Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da bütçe açığı haziranda 5,7 trilyon rubleye geriledi

Yayınlanma

Rusya’da federal bütçe açığı 2026’nın ilk yarısında 5,7 trilyon rubleye inse de yıl başından bu yana hâlâ yüksek seviyesini korudu. Uzmanlar, harcama artışındaki yavaşlama, vergi gelirlerindeki yükseliş ve hazirandaki güçlü petrol gelirlerinin açığın daralmasına katkı sağladığını, ancak yıl sonunda açığın resmi hedefi aşmasının beklendiğini belirtiyor.

Rusya Maliye Bakanlığı’nın 9 Temmuz’da yayımladığı ön bütçe gerçekleşme verilerine göre federal bütçe açığı, Ocak Haziran 2026 döneminde 5,7 trilyon rubleye, yani GSYH’nin yüzde 2,5’ine geriledi. Böylece yıl başından bu yana ilk kez bütçe açığında düşüş görüldü. Haziranda gelirlerle giderler arasındaki fark önceki aya göre yüzde 5, yaklaşık 279 milyar ruble azaldı. Buna karşın açık, geçen yılın aynı döneminin 2,3 trilyon ruble üzerinde ve 2026 yılı için öngörülen 3,78 trilyon rublelik hedefin yaklaşık yüzde 50 üzerinde bulunuyor.

Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP) uzmanı Emil Ablayev, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte, bütçe açığındaki gerilemenin, yılın başında öne çekilen avans harcamalarının etkisinin kademeli olarak zayıflamasından kaynaklandığını belirtti.

Haziranda bütçe harcamaları 3,56 trilyon rubleye yükselerek yüzde 17,13 arttı. İlk altı ayda toplam harcama 24,35 trilyon rubleye ulaşırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,1 artış kaydetti.

Maliye Bakanlığı da harcamalardaki hızlı seyrin, sözleşmelerin erken imzalanması ve bazı kalemlerde avans ödemeleri yapılmasından kaynaklandığını yineledi.

Bütçe gelirleri ise harcamalara kıyasla daha sınırlı arttı. İlk yarıda toplam gelirler yıllık bazda yüzde 5,8 yükselerek 18,6 trilyon rubleye çıktı. Haziran ayında ise gelirler yüzde 25,85 artışla 3,82 trilyon rubleye ulaştı.

Rusya Merkez Bankası yeni bütçeyi ekimde değerlendirecek

Petrol dışı vergi gelirleri hızlandı

Ablayev, bütçe açığının daralmasında petrol dışı gelirlerdeki ivmelenmenin de etkili olduğunu söyledi. Ocak Mayıs döneminde yıllık artış yüzde 12’nin biraz üzerindeyken, Ocak Haziran döneminde yüzde 16,3’e yükseldi. Petrol dışı gelirler ilk yarıda 14,96 trilyon rubleye ulaştı. Haziran ayında ise bu gelirler yıllık bazda yüzde 26,75 artarak 3,1 trilyon ruble oldu.

Freedom Global Baş Analisti Natalya Milçakova’ya göre bu artışta, 1 Ocak’tan itibaren KDV oranındaki yükseliş ile yüksek gelir grubuna uygulanan gelir vergisi ve kurumlar vergisindeki önceki artışlar etkili oldu. İlk altı ayda KDV gelirleri yüzde 22,6 artışla 8,58 trilyon rubleye çıktı.

Ablayev, KDV’nin iç talep, tüketim ve ithalata en hızlı tepki veren vergi kalemi olduğunu, bu nedenle artışın iç talebin sürdüğüne işaret ettiğini belirtti.

Vergi tahsilatındaki iyileşme ile kayıt dışılığın azalmasının da bu tabloyu desteklediğini ifade eden Ablayev, 2025’in ikinci çeyreğinde rublenin güçlü seyretmesi nedeniyle ithalata bağlı KDV gelirlerinin yıllık bazda daha sınırlı olumsuz etki yarattığını kaydetti.

Uzmanlara göre yılın ikinci yarısında petrol dışı gelirlerin seyri, tüketici talebindeki yavaşlama, ithalat, ruble kuru ve petrol dışı ihracatçıların vergi performansına bağlı olacak.

NRA Derecelendirme Servisi Genel Müdürü Sergey Klisenko, petrol dışı gelir artışının ilk yarıdaki yüzde 16 seviyesinden yüzde 12 ila 14 aralığına gerileyebileceğini, ancak bunun 2026 hedeflerinin yakalanması hatta aşılması için yeterli olacağını öngördü.

Rafinerilere yönelik saldırılar Rusya bütçesinde kayba yol açtı

Petrol gelirleri haziranda toparlandı

Klisenko’ya göre hazirandaki bütçe fazlası yaklaşık 280 milyar ruble oldu ve bunun büyük bölümü petrol ve doğal gaz gelirlerindeki güçlü performanstan kaynaklandı.

Bu gelirler, Ocak Şubat ortalamasının yaklaşık yüzde 65 üzerine çıktı. Uzman, artışı büyük ölçüde mayıs ayında Rus petrol fiyatlarının yüksek seyretmesine bağladı.

Petrol ve doğal gaz gelirleri haziranda mayısa göre 4,7 milyar ruble artarak 683,6 milyar rubleye yükseldi. Ancak ilk yarı toplamı 3,66 trilyon rublede kaldı ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,7 geriledi.

Ablayev, ilk yarıdaki düşüşün temel nedenlerinin güçlü ruble, vergi tahsilatındaki gecikmeli etkiler ve gelirlerin yapısı olduğunu söyledi.

Klisenko ise bütçe hesaplamalarında dolar kurunun ortalama 92,2 ruble öngörülmesine karşın ilk yarıda ortalamanın 77,2 rublede kalmasının bütçeyi 1,5 ila 2 trilyon ruble petrol ve gaz gelirinden mahrum bıraktığını hesapladı.

ABD ile İran arasındaki çatışma ve ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının etkisiyle ilkbaharda yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları yaz aylarında yeniden geriledi.

Rusya Ekonomi Bakanlığı verilerine göre Urals petrolünün ortalama fiyatı şubatta varil başına 44,59 dolar iken nisanda 94,87 dolara çıktı, mayısta 86,52 dolara ve haziranda 63,52 dolara geriledi.

Ablayev, temmuz ayında ikinci çeyreğe ait ek gelir vergisinin bütçeye yansımasıyla petrol ve doğal gaz gelirlerinde belirgin iyileşme görülebileceğini söyledi. Bununla birlikte yıl sonu performansının petrol iskontosu, Rus petrolüne talep, ruble kuru ve iç akaryakıt piyasasındaki gelişmelere bağlı olacağını, rafineri sübvansiyonlarının ve dengeleme ödemelerinin artmasının gelirleri sınırlayabileceğini belirtti. Uzman, yıl sonunda petrol ve doğal gaz gelirlerinin 2025’in üzerinde ancak bütçe hedeflerinin altında kalmasını bekliyor.

Rusya Sayıştayı: Bölgesel bütçe açığı ikiye katlandı

Uzmanlar yıl sonu açığının hedefi aşmasını bekliyor

Ablayev, bütçe gerçekleşmelerinin hâlâ baskı altında olduğunu, harcamaların geçen yılın belirgin üzerinde seyrettiğini ve bütçe açığının ilk tahminleri aştığını söyledi. Uzman, yıl sonunda açığın GSYH’nin yüzde 3 ila 3,5’ine, yani yaklaşık 6,5 ila 7,5 trilyon rubleye ulaşabileceğini, bunun da bütçe kuralından sapma ve daha fazla borçlanma gerektireceğini belirtti.

VTB Grubu Baş Ekonomisti Rodion Latıpov ise planlanan 3,8 trilyon rublelik açığın aşılmasının temel nedeninin, güçlü ruble nedeniyle petrol ve gaz gelirlerinde yaklaşık 1,5 trilyon rublelik eksiklik ve harcamalardaki olası sapmalar olacağını öngördü. Latıpov, harcamalardaki olası ek artışlar hariç tutulduğunda yıl sonu açığının yaklaşık 5 trilyon ruble olmasını bekliyor.

Milçakova, bütçe açığının yıl sonunda büyük olasılıkla GSYH’nin yüzde 2,5’i düzeyinde kalacağını, bunun başlıca nedenlerinin zayıf petrol ve gaz gelirleri ile özellikle akaryakıt krizi nedeniyle artması beklenen kamu harcamaları, rafineri sübvansiyonları ve dengeleme ödemeleri olduğunu söyledi.

Klisenko ise açığın GSYH’nin yüzde 2,5 ila 3’üne, yani yaklaşık 6 ila 7 trilyon rubleye ulaşacağını tahmin etti.

Ablayev, yüksek bütçe açığının iç talebi destekleyerek enflasyonun hızlı biçimde yavaşlamasını zorlaştırdığını, ancak dengeleme ödemeleri gibi bazı uygulamaların özellikle akaryakıt piyasasında fiyat baskısını sınırladığını belirtti.

Klisenko, bütçe açığının GSYH’nin yüzde 1,6’sından yüzde 2,5’ine çıkmasının kritik olmadığını ve enflasyona etkisinin 1 puanı aşmadığını ifade etti.

Latıpov ise bütçenin para arzı ve toplam nominal talep üzerindeki etkisinin federal bütçe açığından değil, kamu yönetimine yönelik net alacaklardaki değişimden ölçülmesinin daha doğru olacağını söyledi.

Bu göstergenin yıl başından bu yana yaklaşık 3 trilyon ruble arttığını ve bunun biriken bütçe açığından belirgin biçimde düşük kaldığını vurguladı.

Rusya’nın deniz yoluyla petrol ihracatında yeni rekor

Rusya

Rusya, 1000 kilometre menzile sahip kamikaze dronlarının seri üretimine başladı

Yayınlanma

Rus savunma sanayisi şirketi Almaz-Antey, 1000 kilometreden fazla menzile sahip Garpiya-A1 kamikaze dronlarının seri üretimine geçti. Rosoboroneksport, uluslararası pazara sunulan sistemin yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini ve dost ülkelerde ortak üretime açık olduklarını bildirdi.

Rusya merkezli Almaz-Antey Doğu Kazakistan Bölgesi (VKO) Konsorsiyumu, dolanan mühimmat sınıfındaki “Garpiya-A1” kamikaze dronlarının seri üretimine başladı.

Rusya’nın resmi silah ihracat şirketi Rosoboroneksport’un basın servisi, üretimin sistemi dünya pazarına sunma hedefi doğrultusunda yürütüldüğünü duyurdu.

Rosoboroneksport Genel Direktörü Aleksandr Miheyev, şirketin ulaştığı üretim kapasitesine dikkat çekerek, “Almaz-Antey VKO Konsorsiyumu, Garpiya-A1 (E) sisteminin seri üretiminde yetkinlik kazandı. Ülkenin savunma kabiliyetine zarar vermeden, yabancı müşterilerle yapılan sözleşmeleri rekabetçi sürelerde yerine getirmeyi sağlayan bir seviyeye ulaştı” dedi.

Miheyev, şirketin sistemin sevkiyatına ve Rusya’ya dost ülkelerin topraklarında üretimin yerelleştirilmesine yönelik müzakerelere açık olduğunu belirtti.

İnsansız hava aracının ihraç versiyonunun yabancı müşterilerin ilgisini çektiğini vurgulayan Miheyev, ürünün bazı ortaklara tanıtıldığını kaydetti.

Belirlenen koordinatlardaki sabit hedefleri vurmak üzere tasarlanan “Garpiya-A1 (E)” sistemi bünyesindeki uzun menzilli BLA-D insansız hava aracı, 50 metreden 2 bin 500 metreye kadar irtifada uçabiliyor.

Saatte 170 kilometreye varan hıza ulaşabilen araç, 1000 kilometrenin üzerinde mesafe katedebiliyor. Havada en az altı saat kalabilen dron, 50 kilogramın üzerinde harp başlığı taşıma kapasitesine sahip.

Rusya’da insansız sistemlere yönelik geliştirme faaliyetleri sürerken Kalaşnikov Konsorsiyumu Başkanı Alan Luşnikov da ağustos ayı başında yaptığı açıklamada, 11 kilogramlık harp başlığına ve yapay zeka unsurları içeren bir otomatik güdüm sistemine sahip “Kub-10ME” kamikaze dronunun yakında Ukrayna’daki askeri harekat bölgesinde kullanılacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Şeremetyevo özelleştirmesinde devlet altın hisse hakkını kullanacak

Yayınlanma

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı’nın yönetiminde Rusya Federasyonu’nun “altın hisse” özel hakkını kullanmasını kararlaştırdı. Başbakan Mihail Mişustin’in imzaladığı karar, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin veren kararnamesi doğrultusunda alındı.

Rusya hükümeti, Şeremetyevo Uluslararası Havalimanı Anonim Şirketi’nin yönetiminde Rusya Federasyonu adına özel bir hak olan “altın hisse” uygulamasını devreye sokma kararı aldı.

İnterfaks ajansının aktardığına göre Başbakan Mihail Mişustin ilgili kararnameyi 18 Ağustos’ta imzaladı.

Söz konusu belge, Devlet Başkanı Vladimir Putin’in ağustos ayı başında yayımlanan kararnamesinin icrası kapsamında hazırlandı. Putin, bahsi geçen kararnameyle Şeremetyevo’yu stratejik işletmeler listesinden çıkarmış ve havalimanındaki kamu hisselerinin özelleştirilmesine izin vermişti.

“Altın hisse”, bir anonim şirkette hissedar konumundaki kamu tüzel kişiliklerine veya yerel yönetimlere tanınan kurumsal bir hakkı ifade ediyor.

Özelleştirilen işletmeler üzerindeki devlet denetimini koruma işlevi gören bu hak, yabancı yatırımcıların yer aldığı şirketlerde genel olarak oy kullanma imkanı sağlamasa da devlete ana sözleşme değişikliklerini onaylama veya veto etme yetkisi veriyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in yayımladığı kararname, özelleştirme ve stratejik işletme statüsüne dair hükümlerin yanı sıra havalimanının ana faaliyet alanının korunmasını, tesis ve kapasitelerin modernizasyonu için gerekli şartların sağlanmasını şart koşuyor.

Belge aynı zamanda hisse senetlerinin doğrudan ya da dolaylı yoldan yabancı kişi ve kuruluşların kontrolündeki tüzel kişilere geçmesini engellemeyi de güvence altına alıyor.

Putin, 2015 yılında Şeremetyevo’nun varlıklarının konsolidasyonunu ve kısmi özelleştirmesini öngören kararnameyi imzalamıştı.

Devlet, yeni kurulan “Şeremetyevo Havalimanı” şirketine federal mülkiyette bulunan yüzde 83,038 oranındaki havalimanı hissesini devrederken kamu payının en az yüzde 30 seviyesinde kalması şartı getirilmişti.

Varlıkların birleştirilmesi süreci Mayıs 2017’de tamamlandı. Bu konsolidasyon sonucunda Şeremetyevo Holding havalimanının yüzde 66,06 hissesine sahip olurken Rusya Federal Mülkiyet Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo) yüzde 30,46’lık payı elinde tuttu.

Geriye kalan hisselerin yüzde 2,43’ü Aeroflot’a, yüzde 1,05’i ise havalimanı yönetimine geçti.

Şeremetyevo Holding 2020 yılında devlete ait hisseleri satın almak üzere başvuruda bulunmuş, ancak daha sonra işlemden vazgeçmişti. Bu vazgeçmeyle birlikte havalimanının mülkiyeti bütünüyle özel sektöre devredilmemişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Alman gazeteci Michael Martens hakkında arama kararı çıkardı

Yayınlanma

Rusya İçişleri Bakanlığı, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı. Kararın, gazetecinin Ukrayna ve Sırbistan liderlerinin basın toplantısında Rus askerlerinin öldürülmesine dair yönelttiği sorunun ardından alındığı bildirildi. Rusya Dışişleri Bakanlığı ve ilgili diplomatik misyonlar gazetecinin ifadelerine sert tepki gösterdi.

Rusya, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesi muhabiri Michael Martens hakkında uluslararası arama kararı çıkardı.

RBK’ya konuşan kolluk kuvvetlerindeki iki kaynak, kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ile Sırbistan Cumhurbaşkanı Aleksandar Vucic’in ortak basın toplantısının ardından alındığını aktardı.

Rusya İçişleri Bakanlığının arananlar veri tabanında, Martens’in Rusya Ceza Kanunu’nun ilgili maddesi uyarınca arandığı bilgisi yer alıyor.

Martens söz konusu basın toplantısında, Avrupa ülkelerinin “daha fazla Rus’un öldürülmesine yardımcı olmak” için neler yapabileceğini sormuştu.

Gelişmelerin ardından FAZ gazetesi, sorunun ifade ediliş biçimini “yanıltıcı” olarak nitelendirerek kurumun yayın politikasının “mümkün olduğunca çok sayıda Rus askerinin öldürülmesine yönelik çağrıları” kapsamadığını vurguladı.

RBK’nın kaynaklarına göre, gazeteci hakkındaki arama kararı Moskova İçişleri Ana Müdürlüğü tarafından 13 Ağustos’ta çıkarıldı.

Martens’e gıyabında Rusya Ceza Kanunu’nun 282. maddesinin 2. fıkrası uyarınca nefret veya düşmanlığı körükleme suçlaması yöneltildi. Soruşturma makamlarının yakın zamanda mahkemeye başvurarak gazeteci hakkında gıyabi tutuklama talep etmeyi planladığı belirtildi.

Rusya’nın Berlin Büyükelçiliği, Martens’in sözlerini “iğrenç” olarak nitelendirerek Moskova’nın hukuki mekanizmaları kullanma ihtimalini değerlendireceğini duyurdu.

Diplomatik temsilcilik, Martens’in fiilen Zelenskiy’e Rus askerlerinin öldürülmesi konusunda yardım teklif ettiğini ve gazetecinin daha sonra sosyal medyada yaptığı paylaşımların “her türlü yanlış anlaşılmayı ortadan kaldırdığını” açıkladı.

Büyükelçilik ayrıca Alman makamlarının, Almanya Gazeteciler Birliği dahil olmak üzere meslek örgütlerinin ve meslektaşlarının çoğunluğunun bu ifadeleri kınamamasını “üzüntü verici” bulduğunu bildirdi.

Büyükelçilik açıklamasında şu ifadelere yer verildi:

“FAZ’ın kısa açıklaması maalesef durumu kökten değiştirmiyor. Gazetenin Michael Martens’in ifadelerindeki ‘muğlaklığa’ sığınma girişimi eleştirilere dayanamaz; nitekim gazeteci sonrasında tam olarak söylediği şeyi kastettiğini ve bunda kınanacak bir yön görmediğini defalarca teyit etti.”

Rus diplomatlar, ifade özgürlüğünün, “burada resmi düzeyde iddia edildiği gibi” Almanya’nın resmi olarak çatışma halinde bulunmadığı bir devletin vatandaşları da dahil olmak üzere insanların öldürülmesine yönelik aleni çağrıları kapsamaması gerektiğini değerlendirdi.

Rusya’nın Washington Büyükelçiliği ise Martens’in sorusunu “Freudyen bir dil sürçmesi” olarak nitelendirdi ve bu çıkışın Alman makamlarının “Rusya-ABD cepheleşmesi” yönündeki arzusunu yansıttığını öne sürdü.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov da Sırbistan makamlarına çağrıda bulunarak Martens’in sorusuna tepki göstermelerini istedi.

Gazetecinin ifadelerini kabul edilemez olarak nitelendiren Lavrov, Vucic’in bu soruyu duyduğunda “adeta donakaldığına” dikkat çekti.

Lavrov, bu tür görüşlere sahip bir kişinin medyada veya devlet kurumlarında görev almaması gerektiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English