Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD Temsilciler Meclisi Rus mallarına yüzde 500 vergi tasarısını onayladı

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisi, Ukrayna’ya yönelik yeni yardım paketi ile Rusya’ya uygulanacak gümrük vergilerinin yüzde 500’e çıkarılmasını içeren yaptırım tasarısını onayladı. Demokratların ağırlıklı desteğiyle kabul edilen ve yasalaşması için Senato onayına sunulan tasarı, Rusya’nın finans, petrol ve madencilik sektörlerine yönelik ek kısıtlamalar getirilmesini öngörüyor.

ABD Kongresinin alt kanadı olan Temsilciler Meclisi, Ukrayna’ya yardım sağlanmasını ve Rusya’ya yönelik yeni yaptırımlar uygulanmasını içeren kanun tasarısını onayladı.

Belgeye 226 kongre üyesi destek verirken, 195 üye tasarıya karşı oy kullandı. Kabul oyu verenlerin dağılımı 207 Demokrat, 18 Cumhuriyetçi ve bir bağımsız kongre üyesi şeklinde gerçekleşti.

Kanunun yürürlüğe girmesi için belgenin ABD Senatosu tarafından da onaylanması gerekiyor.

Nisan ayında Kongreye sunulan kanun tasarısı, ABD Başkanına Rusya-Ukrayna ilişkilerindeki durumu değerlendirme ve bu analiz temelinde kısıtlayıcı önlemler alma yetkisi veriyor.

Bu kapsamda, Rus finans kuruluşlarına, petrol ve madencilik şirketlerine yönelik yaptırımlar uygulanması ile Rus yetkililere mülkiyet ve vize kısıtlamaları getirilmesi planlanıyor.

Ayrıca, ABD’ye ithal edilen tüm Rus mal ve hizmetlerine yönelik gümrük vergilerinin, değerlerinin yüzde 500’ü seviyesine yükseltilmesi maddesi de tasarıda yer alıyor.

Tasarı aynı zamanda, güvenlik ve yeniden yapılanma süreçlerinin desteklenmesi amacıyla Ukrayna’ya 1 milyar dolardan fazla kaynak sağlanarak Amerikan yardımının güçlendirilmesini hedefliyor. Bunun yanı sıra belge, Kiev yönetimine savunma harcamaları için kredi şeklinde 8 milyar dolar daha tahsis edilmesini öngörüyor.

Tasarı doğrultusunda ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), 2027 yılının sonuna kadar Ukrayna’ya istihbarat alanında yardım sağlama yetkisine sahip olacak.

ABD Dışişleri Bakanlığının ise Baltık ülkelerinin silahlı kuvvetleri ile sınır hizmetlerinin kapasitesini artırması gerekecek.

CNN’in kaynaklarına dayandırdığı bilgilere göre, Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson, Başkan Donald Trump’a Rusya ile müzakereler yürütmesi için daha fazla alan açmak amacıyla Cumhuriyetçilere bu girişime karşı çıkma çağrısında bulundu.

Sonuç olarak, partinin sadece 18 temsilcisi belgeye destek verdi. Associated Press, tasarının Cumhuriyetçilerin kontrolündeki Senatoda onay alma ihtimalinin düşük olduğunu belirtti.

ABD Hazine Bakanlığı, nisan ayında Ukrayna’daki savaş nedeniyle Rusya üzerinde yeni baskı kurma yolları arandığını bildirmişti. Önceki gün ise ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, ABD yönetiminin Rusya’ya yönelik yeni yaptırımları içeren bir Senato tasarısı üzerinde çalıştığını ifade etti.

Rubio, Trump’ın bu konuya onay verdiğini ve şu anda belgenin ifadeleri üzerinde uzlaşı sağlama çalışmalarının yürütüldüğünü kaydetti.

Diplomasi

ABD, NATO kuvvet planlamasındaki askeri varlığını azaltıyor

Yayınlanma

ABD, NATO Force Model kapsamında ittifakın kullanımına sunduğu askeri teçhizatın önemli bir kısmını geri çekme kararı alarak yeni bir paylaşım listesini ortaklarına iletti. Welt gazetesinin haberine göre başta savaş uçakları, insansız hava araçları ve donanma unsurları olmak üzere birçok kritik askeri varlığı azaltmayı planlayan Washington, oluşan boşluğun Avrupa ve Kanada tarafından doldurulmasını istiyor.

Alman Welt gazetesinin haberine göre, Amerika Birleşik Devletleri (ABD), NATO bünyesinde gelecekteki askeri planlamalara sunmayacağı teçhizatların yer aldığı bir listeyi ittifaka iletti.

Yapılması planlanan bu değişiklikler, NATO’nun olası bir çatışma anında 10 gün ile 6 ay arasındaki sürelerde cephe hattına hızla sevk etmeye hazırlandığı askeri güçleri önceden belirlediği “NATO Force Model” (NATO Kuvvet Modeli) yapısını doğrudan etkileyecek.

Washington yönetiminin askeri varlıklarında en büyük kesintiye gitmek istediği alanların başında hava kuvvetleri ve donanma unsurları geliyor.

Planlanan değişiklikler kapsamında ABD, NATO planlamasındaki çok amaçlı F-16 savaş uçaklarının sayısını 99’dan 63’e, F-15E savaş bombardıman uçaklarının sayısını ise 54’ten 36’ya düşürmeyi hedefliyor.

Hava ikmal kapasitesinde de azaltmaya gitmek isteyen Washington, KC-135 tanker uçaklarının sayısını 71’den 63’e indirmeyi ve en modern modeli olan 8 adet KC-46 tanker uçağının tamamını NATO listesinden çıkarmayı amaçlıyor.

Deniz karakol uçakları ve insansız hava araçları tamamen çekiliyor

ABD’nin planı, deniz istihbarat havacılığı ve insansız hava araçlarında da kapsamlı sınırlamalar içeriyor. Deniz devriye ve karakol uçağı olan P-8A Poseidon sayısının 26’dan 15’e indirilmesi öngörülüyor.

Ayrıca ABD’nin tüm uzun menzilli istihbarat ve keşif dronlarını sistemden tamamen çekmeyi, büyük boyutlu MQ-9 Reaper insansız hava araçlarının sayısını ise neredeyse yarı yarıya azaltmayı hedeflediği belirtiliyor.

Donanma tarafında ise NATO, gelecekteki operasyonel planlamalarda ABD’ye ait mevcut iki uçak gemisi taarruz grubundan yalnızca birine güvenebilecek.

İttifak planlaması, seyir füzesi fırlatma kabiliyetine sahip Amerikan denizaltılarından tamamen mahrum kalırken; hava savunma, füze savunması, füze taarruzu ve filoya refakat etmekle görevli kruvazör ile muhrip birliklerinin neredeyse yarısı liste dışı kalacak. Benzer şekilde, mevcut iki bombardıman uçağı birliğinden de yalnızca biri sistemde tutulacak.

Washington, ortaya çıkacak bu kapasite boşluklarının Avrupa ülkeleri ve Kanada tarafından kendi öz kaynaklarıyla daha hızlı bir şekilde kapatılmasını talep ediyor.

Konu, NATO askeri planlamacılarının gerçekleştirdiği toplantının ardından NATO Avrupa Müttefik Yüksek Komutanlığı Genelkurmay Başkanı Orgeneral Alexus Grynkewich tarafından da gündeme getirildi.

NATO yetkilileri ise basına sızan somut rakamları resmi olarak doğrulamaktan kaçınıyor. NATO Sözcüsü Allison Hart konuya ilişkin yaptığı açıklamada, geçmişte Amerikan askeri güçlerine karşı aşırı bir bağımlılığın söz konusu olduğunu ifade etti.

Hart, Avrupa ve Kanada’nın savunma harcamalarının artmasıyla birlikte sorumluluk dengesinin değişebileceğini kaydetti. Sözcü, bu durumun uzun vadede NATO’nun savunma planlarını daha sürdürülebilir kılacağını dile getirdi.

Avrupa ülkeleri açısından en büyük zorluğu ise zaman kısıtlaması oluşturuyor. Welt’in aktardığı bilgilere göre, konuya ilişkin ek istişarelerin haziran ayı ortasında yapılması planlanıyor.

İttifak üyelerinin ortak ve üzerinde uzlaşılmış bir pozisyon sergilemek istediği NATO Liderler Zirvesi ise 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilecek.

Bu durum, Amerikan güçlerinden boşalacak yerlerin nasıl doldurulacağına dair karar alması gereken Avrupa ülkelerinin önünde yalnızca birkaç haftalık bir süre kaldığı anlamına geliyor.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Avrupalı CEO’lar, Çin’den çok Hindistan’dan umutlu

Yayınlanma

Zorlu küresel makroekonomik koşullar nedeniyle artık daha fazla Avrupalı CEO, Çin’den ziyade Hindistan ile ilişkilerine daha yüksek öncelik veriyor.

The Conference Board ve Avrupa Sanayi Yuvarlak Masa Toplantısı, 5 Haziran Cuma günü ortak bir rapor yayınladı.

Düzenleyici istikrar ve basitlik, açıklık ve yatırım çekiciliği açısından üç yıl sonrasına ilişkin Çin’deki iş koşullarına yönelik beklentileri sorulan ankete katılanların yüzde 34’ü olumlu, yüzde 34’ü tarafsız ve yüzde 23’ü olumsuz yanıt verdi.

Rapor, nisan ayında Avrupa’nın en büyük 60 finans dışı şirketinin yöneticileriyle yapılan bir ankete dayanıyor.

The Conference Board iktisatçısı Alejandro Fiorito, geçen yıl yayınlanan bir raporda ankete katılanların yalnızca yüzde 8’inin Çin’e daha fazla yatırım yapmayı planladığını gösterdiği için, rakamların orta vadeden ziyade üç yılı aşan uzun vadede Çin hakkında daha olumlu görüşler olduğunu gösterdiğini söyledi.

Fakat yeni anket, Avrupalı CEO’ların Hindistan konusunda çok daha hevesli olduğunu ortaya koydu.

Ankete katılanların yüzde 63’ü olumlu, yüzde 7’si çok olumlu ve sadece yüzde 4’ü olumsuz görüş bildirdi.

Ankete katılanların yüzde 58’i, AB’yi Hindistan ile ilişkilerine –ticaret ve yatırım, tedarik zincirleri, teknoloji, güvenlik, iklim ve enerji gibi alanlarda– “çok yüksek öncelik” vermesi gerektiğini belirtirken, bu oran ABD için yüzde 53, Çin için ise yüzde 42 oldu.

CEO’ların dış pazarlara ilişkin göreceli iyimserliği, küresel iktisadi duruma ilişkin kısa vadeli endişeler ve Avrupa’daki iş koşullarına ilişkin karamsarlıkla kol kola gitti.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ukrayna’nın saldırısıyla Azak Denizi’nde 5 Azerbaycanlı denizci hayatını kaybetti

Yayınlanma

Azak Denizi’ndeki Taganrog Körfezi’nde iki kargo gemisine düzenlenen insansız hava aracı saldırılarında beş Azerbaycan vatandaşı hayatını kaybetti, üçü ise yaralandı. Rusya Dışişleri Bakanlığı saldırıların arkasında Ukrayna’nın olduğunu açıklarken, Ukrayna tarafı bölgedeki Rus lojistik hatlarını hedef aldığını duyurdu.

Azak Denizi’ndeki Taganrog Körfezi’nde 5 Haziran gecesi iki kargo gemisine insansız hava araçlarıyla (İHA) saldırı düzenlendiği bildirildi.

Azerbaycan Dışişleri Bakanlığı tarafından yapılan açıklamada, Natra ve Cirkon adlı kuru yük gemilerini hedef alan insansız hava araçlarının saldırısı sonucunda beş Azerbaycan vatandaşının hayatını kaybettiği, üç vatandaşın ise yaralandığı belirtildi.

Bakanlık verilerine göre, gemilerde toplam 25 Azerbaycan vatandaşı bulunuyordu ancak söz konusu gemiler Azerbaycan’a ait değildi. Palau ve Belize bayrakları altında seyreden gemilerin, tahıl yüklemek üzere Türkiye’den Rostov-na-Donu limanına doğru ilerlemekte olduğu aktarıldı.

Axar.az portalının haberine göre, Natra isimli gemiye dört adet insansız hava aracı isabet etti ve isabetlerin ardından gemide yangın çıktı. Mürettebatın yangını kendi imkanlarıyla söndürmeyi başardığı, geminin batmadığı ancak römorkörle çekilmesi gerektiği ifade edildi.

Cirkon adlı gemiye de dört isabetin gerçekleştiği kaydedildi. Bu gemideki mürettebatın ise batmakta olan gemiyi cankurtaran filikalara binerek terk ettiği bildirildi.

Hayatta kalan denizcilerin, olay yerinin yakınından geçen üç gemi tarafından kurtarıldığı açıklandı. Kurtarılan denizcilerin sabah saatlerinde Yeysk Limanı’na ulaştırıldığı, yaralıların ise hastaneye sevk edildiği belirtildi.

Hasar gören Natra gemisini çekmek üzere iki geminin yola çıktığı, Azerbaycan’ın Rusya Büyükelçiliğinden birkaç görevlinin de olayın meydana geldiği bölgeye hareket ettiği bildirildi.

Rusya Dışişleri Bakanlığı, Azak Denizi’ndeki kargo gemilerine yönelik İHA saldırısının arkasında Ukrayna’nın bulunduğunu iddia etti. Rusya Dışişleri Bakan Yardımcısı Mihail Galuzin konuya ilişkin yaptığı açıklamada, “Karadeniz ve Akdeniz havzalarında barışçıl sivil gemilere insansız hava araçlarıyla ve deniz araçlarıyla kimin saldırdığını iyi biliyoruz. Bu, tabiri caizse malum bir ülkedir. Daha doğrusu, o ülkede yönetimi gasbeden rejimdir” ifadelerini kullandı.

Rusya Savunma Bakanlığının raporuna göre, geçen gece ülke toprakları üzerinde Ukrayna’ya ait 123 insansız hava aracı imha edildi ve engellendi.

Bu araçların bir kısmının Azak Denizi semalarında düşürüldüğü kaydedildi. Ukrayna Silahlı Kuvvetleri İnsansız Sistemler Kuvvetleri ise gece düzenlenen saldırıda, geçici olarak işgal altındaki Mariupol ve Berdyansk limanları ile kıyı sularında bulunan beş Rus gemisinin vurulduğunu duyurdu.

Ukrayna İnsansız Sistemler Kuvvetleri Komutanı Robert Brovdi, Telegram kanalı üzerinden yaptığı paylaşımda, “İşgalcinin kaçakçılık lojistiği durdurulmalıdır” diye yazdı.

Brovdi, Ukrayna tahılını taşıyan Rus gemilerini ne kuru yük gemileri ile tankerlerin boyanmış isimlerinin ne de kapatılmış radarlarının kurtarabileceğini ileri sürerek, saldırıların devam edeceğini ifade etti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English