Bizi Takip Edin

Diplomasi

Yüksek riskli ABD-İran müzakereleri Cenevre’de başladı

Yayınlanma

İran ile ABD arasındaki nükleer müzakerelerin yüksek risk taşıyan ikinci turu, İsviçre’nin Cenevre kentindeki Umman Büyükelçiliği’nde başladı.

Görüşmeler, İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, ABD Orta Doğu Özel Temsilcisi Steve Witkoff ve Başkan Donald Trump’ın damadı Jared Kushner arasında Umman Dışişleri Bakanı Bedr bin Hamad el-Busaidi aracılığıyla yürütülüyor. Trump ise, Air Force One uçağında gazetecilere yaptığı açıklamada görüşmelere “dolaylı olarak” dahil olacağını söyledi.

ABD, görüşmelerin kapsamını İran’ın füze stoğu gibi nükleer olmayan konulara genişletmeye çalışırken, Tahran yaptırımların hafifletilmesi karşılığında yalnızca nükleer programına kısıtlamalar getirilmesini görüşmeye hazır olduğunu ve sıfır uranyum zenginleştirmeyi kabul etmeyeceğini söylüyor.

Bir gün önce Arakçi, Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA) Başkanı Rafael Grossi ile nükleer uzmanlarla “derin teknik görüşmeler” için bir araya geldi.

İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü İsmail Bekayi, İran devlet televizyonuna yaptığı açıklamada, görüşmelerin devam ettiğini ve her iki tarafın da arabulucu Umman Dışişleri Bakanı  ile görüşlerini paylaştığını söyledi.

Bekayi, görüşmelerin ana odağının nükleer konular olduğunu belirterek, İran ile Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı arasında dün görüşmeler yapıldığını ve bugün de ABD heyeti ile IAEA Genel Direktörü arasında benzer görüşmelerin yapıldığı bildirildiğini sözlerine ekledi.

Bekayi, Arakçi’nin bugün ilerleyen saatlerde BM’de uluslararası bir toplantıya katılacağını ve İran’ın pozisyonlarını sunacağını söyledi. Görüşmelerin öğleden sonraya kadar devam etmesinin beklendiğini de sözlerine ekledi.

Umman müzakereleri

Görüşmeler, Donald Trump’ın cuma günü olası bir nükleer anlaşmaya ilişkin karamsar bir tablo çizip İranlıların “iyi bir sicili olmadığını” iddia etmesine rağmen gerçekleşiyor. Tahran tarafı ise Trump’ın daha önce tek taraflı olarak müzakerelerden çekildiğini hatırlatarak Washington’a güvenmediğinin altını çiziyor.

Geçtiğimiz yaz ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasından bu yana ilk diplomatik temas olan 6 Şubat’taki Umman’daki son müzakere turunda yaşananlar ise şöyle:

Trump görüşmeleri “çok iyi görüşmeler” olarak tanımlarken, İranlı yetkililer de bunu “iyi bir başlangıç” olarak nitelendirdi ancak kısa sürede esaslı görüş ayrılıkları su yüzüne çıktı.

Dolaylı görüşmelere Umman Dışişleri Bakanı Bedr el-Busaidi arabuluculuk yaparken, ABD heyetine Witkoff ve Kushner, İran heyetine ise Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi başkanlık etti.

Nükleer konuda İran, uranyum zenginleştirme talebini yineledi -yüksek oranda saflaştırıldığında bomba yapımında kullanılabilen nükleer yakıt- ki ABD ve müttefikleri bunu reddediyor. İran, nükleer programının silahlaştırılmamasını sağlamak için denetim teklifinde bulunarak karşılığında yaptırımların kaldırılmasını talep etti.

Washington ise, olası bir anlaşmaya balistik füzelerin ve Hizbullah gibi İran’ın bölgedeki vekil güçler ağının da dahil edilmesi için bastırarak meselenin nükleer kapasitenin ötesine geçmesi için uğraşıyor. İran bu genişletme teklifini daha en başından reddetti.

Görüşmeler devam ederken ABD bölgeye askeri güç kaydırdı ve yeni yaptırımlar uyguladı, İran ise tekrar vurulması halinde ABD üslerine saldıracağı uyarısında bulundu.

Diplomasi

UEFA, FIFA’nın özelleştirilmesi halinde Dünya Kupası’nı boykot edecek

Yayınlanma

Avrupa futbolunun yönetim organı olan UEFA, FIFA’nın ticari faaliyetlerinin bir kısmını özelleştirmeye yönelik öneriyi kabul etmesi halinde, oybirliğiyle Dünya Kupası’nı boykot etme kararı aldı.

FIFA salı günü, ticari faaliyetlerini özel bir kuruluşa devretmeyi öngören bir öneri yayınladı.

Bu öneride, ABD Başkanı Donald Trump’ın damadı Jared Kushner’ın kardeşi Josh Kushner’ın CEO’su olduğu Thrive Capital’in baş yatırımcı olarak adı geçti.

UEFA, yaptığı açıklamada, “Dünya Kupası bir yatırım ürünü olarak değerlendirilemez. Hiçbir kısmı asla özel yatırımcılara devredilmemelidir. Dünya Kupası satılık değildir,” demişti.

Teklifin kabul edilmesi için FIFA’nın 211 üye federasyonunun çoğunluğunun desteği gerekiyor.

Fakat teklif Avrupa genelinde yoğun eleştirilere maruz kaldı. UEFA, yalnızca 55 üye federasyondan oluşuyor.

Açıklamada, “FIFA Dünya Kupası futbola aittir. Her zaman da öyle kalacaktır. Avrupa’nın söz hakkı olduğu sürece, Dünya Kupası asla satılık olmayacaktır,” denildi.

Avrupa Birliği Spor Komiseri Glenn Micallef, X’te yaptığı açıklamada, “UEFA’nın bu açıklamasını memnuniyetle karşılıyorum ve tutumunu tam olarak destekliyorum,” dedi ve “Avrupa futbol federasyonlarının yönetişim konusunda öncülük etmesinden gurur duyduğunu” ekledi.

Çarşamba günü komisyon üyesi, “rekabet hukuku hususları” gerekçesiyle FIFA’nın önerisini soruşturma tehdidinde bulunmuştu.

Kadınlar U-20 Dünya Kupası eylül ayında düzenlenecek ve FIFA planlarından vazgeçmezse, bu turnuva Avrupa futbol federasyonlarının boykotu sonuna kadar sürdürme kararlılığının ilk sınavı olabilir.

Kadınlar ve erkekler U-17 Dünya Kupaları da 2026’nın ilerleyen aylarında düzenlenecek.

En son 2023’te İspanya’nın kazandığı tam kadro Kadınlar Dünya Kupası ise 2027’de Brezilya’da gerçekleştirilecek.

POLITICO Çarşamba günü yayınladığı haberde, Avrupa futbolunun yönetim organındaki bir dizi üst düzey yetkilinin, mevcut görev süresi gelecek yıl sona erecek olan FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya karşı Katarlı Nasır el-Halifi’yi aday çıkarmayı planladığını bildirmişti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD, BAE destekli çip üreticisi GlobalFoundries’e fon sağlayacak

Yayınlanma

GlobalFoundries, ABD hükümetinin daha verimli yapay zeka veri merkezlerini desteklemek amacıyla silikon fotonik teknolojisinin araştırma ve geliştirme çalışmalarını güçlendirmek üzere çip üreticisine 300 milyon dolarlık bir hibe vereceğini duyurdu.

Bu hibe, Washington’un Çin ile arasındaki küresel rekabette konumunu güçlendirmeye çalıştığı bir dönemde, ABD Başkanı Donald Trump’ın CHIPS Yasası kapsamındaki araştırma fonlarını kritik yarı iletken teknolojilerine yöneltme çabasının bir parçası.

Yönetim daha önce yarı iletken üretim ekipmanları için 150 milyon dolar ve kuantum bilişim için 2 milyar dolar tahsis etmişti.

Silikon fotonik, çipler arasında veri aktarımı için elektrik sinyalleri yerine ışığı kullanır ve bu sayede yapay zeka sistemleri için daha yüksek bant genişliği ve daha düşük güç tüketimi sağlar.

ABD Ticaret Bakanlığı’ndan sağlanan bu fon, veri aktarım hızlarını ve enerji verimliliğini daha da artırmak amacıyla silikon fotoniği yapay zeka işlemcileriyle doğrudan entegre eden bir teknoloji olan “ortak paketlenmiş optik” alanındaki gelişmeleri desteklemeyi de amaçlıyor.

Silikon fotoniği ve gelişmiş optik paketleme tedarik zincirinin büyük bir kısmı şu anda ABD dışında yoğunlaşmış durumda.

Bu alandaki başlıca üreticiler arasında Tayvanlı TSMC ve İsrailli Tower Semiconductor yer alıyor.

Çarşamba günü açıklanan 300 milyon dolarlık fon, GlobalFoundries’e 2024 yılında Malta (New York) ve Burlington’da (Vermont) fabrikalar kurması için tahsis edilen 1,5 milyar dolarlık önceki fonu tamamlayacak.

Teknoloji Direktörü Gregg Bartlett, Reuters’a verdiği demeçte yeni fonun, GlobalFoundries’in halihazırda ürettiği çiplerin yanı sıra optik bileşenlerin üretimi ve paketlenmesi için bu tesislerde kullanılacak yeni malzemeler ve teknikler üzerine yapılacak araştırmalara destek olacağını söyledi.

Bartlett, “Çıplak silikon yonga plakasından başlayarak, ABD’de kalitesi kanıtlanmış ve test edilmiş bir optik modül sevk edebilme yeteneğine sahip, uçtan uca hizmet sunan tek bir şirketin olması, bizim için benzersiz bir yetkinlik olduğunu düşünüyoruz,” dedi.

GlobalFoundries, veri aktarım hızlarını saniyede 400 gigabite çıkarmayı ve mevcut nesil uygulamalara kıyasla enerji verimliliğini beş katına çıkarmayı hedeflediğini açıkladı.

Abu Dabi varlık fonu Mubadala, GlobalFoundries’in yaklaşık %73’üne sahip. ABD Ticaret Bakanlığı ise ayrı bir anlaşma kapsamında bu çip üreticisinin yaklaşık %1’lik hissesini alacak.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Kiev’de vurulan İHA fabrikasının ABD’li şirkete ait olduğu bildirildi

Yayınlanma

Rusya’nın Kiev’de imha ettiğini açıkladığı insansız hava aracı fabrikasının ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir şirkete ait olduğu bildirildi. The Guardian gazetesi, Terminal Autonomy adlı firmanın Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla yüksek hassasiyetli İHA’lar ürettiğini aktardı. Şirket, yapay zeka kontrollü mühimmatların cephede aktif olarak kullanıldığını belirtiyor.

Rusya ordusunun Ukrayna’nın başkenti Kiev’de düzenlediği hava saldırılarında imha edilen insansız hava aracı (İHA) fabrikasının, ABD’nin Delaware eyaletinde kayıtlı bir Amerikan şirketine ait olduğu bildirildi.

The Guardian gazetesinin kaynaklara dayandırdığı haberine göre, Terminal Autonomy adlı şirket, yönlendirme sistemleri parazit ve sinyal kesicilere karşı korumalı olan ve Rusya topraklarının derinliklerine saldırı düzenlemek amacıyla tasarlanan yüksek hassasiyetli İHA’lar üretiyor.

ABD’de 2023 yılında tescil edilen Terminal Autonomy şirketinin internet sitesinde, firmanın yapay zeka ile kontrol edilen dolanan mühimmatlar ve yüksek hassasiyetli mühimmatlar kullandığı, bunların “ön cephede düşman kuvvetlerine karşı halihazırda aktif biçimde uygulandığı” bilgisi yer alıyor.

Rusya Savunma Bakanlığı tesisin hedef alındığını duyurmuştu

Rusya Savunma Bakanlığı, 26 Temmuz’a bağlanan gece Kiev’in güneybatısında İHA montaj ve depolama alanının vurulduğunu açıklamıştı. Bakanlık, Ukraynalı ve Amerikalı uzmanların katılımıyla bu tesiste aylık bin adede kadar İHA üretimi yapıldığını bildirdi.

Bakanlığın açıklamasında, bu tesiste AQ-400 Scythe (“Kosa”) ve AQ-100 Bayonet (“Ştık”) tipi saldırı İHA’ları ile RQ-100 Scout (“Skaut”) tipi keşif İHA’larının üretildiği kaydedildi.

Aynı gece Kiev’de İHA ve yedek parça üretimi yapan “Smart Intelligent Systems” (“Smart intellidjent sistem”) işletmesinin de vurulduğu aktarıldı. Rusya Savunma Bakanlığı, Ukrayna başkenti ile Odessa bölgesindeki Çernomorsk liman altyapı tesislerine grup saldırısı düzenlendiğini duyurdu.

Rusya Savunma Bakanlığı, saldırıların yalnızca Ukrayna’nın askeri ve enerji tesisleri ile bunlarla bağlantılı altyapıya yönelik gerçekleştirildiğini vurguluyor.

Öte yandan Financial Times gazetesi, Ukraynalı yetkililere dayandırdığı haberinde, ABD ve Fransa’nın Rusya topraklarına yönelik İHA saldırılarının planlanmasında Ukrayna’ya istihbarat sağladığını yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English