Bizi Takip Edin

Rusya

Rusya Tartus’taki askeri varlığını lojistik merkezle koruyor

Yayınlanma

Rusya, Tartus Deniz Üssü’nde kuracağı ticari lojistik merkezle ülkedeki varlığını sürdürmeyi planlıyor. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve Suriye lideri Ahmed el-Şara görüşmesinde sunulan proje kapsamında, Karadeniz limanı Novorossiysk ile Tartus arasında düzenli bir ticaret rotası oluşturulması hedefleniyor. İlk etapta tahıl sevkiyatıyla temmuz ayında faaliyete geçmesi beklenen merkez, Moskova’nın bölgedeki ekonomik nüfuzunu koruma stratejisinin bir parçası olarak görülüyor.

Rusya, Suriye’deki askeri varlığını sürdürme hedefi doğrultusunda, Tartus’ta yer alan deniz üssü bünyesinde bir lojistik merkez açmayı planlıyor.

Reuters haber ajansının Suriyeli yetkililere dayandırdığı bilgilere göre, Moskova ile Şam yönetimleri, askeri tesis bünyesindeki iki rıhtımdan birinin ticari merkez olarak kullanılması, diğerinin ise Rus donanmasının ihtiyaçlarına tahsis edilmesi konusunda mutabakata vardı.

Söz konusu projenin, ocak ayı sonunda Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Suriye lideri Ahmed el-Şara arasında gerçekleşen toplantıda sunulduğu ifade ediliyor.

Suriyeli yetkililer, proje kapsamında Karadeniz’deki Novorossiysk Limanı ile Tartus arasında düzenli bir ticaret rotasının oluşturulacağını; bu hat üzerinden Suriye ve Körfez ülkelerine sevkiyat yapılacağını kaydetti.

Lojistik merkezin buğday, kereste, kömür, pirinç, şeker ve çelik başta olmak üzere çok çeşitli Rus ürünlerini kabul etmesi öngörülüyor.

Başlangıç aşamasında aylık 250 bin ton olarak planlanan taşıma hacminin, merkezin temmuz ortasında faaliyete geçmesiyle başlaması hedefleniyor. Merkeze ulaşacak ilk kargonun ise 30 bin tonluk bir tahıl partisi olacağı belirtiliyor.

Projenin operasyonel sürecini Rus lojistik şirketi Rus Line üstlenirken, organizatörlerin merkezin ortak yönetimi konusunda Suriye Varlık Fonu ile anlaşmaya vardığı aktarılıyor.

Reuters, Beşar Esad hükümetinin devrilmesinin ardından Moskova’nın, askeri personel sayısını azaltmasına rağmen Suriye’deki nüfuzunu korumak için ekonomik araçlara ağırlık verdiğine dikkat çekiyor.

Gümrük belgelerine göre, Suriye’nin ithal ettiği buğdayın yaklaşık yüzde 85’i (2025-2026 sezonunda 2,9 milyon ton) Rusya ve Kırım’dan tedarik edildi.

Suriye’nin Rus petrolüne olan bağımlılığında da belirgin bir artış gözleniyor. Ülke, 2025 yılında Rusya’dan 16,8 milyon varil petrol satın alırken, 2026 yılının ilk aylarında günlük ortalama ithalat miktarı 60 bin varil seviyesine ulaştı.

Aralık 2024’te Esad hükümetinin çöküşü, Rusya’nın Suriye’deki askeri tesislerinin geleceğine dair soru işaretleri yaratmıştı.

Göreve gelen yeni rejim, önceki dönemde imzalanan anlaşmaları gözden geçirmeye başladı. Bu süreçte, Rus şirketi Stroytransgaz ile Tartus Limanı’nın ticari projelerle geliştirilmesine yönelik yapılan 49 yıllık sözleşme feshedildi.

Bu sözleşmenin yerine, Birleşik Arap Emirlikleri merkezli liman işletmecisi DP World, Tartus Limanı’nın yeniden inşası ve işletilmesi amacıyla 800 milyon dolar değerinde 30 yıllık bir imtiyaz sözleşmesi imzaladı.

Yaşanan bu gelişmeler üzerine Rusya, Suriye’deki tesislerinden askeri teçhizat tahliyesine girişmiş olsa da mevcut dönemde bölgedeki pozisyonunu yeniden güçlendirmeye çalışıyor.

Nitekim 2025 yılının ekim ayında, Rus askeri uçaklarının yaklaşık altı aylık bir aranın ardından Hmeymim Hava Üssü’ne yönelik uçuşlarına yeniden başladığı kamuoyuna yansımıştı.

Rusya

Şohin’den Rusya Merkez Bankasına faiz uyarısı

Yayınlanma

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği Başkanı Aleksandr Şohin, akaryakıt fiyatlarındaki artışın Rusya Merkez Bankasının 24 Temmuz’daki toplantısında politika faizini artırması için bir gerekçe oluşturmaması gerektiğini belirtti. Şohin, Merkez Bankasının bu duruma doğrudan faiz artışıyla yanıt vermemesini beklediklerini ifade etti.

Rusya Sanayici ve Girişimciler Birliği (RSPP) Başkanı Aleksandr Şohin, Uzak Doğu Federal Bölgesi’ndeki Bölgesel İşveren Dernekleri Koordinasyon Konseyi toplantısında yaptığı konuşmada, yakıt piyasasındaki fiyat artışlarının Rusya Merkez Bankasının (CBR) 24 Temmuz’da yapacağı toplantıda politika faizini artırması için bir gerekçe teşkil etmemesi gerektiğini ifade etti.

Şohin, yakıt piyasasında gözlenen durumun iş dünyası için ek zorluklar yarattığını kabul etmekle birlikte, olası bir enflasyon ivmelenmesine karşı para politikasını sıkılaştırarak mücadele etmenin yanlış bir yaklaşım olacağını dile getirdi.

Konuya dair değerlendirmesinde Şohin, “Merkez Bankasından, diğer sektörlerde de fiyat artışlarını tetikleme potansiyeli taşıyan yakıt fiyatlarındaki yükselişe karşı politika faizini artırarak doğrudan ve sert bir tepki vermesini beklemek kuşkusuz doğru olmaz” dedi.

RSPP Başkanı, iş dünyasının, faiz kararı alınırken ekonomi yönetiminin “sağduyulu” hareket edeceğine güvendiğini sözlerine ekledi.

Rusya Merkez Bankası ucuz krediyle büyüme tezini reddetti

Merkez Bankası enflasyonist risklere dikkat çekmişti

Rusya Merkez Bankası, 19 Haziran’daki son toplantısında politika faizini 25 baz puan düşürerek yıllık yüzde 14,25 seviyesine çekmişti.

Bununla birlikte kurum, enflasyonist risklerin ağırlığını koruduğu yönünde uyarı yapmıştı. Merkez Bankası yetkilileri, motorlu taşıt yakıtı üretiminde yaşanan geçici düşüşün risk unsurlarından biri olduğunu vurgulayarak, yakıt piyasasında haziran ayında ortaya çıkan tablonun mevcut fiyat artış hızını destekleyebileceğine ve daha önce öngörülenden daha yüksek bir faiz patikasına ihtiyaç duyulabileceğine işaret etmişti.

Rusya Merkez Bankası Başkanı Elvira Nabiullina, haziran ayındaki toplantının ardından yaptığı açıklamada, yönetim kurulunun üç seçeneği değerlendirdiğini bildirmişti.

Bu seçeneklerin faizi yüzde 14,50 seviyesinde sabit tutmak, yüzde 14,25’e veya yüzde 14’e düşürmek olduğunu belirten Nabiullina, faiz indirimleri için hareket alanının daraldığını kaydetmişti.

Karar sürecinde beklentiler izlenecek

Merkez Bankası Başkan Yardımcısı Aleksey Zabotkin ise 29 Haziran’da yaptığı açıklamada, 24 Temmuz’daki toplantı için güncellenecek makroekonomik öngörüler hazırlanırken yakıt piyasasındaki durumun dikkate alınacağını belirtmişti.

Zabotkin, kurum için sadece benzin ve dizel fiyatlarındaki değişimin değil, bu değişimin hanehalkı ile iş dünyasının enflasyon beklentilerine olan etkisinin de önem taşıyacağını ifade etmişti.

Merkez Bankası tarafından 1 Temmuz’da yayımlanan haziran ayı toplantı özetinde de enflasyonist risklerin belirginleşmesi sebebiyle, enflasyonu hedef seviyeye geri döndürmek amacıyla nisan öngörülerine kıyasla daha yüksek bir politika faizi patikasının gerekebileceği aktarılmıştı.

Daha sonra konuya değinen Nabiullina, faiz indirimi yönünde alanın halen var olduğunu, ancak gevşeme adımlarının zamanlaması ile hızının yakıt piyasasındaki gelişmelerin ikincil etkilerine bağlı şekilleneceğini açıklamıştı.

Rus milyarder Melniçenko: Küresel güvenlik için öngörülebilir bir Rusya gerekli

Okumaya Devam Et

Rusya

AB’den Rusya krizi nedeniyle Venedik Bienali’ne ceza

Yayınlanma

Avrupa Komisyonu, Rusya pavyonunun yeniden açılmasına izin veren Venedik Bienali’ne yönelik 2 milyon avroluk hibe desteğini kesme kararı aldı. Karar, katılımcıların pavyonun açılışını savunmak amacıyla sundukları gerekçelerin incelenmesinin ardından verildi.

Avrupa Komisyonu, Avrupa Eğitim ve Kültür Yürütme Ajansına (EACEA) bir tavsiyede bulunarak Venedik Bienali’ne sağlanan 2 milyon avro tutarındaki hibenin durdurulmasını talep etti.

Karar, Avrupa Komisyonu Kıdemli Başkan Yardımcısı Henna Virkkunen tarafından sosyal medya platformu X üzerinden yapılan açıklamayla duyuruldu.

Virkkunen yaptığı paylaşımda, “Bu karar, bienal katılımcılarının Rus pavyonunun yeniden açılmasını haklı göstermek amacıyla gönderdikleri yanıtların titizlikle değerlendirilmesinin ardından alındı. Avrupa’da vergi mükelleflerinin parasıyla finanse edilen kültür, demokratik değerleri teşvik etmeli ve korumalıdır” ifadelerini kullandı.

Rusya’ya, serginin düzenlendiği Venedik’teki Giardini Bahçeleri’nde kendi pavyonunu açma izni 2022 yılından bu yana ilk kez verildi. Bu karar, hem İtalya Hükümeti hem de Avrupa Birliği kanadında ciddi tartışmalara ve eleştirilere yol açtı.

Brüksel, nisan ayında bienale yönelik 2 milyon avroluk sübvansiyonu askıya alırken, İtalya makamları durumu incelemek üzere Venedik’e müfettişler gönderdi.

Financial Times gazetesinin haberine göre Avrupa Komisyonu, Rus pavyonunun bienale kabul edilmesinin AB yaptırımlarının ihlali anlamına geleceği konusunda İtalya Hükümetini önceden uyardı.

Tartışmaların odağındaki Venedik Bienali’nin Başkanı Pietrangelo Buttafuoco ise savunmasında, bienalin bir “mahkeme” değil, aksine bir “barış bahçesi” olduğunu dile getirdi.

Buttafuoco, Fransız Devrimi, Aydınlanma ve sekülerizmle şekillenen modern dünyanın, günümüzde adeta bir “hoşgörüsüzlük laboratuvarına” dönüştüğünü; sansür, kapatma ve dışlama taleplerinin merkez haline geldiğini ifade etti.

Öte yandan AB Dış İlişkiler ve Güvenlik Politikası Yüksek Temsilcisi Kaja Kallas da konuya ilişkin değerlendirmede bulundu.

Kallas, Avrupa Komisyonunun uyguladığı baskılara rağmen, Rusya’nın spor müsabakaları ve Venedik Bienali gibi etkinliklere katılımı sayesinde Avrupa ülkelerindeki nüfuzunu giderek artırdığını kaydetti.

Okumaya Devam Et

Rusya

AB ülkeleri Rus askerlere vize kısıtlamasında uzlaştı

Yayınlanma

Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketi kapsamında Rus askerlerine vize verilmesini sınırlayacak düzenlemenin yeni metni üzerinde uzlaştı. İlk tasarıdaki geniş kapsamlı giriş yasağı, Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın itirazlarının ardından Şubat 2022’den sonra savaşa doğrudan katılanlara yönelik kısa süreli vize yasağıyla sınırlandırıldı.

Avrupa Birliği ülkeleri, Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketi kapsamında Rus askerlerine vize verilmesini yasaklamayı öngören düzenlemenin yeni metni üzerinde uzlaştı.

Euractiv’in diplomatik kaynaklara dayandırdığı haberine göre Avrupa Komisyonu başlangıçta, Rusya Silahlı Kuvvetleri’nde görev yapan veya Ukrayna’daki çatışmalara katılan bütün Rusya vatandaşlarının Avrupa Birliği’ne girişini yasaklamayı önermişti.

Euronews’un aktardığına göre girişimin ilk metni, idari ve lojistik görevler dahil olmak üzere Rusya Silahlı Kuvvetleri bünyesinde herhangi bir rol üstlenen herkesi kapsıyordu. Düzenlemede yalnızca Rus ordusundan firar edenler için istisna öngörülüyordu.

Fransa, İtalya ve Yunanistan’ın itirazlarının ardından girişim yumuşatıldı. Yasağın kapsamı, Şubat 2022’den sonra savaşa doğrudan katılan kişilere verilecek kısa süreli vizelerle sınırlandırıldı.

Yeni yaptırımların, Rusya’nın denetimindeki veya Rusya’nın çıkarları doğrultusunda faaliyet gösteren düzensiz silahlı oluşumlarda görev yapan kişileri de kapsaması planlanıyor.

Vize başvurusunda bulunan kişiler, yalnızca orduda görev yapmış olmaları nedeniyle otomatik olarak çatışmalara katılmış sayılmayacak.

Fransa ve İtalya, girişimin ilk metnine karşı çıktı ve Rusya’da zorunlu askerlik uygulandığına işaret etti. Bu ülkelerin diplomatlarına göre geniş kapsamlı bir yasak, çatışmalara katılıp katılmadıklarına bakılmaksızın Rus ordusunda zorunlu askerlik hizmetini yerine getirmiş bütün erkekleri fiilen kapsayabilirdi.

Paris ve Roma, kısıtlamaların yaptırımlar yoluyla değil, vize politikası kapsamında düzenlenmesi gerektiği görüşünü taşıyor.

AB ülkeleri, önlemin uygulanmasında karşılaşılabilecek pratik güçlüklere de dikkat çekti. Konsolosluk birimlerinin vize başvurularını ayrı ayrı değerlendirmek zorunda kalacak olması, ek idari yük oluşturacak.

Euronews, Fransa ve İtalya’nın bu tutumunun Kuzey ve Doğu Avrupa ülkelerinin eleştirilerine yol açtığını belirtti.

Yeni metinde istisnaların kapsamı da genişletildi. İnsani gerekçelerle, devletin çıkarları doğrultusunda veya uluslararası yükümlülükler kapsamında Avrupa Birliği’ne girişe ya da birlik topraklarından geçişe izin verilebilecek.

Bununla birlikte, bu kapsamda düzenlenen vize yalnızca vizeyi veren AB ülkesinde geçerli olacak.

Fransa, İtalya ve İspanya, Rusya vatandaşlarına en fazla vize veren AB ülkeleri arasında yer alıyor. Avrupa Birliği ülkeleri 2025’te Rusya vatandaşlarına bir önceki yıla göre yüzde 10,2 daha fazla vize verdi.

AB ülkeleri diğer yaptırım hükümlerini tartışıyor

Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketinin diğer hükümleri konusunda da görüş ayrılıkları ortaya çıktı.

Avrupa Komisyonunun Rus petrolüne uygulanan fiyat tavanını varil başına yaklaşık 44 dolar düzeyinde tutma önerisi tartışmalara yol açtı.

Euractiv’e göre Yunanistan, bu önlemin geçerlilik süresinin altı aydan üç aya indirilmesini istiyor. Atina ayrıca Rusya’dan gelen sıvılaştırılmış doğal gazın Avrupa Birliği dışındaki ülkelere taşınmasına izin verilmeye devam edilmesini talep ediyor.

Almanya, Polonya ve Portekiz, bazı balık türleri için yaptırımlardan muafiyet sağlanmasını kabul ettirdi.

Bulgaristan’ın itirazlarının ardından Moskova ve Tüm Rusya Patriği Kirill de yaptırım listesinden çıkarılacak.

Euractiv’in ismi açıklanmayan üst düzey bir AB diplomatına dayandırdığı haberine göre Avrupa Birliği’nde, Moskova’ya yönelik yeni kısıtlamalar üzerinde uzlaşma sağlanamaması ihtimali de göz önünde bulunduruluyor.

Rusya’ya yönelik 21. yaptırım paketinin 13 Temmuz’da kabul edilmesi planlanıyordu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English