Bizi Takip Edin

Diplomasi

ABD ve Çin dışişleri bakanları görüştü: Trump-Xi buluşması olasılığı yüksek

Yayınlanma

Pekin’e göre, ABD ve Çin cuma günü üst düzey diplomatlar arasında yapılan “yapıcı” görüşmelerde “tüm düzeylerde” diyaloğu güçlendirme ve işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştılar.

Çin Dışişleri Bakanlığı’ndan yapılan açıklamada, Dışişleri Bakanı Wang Yi, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio’ya Washington’un Çin’e “eşit, saygılı ve karşılıklı yarar temelinde” yaklaşmasını ve “Çin ile ABD’nin iyi geçinmesi için doğru yolu bulmasını” umduğunu söyledi.

Açıklamada, her iki tarafın cuma günü Kuala Lumpur’da düzenlenen Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği (ASEAN) toplantısı sırasında yapılan görüşmeleri “olumlu, pragmatik ve yapıcı” olarak nitelendirdiği belirtildi.

Açıklamada, “[İki taraf] çeşitli alanlarda her düzeyde diplomatik kanalları, iletişimi ve diyaloğu güçlendirmeyi ve farklılıkları yönetirken işbirliği alanlarının genişletilmesini araştırmayı kararlaştırdı” denildi.

Bu, Rubio’nun ocak ayında göreve gelmesinden bu yana iki diplomat arasında yapılan ilk yüz yüze görüşme oldu.

Görüşme sonrası konuşan Rubio, ABD ve Çin’in anlaşamadıkları konular olduğunu ancak görüşmelerin “birlikte çalışabileceğimiz bazı konular ortaya çıkardığını” söyledi.

“Elbette üzerinde çalışmamız gereken bazı konular var ve bu, bizim büyüklüğümüz, kapsamımız ve dünyadaki etkimiz göz önüne alındığında beklenen bir şey… ama toplantının çok yapıcı ve olumlu geçtiğini düşünüyorum” dedi.

Rubio, Wang’a verdiği ana mesajın, iki rakip gücün stratejik istikrarı sağlamak ve işbirliği yapabilecekleri alanları belirleyerek daha iyi iletişim ve güven inşa etmek için bir fırsat olduğu olduğunu söyledi.

Trump-Xi buluşması olasılığı yüksek

Bu yıl üst düzey liderler arasında bir toplantı olasılığı sorulan Rubio, “olasılık yüksek” ancak iki tarafın “doğru atmosferi ve doğru sonuçları oluşturması” gerektiğini söyledi.

“Her iki tarafta da bunu yapmak için güçlü bir istek var… Size bir tarih veremem ama bence bu olacak. Gerçekleşecek” dedi.

“Bir tarih üzerinde çalışacağımızdan ve her iki taraf için de kabul edilebilir bir tarih bulacağımızdan eminim ve bunun iyi bir toplantı olmasını istediğimize de oldukça eminim. O tarihe kadar, ziyaret gerçekleştiğinde mümkün olduğunca verimli geçmesi için çok çalışacağız.”

Amerikalı yetkili, Wang ile neyi görüştüğü konusunda ayrıntılara girmedi, ancak toplantının Tayvan gibi tartışmalı konular hakkında “müzakere” olmadığını, bunun yerine “çok sayıda konuda görüşmeye devam edebileceğimiz yapıcı bir temel oluşturmak” için yapıldığını söyledi.

“Birbirimizle etkileşim halinde olmalıyız ve ülkelerimizin dışişleri bakanlarının diyalog kurmaması imkansız” dedi.

“Bu yüzden bugün bu toplantıyı yaptığımız için memnunum. Yapılacak çok iş var. Kimse bunun kolay olduğunu söylemiyor, ancak ilişkilerimizde bir ivme kazanmak için üzerinde çalışabileceğimiz bazı konularda fırsatlarımız var” diye ekledi.

Çin’in açıklamasında ise iki diplomatın ABD-Çin ilişkileri ve diğer ortak ilgi alanları hakkında görüş alışverişinde bulundukları belirtildi.

ABD Dışişleri Bakanlığı‘na göre, iki taraf farklılıkları yönetmeye çalışırken potansiyel işbirliği alanlarını araştırma konusunda anlaştı.

Bakanlık açıklamasında, “Bakan, bir dizi ikili mesele hakkında görüşmelerin sürdürülmesi gerektiğini vurguladı. Bakan ayrıca bölgesel ve küresel öneme sahip diğer meseleleri de gündeme getirdi” denildi.

İkili müzakere süreci

Rubio ve Wang arasında cuma günü yapılan görüşme, Çin dışişleri bakanı ile ABD’nin önemli yetkilileri arasında konferans kapsamında yapılan önceki toplantılara paralel olarak yaklaşık bir saat sürdü.

Wang’ın geçen yıl Temmuz ayında, yine ASEAN toplantısı sırasında Laos’ta eski ABD Dışişleri Bakanı Antony Blinken ile yaptığı görüşme yaklaşık 90 dakika sürmüştü.

Görüşme, Pekin ve Washington’un son aylarda derinleşen ticaret anlaşmazlığıyla damgalanan karmaşık ilişkilerini istikrara kavuşturma çabaları sürerken gerçekleşti.

ABD Başkanı Donald Trump’ın nisan ayında “Kurtuluş Günü” tarifeleri kapsamında Çin mallarına ağır gümrük vergileri getirmesinin ardından ilişkiler önemli ölçüde bozuldu. Çin, misilleme olarak sert önlemler aldı ve karşılıklı gümrük vergileri uygulandı. Bir noktada Trump’ın Çin mallarına uyguladığı gümrük vergileri yüzde 145’e ulaştı.

O zamandan bu yana gerginlikler azalmış görünüyor ve iki taraf ihracat kontrolleri konusunda bir anlaşmaya vardı. Trump ayrıca haziran ayında Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ile bir telefon görüşmesi yaptı ve Xi, “yanlış anlamaları gidermek” için daha derin bir iletişim çağrısında bulundu.

Telefon görüşmesi sırasında Xi, Trump ve eşini Çin’e davet etti ve Trump da karşılıklı bir davet yaptı.

Aynı zamanda ABD ulusal güvenlik danışmanı olan ve Çin’e karşı şahin tutumuyla tanınan Rubio, Pekin tarafından iki kez yaptırım uygulandı ve bu yaptırımlara maruz kalan ilk görevdeki dışişleri bakanı oldu.

Analistler daha önce, Wang ve Rubio’nun Malezya’da yapacağı görüşmenin iki ülke arasında daha düzenli iletişimin önünü açabileceğini öne sürmüştü. Bu görüşme, iki diplomatın Trump’ın Pekin’e olası ziyaretine hazırlanmak için bir araya gelebileceği tarafsız bir ortam da olabilir.

Ocak ayında yaptıkları telefon görüşmesinde Wang, Rubio’ya iki ülkenin bir şekilde anlaşma yolu bulması gerektiğini ve Çin’in “hiçbir ülkeyi geçme veya yerini alma niyetinde olmadığını, ancak meşru kalkınma haklarını korumak zorunda olduğunu” söyledi.

Çin dışişleri bakanı ayrıca ABD’yi Tayvan meselesini ‘dikkatli’ bir şekilde ele almaya çağırdı ve Pekin’in “Tayvan’ın anavatanından ayrılmasına asla izin vermeyeceğini” vurguladı.

Diplomasi

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ı boyun eğmeye zorlamak amacıyla gerçekleştirdiği son girişim kapsamında cuma günü Türkiye’deki bir bankaya yaptırım uyguladı.

New York Post ‘un öğrendiğine göre İstanbul merkezli Golden Global Bank’ın, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları aktardığı ve bu gelirleri Devrim Muhafızları’na (IRGC) aktardığı iddia ediliyor.

Post’a göre bir NATO müttefikindeki finans kurumunu etkileyen bu yaptırımlar, Hazine Bakanı Scott Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nun tırmanışa geçtiğini gösteriyor.

Bu operasyon, İran rejimine ağır ekonomik baskı uygulamayı ve bu yolla hükümetin çökmesini veya barış anlaşmasına zorlanmasını hedefliyor.

Bessent, cuma günkü eylemle ilgili olarak, “Finans kurumları, Ekonomik Dışlama Operasyonu konusunda ciddi olduğumuzu zor yoldan öğrenmeye devam ediyor,” dedi.

Bessent şöyle konuştu:

“Artık başka hiçbir bankaya yaptırım uygulanmasını istemiyoruz fakat bu, nihayetinde uluslararası toplumun ne kadar çabuk aklıselime kavuşup katil İran rejimine verdiği desteği keseceğine bağlı.”

“İran yılanının başını toprağa gömene kadar” harekete geçmeye devam edeceklerini söyleyen Bessent, müttefikleri ile birlikte hareket edeceklerini de sözlerine ekledi.

2019 yılında kurulan Golden Global Bank, kendisini “tüm faaliyetlerini faizsiz finans ilkelerine uygun olarak yürüten Türkiye’nin ilk yatırım bankası” olarak tanıtıyor.

Finansal bilgi sitesi TheBanks.EU’ya göre, banka Türkiye’nin en büyük 35. bankası ve pazar payı çok çok az.

Site, Golden Global’in 517 milyon dolarlık varlığı kontrol ettiğini belirtiyor.

Terör ve Finansal İstihbaratdan Sorumlu Hazine Müsteşar Vekili Gene Lange, “Bu banka yıllardır uyarılıyordu,” dedi ve şöyle devam etti:

“Bu kuruluşları defalarca uyardık ve bugünkü eylem, bu uyarıların sonuçları olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, diğer herkese yönelik bir mesajdır: Bakan, ‘Ekonomik Dışlama Operasyonu’nu duyuran basın toplantısında söylediği her kelimenin arkasında duruyor.”

Golden Global kendini profesyonel bir kuruluş olarak tanıtıyor olsa da, ABD Hazine Bakanlığı, bu bankanın İran’ın gizli “rahbar” döviz ağının bir parçası olarak kurulduğunu ileri sürdü.

Bu ağ, “Çin’den Türkiye’ye petrol gelirlerini aktaran ve bu gelirlerin daha sonra nakit ve altına dönüştürülebilmesini sağlayan” paravan kuruluşlardan oluşuyor; bu bulgu, alınan önlemi açıklayan bir belgede yer alıyor.

Bakanlık, bankanın ve bağlı kuruluşlarının “İslam Devrim Muhafızları-Kudüs Gücü (IRGC-QF) için on milyonlarca dolar değerinde işlemleri kolaylaştırdığını ve İran rejimine, fonlarını uluslararası alanda hareket ettirmesine olanak tanıyan önemli muhabir bankacılık erişimi sağladığını” belirtti.

ABD Hazine Bakanlığı’na göre, yaptırımlar Golden Global’i uluslararası finans sisteminden koparmış ve Türkiye’deki “İran rejiminin hayati önem taşıyan finansal yaşam hatlarını kesmiş” durumda.

New York Post’a göre Türk hükümetinin bankanın varlıklarına el koymak için gerekli adımları atıp atmadığı hemen anlaşılamadı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan Trump ile bu yaptırım hakkında görüşüp görüşmediği belli değil.

“Ekonomik Dışlama Operasyonu” kapsamında Hazine Bakanlığı’nın aldığı diğer önlemler, İranlı müşterilere hizmet verdiği iddia edilen Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki finans kurumlarını hedef almıştı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Ukrayna hava savunması jet motorlu İHA’lara karşı zorlanıyor

Yayınlanma

New York Times gazetesinin haberinde Ukrayna’nın geliştirdiği hava savunma unsurlarının jet motorlu insansız hava araçlarına karşı düşük etkinlik gösterdiği bildirildi. Yüksek hız hedeflerin tespit ve imha süresini daraltırken Kiev yönetimi bu araçlara ilişkin kesin önleme oranlarını paylaşmadı.

The New York Times’ın haberine göre Ukrayna tarafından geliştirilen hava savunma sistemleri, jet motorlu insansız hava araçlarına (İHA) karşı düşük etkinlik gösteriyor.

Haberde Ukraynalı yetkililerin bu tür hedeflere yönelik kesin önleme oranını açıklamaktan kaçındığı, ancak başarı düzeyinin daha önceki modellere kıyasla daha düşük olduğunu kabul ettiği aktarıldı.

Jet motorlu İHA’ların ulaştığı yüksek hız, hava savunma unsurlarının hedefi tespit etmesi ve imha sürecini başlatması için gereken süreyi ciddi oranda daraltıyor.

Amerikan gazetesinin değerlendirmesinde makineli tüfekler ile kısa menzilli önleme füzeleriyle donatılmış mobil timlerin jet motorlu araçlara karşı yeterince etkili olamadığı kaydedildi.

Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuriy İgnat füzelerin yüksek maliyetine işaret ederek “Stoklarımız yetersiz” açıklamasında bulundu.

Ukrayna Cumhurbaşkanının teknoloji danışmanı Sergey Beskrestnov ağustos ayı sonunda Radio NV’ye verdiği mülakatta yerli üreticilerin jet motorlu hedeflerle mücadele amacıyla söz verdiği reaktif önleme dronlarını henüz geliştiremediğini ifade etti.

Kış aylarında üreticilerin bu araçları birkaç hafta içinde teslim etmeyi öngördüğünü hatırlatan Beskrestnov, aradan aylar geçmesine rağmen etkili bir sonuca ulaşılamadığını kaydetti.

Beskrestnov durumu “Ne yazık ki bu zorluk tahmin edilenden çok daha çetin çıktı. Birçok ay geride kaldı ancak elimizde halen böyle bir imkan yok” sözleriyle aktardı.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önceki konuşmalarında insansız hava araçları alanındaki teknolojilerin geliştirilmeye devam etmesi gerektiğini dile getirmişti.

Putin mayıs ayında yaptığı açıklamada araçların etkinliğinin arttığını ve yeni sistemlerin verilen görevleri çok daha başarılı yerine getirdiğini söylemişti.

Rusya’da Ukrayna’daki savaşın tecrübeleri dikkate alınarak Kasım 2025’te İnsansız Sistem Kuvvetleri kuruldu. Aynı yılın eylül ayında Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov insansız hava araçlarının ateş görevlerinin yüzde 80’e varan kısmını icra ettiğini duyurdu.

Ağustos 2026’da Rusya İnsansız Sistem Kuvvetleri Komutanlığı görevine Korgeneral Denis Lyamin getirildi. Lyamin bu atamadan önce Merkez Askeri Grubu Karargah Komutanlığı görevini yürütüyordu.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Huckabee: Yerleşimcilerin eylemleri, İsrail’in ulus olarak imajına zarar veriyor

Yayınlanma

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Batı Şeria genelinde Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin, İsrail’in “dünya çapındaki itibarına” zarar verdiğini söyledi.

Huckabee, KAN’a bağlı radyo istasyonuna verdiği röportajda, “Bu durum sadece tüm halkın, yani Yahudiye ve Samiriye’de yasal, güvenli ve açıkçası son derece sorumlu bir şekilde yaşayan İsraillilerin itibarını zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda bir ulus ve halk olarak İsrail’in imajına da ciddi zarar veriyor,” dedi.

İsrail’de ABD elçiliği yapan ilk evanjelik Hıristiyan olan ve siyonizme verdiği büyük destekle tanınan Huckabee, “[Ve] bunu talihsiz buluyorum çünkü şu anda İsrail’in elde edebileceği tüm dostlara ihtiyacı var,” diye ekledi ve şöyle devam etti:

“[İsrail’in] Artık daha fazla düşmana ihtiyacı yok. Ve küçücük bir azınlığın eylemleri, saygı ve takdir edilmeyi hak eden insanların itibarını lekeliyor.”

İran’a karşı savaşın geleceği sorulduğunda Huckabee, “İranlılar askeri açıdan inanılmaz derecede zayıf bir konumdalar ve iktisadi açıdan da kesinlikle zayıflamış durumdalar. Başkanın hem askeri hem de ekonomik alanda attığı adımlar, onları çok zor bir duruma soktu. Her şey yolundaymış gibi davranabilirler ama durumlarına dürüstçe bakan hiç kimsenin buna inandığını sanmıyorum,” dedi.

Huckabee, Batı Şeria’daki Kasra köyünde 1 hafta boyunca Filistinlileri abluka altına alan yasa dışı yerleşimcilere sert çıkarak tüm dünyayı şaşırtmıştı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English