Asya
Sınırdaki saldırılar Pakistan-İran enerji işbirliğine zarar veriyor

Analistler, İran’ın Pakistan sınırına yönelik saldırılar sebebiyle, Pakistan’ın İran’dan enerji ithal ederek “felç edici döviz krizini hafifletme girişiminin” tehlikede olabileceğini söylüyor.
İran’ın Pakistan sınırına yakın bir kasabası olan Saravan’da 21 Mayıs’ta “Ceyşu’l Adl” isimli örgütle çıkan çatışmada beş İranlı sınır muhafızı öldürüldü.
Olay, Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif ve İran Cumhurbaşkanı İbrahim Reisi’nin, Çin’in Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında yatırım çeken güney Pakistan’ın liman merkezi Gwadar’a İran elektriği sağlayacak 100 megavatlık bir iletim hattının açılışını yapmak üzere bir sınır köyünde bir araya gelmesinden günler sonra meydana geldi.
İran dışişleri bakanlığı, liderlerin on yıl içindeki ilk bire bir görüşmesinin ardından olayı “terör saldırısı” olarak nitelendirerek, “Tahran ile İslamabad arasındaki işbirliğine ve dostane ilişkilere zarar verme girişimi” olduğunu söyledi.
Nikkei Asia’ya konuşan Washington merkezli Orta Doğu Enstitüsü’nde İran Programı’nın kurucu direktörü Alex Vatanka, “Bu saldırı, İran ile Pakistan arasındaki olası enerji anlaşmaları için büyük bir bozgun olabilir. Güvensizlik ortamında ekonomik işbirliği yapamazsınız” dedi.
Sınır muhafızı olayından birkaç gün sonra başka bir aşırılık yanlısı grup Pakistan’ın kuzeybatısında, Afganistan sınırına yakın bir doğal gaz ve petrol üretim tesisine baskın düzenleyerek dört polis ve iki özel korumayı öldürdü.
Yerel para ve ulaşım faktörü
Ancak sınır muhafız saldırısı, Nisan ayında %36’lık rekor seviyeye ulaşan yükselen enflasyon ve azalan döviz rezervleriyle kesintiye uğrayan bir ekonomik krizle boğuşan İslamabad için özellikle kötü bir zamanda geldi.
Pakistan’ın foreks seviyeleri yaklaşık 4,3 milyar dolara düştü, bu sadece yaklaşık bir aylık ithalatı karşılamaya yetiyor ve ülke bu ay ödenmesi gereken 3,7 milyar dolarlık denizaşırı borçla karşı karşıya.
İslamabad, İran’la gelecekteki enerji anlaşmalarına güveniyor çünkü azalan ABD doları arzı yerine yerel para biriminde ödeme yapabiliyor, daha düşük maliyetlerin yanı sıra ulaşım kolaylığı da önemli bir faktör.
Nikkei Asia’ya konuşan, Varşova’daki Savaş Araştırmaları Akademisi’nden İran uzmanı Przemyslaw Lesinski, sınır muhafızları saldırısına atıfta bulunarak, “Bu tür olaylar durdurulmadan Pakistan ile İran arasındaki enerji işbirliği mümkün olmayacak” dedi.
Medyaya konuşma yetkisi olmadığı için isminin açıklanmasını istemeyen Pakistanlı bir hükümet yetkilisi, Nikkei Asia’ya İslamabad’ın İran’dan petrol ithalatını yerel para birimi cinsinden ödeyebilmek için resmileştirmek istediğini söyledi. Ancak ABD’nin İran’a yaptırımları nedeniyle, İslamabad Washington’la bir anlaşmaya varamadığı takdirde Tahran’la bu konuda resmi anlaşmayı geciktirebilir. Yetkili, “Pakistan’ın bu düzenlemenin devam etmesi için ABD’nin onayına ihtiyacı olacak” dedi.
Tahran sınır ötesi boru hattı için bastırıyor
Ayrıca, çok sayıda Pakistanlı hükümet yetkilisi Nikkei’ye, İslamabad ve Tahran’ın Pakistan’a günde 750 milyon fit küp İran doğal gazı veya ihtiyacının yaklaşık %20’sini sağlayabilecek bir sınır ötesi boru hattı projesini yeniden başlatmak için görüşmelerde bulunduğunu söyledi.
2.700 kilometrelik hattın inşaatı, İran’ın boru hattının bir kısmını sınırın kendi tarafında inşa etmesiyle on yıl önce başladı. Ancak proje, Pakistan tarafında ABD yaptırımlarından etkilenebileceği endişesiyle askıya alındı.
Tahran, Pakistan’a boru hattının bir kısmını gelecek yıla kadar kendi topraklarında inşa etmesini, aksi takdirde tahkim mahkemesinde milyarlarca dolarlık olası bir cezayla karşı karşıya kalacağını söyledi.
Yerel basında çıkan haberlere göre Pakistan, Washington’dan İran’dan gaz ithal ettiği için karşılaşabileceği tüm yaptırımlardan muafiyet istedi. Ancak henüz kamuoyuna açıklanmış bir karar yok.
Lesinski, “İran’la nükleer müzakereler duvara tosladığı için Pakistan’ın ABD’yi bir muafiyet sağlamaya ikna etmesi çok zor olacak” dedi.
Asya
Tokyo’dan Rusya açılımı

Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik G7 yaptırımlarını desteklemeyi sürdürürken, ulusal çıkarları doğrultusunda Moskova ile ikili ilişkileri korumanın gerekli olduğunu açıkladı.
Japonya federal hükümeti, Rusya’ya yönelik uygulanan uluslararası yaptırımlara bağlı kalırken, ulusal çıkarlarını korumak adına Moskova ile ikili ilişkileri sürdürmeyi hedefliyor.
Japonya Kabine Başsekreteri Minoru Kihara, düzenlediği basın toplantısında Tokyo’nun Rusya politikasındaki bu hassas dengeye dikkat çekti. Kihara, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“Rusya’ya yönelik adımlarımız bağlamında, yaptırımların uygulanması hususunda G7 dahil uluslararası toplumla işbirliği içindeyiz. Diğer yandan Rusya komşu bir ülkedir ve ikili ilişkilerin sürdürülmesi önem taşımaktadır. Ülkemizin ulusal çıkarlarına uygun olan esaslar çerçevesinde, dış politikamız doğrultusunda gereken adımları atmaya devam edeceğiz.”
Japonya, Rusya’nın Ukrayna’ya yönelik askeri operasyonunun başlamasının ardından uluslararası yaptırım kararlarına katılım sağlamıştı.
Moskova ise bu yaptırımlara, Tokyo’nun kısıtlamalarının “dostane olmayan niteliğini” gerekçe göstererek Güney Kuril Adaları’na ilişkin barış antlaşması müzakerelerini tek taraflı olarak sonlandırarak yanıt vermişti.
Görüşmelerin geleceğine dair Rusya cephesinden de ihtiyatlı açıklamalar geliyor. Kremlin Sözcüsü Dmitri Peskov, Nisan 2025’te yaptığı açıklamada, Tokyo’nun mevcut tutumu sebebiyle Japonya ile müzakerelerin yürütülmesinin ve bir barış antlaşması imzalanmasının şu aşamada pek olası görünmediğini ifade etmişti.
Şirket varlıklarını koruma çabası
Diplomatik ilişkilerdeki tıkanıklığa rağmen iki ülke arasında teknik düzeydeki temaslar sürüyor. Japon hükümet yetkilileri, Mayıs 2026’da gerçekleştirdikleri Rusya ziyareti kapsamında Rusya Ekonomik Kalkınma Bakanlığı ile Sanayi ve Ticaret Bakanlığı temsilcileriyle bir araya geldi.
Bu resmi ziyaretin amacının, Rusya’da faaliyet gösteren Japon şirketlerinin ticari varlıklarının korunması için Rus makamlarıyla koordinasyon sağlamak olduğu bildirildi.
Japonya’da yayımlanan Sankei Shimbun gazetesi, hükümet heyetinin Moskova’ya gerçekleştirdiği bu ziyaretin hazırlık aşamasında Japon kamuoyunda farklı tepkilere yol açtığını aktardı.
Yükselen eleştiriler üzerine Japonya Ekonomi Bakanlığı tarafından yayımlanan açıklamada, heyet gönderilmesinin Rusya’ya yönelik yaptırım politikasının esnetildiği anlamına gelmediği vurgulandı.
Bakanlık açıklamasında, “Ülkemiz, G7 ile koordinasyon halinde Rusya karşıtı yaptırımları uygulamaya devam etme kararlılığını sürdürmektedir; şu aşamada Rusya ile yeni bir işbirliği geliştirilmesi için uygun koşullar oluşmamıştır” denildi.
Asya
Rusya’daki yakıt krizi Orta Asya’yı da etkiliyor

Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları sonucu Rusya’nın petrol rafineri kapasitesinin önemli bölümünün devre dışı kalması, Orta Asya’da akaryakıt piyasalarını da etkilemeye başladı. Kırgızistan alternatif tedarik arayışına girerken, Özbekistan’da benzin fiyatları yükseldi, Kazakistan ise iç piyasada arz sıkıntısı yaşanmaması için sınır kontrollerini sıkılaştırdı.
Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırıları sonucu Rusya’nın petrol rafineri kapasitesinin dörtte birinden fazlasının devre dışı kalmasının yol açtığı yakıt sıkıntısı, Orta Asya piyasalarına da yansımaya başladı.
Benzinin yüzde 90’dan fazlasını Rusya’dan temin eden Kırgızistan’da, Rusya’nın neredeyse tüm bölgelerinde yürürlüğe giren yakıt satış kısıtlamalarının ardından arz sorunu yaşanıyor.
Kırgızistan Petrol Tüccarları Birliği Başkanı Kanatbek Eşatov, haziran ayı sonunda yaptığı açıklamada, Rusya’dan yapılan sevkiyatların sınırlandırılması ve mevsimsel talep artışı nedeniyle Ai-95 ve Ai-98 benzin türlerinde kıtlık oluştuğunu bildirdi.
Bunun ardından Bişkek yönetimi, istikrarlı yakıt tedarikinin sağlanmasına destek verilmesi amacıyla Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’a başvurdu.
Kırgızistan Enerji Bakanlığı bu girişimi duyururken, hükümetin akaryakıt fiyatlarını devlet denetimine alma sürecini de başlattığını açıkladı.
Rusya nisan ayından bu yana benzin ihracatına ambargo uyguluyor. Moskova’nın dizel ihracatını da yasaklaması ihtimali değerlendiriliyor.
Resmi olarak bu ambargo, Kırgızistan’ın da üyesi olduğu Avrasya Ekonomik Birliği ülkelerine ya da Özbekistan örneğinde olduğu gibi hükümetler arası anlaşmalar kapsamında yapılan sevkiyatları kapsamıyor. Ancak ülkedeki yakıt açığı nedeniyle Rusya’nın yurt dışına akaryakıt göndermesi giderek zorlaşıyor.
Tersine, Rusya artık Belarus ve Hindistan’dan ek yakıt alımı yapıyor. Kazakistan da insani yardım kapsamında Rusya’ya 50 bin ton benzin göndermeyi kabul etti.
Bu miktarın Rusya’nın yaklaşık yarım günlük benzin tüketimine karşılık geldiği belirtiliyor.
Rusya’da “fiziksel yakıt yetersizliği” oluştu
Eski Gazprom Neft yöneticisi, bugün ise Berlin Carnegie Rusya ve Avrasya Merkezi’nde kıdemli araştırmacı olarak görev yapan Sergey Vakulenko’nun değerlendirmesine göre, 20 Haziran itibarıyla Rusya’daki petrol rafineri kapasitesinin yaklaşık yüzde 28’i devre dışı kaldı.
Vakulenko, The Wall Street Journal’a yaptığı açıklamada, “Bütün bunlar, Ukrayna’nın gönderebildiği insansız hava araçlarının sayısındaki keskin artışla bağlantılı. [Rusya’nın yakıt piyasasındaki] sorun artık lojistik güçlükler ya da piyasa dengesizlikleri değil, fiziksel yakıt yetersizliği” ifadelerini kullandı.
Rusya’dan gelen sevkiyatların azalması Özbekistan’da da etkisini gösterdi. Bloomberg’in, yerel yayın organı Spot.uz‘a dayandırdığı habere göre, Ai-92 benzininin emtia borsasındaki fiyatı haziran ayının başından bu yana yüzde 11,8 arttı.
Kazakistan önlem aldı
Orta Asya’nın en büyük petrol üreticisi Kazakistan ise demir yoluyla belirli petrol ürünleri ve hafif distilatların ihracatını yasakladı.
Bloomberg’in aktardığına göre ülke ayrıca, Rusya’ya yakıt taşıyarak fiyat farkından yararlanmaya çalışan spekülatörlerin iç piyasada sıkıntı yaratmasını önlemek amacıyla sınır kontrollerini sıkılaştırdı ve araçların sınırı günde yalnızca bir kez geçmesine izin verdi.
Başbakan Oljas Bektenov, 20 Haziran’da hükümete yakıt kıtlığının önlenmesi için gerekli tüm tedbirlerin alınması talimatını verdi. Bu önlemler arasında sınır denetimlerinin daha da sıkılaştırılması da yer aldı.
Haziran ayı sonunda Kazakistan, Karaçaganak petrol ve doğal gaz sahasındaki üretimi de dörtte birden fazla azaltmak zorunda kaldı.
Bu sahadan çıkarılan doğal gaz, Ukrayna’nın insansız hava aracı saldırısının ardından faaliyetini durduran Rusya’nın Orenburg kentindeki gaz işleme tesisine gönderiliyor, işlendiikten sonra yeniden Kazakistan’a aktarılıyor.
Karaçaganak sahası, Kazakistan’ın toplam petrol üretiminin yaklaşık yüzde 10’unu karşılıyor.
Sahada petrol ve doğal gaz birlikte üretildiği için, doğal gaz üretimini önemli ölçüde azaltmadan petrol üretimini aynı seviyede sürdürmek teknik olarak mümkün olmadı. Bu nedenle gaz üretimindeki kesinti, petrol üretiminin de azaltılmasını beraberinde getirdi.
Rus tarım şirketleri, yakıt krizi nedeniyle dizel yerine gaza yöneliyor
Asya
Kırgızistan akaryakıt arzı için altı ülkeden destek istedi

Kırgızistan hükümeti, olası yakıt sıkıntısını önlemek amacıyla Rusya, Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan akaryakıt sevkiyatlarının artırılmasını talep etti. Enerji Bakanlığı, Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, uluslararası lojistik riskleri ve küresel petrol fiyatlarındaki artışın ülkenin yakıt arzı üzerinde baskı oluşturduğunu bildirdi.
Kırgızistan, ülkede olası yakıt sıkıntısının önüne geçebilmek amacıyla Rusya, Kazakistan, Belarus, Azerbaycan, Özbekistan ve Türkmenistan’dan benzin ile diğer akaryakıt ürünlerinin sevkiyatını artırmalarını talep etti.
Ülkenin Enerji Bakanlığı, bu adımın ülkedeki yakıt arzının kesintisiz sürdürülmesini amaçladığını açıkladı.
Bakanlığın açıklamasında, “Yakıt arzının sürdürülebilirliğini korumak amacıyla Rusya Federasyonu, Kazakistan Cumhuriyeti, Belarus Cumhuriyeti, Azerbaycan Cumhuriyeti, Özbekistan Cumhuriyeti ve Türkmenistan’ın yetkili devlet kurumlarına resmi başvurular gönderildi. Aynı zamanda tedarik kaynaklarının çeşitlendirilmesi ve bu alandaki uluslararası işbirliğinin genişletilmesi için görüşmeler yürütülüyor” ifadeleri kullanıldı.
Kırgızistan Enerji Bakanlığı, ülkenin akaryakıt ihtiyacının büyük bölümünü ithalat yoluyla karşıladığını hatırlattı. Açıklamada, olası arz sıkıntısının başlıca nedenleri arasında Ortadoğu’daki jeopolitik gerilim, uluslararası lojistikte ortaya çıkan riskler ve dünya petrol fiyatlarındaki yükseliş gösterildi.
Bakanlık ayrıca, ülkenin ham petrolü akaryakıta dönüştürme kapasitesini artırmaya yönelik çalışmaların da sürdüğünü bildirdi.
Kırgızistan Ulusal İstatistik Komitesi verilerine göre, ülkede tüketilen benzin ve motorinin büyük bölümü ithalat yoluyla sağlanıyor.
Rusya Başbakan Yardımcısı Aleksandr Novak ise 1 Temmuz’da yaptığı açıklamada, Rusya’nın iç piyasasında benzin ve motorin arzının yeterli olduğunu söyledi.
Novak, Rusya Merkez Bankası Finans Kongresi’nin genel oturumunda yaptığı konuşmada, “Genel olarak söylemek isterim ki, bazı rafinerilerde bakım çalışmaları sürmesine rağmen iç piyasa hem benzin hem de dizel yakıt açısından yeterli düzeyde arz ediliyor” ifadelerini kullandı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin de 28 Haziran’da, ülkede sürücüler ile işletmelerin yakıta erişiminde yaşanan sorunların devam ettiğini belirterek piyasanın istikrara kavuşturulması için sistematik önlemler alınmasını istedi.
Putin, en büyük rafinerilerin azami kapasiteyle çalıştığını, planlı bakım çalışmalarının ertelendiğini ve benzin stoklarının 1,7 milyon ton seviyesinde bulunduğunu, bunun geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 4 daha düşük olduğunu söyledi.
RBK’nın haberine göre, Rusya’da merkezi yönetim ya da bazı akaryakıt istasyonu zincirlerinin yakıt satışına yönelik çeşitli sınırlamalar uyguladığı bölgelerin sayısı yaklaşık 60’a ulaştı.
Avrupa1 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Görüş2 hafta önceHeidegger’in kulübesindeki Avrupa solu
Rusya4 gün önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceVaroufakis: Avrupa Birliği liderleri kesik başlı tavuk gibi
Söyleşi5 gün önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceİran savaşı küresel güç dengelerini nasıl yeniden şekillendirdi?
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını1 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması












