Bizi Takip Edin

Avrupa

Politico: AB, Rus gübreleri konusunda “üçlü fiyasko” yaşadı

Yayınlanma

Politico’nun haberine göre, Avrupa Komisyonu’nun Rus gübrelerine yönelik gümrük vergisi planları, Rusya’nın gelirlerini kısıtlama, yerli üretimi destekleme ve fiyat artışlarını önleme hedeflerinde başarısız oldu. Avrupa’daki çiftçi ve tarım kooperatifleri, bu yaptırımların maliyetleri artırabileceği konusunda endişelerini dile getirdi.

Politico, Avrupa Komisyonu’nun Rus gübrelerine karşı gümrük vergisi uygulama planlarının, Rusya’nın gelir elde etmesini engelleme, yerli gübre üretimini destekleme ve fiyat artışlarını önleme gibi hedefleri göz önüne alındığında, AB için “üçlü bir zafer” olması gerektiğini, ancak bunun daha ziyade “üçlü bir fiyaskoya” benzediğini yazdı.

Avrupa’daki üreticiler, Rusya’nın Avrupa’ya gaz ihracatını azaltmasıyla birlikte, ucuz Rus yakıtının, Avrupa Birliği’ne tedarik edilmeye devam eden ucuz gübrelere dönüştürüldüğü konusunda uyardılar.

Avrupa’daki çiftçileri ve tarım kooperatiflerini temsil eden birlik olan Copa Cogeca’nın yaptığı açıklamaya göre, Avrupa Birliği’nin Rus ve Belarus gübrelerine yönelik yeni yaptırımları, Avrupalı üreticiler ve AB pazarına giren üçüncü ülke tedarikçileri için masrafların artmasına yol açabilir.

Açıklamada, “Avrupa Komisyonu’nun bu kararı almasına neden olan jeopolitik gerekçeleri anlıyor olsak da tarım sektörü bu kararların ekonomik sonuçlarıyla karşı karşıya kalacaktır,” ifadelerine yer verildi.

Gümrük verileri ve Eurostat istatistiklerine göre, 2024 yılında Avrupa Birliği, Rusya-Ukrayna çatışmasının başlangıcından bu yana rekor bir seviye olan 2,12 milyar avro değerinde 6,17 milyon ton Rus gübresi ithal etti.

Copa Cogeca’nın tahminlerine göre, gübre maliyeti bir sonraki tarım sezonunda ton başına en az 40-45 avro artacak ve bu da üreticiler üzerindeki baskıyı artıracak. Kuruluş, önerilen kısıtlamaların savunucularının temel argümanının, bu önlemlerin yerli gübre üretimini artıracağı yönünde olduğunu, fakat bunun garantisi olmadığını belirtti.

Tarım sanayicileri, Avrupa’nın uzun zamandır yerli gübre üretiminde yetersiz kaldığını ve bu nedenle ithalatın kaçınılmaz olduğunu, ayrıca karbon emisyonları üzerindeki kontrollerin sıkılaştırılması nedeniyle durumun daha da kötüleştiğini hatırlattı.

Copa Cogeca’ya göre, kısıtlamalar tarımsal üretimi ve AB’nin rekabet gücünü ciddi şekilde zorlaştıracak ve net bir çeşitlendirme stratejisi olmadan “Avrupalı çiftçiler kısa sürede çıkmaza girecek”. Copa Cogeca, bu sorunun acilen çözülmesi ve “yeni bir tarım krizine dönüşebilecek durumdan kaçınmayı” sağlayacak somut çözümler bulunması çağrısında bulundu.

Konu, Avrupa Komisyonu’nun Rusya ve Belarus’tan gelen bazı azotlu gübreler ve bazı tarım ürünlerine gümrük vergisi uygulaması önerisiyle ilgili.

Bu teklifin onaylanmasından sonra, Rusya’dan yapılan tüm tarım ithalatına Avrupa gümrük vergileri uygulanacak. Avrupa Komisyonu, bu önlemlerin yerli üretime yardımcı olmasını ve gübre maliyetlerinin Avrupalı çiftçiler için uygun seviyede kalmasını bekliyor ve fiyat artışı durumunda kısıtlamaların hafifletilmesi planlanıyor.

İlk gümrük vergisinin Temmuz 2025’ten itibaren ton başına 40-45 avro olması, sonraki üç yıl içinde üre, amonyum nitrat, üre-amonyum nitrat, kireçli amonyum nitrat ve amonyum sülfat için ton başına 315 avroya, diamonyum fosfat ve monoamonyum fosfat için ise ton başına 430 avroya yükselmesi planlanıyor. Vergiler, Rusya ve Belarus’tan yapılan gübre ithalatına uygulanan mevcut yüzde 6,5’lik gümrük vergisine eklenecek.

Aynı zamanda, AB’deki gübre üreticileri Brüksel’in girişimini onayladı. Dünyanın en büyük gübre üreticilerinden biri olan Norveçli Yara şirketinin Başkan Yardımcısı Tiffany Stefani, Politico‘ya yaptığı açıklamada, “Komisyonun Rus gübre ithalatını azaltma yönünde adımlar atmasını takdir ediyoruz, ancak maalesef bu çok az ve çok geç,” dedi.

Stefani, gümrük vergisi kurallarının sıkılaştırılması çağrısında bulundu.

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English