Asya
Çin’in iki toplantısı sona erdi: İşte öne çıkan başlıklar

Çin’in yıllık en önemli siyasi etkinliği olan ve Pekin’de “iki toplantı” olarak bilinen toplantılar salı günü sona erdi.
Delegeler, “Yeni Bir Dönem için Çin Özelliklerine Sahip Sosyalizm Üzerine Xi Jinping Düşüncesi”ne bağlı kalınması gerektiğini vurgulayan ulusal ve yerel kongre delegelerine ilişkin bir yasanın revize edilmesi önerisi de dahil olmak üzere yedi maddeyi kabul etti.
Alışılmadık bir şekilde, Çin’in 3 numaralı yetkilisi ve Ulusal Halk Kongresi (NPC) Daimi Komitesi Başkanı Zhao Leji kapanış törenine katılmadı. Zhao’nun, “solunum yolu enfeksiyonu” nedeniyle katılmadığı açıklandı.
Bunun dışında, en üst siyasi danışma organı olan Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (CPPCC) ve yasama organı olan NPC’nin bu yılki toplantılarında sürpriz gelişmeler yoktu. Yine de toplantılar, dünyanın en büyük iki ekonomisi arasında kısasa kısas gümrük vergileri furyasını başlatan ABD Başkanı Donald Trump’la başa çıkmaya çalışan Çin’in yeni dönem perspektifine ilişkin fikir verdi.
Çin’de meclis başkanı ‘iki oturum’ sonunda neden ortalıkta yoktu?
YAPAY ZEKA VE İLERİ TEKNOLOJİ VURGUSU
Yapay zeka (AI) bu yılki toplantının en önemli konusuydu ve Çin’in teknolojiye olan ilgisi teknoloji firması DeepSeek’in çığır açan başarısıyla daha da arttı.
DeepSeek, oturumların gündemindeydi. NPC açılmadan önce bir sözcü, şirketin “Çin bilgeliğini” dünyayla paylaşmaya yönelik açık kaynak yaklaşımını övdü.
Geçtiğimiz çarşamba günü Başbakan Li Qiang tarafından sunulan hükümet çalışma raporu, DeepSeek’in adını özellikle anmasa da Çin’in yapay zeka alanındaki “yeni başarılarını” vurguladı ve yapay zeka destekli robotlar gibi gelişmekte olan endüstriler için finansman sözü verdi.
Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu (CSRC) Başkanı Wu Qing toplantılar sırasında yaptığı açıklamada “DeepSeek hakkında konuşmayanlar trende ayak uyduramıyor gibi görünüyor” dedi.
Geçtiğimiz hafta yapılan yeni kurumsal duyurular, yatırımcıların Çin yapay zekası konusundaki heyecanını artırdı.
Alibaba Group Holding’in hisse senedi fiyatı, geçtiğimiz perşembe günü yeni bir yapay zeka modelini piyasaya sürmesinin ardından sıçradı. Başka bir startup’ın iki toplantı sırasında piyasaya sürdüğü Manus AI “agent”, hizmet halka açık olmasa da bazı yerel medya kuruluşları tarafından “ikinci DeepSeek” olarak adlandırıldı.
DeepSeek’in kurucusu Liang Wenfeng, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve teknoloji patronlarının yer aldığı yüksek profilli bir sempozyuma katıldıktan sonra bu toplantılarda kamuoyu önüne çıkmadı. Ancak diğer yıldız yöneticiler Pekin’in özel sektöre yönelik yenilenen desteğini sembolize etmek üzere hazır bulundular.
Akıllı telefon üreticisi Xiaomi’nin CEO’su Lei Jun, Başbakan Li’nin çalışma raporu öncesinde “delegeler koridorunda” medyaya konuşan ilk temsilci olarak seçildi. Xi ile geçen ayki sempozyuma da katılan Lei, toplantının “kendime olan güvenimi büyük ölçüde artırdığını” söyledi.
Elektrikli araç üreticisi XPeng’in CEO’su He Xiaopeng cumartesi günü Büyük Halk Salonu koridorlarındaydı ve uçan arabaları geniş ölçekte üreten ilk şirket olma hedeflerini anlattı. Lazer ekipmanı üreticisi Huagong Tech’in başkanı Ma Xinqiang, şirketinin “yaklaşık 40 yıllık yabancı teknoloji tekelini kırdığını” ve “yabancı ürünlerin fiyatının %40’tan fazla düşmesine neden olduğunu” söyledi.
Pekin Üniversitesi Çin Ekonomik Araştırmalar Merkezi’nde profesör olan Yao Yang, “Bu yıldan itibaren ruh hali daha iyimser hale geldi” dedi ve bunu Çin’in DeepSeek gibi yerli başarılarına bağladı.
“Ancak bu havanın devam etmesi gerçekten hükümet politikasına bağlı. Hükümetin ekonomiyi canlandırmaya ve özel teşebbüsü desteklemeye yönelik hamleleri belirleyici olmazsa, bu ruh hali ortadan kalkacaktır” diye ekledi.
HÜKÜMET ÇALIŞMA RAPORUNDAN ÖNE ÇIKANLAR
Delegeler, Pekin’in kendi kendine yeterlilik istediği stratejik, gelişmiş alanları temsil ediyordu. Ancak özel işletmelere yönelik daha geniş kapsamlı destek belirsizliğini koruyor. Bazı analistlerin NPC’de görüşülmesini bekledikleri özel ekonomiyi teşvik yasası gündem dışı bırakıldı. Bir NPC sözcüsü tasarının gelecekteki NPC Daimi Komite toplantılarında görüşüleceğini söyledi.
Hükümet çalışma raporu, 2025 yılı için geçen yılki gibi “%5 civarında ” bir gayri safi yurtiçi hasıla büyüme hedefi belirledi ve bu hedefe ulaşmak için çeşitli teşvik planlarının ana hatlarını çizdi. Bunlar arasında 300 milyar yuan (41.5 milyar dolar) tüketici sübvansiyon programı, devlet bankalarına 500 milyar yuan enjeksiyon ve yerel yönetim özel tahvil kotasında 500 milyar yuan artış yer alıyor. Ayrıca bütçe açığının GSYH’ye oranı geçen yılki %3 seviyesinden %4’e yükseltildi.
Yetkililer, Komünist Parti liderliğinin geçen sonbaharda üst düzey bir toplantıda daha fazla teşvik önlemi sinyali vermesinin ardından ekonominin ivme kazandığını söyledi. İskan Bakanı Ni Hong Pazar günü gazetecilere yaptığı açıklamada emlak piyasasında “olumlu değişikliklerin” ortaya çıktığını söylerken, insan kaynakları bakanı Wang Xiaoping istihdam durumunun “iyileşme eğilimi gösterdiğini” belirtti.
Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu (NDRC) direktörü Zheng Shanjie, “Bu yıl yaklaşık %5’lik büyüme hedefine ulaşmak için sağlam bir temelimiz, güçlü desteğimiz ve güvenilir garantilerimiz var” dedi.
Ancak teşvik tedbirleri çoğunlukla analistlerin mütevazı beklentileri doğrultusunda gerçekleşti ve pazar günü açıklanan ekonomik veriler tüketici fiyat endeksinin şubat ayında keskin bir şekilde negatife dönerek deflasyonist baskının altını çizdiğini gösterdi.
Bu arada ABD ile hızla tırmanan ticaret savaşı, birçok analistin iddialı bulduğu GSYH hedefine gölge düşürüyor. Çin’in Amerikan tarım ürünlerine uyguladığı misilleme gümrük vergileri de pazartesi günü yürürlüğe girdi.
Ticaret Savaşı 2.0: Çin, ABD tarım ürünlerine gümrük vergisi getirdi
Etkileyici yeni girişimlerin eksikliği, iki toplantıya yönelik borsa tepkisinin sessiz kalmasına yol açtı. Anakarada listelenen hisse senetlerinin bir ölçütü olan CSI 300 Endeksi, toplantıların başlamasından bu yana sadece marjinal bir artış gösterdi.
Çin’in 10 yıllık devlet tahvili getirisi geçtiğimiz cuma günü %1,793’e yükselerek yaklaşık üç ayın en yüksek seviyesine ulaştı. Bazı analistler bu yükselişi kısmen Merkez Bankası Başkanı Pan Gongsheng’in bir gün önceki brifingde faiz indirimleri için belirli bir takvim taahhüt etmediği ve sadece faizlerde ve zorunlu karşılık oranlarında indirimlerin “zamanında” yapılacağını söylediği yorumlarına bağladı.
Maliye Bakanı Lan Fo’an, Çin’in belirsizliklerle başa çıkmak için hala “yeterli rezerv araçlarına ve politika alanına” sahip olduğunu söyledi.
SAVAŞ YETENEKLERİNİN GELİŞTİRİLMESİ VE TAYVAN
Silahlı kuvvetlerin 2025 yılı bütçe büyüme hedefi %7.2 olarak belirlenirken, askeri bütçe ekonomiden daha hızlı büyümeye devam ediyor. PLA sözcüsü Wu Qian Pazar günü yaptığı açıklamada harcamaların 1.81 trilyon yuana (249 milyar dolar) ulaşacağını ve bunun daha önce belirtilen 1.78 trilyon yuan rakamından biraz daha fazla olduğunu söyledi. Her iki durumda da bu rakam Asya’daki en büyük savunma ödeneği olup, Japonya’nın nisan ayından itibaren yeni mali yıl için düşündüğü yıllık savunma harcamasının dört katından fazla. Öte yandan ABD’nin savunma bütçesinin ise 3’te birinden daha az.
Başbakan Li’nin çalışma raporuna göre bütçedeki bu genişleme “askeri eğitimi ve savaşa hazır olma durumunu artırma ve yeni savaş yeteneklerinin geliştirilmesini hızlandırma” çabasına işaret ediyor. Li, hükümetin “Çin’in egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını sıkı bir şekilde korumaya” kararlı olduğunu söyledi.
Çin Devlet Başkanı Xi Jinping de, NPC sırasında bir konferansta kadrolara zorlukları vurguladı. Devlete ait haber ajansı Xinhua’ya göre cuma günü Halk Kurtuluş Ordusu ve Silahlı Polis Gücü temsilcilerine yaptığı “önemli konuşmada” onlara “ele alınması gereken birçok zorluk ve sorun” olduğunu söyledi.
Başkomutan askeri planların “daha sistematik, bütüncül ve koordineli bir şekilde” uygulanabilmesi için “modern yönetim kavram ve yöntemlerinin kullanılmasının önemini” vurguladı. Xi ayrıca kalite ve verimliliği artırmak için “sivil-asker ortak çabalarının” yoğunlaştırılması gerektiğini vurguladı.
Xinhua raporunda ayrıca Xi’nin “ yolsuzluğun kapsamlı bir şekilde araştırılması ve ele alınması için sağlam ve etkili bir gözetim sistemi” talep ettiği belirtildi.
PLA sözcüsü Wu Qian da pazar günü yaptığı açıklamada Çin kuvvetlerinin “Tayvan bağımsızlık ayrılıkçılarına” karşı koymaya odaklandığını söyledi. Wu’ya göre Taipei’deki Demokratik İlerleme Partisi iktidarında bu tür faaliyetler “ne kadar yaygınlaşırsa”, “boyunlarındaki ilmik o kadar sıkılaşacak ve başlarının üzerinde sallanan kılıç o kadar keskinleşecektir.”
ABD’nin Tayvan değişikliği, Çin’in tepkisini çekti: Derhal düzeltin
1.4 MİLYAR İNSAN İÇİN GIDA GÜVENCESİ
Gıda güvenliği Çin için bir başka odak noktası. Geçen yıl ülkenin toplam tahıl üretimi 1.4 trilyon jin ya da 700 milyon ton gibi rekor bir seviyeyi aşmış olsa da, Başbakan Li’nin çalışma raporunda gıda kaynaklarının “çok yönlü bir şekilde” geliştirilmesi çağrısında bulunuldu.
Li sözlerine şöyle devam etti: “Tüm yerel yönetimler Çin’in gıda güvenliğinin sağlanmasında kendi paylarına düşen sorumluluğu üstlenmeli ve ülkemizin gıda tedarikinin sağlam bir şekilde kendi ellerimizde kalması için ortak çaba sarf etmelidir.” Ülkenin kendi kendine yeterlilik oranı, yüzyılın başında %90’ın üzerindeyken 2020’ye kadar üçte ikinin altına düşüyor.
Tarım ve Köy İşleri Bakanı Han Jun, cumartesi günü iki toplantı arasında gazetecilere yaptığı açıklamada, “Bir başka bereketli yıla rağmen, ulusumuzun gıda durumunun belirli bir işareti geçtiğini söyleyemeyiz” dedi ve ekledi: “Yurt içi gıda arz ve talebinde bir dengeye ulaşmak için hala ithalata güvenmemiz gerekiyor.”
Ticaret savaşının giderek büyümesi, kendi kendine yeterliliği daha da artırma aciliyetini hızlandırabilir. Çin’in Trump’a karşı ikinci tur misillemesi, tavuktan mısıra, buğdaydan soya fasulyesine ve diğer ürünlere kadar geniş bir yelpazede ABD’nin tarımsal ithalatına daha yüksek gümrük vergileri getirdi. Kolza tohumu yağı, küspe, bezelye, domuz eti ve su ürünleri de dâhil olmak üzere Kanada gıdalarına 20 Mart’ta ayrı bir gümrük tarifesi uygulanacak.
Gıda ürünlerini hedef alma kararı Çinli yetkililerin kendilerine güvendiklerini gösteriyor. Han yine de rehavete kapılınmaması konusunda uyardı.
“1.4 milyar insanın yaşadığı bizimki gibi büyük bir ülkede kendimizi beslemek için kendimize güvenmeliyiz” dedi.
DIŞİŞLERİ BAKANI KONUŞTU
Başbakan’ın geleneksel NPC sonrası basın toplantısının geçen yıl kaldırılmasının ardından, Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin sözleri Pekin’in dünyaya resmi mesajı olarak daha fazla ağırlık taşıyor.
Wang, tarihi imaların ağırlıkta olduğu basın toplantısında, Çin’in Rusya ile olan sıkı ilişkisini ve gelişmekte olan Küresel Güney ülkeleri ile ilişkilerini vurguladı. Ayrıca, çözüm bekleyen sorunlara rağmen Avrupa ve Hindistan’a zeytin dalı uzattı. Öte yandan Wang, ABD ve yakın müttefiki Japonya’ya karşı sert bir ton kullandı. Tayvan söz konusu olduğunda Wang eleştirilerini sadece ABD’ye değil Tokyo’ya odakladı ve “Tayvan’daki bir acil durumun Japonya’daki bir acil durum olduğu” düşüncesini kınadı. Ayrıca bu yılın Tayvan’ın “kurtuluşunun” ve “Çin halkının Japon karşıtı muzaffer savaşının bir sonucu olarak Çin topraklarına geri dönüşünün” 80. yıldönümü olduğunu vurguladı.
Washington’un, Trump’ın cezalandırıcı gümrük vergilerinin görünürdeki nedeni olan yasadışı fentanil akışından Çin’in sorumlu olduğu yönündeki iddialarını “temelsiz” olarak nitelendiren Wang, Washington’un tutumunu “iki yüzlü” olmakla eleştirdi.
“Hiçbir ülke bir yandan Çin’i baskı altında tutarken diğer yandan Çin ile iyi ilişkiler geliştirebileceğini hayal etmemeli” dedi.
Wang, bölgesel sürtüşme noktalarına değinirken, Trump yönetimiyle diyalog için kapıyı açık bırakmaya çalıştı.
Çin ve ABD’nin “en büyük gelişmekte olan ülke ve en büyük gelişmiş ülke olarak gelecekte uzun bir süre var olacaklarını” söyledi. “Bu nedenle barış içinde bir arada yaşamamız gerekiyor” ifadelerini kullandı.
İki Toplantı: Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi’nin açıklamalarından öne çıkanlar
Asya
Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.
Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.
Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.
Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.
Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.
Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor
Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.
Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.
Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.
ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.
Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor
Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.
Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.
Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.
DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.
Asya
DeepSeek kullanıcılarının özel sohbetleri Google’a sızdı

Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarının çalışma belgeleri ve kişisel mesajları içeren diyalogları Google arama sonuçlarında açık erişime çıktı. Veri görünürlüğü, kullanıcıların üçüncü kişilere aktarım amacıyla “Paylaş” seçeneğini etkinleştirerek ürettiği kamuya açık bağlantıların arama motoru tarafından indekslenmesinden kaynaklandı.
Çin merkezli yapay zekâ sohbet botu DeepSeek kullanıcılarına ait diyaloglar, çalışma belgeleri ve kişisel mesajlar Google arama motorunda açık erişime çıktı.
Durumun, kullanıcıların yazışmaları üçüncü kişilere aktarmak amacıyla oluşturduğu kamuya açık bağlantıların Google tarafından indekslenmesinden kaynaklandığı tespit edildi.
Süreç, DeepSeek arayüzündeki “Paylaş” seçeneğiyle işliyor. Bu özellik etkinleştirildiğinde kullanıcı metnin belirli bölümlerini işaretliyor ve platform herkesin erişebileceği bir internet adresi üretiyor.
Sistem işlem sırasında söz konusu içeriğin bağlantıya sahip olan herkese açık hale geleceği bilgisini veriyor. Arama motoru da yalnızca hesap sahiplerinin manuel olarak genel erişime açtığı diyalogları sonuçlarda listeliyor.
Ocak 2025’te bulut güvenliği şirketi Wiz Research uzmanları, DeepSeek veri tabanından gizli bilgilerin sızdığını tespit ettiklerini duyurmuştu. Geliştirici firmaya bildirilen sorun hızla giderilmişti.
Uzmanların değerlendirmelerine göre açık erişime sızan veriler arasında sohbet geçmişleri, gizli anahtarlar, arka plan sistem ayrıntıları ve diğer gizli bilgileri içeren 1 milyondan fazla veri satırı yer alıyordu.
DeepSeek, kuruluşundan bu yana 7 milyar dolardan fazla yatırım toplayarak Çin’in en yüksek piyasa değerine sahip yapay zekâ girişimi konumuna geldi.
Platformun kullanıma sunulmasından itibaren dünya genelinde çok sayıda ülke, ulusal güvenlik ve kişisel verilerin korunması kaygıları doğrultusunda hükümet düzeyinde ve kamu kurumlarında sistemin kullanımına yönelik yasak veya kısıtlamalar getirdi.
Axios’un aktardığı bilgilere göre ABD Kongresi üyelerinin Çin menşeli sohbet botunu kullanmasına izin verilmiyor.
2026 yılı başlarında ise İtalya Veri Koruma Kurumu, kişisel verilerin işlenme yöntemlerine dair bilgi eksikliği gerekçesiyle DeepSeek erişimini engelledi.
Yapay zekâ sistemlerinde benzer veri güvenliği sorunları daha önce de yaşanmıştı. 2023 yılında OpenAI şirketine ait ChatGPT yazılımında, açık kaynaklı “redis-py” adlı Redis müşteri kütüphanesindeki bir hata nedeniyle bazı kullanıcıların kişisel verileri internete sızmıştı.
Söz konusu teknik aksaklık, ChatGPT abonelik doğrulama e-postalarının bir kısmının yanlış kullanıcılara gönderilmesine yol açmıştı.
Asya
Japonya, nükleer silah tartışmasını tabu olmaktan çıkarıyor

Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, ülkesinin nükleer silah edinme konusundaki tartışma yasağını kaldırması gerektiğini belirterek güvenlik ortamının kötüleştiğini vurguladı. Kyodo News ajansının aktardığına göre Koizumi, ulusal savunma önlemlerini artıran Finlandiya ve Fransa’yı örnek göstererek Tokyo’nun bazı konuları tabu sayan yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini kaydetti.
Japonya hükümetinde, ülkenin nükleer silah edinmesine yönelik tartışmalar üzerindeki yasağın kaldırılması yönünde çağrı yapıldı.
Kyodo News ajansının aktardığına göre Japonya Savunma Bakanı Şinciro Koizumi, Tokyo’nun nükleer silah konusunu tartışmaktan “kaçınamayacağını” ifade etti.
Bakan Koizumi, nükleer caydırıcılığı güçlendirmek için adımlar atan Fransa ve Finlandiya’yı örnek gösterdi. Finlandiya parlamentosu, haziran ayı ortasında ulusal savunmayı güvence altına almak amacıyla nükleer silahların ülke topraklarına ithalini, transit geçişini ve depolanmasını engelleyen yasağı kaldıran bir kanunu kabul etmiş, düzenleme daha sonra Cumhurbaşkanı Alexander Stubb tarafından imzalanmıştı.
Koizumi, güvenlik durumunun kötüleştiğini ve Tokyo’nun bazı konuların tartışılmasını tabu haline getiren yaklaşımlarını değiştirmesi gerektiğini belirtti. 1945 yılında ABD’nin atom bombası saldırılarına maruz kalan Japonya, günümüzde Amerikan nükleer şemsiyesinin koruması altında yer alıyor ve topraklarında nükleer silah üretmeme, bulundurmama ve girişine izin vermeme şeklindeki üç temel ilkeye bağlı kalıyor.
Japonya Başbakanı Sanae Takaichi, Kasım 2025’te bu ilkelerin değiştirilmesi konusunu gündeme taşımıştı.
Japon yetkililer, ulusal güvenliğe dair üç temel belgenin güncellenmesi sürecinde bu konuyu ele almaya başladı. Takaichi, özellikle nükleer silahların ülkeye girişine yönelik yasağın kaldırılmasını önermiş, mevcut yasağın ABD’nin caydırıcılık potansiyelini zayıflattığını savunmuştu.
Mevcut yasal çerçevede Washington, Japonya’daki askeri üslerine ve buradaki limanlara yanaşan gemilerine bu tür mühimmatları yerleştiremiyor.
Kyodo News ajansına konuşan ve Takaichi hükümetinin güvenlik politikalarının hazırlanmasında yer alan bir kaynak, aralık ayında yaptığı açıklamada Japonya’nın nükleer silaha sahip olması gerektiğini savunmuştu.
Bu çıkış, muhalefet partilerinin ve bazı ülkelerin tepkisine yol açmıştı.
Avrupa’da da benzer güvenlik tartışmaları sürüyor. Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, temmuz ayı başında yaptığı açıklamada, ülkedeki siyasi güçlerin “kötüleşen jeopolitik durum” gerekçesiyle ülkede nükleer silah ve yabancı askeri üslerin konuşlandırılmasını engelleyen anayasal yasağın kaldırılmasına yönelik bir plan üzerinde uzlaştığını bildirmişti.
Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ise mart ayı başında ülkesinin nükleer stratejisinde değişikliğe gidildiğini ve “Fransız caydırıcılığında yeni bir aşamaya” geçildiğini duyurmuştu.
Mevcut durumda yaklaşık 290 savaş başlığına sahip olan Fransa, nükleer kalkanını ortaklarına da genişletmeyi planlıyor.
Macron; Almanya, Polonya, Yunanistan, Hollanda, Belçika, Danimarka ve İsveç ile yapılacak işbirliğinin, nükleer silahların kullanılacağı ortak askeri tatbikatları ve Fransız savaş uçaklarının bu ülkelerde geçici olarak konuşlandırılmasını kapsayacağını açıklamıştı.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?









