Avrupa
Avrupa’da özel jetler yazın yakıt riskiyle karşı karşıya

Avrupa’da kurumsal ve özel jet işletmecileri, yaz aylarında jet yakıtı sıkıntısı yaşanabileceği endişesiyle hazırlık yapıyor. Financial Times’a göre sektör, olası arz daralması halinde havalimanlarının yakıtı öncelikle ticari havayollarına ayırmasından kaygı duyuyor.
Avrupa’da faaliyet gösteren kurumsal ve özel hava aracı işletmecileri, turizm sezonunun en yoğun dönemine girilirken bu yaz jet yakıtı sıkıntısı yaşanabileceği ihtimaline karşı hazırlık yapıyor.
Financial Times’ın haberine göre sektör temsilcileri, yakıt arzında daralma yaşanması halinde Avrupa’daki havalimanlarının yakıt ikmalinde ticari havayolu şirketlerine öncelik verebileceğinden endişe ediyor.
Gazete, Fransa’nın Côte d’Azur bölgesindeki özel havacılığın en büyük merkezlerinden Nice Havalimanı’nın geçen hafta yakıt yetersizliği nedeniyle bazı özel hava araçlarına hizmet veremediğini aktardı.
Silver Air Private Jets’in Üst Yöneticisi (CEO) Ceysın Midılton, şirketinin Birleşik Krallık ve Avrupa kıtası dışındaki diğer bölgelerden kıta Avrupası’na yapılacak dönüş uçuşları için önceden yakıt ikmali yapmayı planladığını söyledi.
Midılton, havalimanı işletmecilerinin yakıtı tarifeli havayolu şirketleri için ayırmak amacıyla özel havacılık işletmecilerine satış yapmayı reddedebileceğini ifade etti.
Luxe Jets’in Başkanı Aleksandır Grehem de şirketinin bu yaz özellikle küçük havalimanlarında yaşanabilecek yakıt sıkıntısına karşı hazırlık yaptığını belirtti.
Sektör temsilcileri, olası sıkıntının müşterilerin seyahat etme imkanını ciddi ölçüde etkilemesini beklemediklerini, ancak yerel ölçekte kesintilerin yaşanabileceğini kabul ediyor.
Financial Times, ABD ile İran arasındaki çatışmanın ilk haftalarında havacılık yakıtı fiyatlarının iki katına çıktığını, daha sonra ise yeniden önceki seviyelerine gerilediğini yazdı.
Gazeteye göre daha önce Avrupa’nın jet yakıtı tedarikinin yüzde 40’ına kadarını sağlayan Hürmüz Boğazı üzerinden sevkiyatın tamamen normale dönmesi birkaç ay sürebilir.
Uluslararası Enerji Ajansı’nın (IEA) Başkanı Fatih Birol da nisan ayının ortasında yaptığı açıklamada Avrupa’da yaklaşık altı haftalık havacılık yakıtı stoku kaldığını söylemişti.
Birol, yaşananları “şimdiye kadar karşı karşıya kaldığımız en büyük enerji krizi” olarak nitelendirmişti.
Avrupa
Avrupa otomotiv sektörü krizde

Alman Otomotiv Endüstrisi Birliği (VDA) Başkanı’na göre, Avrupa’daki otomobil üreticileri rekabet gücünü yeniden kazanmak için köklü değişiklikler üzerinde çalışıyor.
Hildegard Müller’e göre bu nedenle, “dayanıklı bir sektör oluşturmak için daha fazla işten çıkarma ve fabrika kapatmaları” kaçınılmaz.
VDA Başkanı Müller çarşamba günü yaptığı açıklamada, Volkswagen ve Stellantis gibi üreticilerin, pahalı enerji ve işgücü maliyetlerinin yanı sıra, rakiplerine karşı dezavantaj yaratacak bürokratik engellerle çok uzun süredir mücadele ettiğini belirtti.
Lobi şefine göre bölgenin sanayisinin temellerinden birine yönelik darbenin etkisini azaltmak için reformların hızlandırılması gerekiyor.
Daha fazla Çinli otomobil üreticisinin Avrupa pazarına girmesiyle üreticiler üzerindeki baskı artarken, bölgede elektrikli araç üretim maliyetleri hâlâ yüksek seviyelerde seyrediyor.
Perşembe günü, Avrupa’nın en büyük otomobil üreticisi Volkswagen, Almanya’daki işten çıkarmaların iki katına çıkarılması ve fabrikaların kapatılması konularını görüşecek.
Müller, Bloomberg’e verdiği mülakatta, “Tüm otomotiv sektöründeki durum, VW’deki tartışmaya benziyor. Her üretim tesisi gelecekte de ayakta kalamayacak, bu nedenle yeniden yapılandırma programları olmalı,” dedi.
Müller, ayrı bir e-posta açıklamasında, sektördeki istihdamı korumak amacıyla üreticilerin yabancı rakiplerine fabrikalarına erişim izni vermesi gerektiğini belirtti.
VDA Başkanı, “Tedarik zincirlerinin paylaşılması, insanları ve ülkeleri hâlâ bir araya getiriyor,” diye konuştu.
Avrupa Birliği, “Made in Europe” hükümleri olarak bilinen, yerel olarak otomobil üreten üreticileri ödüllendirmeyi amaçlayan bir öneri üzerinde çalışıyor.
Birliğin Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın (IAA) bir parçası olan bu düzenleme, hâlâ uzun bir yasama sürecinden geçmekle meşgulken, Zhejiang Leapmotor Technology ve Chery gibi Çinli üreticiler, Avrupa’daki otomobil üretim kapasitelerini artırmak için şimdiden harekete geçti.
Müller yaptığı açıklamada, “Değişim seçenekleri azaldı ama bu değişiklikler daha da acil hale geldi. Bu durum, insanların talepleri ve beklentileri açısından pek çok değişiklik anlamına gelecek,” dedi.
Avrupa
App Store tek hizmet sayıldı, Apple’ın itirazı reddedildi

Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, Apple’ın Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamındaki “geçit bekçisi” statüsüne karşı açtığı davaları reddetti. Mahkeme, şirketin farklı cihazlar için işlettiği App Store’ların tek bir hizmet oluşturduğuna hükmederken, Apple’ın iMessage’a ilişkin itirazlarını da kabul etmedi.
Avrupa Birliği Genel Mahkemesi, Apple’ın Dijital Piyasalar Yasası (DMA) kapsamındaki “geçit bekçisi” statüsüne yönelik itirazlarını reddetti.
Kararla birlikte şirketin App Store ve iOS için belirlenen statüsü geçerliliğini korudu; iMessage’a ilişkin başvurular da kabul edilmedi.
Apple, iPhone, iPad, Apple Watch, Mac ve Apple TV için işlettiği beş ayrı App Store’un farklı hizmetler olarak değerlendirilmesi gerektiğini savunuyordu.
Mahkeme ise bu mağazaların cihazdan bağımsız olarak geliştiriciler ile kullanıcıları buluşturan ortak bir amaca hizmet ettiğine hükmederek bu argümanı reddetti.
Mahkeme ayrıca Apple’ın, DMA’nın birlikte çalışabilirlik yükümlülüklerinin temel haklarını ihlal ettiği yönündeki savunmasını da kabul etmedi.
Ancak bu yükümlülüğün hukuka uygunluğu konusunda esasa ilişkin değerlendirme yapmadı; söz konusu düzenleme ile “geçit bekçisi” statüsünün belirlenmesi arasında doğrudan hukuki bağ kurulamayacağını belirtti.
Apple, kararın ardından DMA kapsamındaki yükümlülüklerin “hukukilik ve orantılılık sınırlarını aştığını” savundu. Şirket, yeni kuralların kullanıcı gizliliği ve güvenliğini sağlamak için yıllardır yürüttüğü çalışmaları riske attığını ileri sürdü.
Apple’ın kararı temyize götürme hakkı var, ancak şirket sözcüsü bu yönde bir planları olup olmadığına ilişkin açıklama yapmadı.
Apple daha önce de DMA kurallarının, Siri’nin yenilenen sürümünün Avrupa’da kullanıma sunulmasını engellediğini ve bunun Avrupa’daki kullanıcıların bu hizmetten yararlanamamasına yol açtığını açıklamıştı.
2024’ten bu yana Avrupa Birliği’nde yürürlükte olan DMA, Alphabet, Amazon, Apple, ByteDance, Meta Platforms ve Microsoft’a ait toplam 22 hizmet ve ürünü kapsıyor.
Düzenleme, bu şirketlerin rakiplerle belirli verileri paylaşmasını, kullanıcıların oluşturduğu verilere erişim sağlamasını ve reklam ortaklarına doğrulama araçları sunmasını zorunlu kılıyor.
Ayrıca platformların kendi ürünlerine ayrıcalık tanıyan rekabet karşıtı uygulamalara yönelmesini yasaklıyor. Kurallara uymayan şirketler küresel cirolarının yüzde 10’una, tekrarlanan ihlallerde ise yüzde 20’sine kadar para cezasıyla karşı karşıya kalabiliyor.
Avrupa
Andy Burnham, silah harcamalarını İngiliz şirketlere yönlendirecek

Andy Burnham, milyarlarca sterlin tutarındaki ek savunma harcamalarının Amerikan veya Avrupalı şirketlere aktarılmak yerine yurt içinde kullanılmasını sağlayarak Birleşik Krallık’ın “sert gücünü” yeniden inşa etme sözü verdi.
Dış politika alanındaki ilk büyük açıklamasında İşçi Partili müstakbel başbakan, 2035 yılına kadar GSYİH’nın yüzde 3,5’ini savunmaya ayırma taahhüdünü yerine getirmek için gerekli olan para miktarı konusunda halka “dürüst davranmak” istediğini söyledi.
The Times gazetesinde yazdığı yazıda, yatırımların diğer ülkelerden satın alınan teçhizata güvenmek yerine “ülkenin yeniden canlandırılması ve sanayileştirilmesi”ne yönlendirilmesini, İngiliz istihdamını ve İngiliz işçileri desteklemesini istediğini belirtti.
Ada’nın dışa bağımlılığını azaltması gerektiğini söyleyen Burnham, bunun “hem iktisadi hem de ulusal güvenliğimiz için hayati önem taşıdığını” ekleyerek, meselenin başbakanlığı dönemindeki temel önceliği olacağını ifade etti.
Ayrıca, savunma ve güvenlik konusunda Avrupa ülkeleriyle, özellikle Fransa ve Almanya ile daha yakın ilişkiler kurmayı taahhüt ederken, “yasadışı göç” ile mücadele ve iktisadi güvenlik konusunda AB ile daha geniş kapsamlı müzakereleri hızlandırma sözü verdi.
Burnham, hükümetinin uluslararası hukuku ve BM gibi uluslararası kurumları desteklemeye devam edeceğini belirtti.
Eski Greater Manchester Belediye Başkanı, “küresel tablonun giderek karardığını” ve bu belirsizliğin sıradan hane halklarını vurduğunu, “toplumumuz ve ekonomimizdeki temel kırılganlıkları ortaya çıkardığını” söyledi.
Burnham bu açıklamayı, görevden ayrılan Başbakan Keir Starmer’ın Ankara’da düzenlenen zirvede Donald Trump da dahil olmak üzere diğer NATO liderleriyle bir araya geldiği sırada yaptı.
Burnham, hükümeti mevcut yüzde 2,56’lık seviyeden 2035 yılına kadar GSYİH’nın yüzde 3,5’ini savunmaya ayırmayı taahhüt eden savunma yatırım planını hayata geçirerek İngiltere’nin “hiç olmadığı kadar ileri gitmesi” gerektiğini söyledi.
Burnham şöyle dedi:
“Mevcut askeri teçhizatımızın büyük bir kısmının ilk tasarlandığı dönemden çok farklı olan yeni bir çağ için sert gücümüzü yeniden inşa etmemiz doğru bir adım. En önemlisi, bunu yaparken İngiliz işçileri ve işletmelerini desteklediğimizden emin olmak istiyorum. Bu, savunma yatırım planı aracılığıyla İngiliz direncini desteklemek için her zamankinden çok daha ileri gitmemiz gerektiği anlamına geliyor; savunma yatırımlarındaki sürdürülebilir artışı sadece silahlı kuvvetlerimizin ihtiyaç duyduğu teçhizatı sağlamak için değil, aynı zamanda iktisadi büyüme yaratmak ve fırsatların azaldığı topluluklarda çıraklık programları ve işler yaratmak için de kullanmalıyız.”
Al Majalla: Colani’yi Şara yapan Powell, PKK’yı da silah bırakmaya ikna eden kişi
“Dışa bağımlılığı azaltmaya, ülkeye gelen yatırımları güvence altına almaya ve müttefiklerimizle yeni endüstriyel ortaklıklar kurmaya” odaklanacaklarını kaydeden Burnham, savunma ve diğer sektörler aracılığıyla yeniden sanayileşmenin, hem iktisadi hem de ulusal güvenlik açısından “hayati önem taşıdığını” ve “her yerde dayanıklılığı artırdığını söyleyerek, bu meselenin kendisi için temel bir öncelik olacağını ilan etti.
Savunma harcamalarının nasıl yapıldığı konusunda kamuoyuna karşı “daha açık” olmak istediğini belirten Burnham, şunları söyledi:
“Maliyet aşımları veya gecikmelerin kontrolden çıkmadan önce bunlarla başa çıkabilmek için, daha fazla şeffaflık ve hesap verebilirlik içeren, daha ayrıntılı ve kamuya açık ilerleme raporları görmek istiyorum. Artan yatırımlarımız, denetimin de artırılmasıyla birleştirilmeli.”
Burnham ayrıca, Jonathan Powell’ın ulusal güvenlik danışmanı olarak görevine devam edeceğini doğruladı ve “ulusal güvenlik konusunda en iyi ve en deneyimli danışmanlara” sahip olmak istediğini ekledi.
Söyleşi2 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Rusya1 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Dünya Basını2 hafta önceCSIS: Ankara Zirvesi ‘NATO 3.0’ın Sahadaki Yansıması
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Dünya Basını1 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Dünya Basını1 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Avrupa2 hafta önceRomanya parlamentosunda Moldova ile birleşme adımı
Görüş5 gün önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli









