Amerika
ABD, gençleri üniformaya sokamıyor: Orduya alım prosedürlerinde değişim

ABD Ordusu, özellikle Amerikan gençlerini kuruma çekmekte güçlük çektiği için orduya alım prosedürlerinde değişikliğe gitti.
Ordu, yaklaşık on yıldır askere alma hedeflerine ulaşamadı ve 2022’de %25 oranında (yaklaşık 15.000 asker) eksik kaldı. Araştırmalara göre ABD’li gençlerin sadece %23’ü askerlik yapmaya uygun ve ABD’li gençlerin sadece %9’u üniforma giymeye ilgi duyuyor. Pentagon araştırmasına göre, gençlerin aşırı kilolu olmaları veya askerliğe elverişli olmayan zihinsel veya fiziksel rahatsızlıkları ya da uyuşturucu kullanımıyla ilgili sorunları olması büyük bir sorun.
Bu yıl da ABD Ordusu’nun yıllık 65,000 asker alma hedefinin neredeyse dörtte bir oranında gerisinde kalması bekleniyor. Savunma Bakanlığı’nın 20 Nisan’da yaptığı basın açıklamasına göre, Deniz Kuvvetleri’nin 2023 hedefinin 6.000, Hava Kuvvetleri’nin ise 10.000 kişi altında kalması bekleniyor.
3 Ekim tarihinde ABD Ordusu Halkla İlişkiler Departmanından yapılan açıklamada, ordunun profesyonel bir işe alım ekibi oluşturacağını ve odağını yeni lise mezunlarından üniversite görmüş olanlara veya iş deneyimi olanlara kaydıracağını söyledi. Orduda işe alım görevlilerinin çoğu bu işi ‘gönüllü’ olarak yapan astsubaylardan oluşuyordu.
Kara Kuvvetleri Sekreteri Christine Wormuth NPR’ye verdiği demeçte, “Şu anda yeni işe alımlarımızın %50’si lise mezunu. Balık tutmamız gereken çok daha büyük bir havuz var,” dedi.
Ağustos ayında Matthew Weiss tarafından Seni İstemiyoruz Sam Amca: Z Kuşağı ile Asker Alma Krizinin İncelenmesi [We Don’t Want YOU, Uncle Sam: Examining the Military Recruitment Crisis with Generation Z] başlıklı bir kitap yayımlandı. WSWS’de yer alan değerlendirmeye göre, ‘genç ve hali vakti yerinde’ bir deniz subayı tarafından kaleme alınan kitap, ordunun Z kuşağını ‘kavramak için nasıl çabaladığını’ inceliyor ve genç kuşağı cezbetmek için orduda reform yapılmasına yönelik bir dizi öneri sunuyor.
Ordu, gençleri kazanmak için milyarlarca dolar harcıyor. 2018 yılında, gençlere yönelik geniş çaplı bir reklam kampanyası üretmek üzere küresel pazarlama şirketi Omnicon ile 4 milyar dolarlık bir sözleşme imzalanmıştı.
Askeri çevrelerde insan gücü açığını kapatmak için çok sayıda plan tartışılıyor. Bu planlar arasında askere alımlarda yapılacak değişikliklerin yanı sıra yapay zeka ve otonom savaş teknolojisinin yaygınlaştırılması ve kullanılması, ABD vatandaşlığı karşılığında savaşabilecek bir ‘yabancı lejyonun’ kurulması ve gazileri orduya geri dönmeye zorlamak ya da ikna etmek için yeni kuralların uygulanması yer alıyor.
Gençleri orduya çekmek için yeni yöntemler
Amerikan ordusu, süreci tersine çevirmek için özellikle liseleri ve üniversite kampüslerini hedef alıyor.
Bu yılın başlarında, ülke genelinde binlerce lise öğrencisinin yasadışı bir şekilde Genç Yedek Subay Eğitim Kolordusu (JROTC) programlarına katılmaya zorlandığı ortaya çıkmıştı.
Pentagon yönetimi, 10.000’den fazla askere alma görevlisine dağıtılan bir ordu askere alma görevlisi el kitabında şu talimatı veriyordu: “Eğer [lise] son sınıfa gelmelerini beklerseniz, muhtemelen çok geç kalmış olursunuz.”
ACLU tarafından yapılan bir araştırma ise 11 yaşından küçük öğrencilerin askere alındığını ortaya çıkardı. Georgia’da Ulusal Muhafızlar’ın, lise öğrencileri hakkında toplu bilgi toplayan cep telefonu ağlarını kullanmayı planladığı ortaya çıkmıştı. Muhafızlar, daha sonra bu verileri ‘agresif bir şekilde’ askere almak için kullanacaklardı.
Ulusal Muhafızlar, cep telefonu konum verilerini kullanarak lise öğrencilerinin yanı sıra öğretmenler ve ebeveynler gibi ‘etki merkezlerini’ de askere alma reklamlarıyla hedef almayı planlıyordu.
İlk olarak, bu planları detaylandıran federal sözleşme materyallerinin bir kopyasını elde eden The Intercept tarafından bildirilen plana göre, Ulusal Muhafızlar eyalet genelinde 67 lise çevresinde sanal çeperler (‘geofences’) oluşturacak ve bu konumların bir mil yarıçapına giren telefonları hedef alacaktı.
Yüksek öğretimde ise ROTC programlarına sahip 1.700’den fazla kolej ve üniversite bulunuyor. ABD Ordusu’nun 2016 tarihli bir raporuna göre, gençleri ordunun ROTC programına çekmek için her yıl 431 milyon dolar ödül ve burs kullanılıyor ve yaklaşık 23.700 öğrenciye ulaşılıyor.
Ordunun yeni reklamı muhafazakârları memnun etti
Öte yandan muhafazakâr yorumcular, ağırlıklı olarak beyaz erkeklerin yer aldığı yeni bir ABD Ordusu askere alma reklamının ‘15 yıllık acımasız ilerici beyin yıkamaya’ bir tepki olduğunu ve ‘kesinlikle savaşa girileceğinin’ bir işareti olduğunu iddia ettiler.
30 saniyelik reklamda bir Chinook helikopterinden atlayan ve paraşütle yere inen bir grup asker, “En büyük zaferleriniz asla tek başınıza elde edilmez,” ve “Olabildiğiniz kadar olun,” başlıklarıyla birlikte gösteriliyor. Video, X’te viral oldu ve 11,3 milyondan fazla izlendi.
Newsweek’te yer alan habere göre, muhafazakâr aktivistler daha önce de, ‘iki anne tarafından büyütüldüğünü’ ve ‘eşitlik için yürüdüğünü’ anlatan Onbaşı Emma Malonelord’un yer aldığı bir ilan da dâhil olmak üzere, ‘yeterince maço olmadığını’ düşündükleri orduya alım ilanlarına duydukları öfkeyi dile getirmişlerdi.
X’teki 1,8 milyon takipçili ‘End Wokeness’ (‘Duyarcılığa Son’) hesabı, ordunun işe alım videosunu paylaşarak, “Has…r. Yeni bir ABD Ordusu askere alma ilanı yayınlandı ve hepsi heteroseksüel beyaz erkekler. Kesinlikle savaşa gidiyoruz,” dedi.
Başka bir kullanıcı ise, “Beyaz adamlar reklamlara geri döndü. İşler ciddileşiyor,” diye yazdı.
Bu iddiaya rağmen, reklamda beyaz olmayan iki asker görülüyor. Reklamda yer alan askerlerin cinsiyeti hakkında herhangi bir bilgi verilmiyor.
2022 tarihli bir ABD askeri raporuna göre, aktif görevdeki ordu mensuplarının %68,8’i kendini ‘beyaz’ olarak bildiriyor.
Ordu, akademilerdeki boşlukları doldurmaya çalışıyor
Amerikan ordusu, askere alımlardaki kötü gidişatı engellemek için hızlı hareket etmek için bastırıyor.
Örneğin Fort Knox, Kentucky’deki sekiz haftalık Ordu Acemi Er Kursu, toplam 53 sınıfta en fazla 2.866 öğrenciyi eğitebiliyor. Fakat veriler, Eylül sonunda sona eren 2023 mali yılında sadece 1.336 mezun verdiğini gösteriyor.
Military.com’un bildirdiğine göre, astsubayların acemi okulundaki 800 sandalyeyi derhal doldurmaları için verilen ‘ani ve kaotik bir dizi emir’ son günlerde orduyu karıştırdı. Geçen pazartesi günü, 200 asker, yalnızca bir hafta önceden haber verilmesinin ardından ders vermeye başladı, fakat bazı askerlerin eğitmen olarak okula gidişleri, medyada çıkan haberler ve kısa bildirimden rahatsız olan yerel komuta zincirleri nedeniyle iptal edildi.
Ordu, askerlerini gönüllülük esasına dayanmadan askere alma birimlerine atayarak ve gönüllüleri çekmek için bir dizi teşvik sunarak askeri okulunu büyütmek istiyor.
Bir ordu sözcüsüne göre, bunun bir parçası olarak, 2024 yılında toplam sınıf sayısını 77’ye çıkararak ek 1.000 askere alım görevlisi mezun etmek üzere okulu genişletecek. Okulun süresi de iki hafta kısaltılacak.
Bu çaba ise ordu içinde tepkilere neden oldu. Bu ay astsubayları programa zorlamak için yapılan hareket, ordunun üst kademelerindeki bazı kişileri şaşırttı. Tepkiler üzerine ordu Aralık ayındaki kurslarda frene bastı ve bildirimde bulunulmayan sınıfların birçoğu Ocak ayında başlayacak şekilde değiştirildi.
Teşkilatın en üst düzey personel yetkilisi Korgeneral Douglas Stitt, ‘geçen hafta yaşanan karmaşa’ nedeniyle askerlerden ve ailelerden özür diledi.
Silikon Vadisi şirketlerinden Pentagon’a çağrı: Askeri tedarik yöntemini değiştirin
Deniz Piyadeleri ayrışıyor
New York Times’ta (NYT) yer alan bir habere göre, ABD Ordusunun birçok departmanı yeni askerleri işe alma konusunda zorlanırken, Deniz Piyadeleri (US Marines) bu konuda sorun yaşamaması ile öne çıkıyor.
Deniz Piyadeleri 30 Eylül’de hedefinin %100’üne ulaşarak asker alma yılını sonlandırdı ve gelecek yıl için yüzlerce sözleşme imzalandı. Deniz Piyadeleri bu yıl 28.900 asker alma hedefini aştı ve ayrıca subaylar ve yedekler için de hedeflerinin üzerine çıktı.
Birliğin, bunu askere alma standartlarını sıkı tutarken ve neredeyse hiç ikramiye sunmazken başarması dikkat çekiyor. Bu yılın başlarında Deniz Piyadelerinin yeni askerleri çekmek için ekstra para teklif edip etmeyeceği sorulduğunda Deniz Piyadeleri Komutanı, “Bonusunuz kendinize Denizci diyebilmenizdir. Bonusunuz budur,” demişti.
NYT’ye göre, özetle, Deniz Piyadeleri’nin pazarlama stratejisi şu şekilde işliyor: “Mali teşvikleri, Deniz Kuvvetlerine katılma onuruyla kıyaslandığında önemsiz bir şeymiş gibi göstermek. Askerlik hizmetinin sivil kariyer fırsatları için bir sıçrama tahtası olduğu fikrini bir kenara bırakın. Bunun yerine, soyut, zamansız ve elit bir şeyin parçası olma şansı vaat edin.”
Askere alımlarda yapay zeka kullanımı artacak
‘Ordu Tedarik Öncelikleri: Hazırlık ve Modernizasyonun Dengelenmesi Forumu’nda konuşan ABD Ordusu Askere Alım (USAREC) Komutanı Komutanı Tümgeneral Johnny Davis, “Bu [askere alım] verilerine dayanarak, reklamlarıma, pazarlamama, ikramiyelerime nasıl odaklanmam gerektiğini anlamam gerekiyor; tüm farklı şeyleri artık senkronize ediyoruz ve bu yüzden şu anki şeklimizi dönüştürüyoruz,” dedi.
Davis, ileriye dönük işe alım çalışmalarında yapay zeka ve makine öğrenimi gibi teknolojileri kullanmak istediğini de belirtti.
RAND raporu: TV reklamlarına daha fazla para harcayın
Bu ayın başında yayınlanan bir raporda, RAND araştırmacıları, en zor askere alma ortamlarından biriyle karşı karşıya olan ordunun televizyon reklamlarına çok daha fazla para harcaması ve askere alınanlara ikramiye ödemeye çok daha az para harcaması gerektiğini savundu.
Rapor, televizyon reklamlarına daha fazla harcama yapılmasının, daha büyük ikramiyeler sunmanın askere alma ilgisinde yaratacağı artışın neredeyse ‘on katını’ yaratabileceğini savunuyor.
Araştırmacılar, “İkramiyelerin büyük bir kısmı, daha düşük bir ikramiye tutarı karşılığında (ya da hiç ikramiye almadan) orduya katılmak isteyen acemi erlere ödeniyor,” dedi. Analizleri, ordunun yeni askerlere verdiği paranın %40 ya da 100 milyon dolar azaltılmasını ve TV reklam harcamalarının %80 ya da 22 milyon dolar artırılmasını öneriyor.
Ordunun NFL ve NCAA Southeastern Conference Football için CBS Sports ile, Pazar Gecesi Futbolu için NBC ile ortaklıkları bulunuyor.
RAND raporunda ayrıca dijital ve televizyon reklamlarının coğrafi ve demografik olarak hedefe yönelik olduğunu ve bu nedenle daha küçük ölçekte etkinliklerini denemek ve veri toplamak için iyi bir yol olduğunu belirtiliyor.
RAND’a göre, belirli bir pazarlama alanı için dijital ya da televizyon reklamlarının seviyesi çeşitlendirilebilir ve bu da askere alım kaynaklarını nereye yönlendireceğine karar veren ordu için daha az riskli olabilir.
Amerika
OpenAI, yapay zeka güvenlik kuralları konusunda Beyaz Saray ile farklı görüşte

Gelişmiş yapay zeka sistemlerinin düzenlenmesine yönelik yeni bir OpenAI önerisi, Başkan Donald Trump’ın yakın zamanda yayınladığı başkanlık kararnamesinden en az iki önemli noktada ayrılıyor.
Yeni bir politika belgesinde OpenAI, federal hükümetten gelişmiş yapay zeka modellerinin potansiyel risklerine yönelik zorunlu değerlendirmeler yapılmasını talep ediyor ama bu süreci denetleme sorumluluğunu sivil kurumlara bırakıyor.
Bu, salı günü Ulusal Güvenlik Ajansı’nın (NSA) liderliğinde siber güvenlik riskleri açısından gelişmiş yapay zeka sistemlerinin değerlendirilmesi için gönüllü bir çerçeve oluşturan yeni Beyaz Saray kararnamesinden önemli bir ayrılık teşkil ediyor.
OpenAI’ın planına göre, bu tür çabalar Ticaret Bakanlığına bağlı Ulusal Standartlar ve Teknoloji Enstitüsünün bir birimi olan Yapay Zeka Standartları ve İnovasyon Merkezi (CAISI) tarafından yönetilecek.
OpenAI’ın yeni önerisi, CEO Sam Altman’ın çarşamba günü Beyaz Saray yetkilileri ve her iki siyasi partiden önemli Kongre üyeleri ile bir dizi toplantı yapmak üzere Washington’a gelmesiyle ortaya çıktı.
Çarşamba sabahı gazetecilerle yaptığı bir sohbette, OpenAI’ın üst düzey yöneticisi Chris Lehane, Trump’ın yeni başkanlık kararnamesini genel olarak övdü ve bunu, şirketinin gelişmiş yapay zeka için bir düzenleyici çerçeve geliştirme çabalarının “doğrulaması” olarak nitelendirdi.
Fakat Lehane, kendisinin, Altman’ın ve şirket içindeki diğer kişilerin, Trump yönetimi ve Kongre’yi, CAISI’ye yapay zeka değerlendirme sürecinde daha büyük bir rol vermesi için zorlayacaklarını da ima etti.
Lehane, “Ayrıca, bir yapıya dönüşen ve gerçekten bu tür sofistike testleri yapma kapasitesine sahip CAISI de var,” dedi.
OpenAI, Anthropic ve diğer önde gelen şirketlerin yeni AI modelleri hakkındaki bilgileri CAISI ile paylaşmayı zaten kabul ettiklerini belirtti.
Lehane, “Bu şirketlerle bir tür ilişki kurdular, yani bu zaten var,” diye ekledi.
NSA’in şu anda önde gelen AI şirketleriyle böyle bir ilişkisi bulunmuyor.
OpenAI yöneticisi ayrıca, şirketinin, gelişmiş AI modelleri için gizli bir “karşılaştırma” süreci geliştirme ve sürdürme yönündeki yeni Beyaz Saray planına ilişkin endişeleri olduğunu belirtti.
Bu emirdeki bir hüküm, şirketlerin yeni modellerinin ne zaman ve NSA ile diğer istihbarat kurumlarının denetimine gireceğini belirlemesini zorlaştırabilir.
Lehane, “Bence buradaki konulardan biri, yetenek eşiğine ne zaman ulaşılacağı. Bence bu, görüşmenin büyük bir bölümünü oluşturacak: bunun ne olduğuna dair bazı kriterler belirleyebilir misiniz?” diye sordu.
Lehane, Altman’ın Beyaz Saray ile yapılacak toplantılarda “kesinlikle bu konudaki fikirlerimizi ve düşüncelerimizi dile getireceğini” beklediğini söyledi.
Trump’ın yeni kararnamesinin kurumlara ayrıntıları belirlemek için 60 gün süre tanıdığını (bu da OpenAI’nin nihai sonucu şekillendirmek için zamanı olduğunu ima ediyor) ve Kongredeki kilit üyelerin de CAISI’nin AI değerlendirmeleri yapma yeteneğini güçlendirme ve genişletme planlarını değerlendirdiğini belirtti.
OpenAI yöneticisi, şirketin Washington’daki politika yapıcıları, gelişmiş sistemler geliştiren AI şirketleri için zorunlu değerlendirme süreçleri oluşturmaya zorlamayı planladığını da ekledi.
Lehane, “Herhangi bir laboratuvarın bu kararı tek taraflı olarak alması gerektiğini düşünmüyoruz,” dedi.
Fakat Lehane, sağlam bir değerlendirme çerçevesi oluşturulana kadar daha agresif düzenlemeleri tartışmak için henüz çok erken olduğunu savunarak, AI şirketlerinin yeni modelleri piyasaya sürmeden önce hükümetten onay alması gibi potansiyel bir gereklilik de dahil olmak üzere diğer zorunlu düzenlemelerden kaçındı.
Lehane, “Ek parçaları belirlemeye başlamadan önce bu ilk adımları atmanız gerektiğini düşünüyorum,” dedi.
Amerika
Petrol fiyatlarındaki artış Pentagon bütçesini zorluyor

Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş nedeniyle 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan ABD Savaş Bakanlığı, askeri seyahat ve eğitim bütçelerinde kesintiye gidiyor. Kara Kuvvetleri onlarca eğitim programını iptal edip helikopter uçuş saatlerini düşürürken, Deniz ve Hava Kuvvetleri de Ortadoğu’daki operasyonel maliyetler sebebiyle bütçe sınırlarına yaklaşıyor.
Küresel petrol fiyatlarındaki yükseliş, ABD Savaş Bakanlığında (Pentagon) mali baskıyı artırarak bütçe planlamalarını zorlaştırıyor. Ordu genelinde oluşan bütçe açığı nedeniyle askeri eğitimlerin iptal edildiği, helikopter uçuş saatlerinin düşürüldüğü ve birliklerin seyahat faaliyetlerinin kısıtlandığı bildirildi.
ABC News’in Savaş Bakanlığı kayıtlarına dayandırdığı verilere göre, ordunun benzin ve jet yakıtı dahil 24 farklı yakıt türü için ödediği ortalama varil fiyatı, geçen yılın ekim ayında 154,14 dolar iken nisan ayında 195,72 dolara yükseldi. Altı ay içinde gerçekleşen yaklaşık yüzde 27’lik bu artış, yılda ortalama 80 milyon varil yakıt tüketen Pentagon’a bu yıl en az 1 milyar dolarlık öngörülemeyen ek mali yük getirdi.
Komutanlar, yakıt fiyatlarının yanı sıra personelin eğitim alanlarına taşınmasında kullanılan sivil akaryakıt ve ticari uçak bileti maliyetlerindeki artışla da mücadele ediyor. Bütçe baskısı nedeniyle nisan ayından bu yana birliklerin seyahatleri incelemeye alınırken, birçok birimin eğitim seyahatlerini azalttığı veya iptal ettiği belirtildi.
ABD Kara Kuvvetleri Sözcüsü Yarbay Orlando Howard, konuya ilişkin yaptığı açıklamada, enerji piyasasındaki dalgalanmaların nakliye maliyetlerini doğrudan etkilediğini ifade etti. Howard, “Kritik operasyonları ve savaşa hazırlık seviyesini koruyabilmek adına personel ve ekipman seyahatlerinde tasarruf tedbirlerine öncelik veriyoruz” dedi.
Bütçe açığı askeri eğitim programlarını durdurdu
Sızan iç yazışmalar ve ABD’li yetkililerin verdiği bilgilere göre, 30 Eylül’de sona erecek mali yıl için 4 ila 6 milyar dolarlık bütçe açığıyla karşı karşıya kalan Kara Kuvvetleri, eğitim programlarında kesintiye gitti. Bütçe açığının nedenleri arasında Orta Doğu’daki operasyonlar, ABD’nin güney sınırındaki askeri misyonlar ve yaz aylarında asker sayısının iki katına çıkarılarak 5 bine ulaştırılması planlanan Washington’daki Ulusal Muhafız görevleri gösterildi.
Bu durumun bir sonucu olarak, aralarında sağlık personeli, istihkam birlikleri ve topçu sınıflarının da bulunduğu onlarca eğitim programı ve kurs iptal edildi. Helikopter uçuş saatlerinde kısıtlamaya gidilirken, iç yazışmalar birçok uçuş mürettebatının artık sadece yasal olarak zorunlu olan asgari uçuş sınırında kalabildiğini gösteriyor.
Yapılan iç değerlendirmeler, bütçe kesintilerinin önümüzdeki yıl Avrupa’ya konuşlandırılması planlanan ve Teksas’ta konuşlu 70 bin askerden oluşan 3. Zırhlı Kolordu gibi büyük birliklerin yetersiz eğitimle konuşlanmasına yol açabileceğini ortaya koyuyor. Hazırlanan raporda, etkilenen birliklerin savaş öncesi eğitim seviyesine dönmesinin bir yıldan fazla sürebileceği uyarısı yapıldı.
Deniz ve Hava Kuvvetleri de bütçe sınırlarına yaklaşıyor
Bütçe darboğazı sadece Kara Kuvvetleri ile sınırlı kalmıyor. Deniz Operasyonları Şefi Amiral Daryl Caudle, mayıs ayında Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komitesi’ne verdiği brifingde, Orta Doğu’daki yoğun askeri varlık nedeniyle donanmanın bütçesinin temmuz veya ağustos aylarında tükenmeye başlayacağını duyurdu. Caudle, “Orta Doğu’da büyük bir deniz gücümüz var. Çok güçlü şekilde operasyon yürütüyoruz ama bunun operasyonel bir maliyeti var. Yaz aylarında bütçe tükeneceği için temmuz ayından itibaren eğitim, operasyon ve sertifikasyon süreçlerini değiştirmek zorunda kalacağım” ifadelerini kullandı.
Hava Kuvvetleri de bütçe tahminlerinin üzerinde yakıt tüketimi kaydediyor. Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı General Kenneth Wilsbach, mayıs ayında senatörlere yaptığı açıklamada, bölgedeki operasyonel hareketlilik sebebiyle uçakların öngörülenden yüzde 10 daha fazla yakıt tükettiğini, bunun da ek yakıt maliyeti anlamına geldiğini belirtti.
Yıllık ortalama 227 milyon galon dizel ve 2,2 milyar galon jet yakıtı tüketen Pentagon, federal hükümetin en büyük enerji tüketicisi konumunda bulunuyor. Diğer askeri birimlere kıyasla daha küçük bir ölçeğe sahip olan Deniz Piyadeleri (Marines) ise şu an için dikkate değer bir bütçe açığı yaşamadıklarını ve eğitim kesintisine gitmediklerini bildirdi.
Amerika
Trump, kömür sektörüne 700 milyon dolarlık yeni destek planlıyor

ABD Başkanı Donald Trump, kömür santrallerini desteklemek üzere yaklaşık 700 milyon dolarlık bir kaynak aktarmak için Soğuk Savaş döneminden kalma ulusal savunma yetkilerini kullanmayı planlıyor.
Konu hakkında bilgi veren bir ABD’li yetkili, Trump’ın bugün (4 Haziran) başkanlara ulusal güvenlikle ilgili endüstriler üzerinde geniş yetki veren 1950 tarihli Savunma Üretim Yasasını yürürlüğe koyacağını duyurabileceğini söyledi.
Yetkili, bu yasa kapsamında bir düzineden fazla kömür santralinin modernizasyonu, Batı Kıyısında devasa bir kömür ihracat terminali inşa edilmesi ve yeni santrallerin inşası için kurumsal fonlarla eş finansman sağlanmasının planlandığını belirtti.
700 milyon doların yarısından fazlası 13 kömür santralinin modernizasyonuna ayrılacak, 185 milyon dolar Alaska, Maryland ve Batı Virginia’daki kömür tesisleri için kurumsal fonlara eş finansman sağlayacak ve 75 milyon dolar ise uzun süredir gündemde olan Kuzey Kaliforniya’daki West Gateway ihracat terminalini destekleyecek.
Söz konusu kişi, başkanın açıklamasını önceden bozmamak için isminin açıklanmaması şartıyla konuştu ve ayrıntıların hâlâ değişebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Trump yönetimi, enerji tüketimi yüksek yapay zeka veri merkezlerini ayakta tutmak için iç talebi göz önünde bulundururken ve büyük fosil yakıt rezervlerine sahip yabancı rakipleri marjinalize etmeyi hedefliyor.
Fakat kömürün ABD’deki kullanımı sürekli bir düşüş eğiliminde. ABD Enerji Enformasyon İdaresine göre, bir zamanlar ABD’deki elektrik üretiminin yarısından fazlasını karşılayan kömür, son yıllarda bu oranın beşte birinin altına düştü.
Elektrik üreticileri, fosil yakıtların küresel ısınmaya olan etkisinden ve kırılgan küresel tedarik zincirlerine artan bağımlılıktan endişe duyarak, büyük ölçüde daha ucuz doğalgaza ve yenilenebilir kaynaklara geçiş yaptı.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor










