Bizi Takip Edin

Asya

Çin liderliği ekonomiyi canlandırmak için toplandı

Yayınlanma

Perşembe günü yapılan Politbüro toplantısının sonuç bildirgesine göre Çin, özel ekonomiyi kurtarmaya, emlak sektörünü daha fazla çöküşten korumaya ve gerekli mali harcamaları sağlamaya söz verdi.

Toplantıdan sonra açıklanan bildiride, “İşletmelerin zorlukları aşmasına yardımcı olmak gerekiyor” denildi.

Devlet Başkanı Xi Jinping’in başkanlık ettiği üst düzey karar alma toplantısı, mali yetkililerin salı günü bir dizi teşvik tedbiri almasının ardından gerçekleşti.

Toplantı bildirisinde “Mevcut ekonomik duruma kapsamlı, objektif ve sakin bir şekilde bakmak gerekiyor. Zorluklarla yüzleşmek, güveni güçlendirmek ve ekonomik çalışmalarda iyi bir iş çıkarmak için sorumluluk ve aciliyet duygusunu etkin bir şekilde artırmak gerekiyor” denildi.

Xi toplantıda kadroları ekonomik büyüme çabalarında atalete karşı uyardı. “Çok sayıda parti üyesi ve kadrosu sorumluluk alma ve yenilik yapma cesaretine sahip olmalıdır” denildi.

Bildiride ayrıca “üç muafiyet” teriminden de bahsedildi – deneyim eksikliği nedeniyle hata yapan iyi niyetli yetkililerin muaf tutulması; deneylerde hata yapan yetkililerin muaf tutulması, özellikle de açık kısıtlamalar olmaksızın yeni alanlarda olanlar; ve kalkınmayı teşvik ederken yanlışlıkla hata yapan yetkililerin muaf tutulması.

Pekin Üniversitesi’nden devlet dışı medyaya konuşma yetkisi olmadığı için ismini vermek istemeyen bir siyaset bilimci, South China Morning Post’a yaptığı değerlendirmede, “Bu ‘sorumluluk ve ceza feragatinin’ Pekin’in ekonomik büyümeyi ateşlemek için en acil çağrıyı yaptığı bugünkü Politbüro toplantısında yeniden teyit edilmesi önemli” dedi.

Eylül ayında ekonomik meseleleri görüşmek üzere bir Politbüro toplantısı düzenlemek yetkililer için nadir bir hareket.

Pekin’deki Cheung Kong Graduate Business School’da finans profesörü olan Li Xuenan toplantı sonrasında South China Morning Post’a yaptığı açıklamada, “Mesaj güçlü ve güveni yeniden canlandırmayı ve beklentileri desteklemeyi amaçlıyor” dedi ve ekledi: “Pekin aşağı yönlü risklerin kendi kendini gerçekleştirmesini önlemek konusunda endişeli.”

Toplantıda gerekli mali harcamaların sağlanması, mevcut politikaların etkin bir şekilde uygulanması ve yıllık büyüme hedefinin “yüzde 5 civarında” tutturulmasına yönelik çabaların artırılması taahhüt edildi.

Toplantıda, Çin’in şu anda ekonomi üzerindeki en büyük engel olan ve ülkenin hane halkı servetinin büyük bir kısmını hapseden emlak piyasasındaki düşüşün durdurulması gerektiği vurgulandı.

Pekin’in tamamlanmamış konut projelerini hedefleyen “beyaz liste” kredilerini artıracağı belirtildi.

Toplantıda ayrıca düşük ve orta gelirli grupların gelirlerinin artırılması ve tüketimin iyileştirilmesi sözü verildi.

Hong Kong’daki Hang Seng Endeksi perşembe öğleden sonra kazançlarını yüzde 3,6’ya kadar genişletti ve Hang Seng Teknoloji Endeksi yüzde 6,7’ye kadar yükseldi. Şanghay Bileşik Endeksi de yüzde 2,9’a kadar yükseldi.

Yuan da hem onshore hem de offshore piyasalarda güçlendi.

Çin Merkez Bankası gösterge faiz oranını düşürdü, yeni teşvikler açıkladı

Salı günü açıklanan bir dizi politika değişikliğinin bir parçası olarak Çin Merkez Bankası, ödenmemiş ipotek oranını ve zorunlu karşılık oranını (ticari bankaların rezerv olarak tutması gereken nakit miktarı) yarım puan düşürdüğünü açıkladı. Ayrıca gösterge politika faizini yüzde 0,2 puan düşürdü ve sermaye piyasalarını desteklemek için yeni araçlar açıkladı.

Çarşamba günü Çin Devlet Konseyi, istihdam yaratmaya öncelik vermek ve büyük ölçekli işsizlik riskini “alt çizgi” olarak önlemek için 24 maddelik bir kılavuz ilkeler dizisi açıkladı.

Kılavuz ilkeler, farklı sektörler tarafından istihdam yaratılmasından daha iyi gelir dağılımına ve taşeron işçiler için daha fazla korumaya kadar uzanan kapsamlı bir önlem paketi sundu.

İstihdam bu yıl politika yapıcılar için öncelikler listesinde üst sıralarda yer aldı. Geçtiğimiz hafta Çin, öğrenciler hariç 16-24 yaş grubu için revize edilmiş işsizlik oranının, geçen ay 11,79 milyon üniversite mezununun iş piyasasına girmesinin ardından, Temmuz ayındaki yüzde 17,1 ‘ den Ağustos ayında yüzde 18,8 ‘ e yükseldiğini açıkladı.

Şanghay’daki China Europe International Business School’da ekonomi profesörü olan Zhu Tian, perşembe günkü Politbüro toplantısının “Pekin’in ekonomik yavaşlamanın ciddiyetine uyandığını ve toparlanmanın önünü açmak için politika desteğini artırdığını” gösterdiğini söyledi.

Zhu, hu hafta şimdiye kadar açıklanan politika ve tedbirlerin hem kısa vadeli ihtiyaçları hem de uzun vadeli hedefleri kapsadığını sözlerine ekledi.

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Asya

DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Yayınlanma

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.

Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.

Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.

Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.

Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.

Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.

DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.

Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.

Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.

2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.

Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.

Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.

Okumaya Devam Et

Asya

Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Yayınlanma

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.

Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.

Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.

Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.

Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.

Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.

Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.

Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.

Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.

Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.

Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.

Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.

Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.

Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English