beş yılda aylık 2 bin tondan 90 bin tona yükseldiği bilgisini paylaştı.

Tıbbi malzemeler ve kozmetik cihazlar üreten Huashen International şirketinin temsilcisi Wang Haoyue de Rusya’ya yönelik ihracat lisansı başvurularında bulunduklarını açıkladı.

Fuar alanında kimliğinin gizli tutulmasını isteyen Çinli bir satıcı, tanınmış bir Danimarka markasına ait mobilyaları doğrudan Çin’deki fabrikalardan tedarik ederek internet üzerinden Rusya’ya sattığını belirtti.

Satıcı, Batılı markaların Rusya pazarından çekilmesinin kendileri için yeni fırsatlar yarattığını ve Danimarka merkezli üreticinin bu durumdan haberdar olmadığını kaydetti.

Prefabrik hazır ev satışı yapan Heilongjiang Luge New Materials şirketinden Wang Changchun da Batı yaptırımları ve Rusya vatandaşlarının Batı ülkelerine seyahat imkanlarının zorlaşması nedeniyle Moskova ve Vladivostok’taki müşterilerden gelen talebin arttığını bildirdi.

Fuara katılan çok sayıda tüccar, ticari işlemlerde ABD doları yerine her geçen gün daha fazla yuan ve ruble kullanıldığını aktardı. Çinli şirketlerin, Rusya ile yürüttükleri ticari faaliyetleri ana şirketlerinden ayırmak ve yaptırım risklerinden korumak amacıyla özel iştirakler kurdukları belirtildi.

Girişimciler ayrıca, başta bölgesel ölçekteki küçük Çin bankaları olmak üzere yerel finans kuruluşlarının bu işlemlerin gerçekleştirilmesine aracılık etmeye devam ettiğini dile getirdi.

Sınır eyaleti Heilongjiang’ın merkezi olan Harbin kentinde Rusya ile ticari ilişkiler tarihsel bir arka plana sahip bulunuyor. Temelleri 19. yüzyılda demiryolu inşaatında çalışan Rus işçilere dayanan kent, mimari yapısı, mutfak kültürü ve sosyal yaşamıyla Rus izlerini taşımaya devam ediyor.

İki ülke arasındaki bu ticaret fuarı ise sırayla Harbin ve Rusya’nın Yekaterinburg kentlerinde düzenleniyor.

Çinli şirketler bu yılki fuarda inşaat ekipmanları, yapı malzemeleri, elektronik ürünler ve lojistik hizmetlerini Rus alıcılara tanıttı.

Rusya Ulusal Merkezi’nin resmi internet sayfasında yer alan bilgilere göre, Rusya’nın katılımı ve sunduğu teklifler ise ağırlıklı olarak kültürel unsurlara odaklandı.

Çin ziyaretinin ikinci gününde, 20 Mayıs tarihinde açıklamalarda bulunan Vladimir Putin, Moskova ile Pekin arasındaki ilişkilerin tarihin en yüksek seviyesine ulaştığını ifade etti.

Putin, çeyrek asırlık süreçte iki ülke arasındaki ticaret hacminin 30 kattan fazla büyüdüğünü ve birkaç yıldır üst üste 200 milyar dolar sınırını aşarak 2025 yılı itibarıyla yaklaşık 240 milyar dolara ulaştığını vurguladı.

Devlet ziyareti kapsamında 40 kurumlar arası ve kurumsal anlaşma imzalanırken, ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik ortak bir deklarasyon da kabul edildi.

Daha önce Bloomberg ajansının Rusya hükümetine yakın kaynaklara dayandırarak yayımladığı haberlerde, Moskova’nın bu ziyaret sırasında Sibirya’nın Gücü 2 boru hattı projesine ilişkin pürüzleri gidermeyi hedeflediği aktarılmıştı.

Ancak Financial Times, söz konusu projeye ilişkin nihai bir mutabakata henüz varılamadığını bildirdi. Gazetede yer alan bilgilere göre, Rusya’nın en büyük enerji şirketleri olan Rosneft ve Gazprom, Harbin’deki fuarda temsil edilmedi.

Asya

Tokyo’dan Rusya açılımı

Yayınlanma

Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik G7 yaptırımlarını desteklemeyi sürdürürken, ulusal çıkarları doğrultusunda Moskova ile ikili ilişkileri korumanın gerekli olduğunu açıkladı.

Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik uygulanan uluslararası yaptırımlara bağlı kalırken, ulusal çıkarlarını korumak adına Moskova ile ikili ilişkileri sürdürmeyi hedefliyor.

Japonya Kabine Başsekreteri Minoru Kihara, düzenlediği basın toplantısında Tokyo’nun Rusya politikasındaki bu hassas dengeye dikkat çekti. Kihara, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Rusya’ya yönelik adımlarımız bağlamında, yaptırımların uygulanması hususunda G7 dahil uluslararası toplumla işbirliği içindeyiz. Diğer yandan Rusya komşu bir ülkedir ve ikili ilişkilerin sürdürülmesi önem taşımaktadır. Ülkemizin ulusal çıkarlarına uygun olan esaslar çerçevesinde, dış politikamız doğrultusunda gereken adımları atmaya devam edeceğiz.”

Japonya, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyonunun başlamasının ardından uluslararası yaptırım kararlarına katılım sağlamıştı.

Moskova ise bu yaptırımlara, Tokyo’nun kısıtlamalarının “dostane olmayan niteliğini” gerekçe göstererek Güney Kuril Adaları’na ilişkin barış antlaşması müzakerelerini tek taraflı olarak sonlandırarak yanıt vermişti.

Görüşmelerin geleceğine dair Rusya cephesinden de ihtiyatlı açıklamalar geliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Nisan 2025’te yaptığı açıklamada, Tokyo’nun mevcut tutumu sebebiyle Japonya ile müzakerelerin yürütülmesinin ve bir barış antlaşması imzalanmasının şu aşamada pek olası görünmediğini ifade etmişti.

Şirket varlıklarını koruma çabası

Diplomatik ilişkilerdeki tıkanıklığa rağmen iki ülke arasında teknik düzeydeki temaslar sürüyor. Japon hükümet yetkilileri, Mayıs 2026’da gerçekleştirdikleri Rusya ziyareti kapsamında Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı temsilcileriyle bir araya geldi.

Bu resmi ziyaretin amacının, Rusya’da faaliyet gösteren Japon şirketlerinin ticari varlıklarının korunması için Rus makamlarıyla koordinasyon sağlamak olduğu bildirildi.

Japonya’da yayımlanan Sankei Shimbun gazetesi, hükümet heyetinin Moskova’ya gerçekleştirdiği bu ziyaretin hazırlık aşamasında Japon kamuoyunda farklı tepkilere yol açtığını aktardı.

Yükselen eleştiriler üzerine Japonya Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, heyet gönderilmesinin Rusya’ya yönelik yaptırım politikasının esnetildiği anlamına gelmediği vurgulandı.

Bakanlık açıklamasında, “Ülkemiz, G7 ile koordinasyon halinde Rusya karşıtı yaptırımları uygulamaya devam etme kararlılığını sürdürmektedir; şu aşamada Rusya ile yeni bir işbirliği geliştirilmesi için uygun koşullar oluşmamıştır” denildi.

Okumaya Devam Et

Asya

Rusya’daki yakıt krizi Orta Asya’yı da etkiliyor

Yayınlanma

Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları sonucu Rusya’nın petrol rafineri kapasitesinin önemli bölümünün devre dışı kalması, Orta Asya’da akaryakıt piyasalarını da etkilemeye başladı. Kırgızistan alternatif tedarik arayışına girerken, Özbekistan’da benzin fiyatları yükseldi, Kazakistan ise iç piyasada arz sıkıntısı yaşanmaması için sınır kontrollerini sıkılaştırdı.

Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları sonucu Rusya’nın petrol rafineri kapasitesinin dörtte birinden fazlasının devre dışı kalmasının yol açtığı yakıt sıkıntısı, Orta Asya piyasalarına da yansımaya başladı.

Benzinin yüzde 90’dan fazlasını Rusya’dan temin eden Kırgızistan’da, Rusya’nın neredeyse tüm bölgelerinde yürürlüğe giren yakıt satış kısıtlamalarının ardından arz sorunu yaşanıyor.

Kırgızistan Petrol Tüccarları Birliği Başkanı Kanatbek Eşatov, haziran ayı sonunda yaptığı açıklamada, Rusya’dan yapılan sevkiyatların sınırlandırılması ve mevsimsel talep artışı nedeniyle Ai-95 ve Ai-98 benzin türlerinde kıtlık oluştuğunu bildirdi.

Bunun ardından Bişkek yönetimi, istikrarlı yakıt tedarikinin sağlanmasına destek verilmesi amacıyla Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’a başvurdu.

Kırgızistan Enerji Bakanlığı bu girişimi duyururken, hükümetin akaryakıt fiyatlarını devlet denetimine alma sürecini de başlattığını açıkladı.

Rusya nisan ayından bu yana benzin ihracatına ambargo uyguluyor. Moskova’nın dizel ihracatını da yasaklaması ihtimali değerlendiriliyor.

Resmi olarak bu ambargo, Kırgızistan’ın da üyesi olduğu Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerine ya da Özbekistan örneğinde olduğu gibi hükümetler arası anlaşmalar kapsamında yapılan sevkiyatları kapsamıyor. Ancak ülkedeki yakıt açığı nedeniyle Rusya’nın yurt dışına akaryakıt göndermesi giderek zorlaşıyor.

Tersine, Rusya artık Belarus ve Hindistan’dan ek yakıt alımı yapıyor. Kazakistan da insani yardım kapsamında Rusya’ya 50 bin ton benzin göndermeyi kabul etti.

Bu miktarın Rusya’nın yaklaşık yarım günlük benzin tüketimine karşılık geldiği belirtiliyor.

Nabiullina: Yakıt şokunun enflasyona etkisi geçici

Rusya’da “fiziksel yakıt yetersizliği” oluştu

Eski Gazprom Neft yöneticisi, bugün ise Berlin Carnegie Rusya ve Avrasya Merkezi’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Sergey Vakulenko’nun değerlendirmesine göre, 20 Haziran itibarıyla Rusya’daki petrol rafineri kapasitesinin yaklaşık yüzde 28’i devre dışı kaldı.

Vakulenko, The Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, “Bütün bunlar, Ukrayna’nın gönderebildiği insansız hava araçlarının sayısındaki keskin artışla bağlantılı. [Rusya’nın yakıt piyasasındaki] sorun artık lojistik güçlükler ya da piyasa dengesizlikleri değil, fiziksel yakıt yetersizliği” ifadelerini kullandı.

Rusya’dan gelen sevkiyatların azalması Özbekistan’da da etkisini gösterdi. Bloomberg’in, yerel yayın organı Spot.uz‘a dayandırdığı habere göre, Ai-92 benzininin emtia borsasındaki fiyatı haziran ayının başından bu yana yüzde 11,8 arttı.

Kazakistan önlem aldı

Orta Asya’nın en büyük petrol üreticisi Kazakistan ise demir yoluyla belirli petrol ürünleri ve hafif distilatların ihracatını yasakladı.

Bloomberg’in aktardığına göre ülke ayrıca, Rusya’ya yakıt taşıyarak fiyat farkından yararlanmaya çalışan spekülatörlerin iç piyasada sıkıntı yaratmasını önlemek amacıyla sınır kontrollerini sıkılaştırdı ve araçların sınırı günde yalnızca bir kez geçmesine izin verdi.

Başbakan Oljas Bektenov, 20 Haziran’da hükümete yakıt kıtlığının önlenmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması talimatını verdi. Bu önlemler arasında sınır denetimlerinin daha da sıkılaştırılması da yer aldı.

Haziran ayı sonunda Kazakistan, Karaçaganak petrol ve doğal gaz sahasındaki üretimi de dörtte birden fazla azaltmak zorunda kaldı.

Bu sahadan çıkarılan doğal gaz, Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırısının ardından faaliyetini durduran Rusya’nın Orenburg kentindeki gaz işleme tesisine gönderiliyor, işlendiikten sonra yeniden Kazakistan’a aktarılıyor.

Karaçaganak sahası, Kazakistan’ın toplam petrol üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor.

Sahada petrol ve doğal gaz birlikte üretildiği için, doğal gaz üretimini önemli ölçüde azaltmadan petrol üretimini aynı seviyede sürdürmek teknik olarak mümkün olmadı. Bu nedenle gaz üretimindeki kesinti, petrol üretiminin de azaltılmasını beraberinde getirdi.

Rus tarım şirketleri, yakıt krizi nedeniyle dizel yerine gaza yöneliyor

Okumaya Devam Et

Asya

Kırgızistan akaryakıt arzı için altı ülkeden destek istedi

Yayınlanma

Kırgızistan hükümeti, olası yakıt sıkıntısını önlemek amacıyla Rusya, Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan akaryakıt sevkiyatlarının artırılmasını talep etti. Enerji Bakanlığı, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, uluslararası lojistik riskleri ve küresel petrol fiyatlarındaki artışın ülkenin yakıt arzı üzerinde baskı oluşturduğunu bildirdi.

Kırgızistan, ülkede olası yakıt sıkıntısının önüne geçebilmek amacıyla Rusya, Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan benzin ile diğer akaryakıt ürünlerinin sevkiyatını artırmalarını talep etti.

Ülkenin Enerji Bakanlığı, bu adımın ülkedeki yakıt arzının kesintisiz sürdürülmesini amaçladığını açıkladı.

Bakanlığın açıklamasında, “Yakıt arzının sürdürülebilirliğini korumak amacıyla Rusya Federasyonu, Kazakistan Cumhuriyeti, Belarus Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti ve Türkmenistan’ın yetkili devlet kurumlarına resmi başvurular gönderildi. Aynı zamanda tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve bu alandaki uluslararası işbirliğinin genişletilmesi için görüşmeler yürütülüyor” ifadeleri kullanıldı.

Kırgızistan Enerji Bakanlığı, ülkenin akaryakıt ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşıladığını hatırlattı. Açıklamada, olası arz sıkıntısının başlıca nedenleri arasında Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, uluslararası lojistikte ortaya çıkan riskler ve dünya petrol fiyatlarındaki yükseliş gösterildi.

Bakanlık ayrıca, ülkenin ham petrolü akaryakıta dönüştürme kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü bildirdi.

Kırgızistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre, ülkede tüketilen benzin ve motorinin büyük bölümü ithalat yoluyla sağlanıyor.

Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise 1 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Rusya’nın iç piyasasında benzin ve motorin arzının yeterli olduğunu söyledi.

Novak, Rusya Merkez Bankası Finans Kongresi’nin genel oturumunda yaptığı konuşmada, “Genel olarak söylemek isterim ki, bazı rafinerilerde bakım çalışmaları sürmesine rağmen iç piyasa hem benzin hem de dizel yakıt açısından yeterli düzeyde arz ediliyor” ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 28 Haziran’da, ülkede sürücüler ile işletmelerin yakıta erişiminde yaşanan sorunların devam ettiğini belirterek piyasanın istikrara kavuşturulması için sistematik önlemler alınmasını istedi.

Putin, en büyük rafinerilerin azami kapasiteyle çalıştığını, planlı bakım çalışmalarının ertelendiğini ve benzin stoklarının 1,7 milyon ton seviyesinde bulunduğunu, bunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 daha düşük olduğunu söyledi.

RBK’nın haberine göre, Rusya’da merkezi yönetim ya da bazı akaryakıt istasyonu zincirlerinin yakıt satışına yönelik çeşitli sınırlamalar uyguladığı bölgelerin sayısı yaklaşık 60’a ulaştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English