Bizi Takip Edin

Asya

Lai, Tayvan’ın “özgürlüğünden vazgeçmeyeceğini” söyledi, yeni İHA bütçeleri sözü verdi

Yayınlanma

Tayvan lideri Lai Ching-te, dört yıllık görev süresinin yarı noktasına gelmesini vesile eden çarşamba günkü konuşmasında, Pekin’i kızdıracak sözler söyledi. Tayvan’ın “bağımsız bir ülke” olduğunu savunan Lai, İHA programları için yeni bir bütçeyi ilerletme sözü verdi.

Tayvan’ın muhalefet kontrolündeki yasama organı, bu ayın başlarında onayladığı uzun süredir beklenen savunma bütçesinden yerli İHA üretimini çıkarmıştı.

Lai ayrıca, ABD Başkanı Donald Trump’ın Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile görüşmesinden günler sonra, Tayvan’ın statüsüne ilişkin tutumunu yineleme fırsatı buldu. Xi, görüşmede Tayvan’ın kırmızı çizgi olduğunu hatırlatarak, ABD’ye bu kırmızı çizgiyi aşmaları halinde ‘çatışma çıkabileceği’ uyarısında bulunmuştu.

Trump ise sonrasında “hiçbir taahhütte” bulunmadığını, ancak Taipei için yeni bir silah paketini onaylayıp onaylamama konusunda hâlâ karar aşamasında olduğunu söyledi; ayrıca ABD’nin “birilerinin ‘Hadi bağımsız olalım’ demesini istemediğini” vurguladı.

Lai, Tayvan için anakaradan ayrı olarak kullandıkları adı söyleyerek: “Çin Cumhuriyeti, Tayvan egemen ve bağımsız bir ülkedir” dedi.

Lai, son iki yılda yaptığı savunma hamlelerine değinerek, “Savunma reformu, silahların güncellenmesinden ibaret değildir; personel, eğitim, lojistik, kurumlar ve toplumsal desteğin kapsamlı biçimde güçlendirilmesini içerir,” dedi.

Savunmaya odaklanmasının amacının “kışkırtmak değil, savaşı önlemek” olduğunu iddia etti.

“Benzer düşünen ülkelerle birlikte çalışıyoruz; kimseye karşı olmak için değil, Tayvan Boğazı’nda ve Hint-Pasifik bölgesinde barış ve istikrarı korumak için,” diye savundu.

İlk sunduğu 40 milyar dolarlık savunma bütçesinde yasama organının yaptığı kesintilerden yakınan Lai, yerli İHA tedarik zincirini inşa etmek için başka bir yol izleyeceğini söyledi.

“Yasama Yuanı’nın özel savunma bütçesine ilişkin yasa tasarısını tam olarak kabul etmemesi, Tayvan Boğazı’nda barış ve istikrar statükosu üzerinde kaçınılmaz olarak ağır bir etki yaratacaktır. Bunu düzeltmek için hükümet alternatif bir özel yasa çıkaracak ve yıllık bütçemizdeki artışların yanı sıra ek bütçeleri de kullanarak ‘akıllı ve sürdürülebilir ulusal savunma kabiliyetleri’ oluşturacaktır” dedi.

Ana muhalefet partisi Kuomintang ve Tayvan Halk Partisi, Lai’nin aşırı savunma harcamalarına ve adayı silahlandırma çabalarına karşı çıkarak, bunun adayı tehlikeye atacağını ve Çin’in tepkisini doğuracağını söylüyorlar. Muhalefet ayrıca sık sık, yolsuzluk ve kayırmacılığa karşı önlem alınması çağrısı yapıyor.

Lai, konuşması sırasında ABD’nin Tayvan’a süregelen desteğinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve “fırsatı olsa” Trump’a, bölgesel istikrarı bozan tarafın Çin olduğunu söyleyeceğini ima etti.

Pekin’den Lai’ye tepki: Tayvan halkının çıkarlarını tehlikeye atıyor

Lai’nin konuştuğu aynı sabah, Çin’in Tayvan İşleri Ofisi açıklama yaparak Tayvan halkının “yeniden birleşme ve ulusal canlanma” için çalışmasını umduğunu söyledi.

Açıklamada, Tayvan lideri Lai Ching-te’nin son iki yıldaki eylemleri kınanarak bunların Tayvan’daki halkın çıkarlarını ve refahını zayıflattığı ve kamuoyunda artan hoşnutsuzluğa yol açtığı belirtildi.

Devlet Konseyi Tayvan İşleri Ofisi Sözcüsü Zhu Fenglian, olağan basın toplantısında, Lai’nin 2024’te göreve gelmesinden bu yana ısrarla “Tayvan bağımsızlığı” çizgisine bağlı kaldığını, ayrılıkçı ideolojileri teşvik ettiğini ve Boğaz’ın iki yakası arasındaki temasları ve işbirliğini kasıtlı olarak engellediğini belirtti.

Zhu, Lai yönetimini “demokrasi” ve “barış” kisvesi altında “demokrasiye karşı otoriterlik” anlatısı uydurarak Boğaz’ın iki yakası arasında cepheleşmeyi kışkırtmakla suçladı. Boğaz’ın iki yakası arasındaki ticareti birbirinden koparma ve sanayi ile tedarik zincirlerini kesme çabalarını eleştiren Zhu, bu adımların Demokratik İlerleme Partisi’nin siyasi gündemine hizmet etmek için kamu refahını ve ekonomik gerçekleri görmezden geldiğini savundu.

Zhu ayrıca Lai yönetiminin Tayvan’ın yargı sistemini siyasi muhalifleri bastırmak için kötüye kullandığını ve siyasi iç çekişmeleri organize ettiğini söyledi. Yetkilileri, kamu kaynaklarını israf etmekle ve “Tayvan bağımsızlığı” arayışı için dış destek ve askeri araçlar peşinde koşmakla da eleştirdi.

Zhu’nun açıklamaları, Tayvan merkezli TVBS tarafından kısa süre önce yayımlanan bir anketle aynı döneme denk geldi. Ankete göre katılımcıların yüzde 45’i Lai’nin performansından memnun olmadığını belirtirken, yüzde 38’i memnun olduğunu söyledi. Geleceğe bakıldığında, yüzde 51 Lai’nin ilerideki performansına güven duymadığını ifade ederken, yüzde 41 güven duyduğunu belirtti.

Zhu, “Lai yönetiminin gerici eylemleri, Tayvan’da barış, kalkınma, temaslar ve işbirliğinden yana olan ana akım kamuoyundan ciddi biçimde sapmıştır,” dedi ve bu eylemlerin Boğaz’ın iki yakası arasındaki barış ve istikrarı ağır biçimde zayıflattığını, Tayvan’ı askeri çatışma riskiyle karşı karşıya bıraktığını ekledi.

Salı günü, Lai’nin görev süresinin ikinci yıl dönümünün arifesinde Tayvan’ın “Yasama Yuanı”nda bir azil oylaması yapıldı; bu, bir Tayvan liderini hedef alan bu tür ilk oylamaydı. Önerge başarısız olsa da muhalefet partileri, bunun Lai’ye yönelik kamuoyu hoşnutsuzluğunu yansıttığını söyledi.

Tayvan, Birleşmiş Milletler ve ABD tarafından da resmi olarak Çin’in bir parçası olarak kabul ediliyor. Ancak ABD, Çin’e karşı Tayvan’ı bir koz olarak kullanıyor ve adayı silahlandırıyor. Çin, Washington’ın da resmi olarak kabul ettiği ‘tek Çin’ ilkesi doğrultusunda Tayvan’ın bağımsızlığına yönelik girişimlere karşı çıkıyor ve gerekirse ada ile ‘zorla yeniden birleşmeyi’ savunuyor.

Tayvan, Trump ile Lai Ching-te arasında görüşme talep etti

Asya

6,3 milyar dolarlık Binance vurgunundan “Kuzey Koreli hackerlar” sorumlu iddiası

Yayınlanma

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance, sektör rekoru niteliğinde 6,3 milyar dolarlık bir siber saldırıya uğradı.

The Guardian’a göre uzmanlar, olası failin Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) olduğunu belirtiyor.

Binance, etkilenen varlıkları dondurmak için aceleyle harekete geçti ve şu ana kadar yaklaşık 3 milyar dolarlık tutar tespit edildi.

Şirket, geri kalan 3,3 milyar dolar hakkında herhangi bir güncelleme yapmadı.

Binance’in kurucu ortağı Yi He, şirketin “tüm siber saldırı kayıplarını” karşılayacağını söyledi.

Analistler, saldırıyı KDHC devletinin desteklediği hackerlara atfetti. The Guardian’a göre KDHC’nin kripto hırsızlığı konusunda bir geçmişi var ve FBI’a göre, geçen yıl Tokyo’daki bir kripto para borsasından yaklaşık 1,5 milyar dolarlık sanal varlığın çalınmasının arkasında da bu ülke vardı.

Bu olay, o zamana kadar kaydedilen en büyük kripto hırsızlığı rekoruydu.

Kripto analiz şirketi TRM, saldırıyı “yüksek güven derecesiyle” Kuzey Kore’nin seçkin hacker birimi TraderTraitor’a atfetti.

Bir başka analiz kuruluşu olan Chainalysis de soygunu TraderTraitor’a bağladı.

Binance, fonların çalındığını açıkça doğrulamadı. Fakat TRM ve Chainalysis, 6 milyar dolardan fazla paranın çalındığını iddia etti. Şirket, ekiplerinin sorunu çözmek için “gece gündüz çalıştığını” belirtti.

Binance’in açıklamasına göre, ilk soruşturma sonuçları, güvenlik ihlalinin Binance mühendislerinden birine ait hacklenmiş bir dizüstü bilgisayarla başlamış olabileceğini ve bu sayede bir saldırganın şirketin sistemlerinden birine erişim sağlayarak yetkisiz para çekimleri gerçekleştirebildiğini ortaya koydu.

Kullanıcıların dijital varlıkları alıp satmasına ve ticaretini yapmasına olanak tanıyan Binance’in dünya çapında 335 milyon kayıtlı kullanıcısı bulunuyor ve borsanın 2025 yılı yıllık raporuna göre, saklama altındaki varlıkların toplam değeri yaklaşık 162,8 milyar dolardı.

Binance’in eş genel müdürlerinden Richard Teng, “Sonuç olarak, paranız güvende ve her türlü zararı biz karşılıyoruz,” dedi.

Şirket yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Önlem olarak, güvenlik ekiplerimiz kolluk kuvvetleri ve sektördeki ortaklarımızın yakın desteğiyle kontroller yaparken, cüzdan altyapısını güvence altına alırken ve etkilenen varlıkları takip ederken, tüm para yatırma ve çekme işlemleri geçici olarak askıya alınmıştır.”

Piyasalar cuma günü Asya seansının başlarında hemen tepki gösterdi ve açık ara en popüler kripto varlık olan bitcoin, %3’ün üzerinde düşüş yaşayarak 76.368 dolar ile son altı haftanın en düşük seviyesine geriledi.

Kripto borsası Coinbase Global’in hisseleri %4,8 değer kaybederken, bitcoin alıcısı Strategy’nin hisseleri ABD piyasalarında uzatılmış işlem saatlerinde yaklaşık %6 düştü.

Binance, 2017 yılında Changpeng Zhao tarafından kuruldu. Zhao, 2023 yılında platformda kara para aklanmasını önleyememesiyle ilgili olarak ABD’de suçunu kabul etmişti. Donald Trump, 2025 yılında onu affetti.

Zhao, perşembe günü X’te paylaştığı mesajda, “Kullanıcı fonları güvende!” dedi ama olayın “Binance’e yönelik bir siber saldırıya benzediğini” de ekledi.

Artık Binance’i yönetmediğini belirten Zhao, “Hissedar olarak tüm kullanıcı fonlarının tam olarak karşılanmasını bekliyorum,” dedi.

Chainalysis ve diğer sektör uzmanlarına göre, olay doğrulanırsa bu, dünyanın en büyük kripto hırsızlığı olabilir.

Büyük kripto piyasa yapıcı GSR’nin sistematik OTC iş kolunun başkanı Aravind Srinivasan, “Bu, tarihin en büyük siber saldırısı,” dedi.

Analistler, varlıkların olası kaybının ötesinde, bu güvenlik ihlalinin kripto para piyasası üzerinde daha geniş kapsamlı etkileri olabileceğini belirtti.

Zira kripto para piyasası, son zamanlarda ABD’deki faiz oranlarındaki artış ve borsa yatırım fonu alıcılarından gelen talebin zayıflaması nedeniyle zaten baskı altındaydı.

Binance, kullanıcılar için güvenli bir varlık fonu işletiyor; şirketin web sitesinde belirtildiği üzere, bu fon tamamen bitcoin olarak tutulan bir rezerv olup, güvenlik ihlalleri durumunda kullanıcı varlıklarını korumayı amaçlıyor.

Stabil kripto para ihraççısı Tether, olayla bağlantılı yaklaşık 1,57 milyar dolarlık varlığı dondurduğunu açıklarken, Circle ise 800 milyon dolardan fazla tutarı dondurdu.

Trump ve ailesiyle bağlantılı bir kripto şirketi olan World Liberty Financial, perşembe günü yaptığı açıklamada, Binance saldırısı olarak nitelendirdiği olayda çalınan fonları dondurmak için kripto para saklama hizmeti sağlayıcısı BitGo ile işbirliği yaptığını belirtti.

Binance’ten Yi, 27 milyon dolarlık stabilcoin ve yaklaşık 2 milyon dolar değerinde World Liberty tokeninin dondurulduğunu söyledi.

Bu olay, kripto para hırsızlıklarının art arda yaşandığı bir dizi olaya bir yenisini ekliyor. TRM Labs’taki araştırmacılara göre, geçen yıl saldırganlar yaklaşık 150 saldırı sonucunda 2,9 milyar dolar değerinde kripto para çaldı.

Eylül ayında kripto para borsası Bitget, platformundan yaklaşık 350 milyon dolar değerinde kripto paranın çalındığını açıkladı; bu durum, sektörün bilgisayar korsanlarına karşı ne kadar savunmasız olduğunu ortaya koydu.

Okumaya Devam Et

Asya

Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Yayınlanma

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.

Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.

Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.

Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.

Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.

Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.

Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.

Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.

Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.

Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu

Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.

Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.

Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.

Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.

Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.

Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.

Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti

Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.

The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.

Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.

Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.

Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.

Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Yayınlanma

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.

South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.

Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.

Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.

Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.

Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.

Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.

Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.

Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.

Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.

Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.

Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.

Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.

Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.

Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English