Diplomasi
Trump’ın öfkesi Ankara’daki NATO zirvesi öncesi ABD’yi kaygılandırıyor

CNN’e konuşan ABD’li yetkililer, Başkan Donald Trump’ın ittifak üyelerine yönelik hoşnutsuzluğu nedeniyle Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinin sorunsuz geçeceğine dair şüphe taşıyor.
ABD’li hükümet yetkilileri, Başkan Donald Trump’ın sergilediği olumsuz tutum nedeniyle Türkiye’nin başkenti Ankara’da düzenlenecek NATO zirvesinin pürüzsüz geçeceğinden şüphe duyuyor.
CNN televizyonunun konuya aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre, Washington bürokrasisinde zirveye yönelik ciddi endişeler hakim.
Yetkililerin taşıdığı bu kaygılar, Trump’ın İran ile yaşanan askeri çatışmada ittifakın kendilerine destek vermediği yönündeki şikayetlerinden kaynaklanıyor.
ABD Başkanı’nın hem özel görüşmelerinde hem de kamuoyu önünde dile getirdiği bu eleştirilere Avrupa liderleri tepki gösteriyor.
Avrupalı liderler, savaşa girilmeden önce kendilerine danışılmadığını vurgulayarak Trump’ın suçlamalarını reddediyor.
CNN’in aktardığı bilgilere göre Trump, haziran ayında NATO Genel Sekreteri Mark Rutte ile yaptığı görüşmede, Ankara’daki zirveye yalnızca dönem başkanlığını üstlenen ve arkadaşı olarak gördüğü Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan vesilesiyle katılacağını belirtti.
Geçen yıl Lahey’de düzenlenen zirveden Avrupalı liderleri överek ve kolektif savunma taahhüdünü yineleyerek ayrılan Trump’ın bu yıl benzer bir uzlaşı sergilemeyeceğine inanılıyor.
Avrupalı yetkililer arasında zirvenin olumlu sonuçlanacağına dair umutların tükendiği ifade ediliyor.
Zirve öncesindeki bir diğer gerilim başlığı ise Trump’ın Grönland’ı satın alma planlarından vazgeçmemiş olması. Üst düzey bir ABD’li yetkili, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Şu an için bulduğumuz tek çözüm, Grönland’ın Birleşik Devletler tarafından satın alınması ancak bu sorunları çözmek için diğer seçenekleri incelemeyi de sürdüreceğiz” ifadelerini kullandı.
NATO üyesi ülkelerin ve ortak devletlerin devlet ile hükümet başkanlarını bir araya getirecek olan zirve, 7 ile 8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek.
Kritik buluşma, ABD’nin Avrupa güvenliğindeki rolünün yoğun şekilde tartışıldığı bir dönemde yapılıyor. Trump, haziran ayında Mark Rutte ile düzenlediği ortak basın toplantısında, İran ile yaşanan çatışmada Washington’ın yanında durmayan bazı müttefikleri nedeniyle hayal kırıklığı yaşadığını belirtmişti.
ABD Başkanı, müttefiklerin bu tutumu sebebiyle daha önce ABD’nin NATO’dan ayrılabileceği imasında bulunmuştu.
Diplomasi
Ukrayna, ABD ile ortak İHA anlaşmasını kasten geciktiriyor

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı habere göre Ukrayna, insansız hava araçlarının ortak üretimi konusunda ABD ile yürütülen anlaşmanın imzalanmasını geciktiriyor. Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin anlaşmada daha avantajlı koşullar elde etmeyi hedeflediği belirtilirken, Kiev yönetimi söz konusu iddiaları yalanladı.
krayna, insansız hava araçlarının (İHA) ortak üretimi alanında ABD ile yapılması planlanan işbirliği anlaşmasının imzalanmasını geciktiriyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberde, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenskiy’nin ABD’nin bu işbirliğinin değerini tam olarak kabul etmesini istediği ve daha avantajlı koşullar elde etmeye çalıştığı aktarıldı.
Kaynaklar, Washington yönetiminin daha önce Ukrayna’nın askeri teknolojilerine erişim sağlama arzusunu özel görüşmelerde dile getirdiğini kaydetti.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Sözcüsü Dmitriy Litvin ise Bloomberg’in yayımladığı bu bilgileri yalanladı.
Zelenskiy, mayıs ayı sonunda ABD’ye başvurarak Patriot hava savunma sistemleri için füze üretim lisansı verilmesini talep etmişti. Ukrayna lideri ayrıca ABD’nin gelişmiş askeri İHA’larının satın alınmasına yönelik bir anlaşma yapmayı halen umduğunu belirtmişti.
Zelenskiy, Ukrayna’nın muharebe deneyimi ile ABD’nin askeri imkanlarının birleştirilmesinin her iki ülke için de faydalı olacağını ifade etmişti.
CBS televizyonunun aktardığı verilere göre Ukraynalı yetkililer, İHA alanında işbirliği yapılmasına yönelik ilk öneriyi Beyaz Saray’a Ağustos 2025’te sunmuştu.
Diğer yandan Zelenskiy, 4 Temmuz tarihinde ABD Başkanı Donald Trump ile bir telefon görüşmesi gerçekleştirdiğini duyurdu. Görüşmede ABD’ye sağlanan destek için teşekkür ettiğini belirten Zelenskiy, cephedeki ve diplomasideki mevcut durumu ele aldıklarını bildirdi.
Görüşmeyi “iyi” olarak nitelendiren Ukrayna lideri, tarafların diyaloğu 7-8 Temmuz günlerinde Ankara’da düzenlenecek zirvede yüz yüze sürdürme konusunda mutabık kaldığını ekledi.
Zelenskiy ile yapılan telefon görüşmesinden birkaç saat önce Trump, Ukrayna’da barışın “tahmin edilenden daha yakın” olduğunu beyan etmişti.
Trump aynı gün Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile de bir telefon görüşmesi gerçekleştirdi. Rusya liderinin yardımcısı Yuriy Uşakov’un aktardığına göre taraflar Ukrayna’daki çatışmanın çözümünü de ele alırken, Trump en kısa sürede ateşkes sağlanmasına yardımcı olmaya hazır olduğunu teyit etti.
Diplomasi
Belçika’dan Trump’a: Merkez sağın kraliçesi Meloni’yi rahat bırak

Belçika Savunma Bakanı Theo Francken, Donald Trump’ın İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’ye yönelik son saldırıları söz konusu olduğunda bazı sınırlar olduğunu açıkça belirtti.
Bakan, “Elbette Trump’a müttefik olarak ihtiyacımız var, ama Meloni’ye dokunmayın. O, Avrupa’da merkez sağın kraliçesidir. O, liderdir. Onu rahat bırakın,” dedi.
Francken POLITICO’ya verdiği demeçte, Avrupa’nın kıtayı savunması için önümüzdeki on yıl boyunca ABD’ye hâlâ ihtiyaç duyduğunu, bu nedenle liderlerin Donald Trump’ı kendilerinden uzaklaştırmamaya dikkat etmeleri gerektiğini de söyledi.
Trump, pazar günü Meloni’nin bir fotoğrafını paylaşmış ve İtalyan lider aleyhine uzaklaştırma emri çıkarmak zorunda kalacağını şaka yollu olarak belirtmişti.
Bu alaycı paylaşım, haziran ayında Fransa’nın Evian kentinde düzenlenen G7 zirvesinde iki lider arasında yaşanan garip bir görüşmenin ardından geldi.
Trump, görüşmenin ardından Meloni’nin kendisinden fotoğraf çekilmesi için “yalvardığını” söylemişti; fakat İtalyan lider bunun doğru olmadığını ısrarla belirtmişti.
Francken, “Onu [Meloni] seviyorum, o muhafazakâr, benimle tamamen aynı çizgide… Peki ne yüzünden kavga edeceksiniz? Bir fotoğraf yüzünden mi!” dedi.
Belçika savunma bakanı, AB’nin ABD’nin sürekli yardımı olmadan kendini savunmaya hazır olmaktan çok uzak olduğunu vurgulayarak, Avrupalıların “Amerikalıları yanlarında tutmaları gerektiğini” belirtti.
Belçikalı siyasetçi, şu anda ABD tarafından sağlanan konvansiyonel askeri kapasiteyi Avrupa’nın oluşturmasının “5 ila 10 yıl” süreceğini söyledi.
Trump’ın baskısı, Rusya’nın oluşturduğu tehdide dair artan endişeyle birleşince, Avrupa ülkelerini savunma bütçelerini artırmaya ve kendi savunma pazarlarını daha iyi geliştirmeye itiyor.
Francken’in açıklamaları, Avrupa Komisyonu’nun ulusal korumacılığı sınırlayarak sınır ötesi savunma alımlarını teşvik etmeye yönelik öneriler hazırladığı bir dönemde geldi.
Francken de “Her alanda tek bir pazar görmek istiyorum,” dedi.
Ayrıca, ülkelerin silah sözleşmelerinde yerli savunma şirketlerini kayırmalarına olanak tanıyan “opt-out” (istisna) hakkını “tamamen korumacı” olarak nitelendirerek, bu hakkı kullanırken ölçülü davranmaları çağrısında bulundu.
Francken, “Biz sınıfın en iyi öğrencilerinden biriyiz. Bunu her zaman kullanmıyoruz… Sadece çok istisnai durumlarda kullanıyoruz,” dedi.
Belçika, Francken göreve başlamadan sadece iki yıl önce, Belçikalı üretici FN Herstal ile hafif silah anlaşmasını onaylarken rekabetçi bir ihale prosedüründen kaçınmak için bu boşluğu kullandı.
Fakat Francken’e göre Avrupa’nın savunma çabaları hâlâ hız kazanırken, asıl önemli olan Trump’ı kızdırmamak.
Belçikalı, “Amerikalılara ihtiyacımız var; diplomatik olmalıyız, söylediklerini dinlemeliyiz, nazik davranmaya çalışmalıyız,” dedi.
Belçika hükümetinin resmi rakamları, ülkenin savunma harcamalarında GSYİH’nin en az yüzde 2’sini ayırma yönündeki NATO’nun eski hedefinin biraz üzerinde olduğunu gösterse de, pazartesi günü yayınlanan resmi bir izleme raporu, mevcut harcama eğilimleri devam ederse Belçika’nın 2029 yılına kadar GSYİH’nın yalnızca yüzde 1,93’üne ulaşabileceğini ortaya koydu.
Diplomasi
Rusya, Myanmar üzerinden Güneydoğu Asya’da güç kazanıyor

Myanmar, Rusya, Çin ve Hindistan’ın katılımıyla topraklarındaki lojistik projeleri ve enerji altyapısı çalışmalarını hızlandırıyor. Nikkei gazetesinin analizine göre yaptırımlar nedeniyle pazar kaybeden Moskova için bu ortaklık, Güneydoğu Asya bölgesinde kalıcı bir konum elde etme fırsatı sunuyor.
Myanmar, Rusya, Çin ve Hindistan’ın katılımıyla ülke topraklarındaki lojistik projeleri ve enerji altyapısı geliştirme çalışmalarına hız verdi.
Nikkei gazetesinin analizine göre bu işbirliği, Moskova açısından Güneydoğu Asya pazarında kalıcı bir konum elde etme fırsatı sunuyor.
Rus enerji şirketi Inter RAO, 5 Haziran günü Myanmar ile elektrik üretimi alanında işbirliği yapılması amacıyla bir mutabakat zaptı imzaladı. Nisan ayında ise taraflar; petrol rafinasyonu, sıvılaştırılmış doğalgaz (LNG) tesisleri ve gübre üretimini kapsayan işbirliği çerçevesini Inter RAO ve RC-Investments fonu ile birlikte onayladı.
İşbirliğinin merkezinde Dawei Özel Ekonomik Bölgesi projesi yer alıyor.
Nikkei gazetesi, Moskova’nın bu projede daha önce çekilen Japonya ve Tayland’ın yerini alabileceğini belirtiyor.
Rusya ile Myanmar, Dawei bölgesine Rus LNG’sinin sevk edilmesini, burada gazlaştırma işlemi yapıldıktan sonra Tayland’a ihraç edilmesini görüşüyor.
Yaptırımlar nedeniyle geleneksel pazarlarının bir kısmını kaybeden Rusya için Myanmar alternatif bir ticaret yolu niteliği taşıyor.
Myanmar Başbakan Yardımcısı Nyo Saw, ülkesini Büyük Okyanus ile Hint Okyanusu arasında bir “kara köprüsü” olarak tanımlıyor.
Aynı zamanda Çin, Myanmar üzerinden Hint Okyanusu kıyısındaki Kyaukpyu limanına uzanacak ekonomik koridorun inşasını hızlandırıyor. Bu kapsamda inşa edilen demiryolunun önümüzdeki yıllarda sınır kenti Ruili’ye ulaşması bekleniyor.
Hindistan ise Myanmar üzerinden geçen Kaladan çok modlu transit ulaşım projesini ve Tayland’a uzanan otoyol projesini destekliyor.
Ancak bu projelerin ilerleyişi, ülkede 2021 yılından bu yana ordu ile etnik gruplar arasında süren çatışmalar nedeniyle yavaşlıyor.
Şubat ayında Rusya Güvenlik Konseyi Sekreteri Sergey Şoygu, Myanmar’a gerçekleştirdiği ziyaret sırasında askeri yönetimin lideri Min Aung Hlaing’e, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in tüm alanlarda işbirliğini derinleştirme kararlılığını teyit eden mesajını iletti.
Rusya, Myanmar’a endüstriyel ekipman, mineral gübreler, petrol ürünleri ve tıbbi malzemeler ihraç ediyor.
Moskova aynı zamanda ülkeye Su-30 savaş uçakları, hava savunma sistemleri ve helikopterler de dahil olmak üzere yüksek teknolojili silah tedarik eden ana aktör konumunda bulunuyor. Geçen yıl ekim ayında iki ülke arasında karşılıklı olarak vize muafiyeti uygulaması başlatıldı.
Avrupa2 hafta önceKuzey Akım sabotajında ‘porno filmi kılıfı’ iddiası
Rusya1 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Söyleşi1 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Dünya Basını2 hafta önceProf. Diesen: ABD sadece zaman kazanıyor, İran’ı yok etme hedefi değişmedi
Dünya Basını2 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması
Dünya Basını2 hafta önce‘İran küresel ekonominin boğaz noktalarını silaha dönüştürdü’
Dünya Basını2 hafta önceFT: Müttefikleri ABD’den bağımsızlaşmaya çalışıyor
Avrupa2 hafta önceRomanya parlamentosunda Moldova ile birleşme adımı









