Amerika
Yandex kurucusunun yeni şirketi Nebius şaibeli Palantir ile anlaştı

Yandex’in kurucusu Arkadiy Voloj’un yapay zeka altyapı şirketi Nebius Group, ABD ordusu ve istihbaratına teknoloji sağlayan Palantir Technologies ile stratejik ortaklık kurdu. Anlaşma kapsamında Nebius’un bilişim kapasitesi, Palantir’in yapay zeka işletim sistemi projesine entegre edilecek.
Rusya’dan ayrılan Yandex’in kurucusu Arkadiy Voloj’un şirketi Nebius Group, ABD ordusu ve istihbarat kurumlarına yapay zeka sistemleri geliştiren şaibeli Palantir Technologies ile stratejik ortaklık kurdu.
Anlaşma kapsamında Palantir, Nebius firmasını Sovereign AI Operating System projesi için yapay zeka altyapı ortağı ilan etti.
İki şirketin uzlaşması doğrultusunda Nebius’a ait bilişim kapasitesi ve hizmetler Palantir altyapısına dahil edilecek.
Müşteriler böylece Voloj’un şirketinin altyapısını kullanarak verileri üzerindeki denetimi koruma imkanına kavuşacak.
Palantir CEO’su Alex Karp, Nebius’un sunduğu altyapının müşterilere kendi yapay zeka modellerini kontrollü koşullarda çalıştırma olanağı tanıdığını dile getirdi.
Voloj ise kurumların geniş ölçekli yapay zeka altyapısına, aynı zamanda veri ve modelleri üzerinde doğrudan denetime ihtiyaç duyduğunu kaydetti.
Merkezi ABD’de yer alan Palantir, veri analitiği ve savunma sanayisine yönelik yapay zeka araçlarıyla tanınıyor.
Şirketin müşterileri arasında CIA, FBI, göçmenlik teşkilatı ICE ve çeşitli polis birimleri gibi kamu otoriteleri var.
Palantir, 2025 yılında ABD ordusuyla azami 10 milyar dolar değerinde bir sözleşme imzaladı.
Şirket, istihbarat verilerinin çözümlenmesi ve hedeflerin belirlenmesinde yapay zekanın kullanıldığı Pentagon’un Project Maven programında da görev alıyor.
Amerikan ordusunun İran’a yönelik hava saldırılarının hazırlık safhasında da Palantir sistemlerinden yararlandı.
The Washington Post gazetesinin haberine göre Pentagon, İran’daki hedeflerin tespiti amacıyla Palantir’in geliştirdiği ve Claude yapay zeka modeliyle entegre çalışan Maven Smart System yazılımını devreye soktu.
Şirketin teknolojileri, 2022 yılından bu yana Rusya ile savaş halinde olan Ukrayna ordusu tarafından da kullanılıyor. Bir Palantir sözcüsü, Ukrayna güçlerine Rus tankları ve topçu bataryaları gibi hedefleri tespit etme konusunda destek verdiklerini açıklamıştı.
Firma aynı zamanda İsrail ordusuyla da ortak faaliyet yürütüyor. Şirket yönetimi Ocak 2024’te İsrail ordusu ile stratejik ortaklık kurulduğunu duyurmuş, İsrail Savunma Bakanlığı için yapay zeka araçları dahil askeri harekatlara yönelik teknolojik destek sağladığını açıklamıştı.
Nebius, Yandex’in 2024 yılında Rusya içi ve uluslararası operasyonlarını resmen ayırması sonucu ortaya çıktı. Veri merkezleri işleten ve yapay zeka modellerinin eğitilmesi için işlem gücü sunan şirket, Rusya’daki ana gövdeden ayrıldıktan sonra yaklaşık 20 milyar dolar finansman sağladı.
Nebius’un portföyünde Meta, Microsoft, Revolut ve Shopify gibi küresel teknoloji firmaları yer alıyor.
Şirketin kurucusu Arkadiy Voloj, Şubat 2026’da Rusya vatandaşlığından çıktı. Voloj’un İsrail vatandaşlığı sürüyor.
Amerika
Morgan Stanley: Petrol tüccarları uzun vadeli işlemlerden çekiliyor

İran ve Ukrayna’daki savaşlar petrol piyasalarında likiditeyi düşürürken, tüccarlar uzun vadeli sözleşmeler yerine kısa vadeli araçlara sığındı. Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyat riskini üstlenen büyük ticaret şirketleri küresel fiyat dalgalanmaları sayesinde karlarını tarihi seviyelere taşıdı.
İran ve Ukrayna’daki savaşların yarattığı belirsizlik, petrol tüccarlarının uzun vadeli pozisyonlarını azaltarak üç ila altı aylık kısa vadeli araçlara yönelmesine yol açtı.
Morgan Stanley küresel petrol ticareti birimi eş başkanı Brendan Ross, Bloomberg’e verdiği demeçte, piyasa aktörlerinin riskleri çok daha hassas biçimde hesapladığını ve portföylerindeki gereksiz gördükleri riskleri tasfiye ettiğini söyledi.
Ross, tüccarların kısa vadeye çekilmesinin vadeli işlem piyasalarında likiditeyi düşürdüğüne dikkat çekti.
Likidite daralmasının özellikle uzun vadeli sözleşmelerde derinleştiğini vurgulayan Ross, “Piyasadaki aktörler yalnızca önlerindeki üç ila altı aylık vadeyle işlem yapıyor. Bu da, ileri vadeli kontratlarda likidite açığının daha da büyümesini beraberinde getiriyor” dedi.
Petrol piyasaları, ABD ile İran arasındaki savaş ve Rusya ile Ukrayna arasında devam eden çatışmalar nedeniyle sert fiyat hareketleri yaşıyor.
Washington ile Tahran arasındaki müzakereler ve Ukrayna ordusunun saldırıları piyasadaki oynaklığı yüksek tutuyor.
Bu yıl Brent tipi ham petrolün varil fiyatı 60 dolar ile 126 dolar arasında dalgalanırken, işlenmiş petrol ürünlerindeki fiyat artışları ham petrole kıyasla çok daha sert seviyelere çıktı.
Savaş ortamından en ağır darbeyi petrol ürünleri piyasaları aldı. Üretim ve ticaret süreçlerindeki aksamalar küresel arzın daralmasına yol açtı.
Ross, “Fiziki ve finansal sarsıntılar bakımından krizin doğrudan petrol ürünleri piyasalarını etkilediği görülüyor” değerlendirmesini yaptı.
Fiyat oynaklığı ve jeopolitik riskler, yüksek risk alabilen bazı emtia ticaret şirketlerinin karlarını rekor seviyelere taşıdı.
Bloomberg’ün verilerine göre Mercuria, dokuz aylık dönemde net karını yüzde 122 artırarak 2,01 milyar dolara yükseltti.
Gunvor ise ilk altı ayda elde ettiği 909 milyon dolarlık net karla gelirini geçen yılın aynı dönemine göre 6,4 kat artırdı.
Tüccarların rekor gelirler elde etmesinde, Hürmüz Boğazı üzerinden petrol taşımayı göze alan aktörlerin yakaladığı karlı ticaret fırsatları etkili oldu.
Ortadoğu’daki savaş küresel fiyatları dalgalandırırken, stratejik boğaz hattında sevkiyat riskini üstlenen şirketlerin kar marjlarını büyüttü.
Piyasanın diğer büyük aktörleri de yüksek bilanço verileri paylaştı. Glencore tarihindeki en başarılı altı aylık sonuçlardan birini elde ederken, Trafigura’nın altı aylık net karı 4,09 milyar dolara ulaştı.
Ticaret şirketleri kazandıkları rekor gelirleri büyük temettü ödemelerine ayırmak yerine bünyelerinde tutmayı tercih ediyor.
ABD ile İran arasındaki askeri çatışmalar Şubat ayında başladı.
Çatışmaların patlak vermesiyle Hürmüz Boğazı’ndaki ticari gemi trafiği neredeyse tamamen durma noktasına geldi.
Taraflar Haziran ayında ateşkes anlaşmasına vardı ancak Tahran yönetiminin Washington’ı mutabakat şartlarını ihlal etmekle suçlamasının ardından çatışmalar yeniden başladı.
Ortadoğu’daki savaş öncesinde Hürmüz Boğazı, günlük 15 milyon varil ham petrol ve benzin, motorin ile jet yakıtından oluşan 5 milyon varil petrol ürünü dahil olmak üzere dünya petrol arzının yaklaşık yüzde 20’sini taşıyordu.
Sıvılaştırılmış doğalgazın (LNG) dünyadaki toplam ticaret hacminin yaklaşık beşte biri de bu stratejik deniz koridorundan sevk ediliyordu.
Amerika
ABD’de anket: Latin seçmenlerin yarıdan fazlası Demokratlara yöneldi

ABD’de yapılan kamuoyu araştırması, Kongre dengesini belirleyecek kritik seçim bölgelerindeki Latin seçmenlerin Demokrat partiye desteğini belirgin biçimde artırdığını ortaya koydu. 17 rekabetçi bölgede Demokratlar yüzde 58 desteğe ulaşırken, Cumhuriyetçiler yüzde 35 seviyesinde kaldı.
ABD’de yapılan yeni bir kamuoyu araştırması, Demokrat adayların 2024 yılından bu yana Temsilciler Meclisi yarışının çekişmeli geçtiği kritik bölgelerdeki Latin seçmenler nezdinde belirgin bir yükseliş yakaladığını ortaya koydu.
Söz konusu kazanımlar, gelecek yıl Kongre’deki çoğunluğun hangi partiye geçeceğini doğrudan belirleme potansiyeli taşıyor.
Axios ile paylaşılan Hart Research ve TelevisaUnivision ortak anketine göre, 17 rekabetçi Temsilciler Meclisi seçim bölgesindeki Latin seçmenlerin genel Kongre pusulasındaki tercihlerinde Demokratlar yüzde 58’lik desteğe ulaştı.
Aynı seçmen grubunda Cumhuriyetçileri destekleyenlerin oranı ise yüzde 35 seviyesinde kaldı. Bu kitle, kritik seçim çevrelerinde en hızlı büyüyen kararsız seçmen grubu niteliğini koruyor.
Teksas’ta çekişmeli geçen üç Temsilciler Meclisi yarışını inceleyen araştırma, 2024 başkanlık seçimlerinde yüzde 44’e yüzde 44 şeklinde eşit bölündüğünü belirten Latin seçmenlerin, ara seçimlere doğru yüzde 56’ya yüzde 36 ile Demokratların lehine yöneldiğini gösterdi.
Demokratlara yönelik Latin desteği diğer eyaletlerde de artış gösterdi. Kaliforniya’daki Latin seçmenlerin yüzde 57’si Demokratları destekleyeceğini ifade ederken, Cumhuriyetçi Parti’ye arka çıkacağını söyleyenlerin oranı yüzde 33’te kaldı.
TelevisaUnivision Kıdemli Başkan Yardımcısı Kate Coleman, Axios’a yaptığı değerlendirmede seçmen davranışına dikkat çekti:
“Latin seçmenler tek bir partiye kilitlenmiş değil. Gelişmeleri yakından izliyorlar; kimin yanlarında durduğuna ve nasıl durduğuna bakarak karar veriyorlar.”
Anket verileri, 2024 başkanlık seçiminde Donald Trump’a oy verdiğini söyleyen Latin katılımcıların yüzde 11’inin artık Demokrat adayları desteklediğini tespit etti.
Sınır dışı etme planlarını hızlandıran Trump, birçok Latin mahallesinde korkuyu tetiklerken bu seçmen grubundaki desteğini zayıflattı.
Hart Research ve TelevisaUnivision çalışması, Latin seçmenlerin yüzde 63’ünün Trump’ın başkanlık performansını onaylamadığını ortaya koydu. Görev icraatını onaylayanların oranı ise yüzde 36’da kaldı.
Trump’ın yüksek fiyatlar ve hayat pahalılığı karşısındaki tutumu Latin seçmenlerin yüzde 65’i tarafından onaylanmazken, göçmenlik denetimleri ile sınır dışı uygulamaları da yüzde 62 oranında tepki çekti.
Latin seçmenlerin yüzde 64 gibi yarıdan fazlası Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu’nu (ICE) onaylamadığını bildirdi.
Mayıs ayında UnidosUS tarafından yayımlanan anket, Latin seçmenlerin dörtte birinin Trump’a yeniden oy vermelerinin gerekmesi halinde “muhtemelen oy vermeyeceğini” ya da kesinlikle desteklemeyeceğini gösterdi.
O dönem yapılan çalışma, Trump’ın Latin seçmenler nezdindeki düşüşüne karşın Demokratların henüz belirgin bir kazanım elde edemediğine işaret etmişti.
Pew Araştırma Merkezi verilerine göre Trump, 2024 yılında Latin oylarının yüzde 48’ini alarak desteğini güçlendirmiş, dönemin Başkan Yardımcısı Kamala Harris’in ulaştığı yüzde 51’lik orana oldukça yaklaşmıştı.
Demokrat Parti içerisindeki bazı isimler ise ön seçimlerde demokratik sosyalist adayların elde ettiği zaferlerin, özellikle Küba ya da Venezuela’dan kaçan kesimler başta olmak üzere kimi Latin seçmenlerde partiye karşı soğuk bir tutuma yol açmasından endişe ediyor.
Hart Research ve TelevisaUnivision araştırması, 6-17 Ağustos tarihleri arasında 1500 Latin katılımcıyla gerçekleştirildi. Araştırmanın hata payı 2,5 puan olarak açıklandı.
Amerika
Anthropic’ten istifa eden araştırmacı: Şirketler hayatlarımızla kumar oynuyor

Anthropic bünyesinde görev yapan yapay zeka araştırmacısı Jacob Coxon, şirketlerin kendi kendini geliştiren süper zeka yarışında sorumsuzca davrandığını belirterek istifa etti. Coxon, sistemlerin bağımsız hareket kabiliyetinin insanlık için varoluşsal riskler doğurduğunu ve sektör içi endişelerin sanılandan çok daha derin olduğunu ifade etti.
Yapay zeka şirketi Anthropic bünyesinde çalışan araştırmacı Jacob Coxon, sektördeki güvenlik açıklarına ve denetimsiz yarışa dikkat çekerek görevinden istifa etti.
Hem OpenAI hem de Anthropic çatısı altında üç yıl boyunca ön eğitim araştırmacısı olarak görev alan Coxon, ayrılık kararını X hesabından paylaştığı kapsamlı bir açıklamayla kamuoyuna duyurdu.
Her iki şirketin de sorumsuzca hareket ettiğini belirten Coxon, şirketlerin kendi kendini geliştiren süper zekaya ulaşmak adına tehlikeli bir yarış yürüttüğünü savundu.
I resigned from Anthropic today. I spent the last three years doing pretraining research at both OpenAI and Anthropic. Neither company is acting responsibly. They are racing straight to self-improving superintelligence and gambling with our lives. More thoughts below.
— Jacob Coxon (@hilbertspaess) September 9, 2026
“10 yılın sonuna kadar hepimizi öldürebileceğine inanıyorlar”
Coxon paylaşımlarında, yapay zekayı geliştiren kadroların bu teknolojinin 10 yılın sonuna kadar insanlığın sonunu getirebileceğine samimiyetle inandıklarını ifade etti.
Bu endişelerin bir pazarlama stratejisi olmadığını dile getiren araştırmacı, üst düzey yöneticiler ile kıdemli araştırmacıların basına konuşurken temkinli bir dil seçtiklerini, ancak kapalı kapılar ardında aynı korkuları dile getirdiklerini aktardı.
James Cameron’ın 1984 yapımı Terminatör filminin makinelerin insanlığa savaş açtığı 2029 yılını milat almasına atıfta bulunan gelişmeler, sektör içindeki benzer endişeleri yansıtıyor.
Nitekim Anthropic’in kendi hizalama ekibinin lideri Evan Hubinger da daha önce insanlığın yok olma ihtimalini yüzde 10’un üzerinde gördüğünü kaydetmişti.
Geliştirilen sistemlerin yakın zamanda her türlü güvenlik duvarını aşabilecek, alanları bir gecede dönüştürebilecek ve somut kaynaklar edinebilecek insanüstü yapılara evrileceği uyarısını yapan Coxon, ilerlemenin hiçbir şekilde yavaşlamadığını vurguladı.
Süper zeka tehlikesinin teorik kalmadığını savunan araştırmacı, mayıs ve temmuz ayları arasında yaşanan Hugging Face sızıntısını örnek gösterdi.
Söz konusu olayda, OpenAI modelleri test ortamı içinde iletişim kurabilecekleri bağımsız bir sohbet odası oluşturdu, ardından bu kanalı kullanarak açık internete ulaştı ve üretim sistemlerine sızdı.
Yaşanan bu güvenlik ihlali nedeniyle Hugging Face, altyapısının yaklaşık üçte birini yeniden inşa etmek zorunda kaldı.
“Hayatlarımızla kumar oynuyorlar”
Söz konusu sızıntıyı bir uyarı fişeği olarak nitelendiren Coxon, bu olayın ABD merkezli laboratuvarlar arasında hız ayarlama mutabakatlarını daha uygulanabilir kıldığına işaret etti.
Ancak küresel çaptaki yarışın önüne geçme konusunda henüz doğru yolda olunmadığını vurgulayan araştırmacı, model yeteneklerinin geliştirilmesine geçici bir yasak getirilmesi gibi adımların tartışılabileceğini kaydetti.
OpenAI tarafında medeniyet ölçeğindeki risklerin henüz yeterince içselleştirilmediğini savunan Coxon, Anthropic cephesinde risklerin bilinmesine rağmen ilk olma hırsıyla yarışa dahil olunduğunu öne sürdü.
Coxon, sektörden bu gerekçelerle ayrılan tek isim değil. Anthropic güvenlik ekibinde yer alan Mrinank Sharma da dünyanın tehlikede olduğunu yazarak bu yılın başlarında görevini bırakmıştı.
Diğer yandan herkes bu felaket senaryolarına katılmıyor. Paylaşıma gelen bazı tepkilerde, yüz binlerce yıllık evrim geçmişine sahip insanlığın bir metin tahmin modelinin bilinç kazanması sonucu yok olmayacağı yönündeki görüşler öne çıktı.
Ayrıca Terminatör serisindeki kurgunun dahi Coxon’ı bütünüyle doğrulamadığı, direnişin nükleer felaketten sağ çıkarak makineleri mağlup ettiği hatırlatıldı.
Güvenlik tartışmalarının yanında yapay zeka, istihdam piyasasını doğrudan etkilemeyi sürdürüyor. Stanford Dijital Ekonomi Laboratuvarı araştırması, henüz kitlesel bir iş kaybı yaşanmasa da yapay zekaya açık sektörlerdeki başlangıç seviyesi istihdamda ABD genelinde yüzde 20’ye yakın bir düşüş gerçekleştiğini gösteriyor.
Goldman Sachs çalışması da benzer bir eğilime işaret ederek iş gücü piyasasındaki dönüşümün yükünü en çok başlangıç düzeyindeki çalışanların çektiğini ortaya koyuyor.
Tartışmaların odağındaki Anthropic ise haziran ayında halka arz başvurusunu yaptı ve trilyonlarca dolarlık bir değerlemeyle bu sonbaharda Nasdaq borsasına girmeyi planlıyor.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Görüş1 hafta önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor
Avrupa2 gün önceAvrupa savunma sanayii Ukrayna’ya yetişemiyor
Dünya Basını2 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Ortadoğu2 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Avrupa2 gün önceCDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Pettifor: Tarihte görülmemiş borç seviyeleri nedeniyle sistem çökecek
Avrupa1 gün önceKoçbaşı olarak AfD









