Amerika
“Trump, MAGA’cıları yatıştırmak için İhvan’a karşı harekete geçti”

Bazı müttefiklerine göre Başkan Donald Trump, Zohran Mamdani ile samimi Oval Ofis toplantısından sonra, öfkelenen MAGA tabanını yatıştırmak için Müslüman Kardeşler’e karşı harekete geçti.
POLITICO’ya göre önemli MAGA figürleri, bu hamleyi bir “barış teklifi” ve Trump’ın New York şehrinin ilk Müslüman belediye başkanı olmaya hazırlanan bir “demokratik sosyaliste” yakın görünmesi nedeniyle üzerine gelen baskıyı hafifletme çabası olarak görüyor.
Aşırı sağcı aktivist ve MAGA influencer’ı Laura Loomer, Trump’ın Müslüman Kardeşler’in bazı kollarını “terör örgütü” ilan etmeye hazırlandığı başkanlık emrini, başkanın kızgın destekçilerine “kemik atma” girişimi olarak nitelendirdi.
Loomer, Mamdani’nin ziyaretinden sonra başkanın yeni New York belediye başkanını savunarak onun “cihatçı” olduğunu söylemeyi reddettiği için bu başkanlık emrini “biraz garip” bulduğunu söyledi.
Yürütme emrinin yeterince ileri gitmediğini düşünen Trump müttefikleri, bu çabanın yine de Beyaz Saray’ın MAGA’nın tepkisine karşı duyarlılığını vurguladığını söylüyorlar.
Eski Beyaz Saray stratejisti Steve Bannon, “Başkan Trump ortamı okumakta en iyisidir, bu nedenle Beyaz Saray MAGA seslerine özellikle duyarlı. Cuma günü [Temsilci Elise] Stefanik’ten Ulusal Cumhuriyetçi Konvansiyona ve şeriat karşıtı kesime kadar birçok kişiyi sarsmıştı. Mesajcıları bunu anladı ve başka bir anlatıya yöneldi,” dedi.
Loomer ve Bannon, Beyaz Saray dışında önde gelen müttefikler olsa da, iç düşünceler hakkında konuşmak için isimsiz kalmak koşuluyla konuşan üst düzey bir yönetim yetkilisi, Müslüman Kardeşler ile ilgili başkanlık kararnamesinin zamanlamasının, belediye başkanı seçilen kişinin ziyareti ile hiçbir ilgisi olmadığını söyledi.
Yetkili ayrıca, Oval Ofis’teki toplantının “Cumhuriyetçilerin ara seçimleri kaybedeceği anlamına gelmediğini” savundu.
Yetkili, “Sonuçta, [Mamdani] seçim kampanyasında savunduğu politikalarını sürdürür ve bunları hayata geçirirse, bu her şeyi açıklayacaktır. Cumhuriyetçiler de bunu kullanabilirler. Onun görevdeyken hayata geçirdiği politikaları kullanabilirler,” dedi.
Beyaz Saray basın sekreteri Karoline Leavitt bu hafta gazetecilere yaptığı açıklamada, Oval Ofis’teki görüşmenin başkanın “tüm Amerikalılara” hizmet ettiğini ve New York için en iyisini istediğini gösterdiğini söyledi.
Leavitt, “O New York’u seviyor. O skyline’ın inşa edilmesine yardımcı oldu. Hayatının tamamını orada geçirdi. Bu yüzden New York’un başarılı olmasını gerçekten istiyor,” diye konuştu.
Ne Beyaz Saray’ın geri adım atması ne de başkanlık kararnamesi, başkana yönelik eleştirileri yatıştırmaya yetmedi.
Loomer ve diğer MAGA müttefikleri, Trump’ın hamlesinin Müslüman Kardeşler şubelerini yabancı terör örgütü olarak tam olarak tanımlamaktan uzak olduğunu, bunun yerine bunu yapmak için bir süreci başlattığını söylediler.
Trump, dışişleri ve hazine bakanlarını, başsavcı ve ulusal istihbarat direktörüyle istişare ederek, Lübnan, Ürdün ve Mısır’dakiler de dahil olmak üzere şubelerin bu şekilde tanımlanmasına ilişkin ortak bir rapor sunmaya çağırdı.
Loomer, “Gerçek bir tanımlama görmek istiyorum. Bu bir tanımlama değil. Metni okuyun. Bu, olası bir tanımlama süreci başlatmak için 75 günlük bir inceleme süresi,” dedi.
Loomer ve diğer sağcı-muhafazakâr figürler, Trump yönetimi ile bağlarını güçlendiren iki ülke olan Katar ve Türkiye’deki şubelerin hariç tutulduğunu düşündükleri için de öfkeliler.
Müslüman Kardeşler’i “yabancı terör örgütü” ilan etme talepleri Trump’ın ilk döneminin başlarına kadar uzanıyor.
Trump’ın pazar günü duyurduğu başkanlık kararnamesi, Cumhuriyetçilerin gruba yönelik soruşturma yapılması yönündeki son çağrılarının hemen ardından geldi.
Cumhuriyetçi Senatör Tom Cotton ve Stefanik, Hazine Bakanlığını grubun finansman kaynaklarını araştırmaya zorladı. Trump yetkilileri, başkanlık kararnamesini, geniş siyasi hareketi hedef alan önemli bir adım olarak tanıttı.
Başkan, Mısır Cumhurbaşkanı Abdülfettah es-Sisi ile görüşmesinin ardından ilk döneminde bu adımı atmayı düşünmüştü.
Başkan yardımcısı ve terörle mücadele kıdemli direktörü Sebastian Gorka, X’te yayınladığı bir gönderide, “Bu sadece başlangıç. Tüm cihatçılar hedef tahtasındadır. Aynı şekilde, cihatçılara yardım ve destek sağlayan herkes de,” diye yazdı.
Amerika
Çin’e 300 milyon dolarlık Nvidia çipi kaçırmakla suçlanan iş insanı gözaltında

ABD’de federal savcılar, Çin’e 300 milyon dolar değerinde yapay zeka çipi içeren sunucu kaçırmakla suçlanan Amerikalı iş insanı Greg Louie’yi gözaltına aldı. Şüphelinin 2023 ve 2024 yıllarında gerekli hükümet lisansını almadan Malezya ile Singapur üzerinden transit sevkiyat yaptığı belirtiliyor.
ABD’de federal savcılar, California’da yaşayan iş insanı Greg Louie’yi Nvidia üretimi yapay zeka çiplerini barındıran 300 milyon dolarlık sunucuları Çin’e yasa dışı yollarla ihraç etmek suçlamasıyla gözaltına aldı.
Bloomberg’ün haberine göre, Earthmade Computer Inc. adlı özel şirketin sahibi olan Louie, iş yerine geldiği sırada yakalandı.
Amerikalı iş insanına İhracat Kontrolü Reform Yasası’nı ihlal etmek amacıyla komplo kurmak, kaçakçılık ve kara para aklamak amacıyla komplo kurmak suçlamaları yöneltildi.
Soruşturma dosyasında, Louie’nin 2023 ile 2024 yılları arasında kimliği henüz tespit edilemeyen kişilerle ortak hareket ederek ileri teknoloji Nvidia çipleriyle donatılmış sunucuları Çinli müşterilere sevk ettiği kaydedildi.
Söz konusu sevkiyatların gerçekleşmesi için ABD hükümetinden özel lisans alınması şartı aranıyordu, ancak şüphelinin resmi makamlara herhangi bir lisans başvurusu yapmadığı tespit edildi.
Donanımların Malezya ve Singapur üzerinden transit geçirildiği, bu ülkelerden de yasa dışı biçimde yeniden ihraç edilerek Çin’e ulaştırıldığı belirlendi.
Washington yönetimi son yıllarda Pekin’in gelişmiş yapay zeka donanımlarına erişimini engellemeye çalışırken, Çin kendi üretim kapasitesini artırma ve yaptırımları aşacak alternatif güzergahlar bulma arayışını sürdürüyor.
ABD hükümeti, 2022 yılında Nvidia ürünlerinin Çin ve Rusya’ya ihracatına lisans zorunluluğu getirmişti. Kısıtlamalar, özellikle yapay zeka operasyonlarında kullanılan A100 ve H100 serisi grafik işlem birimlerini (GPU) hedef alıyor.
Öte yandan Washington yönetimi ocak ayında Nvidia’ya, H200 dahil güçlü yapay zeka çiplerini Çin’e satabilmesi için izin verdi. Şirketin bu satışları gerçekleştirebilmesi için elinde yeterli miktarda ürün tedariki sağladığını belgelemesi gerekiyor.
The Information gazetesi daha önce Pekin yönetiminin, ByteDance ve Alibaba gibi ülkenin önde gelen teknoloji devlerinin belirli Nvidia GPU’larını satın almasına onay vermeyi değerlendirdiğini yazmıştı.
Eylül ayı başında The New York Times gazetesi de ABD’nin yaptırım listesinde yer alan Çin merkezli teknoloji şirketi Inspur’un kısıtlamalara rağmen Nvidia çipleri dahil ileri Amerikan teknolojilerini sattığını öne sürdü.
Gazetenin haberinde, söz konusu ağda Inspur’un ABD’deki iştiraki Aivres şirketinin kilit rol üstlendiği kaydedildi.
Amerika
Mahkemeden 110 milyar dolarlık Paramount ve Warner Bros. birleşmesine onay

ABD federal mahkemesi, Paramount’un Warner Bros.’u 110 milyar dolara devralmasına yönelik uzlaşmayı onaylayarak birleşmenin önünü açtı. Şirket, varılan mutabakat uyarınca beş yıl boyunca yılda en az 30 film vizyona sokacak ve yerli yapımlara yıllık 300 milyon dolar ek yatırım yapacak.
ABD’de federal mahkeme, medya şirketi Paramount’un Warner Bros. Discovery’yi 110 milyar dolara devralmasına onay verdi.
ABD Bölge Yargıcı Araceli Martinez-Olguin, tarihin en büyük medya birleşmelerinden birini engellemek amacıyla Kaliforniya öncülüğündeki 12 eyaletin açtığı davada tarafların 21 Eylül’de vardığı uzlaşmayı onayladı.
Eyaletler, birleşmenin sinema ve televizyon alanında nihai tüketiciler için fiyatları artırabilecek bir tekel yaratacağını savunuyordu.
Yargıç Martinez-Olguin ise uzlaşmayı “makul, fiili ve hukuki bir çözüm” olarak nitelendirdi.
Onaylanan uzlaşma şartlarına göre şirket, beş yıl boyunca ABD sinemalarında her yıl en az 30 film vizyona sokmak ve ülke içindeki yapımlara yılda 300 milyon dolar ek kaynak aktarmak zorunda kalacak.
Şartların yerine getirilmemesi durumunda Paramount, Miramax film stüdyosunu satma yaptırımıyla karşılaşabilecek.
Anlaşma ayrıca kablolu yayın müzakerelerinin iki şirketin kanalları için ayrı ayrı yürütülmesini ve Paramount bünyesindeki CBS News ile Warner Bros.’a ait CNN’i denetleyecek bağımsız bir gazeteciler kurulu oluşturulmasını zorunlu kılıyor.
Kaliforniya Adalet Bakanlığı temsilcisi, varılan uzlaşmanın rekabet konusundaki endişeleri giderdiğini, tüketici tercihlerini güvenceye aldığını ve Kaliforniyalı çalışanların geleceğini gözettiğini açıkladı.
Şirketler ayrıca Amerika Yazarlar Birliği (WGA) ile yürütülen antitröst davasında da anlaşmaya vardı.
Bu kapsamda sendikanın sağlık fonuna 17,5 milyon dolar ödenecek ve CBS News bünyesindeki WGA istihdam seviyesi beş yıl boyunca korunacak.
Paramount, birleşmenin tamamlanmasıyla birlikte oyuncak üreticisi Mattel’in CEO’su Ynon Kreiz’in şirkette Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO David Ellison ile ortak CEO görevini üstleneceğini duyurdu. Satın alma sürecinin 6 Ekim Salı günü tamamlanması bekleniyor.
Yaklaşık 110 milyar dolarlık devralma işlemi, Paramount Pictures, CBS, Paramount+, HBO ve CNN gibi dev medya varlıklarını tek çatı altında toplayacak.
Süreç, Paramount’un Netflix ile girdiği rekabeti kazanmasının ardından şekillendi.
Warner Bros. daha önce stüdyo operasyonları, HBO ve HBO Max yayın platformu için Netflix ile 82,7 milyar dolarlık satış üzerinde anlaşmış, ancak Netflix’in teklif artırmaması üzerine Warner Bros. Discovery şubat ayında Paramount’un teklifini kabul etmişti.
Paramount ise süreçte rakibi Netflix’i “yakıp yıkma taktiği” izlemekle suçlamıştı.
Mahkemece onaylanan uzlaşmaya bazı eyalet başsavcıları tepki gösterdi. Süreçte özellikle Massachusetts, New York, Connecticut ve Minnesota eyaletlerinin savcıları uzlaşma şartlarına itiraz etti.
Connecticut Başsavcısı William Tong, ofisinin CNN ile CBS News birimlerinin tamamen elden çıkarılarak yapıdan ayrılmasını talep ettiğini, bağımsız bir denetim kurulu kurulmasının önemine rağmen tam ayrışmayı sağlayamadıklarını belirtti.
Söz konusu birleşme temmuz ayından bu yana federal mahkeme kararıyla askıya alınmış durumdaydı.
Paramount daha sonra yasal süreç tamamlanana veya birleşme anlaşmasının vadesi olan Haziran 2027’ye kadar devralmayı tamamlamamayı taahhüt etmişti.
Amerika
ABD’den gizlenen nükleer testleri yakalamak için yer altında deney

ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi, yer altında gizlenen düşük kapasiteli nükleer patlamaları tespit etmek amacıyla Nevada sahasında kimyasal patlayıcılarla deney gerçekleştirdi. Ölçümlerde sismometreler, sesötesi sensörler ve radyoaktif izleyiciler kullanılırken kurum yönetimi nükleer tespit kapasitesinde geride kalmayacaklarını açıkladı.
ABD Ulusal Nükleer Güvenlik İdaresi (NNSA), düşük kapasiteli nükleer patlamaların tespit edilmesine yönelik bir deneme gerçekleştirdiğini duyurdu.
Kurumun basın servisinden yapılan açıklamaya göre çalışma, Nevada Ulusal Güvenlik Sahası’ndaki P Tüneli’nde kimyasal patlayıcılar ve radyoaktif izleyiciler kullanılarak yapıldı.
Denemeden elde edilen verilerin, ABD’nin nükleer patlamaları tespit etme kapasitesini güçlendirme çalışmaları kapsamında bilimsel modellerin sınanması ve algoritmaların hassaslaştırılması amacıyla kullanılacağı kaydedildi.
NNSA, deneyin özellikle sismik etkisi zayıflatılmış patlamaların tespit edilmesine odaklandığını bildirdi.
Klasik yer altı nükleer denemelerinde patlayıcı düzenek kayayla doğrudan temas edecek biçimde derin kuyulara yerleştiriliyor ve patlama dalgası çevreye tam olarak ulaşıyor.
Öte yandan sismik etkisi azaltılmış yöntemde düzenek geniş bir yer altı odasında patlatılıyor; bu uygulama patlamanın yarattığı sismik izi önemli ölçüde düşürüyor.
Deney sırasındaki ölçümler ivmeölçerler, sismometreler, elektromanyetik ve sesötesi sensörler, radyoaktif izleyici örnekleyicileri ile meteoroloji aygıtlarını kapsayan gelişmiş algılayıcı sistemleriyle yürütüldü.
NNSA Başkanı Brandon Williams, nükleer faaliyetlerin saptanmasının nükleer uzmanlık gerektirdiğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Bu tür deneyler Amerika’nın tespit kabiliyetinde rakipsiz kalmasını sağlıyor. Başkan Donald Trump yönetimi, Birleşik Devletler’in güç konumundan hareket edeceğini açıkça ortaya koydu. Amerikan inovasyonundan kaçış yok. Bu deneyle net bir mesaj veriyoruz: Bu yönetim döneminde Amerika’nın geride kalmasına asla izin verilmeyecektir.”
Nevada’daki deneme planını mayıs ayı ortasında duyuran Williams, yabancı ülkelerdeki nükleer testleri tespit edecek sensörlerin bu sonbaharda test edileceğini belirtmişti.
Williams o dönemde, hasım ülkelerin Kapsamlı Nükleer Testlerin Yasaklanması Antlaşması’nı (CTBT) arkadan dolanarak yürüttüğü nükleer denemeleri saptamak ve sismik sensörlerin verimini artırmak amacıyla merkezi olmayan testler uyguladıklarını dile getirmişti.
ABD’de nükleer test tartışması, Donald Trump’ın geçen yıl nükleer silah denemelerine “eşit şartlarda” yeniden başlayacaklarını açıklamasının ardından hareketlendi.
ABD’nin deneme yapmayan tek ülke olarak kalmasını istemediğini savunan Trump, Rusya, Çin, Kuzey Kore ve Pakistan’ın nükleer testler gerçekleştirdiğini öne sürdü.
Washington yönetimi şubat ayında da Rusya ve Çin ile eşit şartlar temelinde nükleer denemelere dönmeye hazır olduğunu bildirdi.
Birleşmiş Milletler ise mayıs ayı başında yaptığı değerlendirmede, Rusya ve ABD’nin nükleer testlere yeniden başlamasının dünya genelindeki diğer ülkeleri de aynı yönde adım atmaya sevk edeceği uyarısında bulundu.
Diplomasi7 gün önceEast-West Forum İstanbul’da toplandı: Çok kutupluluk geri döndürülemez
Asya2 hafta öncePakistan’a Katar’dan ikinci LNG sevkiyatı yapılacak
Diplomasi2 hafta öncePalantir nasıl Ukraynalıları kobay faresine dönüştürdü?
Diplomasi2 hafta önceEast-West Forum İstanbul’da kapılarını açıyor
Dünya Basını1 hafta önceTarihçi Emmanuel Todd: Avrupa Rusya konusunda tehlikeli bir fanteziye kapıldı
Asya2 hafta önceSoftBank, OpenAI yatırımı için 11 milyar dolar borçlanacak
Rusya2 hafta önceRusya’dan notlar: Siperler, kuryeler ve 9. Duma seçimleri
Ortadoğu2 hafta önceKörfez ülkeleri, İran ile ilişkilerin “resetlenmesini” istiyor












