Bizi Takip Edin

Asya

Rusya ve Çin liderleri Pekin’de stratejik ortaklığı görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, 20 Mayıs’ta Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda kapsamlı görüşmelere başladı. Liderler, enerji, ticaret, sanayi, yüksek teknoloji, turizm ve küresel düzen başlıklarının yanı sıra iki ülke arasındaki stratejik ortaklığın geleceğini ele aldı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasındaki görüşmeler 20 Mayıs’ta Pekin’deki Büyük Halk Salonu’nda başladı. Görüşmelerden önce Büyük Halk Salonu önündeki meydanda Xi ile Putin için resmi karşılama töreni düzenlendi.

Vladimir Putin’in konvoyu yerel saatle 11.05’te, Türkiye saatiyle 06.05’te meydana ulaştı. Putin’i burada Xi Jinping karşıladı. Kısa selamlaşmanın ardından iki lider, Rus ve Çin heyetlerinin üyeleriyle tek tek görüştü. Rus heyetinin sayısının Çin heyetinden yaklaşık üç kat fazla olduğu belirtildi.

Daha sonra iki ülkenin milli marşları çalındı. Rusya marşı top atışları eşliğinde seslendirildi. Ardından liderler askeri kıtanın ve meydanda kendilerini karşılayan çocukların önünden geçti. Çocuklar Çince olarak Vladimir Putin’e “Hoş geldiniz” diye seslendi. Orkestra “Podmoskovnye Veçera” adlı parçayı çaldı. Daha sonra liderler onur kıtasının ve askeri bandonun geçişini izledi.

Büyük Halk Salonu’ndaki görüşmeler ilk olarak dar formatta başladı. Xi Jinping konuşmasına, “Sayın Devlet Başkanı Putin, eski dostum, sizi resmi ziyaret kapsamında Çin’de görmekten memnuniyet duyuyorum” sözleriyle başladı.

Xi, “Uzun yıllardır sizinle yakın temaslarımızı sürdürüyoruz. Birlikte Çin-Rusya kapsamlı stratejik ortaklığı ve yeni dönemde stratejik işbirliğinin güçlenerek ve verimli biçimde gelişmesinin yönünü belirliyoruz” dedi.

Çin lideri, iki ülke arasındaki ilişkilerin karşılıklı saygı, adalet ve karşılıklı yarara dayalı işbirliği temelinde şekillendiğini söyledi. Xi’ye göre bu yaklaşım, “kaotik dünyaya istikrar ve öngörülebilirlik” kazandırıyor.

Xi ayrıca 2026 yılında Çin ile Rusya arasındaki ortaklık ve stratejik işbirliği ilişkilerinin kuruluşunun 30’uncu yılı ile İyi Komşuluk, Dostluk ve İşbirliği Anlaşması’nın imzalanmasının 25’inci yılının kutlanacağını hatırlattı.

Xi Jinping, “Çin-Rusya ilişkileri adım adım bugünkü yüksek seviyeye ulaştı. Bu, siyasi karşılıklı güvenin ve stratejik işbirliğinin sürekli derinleştirilmesi sürecindeki sarsılmaz irademiz, çok yönlü işbirliğini genişletmedeki girişimciliğimiz ve uluslararası durumdaki türbülansa rağmen insanlığın ortak kader topluluğunu oluşturma amacıyla uluslararası adaleti savunmadaki cesaretimiz sayesinde mümkün oldu” diye konuştu.

Xi, mevcut uluslararası ortamda “tek taraflılığın ve hegemonya anlayışının yaygınlaştığını” söyledi. Bununla birlikte barış ve işbirliği arzusunun halkların ortak talebi olmaya devam ettiğini ifade etti.

Çin ile Rusya’nın BM Güvenlik Konseyi’nin daimi üyeleri olarak ulusal yeniden canlanmayı sağlaması ve daha adil, daha makul bir küresel yönetişim sistemi inşa etmesi gerektiğini belirten Xi, bu sorumluluğun iki ülkeye özel önem yüklediğini kaydetti.

Vladimir Putin konuşmasına bir Çin atasözüyle başladı: “Bir gün görüşmeyince sanki üç sonbahar geçmiş gibi oluyor.”

Putin, “Sizi gerçekten görmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Gerek şahsen gerek yardımcılarımız aracılığıyla sürekli temas halindeyiz. Geçen yıl burada İkinci Dünya Savaşı’ndaki Zafer’in 80’inci yıl kutlamalarına birlikte katılma fırsatı bulduğumuzu sıcak biçimde hatırlıyorum” dedi.

Putin ayrıca iki ülke arasındaki iyi komşuluk anlaşmasının 25’inci yılına değindi. Rusya Devlet Başkanı, Rusya ile Çin arasındaki ilişkilerin “eşi benzeri görülmemiş derecede yüksek bir seviyeye” ulaştığını söyledi.

Putin, “Heyetimizde Rusya Federasyonu hükümetinin büyük bölümünün, iş dünyasının yöneticilerinin ve toplumsal ile eğitim kuruluşlarının temsilcilerinin yer alması tesadüf değil” ifadelerini kullandı.

Rusya Devlet Başkanı, dar formatlı görüşmelerde ekonomik başlıkların ele alınacağını belirtti. Putin, Rusya ile Çin arasındaki ticaret hacminin son 25 yılda 30 kattan fazla arttığını, birkaç yıldır da 200 milyar doların üzerinde seyrettiğini söyledi. Putin, bunun “olumsuz dış faktörlere rağmen” gerçekleştiğini vurguladı.

Putin’e göre iki ülke arasındaki işbirliğinin lokomotifi enerji alanı oldu. Rusya Devlet Başkanı, “Ortadoğu’daki kriz ortamında Rusya güvenilir kaynak tedarikçisi rolünü koruyor, Çin ise bu kaynakların sorumlu tüketicisi olmayı sürdürüyor” dedi.

Putin, sanayi, tarım, ulaşım ve yüksek teknoloji alanlarındaki ortak projelerin de öncelikli başlıklar arasında yer aldığını belirtti.

Turizm alanına özel vurgu yapan Putin, iki ülke arasında 2025 yılında yürürlüğe giren vizesiz rejime dikkat çekti ve bu uygulamanın sürdürüleceğini söyledi.

Putin de Xi gibi Rusya ile Çin arasındaki dış politika koordinasyonunu dünyadaki başlıca istikrar unsurlarından biri olarak tanımladı. Putin, çok merkezli dünya düzeninin şekillendiği süreçte Rusya ile Çin’in kültürel ve medeniyet çeşitliliğini ve devletlerin egemen gelişim hakkına saygıyı savunduğunu ifade etti.

Vladimir Putin konuşmasının protokol bölümünün sonunda Xi Jinping’i 2027 yılında Rusya’ya davet etti.

Rus tarafında dar formatlı görüşmelere Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Başbakan Birinci Yardımcısı Denis Manturov, Başbakan Yardımcıları Tatyana Golikova, Aleksandr Novak, Yuri Trutnev ve Dmitriy Çernişenko, Kremlin İdaresi Başkan Yardımcısı Maksim Oreşkin, Devlet Başkan Yardımcısı Yuri Uşakov, Rusya’nın Çin Büyükelçisi İgor Morgulov, Maliye Bakanı Anton Siluanov ve Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina katıldı.

Görüşmelerde ayrıca Federal Askeri Teknik İşbirliği Servisi Başkanı Dmitriy Şugayev, Savunma Bakan Yardımcısı Vasiliy Osmakov, Gazprom Yönetim Kurulu Başkanı Aleksey Miller, Rosneft Yönetim Kurulu Başkanı İgor Seçin ile Rusya-Çin İş Konseyi Başkanı Gennadi Timçenko da yer aldı.

Dar formatlı görüşmelerin ardından geniş katılımlı görüşmelere geçileceği bildirildi. Daha sonra Putin ile Xi’nin belge imza törenine katılması ve basına açıklama yapması planlanıyor.

Program kapsamında Putin’in Dyaoyutay Devlet Konukevi’nde mühendis Peng Pay ile görüşeceği belirtildi. Putin’in, Çin’e yaptığı ilk resmi ziyaret sırasında Peng Pay’i çocuk yaşta gördüğü ifade edildi. Peng Pay’in Moskova Otomobil ve Yol İnşaatı Devlet Teknik Üniversitesi’nden mezun olduğu ve şu anda Çin’de mühendis olarak çalıştığı kaydedildi.

Putin daha sonra Büyük Halk Salonu’na dönerek Çin Devlet Konseyi Başbakanı Li Çiang ile görüşecek. Putin ile Xi ayrıca Rusya-Çin ilişkilerine adanan fotoğraf sergisinin açılışına ve resmi resepsiyona katılacak.

Resmi ziyaretin, gelenek haline gelen çay sohbetiyle sona ereceği belirtildi. Putin ile Xi’nin bu görüşmeyi Büyük Halk Salonu’nda gerçekleştireceği ifade edildi.

Asya

6,3 milyar dolarlık Binance vurgunundan “Kuzey Koreli hackerlar” sorumlu iddiası

Yayınlanma

Dünyanın en büyük kripto para borsası Binance, sektör rekoru niteliğinde 6,3 milyar dolarlık bir siber saldırıya uğradı.

The Guardian’a göre uzmanlar, olası failin Kore Demokratik Halk Cumhuriyeti (KDHC) olduğunu belirtiyor.

Binance, etkilenen varlıkları dondurmak için aceleyle harekete geçti ve şu ana kadar yaklaşık 3 milyar dolarlık tutar tespit edildi.

Şirket, geri kalan 3,3 milyar dolar hakkında herhangi bir güncelleme yapmadı.

Binance’in kurucu ortağı Yi He, şirketin “tüm siber saldırı kayıplarını” karşılayacağını söyledi.

Analistler, saldırıyı KDHC devletinin desteklediği hackerlara atfetti. The Guardian’a göre KDHC’nin kripto hırsızlığı konusunda bir geçmişi var ve FBI’a göre, geçen yıl Tokyo’daki bir kripto para borsasından yaklaşık 1,5 milyar dolarlık sanal varlığın çalınmasının arkasında da bu ülke vardı.

Bu olay, o zamana kadar kaydedilen en büyük kripto hırsızlığı rekoruydu.

Kripto analiz şirketi TRM, saldırıyı “yüksek güven derecesiyle” Kuzey Kore’nin seçkin hacker birimi TraderTraitor’a atfetti.

Bir başka analiz kuruluşu olan Chainalysis de soygunu TraderTraitor’a bağladı.

Binance, fonların çalındığını açıkça doğrulamadı. Fakat TRM ve Chainalysis, 6 milyar dolardan fazla paranın çalındığını iddia etti. Şirket, ekiplerinin sorunu çözmek için “gece gündüz çalıştığını” belirtti.

Binance’in açıklamasına göre, ilk soruşturma sonuçları, güvenlik ihlalinin Binance mühendislerinden birine ait hacklenmiş bir dizüstü bilgisayarla başlamış olabileceğini ve bu sayede bir saldırganın şirketin sistemlerinden birine erişim sağlayarak yetkisiz para çekimleri gerçekleştirebildiğini ortaya koydu.

Kullanıcıların dijital varlıkları alıp satmasına ve ticaretini yapmasına olanak tanıyan Binance’in dünya çapında 335 milyon kayıtlı kullanıcısı bulunuyor ve borsanın 2025 yılı yıllık raporuna göre, saklama altındaki varlıkların toplam değeri yaklaşık 162,8 milyar dolardı.

Binance’in eş genel müdürlerinden Richard Teng, “Sonuç olarak, paranız güvende ve her türlü zararı biz karşılıyoruz,” dedi.

Şirket yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Önlem olarak, güvenlik ekiplerimiz kolluk kuvvetleri ve sektördeki ortaklarımızın yakın desteğiyle kontroller yaparken, cüzdan altyapısını güvence altına alırken ve etkilenen varlıkları takip ederken, tüm para yatırma ve çekme işlemleri geçici olarak askıya alınmıştır.”

Piyasalar cuma günü Asya seansının başlarında hemen tepki gösterdi ve açık ara en popüler kripto varlık olan bitcoin, %3’ün üzerinde düşüş yaşayarak 76.368 dolar ile son altı haftanın en düşük seviyesine geriledi.

Kripto borsası Coinbase Global’in hisseleri %4,8 değer kaybederken, bitcoin alıcısı Strategy’nin hisseleri ABD piyasalarında uzatılmış işlem saatlerinde yaklaşık %6 düştü.

Binance, 2017 yılında Changpeng Zhao tarafından kuruldu. Zhao, 2023 yılında platformda kara para aklanmasını önleyememesiyle ilgili olarak ABD’de suçunu kabul etmişti. Donald Trump, 2025 yılında onu affetti.

Zhao, perşembe günü X’te paylaştığı mesajda, “Kullanıcı fonları güvende!” dedi ama olayın “Binance’e yönelik bir siber saldırıya benzediğini” de ekledi.

Artık Binance’i yönetmediğini belirten Zhao, “Hissedar olarak tüm kullanıcı fonlarının tam olarak karşılanmasını bekliyorum,” dedi.

Chainalysis ve diğer sektör uzmanlarına göre, olay doğrulanırsa bu, dünyanın en büyük kripto hırsızlığı olabilir.

Büyük kripto piyasa yapıcı GSR’nin sistematik OTC iş kolunun başkanı Aravind Srinivasan, “Bu, tarihin en büyük siber saldırısı,” dedi.

Analistler, varlıkların olası kaybının ötesinde, bu güvenlik ihlalinin kripto para piyasası üzerinde daha geniş kapsamlı etkileri olabileceğini belirtti.

Zira kripto para piyasası, son zamanlarda ABD’deki faiz oranlarındaki artış ve borsa yatırım fonu alıcılarından gelen talebin zayıflaması nedeniyle zaten baskı altındaydı.

Binance, kullanıcılar için güvenli bir varlık fonu işletiyor; şirketin web sitesinde belirtildiği üzere, bu fon tamamen bitcoin olarak tutulan bir rezerv olup, güvenlik ihlalleri durumunda kullanıcı varlıklarını korumayı amaçlıyor.

Stabil kripto para ihraççısı Tether, olayla bağlantılı yaklaşık 1,57 milyar dolarlık varlığı dondurduğunu açıklarken, Circle ise 800 milyon dolardan fazla tutarı dondurdu.

Trump ve ailesiyle bağlantılı bir kripto şirketi olan World Liberty Financial, perşembe günü yaptığı açıklamada, Binance saldırısı olarak nitelendirdiği olayda çalınan fonları dondurmak için kripto para saklama hizmeti sağlayıcısı BitGo ile işbirliği yaptığını belirtti.

Binance’ten Yi, 27 milyon dolarlık stabilcoin ve yaklaşık 2 milyon dolar değerinde World Liberty tokeninin dondurulduğunu söyledi.

Bu olay, kripto para hırsızlıklarının art arda yaşandığı bir dizi olaya bir yenisini ekliyor. TRM Labs’taki araştırmacılara göre, geçen yıl saldırganlar yaklaşık 150 saldırı sonucunda 2,9 milyar dolar değerinde kripto para çaldı.

Eylül ayında kripto para borsası Bitget, platformundan yaklaşık 350 milyon dolar değerinde kripto paranın çalındığını açıkladı; bu durum, sektörün bilgisayar korsanlarına karşı ne kadar savunmasız olduğunu ortaya koydu.

Okumaya Devam Et

Asya

Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Yayınlanma

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.

Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.

Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.

Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.

Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.

Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.

Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.

Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.

Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.

Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu

Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.

Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.

Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.

Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.

Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.

Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.

Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti

Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.

The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.

Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.

Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.

Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.

Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Yayınlanma

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.

South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.

Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.

Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.

Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.

Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.

Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.

Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.

Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.

Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.

Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.

Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.

Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.

Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.

Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English