Bizi Takip Edin

Amerika

ABD, ondan fazla büyük ekonomiye yönelik soruşturma başlatıyor

Yayınlanma

Başkan Donald Trump’ın yönetimi, ABD Yüksek Mahkemesi tarafından iptal edilen vergilerin yerine geçmesi için, yeni gümrük vergilerinin önünü açan bir dizi kapsamlı ticaret soruşturmasının ilkini başlattı.

ABD Ticaret Temsilcisi (USTR) Jamieson Greer çarşamba günü yaptığı açıklamada, ofisinin Ticaret Yasasının 301. maddesi uyarınca, aşırı üretim kapasitesi iddialarına odaklanan bir düzineden fazla büyük ekonomiye yönelik soruşturma başlatacağını duyurdu.

Genellikle tamamlanması aylar süren bu soruşturmalar, başkanın haksız ticaret uygulamaları yaptığına inanılan belirli ülkelerden yapılan ithalata tek taraflı olarak gümrük vergisi uygulaması için gerekli.

Soruşturmaya tabi tutulacak ekonomiler arasında ABD’nin en büyük ticaret ortaklarından bazıları yer alıyor: Çin, Avrupa Birliği, Meksika, Hindistan, Japonya, Güney Kore ve Tayvan.

İsviçre, Norveç, Endonezya, Singapur, Tayland, Malezya, Kamboçya, Vietnam ve Bangladeş de soruşturmaya tabi tutulacak.

Greer, gazetecilere verdiği telefon brifinginde, “Önemli ticaret ortaklarımızın, iç ve küresel talebin piyasa teşviklerinden gerçekten bağımsız bir üretim kapasitesi geliştirdikleri görüşündeyiz,” dedi.

Bu adım, geçen ay Trump’ın küresel gümrük vergilerine karşı dönüm noktası niteliğindeki Yüksek Mahkeme kararı sonrasında, Beyaz Saray’ın gümrük vergisi duvarını yeniden inşa etme çabasının resmi başlangıcını işaret ediyor.

Trump ve ekibi ticaret politikalarında sadece süreklilik istediklerini savunurken, yönetimin mahkeme yenilgisine aceleyle verdiği tepki, küresel ticaret ilişkilerini bir kez daha karıştırdı.

Yeni bir ticaret soruşturması başlatmak, Trump ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında planlanan zirveden sadece birkaç hafta önce Pekin ile gerilimleri tırmandırma riskini taşıyor.

Meksika’yı hedef almak, Trump’ın ilk döneminde imzaladığı ABD-Meksika-Kanada Ticaret Anlaşmasını yeniden müzakere etme çabalarına daha da zarar verebilir.

Greer’in ofisi her ekonomi için kapasite fazlası iddialarında bulunarak, Çin’in birçok sektörde ticaret fazlası verdiğini belirtti.

Trump’ın ‘ticaret çarı’: ABD’nin tarife savaşlarının arkasında kim var?

Dosyada, kimyasallar, makineler ve araçlar konusunda AB’yi (özellikle Almanya ve İrlanda’yı) ve yarı iletken çipler ve elektronik ürünler konusunda Tayvan’ı hedef aldı.

USTR, Genel Danışman Jennifer Thornton tarafından sunulan dosyada, “Kanıtlar, Çin’in mal ticaret fazlasının, birçok sektörde artan aşırı üretim kapasitesi ve üretimden kaynaklandığını gösteriyor,” dedi.

Ayrıca, Çinli otomobil üreticisi BYD gibi yurtdışında agresif bir şekilde genişleyen yabancı firmaların örneklerini de verdi. USTR, “aşırı kapasite ve üretimden muzdarip” sektörler arasında alüminyum, otomobil, batarya, elektronik, makine, kağıt, plastik, robotik, uydu, yarı iletken, gemi, güneş modülü ve çeliği saydı.

Ajans, belgede, “Bu sektörlerin çoğunda, ABD önemli ölçüde yerli üretim kapasitesini kaybetmiş veya yabancı rakiplerinin endişe verici bir şekilde gerisinde kalmıştır,” dedi.

Greer, yönetimin yavaşlama niyetinde olmadığını işaret etti. USTR, soruşturma hakkında açık yorum döneminin ardından 5 Mayıs civarında bir kamuya açık duruşma düzenlemeyi planlıyor. Bundan sonra, gümrük vergileri de dahil olmak üzere düzeltici önlemler önerebilir.

Güney Kore Ticaret Bakanlığı Perşembe günü yaptığı açıklamada, mevcut Kore-ABD gümrük vergisi anlaşması kapsamındaki faydaların dengesi bozulmaması ve Koreli ihracatçıların büyük rakiplerine kıyasla dezavantajlı duruma düşmemesi için ABD ile yakın işbirliği içinde olacağını belirtti.

Trump yönetimi, bugün (12 Mart) de en az 60 ülkeyi kapsayan zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ithalatının yasaklanmasıyla ilgili ayrı bir soruşturma başlatmayı planlıyor.

Greer, başka soruşturmaların da geleceğini söyledi. Hangi sektörlerin veya ülkelerin etkilenebileceğini belirtmedi, fakat dijital hizmet vergileri, ilaç fiyatlandırması ve diğer konular nedeniyle ülkeleri hedef alabileceklerini ima etti.

Greer gazetecilere, “Politika aynı kalıyor. Mahkeme kararları ve diğer faktörlere bağlı olarak araçlar değişebilir, fakat politika aynı kalıyor,” dedi.

Yargıçlar Trump’ın gümrük vergilerinin yasayı ihlal ettiğine karar verdikten sonra, başkan hemen 150 gün süreyle geçici bir önlem olarak farklı bir yetki altında %10’luk gümrük vergileri uygulayacağını duyurdu ve aynı zamanda Bölüm 301 ve Bölüm 232 dahil olmak üzere farklı yetkiler altında vergiler uygulama planlarını da açıkladı.

Daha sonra geçici temel oranı %15’e çıkaracağını söyledi, fakat şu ana kadar bu artışı uygulamaya koymadı.

Greer, Bölüm 122 vergilerinin süresi dolmadan soruşturmaları sonuçlandırmaya çalışacağını, böylece yeni vergilerin bunları hızla ikame edebileceğini söyledi.

Trump, bu hükümlerin kullandığı acil durum yasası kadar esnek olmadığını şikayet etse de, Bölüm 301 ve Bölüm 232 yolları genel olarak yasal olarak daha sağlam kabul ediliyor.

Trump, bunları Çin ve Brezilya’dan gelen otomobillere, metallere ve belirli ithalatlara gümrük vergisi uygulamak için zaten kullanmıştı.

Greer, 20 Şubat’ta yaptığı açıklamada, yönetimin yeni soruşturmaların çoğu büyük ticaret ortağını kapsamasını beklediğini söyledi.

O sırada, ABD’nin inceleyebileceği diğer konular arasında ABD teknoloji şirketlerine karşı ayrımcılık, dijital vergiler ve düzenlemeler ile deniz ürünleri ve pirinç endüstrilerindeki çevre uygulamaları olduğunu söyledi.

Çarşamba günü Greer, ek soruşturmalar beklediğini söylerken bu açıklamaya atıfta bulundu:

“Bence bunlardan birkaçı ortaya çıkacak. Ne zaman neyin açıklanacağına dair bazı kararlar alınması gerektiğini düşündüğüm için kesin bir sayı vermek istemiyorum, ancak bunlar ele alınması gereken önemli konular.”

Greer geçen ay, yönetimin Brezilya ve Çin’e yönelik devam eden 301. Madde soruşturmalarını ”sürdüreceğini“, 232. Madde kapsamındaki mevcut vergileri “koruyacağını” ve “devam eden müzakereleri sonuçlandıracağını” söyledi. Bölüm 232 kapsamında belirli sektörlere yönelik yeni bir soruşturma dalgasını önemsiz gösterdi.

Greer, “Önümüzdeki birkaç hafta içinde böyle bir şey olmayacağını düşünüyorum, fakat bu başkanlık döneminde üç yılımız kaldığını düşünüyorum,” dedi.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English