Asya
Çin’in meşhur ‘iki toplantı’sı başladı

Çin’in en önemli siyasi etkinliklerinden Çin Ulusal Halk Kongresi (NPC) ve Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (CPPCC), diğer bir adıyla ‘İki Toplantı’, bugün başladı. Toplantılarda Çin’in önümüzdeki döneme dair siyasi, ekonomik, askeri hedeflerinin belirlenmesi bekleniyor.
Ülkenin en üst düzey yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi ile danışma organı işlevini yerine getiren Çin Halk Siyasi Danışma Konferansının eş zamanlı genel kurul toplantıları, 4-11 Mart’ta başkent Pekin’de düzenleniyor.
5 yıllığına seçilen iki meclis, bu yıl 14. dönemlerinin 3. yıllık toplantılarını düzenliyor. Toplantılar, ülkenin yakın dönemdeki ekonomi stratejisi ve hedeflerini, iç siyaset ve dış politika önceliklerini ortaya koyması açısından kritik önem taşıyor.
Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı Ulusal Komitesi, salı günü Pekin’de yıllık oturumunu açtı.
Devlet medyasına göre, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve diğer liderler, Büyük Halk Salonu’nda başlayan 14. CPPCC Ulusal Komitesi’nin üçüncü oturumunun açılış toplantısına katıldı. Toplantıda oturum gündemi gözden geçirildi ve onaylandı. CPPCC Ulusal Komitesi Başkanı Wang Huning, bir çalışma raporu sundu.
Yasama organı Çin Ulusal Halk Kongresi’nin açılış oturumu ise 5 Mart’ta yapılacak.
Savunma bütçesi belirlenecek
14’üncü NPC’nin üçüncü oturumunun sözcüsü Lou Qinjian, oturum hakkında basına bilgi verdi.
Ulusal Halk Kongresi’nin (NPC) üçüncü oturumunda Çin’in bu yılki savunma bütçesinin yayınlanacağını açıklayan sözcü, Çin’in savunma harcamalarının dokuz yıldır tek haneli büyümeyi sürdürdüğünü ve GSYİH içindeki payının uzun yıllardır küresel ortalamanın altında, yüzde 1,5’in altında tutulduğunu belirtti.
14’üncü NPC’nin üçüncü oturumunun sözcüsü Lou Qinjian, çarşamba günü yapılacak açılıştan bir gün önce Salı günü düzenlenen basın toplantısında, Çin’in ekonomik gelişiminin savunma bütçesini ve askeri modernizasyonunu etkileyip etkilemeyeceği ve bu yıl ne kadarlık bir artış görüleceği sorusu üzerine bu açıklamaları yaptı.
Lou, barışın güçle korunması gerektiğini ve güçlü ulusal savunma kabiliyetlerine sahip bir Çin’in egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını korumak ve büyük bir ülke olarak uluslararası sorumluluklarını ve yükümlülüklerini daha iyi yerine getirmek ve dünya barışını ve istikrarını korumak için daha iyi bir konumda olduğunu söyledi.
Gündem ekonomi
Sözcü Lou, Çin’in yapay zekayı geliştirmeye çalışarak, kilit ortaklarla işbirliği arayarak ve Küresel Güney’i destekleyerek “dünyaya daha fazla istikrar ve kesinlik sağlayacağını” ifade etti.
Lou, Çin’in “artan küresel siyasi ve ekonomik belirsizlikler” ve “dış ortamın derinleşen olumsuz etkileri” ile karşı karşıya olduğunu söyledi.
“Çin, zor kazanılan çok taraflı ticaret sistemini ortaklaşa korumak, tek taraflılığa ve korumacılığa karşı çıkmak ve kapsayıcı ve adil ekonomik küreselleşmeyi teşvik etmek için birlikte çalışmak üzere dünyanın dört bir yanındaki ülkelerle işbirliğini güçlendirmeye isteklidir” dedi.
Trump’ın son gümrük vergisi önlemleriyle ilgili bir soruyu yanıtlayan Lou, Pekin’in diyalog ve istişare yoluyla ilişkilerdeki endişeleri ele almaya istekli olduğunu söyledi. Ancak Çin’in “baskı ve tehditleri asla kabul etmeyeceği” ve “ulusal egemenlik, güvenlik ve kalkınma çıkarlarımızı kararlılıkla koruyacağı” uyarısında bulundu.
Salı günü ABD Başkanı, Çin’den ABD’ye yapılan ithalata yüzde 10 ek gümrük vergisi getirerek bir ay önce uyguladığı yüzde 10’luk vergiye bir yenisini ekledi.
Bu yılki toplantıda Pekin, ekonomik teşvikleri artırmaya, işletmeleri desteklemeye ve Trump’ın agresif ticaret önlemlerine karşı koymaya odaklanıyor.
Çin ekonomisi, dışarıda ABD Başkanı Donald Trump’ın yeni iktidar döneminin getirdiği belirsizliklerin yanı sıra içeride istikrarsız iç talep, deflasyon eğilimi, gayrimenkul sektöründeki süregelen düşüş ve yüksek genç işsizliği gibi kronikleşen sorunlarla karşı karşıya.
Hükümetin bu yılki ekonomik hedeflerinde ve politikalarında iç talebi canlandırmaya, konut sektöründen kaynaklanan riskleri azaltmaya ve teknoloji alanında inovasyonu teşvik etmeye öncelik vereceği tahmin ediliyor.
Başbakan Li Çiang, Ulusal Halk Kongresi’nin 5 Mart’taki açılış oturumunda hükümetin çalışma raporunu meclise sunacak. Raporda 2025 yılı büyüme, istihdam, enflasyon ve bütçe açığı hedeflerine yer verilecek.
Çin ekonomisi, 2024’te yüzde 5 büyüme kaydederek hükümetin “yüzde 5 civarında” belirlediği büyüme hedefine ulaşmıştı.
Başbakan Li’nin çalışma raporunda benzer şekilde “yüzde 5 civarında” büyüme hedefi koyması bekleniyor.
Yüksek teknoloji becerisi
Çin bu yılki iki toplantıya teknoloji sektöründeki güven artışı ve ulusal gururla giriyor.
Bu yılın başlarında, özel sektöre ait Çinli yapay zeka firması DeepSeek, en son açık kaynaklı büyük dil modelinin çığır açan başarısıyla Silikon Vadisi’ni şaşkına çevirdi.
Bu kilometre taşına ek olarak, Pekin’in yeşil teknolojilerde küresel hakimiyet elde etmeye yönelik uzun vadeli planları meyvesini verdi ve en büyük elektrikli araç üreticisi Elon Musk’ın Tesla’sına rakip oldu.
Çin liderlerinin inovasyona yatırım yapmaya ve dünyanın en büyük ikinci ekonomisini yüksek teknolojide kendi kendine yeterli hale getirmeye öncelik vermeye devam etmesi bekleniyor. Xi ve kurmayları ileri teknoloji çipleri, kuantum bilişim, robotik ve yapay zekayı ekonomik büyümeyi güçlendirmek ve Çin imalatını geliştirmek için kritik önemde görüyor.
Yüksek teknoloji Çin’in ekonomik kalkınmasını sürdürmek için itici bir güç olarak değerlendiriliyor.
Xi, geçtiğimiz ay ülkenin en üst düzey teknoloji yöneticilerini Pekin’de ağırlayarak Çin’in girişimcilerinin bu mücadelede öne çıkması gerektiğine dair güçlü bir sinyal gönderdi ve özel teşebbüslerin “yeteneklerini tam anlamıyla kullanmalarının” “tam zamanı” olduğunu ilan etti.
Pekin bu toplantının ardından özel firmaların pazara erişimini iyileştirmeye yönelik adımlar attı ve özel sektöre yönelik yıllardır süren kapsamlı düzenleyici baskının ardından önemli bir rota düzeltmesi olarak görülen ve önümüzdeki günlerde olmasa da aylarda kabul edilebilecek olan Özel Ekonomiyi Teşvik Yasası’nı tartışmaya açtı.
Yüksek teknolojili kalkınma, iki toplantının merkezinde olacak.
Dış politika eğilimleri
Dışişleri Bakanı Wang Yi, genel kurul toplantılarının marjında 7 Mart’ta “Çin’in Dış Politikası ve Dış İlişkileri” başlıklı basın toplantısı düzenleyecek.
Toplantı, Çin’in dış politikadaki genel eğilimlerini ve güncel uluslararası sorunlara yaklaşımlarını ortaya koyacak.
Wang’ın mesajlarının, ABD Başkanı Trump’ın yeni iktidar döneminde iki büyük güç arasındaki ilişkilerin geleceği ile ilgili ipuçları vermesi bekleniyor.
Özellikle Ukrayna ve Gazze gibi güncel krizler, Çinli Bakan’ın gündeminde yer alacak.
Ukrayna krizindeki güncel gelişmeler, Trump yönetiminin Rusya’yla savaşı sonlandırmak üzere başlattığı müzakereler, Ukrayna ve Avrupa’yı dışlayıcı tutumu, Çin’in tavrını merak edilir kılıyor. Çin’in, savaşın başından bu yana Rusya’ya yakın tutum izlerken olası bir çözüme barış gücü gönderme gibi katkılar sağlayabileceği tartışılıyor.
Bakan Wang, Çin’in, Trump’ın Gazze’yi “devralma” ve Filistinlileri yerinden etme planına dair tutumu ve Orta Doğu’daki barışa yönelik rolüne de açıklık getirecek.
ABD, Rusya, Avrupa ile ilişkilerin yanı sıra Çin’in küresel güney ülkeleriyle gelişen bağları, Asya-Pasifik’te gerilimler, Güney Çin Denizi ve Tayvan sorunu tartışılan konular arasında yer alabilir.
Çin’in ‘iki toplantı’sı başlıyor: Teknoloji odaklı büyüme merkezde
Asya
Nepal’in rapçi başbakanı Himalaya felaketiyle sınanıyor

Nepal’in Başbakanı Balendra Shah, Genç Z kuşağı ayaklanmasıyla iktidara taşındıktan sonra yıkıma uğrayan ülkesini yeniden inşa etmek zorunda.
Geçen hafta yaşanan yıkıcı sel felaketinin ardından Nepal’in müdahale süreci, bu yılın başına kadar ulusal düzeyde hiçbir görev üstlenmemiş 36 yaşındaki bir rapçinin ellerinde.
Popüler bir müzisyen ve başkent Katmandu’nun belediye başkanı olan Balendra Shah, gençlerin öncülük ettiği bir ayaklanmanın desteğiyle mart ayında iktidara geldi. Şimdi ise 1000’den fazla kişinin hayatını kaybettiği, uzak köylerin yok olduğu ve Çin sınırı boyunca büyük bir yıkım yaratan dev felaketin ardından Himalaya ülkesini yeniden ayağa kaldırma göreviyle karşı karşıya.
Shah, pazartesi günü Facebook hesabından yaptığı açıklamada, “Buradaki herkes Nepal hükümetinin arama, kurtarma, tedavi, yardım faaliyetleri ve vatandaşların güvenli şekilde yönetimi konusunda kararlı ve aktif biçimde çalıştığının farkında” ifadelerini kullandı.
Başbakan, yaklaşık 21 bin güvenlik personelini görevlendirdi. Ekipler, zorlu hava koşullarına ve engebeli araziye rağmen helikopterlerle yaklaşık 12 bin kişiyi kurtardı. Shah ve kabine üyeleri ayrıca yaklaşık 600 dolar değerindeki bir aylık maaşlarını başbakanlık afet yardım fonuna bağışlama sözü verdi. Söz konusu fon şu ana kadar 41 milyon dolardan fazla bağış topladı.
Katmandu merkezli düşünce kuruluşu Policy Entrepreneurs’dan Anurag Acharya, “Hükümet hızlı biçimde harekete geçti ve Nepal’in sınırlı kapasitesi göz önüne alındığında müdahale gerçekten iyi oldu” dedi.
Financial Times’a konuşan Acharya, Shah’a yönelik beklentilerin “fazla büyük bir yük haline getirilmemesi” gerektiği konusunda uyardı.
“Kurtarma ve yardım çalışmaları buzdağının sadece görünen kısmı” diyen Acharya, “Asıl büyük sınav, toplulukların yeniden yerleştirilmesi ve yeniden inşa süreci olacak” ifadelerini kullandı.
Binlerce kişi hâlâ kayıp, turizm sektörü tehdit altında
Shah’ın karşı karşıya olduğu görev son derece büyük. Aralarında 583 yabancının da bulunduğu yaklaşık 4 bin kişi hâlâ kayıp. Bu durum hükümet üzerindeki baskıyı artırırken, ülkenin gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 7’sini oluşturan turizm sektörü açısından da risk oluşturuyor.
Birleşmiş Milletler’in Nepal koordinatörü Lila Pieters Yahia, yaklaşık 10 bin hanenin acil yardıma ihtiyaç duyduğunu, onlarca köprünün ve 40 kilometrelik yolun tahrip edildiğini açıkladı. Elektrik kesintileri ise ülke genelinde yaygın durumda.
Shah, toprak kaymasının meydana gelmesinden bir gün sonra, perşembe günü kısa bir ziyaretle afet bölgesine gitti. Ancak felaketin üzerinden yaklaşık bir hafta geçmesine rağmen halka seslenmedi ve genel olarak medyadan uzak durdu. Kamuoyuna yönelik iletişimini çoğunlukla günde bir kez yaptığı Facebook paylaşımlarıyla sınırlı tuttu.
Bu arada kurtarma ekipleri, Tibet sınırı yakınlarındaki daha ulaşılması zor bölgelere ulaştıkça can kaybı artıyor. Dik dağlar, derin vadiler ve çamurla dolan nehirler çalışmaları yavaşlatıyor. Kurtarma ekipleri şimdiden ceset torbası ve kurbanların muhafaza edilmesi için soğuk depolama alanı eksikliğiyle karşı karşıya.
Nepal yabancı yardımı önce reddetti
Nepal, arama-kurtarma operasyonları için başlangıçta yabancı yardımı kabul etmeyi reddetti. Yalnızca yardım malzemeleri ve bağışları kabul eden hükümet, teknik açıdan zorlu kurtarma çalışmalarını kendi imkanlarıyla yürütmeye çalıştı. Çin ise sınırın diğer tarafında kendi kurtarma operasyonunu başlattı.
Bu karar, Nepal’in 2015 depremindeki deneyiminin ardından alındı. Yaklaşık 9 bin kişinin hayatını kaybettiği deprem sonrası hükümet yabancı kurtarma ekiplerini kabul etmiş ancak koordinasyon büyük bir kaosa dönüşmüştü. Bir ABD askeri helikopteri düşmüş, kazada altı ABD deniz piyadesi ve iki Nepalli asker hayatını kaybetmişti.
Shah hükümeti hafta sonu geri adım atarak Hindistan ve Çin’den gelen teknik ekiplerin Nepalli kurtarma görevlilerine sahada destek vermesine izin verdi.
Uluslararası Kriz Grubu’nun Katmandu’daki kıdemli danışmanı Ashish Pradhan, “Bir tür gerçek zamanlı öğrenme süreci yaşıyorlar. En azından eski yöntemlerine takılıp kalmıyorlar” dedi.
Rapçi başbakandan ekonomik reform sözü
Eğitimini yapısal mühendislik alanında alan ve kendi müziğinde Nepal’in siyasi düzenini sert biçimde eleştiren Shah, yolsuzluk, ekonomik durgunluk ve genç işsizliğiyle boğuşan ekonomiyi yeniden canlandırma sözü verdi.
Ancak eleştirmenler, eski yönetime yönelik halk öfkesini kullanarak iktidarı kendi yakın çevresinde merkezileştirmekle suçluyor.
Eski bir maliye bakanı, reddettiği kara para aklama suçlamaları nedeniyle tutuklandı. Shah’ın görevden uzaklaştırdığı selefi ise bu soruşturmayı “siyasi bir gösteri” olarak nitelendirdi.
Uluslararası Kriz Grubu’ndan Pradhan, “İnsanlar farklı bir siyaset anlayışı vaat ederek gelen bu hükümete ve Shah’a şüpheyle yaklaşsa da ona bir şans vermeye hazır” dedi.
Ancak Pradhan, “Bunun gerçekte ne anlama geldiğini insanlar henüz tam olarak değerlendirmiş değil” diye ekledi.
Nisan ayında Katmandu’daki nehir kıyılarında yaşayan gecekondu sakinlerinin zorla tahliye edilmesi de protestolara yol açtı. Bu gelişme, bazı kişilerin Shah’ın “en yoksul ve ihtiyaç sahibi kesimlerin çıkarlarını gerçekten önemseyip önemsemediğini” sorgulamasına neden oldu.
Yeniden inşa maliyeti milyarlarca doları bulabilir
Shah’ın partisi, Nepal ekonomisini beş yıl içinde ikiye katlayarak 100 milyar dolara çıkarma gibi iddialı bir hedef belirledi.
Ancak üst düzey ekonomi yetkilileri, felaketin yol açtığı yeniden inşa maliyetleri ve ekonomik kayıpların 4 ila 5 milyar dolar arasında olacağını tahmin ediyor.
Bu rakam, Katmandu’daki kıdemli bir uluslararası bağışçı yetkilisine göre, 2015 depremindeki 7 milyar dolarlık fiziksel hasardan daha düşük.
Ancak yetkili, halihazırda yüzde 3 civarında büyüyen Nepal ekonomisi üzerindeki kayıpların “önemli” olacağını belirtti.
Shah hükümetinin “çok büyük miktarda finansmana ihtiyaç duyacağını” söyledi.
Yıkım, Nepal’in Çin ile olan en önemli ticaret bağlantılarından birini de kesti. Bu güzergâhtan yılda 2,7 milyar dolarlık ithalat gerçekleştiriliyor.
İş dünyası temsilcileri, İran savaşı nedeniyle zaten zayıflayan turizmin, sellerin Himalaya yürüyüşçüleri ve hacılar tarafından kullanılan güzergâhları kesintiye uğratmasıyla daha fazla zarar görebileceğinden endişe ediyor.
Nepal, felaketin insani ve ekonomik maliyetleriyle mücadele ederken Shah’ın yalnızca geçim kaynaklarını yeniden inşa etmesi değil, aynı zamanda genç destekçilerini harekete geçiren reform çizgisini koruması gerekecek.
Asya
Türk Bombom oyuncuları, 16 yıl aradan sonra yeniden Dünya Şampiyonası’nda

Türk Bombom oyuncuları, 16 yıl aradan sonra yeniden Dünya Şampiyonası’nda Türkiye’yi temsil etti. Çin’de düzenlenen 2026 Bombom Dünya Şampiyonası’nda iki Türk takımı ilk 16’ya kalırken, serinin resmi mobil oyunu DDTank GO da oyuncularla buluştu.
Türk DDTank oyuncuları, 16 yıl aradan sonra yeniden 2026 DDTank Dünya Şampiyonası sahnesine çıktı.
Bombom’un Türkiye’de yayımlanmaya başladığı dönemde düzenlenen Türkiye elemelerinde başarılı olan oyuncular, Türkiye’yi temsilen Çin’e gitmiş ve farklı ülke ve bölgelerden gelen oyuncularla dünya şampiyonluğu için mücadele etmişti.
Aradan geçen 16 yılın ardından bu kez DDTank GO ile Türk oyuncular yeniden uluslararası turnuvada yer aldı.
Bombom’un resmi mobil oyunu DDTank GO’nun yayımlanmasının ardından düzenlenen elemelerde öne çıkan 4 Türk oyuncu, Türkiye’yi temsil etmek üzere Çin’e gitti.
Türk oyuncular, 29-30 Ağustos 2026 tarihlerinde DDTank’ın orijinal geliştiricisi 7Road tarafından düzenlenen resmi uluslararası organizasyon 2026 DDTank Dünya Şampiyonası’nda mücadele etti.
Böylece Türkiye, 16 yıl sonra Bombom’un dünya şampiyonası sahnesinde yeniden temsil edildi.
Asya
Güney Kore, yapay zekâ patlamasından yararlanmak için rekor bütçe artışı açıkladı

Güney Kore hükümeti harcama planıyla, bellek çiplerinden elde edilen gelir patlamasını büyüme döngüsünü hızlandıracak yeni teknoloji yatırımlarına yönlendirmeyi amaçlıyor.
Güney Kore, yapay zekâ kaynaklı yarı iletken patlamasından doğan vergi gelirlerini yeniden yapay zekâya ve diğer geleceğin sektörlerine aktarmayı planladığını açıkladı. Devlet Başkanı Lee Jae Myung böylece ülke tarihindeki en büyük bütçe artışını başlattı.
Lee hükümeti salı günü, bir önceki yıla göre yüzde 12,8 artışla 820,9 trilyon wonluk (598 milyar dolar) 2027 bütçesini açıkladı. Bütçe kapsamında, büyük ölçüde Samsung Electronics ve SK Hynix gibi çip üreticilerinden gelen hızla yükselen vergi gelirleriyle finanse edilecek, vakıf fonu benzeri 162,3 trilyon wonluk bir “Geleceğe Yanıt Fonu” da yer alıyor.
Bu rakam, Seul’ün küresel mali krize karşı harcamalarını yüzde 10,6 artırdığı 2009’dan bu yana bütçedeki ilk çift haneli artış anlamına geliyor.
Bütçe Bakanı Park Hong-geun, hükümetin kamu harcamalarının ekonomik büyümeyi harekete geçirecek bir “ilk su” işlevi gördüğü, büyümenin de buna karşılık kamu maliyesini güçlendirdiği “büyüme öncülüğünde erdemli bir döngü” hedeflediğini söyledi.
Güney Kore, küresel yapay zekâ patlaması sayesinde ekonomik açıdan oldukça elverişli bir dönemden geçiyor. Yapay zekâ sektörü, ülkenin bellek çiplerine yönelik talepte büyük bir patlama yaratırken, en büyük çip üreticilerinin kârlarını artırdı ve ülke piyasalarında baş döndürücü yükselişlere yol açtı. Bu gelirlerin bir bölümü, yarı iletken sektöründeki çalışanlara verilen yüksek ikramiyeler yoluyla çalışanlara da yansımaya başladı.
Yeni bütçede çip sektörüne 2,6 trilyon won (1,9 milyar dolar) ayrılacak. Veri merkezleri ve robotik sektörüne de finansman sağlanacak. Nükleer enerjili denizaltı programı da dahil olmak üzere stratejik silahlara ise 3,4 trilyon won (2,5 milyar dolar) tahsis edilecek. “Geleceğe Yanıt Fonu” gelecek yıl ilk aşamada 45,4 trilyon wonluk (33,1 milyar dolar) kaynak kullanmaya başlayacak.
Seul ayrıca özellikle gençler ve ailelere yönelik sosyal harcamaları artıracak ve Seul metropol alanının dışındaki ekonomik sıkıntı yaşayan bölgelere daha fazla kaynak ayıracak. Lee, ülkenin düşen doğum oranı nedeniyle kriz yaşayan bölgesel üniversitelere yapılan yatırımları artırma sözü verdi.
Bütçe Bakanlığı, 2027 yılı için devlet gelirlerinin 880,8 trilyon wonla rekor seviyeye ulaşacağını ve planlanan harcamaları yaklaşık 60 trilyon won aşacağını öngördü. Kamu borcunun gayrisafi yurt içi hasılaya oranının ise 2026’daki yüzde 51,6 seviyesinden gelecek yıl yüzde 48,3’e gerilemesi bekleniyor.
Standard Chartered’ın Seul’deki araştırma biriminin başkanı Chong Hoon Park, Financial Times’a, “Kore’nin borç seviyesi diğer gelişmiş ülkelerle karşılaştırıldığında görece düşük olduğu için, demografik kriz gibi yapısal sorunlarla mücadele etmek amacıyla potansiyel büyümeyi artırmaya çalışmak kötü bir fikir olmayacaktır” dedi.
Kamu harcamalarındaki bu hızlı artış, merkez bankasının kısmen çip sektöründeki patlamanın tetiklediği enflasyonist baskıyı yatıştırmak amacıyla para politikasını sıkılaştırdığı bir döneme denk geliyor. Kore Merkez Bankası (BoK) geçen hafta politika faizini üst üste ikinci kez artırarak yüzde 3’e çıkardı.
Lee salı günü, daha yüksek faiz oranlarının “kaçınılmaz” olduğunu söyledi ancak “maliye politikasının, yüksek faizlerin kırılgan gruplar üzerindeki yükünü en aza indirmek ve büyüme potansiyelinin zarar görmemesini sağlamak amacıyla dikkatle ayarlanmış bir rol oynaması gerektiğini” de sözlerine ekledi.
BoK ayrıca büyüme tahminlerini 2026 için yüzde 3,3’e, 2027 için ise yüzde 2,9’a yükseltti.
Ancak bazı analistler, enflasyonun BoK’un hedefinin üzerinde seyrettiği, Seul’de konut fiyatlarının yüksek olduğu ve hanehalkı borçlarının arttığı bir ortamda bu ölçekte geniş kapsamlı bir mali genişlemenin ne kadar doğru olduğunu sorguladı.
Seul Üniversitesi Vergilendirme Profesörü Kim Woo-chul, “Ekonomi şu anda yalnızca sıcak değil; kaynıyor. Bu ölçekte bir mali genişleme mevcut koşullarda kesinlikle uygun değil” dedi.
Myongji Üniversitesi Siyaset Bilimi Profesörü Shin Yul ise, “Yarı iletken sektöründeki bu patlamanın ne kadar süreceğini kimse bilmiyor” ifadelerini kullandı.
Lee aynı zamanda gerileyen halk desteğini yeniden yükseltmeye çalışıyor. Pazartesi günü yayımlanan bir ankete göre Lee’nin görev onayı oranı, temmuz ayının ikinci haftasındaki yüzde 48,9 seviyesinden yüzde 38,9’a geriledi.
Üst düzey politika danışmanı Kim Yong-beom da hafta sonu yapılan ve yeni maliye ve savunma bakanlarının göreve getirildiği kabine değişikliğinin ardından salı günü istifa etti.
Bütçe tasarısının parlamentonun onayından geçmesi gerekiyor. Lee’nin Demokratik Partisi, 300 sandalyeli Ulusal Meclis’te 161 sandalyeye sahip olduğu için diğer partilerin desteğine ihtiyaç duymadan bütçeyi geçirebilecek çoğunluğa sahip.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu
Ortadoğu2 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Dünya Basını1 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Görüş6 gün önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor











