Bizi Takip Edin

Diplomasi

Hollanda yargısı, Gazprom’un varlıklarına el konulmasına karar verdi

Yayınlanma

Hollanda’daki bir mahkeme, Gazprom Neft’in Irak Kürt Bölgesel Yönetimi’nde (IKBY) faaliyetlerini yürüttüğü Hollandalı iştiraki Gazprom Neft Middle East’in (GNME) ülkedeki varlıklarını açıklamasına ve bu varlıklara el konulmasına karar verdi.

Amsterdam Bölge Mahkemesi tarafından alınan karar, Cayman Adaları merkezli yatırım şirketi Alcazar Capital Partners’ın, Erbil hükümetinin kendisine olan borçlarının güvence altına alınması talebi üzerine geldi.

Davacı şirket, GNME’nin IKBY’ye ait varlıklara sahip olabileceğini varsayıyor.

Kuveytli kamu şirketi Agility’nin yatırım iştiraki olan Alcazar, depolama ve lojistik parkları inşa ediyor, dijitalleşme ve gümrük operasyonlarında Kuveyt hükümetiyle çalışıyor ve atık yönetimi hizmetleri sunuyor.

Erbil hükümetinin ödenmeyen borcu

Davanın geçmişi, Alcazar’ın 2007 yılında Kürt şirketi Korek Telecom’a yerel telekomünikasyon düzenleyicisine olan ücretlerini ödemesi için verdiği 250 milyon dolarlık krediye dayanıyor.

IKBY hükümetinin garantör olduğu bu borç, ne şirket ne de yönetim tarafından geri ödendi.

Alcazar, 2021 yılında Kuveyt’teki bir mahkemeye başvurarak Erbil hükümetinden faiziyle birlikte 490 milyon dolarlık borcun ödenmesini talep etti.

Birkaç duruşmanın ardından Ocak 2024’te davayı kazandı. Ancak aynı yılın mayıs ayında Erbil Ticaret Mahkemesi, IKBY’nin talebi üzerine Alcazar’ın garanti kapsamında ödeme talep etmesini yasakladı.

Bunun üzerine Kuveytli şirket, Kuveyt mahkemesinin kararının Hollanda da dahil olmak üzere diğer yargı bölgelerinde tanınması ve tenfizi için harekete geçti.

Gazprom IKBY’de ne yapıyor?

Gazprom Neft, GNME aracılığıyla IKBY’de çeşitli projelerde yer alıyor. Şirket, 2012 yılında IKBY ile bölgenin güneyindeki Germiyan sahası için bir üretim paylaşım anlaşması imzaladı. Bu projede Ruslar yüzde 40, Kanadalı Western Zagros yüzde 40 ve IKBY yüzde 20 paya sahip oldu. 2016 yılında ise sahanın operatörlüğünü Ruslar devraldı.

Geçen yılın kasım ayında Alcazar, Amsterdam Bölge Mahkemesine başvurarak Erbil hükümetinin Gazprom Neft’in iştiraki de dahil olmak üzere üçüncü şahısların elinde bulunabilecek varlıklarına karşı ihtiyati tedbir kararı çıkarılmasını talep etti.

Mahkeme aynı gün talebi kabul ederek, GNME’nin Erbil hükümeti adına elinde bulundurduğu, ona borçlu olduğu veya ondan alabileceği varlıklara derhal el konulmasına karar verdi.

Aralık 2024’te bir icra memuru, haciz kararını GNME’nin Hollanda Ticaret Odası sicilinde kayıtlı tek adresine bıraktı.

Belgede, şirkete el konulan varlıkları muhafaza etmesi ve iki hafta içinde bu varlıkları açıklayan bir beyanda bulunması emredildi. Ancak GNME, belirtilen süre içinde bu yükümlülüğü yerine getirmedi.

“Gazprom mal varlığını açıklamalı”

Ocak 2025’te icra memuru, emri bir GNME yetkilisinin ikamet adresine tebliğ etti. Birkaç gün sonra Rus şirketin avukatı, icra memuruna gönderdiği bir e-postada, haczin usulüne uygun yapılmadığını ve belgelerin doğru tebliğ edilmediğini savunarak herhangi bir yükümlülüğü tanımadıklarını bildirdi.

27 Mart’ta ismi açıklanmayan başka bir GNME yetkilisi, Bölge Mahkemesine yazılı olarak şirketin “IKBY dışında hiçbir finansal veya maddi varlığa sahip olmadığını ve parasını yalnızca IKBY ve Rusya’daki banka hesaplarında tuttuğunu” bildirdi.

1 Nisan’da ise aynı yetkili, GNME’nin üretim paylaşım anlaşması kapsamında Erbil hükümetine herhangi bir ödeme yapmadığını, yetkililere ödenecek tutarların, şirketin kendilerine tedarik ettiği petrol alım satım sözleşmelerinden doğan borçlarından otomatik olarak düşüldüğünü belirtti.

Dava dosyasına göre, o tarihte Erbil hükümetinin Gazprom’a olan borcu 117 milyon dolardı.

Ancak Kuveytli şirket Gazprom’un bu beyanlarına inanmadı ve Amsterdam mahkemesi de aynı görüşü paylaşarak Rus şirketine Hollanda’daki mal varlığını açıklama emri verdi.

Delcredere hukuk bürosu ortağı Marat Agabalyan, Vedomosti gazetesine verdiği demeçte “Mal varlığını açıklama emirleri, yabancı mahkemelerde kullanılan yaygın bir zorlama aracıdır,” dedi.

MEF Legal hukuk bürosunun ticari uyuşmazlıklar başkanı Nikołaj Stroyev ise, “Emir, yalnızca borçlunun gizli mal varlığının ortaya çıkarılmasına değil, aynı zamanda farklı yargı bölgelerinde ona baskı yapılmasına da olanak tanır,” diye konuştu.

Stroyev, Amsterdam mahkemesinin GNME’nin Erbil hükümetinin varlıklarına sahip olduğuna karar vermesi durumunda, Alcazar’ın bu varlıklara el koymasına izin verebileceğini belirtti.

Diplomasi

Paşinyan’ın partisi Avrupa Halk Partisi yolunda

Yayınlanma

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, lideri olduğu Sivil Sözleşme partisinin Avrupa’nın en büyük merkez sağ grubu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı için görüşmeler yürütüyor. Euractiv’in haberine göre katılım sürecinin bu yıl içinde değerlendirilmesi bekleniyor.

Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, liderliğini yaptığı Sivil Sözleşme partisinin, Avrupa’nın en büyük merkez sağ siyasi oluşumu olan Avrupa Halk Partisi’ne (EPP) katılımı konusunu müzakere ediyor.

Euractiv portalının haberine göre, Paşinyan EPP’ye katılma niyetini ilgili mercilere iletti. Haberde, katılım konusundaki nihai kararın henüz alınmadığı ancak meselenin bu yıl içinde değerlendirilebileceği kaydedildi.

Ermenistan iktidar partisinin yanı sıra Macaristan’dan Tisza, Danimarka’dan Liberal İttifak, Çekya’dan STAN ve Karadağ’ın iktidar hareketi olan Şimdi Avrupa Hareketi de EPP bünyesine dahil olabilecek yapılar arasında yer alıyor.

Sivil Sözleşme partisi, 7 Haziran’da Ermenistan’da düzenlenen parlamento seçimlerinden galibiyetle ayrılmıştı. Merkezi Seçim Komisyonu verilerine göre, oyların yüzde 49,81’ini alan Paşinyan’ın partisi, hükümeti tek başına kurma yetkisini elde etti.

Seçimlerin ardından açıklama yapan Paşinyan, halkın “devletleşme, bağımsızlık ve barış” rotasını desteklediğini ifade etti.

Seçim sonuçları hem Ermenistan muhalefeti hem de Moskova tarafından eleştirildi. Ermenistan İttifakı lideri ve eski Cumhurbaşkanı Robert Koçaryan, yetkilileri muhalefet üzerinde baskı kurmak ve idari kaynakları kullanmakla suçlayarak seçim sonuçlarına itiraz edeceğini duyurdu.

Rusya Dışişleri Bakanlığı da kampanya sürecindeki ihlallere dikkat çekti. Bakanlık Sözcüsü Mariya Zaharova, seçimlerin muhalif güçler ve Ermeni Apostolik Kilisesi üzerindeki baskı gölgesinde gerçekleştiğini belirtti.

AGİT gözlem heyeti ise yayımladığı ön raporda, seçim kampanyasının çatışmacı bir karakter taşıdığını bildirdi. Gözlemciler, Paşinyan’ın muhalif adayları açıkça soruşturmalarla ve şirketlerinin kamulaştırılmasıyla tehdit ettiğini not etti.

Erivan dış politikada AB ve Avrasya arasında denge arıyor

Ermenistan’da 2025 yılında, ülkenin Avrupa Birliği’ne katılım arzusunu yasallaştıran bir düzenleme kabul edilmiş, Paşinyan ise cumhuriyetin AB’nin tam haklı bir üyesi olmak istediğini dile getirmişti.

Rus yetkililer, AB üyeliğinin Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) üyeliği ile bağdaşmadığını defaatle vurguladı. Erivan ise karşılıklı çıkarların tanınmasına dayalı “dengeli bir dış politika” yürüttüğünü savunuyor.

Paşinyan, Ermenistan’ın Rusya’nın çıkarlarına zarar verme amacının “olmadığını ve olmayacağını”, ilişkilerin kaçınılmaz dönüşümüne rağmen Moskova ile bağları derinleştirme niyetinde olduklarını kaydetmişti.

28–29 Mayıs tarihlerinde Astana’da düzenlenen AEB zirvesinde, katılımcı ülkeler Ermenistan’ın topluluktaki geleceğine ilişkin bir bildiri kabul ederek bunu Ermenistan Başbakan Yardımcısı Mger Grigoryan’a iletti.

Zirve sonunda dört AEB ülkesinin liderleri, Ermenistan’ı AB ile AEB arasındaki seçimini yapmak üzere en kısa sürede referanduma gitmeye çağırdı.

Paşinyan ise gazetecilere yaptığı açıklamada, organizasyondaki tüm kararların konsensüsle alınması nedeniyle Ermenistan’ın AEB üyeliğinden çıkarılmayacağını ifade etti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

BP yatırımcıları Manifold’un görevden alınmasına tepkili

Yayınlanma

Britanyalı enerji devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un atanmasından bir yıl sonra görevden alınmasıyla ilgili derin endişelerini dile getirdi. Financial Times’ın haberine göre yatırımcılar, şeffaf bir açıklama yapılmamasının şirket içinde kriz ve yapılandırma planlarına karşı direnç işareti olduğundan korkuyor.

Britanyalı petrol devi BP’nin en büyük hissedarları, Yönetim Kurulu Başkanı Albert Manifold’un ani bir kararla görevden alınması nedeniyle derin endişe taşıdıklarını ifade etti.

Financial Times’ın (FT) haberine göre, şirketin en önemli yatırımcıları, bu ayrılığın nedenlerine dair yönetimden açıklama bekliyor.

Haberde, Manifold’un BP’nin yapısını basitleştirmeyi, yönetim kurulu kompozisyonunu yeniden gözden geçirmeyi ve maliyetleri düşürmeyi planladığı hatırlatıldı.

BP’nin geçici yönetim kurulu başkanı Ian Tyler, kurulun mevcut stratejiyi tam olarak desteklediğini ve uygulamaya devam etme niyetinde olduğunu belirtse de görevden alma kararı şirket içindeki çalışma ortamına dair soru işaretlerini beraberinde getirdi.

Yatırımcılar, fesih kararına ilişkin net bir gerekçe sunulmamasının bir kriz belirtisi olabileceğini değerlendiriyor. Bu durumun, şirketin yeniden yapılandırma planlarının iç direnç nedeniyle sekteye uğrayabileceği yönündeki kaygıları artırdığı kaydedildi.

Hissedarlar ayrıca, Manifold’un gidişinin, mevcut düzenin bozulmasını istemeyen ve lideri saf dışı bırakmaya çalışan “bürokrasi” tarafından tetiklenmiş olabileceğinden çekiniyor.

FT’ye konuşan bir hissedar konuya ilişkin, “İnsanlar onu dışarı mı atmaya çalıştı? Bu durum bizi ve diğer pek çok kişiyi endişelendiriyor” ifadelerini kullandı.

BP yönetimi etik ve yönetişim standartlarını gerekçe gösterdi

BP, Mayıs ayı sonunda yönetim kurulu başkanını, atanmasının üzerinden henüz bir yıl geçmeden görevden almıştı. Yönetim kurulu, olası ihlallere dair ayrıntı vermeden kararı oy birliğiyle almıştı.

Reuters’ın konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberinde ise Manifold’un iş arkadaşlarına karşı agresif tavırlar sergilediği ve kurulun “sistematik kabul edilemez davranış olgusunu tespit etmeye yetecek bilgiye ulaştığı” bildirilmişti.

Şirket tarafı, feshin “önemli kurumsal yönetişim standartları, denetim ve etik ilkelerine ilişkin ciddi endişelerin” yönetim kuruluna iletilmesinin ardından gerçekleştiğini duyurdu.

Albert Manifold ise bu değerlendirmelere katılmadığını belirterek, “hiçbir açıklama yapılmadan” görevden alındığını söyledi. Ayrılığının ardından yaptığı açıklamada Manifold, şirketteki “aşırı harcama” kültürünü de eleştirdi.

Geçtiğimiz yılın sonunda Financial Times, Aralık ayında görevinden ayrılan BP CEO’su Murray Auchincloss’un istifası öncesinde, iş modelinde radikal bir değişim konusunda ısrar eden Manifold ile defalarca karşı karşıya geldiğini yazmıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Azak Denizi’ndeki saldırıda iki denizcinin daha naaşı bulundu

Yayınlanma

Azak Denizi’nde yük gemilerine düzenlenen insansız hava aracı saldırısında hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı denizcilerin naaşlarına ulaşılırken, 19 mürettebatın tahliye süreci tamamlandı. Azerbaycan Dışişleri, saldırıda ölen dört vatandaşının kimliklerinin belirlendiğini ve cenazelerin kısa süre içinde ülkeye gönderileceğini duyurdu.

Azak Denizi’nde sivil gemilere yönelik düzenlenen saldırının ardından, hayatını kaybeden Azerbaycan vatandaşı iki denizcinin daha naaşına ulaşıldı.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, son bulgularla birlikte saldırıda yaşamını yitiren dört Azerbaycan vatandaşının tamamının naaşlarının bulunduğu bildirildi.

Bakanlık, kimlikleri tespit edilen denizcilerin 1969 doğumlu Gismet Aliyev ve 1981 doğumlu Fuad Orujov olduğunu açıkladı.

Hayatını kaybedenlerin naaşlarının, gerekli resmi prosedürlerin tamamlanmasının ardından önümüzdeki günlerde Azerbaycan’a nakledileceği belirtildi.

Cenazelere, nakil sürecinde Yeysk şehrine gelen iki refakatçinin eşlik edeceği kaydedildi.

Saldırıdan kurtulan diğer Azerbaycan vatandaşlarının durumuyla ilgili de bilgi paylaşan bakanlık, 19 vatandaşın halihazırda yola çıktığını duyurdu.

Tahliye edilen bu grubun 9 Haziran günü öğle saatlerinde Azerbaycan’a varması bekleniyor.

Saldırıya uğrayan gemilerde 25 Azerbaycan vatandaşı vardı

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı’nın daha önce paylaştığı verilere göre, 5 Haziran gecesi Azak Denizi’nde Taganrog yakınlarında seyreden Natra ve Zircon adlı yabancı bandıralı iki kargo gemisi insansız hava araçlarının hedefi oldu. Saldırı sırasında gemilerde toplam 25 Azerbaycan vatandaşının görev yaptığı açıklandı.

Rusya makamlarından Azerbaycan’a iletilen ilk bilgilerde, saldırı sonucunda beş kişinin hayatını kaybettiği ve üç kişinin yaralandığı belirtilmişti.

Yaralanan denizcilerin Yeysk şehir hastanesinde tedavi altına alındığı ifade edildi. Azerbaycan tarafı, daha sonra yaptığı güncellemede hayatını kaybeden beş denizciden birinin Rusya vatandaşı olduğunun tespit edildiğini bildirdi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, hayatını kaybeden Azerbaycanlı denizcilerin ailelerine ve yakınlarına taziye dileklerini iletti.

Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Moskova’nın Karadeniz ve Akdeniz havzalarında sivil gemilere yönelik hava ve deniz dronlarıyla düzenlenen saldırıların arkasında kimlerin olduğuna dair bilgi sahibi olduğunu ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English