Bizi Takip Edin

Amerika

ABD Senatosu, bu hafta Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları görüşebilir

Yayınlanma

ABD Senatosu’nun, Rusya ve Rus petrolünü satın almaya devam eden ekonomik ortaklarına yönelik yeni yaptırımlar içeren yasa tasarısını bu hafta ele alması bekleniyor. Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, tasarının Rusya’ya baskıyı artırmayı hedeflediğini ve Rus petrolü alan ülkelere yüzde 500’e varan gümrük vergileri öngördüğünü belirtti. Graham, Rusya’nın barışla ilgilenmediğini ve Ukrayna’ya karşı yeni bir saldırı hazırlığında olduğunu iddia etti.

ABD Kongresi’nin üst kanadı Senato’nun, Rusya’ya ve Rus petrolünü satın almaya devam eden ekonomik ortaklarına yönelik yeni yaptırımlar getirilmesini öngören yasa tasarısını bu hafta (2-8 Haziran) görüşmeye başlayabileceği bildirildi.

Açıklama, Kiev’i ziyaret eden Amerikalı Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham’dan geldi. Graham, söz konusu girişimin, uluslararası çabalara rağmen Ukrayna’ya karşı savaşı sona erdirmeyi reddeden Kremlin üzerindeki baskıyı artırmayı amaçladığını ifade etti.

‘Rusya barışla ilgilenmiyor, yeni saldırı hazırlığında’

Senatör Graham, UNIAN haber ajansının aktardığına göre, “Rusya’nın barışla ilgilendiğine inanmıyorum. Biz konuşurken, onlar yazın ya da sonbaharda olası bir saldırı için Ukrayna sınırına asker yığıyor. Barış hakkındaki tüm konuşmaları müzakere sürecini uzatma girişimidir,” dedi.

Graham, cephedeki durum dikkatle izlendiğinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin’in barışçıl bir çözüm değil, savaşın yeni bir aşamasını hazırladığının aşikâr hâle geldiğini öne sürdü.

Senatör, “Moskova’nın saldırgan politikasını sürdürürken Ukrayna tarafının barış için her türlü çabayı gösterdiğini” iddia etti.

Graham, “Senato’nun bu hafta yaptırım yasa tasarısını ilerletmeye başlayacağını bekliyorum. Temsilciler Meclisi’nin bazı üyeleri tasarıya kendi değişiklik önergelerini sunmaya hazır. Kongre’nin harekete geçtiğini göreceksiniz,” diye ekledi.

‘Putin’in oynadığı oyun yakında değişecek’

Graham, ABD Başkanı Donald Trump’ın daha önce Moskova’ya çatışmaları durdurma niyetini göstermesi için “iki hafta süre verdiğini” hatırlattı.

Senatöre göre, bu sürenin sonunda Rusya’nın sadece barış arayışındaymış gibi göründüğü ve “ABD ve dünyanın geri kalanı pahasına bir oyun oynadığı” anlaşılacak.

Senatör, “Rusya için bu oyunun kurallarını değiştireceğiz. Putin’in oynadığı oyun yakında değişecek. Yaptırımlar söz konusu olduğunda ABD ona güçlü bir darbe indirecek,” ifadelerini kullandı.

Rusya ve Ukrayna heyetleri tekrar İstanbul’da: Masada neler var?

Çin’e ‘yüzde 500 gümrük vergisi’ tehdidi

Senatör Graham ayrıca Pekin’e de seslenerek Çin’in sonuçları olmadan Rus petrolünü satın almaya devam edemeyeceğini belirtti: “Putin’den ucuz petrol —savaş makinesinin yakıtını— almaya devam ederseniz, ABD’ye giren tüm mallarınıza yüzde 500 gümrük vergisi uygulanacak.”

Graham, yasa tasarısının 100 senatörden 82’sinin desteğini aldığını ve sadece Rusya’ya değil, aynı zamanda ondan petrol ve diğer ham maddeleri satın alan ülkelere karşı da sert yaptırımlar öngördüğünü vurguladı.

Senatör, tüm Rus petrolünün yaklaşık yüzde 70’inin Çin ve Hindistan’a ihraç edildiğini kaydetti.

Avrupa’ya ‘tavan fiyatı düşürün’ çağrısı

Bu nedenle Graham, Kiev ziyaretinin hemen ardından Fransa ve Almanya’ya gitmeyi planladığını ve burada Avrupalı müttefikleri Rus petrolüne uygulanan “tavan fiyatı düşürmeye” ikna etmeyi amaçladığını belirtti. Amaç, ham madde ihracatına bağımlı olan Rus bütçesine fon akışını zorlaştırmak.

Graham, paralel olarak OPEC ülkelerinin üretim hacimlerini artırması ve böylece dünya petrol fiyatlarının düşmesine katkıda bulunması için ısrarcı olacağını da sözlerine ekledi.

Söz konusu yasa tasarısı, nisan ayı başında Senatörler Lindsey Graham (Cumhuriyetçi Parti) ve Richard Blumenthal (Demokrat Parti) tarafından sunulmuştu. Belge, hem Rusya’yı desteklediği belirtilen tüm kişi ve kuruluşlara karşı birincil ve ikincil yaptırımların uygulanmasını içeriyor.

Yaptırımların uygulanma mekanizması iki senaryo öngörüyor: Barış müzakerelerinin kesintiye uğraması veya varılan anlaşmanın daha sonra Moskova tarafından ihlal edilmesi durumunda.

Yaptırım paketi kapsamında, Rusya’dan petrol, uranyum ve diğer kaynakları satın almaya devam eden ülkelerden yapılan ithalata yüzde 500 gümrük vergisi getirilmesi de bulunuyor.

Ukrayna’dan Rus stratejik bombardıman üslerine kamyonlardan kalkan İHA’larla saldırı

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English