Rusya
Rusya’da bütçe açığı haziranda 5,7 trilyon rubleye geriledi

Rusya’da federal bütçe açığı 2026’nın ilk yarısında 5,7 trilyon rubleye inse de yıl başından bu yana hâlâ yüksek seviyesini korudu. Uzmanlar, harcama artışındaki yavaşlama, vergi gelirlerindeki yükseliş ve hazirandaki güçlü petrol gelirlerinin açığın daralmasına katkı sağladığını, ancak yıl sonunda açığın resmi hedefi aşmasının beklendiğini belirtiyor.
Rusya Maliye Bakanlığı’nın 9 Temmuz’da yayımladığı ön bütçe gerçekleşme verilerine göre federal bütçe açığı, Ocak Haziran 2026 döneminde 5,7 trilyon rubleye, yani GSYH’nin yüzde 2,5’ine geriledi. Böylece yıl başından bu yana ilk kez bütçe açığında düşüş görüldü. Haziranda gelirlerle giderler arasındaki fark önceki aya göre yüzde 5, yaklaşık 279 milyar ruble azaldı. Buna karşın açık, geçen yılın aynı döneminin 2,3 trilyon ruble üzerinde ve 2026 yılı için öngörülen 3,78 trilyon rublelik hedefin yaklaşık yüzde 50 üzerinde bulunuyor.
Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP) uzmanı Emil Ablayev, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte, bütçe açığındaki gerilemenin, yılın başında öne çekilen avans harcamalarının etkisinin kademeli olarak zayıflamasından kaynaklandığını belirtti.
Haziranda bütçe harcamaları 3,56 trilyon rubleye yükselerek yüzde 17,13 arttı. İlk altı ayda toplam harcama 24,35 trilyon rubleye ulaşırken geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 16,1 artış kaydetti.
Maliye Bakanlığı da harcamalardaki hızlı seyrin, sözleşmelerin erken imzalanması ve bazı kalemlerde avans ödemeleri yapılmasından kaynaklandığını yineledi.
Bütçe gelirleri ise harcamalara kıyasla daha sınırlı arttı. İlk yarıda toplam gelirler yıllık bazda yüzde 5,8 yükselerek 18,6 trilyon rubleye çıktı. Haziran ayında ise gelirler yüzde 25,85 artışla 3,82 trilyon rubleye ulaştı.
Petrol dışı vergi gelirleri hızlandı
Ablayev, bütçe açığının daralmasında petrol dışı gelirlerdeki ivmelenmenin de etkili olduğunu söyledi. Ocak Mayıs döneminde yıllık artış yüzde 12’nin biraz üzerindeyken, Ocak Haziran döneminde yüzde 16,3’e yükseldi. Petrol dışı gelirler ilk yarıda 14,96 trilyon rubleye ulaştı. Haziran ayında ise bu gelirler yıllık bazda yüzde 26,75 artarak 3,1 trilyon ruble oldu.
Freedom Global Baş Analisti Natalya Milçakova’ya göre bu artışta, 1 Ocak’tan itibaren KDV oranındaki yükseliş ile yüksek gelir grubuna uygulanan gelir vergisi ve kurumlar vergisindeki önceki artışlar etkili oldu. İlk altı ayda KDV gelirleri yüzde 22,6 artışla 8,58 trilyon rubleye çıktı.
Ablayev, KDV’nin iç talep, tüketim ve ithalata en hızlı tepki veren vergi kalemi olduğunu, bu nedenle artışın iç talebin sürdüğüne işaret ettiğini belirtti.
Vergi tahsilatındaki iyileşme ile kayıt dışılığın azalmasının da bu tabloyu desteklediğini ifade eden Ablayev, 2025’in ikinci çeyreğinde rublenin güçlü seyretmesi nedeniyle ithalata bağlı KDV gelirlerinin yıllık bazda daha sınırlı olumsuz etki yarattığını kaydetti.
Uzmanlara göre yılın ikinci yarısında petrol dışı gelirlerin seyri, tüketici talebindeki yavaşlama, ithalat, ruble kuru ve petrol dışı ihracatçıların vergi performansına bağlı olacak.
NRA Derecelendirme Servisi Genel Müdürü Sergey Klisenko, petrol dışı gelir artışının ilk yarıdaki yüzde 16 seviyesinden yüzde 12 ila 14 aralığına gerileyebileceğini, ancak bunun 2026 hedeflerinin yakalanması hatta aşılması için yeterli olacağını öngördü.
Rafinerilere yönelik saldırılar Rusya bütçesinde kayba yol açtı
Petrol gelirleri haziranda toparlandı
Klisenko’ya göre hazirandaki bütçe fazlası yaklaşık 280 milyar ruble oldu ve bunun büyük bölümü petrol ve doğal gaz gelirlerindeki güçlü performanstan kaynaklandı.
Bu gelirler, Ocak Şubat ortalamasının yaklaşık yüzde 65 üzerine çıktı. Uzman, artışı büyük ölçüde mayıs ayında Rus petrol fiyatlarının yüksek seyretmesine bağladı.
Petrol ve doğal gaz gelirleri haziranda mayısa göre 4,7 milyar ruble artarak 683,6 milyar rubleye yükseldi. Ancak ilk yarı toplamı 3,66 trilyon rublede kaldı ve geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 22,7 geriledi.
Ablayev, ilk yarıdaki düşüşün temel nedenlerinin güçlü ruble, vergi tahsilatındaki gecikmeli etkiler ve gelirlerin yapısı olduğunu söyledi.
Klisenko ise bütçe hesaplamalarında dolar kurunun ortalama 92,2 ruble öngörülmesine karşın ilk yarıda ortalamanın 77,2 rublede kalmasının bütçeyi 1,5 ila 2 trilyon ruble petrol ve gaz gelirinden mahrum bıraktığını hesapladı.
ABD ile İran arasındaki çatışma ve ardından Hürmüz Boğazı’nın kapanmasının etkisiyle ilkbaharda yükselen petrol ve doğal gaz fiyatları yaz aylarında yeniden geriledi.
Rusya Ekonomi Bakanlığı verilerine göre Urals petrolünün ortalama fiyatı şubatta varil başına 44,59 dolar iken nisanda 94,87 dolara çıktı, mayısta 86,52 dolara ve haziranda 63,52 dolara geriledi.
Ablayev, temmuz ayında ikinci çeyreğe ait ek gelir vergisinin bütçeye yansımasıyla petrol ve doğal gaz gelirlerinde belirgin iyileşme görülebileceğini söyledi. Bununla birlikte yıl sonu performansının petrol iskontosu, Rus petrolüne talep, ruble kuru ve iç akaryakıt piyasasındaki gelişmelere bağlı olacağını, rafineri sübvansiyonlarının ve dengeleme ödemelerinin artmasının gelirleri sınırlayabileceğini belirtti. Uzman, yıl sonunda petrol ve doğal gaz gelirlerinin 2025’in üzerinde ancak bütçe hedeflerinin altında kalmasını bekliyor.
Uzmanlar yıl sonu açığının hedefi aşmasını bekliyor
Ablayev, bütçe gerçekleşmelerinin hâlâ baskı altında olduğunu, harcamaların geçen yılın belirgin üzerinde seyrettiğini ve bütçe açığının ilk tahminleri aştığını söyledi. Uzman, yıl sonunda açığın GSYH’nin yüzde 3 ila 3,5’ine, yani yaklaşık 6,5 ila 7,5 trilyon rubleye ulaşabileceğini, bunun da bütçe kuralından sapma ve daha fazla borçlanma gerektireceğini belirtti.
VTB Grubu Baş Ekonomisti Rodion Latıpov ise planlanan 3,8 trilyon rublelik açığın aşılmasının temel nedeninin, güçlü ruble nedeniyle petrol ve gaz gelirlerinde yaklaşık 1,5 trilyon rublelik eksiklik ve harcamalardaki olası sapmalar olacağını öngördü. Latıpov, harcamalardaki olası ek artışlar hariç tutulduğunda yıl sonu açığının yaklaşık 5 trilyon ruble olmasını bekliyor.
Milçakova, bütçe açığının yıl sonunda büyük olasılıkla GSYH’nin yüzde 2,5’i düzeyinde kalacağını, bunun başlıca nedenlerinin zayıf petrol ve gaz gelirleri ile özellikle akaryakıt krizi nedeniyle artması beklenen kamu harcamaları, rafineri sübvansiyonları ve dengeleme ödemeleri olduğunu söyledi.
Klisenko ise açığın GSYH’nin yüzde 2,5 ila 3’üne, yani yaklaşık 6 ila 7 trilyon rubleye ulaşacağını tahmin etti.
Ablayev, yüksek bütçe açığının iç talebi destekleyerek enflasyonun hızlı biçimde yavaşlamasını zorlaştırdığını, ancak dengeleme ödemeleri gibi bazı uygulamaların özellikle akaryakıt piyasasında fiyat baskısını sınırladığını belirtti.
Klisenko, bütçe açığının GSYH’nin yüzde 1,6’sından yüzde 2,5’ine çıkmasının kritik olmadığını ve enflasyona etkisinin 1 puanı aşmadığını ifade etti.
Latıpov ise bütçenin para arzı ve toplam nominal talep üzerindeki etkisinin federal bütçe açığından değil, kamu yönetimine yönelik net alacaklardaki değişimden ölçülmesinin daha doğru olacağını söyledi.
Bu göstergenin yıl başından bu yana yaklaşık 3 trilyon ruble arttığını ve bunun biriken bütçe açığından belirgin biçimde düşük kaldığını vurguladı.
Rusya
Rusya’da dizel sıkıntısı tahıl hasadını tehdit ediyor

Rusya’da 2026 hasat sezonu, dizel yakıt sıkıntısı, satış kısıtlamaları ve artan fiyatlar nedeniyle üreticiler açısından ciddi sorunlara dönüştü. Forbes’a konuşan sektör temsilcileri, özellikle güney bölgelerinde biçerdöverlerin yakıt bulmakta zorlandığını, bazı bölgelerde ise ürün kaybı riskinin arttığını söyledi.
Rusya’da 2026 hasat sezonu, dizel yakıt arzındaki sıkıntılar, satış kısıtlamaları ve yükselen fiyatlar nedeniyle çiftçiler için ağır koşullarda başladı. Forbes’un sektör temsilcilerine dayandırdığı habere göre sorun özellikle ülke tahıl üretiminin yaklaşık beşte birini sağlayan Rostov bölgesi ile Krasnodar ve Stavropol kraylarında yoğunlaştı.
Forbes’a konuşan Kuban bölgesindeki bir çiftçi, dizel yakıtın çoğunlukla M4 federal karayolu üzerindeki akaryakıt istasyonlarında bulunabildiğini, sürücülerin tankerleri beklemek için geceyi istasyonlarda geçirmek zorunda kaldığını söyledi.
İstasyonlarda kişi başına 100 ya da 200 litre satış sınırı uygulanırken, bir biçerdöver tek vardiyada 300 litreye kadar yakıt tüketiyor. Aynı çiftçi, birçok üreticinin tarlaya yakıt sevkiyatından emin olmadan hasada başlamadığını belirtti.
“Makinalar hareket etmeden bekliyor”
Forbes’a konuşan Kırım’da faaliyet gösteren bir kuruluş temsilcisi, yarımadada tarım makinelerinin yakıt yetersizliği nedeniyle çalışamadığını söyledi.
Yönetim danışmanlığı şirketi Delovoy Profil’de görev yapan Vladimir Poklad ise yılda yaklaşık 10 milyon ton tahıl üreten Rostov bölgesinde çiftçilerin hasadın yüzde 15’ine kadarını kaybetme ihtimalini dile getirdiğini aktardı.
Habere göre son iki ayda Rusya’nın en büyük 10 petrol rafinerisinin tamamı saldırıya uğradı. Bunun sonucunda dizel üretimi yaklaşık yüzde 40 gerilerken, rafineri kullanım oranı 2000’li yılların başından bu yana en düşük seviyelere indi.
Sverdlovsk bölgesindeki bir tarım işletmesinde çalışan bir yetkili, Forbes’a yaptığı açıklamada durumun kritik olduğunu belirterek mevcut yakıt stoklarının yalnızca bir ay yeteceğini söyledi.
Yetkili, “Yakıt biterse ne olacağını kimse bilmiyor. Yetkililer şimdilik sadece ihtiyaç ve imkan tabloları hazırlıyor. Herkes hasat yapılamazsa büyük sorun yaşanacağını biliyor ama kimse nasıl çözüm bulunacağını bilmiyor” dedi.
Yakutistan’da kişi başına en fazla 200 litre dizel satılmasına izin veriliyor. Saha Halk Çiftçileri Birliği İcra Direktörü Maya Gulyaeva, bölgenin geniş coğrafyası nedeniyle üreticilerin 200 ila 300 kilometre yol giderek ancak bir günlük çalışmaya yetecek miktarda yakıt alabildiğini söyledi.
Poklad’a göre kendi yakıt depoları bulunmayan küçük ve orta ölçekli işletmeler daha ağır koşullarla karşı karşıya. Bu işletmelerin dizel stokları yalnızca 14 günlük tarla çalışmasını karşılıyor ve kalan ihtiyacın yüksek fiyatlı spot piyasadan karşılanması gerekiyor.
Hasat penceresi 10 günle sınırlı
SovEcon Analitik Merkezi Direktörü Andrey Sizov, tahıl olgunlaştıktan sonra hasadın yaklaşık 7 ila 10 gün içinde tamamlanması gerektiğini, aksi halde başakların dökülmeye başlayacağını, yağış halinde ise biçerdöverlerin tarlaya giremeyeceğini söyledi.
Sizov, 1 Temmuz itibarıyla 1,3 ila 1,5 milyon hektarlık alanın hasat edildiğini, bunun geçen yılın aynı dönemindeki 4,2 ila 4,6 milyon hektarlık seviyenin yaklaşık üçte biri olduğunu belirtti.
Ancak bu gecikmenin öncelikle olumsuz hava koşullarından kaynaklandığını ve hasat sezonunun ilerleyen bölümünde farkın kapanabileceğini ifade etti.
SovEcon, 2026 yılı Rusya buğday üretiminin 88,9 milyon ton olacağını, bunun da geçen yılın seviyesinin yaklaşık yüzde 2,5 altında kalacağını öngörüyor.
Rusya
Rusya eski dev tahıl ihracatçısını 11,7 milyar rubleye sattı

Rusya’nın 2024 yılına kadar en büyük tahıl ihracatçısı olan Rodnıye Polya şirketi, devlet ihalelerinde başlangıç bedeli olan 11,7 milyar rubleye piyasada az tanınan Tiara Holdinge satıldı. Teklif veren başka bir firmanın çıkmadığı ihale, şirketin nisan ayındaki ilk satış girişiminin başarısız olmasının ardından fiyat indirimi usulüyle yeniden düzenlendi.
Rusya’nın 2024 yılına kadar en büyük tahıl ihracatçısı konumunda bulunan ve eski adı TD RİF olan Rodnıye Polya şirketi, devlet ihalelerinde başlangıç bedeli olan 11,7 milyar rubleye piyasada az tanınan Tiara Holding şirketine satıldı.
İhale protokolünden edinilen bilgilere göre, satış için başka herhangi bir satın alma başvurusu yapılmadı. Rusya Federal Vergi Servisi Birleşik Devlet Sicili (EGRYUL) verilerine göre Tiara Holding, Nisan 2025 tarihinde tescil edildi.
Ana faaliyet alanı holding şirketi faaliyetlerinin yanı sıra deniz taşımacılığı ve deniz limanları altyapısı olarak kaydedilen firmanın genel direktörlüğünü Dmitriy Şevçuk yürütüyor.
Satış koşulları cazip hale getirmek için değiştirildi
İhale, nisan ayında yapılan ve hiçbir başvurunun alınmadığı başarısız ilk girişimin ardından tekrarlandı. İkinci denemede ihale koşulları değiştirilerek fiyat düşürme usulü uygulandı.
Yeni ihale öncesinde Rusya Federal Devlet Mülkiyeti Yönetim Ajansı (Rosimuşçestvo), Rodnıye Polya şirketinden talep ettiği 16,3 milyar ruble tutarındaki temettü ödemesi talebini geri çekti.
Bu adımın ihalenin cazibesini artırmak amacıyla atıldığı belirtildi. Satışa sunulan lotun içeriğinde Azak liman terminali ile ilişkili altyapı, on bir adet nehir ve deniz gemisi ile Moskova, Rostov-na-Donu ve Rostov bölgesinde bulunan arazi parselleri yer aldı.
Sezonda on milyon tondan fazla ihracat gerçekleştiren TD RİF firmasının faaliyetleri, Rusya Federal Veterinerlik ve Bitki Sağlığı Gözetim Servisinin (Rosselhoznadzor) tahıl kalitesine yönelik şikayetleri ve bitki sağlığı sertifikalarının verilmesini önemli ölçüde geciktirmesiyle 2024 yılının ilkbaharında durma noktasına gelmişti.
Bu gelişmeler üzerine RİF firmasının sahibi Pyotr Hodıkın, yıllık 4 milyon ton tahıl yükleme kapasitesine sahip Azak’taki liman faaliyetlerini durdurduğunu açıklamıştı. Şirketin adı daha sonra Rodnıye Polya olarak değiştirilmiş, ancak operasyon hacmi kademeli olarak sıfırlanmıştı.
Devletleştirme süreci hukuki gerekçelere dayandırıldı
Rodnıye Polya, Rusya Başsavcılığının açtığı dava sonucunda 2025 yılının hemen başında devlet mülkiyetine devredilmişti.
Geçen yılın mayıs ayında ise şirket, Rusya Tarım Bankası (Rosselhozbank) iştiraki olan RSHB-Finance şirketinin yönetimine geçmişti. Başsavcılığın açtığı dava, Hodıkın’in Saint Kitts ve Nevis Federasyonu vatandaşlığı ile Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) oturum iznine sahip olması gerekçesine dayandırılmıştı.
Savcıların değerlendirmesine göre, Rodnıye Polya firmasının Azak deniz limanındaki tahıl yükleme pazarındaki payı yüzde 20’yi aşarak stratejik öneme sahip şirketlerdeki yabancı yatırımları düzenleyen 57-FZ sayılı kanun kapsamına giriyordu.
Hodıkın mahkeme kararına karşı yaptığı itirazlardan sonuç alamadı ve varlığını koruyabilmek amacıyla yabancı vatandaşlığından da feragat etti.
Reuters’a konuşan şirketin ilk satış girişimi sırasında sektör kaynakları, varlığa en büyük gübre üreticilerinden biri olan Uralhim’in ilgi gösterdiğini bildirmişti.
Rus devlet bankası VTB’nin başkanı Andrey Kostin de ihaleye katılabileceklerini belirtmiş, fakat daha sonra tarımla ilgili varlıklardan tamamen çekilme planları olduğunu açıklamıştı.
Kaynaklar ayrıca Rodnıye Polya’yı satın alabilecek şirketler arasında tahıl holdingi Demetra ve GAP Resurs firmalarının da adını anmıştı.
Rusya
Rus milyarder Melniçenko: Küresel güvenlik için öngörülebilir bir Rusya gerekli

EuroChem ve SUEK şirketlerinin kurucusu Rus iş insanı Andrey Melniçenko, The Economist dergisinde yayımlanan makalesinde Batı’da Rusya için tartışılan dört senaryoyu eleştirdi. Bu senaryoların egemenlik kaybına yol açacağını belirten Melniçenko, küresel güvenliğin sağlanması için öngörülebilir ve egemen bir Rusya modelinin benimsenmesi gerektiğini savundu.
EuroChem ve SUEK şirketlerinin kurucusu Rus iş insanı Andrey Melniçenko, The Economist dergisi için kaleme aldığı “Rusya’nın Dağılması Dünya İçin Neden Zararlıdır” başlıklı makalesinde, Batı’da Ukrayna çatışmasının sona ermesinin ardından Rusya’nın geleceğine yönelik tartışılan dört senaryoyu değerlendirdi.
Melniçenko, Batı’da öne çıkan bu senaryoların siyasi yorum farklarına rağmen Rusya’nın egemenliğini kaybetmesi veya sınırlandırılması sonucunu doğurduğunu ve bunun da sorumlu davranış sergilemesini sağlayacak tek mekanizmayı yok ettiğini yazdı.
Melniçenko, Batı’nın tartıştığı senaryoların yerine, egemen ve “öngörülebilir” bir Rusya modelinin küresel istikrar açısından daha yapıcı olduğunu savundu.
Egemen bir Rusya’nın her ülke için konforlu bir ortak olmayabileceğini belirten iş insanı, “Ancak uzun vadede bu model alternatiflerden daha faydalı olacaktır. Dış aktörler için tercih, dost veya düşman bir Rusya arasında değil; davranışı öngörülebilir bir Rusya ile geleceği belirsiz bir Rusya arasındadır. Günümüz dünyasında öngörülebilirlik, sempatiden daha önemlidir” ifadelerini kullandı.
Melniçenko makalesinde Batılı çevrelerde tartışılan senaryoların ayrıntılarına değindi. İlk senaryoya göre Rusya, “Batı’nın çeperinde sıkışmış, gururu kırılmış bir ülke” haline gelecek. İş insanı, bu durumun uzun vadede agresif bir revizyonizmi tetikleyeceğini vurgulayarak şu değerlendirmeyi yaptı:
“Versay Antlaşması yeni bir düzen kurmadı, sadece ertelenmiş bir enerjinin birikmesine yol açtı. Rusya, Weimar Almanyası değildir ve modern dünya da 1920’leri birebir kopyalamaz; fakat yapısal mantık geçerliliğini korur: Büyük ve tarihi bir ulusun egemenliği kırılırsa, bu durum nadiren kalıcı olur. Egemenlik, daha tehlikeli bir biçimde geri döner.”
İkinci senaryo, Rusya’nın Batı merkezli kalkınma yolunu Çin ile değiştirerek Pekin’in etki alanına girmesini öngörüyor.
Rusya’nın Çin’in tedarik zincirlerine entegre olacağını, pazar, teknoloji ve finansmana erişim sağlayacağını kaydeden Melniçenko, buna karşılık ülkenin hammadde, coğrafi konum ve stratejik derinlik sunacağını belirtti.
İş insanı, “Kısa vadede bu durum rasyonel bir uzlaşı gibi görünse de uzun vadede sadece bağımlılığın adresini değiştirir” diye yazdı.
Üçüncü olasılık olarak Rusya’nın kontrolsüz bir şekilde parçalanması tartışılıyor. Melniçenko, bu durumda nükleer cephanelik, kaynaklar, sınırlar ve tarih üzerinde hızlı bir mücadele başlayacağını kaydetti.
Parçalanma senaryosunun, nükleer caydırıcılığı etkili kılan toplumsal bütünlüğü de yok edeceğini savunan iş insanı, “Ukrayna’daki trajedi de dahil olmak üzere Sovyet sonrası dönemdeki çatışmalarda ödenen bedeller, benim görüşüme göre böyle bir sonucu imkansız kılmaktadır” değerlendirmesinde bulundu.
Dördüncü senaryo ise Rusya’nın dış dünyaya kapalı, mobilize olmuş ve sürekli kuşatma altında yaşayan bir “kale” devletine dönüşmesini içeriyor.
Melniçenko, teknoloji, bilim, sermaye ve toplumsal güvenin sürekli olağanüstü hal koşullarında gelişemeyeceğine dikkat çekerek, “Böyle bir düzen savaşı bitirmez; aksine çatışmayı geçici bir olay olmaktan çıkarıp devletin temel örgütlenme biçimi haline getirir” dedi.
Dünyanın kendi alanlarında en büyükleri arasında yer alan gübre üreticisi EuroChem ve kömür şirketi SUEK’in kurucusu olan Melniçenko, her iki şirkette de yönetim kurulu üyeliği görevlerinde bulundu.
Melniçenko, Avrupa Birliği’nin kendisine yönelik yaptırımlar uygulamaya koymasından bir gün önce, 8 Mart’ta bu şirketlerin lehdarı olmaktan çıktı. Şirketlerin mülkiyeti, Reuters’ın kaynaklarına dayandırdığı habere göre eşi Aleksandra Melniçenko’ya geçti. Bloomberg, 1 Temmuz itibarıyla iş insanının servetini 20,6 milyar dolar olarak tahmin etti.
Gelecek senaryolarının tartışılması gerektiğini fakat bu tartışmaların çatışmanın sona ermesinden sonra ve Rusya’nın kendi içinde yapılması gerektiğini belirten Melniçenko, dünyanın önündeki seçimi şu sözlerle özetledi:
“Bu seçim, Rusya’yı sevmek ya da ondan nefret etmek, cezalandırmak ya da affetmek, ahlaki netlik ya da siyasi oportünizm arasında bir tercih değildir. Bu, iki farklı gelecek arasında bir seçimdir: Birinde büyük güçler birbirlerinin egemenliğine yeniden saygı duymayı öğrenir, diğerinde ise her güç diğerlerini birer yönetim nesnesine indirgemeye çalışır. İkinci yol bizi zaten bugünkü noktaya getirdi.”
Öte yana, 8 Temmuz’da Ankara’da düzenlenen NATO zirvesinin katılımcıları, yayımladıkları ortak bildiride Rusya’nın “Avro-Atlantik güvenliği ve istikrarına yönelik uzun vadeli bir tehdit oluşturduğunu” belirtti.
İttifak, Rusya ile olası bir çatışmaya ilişkin endişelerini sık sık dile getirirken, NATO Genel Sekreteri Mark Rutte de üye ülkelere Rusya kaynaklı tehditler karşısında “saf olmama” ve savunma harcamalarını artırma çağrısında bulundu.
Moskova ise Avrupa’ya saldırma niyetinin bulunmadığını defalarca vurguladı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ittifakla bir savaş için jeopolitik, ekonomik veya askeri hiçbir neden olmadığını belirtmekle birlikte, “tüm NATO ülkelerinin Rusya ile savaş halinde olduğunu” ifade etti.
Söyleşi2 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Rusya2 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Görüş6 gün önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Dünya Basını2 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Diplomasi2 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı











