Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’da her beş uçaktan biri hangarda bekliyor

Yayınlanma

Rusya’nın en büyük havayolu şirketleri, yedek parça sıkıntısı ve Batı yaptırımları sebebiyle filolarının yaklaşık yüzde 20’sini uçuramıyor. Sektör temsilcileri, teknik yetersizlikler sebebiyle hangarda bekleyen uçak sayısının normal kabul edilen oranların çok üzerine çıktığını ifade ediyor.

Rusya’nın önde gelen havayolu şirketleri, yedek parça tedarikinde yaşanan aksaklıklar ve ülkeye havacılık ekipmanı gönderilmesini yasaklayan Batı yaptırımları sebebiyle filolarındaki uçakların yaklaşık yüzde 20’sini sefere çıkaramıyor.

Kommersant gazetesinin aktardığı verilere göre, Rusya’daki toplam yolcu trafiğinin yüzde 90’ından fazlasını üstlenen 11 havayolu şirketine ait 673 uçaktan 130’u hangarda bekliyor.

Sektör uzmanları, yaz sezonunda planlı bakım çalışmaları nedeniyle uçuş gerçekleştiremeyen uçak oranının normal şartlarda en fazla yüzde 10 seviyesinde olması gerektiğine işaret ediyor.

Büyük şirketler arasında yer alan ve Rusya’daki uçak filosunun yarısını elinde bulunduran devlete ait Aeroflot grubu dışarıda bırakıldığında, geriye kalan sekiz havayolu şirketinin filosunun neredeyse üçte birinin, yani 322 uçaktan 93’ünün uçamadığı görülüyor.

Bu yaz en büyük operasyonel kaybı, filosunun üçte birini uçuramayan ülkenin en büyük özel havayolu şirketi S7 Airlines yaşıyor. Şirket, motorlarında meydana gelen teknik sorunlar nedeniyle elindeki 104 uçaktan 32 adet Airbus A320neo ve bir adet Embraer model uçağını hangarda tutuyor.

Ural Airlines filosundaki 51 uçaktan 10’unu sefere çıkaramazken, bu uçaklar arasında sekiz adet Airbus A321neo ile ocak ve nisan aylarından beri uçuş yapamayan birer adet Airbus A320 ve A321 yer alıyor. Utair şirketinin ise 59 uçaklık filosundan dokuzu uçuş gerçekleştiremiyor.

Söz konusu uçaklardan yedisinin 2023 ile 2025 yılları arasında hizmet dışı bırakıldığı, bunların arasında havayolunun sahip olduğu üç adet uzun menzilli Boeing 767 uçağının tamamının bulunduğu belirtiliyor.

Nordwind bünyesindeki 27 uçaktan 12’si bu yaz uçuş yapamazken, bu grupta beş uzun menzilli Airbus A330’un üçü ile dört uzun menzilli Boeing 777’nin üçü bulunuyor.

Red Wings firması, 26 uçaktan oluşan filosundaki beş aracı hangara çekmiş durumda. Bunların arasında üç Boeing 777’den ikisi yer alıyor. Şirketin filosundaki 20 adet Sukhoi Superjet 100 (SSJ 100) uçağından ikisi aylardır uçamazken, üçüncüsü de motor arızası nedeniyle 18 Haziran tarihinde uçuştan çekildi.

Smartavia, ikisi Airbus A320neo ve biri Boeing 737 olmak üzere 13 uçağından üçünün uçuşlarını durdurdu.

Motorlarında ciddi teknik sorunlar tespit edilen ülkenin en büyük charter havayolu şirketi Azur Air bünyesinde ise Rusya Federal Sivil Havacılık Kurumu’nun (Rosaviatsiya) gerçekleştirdiği denetimlerin ardından 23 uçaktan yalnızca altısının uçuşuna izin verildi. Bu karar, şirketin filosunun yüzde 74’ünün hangarda beklediği anlamına geliyor.

Geçen hafta havacılık yakıtı tedarikinde kritik bir süreçten geçildiğini duyuran Azimut havayolu şirketi ise elindeki 19 adet SSJ 100 uçağından dördünü uçuramıyor.

Şirket yetkilileri, tüm uçaklarını planlı teknik bakım süreçlerini göz önünde bulundurarak işlettiklerini ifade ediyor.

Aeroflot grubunda son durum

Rusya’nın 349 uçakla en büyük havayolu şirketi konumundaki Aeroflot grubunda ise toplamda 37 uçak hangarda bekliyor. Bu uçakların büyük bölümünün, grubun alt kuruluşu olan ve 136 uçaktan 30’u uçamayan Rossiya havayolu şirketine ait olduğu kaydediliyor.

Rossiya filosundaki sekiz adet iki katlı geniş gövdeli Boeing 747 uçağının yalnızca ikisi, 10 adet Boeing 777 uçağının dördü ve 78 adet Sukhoi Superjet uçağının 61’i aktif olarak uçuş gerçekleştiriyor.

Kommersant gazetesine konuşan sektör kaynakları, Batı yaptırımları nedeniyle yenilerinin satın alınması yasaklanan yabancı menşeli uçakların durumunun 2027 yılına kadar daha da kötüleşeceğini belirtiyor.

Kaynaklar, uçakların yaşlandığını ve kullanım ömürlerinin sınırına gelindiğini vurguluyor. Bu durumun, ithal parçalar bir araya getirilerek Rusya’da monte edilen yerli Sukhoi Superjet uçaklarını da etkilediği aktarılıyor.

Aviaport havacılık ajansı Direktörü Oleg Panteleyev, yerli uçak üretim hacminin, azalan Boeing ve Airbus uçaklarının yerini doldurmaktan çok uzak olduğunu vurguluyor.

Panteleyev, Batılı uçakların ikamesi olarak planlanan iddialı projelerin hiçbirinde henüz seri üretime geçilemediğini, en önemli projeler olan MC-21 ve tamamen yerli parçalarla üretilmesi planlanan yeni nesil Sukhoi Superjet uçaklarının teslimat tarihlerinin ise 2027 yılına ertelendiğini kaydediyor.

Rusya

Hindistan’da el konulan tankerdeki Rus denizciler ülkelerine dönüyor

Yayınlanma

Hindistan’da mali anlaşmazlıklar nedeniyle alıkonulan Unity tankerinde aylardır mahsur kalan yedi denizci, bir Rus diplomatın gözetiminde karaya çıkarıldı. Odişa Yüksek Mahkemesi, armatörün maaşlarını ödemediği ve erzak temin etmediği 23 kişilik mürettebatı resmi olarak terk edilmiş denizciler kabul etti.

Hindistan’da el konulan Unity isimli tankerde aylardır mahsur kalan mürettebatın ilk grubu ülkelerine dönüyor.

Rusya’nın Kalküta Başkonsolosluğu, gemi sahibine yönelik mali talepler sebebiyle aylardır evlerine gidemeyen denizcilerden yedisinin 31 Ekim’de Rusya’ya uçacağını duyurdu.

Başkonsolosluk, RBK haber kuruluşuna yaptığı açıklamada, “Gemi personelinin 31 Ekim’de ülkelerine uçuşu planlandı” bilgisini verdi.

Diplomatik misyonun verdiği bilgilere göre denizciler, bir Rus diplomatın gözetiminde 29 Ekim’de gemiden ayrıldı. Aralarında altı Rusya ve bir Mısır vatandaşının yer aldığı yedi kişilik grup, şu anda Orissa eyaletinin başkenti Bhubaneşvar’da kalıyor ve her iki ülke vatandaşı da kendi evlerine dönmek üzere yola çıkıyor.

Paradip Limanı İdaresine atıfta bulunan konsolosluk, gemide kalan diğer 16 mürettebat üyesinin tahliyesinin, gemiye yeni bir ekip temin edilmesinin ardından kasım ayının ilk yarısında gerçekleşeceğini bildirdi.

Mürettebattan bir denizcinin yakını ise RBK’ya yaptığı açıklamada, ilk grubun karaya ayak bastığını, dönüş güzergahı planlamasının sürdüğünü ve Rusya’ya varışın 1 Kasım’da beklendiğini aktardı.

Denizci yakını, “Kalan personelin de gelecek hafta gönderilmesi planlanıyor” dedi.

Kamerun bayraklı Unity tankeri, 11 Mayıs’tan bu yana Hindistan’ın Paradip Limanı açıklarında adli makamların denetiminde tutuluyor.

Gemi, yük boşaltma işlemlerini tamamlamasının hemen ardından armatör şirkete yönelik mali alacaklar nedeniyle alıkonulmuştu. Rus diplomatik temsilciliği, Hindistan makamlarının personelin ayrılışını yeni bir mürettebatın getirilmesi şartına bağladığını aktarmıştı.

Odişa Yüksek Mahkemesi, 8 Ekim’de aldığı kararla 23 kişilik mürettebatın ülkelerine gönderilmesini ve tankere yedek ekip sağlanmasını hükme bağladı.

Mahkeme kararında, gemi sahibinin maaşları ödememesi, zaruri erzak tedarik etmemesi ve vardiya değişimi ile geri dönüş imkanlarını sağlamaması gerekçesiyle kaptan ve personeli “terk edilmiş denizciler” statüsünde kabul etti.

Mürettebat yakınları, yaklaşan fırtına tehdidi sebebiyle tankerin daha sonra kıyıya yakın bir noktaya çekildiğini belirtti. Gemi daha önce, 25 Eylül’deki şiddetli fırtınada demir tarayarak motorları çalışmaksızın denizde sürüklenmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya parlamentosu, madencilik sektörüne aşırı kazanç vergisi öngören yasayı kabul etti

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun alt kanadı Duma, madencilik ve metalürji şirketlerinden aşırı kazanç vergisi alınmasını öngören yasa tasarısını ilk okumada kabul etti. Maliye Bakanlığı 2027-2029 döneminde geçerli olacak yüzde 20 ila yüzde 30 oranındaki bu vergiden 683 milyar ruble gelir bekliyor.

Rusya parlamentosunun alt kanadı Devlet Duması, madencilik ve metalürji şirketlerine yönelik aşırı kazanç vergisini içeren yasa tasarısını ilk okumada kabul etti.

Devlet Dumasının internet sitesindeki yasa tasarısı kartında yer alan bilgiye göre düzenleme, meclisin 2027 yılı federal bütçesi ile 2028 ve 2029 planlama dönemine ilişkin bütçe tasarısını ilk okumada onaylamasının hemen peşinden geldi.

Rusya Maliye Bakanlığının 2027-2029 bütçe paketiyle hükümete sunduğu tasarı, katı maden işletmecilerinden üç yıl boyunca ek gelir vergisi tahsil edilmesini öngörüyor.

Düzenlemeye göre madencilik şirketlerine uygulanacak vergi oranı katı madenlerin büyük bölümü için yüzde 30, altın üreticileri için ise yüzde 20 seviyesinde belirlendi.

Çıkarılan hammaddenin ortalama küresel piyasa fiyatının, 2025 yılı temel ağırlıklı ortalama fiyatını aşması durumunda ortaya çıkan ek değer verginin konusunu oluşturacak.

Vergi matrahının doğması için hammadde ortalama fiyatının 2026 yılında en az yüzde 10 artış kaydetmesi gerekiyor.

Sonraki dönemlerde ise temel fiyat kademeli endekslenecek; baz fiyat 2027 yılı vergi hesabında 2025 göstergesine kıyasla yüzde 10, 2028 yılı hesabında ise yüzde 21 oranında artırılacak.

Yasa tasarısı, ödenecek aşırı kazanç vergisi tutarını maden çıkarma vergisi düşüldükten sonra hesaplanan tahmini hasılatın yüzde 15’i ile sınırlandırıyor.

Maliye Bakanlığının hesaplamalarına göre bu yeni verginin bütçeye üç yılda toplam 683 milyar ruble gelir getirmesi planlanıyor.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliğinin projeksiyonları ise aynı makroekonomik varsayımlar altında toplam vergi tahsilatının yaklaşık 1,1 trilyon rubleye ulaşabileceğini ve bakanlık tahminini 1,6 kat aşacağını gösteriyor.

Maliye Bakanlığı uzlaşma açıkladı ancak iş dünyası kararı nihai görmüyor

Maliye Bakanı Anton Siluanov, 5 Ekim Pazartesi günü yaptığı açıklamada aşırı kazanç vergisi üzerinde iş dünyasıyla ortak bir paydada buluştuklarını duyurdu.

Federasyon Konseyindeki parlamento oturumunda konuşan Siluanov, yasa tasarısını hazırlarken girişimcilerin endişelerini dikkate aldıklarını ve ani fiyat dalgalanmalarının etkisini yumuşatacak bir mekanizma kurduklarını belirtti.

Siluanov meclis kürsüsünden yaptığı değerlendirmede, “Çok iyi bir çalışma yürüttük, iş dünyasıyla bir araya geldik ve aşırı kazanç vergisi konusunda uzlaşmaya vardık. Fiyatlarında ani sıçrama yaşayanların bu dalgalanmalarını törpüleyecek bir formül geliştirdik” dedi.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı ve İş Dünyası Ombudsmanı Aleksandr Şohin ise RBK’ya yaptığı açıklamada Maliye Bakanlığının uzlaşma ilan etmesine rağmen konunun henüz nihai bir zemine oturmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya ve Afrika sivil gemilere el konulmasına karşı birleşti

Yayınlanma

Moskova’daki zirveyi tamamlayan Rusya ve Afrika ülkeleri, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasını deniz ticaretinin siyasi baskı aracına dönüştürülmesi olarak niteledi. Liderler 1982 BM Deniz Hukuku Sözleşmesi’ne aykırı müdahalelere karşı ortak tutum alırken, Rusya Devlet Başkanı Putin ticaret gemilerine el konulması halinde dünyanın herhangi bir yerinde aynıyla karşılık vereceklerini kaydetti.

Rusya ile Afrika ülkeleri, Moskova’da sona eren Rusya-Afrika Zirvesi’nin sonuç bildirgesinde, Afrika kıtası bayraklı olanlar dahil sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına karşı ortak tavır aldı.

Zirve belgesinde taraflar, seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin bütün şartları karşılayan sivil gemilere yönelik bu tür adımların uluslararası hukuka ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi kurallarına aykırı olduğu durumlarda ortak bir duruş sergileyeceklerini kaydetti.

Belgede, “1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi dahil olmak üzere uluslararası hukuk normlarına uymayan durumlarda, Afrika Kıtası devletlerinin bayraklarını taşıyan ve seyrüsefer güvenliği ile deniz çevresinin korunmasına ilişkin tüm gereklilikleri karşılayanlar da dahil olmak üzere, sivil gemilerin haksız yere alıkonulmasına, ele geçirilmesine veya tutuklanmasına tutarlı bir şekilde karşı çıkılacaktır” hükmü yer aldı.

Taraflar ayrıca, ticari seferler yürüten gemileri hedef alan bu tür eylemlerin deniz ticaretini bir “ekonomik ve siyasi baskı aracı” haline getirdiğinin altını çizme konusunda mutabakata vardı.

Batılı ülkeler son dönemde Rusya ile bağlantılı tankerlerin alıkonulduğuna ilişkin çok sayıda adım attı.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, haziran ayında uluslararası yaptırımlar altında olan Tagor adlı tankerin alıkonulduğunu duyurdu.

Fransa mart ayında da Akdeniz’de Rusya’dan yola çıkan Mozambik bayraklı Deyna tankerini durdurdu.

Fransız makamları, söz konusu tankerin Rusya’nın gölge filosuna ait olduğunu değerlendiriyor.

ABD ise yılın başında Rus bayraklı Marinera tankerini yaptırımları ihlal ettiği gerekçesiyle alıkoydu.

Rusya Ulaştırma Bakanlığı, Marinera vakasına ilişkin değerlendirmesinde Amerikan güçlerinin karasuları dışındaki tankere yönelik adımlarının uluslararası hukuku çiğnediğini vurguladı.

Putin ticari gemilere müdahalelere aynıyla karşılık verileceğini açıkladı

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, ağustos ayında Yujno-Sahalinsk’te Pasifik Filosu komutanlığıyla gerçekleştirdiği toplantıda, Batılı ülkelerin Rus ticaret gemilerini ele geçirmesi halinde aynıyla karşılık vereceklerini söyledi.

Bazı ülkelerin uluslararası hukuku çiğneyerek Rus gemilerinin hareketini kısıtlamaya çalıştığını belirten Putin, bu ülkelerin “son dönemde gemilerimizi ele geçirme ve bizden yağmalanan malları satma fikrini geliştirdiklerini” ifade etti.

Putin toplantıda, “Eğer bu durum uygulamaya geçerse, aynıyla karşılık vermek zorunda kalacağız. Üstelik bu yanıtı gemilerimize baskınların planlandığı sularda vermek zorunda da değiliz. Kendi uygun ve gerekli gördüğümüz yerde, herhangi bir noktada veririz” dedi.

Rusya Devlet Başkanı daha önce tankerlerin ele geçirilmesine karşı “korsanlarla mücadele eder gibi” hareket edilmesini teklif etmişti.

Putin konuya ilişkin yaklaşımını, “Deniz hukuku çerçevesinde, dikkatli ancak kararlı” hareket etmek gerektiği sözleriyle özetledi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English