Bizi Takip Edin

Amerika

WP: Waltz, ‘Netanyahu ile yoğun işbirliği’ nedeniyle gözden düştü

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump’ın ulusal güvenlik danışmanı Michael Waltz, geçen hafta görevden alındı ve kararın yankıları sürüyor.

Washington Post’a göre Waltz’un kaderi, mart ayında hassas bir Signal grup sohbetine bir gazeteciyi dahil etmesiyle kesinleşti.

Fakat üst düzey yetkililer ve Trump’ın danışmanları cuma günü, Waltz’un İran’a karşı askeri harekat başlatılıp başlatılmayacağı da dahil olmak üzere, yönetimin başından beri diğer üst düzey yetkililerle çatıştığını söylediler.

Bu olay, bazı üst düzey Beyaz Saray yetkililerinin geleneksel Ulusal Güvenlik Konseyi’nin gerekliliğini sorgulamasına ve Dışişleri Bakanı Marco Rubio’nun bir süre daha geçici görevde kalmasına razı olmasına neden oldu.

Bu karar, Amerikan başkanlarının dış politikasının şekillenmesinde güçlü bir role sahip olan bu kurumu zayıflatacak gibi görünüyor. Yetkililer, bu kararın, askeri müdahaleyi destekleyen uzun bir geçmişe sahip Beyaz Saray’ın önemli bir figürünü kenara ittiğini de belirtiyor.

Trump, Waltz’u Birleşmiş Milletler Büyükelçisi olarak aday gösterdi, bu nedenle Waltz, Trump hükümetinde kalacak.

İddiaya göre Waltz’un sorunları zamanla arttı ve Beyaz Saray Genel Sekreteri Susie Wiles, onun başkan için uygun bir isim olmadığını giderek daha fazla hissetmeye başladı.

Trump, perşembe günü yaptığı açıklamada, “Birlikte, Amerika’yı ve dünyayı yeniden güvenli hale getirmek için yorulmadan mücadele etmeye devam edeceğiz,” dedi.

Fakat Waltz, şubat ayı başında İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun Oval Ofis’i ziyaretinin ardından Trump’ı da kızdırdı. İki kaynak, ulusal güvenlik danışmanının, İran’a saldırmanın zamanının geldiği konusunda İsrail liderinin görüşünü paylaştığı izlenimi verdiğini söyledi.

Bu kaynaklar, Waltz’un İsrail lideri ile Trump arasında Oval Ofis’te yapılacak toplantı öncesinde İran’a karşı askeri seçenekler konusunda Netanyahu ile “yoğun bir koordinasyon içinde” olduğu izlenimini verdiğini söyledi.

Bu kişilerden biri, Waltz’un “ABD politikasını Trump’ın rahat olmadığı bir yöne çekmek istediğini”, oysa Başkan’ın “ABD’nin henüz diplomatik bir çözüm denemediğini” düşündüğünü söyledi.

Kaynak, “Bu Trump’ın kulağına gitti ve Başkan bundan memnun olmadı,” dedi.

Netanyahu’nun ofisi cumartesi günü yaptığı açıklamada, Başbakanın Trump ile Oval Ofis’teki görüşmesi öncesinde Waltz ile görüştüğünü doğruladı, ama onunla “yoğun temas” içinde olduğunu yalanladı.

Beyaz Saray İletişim Direktörü Steven Cheung ise, “Başkan gündemi belirler ve bu politikaları uygulamak yönetimin görevidir. Herkes aynı yönde çalışıyordu, bu yüzden tarihinin en başarılı ilk 100 gününü geçirdi,” iddiasında bulundu.

Yönetimdeki bazı kişilerin görüşü, Waltz’ın askeri harekat lehine dengeleri değiştirmeye çalıştığı ve İsraillilerle işbirliği içinde hareket ettiği yönündeydi.

Trump’ın bir danışmanı, Bush’un dışişleri bakanına atıfta bulunarak, “Jim Baker, George H.W. Bush’u devirmek için Suudilerle gizli bir anlaşma yapsa, kovulurdun. Bunu yapamazsın. Sen kendi ülkenizin başkanına çalışıyorsun, başka bir ülkenin başkanına değil,” diye konuştu.

Geçici olarak yerine geçen Rubio, Waltz ile aynı “gelenekçi” kanattan geliyor. Fakat yetkililer, Rubio’nun eski görüşlerinden daha kolay vazgeçtiğini ve Trump’ın güçlü bir sözcüsü olarak ortaya çıktığını söylüyor. Buna, Rusya ve Ukrayna politikası da dahil.

Öte yandan iki üst düzey Beyaz Saray yetkilisi Cuma günü, Waltz’un görevden alınmasının, Başkan Yardımcısı JD Vance dahil olmak üzere yönetimin diğer bazı önde gelen üyelerinin ona yardım eli uzatmaya çalıştığı bir dönemde gerçekleştiğini söyledi.

Fakat sonunda, Susie Wiles ve Beyaz Saray’ın diğer üst düzey yetkilileri, Waltz’un Beyaz Saray’a, özellikle de Trump’a uygun olmadığını düşünmeye başladı.

Signalgate vakasından önce bile, ulusal güvenlik danışmanı zor durumda idi ve bazı Beyaz Saray yetkilileri, onun ilk değiştirilecek üst düzey danışmanlardan biri olabileceği konusunda uyarıda bulunmuştu.

Yetkililer, Signal’da hassas görüşmeleri yönetme şeklinin kamuoyuna duyurulduktan sonra bir aydan fazla bir süre görevde kalmasına rağmen, son darbeyi vuran faktör olabileceğini söyledi.

Waltz’un, ulusal güvenlik danışmanlığı görevı için her zaman sürpriz bir seçim olduğu da düşünülüyordu. Başkana sadık olmasına rağmen, dış politika tercihleri “şahin” eğilimliydi. Örneğin Rusya konusunda, Rusya lideri Vladimir Putin’e karşı sert bir yaklaşımı savunuyor.

Amerika

Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler

Yayınlanma

Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.

Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.

Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.

404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.

Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.

Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.

Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.

Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.

Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.

Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.

Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.

Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, yapay zeka kararnamesini imzaladı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka şirketlerinden, modellerin tam olarak piyasaya sürülmeden önce yeteneklerini değerlendirmek üzere federal hükümete modeller sunmalarını talep eden bir başkanlık emri imzaladı.

Emirde, şirketlerden gönüllülük esasına dayalı olarak, bir modelin “gelişmiş siber yeteneklerini” değerlendirmek ve modelin “kapsam dahilindeki öncü model” olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek üzere bir karşılaştırmalı değerlendirme sürecine katılmaları isteniyor.

Ardından, şirketlerin bu modelleri daha geniş bir kitleye sunmayı planladıkları tarihten en fazla 30 gün önce bu modellere erişim talep ediyor ve hükümetin erken erişim hakkı alacak “güvenilir ortakları” seçmesine olanak tanıyor.

Kararnamede şöyle deniyor.

“Bu bölümdeki hiçbir hüküm, sınır modeli dahil olmak üzere yeni yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, yayınlanması, piyasaya sürülmesi veya dağıtımı için zorunlu bir hükümet lisanslama, ön onay veya izin şartı oluşturulmasına yetki verdiği şeklinde yorumlanamaz.”

Trump, o dönemde gazetecilere verdiği demeçte, önde gelen teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla imza törenini “kararnamenin bazı yönlerini beğenmediği”için ertelediğini söylemişti.

Somut ayrıntılar açısından yetersiz olan salı günkü kararname, ABD’deki yapay zeka geliştirme çalışmaları için kritik bir anda yayınlandı.

Pazartesi günü Anthropic, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna halka arz için gizli başvuruda bulunduğunu açıkladı. Rakip OpenAI da bu yıl içinde olası bir halka arz için hazırlıklarını sürdürüyor.

SpaceX, kendi AI laboratuvarı SpaceXAI’nin sahibi olarak, her ikisini de halka arz konusunda geride bırakmaya hazırlanıyor. Şirketin değerini 1 trilyon doların çok üzerine çıkarabilecek halka arzın önümüzdeki hafta gerçekleşmesi bekleniyor.

AI patlaması sırasında servetlerin hızla arttığı teknoloji sektörü, Beyaz Saray’ın AI konusundaki tutumunda merkezi bir rol oynadı.

Musk’ın uzun süredir müttefiki olan risk sermayedarı David Sacks, bu yılın başlarında görevine son verilene kadar ilk kripto ve yapay zeka sorumlusu olarak görev yaptı. 

Fakat Sacks’ın, Musk ve Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile birlikte geçen ay Trump yönetimini arayarak, başkanın imzalamaya hazırlandığı önceki yapay zeka başkanlık kararnamesine karşı lobi yaptığı bildirildi.

Salı günkü kararname, Anthropic’in yazılımdaki zayıflıkları ve güvenlik açıklarını tespit etmede üstün bir model olan Claude Mythos Preview’u duyurarak bu yılın başlarında hükümet yetkililerini ve Wall Street’i şaşırtmasının ardından geldi.

Şirket, Project Glasswing adlı siber güvenlik girişiminin bir parçası olarak bu modelin kullanıma sunulmasını seçkin bir grup şirketle sınırladı ve bu girişimi salı günü genişletti.

Mythos’un piyasaya sürülmesi, Anthropic ile Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ve Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere Trump yönetiminin üst düzey üyeleri arasında birkaç yüksek profilli toplantı düzenlenmesine yol açtı.

Trump’ın yapay zeka kararnamesi, yönergeler ve diğer kılavuzların geliştirilmesi için çeşitli zaman dilimlerini özetliyor ve özellikle Savunma Bakanlığı’ndan bilgi sistemlerinin siber savunmasına öncelik vermesini istiyor.

Savunma Bakanlığı, Mythos’u piyasaya sürmeden kısa bir süre önce bu girişimi bir tedarik zinciri riski olarak nitelendirerek, Anthropic’in öncü modellerinden aktif olarak uzaklaşmaya çalıştı.

Bu tanımlama, Anthropic’in ABD ulusal güvenliğini tehdit ettiği anlamına geliyor ve savunma müteahhitlerinin kurumla yaptıkları çalışmalarda şirketin teknolojisini kullanmalarını yasaklıyor.

Anthropic, bu tanımlamayı geri aldırmak için Trump yönetimine dava açtı ve bu dava halen devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX 75 milyar dolarlık rekor halka arza hazırlanıyor

Yayınlanma

Elon Musk’ın sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi SpaceX, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters’ın haberine göre şirket, bu adımla piyasa değerini 1,75 trilyon dolara ulaştırmayı hedefliyor.

Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters ajansının konuya aşina bir kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, bu süreçte 555,6 milyon adet hisse satmayı amaçlıyor ve toplam piyasa değerinin 1,75 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor.

Bu halka arzın borsa tarihindeki en büyük işlem olabileceği ve ardından yapay zeka devleri OpenAI ile Anthropic’in de izlemesi beklenen büyük ölçekli yeni bir halka arz dalgasına öncülük edebileceği belirtiliyor.

Sabit fiyatlı halka arz, bir şirketin talep toplama süreci başlamadan önce hisse başına kesin değeri önceden duyurduğu bir fiyatlandırma yöntemi. Bu fiyat, şirketin analistleri ve yetkilendirilmiş aracı kurumlar tarafından finansal göstergeler, piyasa koşulları ve rakip analizleri temel alınarak hesaplanıyor. Yatırımcılar bu arza katılırken doğrudan belirlenen bu fiyat üzerinden talep iletiyor; talebin arzı aşması durumunda hisseler, genellikle bireysel küçük yatırımcılara öncelik verilerek katılımcılar arasında dağıtılıyor.

Reuters, yatırımcı sunumları yapılmadan ve talep toplama defteri oluşturulmadan önce sabit bir fiyat belirlenmesinin piyasa teamülleri açısından sıra dışı bir adım olduğunu aktardı.

Şirketler genellikle talebe göre fiyatı ayarlayabilmek amacıyla belirli bir fiyat aralığı ilan etmeyi tercih ediyor.

ABD merkezli hukuk firması Wilson Sonsini Goodrich & Rosati’nin kıdemli ortağı Weiheng Chen konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Musk, kendi takipçi kitlesinde işe yarayan ‘ister al ister bırak’ yaklaşımını uyguluyor. Piyasa koşulları ve sektörde karşılaştırılabilecek başka bir şirketin bulunmaması göz önüne alındığında bu makul bir adım” dedi.

SpaceX’in yatırımcı turları kapsamındaki tanıtım faaliyetleri (roadshow) 4 Haziran Perşembe günü başlayacak.

Halka arzın tamamen birincil piyasa halka arzı olarak yapılandırılması, yani elde edilecek tüm gelirlerin doğrudan şirkete aktarılması ve mevcut hissedarların kendi paylarını satamaması bekleniyor. Kurucu Elon Musk’ın da halka arzın ardından 366 gün boyunca SpaceX hisselerini elinde tutma zorunluluğu bulunuyor.

Şirket halka arz gelirini yapay zeka ve Starlink yatırımlarında kullanacak

Halka arzdan elde edilecek fonlar, şirketin yapay zeka bilgi işlem kaynaklarının genişletilmesinde ve Starlink uydu ağının büyütülmesinde kullanılacak.

SpaceX, bu yılın başlarında Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI ile bir ortaklık kurmuş, bu süreçte roket şirketine 1 trilyon dolar, Grok adlı sohbet robotunun geliştiricisine ise 250 milyar dolar değer biçilmişti.

Finansal tablolara göre SpaceX, bir önceki yıl elde ettiği 791 milyon dolarlık kârın ardından, 2025 yılında 4,94 milyar dolar net zarar bildirdi.

Nasdaq borsasında “SPCX” koduyla işlem görmeyi hedefleyen SpaceX’in borsaya ilk adımını 12 Haziran’da atması bekleniyor. Goldman Sachs, Morgan Stanley, BofA Securities, Citigroup ve J.P. Morgan süreçte ortak lider aracı kurumlar (joint bookrunners) olarak görev alıyor.

Bank of America’nın Asya-Pasifik bölgesindeki eski küresel sermaye piyasaları eş başkanı Craig Coben sürece ilişkin olarak, “Tarihin en çok beklenen halka arzı konumundaysanız, yatırımcılardan kendi sürecinize uyum sağlamalarını isteyebilirsiniz; tersini yapmak zorunda kalmazsınız” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English