Bizi Takip Edin

Avrupa

Ukrayna’da Andrey Yermak hakkında iki aylık tutuklama kararı

Yayınlanma

Ukrayna Yüksek Yolsuzlukla Mücadele Mahkemesi, para aklama suçlamasıyla yargılanan eski Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andrey Yermak hakkında iki aylık tutuklama kararı verdi. Mahkeme, Yermak’ın tahliyesi için 140 milyon grivna tutarında bir kefalet bedeli belirledi.

Ukrayna Yüksek Yolsuzlukla Mücadele Mahkemesi (VAKS), eski Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Andrey Yermak hakkında, Kiev yakınlarındaki lüks konut inşaatları üzerinden para akladığı iddiasıyla yürütülen soruşturma kapsamında iki ay süreli tutuklama kararı verdi.

Mahkeme, Yermak için yaklaşık 3,2 milyon dolara tekabül eden 140 milyon grivna tutarında bir kefalet bedeli belirledi.

Kefaletin ödenmesi durumunda Yermak’ın uyması gereken yükümlülükler de kararda yer aldı.

Buna göre eski yetkili; Kiev’den ayrılmamak, pasaportlarını teslim etmek ve davada adı geçen Timur Mindiç, eski Başbakan Yardımcısı Aleksey Çernişov ile falcı Veronika Anikeeva gibi isimlerle iletişime geçmemekle yükümlü kılındı.

Mahkeme salonunda konuşan Yermak, “Bende bu kadar para yok” ifadesini kullandı. Bununla birlikte yeterli sayıda arkadaşı ve tanıdığı olduğunu belirten Yermak, bu kişilerin kendisine yardım edebileceklerine dair umudunu dile getirdi.

Olası bir hapishane sürecine dair de değerlendirmelerde bulunan Yermak, 24 Şubat 2022 tarihinde Kiev’in kısa sürede düşeceği yönündeki iddialara rağmen Devlet Başkanlığı Ofisi’nde kaldığını hatırlatarak kendisini “yeterince güçlü bir insan” olarak tanımladı.

Andrey Yermak, hakkındaki tüm suçlamaları reddettiğini bir kez daha vurguladı. Savunma makamının mahkeme kararına itiraz etmek için beş günlük süresi bulunuyor.

Anket: Ukraynalılar en büyük tehdit olarak yolsuzluğu görüyor

Perşembe günü mahkeme başkanı yalnızca kararın hüküm kısmını okudu. Kararın gerekçelerinin de yer alacağı tam metnin 18 Mayıs tarihinde açıklanması bekleniyor.

Savcılık makamı başlangıçta Yermak için 180 milyon grivna tutarında bir kefalet bedeli talep etmişti. Avukat Igor Fomin ise mahkemeden müvekkilinin kefaletle serbest bırakılmasını ve bu tutarın “istisnai sınırlar içinde değil, yasaların öngördüğü ölçülerde” belirlenmesini istedi.

Suspilne’nin aktardığı bilgiye göre Avukat Fomin, duruşma sırasında savcılığın talep ettiği tutarı eleştirdi.

Fomin, “180 milyon grivna için para dolu bir cip gerekir. Bu miktarı gerekçelendirdikleri tek argüman, Yermak’ın çok parası olduğunu gösteren yaşam tarzıdır. Savcı neyi kastediyor? Yermak’ın sığınakta geçirdiği bu altı yılı mı?” ifadelerini kullandı.

Yermak, daha önceki açıklamasında elinde 180 milyon grivna olmadığını, sadece beyannamesinde belirttiklerine sahip olduğunu söylemişti.

Bu beyannameye göre Yermak’ın mülkiyetinde 2019 model bir Mercedes otomobil ve Kiev merkezinde üç odalı bir daire bulunuyor.

Ukrayna yolsuzlukla mücadele organları, 11 Mayıs tarihinde Yermak’a, suç yoluyla elde edilen mülkü yasallaştırma suçlamasıyla şüpheli sıfatıyla bildirimde bulunmuştu.

Ukrayna Ulusal Yolsuzlukla Mücadele Bürosu (NABU) ve Yolsuzlukla Mücadele Özel Savcılığı’nın (SAP) iddianamesine göre Yermak, aralarında Timur Mindiç ve Aleksey Çernişov’un da bulunduğu bir grup iş insanı ve siyasetçiyle birlikte, Kiev yakınlarındaki lüks konut inşaatları aracılığıyla yaklaşık 460 milyon grivna (yaklaşık 10,5 milyon dolar) aklama şemasında yer almakla suçlanıyor.

Soruşturma dosyası, 2021 ile 2025 yılları arasında yasa dışı kaynaklı paraların “Dynasty” isimli konut sitesindeki dört rezidansın inşasına yatırıldığını ve bu yapılardan birinin mülkiyetinin Yermak’a geçmesinin planlandığını ileri sürdü.

Andrey Yermak, savcılığın iddialarını bütünüyle reddetti. Ukrayna merkezli Levyi Bereg yayın kuruluşunun sorusuna yanıt veren Yermak, kendisine yönelik suçlamaların “kolluk kuvvetleri üzerindeki kamuoyu baskısının” bir sonucu olduğunu kaydetti.

Tedbir kararı öncesinde BBC Ukrayna Servisi muhabirine konuşan Yermak, “adil, dürüst ve bağımsız bir yargılama” beklediğini söyledi. Yermak, “Biliyorsunuz, tam ölçekli işgalin başlangıcından beri buradayım. Ülke savaşta. Hazırım ve kendimi normal hissediyorum” dedi.

Yermak hakkındaki tedbir duruşması birkaç gün boyunca devam etti. Avukat İgor Fomin, dosyanın her biri 250 sayfadan oluşan 16 ciltten oluştuğunu belirterek inceleme için ek süre talep etmişti.

Ukrayna medyasında yer alan bilgilere göre mahkemede Salı ve Çarşamba günleri iddia makamı dinlendi ve dosyada yer alan materyallerin bir kısmı incelendi.

Savcı, Yermak’ın hem Ukrayna içinde hem de dışında sahip olduğu sosyal ve profesyonel ağlar ile birden fazla diplomatik pasaportu bulunması nedeniyle soruşturmadan kaçma riski taşıdığını bildirdi.

Ayrıca Yermak’ın şoförüne ait araçta yapılan aramada, Ukrayna Güvenlik Servisi (SBU) üst düzey kadrolarına yapılacak atamalara dair planların bulunduğu belgelerin ele geçirildiği açıklandı.

Duruşmada ayrıca Yermak’ın, devlet görevlerine yapılacak atamalar konusunda “Veronika Feng Shui” olarak kayıtlı bir kadınla görüştüğü ve adayların doğum tarihlerini bu kişiye gönderdiği öne sürüldü. Soruşturma makamı, Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi’ne Oleg Tatarov’un atanmasının da bu yöntemle gerçekleşmiş olabileceğini değerlendirdi.

Andrey Yermak, beş yılı aşkın süre Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı olarak görev yaptı ve Vladimir Zelenskiy’nin en yakın çalışma arkadaşlarından biri olarak kabul edildi.

Yermak, geçtiğimiz yılın Kasım ayı sonunda, devlet kurumu Energoatom etrafında gelişen ve Zelenskiy’nin eski iş ortağı Timur Mindiç’in merkezinde bulunduğu “Mindiçgate” yolsuzluk skandalı sırasında görevden alınmıştı.

Görevden alındığı günün sabahında NABU, Yermak’ın evinde arama yapmış ancak o tarihte bir suçlama yöneltilmemişti.

Yermak, Mart ayından bu yana Ukrayna Ulusal Barolar Birliği’nde, silahlı saldırı mağdurlarının korunması ve Avrupa entegrasyonuyla ilgili bir komitenin başkanlığını yürütüyordu.

Avrupa

Teknoloji CEO’ları, AB politikalarını şekillendirmek istiyor

Yayınlanma

Bir grup Avrupalı teknoloji şirketi CEO’su, AB’nin sanayi liderlerinin yararına politika oluşturma sürecini hızlandırmak amacıyla Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’in dikkatini çekmek istiyor.

Hollandalı çip makinesi üretim devi ASML’nin CEO’su Christophe Fouquet, pazartesi günü Brüksel’de gazetecilere yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Önce çok karmaşık politikalar oluşturup sonra bunları basitleştireceğiz diyemezsiniz. En başından doğru politikayı uygulamak çok daha iyidir.”

Fouquet, havacılık devi Airbus, telekom devi Ericsson ve yapay zeka öncüsü Mistral’ın yöneticileriyle birlikte Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen’i ziyaret etti.

CEO’lar, AB’yi bürokrasiyi daha fazla azaltmaya, birleşme kurallarını yeniden gözden geçirmeye ve ABD’ye karşı kendi içinden çıkan şampiyonlara yatırım yapmaya çağırdı.

Bu, Airbus, ASML, Ericsson, Mistral, Nokia, SAP ve Siemens gibi dev şirketlerin yer aldığı “European Tech Creators” adlı yeni bir sürekli diyalog girişiminin parçası.

Grup, AB kurumlarının ihtiyaçlarına daha iyi hizmet etmesini istiyor; tıpkı ABD ve Çin gibi rakip bölgelerde görülen hükümet ile sanayi arasındaki işbirliği gibi.

Fouquet, “Sürekli konuşmamız gerekiyor çünkü Avrupa için söz konusu olan mesele çok önemli. Ve bir diyalog kurmak zaman alır. Rakip olduğumuz taraflar bunu son derece etkili bir şekilde yapıyor,” diye ekledi.

Airbus CEO’su Guillaume Faury ise şöyle konuştu:

“Avrupa’nın bugün yaptıklarının, Avrupa’nın yapması gerekenler olmadığı konusunda aynı görüşteyiz… Eğer bu bir lobi faaliyeti ise, bu başarılı bir Avrupa için yapılan bir lobi faaliyetidir.”

Grup, nisan ayı sonunda von der Leyen ile bir görüşme gerçekleştirdi ve açık sözlü bir mesaj iletti: “Düzenlemeleri gevşetin, yoksa Avrupa’nın bir inovasyon gücü olarak geleceğini heba edeceksiniz.”

Bir hafta sonra, Almanya’nın güçlü desteğiyle sektör, daha az kural ve ertelenen bir son tarih içeren yapay zeka basitleştirme tasarısında bazı kazanımlar elde etti.

Sunumlarının bir parçası, Brüksel’in endüstri ile daha yakın istişare içinde düzenlemeleri daha hızlı gevşetmesi, birleşmelerin önünü açması ve tek pazarı tamamlaması.

Ericsson’un görevden ayrılan CEO’su Börje Ekholm, “Pazarın tamamen parçalanmasına izin verdik ve kimseye rekabet edebilecek ölçekte bir yapı sağlamadık. Bir adım geri çekilip bu konuda endüstriyel bir düşünce süreci izlemeliyiz,” diye konuştu.

Hız da son derece önemli bir mesele olarak öne çıkıyor. Fransız yapay zeka devi Mistral’ın kurucu ortağı Arthur Mensch şunları söyledi:

“Yapay zeka alanında işler son derece hızlı ilerliyor. Karşı karşıya olduğumuz sorun, iki yıl içinde işlerin çoktan geç kalmış olabileceği.”

Mensch, Komisyonun bulut ve yapay zeka geliştirmeye ilişkin son önerisinin doğru yönde atılmış bir adım olduğunu ama çok yavaş ilerlediğini belirtti.

Von der Leyen, AB başkanı olarak ikinci görev dönemine başladığından beri endüstri yanlısı bir deregülasyon gündemini savunuyor. 

Gelgelelim Siemens Yönetim Kurulu Başkanı Jim Hagemann Snabe’nin endüstriyel yapay zeka konusunda Komisyon danışmanı olarak atanması, AB yürütme organının Avrupa’nın endüstri devlerine çok yakın olduğunu savunan muhaliflerden eleştiri aldı.

Fouquet bu eleştirileri reddederek, “Başkan, endüstriden birinden gelip yardım etmesini istedi ve o kişi de gidip yardım etmeye karar verdi. Ve bizim karar için verdiğimiz tek ödül, o kişiyi çıkar çatışmasıyla suçlamak,” dedi. 

Okumaya Devam Et

Avrupa

Alman hükümetinden emeklilik sisteminde kapsamlı reform taahhüdü

Yayınlanma

Alman Şansölyesi Friedrich Merz, ideolojik açıdan bölünmüş koalisyonunu, yılın ikinci yarısında Almanya’nın emeklilik sisteminde kapsamlı bir reform yapmaya ikna edeceğine söz verdi.

“Hızlı hareket etmeliyiz, çünkü karşı karşıya olduğumuz sorunlar ertelenemez,” diyen Merz, akademisyenler ve milletvekillerinden oluşan bir uzman komisyonunun, Almanya’nın emeklilik sistemini reform etmek için 33 öneri sunmasının ardından Berlin’de gazetecilere konuştu.

Merz şunları söyledi:

“Aslında çoktan geç kalmış durumdayız. Bunların hepsini yıllar, hatta on yıllar önce halletmiş olmalıydık… Şimdi bu süreci çok hızlı bir şekilde başlatmak ve yılın ikinci yarısında bu reformu hayata geçirmek için gerekli kararları almak istiyorum.”

Merz’in hızla uygulamaya koyacağına söz verdiği 33 öneri arasında, İsveç sistemini örnek alan zorunlu sermaye fonlu emeklilik tasarruf planı ve emeklilik yaşı ile ortalama yaşam süresi arasında bir bağlantı kurulması yer alıyor.

Bu bağlantı uyarınca emeklilik yaşı, 2032’den itibaren her on yılda yaklaşık altı ay artacak.

Raporda yer alan bir özet, “Emeklilik yaşı en erken 2092’den itibaren 70 olacak” ifadesini içeriyor.

Bu reform, Merz ve hükümetin liderlerinin önümüzdeki haftalarda üzerinde anlaşmaya varmayı taahhüt ettikleri, vergi politikası, emeklilik ve uzun süreli bakım sigortasını kapsayan bir dizi acil ve uzun süredir ertelenen önlemden biridir.

Amaç, ana muhalefet partisi Almanya için Alternatif’e (AfD) verilen desteğin artmaya devam etmesi karşısında, popüler olmayan ve zaman zaman iç çekişmelerin yaşandığı koalisyonun hâlâ yönetme kapasitesine sahip olduğunu göstermek.

Merz’in partisi CDU ile koalisyon ortağı SPD’nin liderlerinden Bärbel Bas da komisyonun önerilerinin hızlı bir şekilde uygulanacağına söz verdi.

Bas, önerilerin kapsamlı bir paket oluşturduğunu ve ideolojik tercihlere göre tek tek önlemlerin seçilemeyeceğini savundu.

“Burada şunu açıkça belirtmek istiyorum: Bu paketi uygulamak istiyorum,” diyen ve aynı zamanda çalışma bakanı olarak bu konudan sorumlu olan Bas, Merz’in yanında yaptığı açıklamada şunları ekledi:

“Bunu gerçekleştirmek için, kendi saflarımızdaki parlamento gruplarının desteğini almamız kesinlikle gerekecek. Bu önemli çünkü sonuçta paketin Alman Federal Meclisi tarafından onaylanması gerekiyor.”

Okumaya Devam Et

Avrupa

AB, Ukrayna ve Moldova müzakere süreçlerini ayırma aşamasında

Yayınlanma

Avrupa Birliği, üyelik şartlarını yerine getirme hızlarındaki farklılıklar nedeniyle, ilk müzakere faslının açılmasının ardından Ukrayna ve Moldova’nın katılım süreçlerini ayırmaya hazırlanıyor. Euronews’in haberine göre, Brüksel’deki AB yetkilileri iki ülkenin müzakere yollarının ayrılmasını kaçınılmaz bir süreç olarak değerlendiriyor.

Daha önce Ukrayna ve Moldova’nın Avrupa Birliği’ne üyelik başvurularını birlikte ele alan AB makamları, ilk müzakere faslının açılmasının ardından iki ülkenin katılım süreçlerini ayırmak için zemin hazırlamaya başladı.

Euronews’in haberine göre, Brüksel’de düzenlenen AB-Moldova Zirvesi’nin sonunda birliğin üst yönetimi bu ayrışmanın yakın zamanda kaçınılmaz hale gelebileceğine işaret etti.

Zirvede konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, “İlk küme açıldıktan sonra, her aday ülke kendi sürecinden sorumludur. Çünkü hangi aday ülkeden bahsettiğimize bağlı olarak farklı reformların gerçekleştirilmesi gerekmektedir” ifadelerini kullandı.

Avrupa Konseyi Başkanı Antonio Costa ise Moldova hükümetinin reformları çok hızlı bir şekilde onaylamasını takdirle karşıladığını belirterek, bu hızın korunması halinde Moldova’nın kalan beş fasıl grubunun önündeki engelleri de hızla kaldırabileceğini öngördü.

Costa ayrıca, “Genişleme, en önemli jeopolitik yatırımdır” şeklinde konuştu.

AB katılım süreci, altı tematik küme altında toplanan 33 fasıldan oluşuyor. Moldova ve Ukrayna haziran ayında, yargı reformu, hukukun üstünlüğü, temel haklar ve yolsuzlukla mücadele gibi konuları kapsayan “Temeller” adlı ilk fasıl grubunu açmış bulunuyor.

Sürece çok dar bir çerçeveden bakılmaması gerektiğini belirten von der Leyen, bir aday ülkenin Moldova gibi çalışması durumunda ilerlemeyi hak ettiğini vurguladı.

Von der Leyen, “Liyakata dayalı süreç, yavaşlama anlamına gelmez, adalet anlamına gelir” diyerek, ülkenin taahhütlerini yerine getirmesi durumunda AB’nin de kendi üzerine düşeni yapması gerektiğini ekledi.

Moldova Cumhurbaşkanı Maia Sandu ise düzenlediği basın toplantısında, kalan beş fasıl grubunun gecikmeksizin hemen açılması gerektiğini ifade ederek, “Biz hazır olduğumuz sürece bunun gerçekleşeceğinden eminim” dedi.

Euronews’e göre, Moldova’nın AB’ye katılım süreci Ukrayna’nın gölgesinde kalmaya devam ediyor ve daha az tartışma yaratıyor. AB liderler zirvesinde Macaristan’ın yeni başbakanı Peter Magyar, Ukrayna için tüm müzakere fasıllarının en kısa sürede açılması ifadesine karşı çıkarken, Moldova için benzer bir çekince dile getirmedi.

Brüksel’deki kaynaklar, iki ülkenin yollarının ayrılmasının an meselesi olduğunu belirtiyor. Birçok yetkili, barış dönemindeki bir ülke ile çatışma halindeki bir ülke arasında yanlış bir eşdeğerlik kurulmaması adına Moldova’nın Ukrayna’ya bağlı tutulmasını adaletsiz buluyor.

Diğer yandan, Ukrayna için bu ayrışmanın son derece hassas bir konu olduğu ve Brüksel’in, Kiev’in geride kaldığı, Kişinev’in ise öne geçtiği bir tablodan kaçınmaya çalıştığı kaydediliyor.

AB Moldova Delegasyonu tarafından aktarılan açıklamada von der Leyen, “Moldova’nın yeri Avrupa Birliği’dir. Halkının cesareti, kararlılığı ve özverisi ülkeyi her geçen gün birliğimize daha da yakınlaştırıyor. Avrupa; reformlar, fırsatlar ve barış, özgürlük, demokrasi ve refah içinde ortak bir gelecek için Moldova’yı destekliyor” dedi.

Ukrayna ve Moldova, Rusya’nın askeri operasyonunun başlamasının ardından, sırasıyla Şubat ve Mart 2022 tarihlerinde AB üyeliği için başvuruda bulunmuş, ardından Gürcistan da katılım talebini iletmişti.

Kiev yönetimi, AB üyeliğini devletin temel hedeflerinden biri olarak nitelendirerek 2027 yılına kadar hızlandırılmış bir katılımla birliğe girmeyi talep ediyordu. AB yetkilileri ise Kiev’in 36 aşamalı zorlu katılım sürecindeki yükümlülükleri henüz tamamlamamış olması sebebiyle 2027 hedefini imkansız görüyor.

Ukrayna Başbakan Yardımcısı Yuliya Sviridenko, mart ayında ülkesinin katılım için nihai şartları aldığını açıklamıştı.

AB tarafı ise Ukrayna ile üyelik konferansı öncesinde, ülkenin entegrasyon kararlılığını ve zorlu koşullara rağmen kaydettiği önemli ilerlemeyi takdir ettiğini belirtmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English