Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da bankacılık ve likidite riskleri yükselişte: Ekonomik daralma kapıda mı?

Yayınlanma

Rusya Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP), Mayıs 2025 verilerine dayanarak yayımladığı raporda, Rusya ekonomisinde sistemik mali ve makroekonomik risklerin arttığına dikkat çekti. Raporda, özellikle sorunlu kredilerdeki artış, potansiyel mevduat kaçışı ve yüksek likidite riskleri ön plana çıkarken, bu durumun küresel finansal piyasalardaki istikrarsızlık ve ülkedeki sıkı para politikasından kaynaklandığı belirtildi.

Rusya merkezli Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP), Mayıs 2025 itibarıyla mevcut istatistiklere dayanarak hazırladığı son raporunda, ülke ekonomisindeki sistemik mali ve makroekonomik risklerin belirgin bir şekilde arttığına dair önemli uyarılarda bulundu.

TsMAKP, “Mevcut durum, makrofinansal risklerin güçlendiğini gösteren birçok olumsuz sinyal ve eğilimin ‘rezonansıyla’ karakterize edilmektedir,” ifadelerine yer verdi.

Rapora göre, bu risk artışının temelinde küresel finansal piyasalardaki istikrarsızlıklar ve Rusya’da uygulanan sıkı para politikası yatıyor.

Riskler artıyor: Dört temel olumsuz sinyal

TsMAKP raporunda, makrofinansal risklerin güçlendiğine işaret eden dört temel olumsuz sinyal ve eğilim vurgulandı.

Merkez, “Erken uyarı sisteminin orta düzeyde kredi riski sinyali verdiği bir ortamda, toplam bankacılık portföyündeki sorunlu ve geri dönmesi şüpheli kredilerin payında artış gözlenmektedir,” tespitinde bulundu.

Raporda ayrıca, “Sistemin yakın zamanda ‘mevduat kaçışı’ riskinin yüksek olduğuna dair sinyal verdiği” ve “Uzun süreli sistemik bir bankacılık krizi riskine ilişkin sinyalin güçlendiği, ancak bu sinyalin henüz zayıf olduğu ve risk seviyesinin şimdilik düşük olarak değerlendirildiği” belirtildi.

Son olarak, “Rusya ekonomisinde resesyon başlama ve ardından uzama riskine dair sinyallerin de güçlendiği, ancak bu risklerin seviyesinin de şimdilik düşük olarak değerlendirildiği” kaydedildi.

Rusya’da yüksek faizler KOBİ’lerin satışlarını vurdu, kredi iştahı arttı

Gelecek dönem risk olasılıkları: Likidite riski yüksek

TsMAKP, erken uyarı sistemi göstergelerine dayanarak çeşitli sistemik risklerin gerçekleşme olasılıklarını da değerlendirdi.

Raporda, “Nisan 2026’ya kadar sistemik bir bankacılık krizinin ortaya çıkma olasılığı orta düzeydedir,” denildi.

Buna karşılık, “Nisan 2026’ya kadar yeni bir ekonomik resesyonun başlama olasılığı düşük” olarak öngörüldü.

Merkez, Temmuz 2025’e kadar sistemik kredi risklerinin gerçekleşme olasılığını orta, Nisan 2026’ya kadar sistemik döviz risklerinin olasılığını düşük, ancak Mart 2026’ya kadar sistemik likidite risklerinin olasılığını yüksek olarak değerlendirdi.

Bankacılık krizinde mevcut durum ve beklentiler

TsMAKP raporunda, “Şu anda sistemik bankacılık krizinin resmi tanımına uyan koşullardan hiçbiri karşılanmamaktadır,” ifadesi yer aldı.

Ancak, gelecekte böyle bir durumun ortaya çıkma olasılığının yüksek olduğuna işaret eden bazı eğilimlere dikkat çekildi.

Bu eğilimler arasında, “son altı aydır işletmelere ve hanehalkına verilen yeni kredilerde (bir önceki yılın aynı dönemine kıyasla) gözle görülür bir azalmanın devam etmesi” ve “toplam bankacılık portföyünde sorunlu ve geri dönmesi şüpheli kredilerin payının artması” gösterildi.

Merkez, sistemik bankacılık krizinin devamına ilişkin birleşik öncü göstergenin nisan ayı başında 0,106 seviyesinde olduğunu ve bunun kritik eşik olan 0,19’un altında kaldığını belirtti.

TsMAKP, “Bu nedenle, birleşik öncü gösterge şu anda uzun süreli bir bankacılık krizi olasılığının düşük olduğuna işaret etmektedir,” dedi.

Ancak raporda, “Son altı ay boyunca gösterge değerinin istikrarlı bir şekilde arttığı (özellikle mart ayında 0,07’lik bir artış gösterdiği)” vurgulandı.

Bu kötüleşmenin temel nedeninin, “Rus bankacılık sektörünün kredi portföyünün GSYİH’ye oranının azalmasıyla kendini gösteren banka kredilerindeki yavaşlamanın devam etmesi” olduğu ifade edildi.

Rusya, bütçe açığını kapatmak için rubleyi devalüe etmeyi planlıyor

Resesyon riski düşük ama baskı artıyor

Rosstat verilerine göre, Nisan 2024 – Mart 2025 döneminde Rusya’nın GSYİH’si yüzde 3,4 oranında büyüme kaydetti.

TsMAKP, “Rus ekonomisinin resesyona girme riskine ilişkin birleşik öncü gösterge değeri mart ayında yavaş ama istikrarlı bir şekilde artmaya devam ederek 0,05’e ulaştı (bir ay önceki değer 0,03 idi),” bilgisini paylaştı.

Merkezin raporunda, “Ancak, birleşik öncü göstergenin mevcut değeri kritik eşik olan 0,18’in oldukça altında kaldığından, kullanılan metodolojiye göre resesyon olasılığını hâlâ düşük olarak değerlendiriyoruz,” denildi.

Raporda, birleşik öncü gösterge değerindeki artışa katkıda bulunan faktörler arasında, “Yıllıklandırılmış yerli para piyasası faiz oranlarındaki artış; ABD ekonomisindeki yavaşlama ve artan resesyon riskiyle bağlantılı olarak ABD için OECD birleşik öncü göstergesindeki kötüleşme; yerli iş dünyası güven endeksindeki (OECD metodolojisiyle hesaplanan) bozulma; ve Rusya’nın ödemeler dengesi cari işlemler hesabındaki düşüş” sıralandı.

TsMAKP, “GSYİH’deki pozitif büyüme ivmesinin resesyon riskini sınırlayan bir etken olduğunu, ancak bu pozitif etkinin gücünün azaldığını” belirtti.

Kredi riskleri: Sorunlu krediler ve yeniden yapılandırma talebi artıyor

TsMAKP, “Sistemik kredi risklerine ilişkin güncellenmiş birleşik öncü gösterge değeri son altı aydır sıfır seviyesinde kalarak düşük olasılık bölgesinde bulunmaktadır,” dedi.

Ancak merkez, “Kullanılan metodolojiye göre, göstergenin mevcut sıfır değerine rağmen, birleşik öncü göstergenin en son orta risk bölgesi sınır değerini aştığı andan itibaren on iki ay boyunca (Temmuz 2025’e kadar) sistemik kredi riski olasılığı orta olarak değerlendirilecektir,” diye ekledi.

Raporda, “Bankacılık sektörünün toplam kredi portföyündeki sorunlu ve geri dönmesi şüpheli kredilerin payı bu yılın ocak-şubat döneminde 0,5 puan artarak yüzde 6,4’e yükseldi. Bu oran, geçen yılın aynı dönemine göre 0,6 puan daha düşük olsa da, özellikle perakende krediler segmentinde ‘kötü’ kredilerin payının daha hızlı arttığı, Sberbank ve VTB gibi büyük Rus bankalarının raporlarıyla da teyit edilmektedir,” ifadeleri kullanıldı.

Rusya Merkez Bankası’nın “Nüfus ve İşletme Kredilerinin Yeniden Yapılandırılma Dinamikleri” izleme raporuna atıfta bulunan TsMAKP, “Bu yılın ilk çeyreğinde hem bireylerden (2024’ün dördüncü çeyreğine göre 1,5 kat, 2024’ün ilk çeyreğine göre 2,3 kat) hem de KOBİ’lerden (2024’ün dördüncü çeyreğine göre 2,3 kat, 2024’ün ilk çeyreğine göre 4 kat) yeniden yapılandırma talebinde artış eğilimi devam etmiştir. Bu durum, borçlarını ödemekte zorlanan borçlu sayısındaki artıştan kaynaklanmaktadır,” değerlendirmesini aktardı.

TsMAKP, “Son 3 yılın rekor seviyesindeki üç aylık yeniden yapılandırılmış kredi hacmi, ‘kredi sıkılaşması’ aşamasına geçişin ardından kısa vadede kredi riskleriyle ilgili durumda önemli bir kötüleşme olasılığının yüksek olduğuna dolaylı olarak işaret etmektedir.” Merkez, “Rus bankacılık sektörünün toplam kredi portföyünün reel büyüme hızı, geçen yılın aynı dönemine göre mart ayı sonunda eksi yüzde 0,1 ile negatif bölgeye gerilemiştir,” diye ekledi.

Rusya makroekonomik tahminlerini güncelledi, bütçe açığı beklentisi arttı

Döviz riskleri düşük seviyede seyrediyor

TsMAKP raporunda, nisan ayı başı itibarıyla ruble üzerindeki kur baskısı endeksinin (EMP) hafif bir artışla -1,28 seviyesine geldiği (bir ay önceki değer -1,42 idi), ancak hâlâ negatif bölgede ve kritik eşik olan +1,86’dan oldukça uzakta olduğu belirtildi.

Merkez, “Bu durum, mart ayında rublenin güçlenmesi yönündeki baskının devam ettiği anlamına gelmektedir,” dedi.

Raporda ayrıca, “Sistemik döviz risklerine ilişkin birleşik öncü gösterge değeri sıfır seviyesinde kalarak kritik düzey olan 0,3’ten oldukça uzaktır. Bu nedenle, önümüzdeki bir yıllık dönemde bir döviz krizi olasılığını düşük olarak değerlendirmeye devam ediyoruz,” ifadelerine yer verildi. TsMAKP, mart ayında birleşik öncü göstergeyi oluşturan tüm alt öncü göstergelerin kritik seviyelerinden uzak olduğunu, ancak ikisinin (iş dünyası güven endeksi ve petrol fiyatı göstergesi) şubat ayında olduğu gibi olumsuz bir dinamik sergilediğini ve bu eğilimlerin devam etmesi halinde önümüzdeki aylarda endişe verici sinyaller verebileceğini kaydetti.

Likidite riski yüksek: ‘Mevduat kaçışı’ endişesi sürüyor

TsMAKP, mart ayında “mevduat kaçışı” riskine ilişkin birleşik öncü gösterge değerinin 0,27’ye gerileyerek riskin düşük olasılıklı olduğu bölgeye döndüğünü bildirdi.

Raporda, “Para çarpanı dinamiklerine ilişkin alt öncü göstergeden gelen sinyal üçüncü ayda da devam ederken, şubat ayında kaydedilen MMVB borsa endeksi oynaklığı dinamiklerine ilişkin alt öncü göstergeden gelen sinyal tekrarlanmamıştır,” denildi.

Bununla birlikte merkez, “Kullandığımız metodolojiye göre, birleşik öncü göstergenin yüksek risk bölgesi sınır değerini aştığı andan itibaren on iki ay boyunca (Mart 2026’ya kadar) sistemik likidite riski olasılığı yüksek olarak değerlendirilecektir,” uyarısında bulundu.

Raporda, mart ayında hanehalkı hesap ve mevduatlarındaki artışın devam ettiği (+0,5 trilyon ruble, yüzde +0,8), ancak sosyal ödemeler ve emekli maaşlarının endekslendiği şubat ayına göre (+1,1 trilyon ruble, yüzde +1,9) daha ılımlı olduğu belirtildi.

TsMAKP, “Ruble cinsinden mevduatlar (+0,4 trilyon ruble, yüzde +0,8) vadeli mevduatlardaki artışla (+0,4 trilyon ruble, yüzde +1,1) büyürken, vadesiz hesaplardaki bakiye neredeyse değişmemiştir (+4 milyar ruble, yüzde +0,03). Vatandaşların yabancı para cinsinden mevduatları ise sınırlı bir artış göstermiştir (eşdeğer +27 milyar ruble, yüzde +0,8),” bilgilerini paylaştı.

Rusya ekonomisi, 2022’den bu yana ilk kez ilk çeyreği daralmayla tamamladı

Rusya

Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Yayınlanma

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.

Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.

Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.

Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.

Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.

Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.

Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.

Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.

Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.

Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.

Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.

Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.

Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.

Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.

Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.

Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.

Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.

Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.

Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.

Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.

Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor

Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.

Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.

Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya ve Afrika sivil gemilere el konulmasına karşı birleşti

Yayınlanma

Moskova’daki zirveyi tamamlayan Rusya ve Afrika ülkeleri, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasını deniz ticaretinin siyasi baskı aracına dönüştürülmesi olarak niteledi. Liderler 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı müdahalelere karşı ortak tutum alırken, Rusya Devlet Başkanı Putin ticaret gemilerine el konulması halinde dünyanın herhangi bir yerinde aynıyla karşılık vereceklerini kaydetti.

Rusya ile Afrika ülkeleri, Moskova’da sona eren Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Afrika kıtası bayraklı olanlar dahil sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına karşı ortak tavır aldı.

Zirve belgesinde taraflar, seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin bütün şartları karşılayan sivil gemilere yönelik bu tür adımların uluslararası hukuka ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kurallarına aykırı olduğu durumlarda ortak bir duruş sergileyeceklerini kaydetti.

Belgede, “1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına uymayan durumlarda, Afrika Kıtası devletlerinin bayraklarını taşıyan ve seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin tüm gereklilikleri karşılayanlar da dahil olmak üzere, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına tutarlı bir şekilde karşı çıkılacaktır” hükmü yer aldı.

Taraflar ayrıca, ticari seferler yürüten gemileri hedef alan bu tür eylemlerin deniz ticaretini bir “ekonomik ve siyasi baskı aracı” haline getirdiğinin altını çizme konusunda mutabakata vardı.

Batılı ülkeler son dönemde Rusya ile bağlantılı tankerlerin alıkonulduğuna ilişkin çok sayıda adım attı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haziran ayında uluslararası yaptırımlar altında olan Tagor adlı tankerin alıkonulduğunu duyurdu.

Fransa mart ayında da Akdeniz’de Rusya’dan yola çıkan Mozambik bayraklı Deyna tankerini durdurdu.

Fransız makamları, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuna ait olduğunu değerlendiriyor.

ABD ise yılın başında Rus bayraklı Marinera tankerini yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkoydu.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Marinera vakasına ilişkin değerlendirmesinde Amerikan güçlerinin karasuları dışındaki tankere yönelik adımlarının uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı.

Putin ticari gemilere müdahalelere aynıyla karşılık verileceğini açıkladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini ele geçirmesi halinde aynıyla karşılık vereceklerini söyledi.

Bazı ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin hareketini kısıtlamaya çalıştığını belirten Putin, bu ülkelerin “son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve bizden yağmalanan malları satma fikrini geliştirdiklerini” ifade etti.

Putin toplantıda, “Eğer bu durum uygulamaya geçerse, aynıyla karşılık vermek zorunda kalacağız. Üstelik bu yanıtı gemilerimize baskınların planlandığı sularda vermek zorunda da değiliz. Kendi uygun ve gerekli gördüğümüz yerde, herhangi bir noktada veririz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı daha önce tankerlerin ele geçirilmesine karşı “korsanlarla mücadele eder gibi” hareket edilmesini teklif etmişti.

Putin konuya ilişkin yaklaşımını, “Deniz hukuku çerçevesinde, dikkatli ancak kararlı” hareket etmek gerektiği sözleriyle özetledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English