Bizi Takip Edin

Diplomasi

Zelenskiy’in danışmanı: Rusya, yeterince bedel ödemedi

Yayınlanma

Ukrayna lideri Zelenskiy’in danışmanı Podolyak, Rusya’nın başlattığı savaş için yeterince bedel ödemediğini savunarak, ABD’de Donald Trump’ın iktidara gelmesinin ardından barış görüşmelerine başlama niyetinde olmadığını açıkladı.

Ukrayna, Donald Trump’ın ABD’de göreve gelmesinin ardından Rusya ile barış müzakerelerine başlamayı düşünmediğini açıkladı. Ukrayna Devlet Başkanlığı İdaresi Danışmanı Mihail Podolyak, Moskova’nın “başlattığı savaş için yeterince yüksek bir bedel ödemediğini” belirtti.

Podolyak, BBC’ye yaptığı açıklamada, “Müzakereler hakkında çok şey söyleniyor ancak bu bir yanılsama. Hiçbir müzakere süreci olamaz çünkü Rusya, bu savaş için yeterince yüksek bir bedel ödemeye zorlanmadı,” dedi.

Podolyak, ABD’den alınacak güvenlik garantilerinin savaşın sona ermesi için vazgeçilmez bir koşul olduğunu vurguladı.

Yetkili, 1994 tarihli Budapeşte Muhtırası ile 2014-2015 yıllarındaki Donbass’taki savaşı sona erdirmeyi amaçlayan Minsk Anlaşmalarının etkisiz kaldığını belirtti.

Bu belgelerin askeri caydırıcılık içermediğini söyleyen Podolyak, “Rusya, bir saldırıya giriştiği anda karşılık olarak önemli sayıda darbe alacağını anlamalıdır,” ifadelerini kullandı.

20 Ocak’ta göreve başlaması planlanan ABD’nin seçilmiş başkanı Donald Trump, daha önce Ukrayna’daki savaşı hızlı bir şekilde sona erdireceğini defalarca dile getirmişti. Trump, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile görüşmeyi dört gözle beklediğini ve bu savaşın nasıl sona erdirilebileceğini tartışmak istediğini ifade etmişti.

Putin ise Trump ile görüşmeye, Kiev ile müzakerelere ve uzlaşmalara açık olduğunu dile getirmişti. Haziran ayında, ateşkes ve barış müzakerelerinin başlaması için Ukrayna’nın Donetsk, Lugansk, Zaporojye ve Herson oblastlarından askerlerini çekmesi, NATO üyeliğinden vazgeçmesi ve nükleersiz statüsünü teyit etmesi gerektiğini şart koşmuştu.

Ayrıca Batılı ülkelerin, Rusya’ya uygulanan yaptırımları kaldırmasını ve Kırım ile dört bölgenin ilhakını tanımasını talep etmişti. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise, bu talepleri “yeni bir ültimatom” olarak nitelendirmiş ve reddetmişti.

Diplomasi

Azerbaycan Ukrayna’ya gaz tedarikine hazır

Yayınlanma

Azerbaycan, Ukrayna’ya doğalgaz tedarikine hazır olduğunu açıkladı. Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Kiev’deki brifingde enerji güvenliğini iki ülke arasındaki işbirliğinin en umut vadeden alanlarından biri olarak niteledi.

Azerbaycan, Ukrayna’ya doğalgaz tedarikine başlamaya hazır olduğunu açıkladı. Azerbaycan Dışişleri Bakanı Ceyhun Bayramov, Kiev’deki brifingde enerji güvenliği alanındaki işbirliğini iki ülke ilişkilerinin gelecekteki en umut vadeden yönlerinden biri olarak değerlendirdi.

Bayramov, Ukrayna’nın doğalgaz depolama tesislerinin gaz tedarikinde daha geniş bir coğrafi bağlamda kullanılmasını öngören projeye ilişkin şunları söyledi:

“Azerbaycan ile Ukrayna arasında enerji güvenliği alanında, özellikle de sözünü ettiğiniz Ukrayna gaz depolama tesislerinin daha geniş bir coğrafi çerçevede gaz tedariki için kullanılması projesi kapsamında işbirliği imkanı bulunduğunu düşünüyorum. Biz bunu da gelecekteki işbirliğimizin çok umut vadeden bir yönü olarak görüyoruz.”

Bayramov, Bakü’nün halihazırda dünyada 16 ülkeye gaz ihraç ettiğini, bu ülkelerin 12’sinin Avrupa’da, 10’unun ise Avrupa Birliği üyesi olduğunu belirtti.

Azerbaycan Dışişleri Bakanı, ülkesinin Ukrayna’ya da gaz tedarik etmeye “memnuniyetle” başlayacağını söyledi.

SOCAR’ın uzun yıllardır Ukrayna pazarında faaliyet gösterdiğini hatırlatan Bayramov, iki ülke arasında enerji işbirliğinin genişletilmesine yönelik aktif bir diyalog yürütüldüğünü kaydetti.

Ukrayna Dışişleri Bakan Vekili Andriy Sıbiga ise Azerbaycan iş dünyasının geleneksel olarak Ukrayna ekonomisinde dikkate değer bir yer tuttuğunu ve Kiev’in bu varlığın daha da genişletilmesiyle ilgilendiğini söyledi.

Sıbiga, “Azerbaycanlı dostlarımız için bir teklif paketimiz var. Ukrayna’ya enerji kaynakları tedarikinin çeşitlendirilmesiyle ilgileniyoruz” dedi.

Bir yıl önce Azerbaycan’ın devlet petrol şirketi SOCAR ile Ukrayna’nın ulusal petrol ve gaz şirketi Naftogaz arasında gaz tedarikine ilişkin anlaşma imzalanmıştı. Ukrayna’nın dönemin Enerji Bakanı Svetlana Grinçuk, deneme amaçlı tedariklerin Bulgaristan-Romanya-Ukrayna güzergahı üzerinden başlatıldığını açıklamıştı.

Grinçuk, “Tedarik hacimleri küçük olsa da bu, devletlerimiz arasında uzun vadeli ve karşılıklı yarara dayalı işbirliği perspektifini açtığı için stratejik önem taşıyor. Dahası bu, enerji tedariki kaynaklarının başarılı biçimde çeşitlendirilmesine ilişkin bir başka açık örnek” demişti.

Grinçuk ayrıca Türkiye, Bulgaristan, Romanya ve Odesa bölgesinin bir bölümünden geçen Trans-Balkan doğalgaz boru hattının, Ukrayna’nın hem Yunanistan ve Türkiye terminalleri üzerinden gelen sıvılaştırılmış doğalgaza hem de Trans Adriyatik Boru Hattı üzerinden taşınan Azerbaycan gazına erişmesini sağlayacağını belirtmişti.

Ukrayna, 2024 yazında Rusya ile ilgili anlaşmayı uzatmayarak toprakları üzerinden Rus gazının transit geçişini durdurmuştu. Ukrayna Enerji Bakanlığı, o dönemde kararın “ulusal güvenlik çıkarları doğrultusunda” alındığını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Barış Kurulu Netanyahu görüşmesi sonrası Gazze çekilme şartını değiştirdi

Yayınlanma

ABD destekli Barış Kurulu’nun açıklaması, İsrail ordusunun Gazze’den çekilme koşullarının Başbakan Binyamin Netanyahu ile yapılan görüşmenin ardından değiştirildiğine işaret etti. Yayınlanan yeni metin, Sarı Hat’ın gerisine çekilmeyi Hamas’ın tam silahsızlanması şartına bağlarken İsrail askerlerinin bölgede kalmasının önünü açık bıraktı.

ABD destekli Barış Kurulu’nun pazartesi günü yayımladığı açıklama, İsrail ordusunun Gazze’den çekilmesine ilişkin koşulların Başbakan Binyamin Netanyahu ile yapılan görüşmenin ardından değiştirilmiş olabileceğine işaret etti.

Kurul, İsrail ordusunun Sarı Hat’ın gerisine ancak Hamas’ın arabuluculara taahhüt ettiği silahsızlanma tamamlandıktan sonra çekileceğini bildirdi. Açıklamada bu koşulun hafif ve ağır silahların yanı sıra tüneller için de geçerli olduğu belirtildi.

Sarı Hat, Ekim 2025’te varılan ateşkes kapsamında Gazze’yi kabaca İsrail ile Hamas’ın kontrolündeki bölgeler arasında bölen sınırı ifade ediyor. İsrail ordusu ateşkesten sonra daha fazla alanı ele geçirerek Gazze’nin yüzde 60’tan fazlasını kontrolü altına aldı.

Açıklamadaki ‘tam çekilme’ ifadesi kaldırıldı

Times of Israel, geçen hafta adını açıklamadığı bir Barış Kurulu yetkilisine dayandırdığı haberinde, İsrail ordusunun anlaşmanın ilk aşamasında Sarı Hat’a çekilmesinin beklendiğini bildirmişti.

Barış Kurulu’nun pazartesi günü yayımladığı resmi açıklamanın ilk halinde, İsrail ordusunun “tam çekilmesinin” ancak Hamas’ın silahsızlanması tamamlandıktan sonra gerçekleşeceği belirtildi. Ancak “tam” sözcüğü birkaç dakika sonra metinden çıkarıldı.

Times of Israel’a göre ilk metin, silahsızlanma süreci devam ederken kısmi çekilmelerin yapılmasına, süreç tamamlandığında ise İsrail ordusunun bütünüyle çekilmesine imkân tanıyordu. Değiştirilen metin ise Sarı Hat’ın gerisine yönelik herhangi bir çekilmeyi silahsızlanmanın tamamlanması şartına bağladı.

Bununla birlikte “tam” sözcüğünün çıkarılması, silahsızlanma sonrasında İsrail ordusunun Gazze’den bütünüyle ayrılıp ayrılmayacağını da belirsiz bıraktı. Son metin, Hamas bütün silahlarını teslim etse bile İsrail’in Gazze’de asker bulundurmaya devam etmesinin önünü açık bırakıyor.

Bu yaklaşım, Barış Kurulu Yüksek Temsilcisi Nikolay Mladenov’un geçen hafta dile getirdiği “Çekilme ile silahsızlanma eş zamanlı ilerlemeli” açıklamasından farklılık gösteriyor.

Habere göre bu değişiklik, Netanyahu hükümetinin plana onay vermesini sağlama çabasının parçası olabilir. İsrail, Hamas tamamen silahsızlandırılmadan ordunun Gazze’den çekilmesine karşı çıkıyordu. Ancak yalnızca ilk plandaki aşamalı süreci kabul eden Hamas’ın yeni koşullara nasıl yaklaşacağı belirsiz.

Barış Kurulu, Netanyahu’yla yapılan ve “yapıcı” olarak nitelendirilen görüşmenin ardından, hedefin Gazze’deki silahların tamamen devre dışı bırakılması ve “silahların hükmettiği düzenden sivil yönetime geçilmesi” olduğunu açıkladı. Kurul, bunun bir süreç içinde gerçekleştirileceğini ve ayrıntıların çalışmaların bir sonraki aşamasında belirleneceğini bildirdi.

Pazartesi günkü açıklamada İsrail’in çekilmesi için herhangi bir takvim verilmezken askeri operasyonların durdurulmasına ilişkin somut bir hükme de yer verilmedi. Kurul, planın uygulanmasında ilerleme sağlanabilmesinin tarafların üzerinde anlaşılmış çerçevedeki yükümlülüklerini yerine getirmesine bağlı olduğunu vurguladı.

Netanyahu saldırıları durdurmayı reddetti

Israel Hayom’un haberine göre Netanyahu, görüşme sırasında Mladenov’a Hamas’ın oluşturduğu tehdidin devam ettiğini ileri sürerek İsrail’in Gazze’de ateşi kesmeyeceğini ve Sarı Hat’tan çekilmeyeceğini söyledi.

İsrail yönetimi ayrıca Kahire’de yürütülen müzakerelere dahil edilmediği ve görüşlerini sunma fırsatı bulamadığı gerekçesiyle silahsızlanma planına ilişkin itirazlarını Barış Kurulu ile ABD’ye iletti.

Konu hakkında bilgi sahibi İsrailli bir yetkili, Times of Israel’a yaptığı açıklamada, İsrail’in Hamas’ın silahsızlandırılmasını denetleyecek Uluslararası Doğrulama Komitesinde Türkiye ve Katar’dan temsilcilerin bulunmasına karşı çıktığını söyledi. Haberde, her iki ülkenin de Hamas liderlerine ev sahipliği yaptığı, Türkiye-İsrail ilişkilerinin ise 7 Ekim 2023 saldırısının ardından koptuğu hatırlatıldı.

Aynı yetkili, İsrail’in Hamas’a ait silahların imha edilmek yerine yalnızca depolanmasını öngören maddeye de itiraz ettiğini söyledi.

Mladenov ise X hesabından yaptığı paylaşımda beklentileri düşürerek “Zorlu aşama şimdi başlıyor” dedi. Yürütülen çalışmanın yavaş, yorucu ve teknik bir süreç olduğunu belirtti.

Silahsızlanma planının başlangıç tarihi belirsiz

Anlaşmaya göre Hamas yönetimindeki polisin elindeki bütün silahların, Gazze’yi yönetmesi planlanan ABD destekli Filistinli teknokratlar komitesine devredilmesi öngörülüyor. Bu yapı, Gazze Yönetimi Ulusal Komitesi (NCAG) olarak biliniyor.

NCAG’nin silahsızlanma planının başlamasından iki hafta sonra Gazze’ye girmesi planlanıyor. İlk iki hafta içinde tarafların, silahların teslimine ilişkin her aşamanın takvimi üzerinde anlaşması gerekiyor.

Barış Kurulu, bu 14 günlük dönemin Hamas’ın planı kabul etmesinin hemen ardından başlamasını istiyordu. Ancak İsrail’in itirazları nedeniyle başlangıç tarihi belirsizliğini koruyor.

Filistinli komitenin Gazze’ye girmesi ve uluslararası güçlerin konuşlandırılmasının ardından ağır silahların devre dışı bırakılarak depolanması, askeri üretim merkezlerinin kapatılması ve tünellerin imha edilmesi sürecinin başlaması öngörülüyor.

Anlaşmaya göre bu süreç, İsrail ordusunun aşamalı olarak çekilmesiyle bağlantılı biçimde yürütülecek. Son aşamada silahlı grupların bütün silahlarını teknokratlar komitesine teslim etmesinin sekiz ay ile bir yıl sürmesi bekleniyor.

Gazze’nin yüzde 60’ından fazlası İsrail işgalinde

İsrail’in kontrolü altında bulunan bölgeler büyük ölçüde yıkılmış ve nüfustan arındırılmış durumda. Gazze’deki yaklaşık 2 milyon Filistinlinin çoğu Hamas’ın kontrolündeki kesimde yaşıyor. Yüz binlerce kişi ağır koşullardaki çadır kamplarında ve yıkılmış mahallelerde hayatını sürdürüyor.

İsrail’in 27 Ekim’de yapılacak seçimlerden önce Gazze’den önemli sayıda asker çekmesi veya başka tavizler vermesi beklenmiyor. Zorlu bir seçim mücadelesiyle karşı karşıya olan Netanyahu’nun aşırı sağcı koalisyon ortakları, Hamas üzerindeki askeri baskının sürdürülmesini ve İsrail askerlerinin Gazze’de kalmasını istiyor. Bazı koalisyon üyeleri ise bölgede Yahudi yerleşimleri kurulmasını savunuyor.

Gazze Sağlık Bakanlığına göre Ekim 2025’te ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana bölgede en az 1230 kişi hayatını kaybetti. Bakanlığın açıkladığı sayı siviller ile silahlı grup mensupları arasında ayrım yapmıyor ve bağımsız olarak doğrulanmış değil. Bununla birlikte İsrail, Hamas’ın açıkladığı toplam can kaybı rakamlarını genel olarak kabul ediyor.

Ateşkesin yürürlüğe girmesinden bu yana Gazze’de beş İsrail askeri öldürüldü.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

ABD ve Ukrayna istihbarat paylaşımını eski düzeyine getirdi

Yayınlanma

ABD Senatosu’ndan üç senatör, Washington ile Kiev arasındaki istihbarat paylaşımının önceki düzeyine ulaştığını bildirdi. Beyaz Saray, mevcut istihbarat ilişkisinin ayrıntılarını paylaşmazken Başkan Donald Trump’ın çatışmanın sona erdirilmesine odaklandığını vurguladı.

Amerikalı senatörler, ABD ile Ukrayna arasındaki istihbarat paylaşımının önceki düzeyine geri döndüğünü bildirdi.

Politico’nun haberine göre bu değerlendirmeyi yapan senatörler arasında Ukrayna’ya yönelik yardımın artırılmasından uzun süredir yana olan Demokrat Senatör Mark Warner da bulunuyor.

Warner konuyla ilgili şöyle konuştu: “Ayrıntılara girmek istemiyorum ama durum iyileşti.” Cumhuriyetçi senatörler John Cornyn ve Roger Wicker ise bilgi paylaşımının “stratejik önem taşıyan” bir dönemde hızlandığını belirtti.

Demokrat Senatör Tim Kaine de ABD ile Ukrayna arasındaki bilgi paylaşımında canlanma belirtileri fark ettiğini aktardı.

Beyaz Saray, Ukrayna ile istihbarat paylaşımı alanındaki mevcut ilişkinin ayrıntılarını açıklamadı. Ancak Politico’ya yaptığı yorumda ABD Başkanı Donald Trump’ın çatışmanın sona erdirilmesine katkı sağlamaya odaklandığını vurguladı.

Beyaz Saray’dan Politico’ya konuşan bir yetkili şunları söyledi: “Başkan ve ekibi, Rusya ile Ukrayna arasındaki savaşı sona erdirmede yapıcı bir rol oynamayı sürdürmeye bağlı kalıyor ve nihayetinde bir barış anlaşmasına varacağımız konusunda iyimserliğini koruyor.”

Geçen sonbahar Financial Times, Trump’ın Ukrayna’ya Rusya topraklarının derinliklerine yönelik saldırılar düzenlemesine yardımcı olabilecek istihbarat verilerinin paylaşımına hazırlanılması yönünde talimat verdiğini öğrenmişti.

Rus makamları, Batılı ülkelerden Ukrayna’ya askeri yardım sağlamayı durdurmalarını talep ediyor ve bu sürecin Moskova’nın askeri harekat hedeflerine ulaşmasına engel olmayacağını vurguluyor.

Rusya Dışişleri Bakanlığı geçen yıl Amerikan tarafından Ukrayna’ya istihbarat verisi aktarılmasına ilişkin bilgileri yorumlamasını talep etmişti.

Kremlin’de yapılan açıklamalara göre Rusya, ABD ile NATO ülkelerinin istihbarat bilgisi topladığını ve bunu Ukrayna ordusuna aktardığını uzun zamandır biliyor; bu durum “yeni bir gelişme değil”.

Bununla birlikte Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın Ukrayna Silahlı Kuvvetleri’nin saldırılarına tahammül etmeyeceği ve bunlara ciddi karşılık vermeyi sürdüreceği uyarısında bulunmuştu.

Haziran ayında Devlet Başkanı Vladimir Putin, Rusya’nın İstanbul’da varılan mutabakatlar temelinde Ukrayna ile müzakere yürütmeye hazır olduğunu açıklamıştı.

Putin’e göre taraflar ayrıca Moskova ile Washington’ın Anchorage’da vardığı mutabakatları, cephe hattındaki durumu ve Rusya’nın daha önce ortaya koyduğu çözüm koşullarını da göz önünde bulundurmalı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English