Diplomasi
Akademisyenler, İstanbul’da BM’nin geleceğini masaya yatırdı

Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) ve Akdeniz Akademileri Birliği (EMAN), BM’nin 80. yılı dolayısıyla İstanbul’da uluslararası düzeyde bir konferans düzenledi. Nişantaşı Üniversitesinin ev sahipliğindeki etkinlikte, akademisyenler ve uzmanlar siber güvenlikten göçe, yapay zekâdan enerjiye kadar pek çok alanda küresel yönetişim sorunlarını ele aldı. Konferans kapsamında EMAN Genel Kurulu da Türkiye başkanlığında toplandı.
Türkiye Bilimler Akademisi (TÜBA) Uluslararası İlişkiler Çalışma Grubu ve Akdeniz Akademileri Birliği (The Euro-Mediterranean Academic Network-EMAN) işbirliğiyle düzenlenen “Akdeniz Bölgesinde ve Küresel Sistemde Yönetişim/Yönetişimsizlik” (Un/Governance in the Mediterranean Region and the Global System) başlıklı uluslararası konferans, 1-2 Kasım 2025 tarihlerinde Nişantaşı Üniversitesinin ev sahipliğinde İstanbul’da gerçekleştirildi.
Birleşmiş Milletler’in (BM) kuruluşunun 80. yıl dönümünü anmak üzere programlanan konferans, küresel sistem ve Akdeniz bölgesindeki yönetişim ve yönetişimsizlik ile ilgili güncel sorunlara odaklandı.
Etkinlik; akademisyenler, karar alıcılar ve kamuoyu için geniş bir çerçeve sunarak pek çok perspektiften çeşitli uygulamaların tartışılmasına zemin oluşturdu.
BM’nin rolü ve reform ihtiyacı tartışıldı
Konferansın temel amaçlarından biri, BM sisteminin küresel yönetişimdeki rolünü yeniden değerlendirmek ve muhtemel reform gereksinimlerini tartışmaktı.
Katılımcılar; savaş ve barış, iktisadi işbirliği, göç, çevre, siber güvenlik, yapay zekâ, sağlık ve enerji güvenliği gibi çağın iç içe geçmiş sorunlarını “yönetişim” ve “yönetişimsizlik” ikilemi üzerinden analiz etti.
Toplantı, devlet ve devlet dışı aktörlerin giderek artan etkisi karşısında küresel düzenin nasıl yeniden şekillendiğini sorgulayan önemli bir platform işlevi gördü.
Sağlık ve salgınlarda yönetişim, insan güvenliği ve insan haklarının yönetimi, enerji sektöründe yönetişim ve tedarik zincirlerinin güvenliği gibi pek çok konu başlığı detaylı olarak ele alındı.
Üst düzey akademik katılım
EMAN Başkanı, Asya Bilim Akademileri ve Toplulukları Birliği (AASSA) Başkanı ve TÜBA Asli Üyesi Prof. Dr. Ahmet Nuri Yurdusev başkanlığında yürütülen konferansın açılış konuşmalarını TÜBA Başkanı Prof. Dr. Muzaffer Şeker ve Nişantaşı Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ayşegül Komsuoğlu Çıtıpıtıoğlu yaptı.
Açılışta ayrıca EMAN Başkan Yardımcıları Bosna-Hersek Bilimler ve Sanatlar Akademisinden Prof. Dr. Muris Čičić, İtalya Accademia Nazionale dei Lincei’den Prof. Dr. Francesco Priolo ve Romanya Bükreş Üniversitesinden Prof. Dr. Viorel Panaite ile EMAN Genel Sekreteri Karadağ Bilimler ve Sanatlar Akademisinden Akademisyen Žarko Mirković de birer konuşma yaptı.
Kalkınma için Akademilerarası Grup (GID) Daimi Temsilcisi Dr. Catherine Bréchignac ise toplantıda onur konuğu olarak yer aldı.
#TÜBA ve Akdeniz Akademileri Birliği iş birliğiyle düzenlenen "Akdeniz Bölgesinde ve Küresel Sistemde Yönetişim/Yönetişimsizlik Konferansı" başladı. #EMAN
🤝#TÜBA, #EMAN
📍@NisantasiEdu pic.twitter.com/FhiTc09i6c— TÜBA (@TUBAakademi) November 1, 2025
Oturumlarda çok boyutlu perspektifler
Dört oturumda tamamlanan konferansın açılış panelinde Bilkent Üniversitesinden Prof. Dr. Ersel Aydınlı küresel “yumuşak güç” anlayışını yönetişim bağlamında yeniden yorumladı.
Swansea Üniversitesinden Prof. Dr. Siraj Shaik yapay zekâ ve otonom sistemlerin güvenlik ve yönetişim boyutlarına değinirken, Bath Üniversitesinden Dr. Andre Barrinha ise BM’nin siber tehditlere karşı yönetişim kapasitesini masaya yatırdı.
İlk gün oturumlarında Türkiye’nin bilim diplomasisi ekosistemi ele alındı. Bu kapsamda TÜBİTAK, TÜSEB, YÖK, TİKA ve Maarif Vakfı temsilcileri küresel stratejilerini paylaştı.
İkinci oturumda göç, insan hakları, kültür ve birlikte yaşam temaları öne çıktı. Prof. Dr. Ilija Vujačić, Balkan göç rotasındaki ihlallere ilişkin çalışmasını sundu.
European Neighbourhood Council’den Dr. Samuel Doveri Vesterbye dezenformasyon ve bilişsel güvenlik yönetişimi konularını ele alırken, TÜBA Genç Akademi Üyesi ve Nişantaşı Üniversitesinden Doç. Dr. Efe Can Gürcan, “Multipolarity and the Transformation of Global Governance” başlıklı sunumunda çok kutupluluk, parçalanma (fragmentation) kavramlarını karşılaştırmalı bir çerçevede inceledi.
Günün son oturumlarında güvenlik, enerji, iklim değişikliği, yapay zekâ ve küresel dayanıklılık gibi alanlardaki yönetişim biçimleri tartışıldı.
Marmara Üniversitesinden Prof. Dr. Emel Parlar Dal çoklu krizler çağında parçalı çok taraflılığı değerlendirdi.
SUNY Binghamton’dan Prof. Dr. Habiba Zerkaoui Drias, yapay zekâ destekli sera gazı tahminlerine ilişkin bulguları sundu.
Bilkent Üniversitesi ve TÜBA Genç Akademiden Dr. Eliza Gheorghe ise “Fragile Control: ‘De Facto States’ and Nuclear Security” başlıklı sunumunda, fiili devletlerin nükleer güvenlik alanındaki kırılgan denetim yapısını ve bunun küresel güvenlik mimarisine etkilerini analiz etti.
Oturumlara TÜBA Asli Üyeleri Prof. Dr. Ali Balcı ve Prof. Dr. Şener Aktürk ile Prof. Dr. Mehmet Akif Kireçci, Doç. Dr. Mürsel Doğrul ve Dr. Öğr. Üyesi Musab Talha Akpınar moderatörlük yaptı.
EMAN genel kurulu Türkiye başkanlığında toplandı
Konferans kapsamında EMAN Genel Kurulu da Türkiye başkanlığında bir araya gelerek Akdeniz bölgesindeki bilimsel işbirliği olanaklarını değerlendirdi.
2010 yılında Kalkınma için Akademilerarası Grup’un (GID) girişimiyle kurulan EMAN, özerk, hükümet dışı ve kâr amacı gütmeyen bir bilimsel ağ olarak bölgesel akademik diplomasiye katkı sunmaya devam ediyor.
Diplomasi
Ermenistan ve ABD, Trump koridoru projesi için anlaşma imzaladı

Ermenistan ve ABD, “Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı” (TRIPP) projesine ilişkin stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını imzaladı. Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan, ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio tarafından da imzalanan belgenin Ermenistan’a ulaştığını ve onay sürecine hazır olduğunu bildirdi.
Ermenistan ve ABD, Ermenistan topraklarında gerçekleştirilmesi planlanan “Uluslararası Barış ve Refah İçin Trump Güzergahı” (Trump Route for International Peace and Prosperity – TRIPP) projesine yönelik stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını imzaladı. Gelişme, Ermenistan Dışişleri Bakanlığının resmi internet sitesi üzerinden duyuruldu.
Ermenistan Dışişleri Bakanlığının internet sitesinde, Ermenistan Dışişleri Bakanı Ararat Mirzoyan’ın ilgili belgeyi imzaladığı anlara ait bir video paylaşıldı.
İmza töreninin ardından açıklamalarda bulunan Bakan Mirzoyan, “TRIPP projesine ilişkin çerçeve anlaşmasını az önce imzaladım. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio da anlaşmayı imzalayarak belgeyi Ermenistan’a gönderdi. Böylece anlaşma onaylanmaya hazır hale geldi” ifadelerini kullandı.
Mirzoyan ve Rubio, 26 Mayıs’ta Ermenistan’ın başkenti Erivan’da TRIPP projesine yönelik stratejik işbirliği çerçeve anlaşmasını parafe etmişti.
Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan, ABD Başkanı Donald Trump ve Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev, Ağustos 2025’te ortak bir deklarasyona imza atmıştı. Söz konusu deklarasyonda, Erivan yönetiminin Ermenistan topraklarında TRIPP projesinin çerçevesini oluşturmak üzere Washington ve üçüncü taraflarla birlikte çalışacağı taahhüt edilmişti.
Proje kapsamında Ermenistan topraklarında karayolu, demiryolu ile petrol ve doğalgaz boru hattı altyapısının inşa edilmesi planlanıyor. TRIPP projesi, Azerbaycan’ın ana topraklarını Ermenistan üzerinden geçecek 42 kilometre uzunluğundaki bir hatla Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti’ne ve ardından Türkiye’ye bağlamayı hedefliyor.
Mayıs ayında, Amerikan mühendislik ve danışmanlık şirketi AECOM yetkilileri, TRIPP projesinin hayata geçirileceği sahada inceleme çalışmalarına başlamıştı. AECOM ekibinin, ABD Dışişleri Bakanlığı Küresel Altyapı ve Yatırım Ortaklığı Fonu adına Erivan’a geldiği bildirilmişti.
Diplomasi
OECD raporu: Uzun süreli enerji kesintisi küresel ekonomiyi resesyona sürükleyebilir

Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) tarafından yayımlanan küresel ekonomik görünüm raporu, İran’daki savaşa bağlı olarak enerji arzında yaşanacak uzun süreli kesintilerin dünya ekonomisine ağır bir darbe vurabileceğini ortaya koydu. Raporda, böylesi bir krizin ülkeleri resesyona sürükleme ve işsizliği artırma riski taşıdığı belirtilirken, çatışmanın küresel ekonomik görünümü şekillendiren temel unsur haline geldiği vurgulandı.
Çarşamba günü yayımlanan yeni bir ekonomik görünüm raporu, İran’daki savaştan kaynaklanacak uzun süreli bir enerji arzı kesintisinin küresel ekonomiye ağır bir darbe indireceğine işaret etti.
Araştırma verileri, bu tür kesintilerin ülkeleri resesyona sürükleme olasılığının yüksek olduğunu ve işsizlikte artışa yol açabileceğini gösterdi.
Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), söz konusu savaşın etkilerini “küresel ekonomik görünümü şekillendiren baskın güç” olarak tanımladı.
Aksaklıkların kalıcı olması halinde, küresel büyümenin 2026 yılındaki yüzde 2,1 seviyesinden 2027 yılında yüzde 1,8’e gerileyerek önemli ölçüde yavaşlayabileceği kaydedildi. Bu yavaşlama, dünya ekonomisini Kovid-19 pandemisi ve Büyük Resesyon döneminden bu yana görülmemiş seviyelere düşürebilir.
OECD Başekonomisti Stefano Scarpetta raporda, “Yüksek emtia fiyatlarından kaynaklanan yukarı yönlü baskıların, zayıflayan nihai talep tarafından kısmen dengelenmesiyle birlikte, küresel enflasyon 2026’da 0,4 yüzde puan, 2027’de ise 1,3 yüzde puan yükselecektir” ifadesine yer verdi.
Gelişmekte olan ve enerji rezervleri sınırlı olan ekonomilerin, ham petrol, akaryakıt ve doğal gaza bağımlı Asya ekonomileriyle birlikte bu durumdan en ağır darbeyi alacak kesimler arasında yer alacağı aktarıldı.
Alternatif bir kısa vadeli senaryo üzerinde duran araştırmacılar, enerji üretiminin ve Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan sevkiyatların çatışma öncesindeki seviyelere yeniden ulaşması durumunda, büyümenin 2027 yılında yüzde 3,1’e geri dönebileceğini bildirdi.
Küresel ekonominin “tek bir tıkanma noktasına” karşı olan hassasiyetinin arz zincirlerini güçlendirme ve daha çeşitli bir enerji arzı yaratma ihtiyacını ortaya koyduğunu belirten araştırmacılar, fosil yakıt ithalatına olan bağımlılıktan kurtulmak amacıyla daha fazla yatırım yapılması gerektiğinin her zamankinden daha acil olduğunu vurguladı.
Raporda ayrıca, bu yıl artan savunma harcamalarının, inovasyon yoluyla savunma dışı sektörlerde yayılma etkileri yaratmadığı sürece üretim kapasitesini muhtemelen genişletmeyeceğine dikkat çekildi.
Scarpetta, politika yapıcıların zor kararlarla karşı karşıya olduğunu belirterek, “Merkez bankaları, enflasyon beklentileri iyi çıpalanmış kaldığı ve ikinci tur etkiler kontrol altında tutulduğu sürece, arz kaynaklı fiyat artışlarını görmezden gelebilir. Ancak fiyat baskılarının genişlemesi veya büyümenin önemli ölçüde zayıflaması halinde bir politika hamlesi gerekli hale gelebilir” değerlendirmesinde bulundu.
İran’ın Hürmüz Boğazı’nı kapatması, ABD ve İsrail’in şubat ayı sonunda İran’a yönelik ilk saldırıları düzenlemesinden bu yana petrol fiyatlarının yüksek kalmasına neden oldu.
ABD’deki ortalama akaryakıt fiyatları, çatışmayı sona erdirecek bir anlaşmaya yönelik son görüşmelerin etkisiyle düşüş gösterse de AAA’in çarşamba günü açıkladığı verilere göre 4,26 dolar ile yüksek seyrini korudu.
Geçen yıl 3,14 dolar olan ortalamanın ardından, geçen haftaki ortalamanın da 4,50 dolar seviyesinde gerçekleşerek yüksek kalmaya devam ettiği bildirildi.
Çatışmanın başlangıcından bu yana yapılan kamuoyu yoklamaları, yaşam maliyeti üzerindeki etkilerin uzaması nedeniyle Amerikalıların çoğunun savaşı desteklemediğini ortaya koydu.
Politico tarafından cuma günü yayımlanan son anket, katılımcıların yüzde 60’ından fazlasının Başkan Trump’ın Amerikalıları savaşın ekonomik etkilerinden korumak için yeterli çabayı göstermediğine inandığını gösterdi.
Ankete katılanların yüzde 53’ü yaşam maliyetinin hatırlayabildikleri en kötü seviyede olduğunu ifade ederken, çoğunluk Trump’ın göreve dönmesinden bu yana mali durumlarının kötüleştiğini dile getirdi.
Diplomasi
İran, ABD’ye dört aşamalı barış anlaşması planı sundu

İran, ABD ile olası bir barış anlaşması için dört aşamalı bir çerçeve plan sundu. ABD Başkanı Donald Trump Tahran ile bir hafta içinde ateşkes sağlanabileceğini belirtirken, ABD Temsilciler Meclisi İran’a yönelik askeri operasyonlar için kongre onayı şartı getiren bir kararı kabul etti.
İran, ABD’ye olası bir barış anlaşmasına zemin oluşturabilecek dört aşamalı bir çerçeve yapı önerdi.
Fars haber ajansının İran müzakere heyeti üyesi Said Acarlu’ya dayandırdığı habere göre öneri, çatışmaların sonlandırılması ve yaptırımların kaldırılmasına yönelik kademeli bir takvimi içeriyor.
Planın ilk aşaması, İran, ABD ve “direniş cephesi” dahil olmak üzere tüm tarafların katılımıyla savaşın durdurulmasını ve bütün askeri operasyonların tamamen tam zamanlı olarak askıya alınmasını öngörüyor.
Olası anlaşmanın ikinci aşaması ise başta boğazla ilgili meseleler olmak üzere pratik adımlara, ablukaların kaldırılmasına, petrol yaptırımlarının iptal edilmesine ve İran’ın dondurulmuş varlıklarının bir kısmının serbest bırakılmasına odaklanıyor.
Üçüncü aşamada daha geniş kapsamlı yaptırımlar ve nükleer meseleler ele alınırken, son aşama ise anlaşmanın uygulanmasını denetlemek ve tarafların yükümlülüklerine bağlılığını güvence altına almak için bir izleme komitesi kurulmasını içeriyor.
İran Dışişleri Bakanı Abbas Arakçi, konuya ilişkin değerlendirmesinde, ABD ile İran arasındaki savaşın ancak “Lübnan’da da sona erdiğinde” biteceğini ifade etti.
ABD Başkanı Donald Trump, 3 Haziran tarihinde New York Post gazetesinin podcast yayınında Ortadoğu’daki savaş ortamını değerlendirdi. Trump, İran’ın nükleer silahtan vazgeçmeyi kabul ettiğini belirtti ancak “fikirlerini değiştirebilecekleri” yönünde bir ihtiyat payı bıraktı.
Bu açıklamadan bir gün önce ABC News televizyonuna konuşan Trump, İran ile bir ateşkes anlaşmasına “önümüzdeki hafta içinde” ulaşılabileceğini kaydetmişti.
Ancak aynı gün Tesnim haber ajansı, İran’ın, İsrail’in Lübnan’daki askeri faaliyetlerini protesto etmek amacıyla aracılar vasıtasıyla yürütülen müzakereleri askıya aldığını bildirdi.
Tüm bu diplomatik hareketlilik sürerken, ABD Temsilciler Meclisi askeri operasyonlara yönelik kısıtlayıcı bir adım attı. Temsilciler Meclisinde yapılan oylamada, Kongre’nin onayı alınmadığı takdirde Trump’ın İran ile savaşı sonlandırmasını zorunlu kılan karar tasarısı kabul edildi.
Söz konusu tasarı, aralarında 4 Cumhuriyetçi temsilcinin de bulunduğu 215 kongre üyesinin kabul oyuna karşılık 208 ret oyuyla yasalaştı.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Diplomasi2 hafta önceXi ve Putin ‘çok kutuplu bir dünya ve yeni tip uluslararası ilişkiler’ çağrısı yaptı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor











