Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya’daki akaryakıt krizi lojistik sektörünü vurdu

Yayınlanma

Rusya genelinde etkili olan akaryakıt krizi, karayolu yük taşımacılığı sektöründe ciddi aksamalara yol açıyor. Sektör temsilcileri, istasyonlardaki kota uygulamaları ve uzun kuyruklar nedeniyle teslimat sürelerinin uzadığını, artan maliyetlerin ise navlun fiyatlarına yansıtılmaya başlandığını bildiriyor.

Rusya’nın neredeyse tüm bölgelerini etkisi altına alan akaryakıt krizi, karayolu yük taşımacılığı sektörünü doğrudan etkilemeye başladı.

Sektör temsilcilerinin Rusya’da yayımlanan Kommersant gazetesine aktardığı bilgilere göre, lojistik süreçlerinde ciddi aksamalar ve maliyet artışları gözleniyor.

VIG Trans kurucusu Igor Rebelskiy, Sibirya başta olmak üzere Rusya’nın güney kesimlerinde ve sınır bölgelerinde akaryakıt alımlarına kısıtlamalar getirildiğini, tedarik süreçlerinde yaşanan kesintilerin sefer planlamasını zorlaştırdığını belirtti.

Lojistik şirketi Optimalog’un yöneticisi Georgiy Vlastopulo ise istasyonlardaki bekleme sürelerinin bazen günleri bulduğunu, bu sebeple Çin hattında çalışan tırların günlük katettiği mesafenin 600 ila 700 kilometreden 500 kilometreye gerilediğini aktardı.

Lojistik şirketlerinin maliyetleri artıyor

Krizle birlikte akaryakıt şirketlerinin taşımacılara yönelik indirim ve bonus programlarını askıya aldığı veya iptal ettiği bildiriliyor.

Bayt Tranzit Genel Müdürü Aleksey Şpikel, daha önce istasyonlarda yüzde 16 seviyesine ulaşan indirim oranlarının günümüzde yüzde 3,5 seviyesine kadar gerilediğini ifade etti.

Hızlı teslimat şirketi PEK’in Genel Müdür Yardımcısı Vadim Filatov da küçük ölçekli taşımacılara bireysel tüketici statüsünde yakıt verildiğini ve araç başına 60 litreden fazla yakıt satışı yapılmadığını kaydetti.

Bu durumun tırların yakıt ikmali sıklığını 1,5 ila 3 kat artırdığına işaret eden Filatov, nakliyecilerin yüksek maliyetler, uzayan rotalar ve istasyon kuyruklarında yaşanan zaman kayıplarıyla karşı karşıya kaldığını belirtti. Yaşanan bu gelişmeler neticesinde taşımacılık şirketleri navlun fiyatlarını yüzde 10 dolayında yükseltmeye başladı.

Fiyat artışları sevkiyatları yavaşlatıyor

Optimalog yöneticisi Vlastopulo, son bir buçuk haftada Çin’den yapılan karayolu taşımacılığında araç başına sefer maliyetinin ortalama 700 dolar arttığını dile getirdi.

AKFA Ticari Direktörü Aleksey Çernışev ise Mançurya ile Moskova hattındaki tır nakliye ücretlerinin bir haftada 50 ila 70 bin ruble yükseldiğini belirterek, fiyatların 200 bin ruble daha artmasının beklendiğini vurguladı.

Çernışev, navlun fiyatlarındaki daha keskin yükselişlerin, büyük taşımacıların akaryakıt şirketleriyle olan mevcut sözleşmeleri, Rusya’nın Asya coğrafyasındaki nispeten istikrarlı dizel arzı ve müşterilerin yeni fiyatlarla sevkiyat onaylamaktan kaçınması sebebiyle şimdilik sınırlandığını ifade etti.

Lojistik şirketi Pontis Expedition Genel Müdürü Andrey Zelinskiy, akaryakıt istasyonlarındaki belirsizlik sebebiyle pek çok araç sahibinin sipariş kabul etmediğini ve yurt içinde yük taşıyacak araç bulmakta zorluk yaşandığını belirtti.

NC Logistic yetkilileri de benzer şekilde küçük ölçekli taşımacıların beklemeye geçerek uzun mesafe seferlerini reddettiğini, sipariş kabul edenlerin ise fiyatları fahiş düzeyde yükselttiğini doğruladı.

Rusya Merkez Bankası temmuzda büyüme tahminini düşürebilir

Alternatif taşıma yöntemleri yetersiz kalıyor

Transsertiko Genel Müdürü Aleksandr Sobolev, mevcut tablonun önümüzdeki haftalarda da sürmesi halinde tüm taşımacıların fiyat artışına gitmek zorunda kalacağı uyarısında bulundu.

Çoğu nakliyecinin halihazırda karlılık sınırında çalıştığını hatırlatan Sobolev, rotaların optimize edilmesi ve yakıt stokları oluşturulmasının ciddi ve uzun vadeli yatırımlar gerektirdiğini kaydetti.

AKFA yöneticisi Çernışev, uluslararası taşımacılıkta boş konteyner eksikliği ve yükselen lojistik maliyetleri nedeniyle yüklerin demiryoluna kaydırılmasının da kolay olmadığını savundu.

Gümrük ve lojistik holdingi KBT’nin Başkanı Yuliya Şlenskaya da taşımacıların yönelebileceği başka bir alternatif bulunmadığını doğrulayarak, “Elektrikli scooterlar ve yaya kuryeler, işte tüm alternatifimiz bu” ifadesini kullandı.

Rusya

Moskova’dan Londra açıklaması: Büyükelçi Kelin’in görevi sona erdi

Yayınlanma

Rusya’nın Londra Büyükelçisi Andrey Kelin’in diplomatik görevinin planlı şekilde sona erdiği açıklandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova, yeni büyükelçinin uygun zamanda duyurulacağını açıkladı.

Rusya’nın Londra Büyükelçisi Andrey Kelin’in İngiltere’deki diplomatik misyonunu planlı şekilde tamamladığı bildirildi. Gelişmeyi Rusya Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Mariya Zaharova basın toplantısında duyurdu.

Zaharova, “Andrey Vladimiroviç Kelin, büyükelçilik görevindeki süresini planlı biçimde tamamladı” dedi.

Kelin’in yerine atanacak yeni büyükelçinin adının uygun zamanda kamuoyuna açıklanacağını belirten Zaharova, “Büyükelçi atama süreci Rusya Federasyonu Devlet Başkanı’nın yetkisindedir. Bu süreç bir anda gerçekleşmez; belirlenen usullere uygun olarak olağan akışında ilerler” ifadelerini kullandı.

Sözcü Zaharova, Kelin’in görevinin sona ermesinin “siyasallaştırılmaması” çağrısında bulundu. Kelin’in “son derece zorlu bir dönemde” görev yaptığını belirten Zaharova, büyükelçinin görev süresine koronavirüs salgını ile Londra’nın “Rusya karşıtı kampanyasını” yoğunlaştırdığı sürecin denk geldiğini savundu.

Bakanlık Sözcüsü, “Kelin, ülkemizin çıkarlarını koruma ve aynı zamanda diyalog kanallarını sürdürme konusunda önemli bir çalışma yürüttü. Üstelik bu durum, İngiliz tarafının ikili ilişkileri tamamen tasfiye etme çabalarına rağmen gerçekleşti” değerlendirmesini yaptı.

Kelin 2019’dan bu yana görevdeydi

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Andrey Kelin’i Londra Büyükelçisi olarak Kasım 2019’da atamıştı. Kelin, bu makamda sekiz yıl boyunca görev yapan Aleksandr Yakovenko’nun yerine geçmişti. Kelin, Temmuz ayında yaptığı bir açıklamada misyonunu “yakın zamanda” noktalayacağını duyurmuştu.

Kelin, büyükelçilik görevine getirilmeden önce Rusya Dışişleri Bakanlığı Pan-Avrupa İşbirliği Dairesi Başkanlığı görevini yürüttü; 2011-2015 yılları arasında ise Rusya’nın Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) Daimi Temsilcisi olarak görev yaptı. Diplomatik kariyerine 1979 yılında başlayan Kelin, kıdemli bir diplomat olarak tanınıyor.

Andrey Kelin, 2020 yılında RBK’ya verdiği mülakatta Moskova ile Londra arasındaki siyasi ilişkilerin “donma noktasında veya buna çok yakın” olduğunu ifade etmişti. Kelin bununla birlikte, yaşanan siyasi krize rağmen iki ülke arasındaki ekonomik, bilimsel ve kültürel bağların korunduğunu dile getirmişti.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya’da Duma seçimlerine beş kala: Neler biliyoruz?

Yayınlanma

Rusya’da halk, parlamentonun alt kanadı Devlet Duması’nın yeni üyelerini belirlemek üzere 18-20 Eylül 2026 tarihlerinde sandık başına gidiyor. Seçimlerde 450 sandalye için yarışacak siyasi partiler ve adaylar netleşirken, yapay zeka yasakları ve yeni elektronik oylama sistemleri de devreye giriyor.

Rusya Federasyonu Federal Meclisi Devlet Duması, Rusya parlamentosunun iki kanadından birini oluşturuyor. Diğer kanat olan Federasyon Konseyi ile birlikte çalışan Duma, yasalarda böyle bir ayrım bulunmamasına rağmen gündelik dilde geleneksel olarak parlamentonun alt kanadı olarak adlandırılıyor.

Devlet Başkanı Vladimir Putin’in 16 Haziran’da imzaladığı kararname uyarınca, Devlet Duması milletvekili olağan seçimleri 20 Eylül 2026 tarihinde yapılacak. Rusya Merkez Seçim Kurulu (MSK) ise 17 Haziran’da aldığı kararla oy verme işleminin 18 ile 20 Eylül tarihleri arasında üç gün sürmesini onayladı. Bu durum, vatandaşların bu üç günden birinde oy kullanabileceği, ancak resmi seçim gününün 20 Eylül olarak kabul edileceği anlamına geliyor. Bu gün, Ortak Seçim Günü (EDG) olarak adlandırılıyor.

Milletvekili seçimlerine ilişkin mevzuat, Rusya Anayasası’na dayanıyor ve seçim haklarının temel güvenceleri ile milletvekili seçimlerine dair yasalardan oluşuyor.

Devlet Duması seçimlerini kim ilan ediyor?

Devlet Duması seçimleri, Devlet Başkanı’nın kararnamesiyle ilan ediliyor ve belgenin imzalandığı andan itibaren seçim kampanyası resmi olarak başlıyor. Mevzuat, oy verme gününün belirlenmesi için kesin süreler öngörüyor: Kararın, seçim tarihinden 90 ila 110 gün önceki dönemde alınması gerekiyor. Devlet Başkanı’nın kararnameyi belirlenen sürede yayımlamaması halinde, seçimi ilan etme yetkisi Merkez Seçim Kuruluna geçiyor. Her halükarda oy verme tarihi, bir önceki dönemin görev süresinin sona erdiği ayın üçüncü pazar gününe denk geliyor.

Parlamentonun alt kanadının mevcut döneminin yetkileri, yeni dönemin çalışmalarına başladığı andan itibaren sona eriyor.

Duma milletvekilleri ne sıklıkla seçiliyor?

Duma’nın bileşimi her beş yılda bir seçiliyor. Parlamentonun bu kanadının görev süresi 2008 yılına kadar dört yıl iken, 2008’de Anayasa’da yapılan değişiklikle bu süre beş yıla çıkarıldı. Duma, ilk kez 2011 yılında beş yıllık bir süre için seçildi. Mevcut 8’inci dönem Devlet Duması 2021 yılında seçilmişti. Buna bağlı olarak, Eylül 2026’da 9’uncu dönem Devlet Duması seçilecek.

Anayasa, Devlet Duması’nın feshedilebileceği (ancak zorunlu olmayan) ve yeni seçimlerin ilan edilebileceği bir dizi durum öngörüyor. Bunlar arasında, hükümet başkanı adaylarının üç kez reddedilmesi, başbakan yardımcıları ve federal bakan adaylarının üç kez reddedilmesi (bu durumda hükümet üyelerinin üçte birinin makamının boş kalması şartıyla) ve üç ay içinde hükümete iki kez güvensizlik oyu verilmesi yer alıyor. Duma’nın feshedilmesi durumunda Devlet Başkanı yeni bir seçim tarihi belirliyor.

Uygulamada, Devlet Duması’nın ilk kez seçildiği 1993 yılından bu yana Anayasa’nın fesihle ilgili hükümleri hiç işletilmedi.

Devlet Duması’nın son seçimleri ne zamandı?

Sekizinci dönem Devlet Duması, çalışmalarını 27 Temmuz 2026’da tamamladı. Bu meclis, 2021 seçimlerinin sonuçlarına göre oluşturulmuştu. Oy verme işlemi 17-19 Eylül tarihleri arasında üç gün boyunca sürmüştü. Bir önceki döneme kıyasla parlamentoda temsil edilen parti sayısı dörtten beşe çıkmıştı: Birleşik Rusya, Rusya Federasyonu Komünist Partisi (KPRF), Rusya Liberal Demokrat Partisi (LDPR) ve Adil Rusya partilerinin yanı sıra, seçimlerden yaklaşık bir buçuk yıl önce kurulan Yeni İnsanlar partisi de parlamentonun alt kanadına girmişti. Anayasal çoğunluğu 324 sandalye kazanan Birleşik Rusya korumuştu. KPRF 57, Adil Rusya 27, LDPR 21 ve Yeni İnsanlar 13 sandalye elde etmişti. Bütün bu siyasi güçler kendi gruplarını kurmuştu. Bunun dışında parlamentoya beş bağımsız aday ve diğer partilerden üç temsilci girmiş, bunların çoğu daha sonra parti gruplarına katılmıştı.

Devlet Duması seçimleri nasıl işliyor?

Devlet Duması’nda 450 milletvekili bulunuyor. Dönem içinde milletvekillerinin başka görevlere geçmesi, vefat etmesi, yetkilerinin erken sonlandırılması gibi nedenlerle bu sayı azalabiliyor. Milletvekilinin seçilme şekline bağlı olarak, yetkisi başka bir kişiye devredilebiliyor veya ara seçim kararı alınabiliyor.

Duma milletvekilleri karma nispi-çoğunluk sistemiyle seçiliyor: 225 milletvekili parti listelerinden, 225 milletvekili ise tek isimli dar bölge seçim çevrelerinden seçiliyor.

Her partinin federal listesi, genel federal bölüm ile bir veya birkaç bölgeyi kapsayan bölgesel gruplardan oluşuyor. Listenin tamamı 200 ila 400 aday içermek zorunda.

Listenin genel federal bölümüne en fazla 15 kişi girebiliyor. Partiler, seçmenlerden en yüksek oyu alabilmek için genellikle liderlerini ve en tanınmış, en çok bilinen partilileri bu bölüme dahil ediyor. Seçimler yapıldıktan sonra, listede yer alan adaylar kazandıkları vekilliklerden feragat edip bunları partinin diğer üyelerine devredebiliyor (“lokomotif” taktiği). Uygulamada genel federal bölüm, (örneğin bu eylül seçimlerinde Yeni İnsanlar partisinin listesinde olduğu gibi) üç adaydan da oluşabiliyor veya (örneğin KPRF’de olduğu gibi) azami sınırda da tutulabiliyor.

Bölgesel bölümün, Rusya’nın bütün bölgelerini kapsayan en az 35 gruptan oluşması gerekiyor.

Genel olarak listenin genel federal bölümü ve bölgesel gruplardaki ilk sıralar neredeyse kesin seçilme garantisi taşıdığından, partiler en değerli adaylarını bu pozisyonlara yerleştirmeye çalışıyor.

Milletvekillerinin diğer yarısı tek isimli dar bölge seçim çevrelerinden seçiliyor; bunların sayısı 225. Ülkenin bütün toprakları bu çevrelere bölünmüş durumda. Her seçim çevresinden bir milletvekili seçiliyor. Bölgelerin seçim çevrelerine nasıl bölüneceği, nüfuslarına ve dolayısıyla seçmen sayılarına bağlı. 2025 yılının ilkbaharında seçim çevrelerinin yeni sınırları onaylandı. Bölgelerin nüfuslarındaki değişim ve Donetsk Halk Cumhuriyeti (DHC), Lugansk Halk Cumhuriyeti (LHC), Herson ve Zaporojye bölgelerinin Rusya’ya katılmasına dair yasaların imzalanması nedeniyle böyle bir önleme ihtiyaç duyuldu.

Sonuç olarak, Moskova ve Moskova bölgesi gibi bazı bölgeler ek bir seçim çevresi kazanırken, bazıları seçim çevrelerinden birini kaybetti. Ayrıca, Duma seçimlerine ilk kez katılacak olan dört yeni bölge de seçim çevrelerine ayrıldı. Bir kişi hem listede yer alıp hem de aynı anda tek isimli dar bölge seçim çevresinden aday olabiliyor.

Seçimlerde seçmene iki oy pusulası veriliyor: Birinde parti listeleri yer alıyor ve seçmen listenin bütününe oy veriyor; diğerinde ise kendi tek isimli dar bölge seçim çevresindeki adaylar bulunuyor ve bunlardan birine oy vermesi gerekiyor. Partilerin amblemlerinin pusulada hangi sırayla yer alacağı MSK tarafından kura ile belirleniyor. Seçim çevresinden vekillik için yarışan adaylar ise pusulada alfabetik sıraya göre diziliyor.

Bir partinin Devlet Duması’na girebilmesi için, seçime katılan seçmenlerin en az yüzde 5’inin oyunu alması gerekiyor.

Devlet Duması’nda sandalyeler nasıl dağıtılıyor?

Tek isimli dar bölge seçim çevrelerinde milletvekilleri basit çoğunlukla seçiliyor; en çok oyu alan aday Devlet Duması’na giriyor.

Geriye kalan 225 sandalyenin dağıtımı, listelere verilen oyların sayılmasının ardından orantılı olarak yapılıyor. Bunun için, yüzde 5 barajını aşan bütün partilerin listelerine verilen toplam oy sayısı 225’e bölünüyor. Çıkan sonuç kotayı, yani bir sandalye elde etmek için gereken oy sayısını ifade ediyor. Ardından, her bir partiye verilen oy sayısı bu kotaya bölünüyor. Böylece, bir partinin listesi ne kadar çok oy alırsa, dar bölgeden kazandığı vekilliklere ek olarak o kadar çok sandalye elde ediyor. Her bir sandalye bir milletvekilliği anlamına geliyor.

Seçimlere hangi partiler katılabiliyor?

Bu yıl Adalet Bakanlığı 20 siyasi partiyi tescil etti; bunlardan 17’si Devlet Duması seçimlerine katılma hakkına sahip: 11’i aday göstermek için imza toplama zorunluluğu olmaksızın, altısı ise zorunlu imza toplama şartıyla katılabiliyor.

Bir partinin yasal olarak tam kapsamlı faaliyete başlayabilmesi için tescil edilmesi zorunlu bir aşama. Tescil sırasında parti, Tüzel Kişiler Tekil Devlet Siciline (EGRYUL) kaydediliyor. Ancak bu durum partiye otomatik olarak Devlet Duması seçimlerine katılma hakkı vermiyor. Bu imkana sahip olabilmek için partilerin Duma’da veya bölge parlamentolarında milletvekillerinin bulunması, bir önceki Duma seçimlerinde en az yüzde 3 oy almış olması veya adaylığını desteklemek üzere en az 200 bin imza toplaması (her bölgeden en fazla 7 bin olmak şartıyla) gerekiyor.

İmza toplamadan seçimlere katılma hakkı kazanan partiler ve gerekçeleri şöyle:

  • Birleşik Rusya (Duma’da milletvekili var)
  • KPRF (Duma’da milletvekili var)
  • LDPR (Duma’da milletvekili var)
  • Adil Rusya (Duma’da milletvekili var)
  • Yeni İnsanlar (Duma’da milletvekili var)
  • Emekliler Partisi (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Yeşiller (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Rodina (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Rusya Komünistleri (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Yabloko (Bölge parlamentosunda milletvekili var)
  • Doğrudan Demokrasi Partisi (Bölge parlamentosunda milletvekili var)

İmza toplaması gereken altı partiden hiçbiri, aday listelerinin onaylanması için gerekli belgeleri süresi içinde MSK’ya teslim etmedi. Bu partiler şunlar: Rusya Demokratik Partisi, Rusya Federasyonu Kazak Partisi, Rusya’nın Yeniden Doğuşu Partisi, İlerleme Partisi, Adalet İçin Parti ve Rusya Özgürlük ve Adalet Partisi.

Seçimlere katılma hakkı bulunmayan geriye kalan üç partiden Yeşil Alternatif, resmi olarak tasfiye kararı aldı ve fiilen ekoloji gündemine sahip diğer parti olan Yeşiller’e katılacak. Sivil Platform partisinin faaliyetleri Yüksek Mahkeme kararıyla askıya alındı. Sosyal Güvenlik Partisi hakkında ise mahkeme, haziran ayında Adalet Bakanlığının tasfiye talepli idari davasını kabul etti.

Aday gösterme süreci nasıl işliyor?

21 yaşını doldurmuş ve ülkede sürekli ikamet eden her Rusya vatandaşı Devlet Duması milletvekili adayı olabiliyor. Mahkeme tarafından fiil ehliyeti kısıtlanmış olanlar, cezaevinde cezasını çekenler, başka bir devletin vatandaşlığına veya oturum iznine sahip olanlar ve belirli suçlardan hüküm giymiş kişiler bu haktan mahrum bırakılıyor.

Bir aday hem bir partiden aday gösterilebiliyor hem de bağımsız olarak (ancak bu durumda yalnızca tek isimli dar bölge seçim çevresinden) seçime girebiliyor.

Resmi seçim kampanyası başlamadan önce partiler kimi aday göstereceklerine karar veriyor. Partilerin listelerinin bileşimi ve tek isimli dar bölge seçim çevrelerindeki adaylar hakkında resmi karar aldıkları aday gösterme aşaması, haziran ve temmuz aylarındaki kongrelerde gerçekleştirildi. Adaylara yönelik oylamalar gizli yapıldı. MSK’nın onayladığı takvime göre, aday gösterme işlemi 11 Temmuz dahil olmak üzere bu tarihe kadar mümkündü.

Birleşik Rusya, yaklaşan seçimler için 600’den fazla kişiyi aday gösterdi. Listenin genel federal bölümüne beş kişi girdi: Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov, Moskova Belediye Başkanı Sergey Sobyanin, Devlet Başkanı Çocuk Hakları Komiseri Mariya Lvova-Belova, savaş muhabiri Yevgeniy Poddubnıy ve Yunarmiya ana karargah başkanı Vladislav Golovin.

KPRF’nin listesinin başında parti başkanı Gennadiy Zyuganov bulunuyor. Onun dışında ilk beşte, milletvekilleri ve Komünist Parti Merkez Komitesi Başkanlık Divanı üyeleri Yuriy Afonin, Dmitriy Novikov ve İvan Melnikov ile Hakasya Başkanı Valentin Konovalov yer alıyor.

LDPR’nin ilk beşi şu isimlerden oluşuyor: Başkan Leonid Slutskiy, gönüllü tugay komutanı Aleksey Vereşçagin, Devlet Duması Gençlik Parlamentosu eski başkanı Mariya Voropayeva, milletvekili Andrey Lugovoy ve ABD’de yasa dışı silah ticareti suçlamasıyla hapis yatmış olan iş insanı Viktor But.

Adil Rusya, listenin genel federal bölümüne dört kişiyi dahil etti: Parti lideri Sergey Mironov, Devlet Duması Başkan Yardımcısı Aleksandr Babakov, milletvekili ve televizyon sunucusu Marina Kim ile askeri operasyon katılımcısı Oleg Çernışev.

Yeni İnsanlar partisinin federal listesinde üç isim bulunuyor: Parti başkanı Aleksey Neçayev, Duma Başkan Yardımcısı Vladislav Davankov ve milletvekili Sardana Avksentyeva.

Yabloko partisinin seçime kabulü ve ihracı

Merkez Seçim Kurulu, 29 Temmuz’da Yabloko partisinin federal listesini tescil etti. Listenin başında Çelyabinsk teşkilatı başkanı Yaroslav Şçerbakov yer aldı. İlk yedide ayrıca St. Petersburg yasama meclisi milletvekili Dmitriy Anisimov ve Moskova Yabloko başkanı Kirill Gonçarov da bulunuyordu.

Parti, Devlet Duması seçimlerine “Barış ve özgürlük için! Korkusuz bir yaşam için!” sloganıyla giriyordu. Programın ana maddeleri ateşkes ve barışın sağlanmasıydı.

MSK, 5 Ağustos’ta yapılan kuranın ardından tescilli partilerin oy pusulasındaki yerleşim sırasını onayladı. Yabloko’ya burada ikinci sıra düştü.

7 Ağustos’ta Rodina partisi, Yabloko’nun tescilinin iptali için Yüksek Mahkemeye dava açtı. Rodina Başkanı, Devlet Duması milletvekili ve LDPR grubu üyesi Aleksey Juravlev, davada rakiplerin yarış dışı bırakılması için üç potansiyel gerekçe bulunduğunu savundu: Kampanyanın sosyal ağlarda finanse edilmesi, görsellerde telif hakkı ihlali ve partinin barış ile askeri eylemlerin durdurulması yönündeki seçim öncesi çağrılarında aşırılıkçılık.

Yüksek Mahkeme, 10 Ağustos’ta Yabloko’nun Devlet Duması seçimlerindeki tescilini iptal etti. Parti karara itiraz etti, ancak Yüksek Mahkeme Temyiz Kurulu 17 Ağustos’ta şikayeti reddetti.

Haziran ayında eski Devlet Duması milletvekili Boris Nadejdin, Mıtişçi tek isimli dar bölge seçim çevresinden Devlet Duması’na aday olma niyetini açıkladı. Adalet Bakanlığı, 10 Temmuz’da kendisini yabancı ajanlar siciline dahil etti. 2024 yılında seçim mevzuatında yapılan değişiklikler, yabancı ajan olarak kabul edilen kişilerin hiçbir düzeydeki seçime katılmasını yasaklıyor. Bir hafta sonra Dolgoprudnıy Şehir Mahkemesi, Nadejdin’i aşırılıkçı semboller sergilemekten suçlu bularak kendisine bin ruble para cezası verdi.

Adayların tesciline veya tescilin reddine ilişkin nihai karar 16 Ağustos’a kadar verilecek. Oy pusulaları için kesin listeler ancak bundan sonra oluşturulacak.

Buna ilişkin bilgiler MSK, bölgesel seçim kurulları ve partilerin kendileri tarafından yayımlanacak.

Partiler seçimlere hangi sloganlarla giriyor?

Birleşik Rusya, “halk programı” olarak adlandırdığı programa dayanıyor ve “ulusal kalkınma ajandasının uygulanmasına yönelik çalışmaları sürdürmek” amacıyla seçimlere giriyor.

LDPR programının temel hedefleri olarak çok çocuklu ebeveynler için vergi yükünün azaltılması, emekli maaşları ve sosyal yardımların her yıl en az yüzde 20 oranında endekslenmesi, öğrenci burslarının asgari ücret seviyesine çıkarılması ve genç uzmanlar, kamu çalışanları ile barınma koşullarını iyileştirmeye ihtiyaç duyan aileler için yüzde 3 faizli “Halk İpoteği” programının başlatılmasını belirledi.

Doğrudan Demokrasi Partisi insan onuru, adil toplum, güçlü devlet ve açık dünya hakkında 12 tez öne sürdü.

Yeşiller’in programı; kamusal ekolojik denetim, enerji fiyatlarının devlet tarafından düzenlenmesi, erişilebilir konut, adil vergi politikası, modern teknolojiler kullanılarak herkes için erişilebilir sağlık hizmeti, Rus tarımının desteklenmesi ve gıda kalitesinin sıkı denetimini içeren yedi adımdan oluşuyor.

Adil Rusya kendine on hedef belirledi: “Savunucuları korumak”, “Rusya’nın kültürünü gelecek nesillere aktarmak”, “Fiyat artışlarını durdurmak”, “Maaşları artırmak, emekliliği onurlu hale getirmek”, “Rus ailelerini korumak”, “Erişilebilir konut, konut ve fatura tarifelerini dondurmak”, “Ücretsiz ve erişilebilir sağlık hizmetini halka geri vermek”, “Kaliteli ve ücretsiz modern eğitim”, “Göçü sıkı kontrol altına almak”, “Vatandaşların dijital haklarını garanti altına almak”.

Rodina partisinin programında devlet kurucu halkın önceliği, göçün sıkı kontrolü, ekonomik egemenlik, çalışanların yoksulluğunun ortadan kaldırılması, aile ve çok çocukluluk kültü ile Transdinyester’in Rusya ile yeniden birleşmesi üzerine 12 tez bulunuyor.

KPRF; “Fiyat, borç ve tarife artışlarına son”, “Halk için sağlık”, “Haraçsız eğitim”, “Ülkenin zenginliklerini halka geri vermek”, “Banka sistemini ülkenin hizmetine sunmak”, “Vergi yükünü zenginlere yüklemek”, “Temiz siyaset” gibi tezlerle ilerliyor. Zyuganov’un ifadelerine göre, partinin bütün programı sosyalizmin yeniden inşasını hedefliyor.

Emekliler Partisi, ilk üç tez olarak temel emeklilik geliri, ücretsiz kaliteli protez ve bir milletvekilinin Devlet Duması’nda bulunma süresinin tek dönemle sınırlandırılmasına yönelik yasal girişim sunan Normal Yaşam Programı ile seçimlere giriyor. Programın ana yönelimleri sağlık, emeklilik ve ekonomi, aileler, eğitim, gençlik politikası, iktidarın topluma karşı sorumluluğunun sağlanması, gazilerin ve hizmet eden kişilerin desteklenmesini kapsıyor.

Rusya Komünistleri, stratejik hedeflerini “insanlığın geleceği olarak komünizmin inşası” olarak görüyor. Bunun için ülkenin ulusötesi sermayenin etkisinden kurtarılmasının, ayrıca oligarkların ve “onlarla bütünleşmiş bürokrasinin” iktidardan uzaklaştırılmasının ardından “devrimci dönüşümler” gerçekleştirilmesi gerektiğini savunuyor.

Yeni İnsanlar “normal bir Rusya’ya” giden yolda 12 adım belirledi. Manifestoda bunlar şu şekilde ifade ediliyor: “Güven ve onur ülkenin ana sermayesidir”, “İnternetin düzenlenmesi geniş değil, akıllıca olmalı”, “Yapay Zeka mahkemesi – teknoloji hızında adalet”, “Kendi işini yapanlar, serbest çalışanlar, girişimciler; ekonomi sizsiniz”, “Güçlü bölgeler güçlü ülkedir”, “Konut lüks değil, bir başlangıçtır”, “Eğitim diploma değil, beceridir”, “Aile demografi değil, insandır”, “Sosyal destek hızlı ve aşağılamadan olmalı”, “Fiyatlar – tekeller yerine rekabet”, “İstikrarlı kurallar kalkınmanın temelidir”, “Yaşamak istenen bir Rusya”.

Kimler oy kullanabilir?

Birini seçme hakkına aktif seçim hakkı, seçilme hakkına ise pasif seçim hakkı deniyor. Mahkeme tarafından fiil ehliyeti kısıtlanmamış ve cezaevinde cezasını çekmeyen 18 yaşını doldurmuş bütün Rusya vatandaşları, Duma seçimlerinde aktif seçim haklarını kullanabiliyor.

Partinin federal listesi için bütün Rusya vatandaşları, tek isimli dar bölge seçim çevresindeki adaylar için ise o bölgenin sınırları içinde kayıtlı olanlar oy kullanabiliyor.

Kağıt pusula ve DEG ile oylama

2026 Devlet Duması seçimlerinde oylamaya katılmak için çeşitli yöntemler öngörülüyor. Bunlardan biri, seçim merkezine geleneksel ziyarettir. Bunun için kişinin kendi seçim merkezinin adresini (MSK’nın sitesi veya Gosuslugi (Rusya’nın e-devleti) portalındaki kişisel hesap üzerinden) önceden öğrenmesi ve çalışma saatleri içinde pasaportuyla oraya gitmesi gerekiyor. Seçim merkezleri genellikle 8:00 ile 20:00 saatleri arasında açık oluyor. Ayrıca, fiilen bulunulan yerdeki uygun herhangi bir merkezde oy kullanma imkanı da sunuluyor; ancak bu durumda Gosuslugi, Çok Fonksiyonlu Kamu Hizmet Merkezleri (MFC) veya seçim kurulu aracılığıyla önceden ilgili başvurunun yapılması gerekiyor.

Bunun yanı sıra, belirli durumlarda (örneğin hastalık veya hasta bir akrabanın bakımı gibi) evde oy kullanılabiliyor. Evde oy kullanma talebinin İlçe Seçim Kurulu (UİK) veya Gosuslugi üzerinden iletilmesi gerekiyor. Bu durumda, kurul görevlileri oy pusulaları ve oylama için gerekli bütün malzemelerle birlikte seçmenin evine gidiyor.

Ulaşılması zor yerlerde yaşayanlar için erken oylama organize edilecek; seçim kurulu üyeleri bu bölgelere giderek resmi oylama başlamadan önce oyları toplayacak. Yurt dışında bulunanlar için ise sınır ötesi seçim merkezleri kurulacak.

Uzaktan Elektronik Oylama (DEG) bu yıl 33 bölgede erişilebilir olacak. MSK Başkanı Ella Pamfilova’nın açıklamasına göre, “durumu tırmandırmamak” amacıyla Duma seçimlerinde DEG sistemine yalnızca daha önce uygulandığı bölgeler için onay verildi. Bu bölgeler arasında Moskova ve Moskova bölgesi bulunuyor. Ancak St. Petersburg ve Leningrad bölgesinde DEG uygulanmayacak.

Bununla birlikte, DEG’in varlığı geleneksel yöntemle oy kullanmaya yönelik bir kısıtlama anlamına gelmiyor. MSK Başkan Yardımcısı Nikolay Bulayev 13 Ağustos’ta yaptığı açıklamada, seçmenlerin kağıt pusula kullanarak oy verme hakkının federal mevzuatla güvence altına alındığını vurguladı. Bulayev, “Kendi seçim çevresi sınırları içinde seçmen, oy pusulasını kağıt formatında alabilir” dedi.

Moskova’da da (sadece ön başvuru ile pusula verilen 2024 Moskova Şehir Duması seçimlerinin aksine) herhangi bir ek işlem gerekmeksizin kağıt pusula ile oy kullanılabilecek. Moskova Şehir Seçim Kurulu Başkanı Olga Kirillova, “Hiçbir başvuruya, önceden hiçbir şey sunmaya gerek yok. Pusulaların yüzde 100 tirajla basılmasını öngördük” açıklamasını yaptı.

Seçim Komisyonu, seçimlerin hukuki detaylarını açıkladı

2026 Ortak Seçim Günü’nde (EDG), 20 bin 700 milletvekilliğinin doldurulmasının planlandığı “geniş çaplı” bir seçim kampanyası bekleniyor. Sekiz bölgede doğrudan valilik seçimleri yapılacak; ancak Merkez Seçim Kurulu (MSK) Başkanı Ella Pamfilova, siyasi parti temsilcileriyle yaptığı görüşmede haziran sonuna kadar bu sayının artabileceğini belirtti.

Pamfilova’nın açıklamalarına göre, Devlet Duması seçimleri 1 ile 21 Haziran arasında, bölgesel seçimler 11 ile 21 Haziran arasında, yerel yönetim seçimleri ise 21 Haziran ile 1 Temmuz arasında ilan edilecek. Pamfilova, seçmenlerden bu yönde bir “talep” olması nedeniyle oylamanın büyük ihtimalle (18-20 Eylül) üç günlük olacağını söyledi.

Neler yeni?

MSK Hukuk Dairesi Başkanı Oleg Lisitsin, adayları bekleyen yenilikleri anlattı. Örneğin yasada yapılan düzenlemeyle, seçim kampanyasında bir kişinin (ölmüş veya kurgusal kişiler dahil) görüntüsünün ve yapay zeka da dahil olmak üzere üretilmiş ses kopyasının kullanılamayacağı netleştirildi.

Oy pusulalarının teslim süreleri de bir gün kaydırıldı; daha önce cuma günü yapılan oylamalarda pusulalar çarşamba günü merkeze ulaştırılırken, şimdi son gün perşembe olarak belirlendi. Lisitsin bunu şu sözlerle açıkladı: “Kuşkusuz bu yenilik, her şeyden önce ülkemizin şu an içinde bulunduğu zor durumla bağlantılı. Görevlerinden biri de kurula koruma altında getirilen oy pusulalarının güvenliğini sağlamak olan içişleri organlarının, polisin üzerine düşen ağır yükü biliyorsunuz.”

Ayrıca bu yıldan itibaren mali raporların kağıt ortamında yayımlanması zorunluluğu kaldırıldı. MSK temsilcisi bunun basit bir açıklaması olduğunu belirtti: İnternet kullananların sayısı, herhangi bir gazetenin abone sayısından çok daha fazla.

Partilerin, imzaların Gosuslugi üzerinden nasıl toplanacağı ve federal seçimlerde böyle bir imkanın olup olmadığı yönünde de soruları oldu. MSK Başkan Yardımcısı Nikolay Bulayev, bu seçeneğin var olduğu 2020 yılından bu yana sadece üç kişinin bunu tam anlamıyla kullandığını ve bunların tamamının bağımsız aday olarak seçime giren görevdeki valiler olduğunu vurguladı.

Pamfilova, federal seçimlerde çevrimiçi imza toplama uygulamasının henüz devreye alınmadığını belirterek, “Neden olmadığını açıklayayım. Çünkü bütün bölgelerdeki milletvekillerinin (ilgili değişiklikleri) kabul etmesini bekliyoruz, deneyimi analiz edeceğiz ve ancak ondan sonra federal düzeyde uygulanması için yasa tasarısıyla harekete geçeceğiz” dedi.

Yeni yazılım

Gündemdeki bir diğer konu, partilerin, dar bölge adaylarının ve bağımsız adayların sunacakları belgeleri hazırlayabilecekleri özel bir yazılımın (yazılım donanımının) kullanıma sunulmasıydı. Ana sunumu dinleyen MSK üyesi Yevgeniy Kolyuşin, programın adayın girdiği hatalı veya kasıtlı olarak çarpıtılmış verileri tespit edip etmediğini sordu. Kolyuşin, örneğin bir kişinin Rus vatandaşlığı girmemesi durumunda yazılımın bu hatayı fark edip etmeyeceğini merak ettiğini belirtti. Bu sorunun ardından bir tartışma başladı.

Pamfilova bu sorunun arkasında gizli bir niyet sezdiğini ifade etti: “Bunu sorduğunuz için size minnettarım, ancak şu an Yevgeniy İvanoviç’in sorusunu değil, affedersiniz ama bu konuda bizi yıpratabilecekleri bir dizi senaryoyu anında gördüm.” Pamfilova, böyle bir mekanizmanın provokasyonlar için kullanılabileceğini belirterek şunları söyledi: “Kişinin örneğin Rus vatandaşlığı gibi tek bir vatandaşlığı var, ancak o kişi bazı amaçlar doğrultusunda ‘404’ ülkelerinden vatandaşlıklar girecek. Program da otomatik olarak bu seçeneği eleyecek. Sonra aynı kişi (başvurusunun reddedildiği gerekçesiyle) bize şikayette bulunacak. Düşünün meslektaşlar, partilere yardım etme çabalarımız yüzünden sonradan yüzümüze tokat yemeyelim.”

Kolyuşin ise ısrar etti: Meselenin provokasyon ihtimali değil, programın bu haneyi hatalı olarak işaretleyip işaretlemeyeceği olduğunu savundu. Pamfilova, “Sadece göstermeli, ama filtrelememeli. Çünkü bu, sonradan aleyhimize işleyecek saf bir provokasyon olabilir” yanıtını verdi.

Tartışmaya bir diğer MSK üyesi Yevgeniy Şevçenko da dahil oldu: “Yevgeniy İvanoviç, sizi Devlet Duması milletvekili seçimleri yasasına yönlendirmek istiyorum.” Komünist üye ise “Beni yasaya yönlendirmenize gerek yok!” diyerek karşılık verdi.

Şevçenko buna karşılık, “holiganlık” suçundan sabıkası olan bir adayın seçimlere katılmak için başvuru yaptığını, ancak ilgili haneye yanlışlıkla “sabotaj” maddesinin yazıldığı bir olayı anlattı. Bu nedenle belgelerin doldurulması ve sunulması sürecine tam bir sorumlulukla yaklaşılması gerektiğini özetledi.

Pamfilova, “Seçimleri itibarsızlaştırmak ve rayından çıkarmak için bizi seçimler sırasında nasıl vurabileceklerini hesaplıyoruz ve (öngörmeye çalışıyoruz). Ancak yasalara saygılı partilerimizin buna iştirak etmeyeceğini umuyoruz” dedi.

Pamfilova, yaptırımlar sonrasında teknik parçaların satın alınamaması nedeniyle MSK’nın 27 Mayıs’ta 2010 model eski Elektronik Oy Sayım Makinelerinin (KOİB) kullanımdan kaldırılmasına karar verdiğini hatırlattı. Bunun kurul için büyük bir “üzüntü” kaynağı olduğunu ve yaşananların MSK’nın hatasından kaynaklanmadığını bir kez daha yineledi. Sırada 2017 model KOİB’ler var; kurul bunların kullanılabilirliğini test etmeye karar verdi. Eğer çalışır durumdalarsa, MSK bunları yeniden kullanıma sokacak. Bu bağlamda Pamfilova, kampanyanın “mümkün olduğunca temiz, şeffaf ve meşru” geçmesi için gözlemci görevlendirme konusuna “çok ciddi yaklaşılmasını” rica etti, zira bunun bir “onur meselesi” olduğunu vurguladı.

MSK Başkanı ayrıca, Merkez Seçim Kurulunun (Moskova’daki TEG’ler gibi) kendi oy verme terminallerini geliştirmeyi ve önümüzdeki yıllarda bunları bütün Rusya’ya yaymayı planladığını duyurdu. Burada kastedilenin DEG (Uzaktan Elektronik Oylama) değil, seçim merkezlerinde kağıt pusula yerine terminal ekranındaki bir düğmeye basarak oy kullanma imkanı olduğu belirtildi. Pamfilova, 2025 Ortak Seçim Günü’nde Moskova’da bir deney yapıldığını; vali seçimlerinin olduğu bölgelerden gelen seçmenlerin Moskova’da TEG’ler aracılığıyla oy kullanabildiğini hatırlattı.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya, Arktik koridoru için 10 trilyon rublelik yatırım hedefliyor

Yayınlanma

Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi Rosatom’un Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Arktik projelerinde 2030-2035 dönemine kadar 200 bin kişilik istihdam ihtiyacı doğabileceğini açıkladı. Lihaçev, bölgeye çalışan çekmek için yalnızca yüksek maaşların değil, gelişmiş kentsel altyapı ve sosyal imkanların da zorunlu olduğunu belirtti.

Rusya Devlet Nükleer Enerji Şirketi (Rosatom) Genel Müdürü Aleksey Lihaçev, Rusya’nın Arktik bölgesindeki projeleri için 2030–2035 yıllarına kadar 200 bin kişilik personel ihtiyacı oluşabileceğini açıkladı.

Expert dergisine mülakat veren Lihaçev, insanları Arktik’e çekmek için dönüşümlü çalışma modelinin ve yüksek maaşların tek başına yeterli olmadığını; gelişmiş bir şehir ortamı, okullar, sağlık hizmetleri, spor tesisleri ve mesleki gelişim fırsatlarının sağlanması gerektiğini vurguladı.

Lihaçev, ünlü bir Rus şarkısına atıfta bulunarak, “İnsanlar bu topraklara sadece ‘sisin ve tayganın kokusu için’ gitmiyor. Gelecek için gidiyorlar. Dönüşümlü çalışma için insanları romantizm ve yüksek maaşla çekmek halen mümkün olabilir” ifadelerini kullandı.

Arktik’in kalkınmasının altyapı inşasıyla eş zamanlı yürütülmesi gerektiğine dikkat çeken Lihaçev; limanların, demir yollarının ve filonun eş güdümlü geliştirilmesinin ve uygun sezonda kargo taşımacılığının garanti altına alınmasının önemine işaret etti.

Transarktik Koridoru için 10 trilyon rublelik bütçe

Lihaçev, Transarktik Ulaşım Koridoru’nun (TUK) finansal ve ekonomik modeli hakkında da bilgi verdi.

Projeler için 2030 yılına kadar yaklaşık 5 trilyon rubleye, takip eden beş yılda ise bir 5 trilyon rubleye daha ihtiyaç duyulacağını belirten Rosatom Genel Müdürü; finansman kaynaklarının özel sektör ve devlet bütçesinin yanı sıra kredi fonları ile uluslararası yatırımlardan oluşması gerektiğini ifade etti.

Lihaçev, söz konusu kaynağın kullanımına ilişkin olarak, “Bu parayla ulaşım altyapısı genişletilecek, filo köklü biçimde yeniden donatılacak. Burada mesele yalnızca buz kırıcılar değil, bu enlemlerdeki görevleri yerine getirmek için gerekli olan buz sınıfı ticaret gemileridir. Ancak şunu anlamak önemli: Bu para ‘donmuş toprağa gömülen’ bir kaynak değildir. İş dünyası için farklı bir gelir seviyesi, bütçe için farklı bir gelir seviyesidir” dedi.

Transarktik Ulaşım Koridoru altyapısı için gereken yatırımların 5 trilyon rubleyi aşacağı, daha önce Rusya Uzak Doğu ve Arktik’i Geliştirme Bakanı Aleksey Çekunkov tarafından da dile getirilmişti.

Çekunkov, Rus Arktik bölgesindeki madencilik ve hammadde projelerine yapılacak toplam yatırım hacminin 30 trilyon rubleyi geçeceğini, altyapı harcamalarının ise kaba bir hesapla bu tutarın yaklaşık yüzde 15’ine karşılık gelebileceğini açıklamıştı.

Kuzey lojistiğine Çin ve Ortadoğu merkezli yatırımcıların da ilgi gösterebileceğini belirten Çekunkov, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in daha önce Çinli denizcilik şirketlerine Kuzey Deniz Rotası üzerinden taşınan kargo hacmini 2030’a kadar 20 milyon tona çıkarma hedefi koyduğunu hatırlattı.

Lavrov’dan NATO’ya Kuzey Kutbu uyarısı: Çatışma riski artıyor

Kuzey Deniz Rotası (KDR), Arktik denizleri üzerinden geçen ve ağırlıklı olarak Rus hammaddelerinin Asya pazarlarına ihraç edilmesinde kullanılan bir ulaşım koridoru niteliği taşıyor.

2018 yılının sonundan itibaren rotanın operatörlüğüne Rosatom getirildi. Devlet şirketi güzergahın kapsamlı geliştirme planını hazırlarken, bünyesindeki Atomflot ise rota üzerindeki buz kırıcı eskort hizmetlerinden, yeni nükleer buz kırıcıların inşasından, Arktik limanlarının sularındaki tarama faaliyetlerinden ve diğer alanların koordinasyonundan sorumlu.

Rosatom yönetimi, söz konusu rotayı başta Süveyş Kanalı olmak üzere geleneksel lojistik yollara transit bir alternatif haline getirme hedefini sıklıkla yineliyor.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, 2025 yılında hükümete ve Rosatom’a; Kuzey Deniz Rotası’nın yanı sıra Arktik limanlarına bağlanan demir yolu ve nehir hatlarını da kapsayan Transarktik Ulaşım Koridoru için kapsamlı bir kalkınma planı hazırlama talimatı vermişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English