Bizi Takip Edin

Amerika

Trump’ın müdahalesi ve Dünya Kupası’nda kırmızı kart skandalı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın, FIFA’dan ABD’li futbolcu Folarin Balogun’un kırmızı cezasını yeniden gözden geçirmesini talep ettiği ve bunun üzerine FIFA’nın sürpriz bir şekilde cezayı kaldırdığı ortaya çıktı.

Belçika futbol yetkililerine, ABD Erkek Milli Takımı forveti Balogun’a verilen bir maçlık cezasını kaldırma yönündeki FIFA kararına itiraz etme hakkı verildiği bildirildi.

İki takım bu gece TSİ 03:00’te son 16 müsabakasında karşı karşıya gelecek. Maçın galibi, çeyrek finalde Portekiz veya İspanya ile oynama hakkı kazanacak.

Trump, 25 yaşındaki Balogun’un çarşamba günü Bosna-Hersek’e karşı 2-0 kazanılan maçta kırmızı kart görmesine rağmen, bu gece Seattle’da Belçika ile oynanacak maçta forma giyebilmesini sağlayan FIFA’nın kararını memnuniyetle karşıladı.

Trump, Truth Social hesabında “Doğru olanı yaparak büyük bir adaletsizliği ortadan kaldırdığı için FIFA’ya teşekkür ederim!” diye yazdı.

The Athletic’te yer alan bir habere göre, Belçika Kraliyet Futbol Federasyonu’na bu karara resmi olarak itiraz etme hakkı tanındı.

Kaynaklar, gazeteye verdikleri bilgide, çıkar çatışmasını önlemek amacıyla Belçika’nın itirazının, Avrupa veya Amerika kıtasındaki hiçbir federasyonu temsil etmeyen bir FIFA temyiz komitesi üyesi tarafından değerlendirileceğini belirtti.

Avrupa futbolunun yönetim organı UEFA’nın bugün ilerleyen saatlerde konuyla ilgili açıklama yapması bekleniyor.

Dünya Kupası: Değer mi?

Çarşamba günü Balogun, bir faul nedeniyle tartışmalı bir kırmızı kart gördü ve bu durum, ABD’nin en golcü oyuncusunun, takımının Bosna-Hersek’e karşı 2-0 kazandığı maçta sahadan atılmasına neden oldu.

Bu kırmızı kart, her zamanki gibi itiraz hakkı olmaksızın derhal bir maçlık cezaya yol açtı.

Fakat FIFA, 60 yılı aşkın Dünya Kupası maçları tarihinde ilk kez, Balogun’un bir sonraki maçta oynamasına izin vereceğini açıkladı.

FIFA, pazar günü yaptığı açıklamada, “ABD’li oyuncu Folarin Balogun’a uygulanan otomatik maç cezasının yürürlüğü, bir (1) yıllık deneme süresi boyunca askıya alınmıştır,” dedi.

FIFA, disiplin yönetmeliğinin 27. maddesine atıfta bulunarak, “Yargı organı, bir disiplin tedbirinin uygulanmasını tamamen veya kısmen askıya almaya karar verebilir,” ifadesini aktardı.

New York Times, görüşmeye aşina üç kişiyi kaynak göstererek, Trump’ın çarşamba günü FIFA Başkanı Gianni Infantino’yu aradığını ve Balogun’un cezasını yeniden gözden geçirmesini istediğini bildirdi.

Spor spikeri Ben Jacobs, Beyaz Saray’ın bu amaçla Infantino’yu aradığını ilk kez haber yapmıştı.

MS NOW, Trump’ın FIFA başkanını aradığını doğruladı. MS NOW, bir ABD’li yetkiliye atıfta bulunarak, görüşme sırasında Trump’ın Balogun’a neden kırmızı kart gösterildiğini ve bunun neden uzaklaştırma cezasına yol açtığını daha iyi anlamak istediğini bildirdi.

Yetkili, ABD hükümetinin FIFA’ya yönelik “ek kanıtlar” sunduğunu ve federasyonun Disiplin Komitesi’nin bu bilgileri, Balogun’un uzaklaştırma cezasının kaldırılmasına yol açan süreçte kullandığını söyledi.

Yetkililere göre hükümet, kırmızı kart gösterilmeden önce hakemlerin yavaş çekim tekrarını incelediklerine odaklandı.

Yetkili, MS NOW’a “Sonuçta doğru ve uygun bir sonuca ulaşıldı,” dedi.

Belçika Kraliyet Futbol Federasyonu (RBFA), bir açıklamada, FIFA’nın Balogun’un cezasına ilişkin tutum değişikliği karşısında “şaşkın” olduğunu belirtti ve bunun FIFA’nın yazılı kurallarını ihlal ettiğini savundu.

Federasyon “tüm olası seçenekleri araştırdığını” söyledi.

Trump, ABD’nin Meksika ve Kanada ile birlikte ev sahipliği yaptığı turnuvaya yoğun bir şekilde dahil oldu. Başkan, FIFA Başkanı Infantino ile yakın bir ilişki içinde.

Geçen hafta kamuoyuna açıklanan Trump’ın 2025 yılına ait mali beyanı, Infantino’nun Trump’a geçen temmuz ayında New Jersey’deki MetLife Stadyumu’nda düzenlenen FIFA Kulüpler Dünya Kupası finali için 15.000 dolar değerinde 10 bilet verdiğini ortaya çıkardı.

Trump, Chelsea’nin Paris Saint-Germain’i 3-0 yendiği bu maça katıldı ve Infantino ile birlikte sahaya çıkarak kupayı takdim etti.

Amerika

UEFA’dan FIFA’ya kırmızı kart tepkisi

Yayınlanma

UEFA, FIFA’nın Donald Trump’ın müdahalesiyle ABD’li milli futbolcu Folarin Balogun’un kırmızı kart cezasını iptal etmesine sert tepki gösterdi.

Avrupa’nın futbol patronu UEFA, kırmızı kartın ardından uygulanan “bir maçlık otomatik ceza”nın yürürlüğünü bir yıllık deneme süresi boyunca askıya alma kararının “kırmızı çizgiyi aştığını” söyledi.

Açıklamada şunlar söylendi:

“Futbol, diğer tüm spor dalları gibi, adil, dürüst ve şeffaf bir rekabetin temeli olan kurallara dayanır. Bazen kurallar yoruma açık olabilir. Fakat bu durumda durum böyle değildir. Kırmızı kartın ardından en az bir maçlık otomatik uzaklaştırma, takdir yetkisine bağlı bir seçenek değildir ve yürürlüğe girmesi için yetkili bir organın kararını gerektirmez. Bu, yönetmeliklere yerleşik bir ilkedir ve istisnalara tabi tutulamaz; hele ki turnuvanın ortasında, başka birçok oyuncunun da aynı duruma düşüp cezalarını düzenli olarak çektiği bir ortamda.”

Kuralların kesinliğinin, “onları korumakla yükümlü olanlar tarafından artık garanti edilemediğinde, oyunun bütünlüğü tehlikeye gireceğini” savunan UEFA, “Aynı şekilde, bu tür bir karar, devam eden turnuvada bir emsal teşkil eder; bundan sonra benzer durumlarda eşit muamele yapılması gerekecek ve bu da turnuvanın aleyhine olacaktır,” dedi.

UEFA açıklaması şöyle sonlandı:

“Futbol, güzel bir oyun olduğu için dünyanın en sevilen sporudur ve her yerde aynı kurallarla oynandığı için güven duyulur. Bir turnuva asla tamamen bağımsız değildir ve söz konusu turnuva Dünya Kupası ise, futbolun tamamı üzerinde olumlu ya da olumsuz sonuçlar doğurma gücüne sahiptir.

Böylesine emsalsiz, anlaşılmaz ve gerekçelendirilemez bir karara olan şaşkınlığımızı ifade ediyoruz.”

ABD’li milli futbolcu Folarin Balogun, Bosna-Hersek maçında gördüğü kırmızı kartla birlikte son 16 turu maçında cezalı duruma düşmüştü.

Fakat Amerikan medyası, Beyaz Saray’ın müdahalesi ve Trump’ın FIFA Başkanı Gianni Infantino ile görüşmesinin ardından kararın değiştiğini yazdı.

Bu gece TSİ 03:00’te ABD ile karşılaşacak olan Belçika Futbol Federasyonu “şaşkın olduklarını” söyleyerek karara itiraz edeceklerini açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Politico: Trump, NATO’yu ticarethaneye dönüştürdü

Yayınlanma

ABD yönetimi, NATO müttefiklerine savunma harcamalarını artırmaları ve Amerikan yapımı silah alımlarını yoğunlaştırmaları yönündeki baskıyı yükseltiyor. Politico’nun haberine göre bu yaklaşım, ittifak içindeki ilişkilerin odağını stratejik hedeflerden ekonomik anlaşmalara kaydırıyor. Ankara’da düzenlenecek zirve öncesinde, Washington’ın müttefiklerden Amerikan savunma sanayisine daha fazla katkı beklediği belirtiliyor.

ABD Başkanı Donald Trump, müttefiklerle ilişkilerde Amerikan silahlarının satın alma hacmini ve savunma harcamalarını temel kriter haline getirerek ABD ile NATO arasındaki ilişkileri fiilen bir ticarete dönüştürdü.

Politico’nun 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesi öncesinde yayımladığı analizde, ikili ilişkilerdeki bu ekonomik kayma ayrıntılarıyla ele alınıyor.

Haberdeki verilere göre zirvenin ana gündem maddesini, üye ülkelerin askeri bütçelerini artırması ve ABD’den silah alımlarını genişletmesi oluşturuyor.

Washington yönetimi, müttefiklerin savunma harcamalarını yükseltmeye devam etmesini ve Amerikan savunma sanayi kompleksine daha aktif destek vermesini bekliyor.

“ABD en çok harcayan ama en az kazanan ülke”

Donald Trump, daha önce yaptığı açıklamalarda NATO üyesi ülkelerin savunma harcamalarını gayri safi yurtiçi hasılalarının (GSYİH) yüzde 5’i seviyesine çıkarması gerektiğini defalarca dile getirdi.

Trump ayrıca müttefiklerin katkısının yetersiz kalması durumunda ABD’nin ittifaktaki varlığını gözden geçirebileceğini ifade ederek, “ABD, NATO için herkesten daha fazla harcama yapıyor ancak bundan en az yararlanan ülke konumunda yer alıyor” şeklinde konuştu.

ABD Savaş Bakanı Pete Hegseth de Avrupa ülkelerinin savunma harcamalarındaki artışı doğrudan Amerikan silahlarının satın alınmasıyla ilişkilendiriyor.

Hegseth, sevkiyatların hızlandırılması ve Amerikan savunma sanayisiyle işbirliğinin güçlendirilmesi gerektiğine işaret ediyor.

Bu açıklamaların gölgesinde Avrupa ülkeleri, ABD’den silah alımlarını artırmayı sürdürüyor ve Amerikan askeri sistemlerinin kendi topraklarında lisanslı olarak üretilmesi imkanını tartışıyor.

NATO Genel Sekreteri Mark Rutte daha önce yaptığı bir değerlendirmede, bu siparişlerin ABD’deki istihdamı desteklediğini ve Amerikan savunma sanayisi için büyük hacimli sözleşmeler sağladığını kaydetti.

Politico’nun görüştüğü Avrupalı diplomatlar, Ankara’da yapılacak zirvenin stratejik genişleme konularından ziyade ağırlıklı olarak finansal ve savunma yükümlülüklerine odaklanan pratik bir nitelik taşımasının beklendiğini aktarıyor.

Bu ayın başlarında ABD’nin NATO Daimi Temsilcisi Matthew Whitaker, müttefiklere verilecek desteğin savunma harcamalarının seviyesine endekslenmesini önerdi.

Whitaker’ın önerisi, askeri bütçelerini artıran ülkelere silah alımlarında öncelik ve Amerikan kurumlarıyla daha geniş işbirliği imkanı dahil olmak üzere ek siyasi ve ekonomik ayrıcalıklar sunulmasını öngörüyor.

Washington yönetimi son aylarda Avrupa’daki askeri varlığını kademeli olarak azaltma ve güçlerinin konuşlandığı noktaları yeniden gözden geçirme politikasını devam ettiriyor.

Bu kapsamda ABD Savaş Bakanı Hegseth, bölgedeki Amerikan askerlerinin konuşlandığı yerlere yönelik altı aylık bir inceleme süreci başlattı ve bu adımı ABD ile Avrupa ülkeleri arasında sorumlulukların yeniden paylaştırılması ihtiyacına bağladı.

Okumaya Devam Et

Amerika

Eski ABD Genelkurmay Başkanı Brown’dan çağrı: ‘Orduyu siyasete alet etmeyin’

Yayınlanma

Donald Trump tarafından görevden alınan eski ABD Genelkurmay Başkanı Charles Brown Jr., ordunun iç siyasi denetim amacıyla kullanılmasına karşı uyarıda bulunarak bunun sivil iradenin üstünlüğünü tehlikeye atacağını ifade etti. Brown, güvenlik güçlerinin sivil kurumların yetersiz kaldığı alanlarda siyasi amaçlarla görevlendirilmesinin ordu ile toplum arasındaki ilişkiyi bozduğunu ve askeri asli görevinden uzaklaştırdığını belirtti.

Donald Trump tarafından görevinden alınan eski ABD Genelkurmay Başkanı Charles Brown Jr., Foreign Affairs dergisi için kaleme aldığı makalede, ABD yönetiminin orduyu iç siyasi durumları kontrol etmek amacıyla kullanmaktan kaçınması gerektiğini belirtti.

Brown, bu durumun aksi yönünde hareket edilmesi halinde askeri unsurların sivil yönetimlerin ve halkın önüne geçeceği uyarısını yaptı.

Amerikan yönetimlerinin krizleri hızlıca çözmek için ordunun kapasitesinden yararlanma isteğini anladığını kaydeden Brown, geçmişte Herbert Hoover ile Franklin Roosevelt gibi başkanların askeri sivil görevler için görevlendirdiğini, Donald Trump ile Joe Biden dönemlerinde de koronavirüs salgınıyla mücadele kapsamında ordudan yararlanıldığını hatırlattı.

Brown, orduyu sivil alandaki sorunlara dahil etmenin yaratacağı riskleri şu sözlerle aktardı:

“Fakat başkanlar silahlı kuvvetleri, şehirlerdeki iç suçlarla mücadele gibi siyasi açıdan daha tartışmalı görevler için kullandığında, askeri personelin işi daha karmaşık hale geliyor. Sivil kurumların temelindeki eksiklikleri veya işlevsizlikleri gidermek yerine askeri çözümlere başvurmak, orduyu asli muharebe amacından uzaklaştırıyor. İlk ABD Başkanı George Washington’ın da ifade ettiği gibi, askeri yapının görevi cumhuriyeti siyasi çıkmazlardan kurtarmak değil.”

Ordunun iç meselelerin çözümüne sıklıkla dahil edilmesinin, bugün ABD’deki asker-toplum ilişkilerini ülkenin kuruluş yıllarındaki döneme yaklaştırdığını savunan Brown, o dönemde olduğu gibi bugün de sivil siyasi sistemde bir tıkanıklık yaşandığını vurguladı.

Eski Genelkurmay Başkanı, “Bugün de Amerikalılar orduya sivil yönetim organlarından daha fazla saygı duyuyor. Kamuoyu, sivil kurumların çözemeyeceği kadar büyük görünen bir sorunla karşılaştığında, ilk refleks olarak orduya yöneliyor” değerlendirmesini paylaştı.

Donald Trump ve kendisini destekleyen eyalet valileri, asayiş olayları ve suçla mücadele kapsamında geçen yıl federal ordu unsurlarını ve özellikle ABD Ulusal Muhafızları’nı aktif şekilde sahaya sürdü.

Haziran 2025 başlarında Los Angeles’taki protestolar üzerine Ulusal Muhafız birlikleri konuşlandırılırken, hemen ardından Texas Valisi Greg Abbott da eyalette düzeni ve barışı sağlama gerekçesiyle benzer bir adım attı.

Geçen yılın ağustos ayında Trump, başkent Washington’a askeri birlikleri sevk etti. Süreçle ilgili The Washington Post gazetesinde yer alan haberlerde, Trump yönetiminin iç sivil huzursuzluklara karşı koymak amacıyla özel bir hızlı tepki gücü oluşturmayı planladığı aktarıldı.

Eylül ayı başında ise Trump, Baltimore kentini olumsuz koşulları nedeniyle hedef göstererek bölgeye Ulusal Muhafız birliklerini gönderdiğini açıkladı.

Trump ayrıca, 6 Ocak 2021 tarihinde kendi destekçilerinin Kongre binasına düzenlediği baskın sırasında da Washington’da Ulusal Muhafızlar’ın görevlendirilmesi talimatını vermişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English