Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya ekonomisinde resesyon ve bankacılık krizi sinyalleri güçleniyor

Yayınlanma

Rusya Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP), Ocak 2026 verilerine dayanan raporunda, ülkede daha önce öngörülen sistemik bankacılık krizinin resmen başladığını duyurdu. Raporda, reel döviz kurundaki aşırı değerlenme ve yüksek faiz oranlarının bileşimiyle ekonominin Temmuz 2026’ya kadar resesyona girmesinin “yüksek olasılık” olduğu vurgulanıyor.

Rusya Makroekonomik Analiz ve Kısa Vadeli Tahmin Merkezi (TsMAKP), Ocak 2026 itibarıyla elde edilen verilere dayanarak hazırladığı raporunda, Rusya finans sistemine ilişkin kritik bulguları paylaştı.

Raporda, finansal istikrara yönelik risklerin artık birer ihtimal olmaktan çıkıp gerçekleşmiş gerçeklere dönüştüğü vurgulandı.

Uzmanlar, “Sistemimiz tarafından daha önce tahmin edilen sistemik bankacılık krizi, artık bu olaya ilişkin resmi kriterlere göre tescil edilmiş durumdadır (bir süre önce de kötü borçlar krizi kriterlere göre tescil edilmişti)” değerlendirmesinde bulundu.

Raporda yer alan verilere göre, mevcut krizin ölçeği şimdilik “orta seviyeli” olarak tanımlanıyor.

Bankacılık sisteminin toplam varlıklarının ve toplam kredi portföyünün yüzde 10’undan biraz fazlasının sorunlu olduğu kaydedilirken, belirli alanlarda durumun daha vahim olduğu belirtiliyor.

TsMAKP uzmanları, “Bazı alanlarda hasarın derinliği daha fazla olabilir; örneğin KOBİ kredilerinde bu oran ortalama yüzde 19 seviyesindedir” ifadelerini kullandı.

Ekonomik resesyon sinyalleri beş aydır güçleniyor

Finansal krizin yanı sıra reel ekonomi üzerinde de ciddi baskıların arttığı gözlemleniyor. TsMAKP’nin erken uyarı sistemi, Rusya ekonomisinin fiziksel GSYH hacminde negatif büyüme olarak tanımlanan bir resesyona girme ihtimalini güçlü bir şekilde işaret ediyor.

Raporda, “Sistem, son beş aydır ve her ay daha yüksek sesle, ekonomik resesyonun meydana geleceğini öngörüyor” denildi.

Ancak merkez, bu sinyallerin mutlak bir kaçınılmazlık olarak görülmemesi gerektiğinin altını çiziyor.

Raporda, “Sistemdeki yüksek resesyon olasılığı sinyalinin bu olayın kader olduğunu anlamına gelmediği unutulmamalıdır. İlgili modeller hem teknik hem de yapısal tahmin hatalarına izin vermektedir” uyarısı yapıldı.

Yapısal hataların, modellerin ülkeler arası tarihsel verilere göre kalibre edilmesinden ve mevcut yerel ile zamansal benzersiz koşulları tam olarak dikkate almamasından kaynaklanabileceği ifade edildi.

Rublenin aşırı değerlenmesi ve yüksek faiz kıskacı

Analistler, risklerin tetiklenmesindeki temel faktörlerin değişimine dikkat çekiyor.

Raporda, “Risklerin öncü göstergelerinin davranış analizi yoluyla bu sinyallerin nedenleri incelendiğinde, faiz oranlarının dinamikleri gibi istikrarsızlaştırıcı bir faktörün yerini ruble döviz kurunun dinamikleri faktörünün aldığı görülmektedir” tespiti yapıldı.

Özellikle ulusal paranın reel anlamda aşırı değer kazanması, yerli üreticiler ve ihracatçılar üzerinde yıkıcı bir baskı oluşturuyor. Raporda bu durum şu sözlerle açıklandı:

“Rublenin reel anlamda yıllık yüzde 25 gibi ekstrem düzeyde güçlenmesi, hala yüksek olan (yavaş yavaş düşse de) faiz oranlarıyla birleşerek yerli iş dünyası için son derece sert parasal koşullar yaratmaktadır.”

Bu tablo karşısında, kurumsal segmentte, özellikle de petrol-gaz ve maden-metalürji şirketlerine verilen kredilerde kredi portföy kalitesinde keskin bir bozulma kaydedildiği aktarıldı.

Mevduat sahiplerinin “kaçış” riski yüksek seyrediyor

Erken uyarı sistemi, bankacılık sistemindeki likidite dengelerini bozabilecek bir diğer risk faktörü olan “mevduat sahibi kaçışı” (bank run) etkisine dair de uyarılarda bulunuyor.

Raporda, “Erken uyarı sistemi ayrıca mevduat sahibi kaçışı etkisinin ortaya çıkmasına dair yüksek riskler kaydetmektedir” denildi.

Şu an için bu durumun kitlesel bir harekete dönüşmemesinin nedeni, krizin “örtülü” doğasına bağlanıyor. Uzmanlar, “Banka krizinin gizli doğası nedeniyle bu etki henüz ortaya çıkmamıştır. Ancak kriz süreçlerinin derinleşmesi durumunda bu riskler yüzeye çıkabilir” değerlendirmesinde bulundu.

TsMAKP, bankacılık krizinin mevcut aşamasında mevduatların büyük kamu bankalarında yoğunlaşmasının, banka iflaslarını ve paniği önleyen bir faktör olduğunu da ekledi.

Sistemik kredi riskleri ve devlet desteğinin rolü

Kredi piyasalarındaki bozulma, 2023 ve 2024 yıllarındaki hızlı borç artışının ve ardından 2024 sonundaki sert faiz artışlarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor.

Raporda, “Borç dışı sektörün borç hacmindeki hızlı artış ve ardından gelen faiz yükselişleri, bankacılık sisteminin genel varlık ve kredi portföy kalitesinin daha da bozulmasını önceden belirlemiştir” denildi.

Sorunlu kredilerin (IV-V kategorisindeki sallar) toplam portföy içindeki payı Haziran 2025’te yüzde 6,9’a ulaşarak bir önceki yıla göre 1 puanlık artış göstermişti.

Fakat yapılandırmalar dahil edildiğinde durum daha ciddi görünüyor. Raporda, “Merkez Bankası verilerine dayanarak, riskli yapılandırmaları ve IV-V kategori kredileri içeren sorunlu kredilerin payı üçüncü çeyrek sonunda yüzde 9,9 olarak tahmin edilmektedir” bilgisi verildi.

Rusya Merkez Bankası’nın KOBİ’lere yönelik destek önlemlerini Aralık 2025’te uzatması ve bankalara borç yapılandırma tavsiyesinde bulunması, bu oranın daha da yükselmesini frenleyen bir unsur olarak görülüyor.

Raporda, “Büyük ihtimalle gelecek ayların istatistikleri bu payın istikrara kavuştuğunu gösterecektir. Rusya Merkez Bankası’nın yapılandırmaları teşvik eden politikası buna katkı sağlayacaktır” denildi.

Resesyonun süresi ve çıkış senaryoları

Ekonomik aktivitedeki yavaşlama, küresel etkiler ve içsel dengesizliklerle birleşerek resesyonun uzun sürebileceği endişesini doğuruyor.

Raporda, “Giriş göstergesinin (SOI) değeri Kasım ayında kritik eşik olan 0,18’in üzerinde kalarak 0,44 seviyesine ulaşmıştır. Böylece sistem, Rusya ekonomisinin Temmuz 2026’ya kadar yüksek olasılıkla resesyona gireceği sinyalini vermeye devam etmiştir” ifadeleri yer aldı.

Resesyondan çıkış göstergeleri de benzer şekilde karamsar bir tablo çiziyor. Çıkış göstergesinin 0,35 olan kritik eşiğin çok altında, 0,05 seviyesinde kaldığı belirtildi.

TsMAKP raporunda, “Gösterge, üst üste üçüncü ay boyunca yaklaşan resesyonun bir yıldan fazla sürebilecek uzun süreli bir karakter taşıyabileceği sinyalini vermektedir” tespiti yapıldı.

ABD ekonomisindeki beklenen yavaşlama ve Rusya’nın cari işlemler dengesindeki düşüş, bu karamsar beklentiyi destekleyen dış faktörler olarak sıralandı.

Döviz piyasasında ruble üzerindeki baskı tersine dönüyor

Döviz piyasası tarafında ise ruble üzerindeki baskı, tarihsel kriz dönemlerinin aksine, paranın değer kazanması yönünde seyrediyor.

Döviz baskı endeksinin (EMP) Aralık başında -0,44 seviyesinde kalarak negatif bölgede olduğu belirtildi.

Raporda, “Bu durum, piyasa baskısının rublenin güçlenmesi yönünde devam ettiğini göstermektedir. Sistemik döviz riski göstergesi ise sıfır seviyesinde kalarak kritik düzeyden maksimum uzaklıktadır” bilgisi paylaşıldı.

Sonuç olarak, TsMAKP’ye göre gelecek bir yıl içinde geleneksel bir döviz krizi (paranın sert değer kaybı) yaşanma olasılığı oldukça düşük değerlendiriliyor.

Rusya

Rusya parlamentosu, Merkez Bankası ve Sberbank’a İHA yetkisi verdi

Yayınlanma

Rusya parlamentosunun üst kanadı; Merkez Bankası, bağlı kuruluşu Rosinkas, Sberbank ve Özel Posta İletişim Kuruluşu’na insansız araç saldırılarını engelleme yetkisi veren yasayı onayladı. Düzenleme, bu kurumların tesislerini insansız hava, su üstü ve su altı araçlarından gelebilecek saldırı veya saldırı tehdidine karşı korumayı amaçlıyor. Yasa tasarısı Ağustos 2025’te Devlet Duması’na sunulmuştu.

Rusya parlamentosunun üst kanadı Federasyon Konseyi, Rusya Merkez Bankası’na, Merkez Bankası’nın bağlı kuruluşu Rosinkas’a, Sberbank’a ve Özel Posta İletişim Kuruluşu’na (Spetssvyaz) insansız araçların faaliyetlerini durdurma ve saldırıları engelleme yetkisi veren yasayı onayladı.

Düzenleme, söz konusu kurumların insansız araçlarla gerçekleştirilen saldırılara karşı koyabilmesini öngörüyor.

Federasyon Konseyi Hukuk Dairesi’nin değerlendirme metninde, “Federal yasa, Rusya Merkez Bankası ve Rus Tahsilat Birliği’nin tesislerinin yanı sıra özel posta iletişim kuruluşunun ve Sberbank Rossii Halka Açık Anonim Şirketi’nin tesislerinin, insansız araçlarla gerçekleştirilen saldırılara veya saldırı tehdidine karşı korunmasını sağlamayı amaçlamaktadır” ifadelerine yer verildi.

Yasa, bu kuruluşlara insansız araçların kontrol sinyallerini bastırma yetkisi tanıyor.

Düzenleme ayrıca insansız hava araçlarının yanı sıra su üstü ve su altı dronlarının hasara uğratılmasına veya tamamen imha edilmesine de izin veriyor.

Rusya’da halen kurumsal güvenlik birimleri, Rusya Ulusal Muhafızları (Rosgvardiya), İçişleri Bakanlığı, Federal Güvenlik Servisi (FSB), Federal Koruma Servisi (FSO), Dış İstihbarat Servisi (SVR), Federal Ceza İnfaz Servisi (FSIN) ve Acil Durumlar Bakanlığı’na bağlı kurtarma askeri birliklerinin personeli insansız hava araçlarının faaliyetlerini durdurma yetkisine sahip bulunuyor.

Söz konusu yasa tasarısı Ağustos 2025’te Devlet Duması’na sunuldu.

Yasa tasarısının gerekçesinde, askeri operasyon sürecinde Rusya Merkez Bankası’na ait tesislerin korunmasının öncelik olarak değerlendirildiği belirtildi.

Gerekçede, yeni federal bölgelerde bulunan Merkez Bankası tesislerinin de bu kapsamda yer aldığı kaydedildi.

Belgede, “Yasa tasarısının kabul edilmesi, Rusya Federasyonu’na karşı insansız araçlar kullanılarak gerçekleştirilen sabotaj ve terör eylemlerindeki artışın arka planında, ilgili tesislerin korunması gerekliliğinden kaynaklanmaktadır” denildi.

Rusya’da St. Petersburg Ekonomi Forumu gününde İHA saldırısı

Yasa girişiminin yazarlarından biri olan Devlet Duması Finansal Piyasalar Komisyonu Başkanı Anatoliy Aksakov, yaptığı açıklamada, korunacak tesislerin yakınında İHA karşıtı savunma sistemlerinin konuşlandırılacağını söyledi.

Aksakov, personele silah da verileceğini belirtti.

Aksakov, koruma sisteminin nasıl işleyeceğine ilişkin soruya şu yanıtı verdi:

“Öncelikle ilgili tesislere yöneltilmesini ve saldırı düzenlenmesini zorlaştırmak için elektronik karıştırma uygulanacak. Yani çeşitli sinyaller bastırılacak. Bunun yanı sıra bu insansız araçları düşürmeye imkân veren sistemler de kullanılacak ve böylece ilgili tesisler korunacak.”

Aksakov, yasa tasarısının insansız araçlara karşı korunma faaliyetlerinin ilgili kuruluşların kendi bütçelerinden finanse edilmesini öngördüğünü de ifade etti.

Aksakov, “Ödemeyi kendileri yapacak. Eğer konu Merkez Bankası ise Merkez Bankası ödeme yapacak. Eğer konu Sber ise ödemeyi Sber yapacak” dedi.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya ile Ukrayna arasında insansız hava aracı yarışı

Yayınlanma

Rusya Başbakan Yardımcısı Denis Manturov, ülkedeki işletmelerin günde 15 binden fazla FPV dronu tedarik edecek kapasiteye ulaştığını açıkladı. Ukrayna tarafının üretim potansiyeli ise yıllık bazda Rusya için telaffuz edilen bu miktarın yaklaşık 1,5 katı düzeyinde bulunuyor.

Rusya’da savunma sanayisinden sorumlu Birinci Başbakan Yardımcısı Denis Manturov, ülkedeki yerli işletmelerin sadece FPV (First Person View/Birinci Şahıs Bakış Açılı) dron kategorisinde günde 15 binden fazla cihazı tedarik edebilecek kapasiteye ulaştığını açıkladı.

Kommersant gazetesine mülakat veren Manturov, üretim hacmindeki artışa dikkat çekerek, “Yerli işletmeler bugün sadece FPV dronlarında günde 15 bin adetten fazla teslimat sağlayabilecek durumdadır. Oysa 2023 yılında bu miktar ancak bir ayda üretilebiliyordu” ifadelerini kullandı.

Manturov, insansız hava araçlarının geliştirilmesi sürecinde yeni teknolojilerin devreye alındığını belirtti. Geliştiricilerin yapay zeka unsurları içeren teknolojileri ve parazit korumalı iletişim çözümlerini aktif olarak sistemlere entegre ettiğini kaydeden Manturov; kamikaze dronlar ile dolanan mühimmat alanlarının da şekillendiğini ifade etti.

Rusya Birinci Başbakan Yardımcısı, insansız sistemlerin üretimini ölçeklendirme, kalite seviyesini yükseltme ve nihai maliyetleri düşürme yönündeki çalışmaların kesintisiz sürdüğünü de sözlerine ekledi.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, daha önce yaptığı bir açıklamada askeri tedarik verilerine değinmişti. Putin, Nisan ayında yaptığı açıklamada, Rus birliklerinin 2024 yılında farklı tiplerde toplam 1,5 milyondan fazla insansız hava aracı teslim aldığını ve cephe hattına her gün yaklaşık 4 bin FPV dronu gönderildiğini beyan etmişti.

Ukrayna Ulusal Güvenlik ve Savunma Konseyi tarafından paylaşılan veriler, iki ülkenin üretim kapasiteleri arasındaki farkı ortaya koyuyor.

Ukrayna savunma sanayisinin mevcut kapasitesi, 2026 yılı itibarıyla yılda 8 milyondan fazla FPV dronu üretilmesine imkan tanıyor. Ukrayna’da bu sınıftaki insansız hava araçlarının üretimiyle uğraşan 160’tan fazla şirket faaliyet gösteriyor.

Denis Manturov tarafından açıklanan günlük 15 bin adetlik kapasite referans alındığında, Rus işletmelerinin yıllık üretim potansiyeli yaklaşık 5,5 milyon cihaza tekabül ediyor.

Bu veriler ışığında, Ukrayna’nın beyan edilen yıllık üretim kapasitesi, Rusya Başbakan Yardımcısı Manturov’un işaret ettiği üretim seviyesini yaklaşık 1,5 kat geride bırakıyor.

Okumaya Devam Et

Rusya

Rusya Merkez Bankası döviz alımlarını haziranda dört kat artıracak

Yayınlanma

Rusya Merkez Bankası’nın iç piyasadaki net döviz alımları haziranda günlük 1,18 milyar rubleden 5,28 milyar rubleye yükselecek. Artış, Rusya Maliye Bakanlığı’nın bütçe kuralı kapsamında döviz ve altın alımlarını günlük 9,9 milyar rubleye çıkarmasından kaynaklanıyor.

Rusya Maliye Bakanlığı’nın bütçe kuralı kapsamında döviz ve altın alımlarını artırmasıyla birlikte, Rusya Merkez Bankası’nın iç piyasadaki net döviz alımları haziran ayında dört kattan fazla yükselecek.

Bakanlığın açıklamasına göre haziran ayında bütçe kuralı çerçevesinde her gün 9,9 milyar ruble tutarında döviz ve altın alımı yapılacak.

Buna karşılık düzenleyici kurum günlük 4,62 milyar ruble tutarında döviz satışı gerçekleştirecek. Bu nedenle Merkez Bankası’nın iç piyasadaki net döviz alımları günlük 5,28 milyar ruble karşılığına ulaşacak. Bu rakam bir önceki ayda günlük 1,18 milyar ruble düzeyindeydi.

Maliye Bakanlığı, haziran ayında federal bütçenin ek petrol ve doğalgaz gelirlerinin 220,2 milyar ruble olacağını öngörüyor.

Bakanlığın açıklamasında, “Mayıs 2026 sonuçlarına göre fiilen elde edilen petrol ve doğalgaz gelirlerinin beklenen aylık hacimden sapması ile baz aylık petrol ve doğalgaz gelir hacmine ilişkin değerlendirmenin baz düzeyden sapmasının toplamı eksi 12,0 milyar ruble oldu” ifadelerine yer verildi.

Bakanlık gelecekteki işlemlere ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

“Bu çerçevede yabancı para ve altın alımına yönlendirilecek toplam kaynak hacmi 208,2 milyar ruble olacak. İşlemler 5 Haziran 2026 ile 6 Temmuz 2026 tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Buna göre günlük yabancı para ve altın alımı hacmi 9,9 milyar ruble karşılığına ulaşacak.”

Haziran ayında Maliye Bakanlığı’nın döviz ve altın alımlarının hacmi mayıs ayına kıyasla yaklaşık 1,7 kat artacak. Günlük alım tutarı 5,8 milyar rubleden 9,9 milyar rubleye çıkacak.

Rusya Merkez Bankası, bu işlemleri aynalarken aynı zamanda döviz satışı da yapacak. Bu satışlar, Ulusal Refah Fonu’ndan geçmiş dönemlerde gerçekleştirilen yatırımların piyasaya yansıtılmasını ifade ediyor.

Günlük satış hacmi 4,62 milyar ruble seviyesinde kalacak. Bu nedenle iç piyasadaki net döviz alımları günlük 1,18 milyar rubleden 5,28 milyar rubleye yükselecek.

Maliye Bakanlığı iki aylık aranın ardından alımlara dönmüştü

Rusya Maliye Bakanlığı mayıs ayında, iki aylık aradan sonra bütçe kuralı kapsamındaki döviz ve altın işlemlerine yeniden başlamıştı. Aynı dönemde bakanlık yaklaşık bir yıl aradan sonra ilk kez döviz ve altın alıcısı konumuna geçmişti.

Temmuz 2025 ile Şubat 2026 arasında bakanlık döviz ve altın satışı yapıyordu. Mart ve nisan aylarında ise işlemler tamamen durdurulmuştu.

Piyasa katılımcıları, Maliye Bakanlığı’nın döviz ve altın alımlarını artırabileceğini bekliyordu. Bununla birlikte tahminlerde daha güçlü bir artış öngörülüyordu.

T-Investments Başekonomisti Sofya Donets ile Sinara yatırım bankasının kıdemli ekonomisti Sergey Konıgin, bakanlığın günlük işlem hacminin 5,8 milyar rubleden 16 milyar rubleye çıkmasını bekliyordu.

Bu beklentilerin etkisiyle rublede değer kaybı başlamıştı. BKS Mir Investitsiy piyasa uzmanı Dmitriy Babin’in dikkat çektiği üzere, 2 Haziran’da Rus para birimi mayıs ortasından bu yana ilk kez yuan karşısında 10,8 ruble seviyesinin üzerine çıktı.

3 Haziran sabahındaki işlemlerde eğilim devam etti. Saat 10.30 itibarıyla yuan kuru, mayıs başından bu yana ilk kez 10,9 ruble seviyesine yaklaştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English