Bizi Takip Edin

Avrupa

Alman hükümeti artık vicdani retçilerin sayısını açıklamayacak

Yayınlanma

Alman hükümeti, ülkede kaç kişinin askerlik hizmetini reddediyor olduğunu bundan böyle açıklamamayı düşünüyor.

Alman Barış Derneği – Birleşik Savaş Karşıtları (DFG-VK) tarafından pazartesi günü duyurulduğu üzere, bu durum Sol Parti’den (Die Linke) birkaç milletvekilinin sunduğu bir soru önergesine verilen yanıtlardan anlaşılıyor.

junge Welt’te (jW) yer alan habere göre bu ayın başlarında milletvekilleri, federal hükümete, 1 Ocak 2026’dan bu yana kendileriyle iletişime geçilen kişilerin kaçının vicdani ret başvurusunda bulunduğunu ve bu yıl içinde toplam kaç vicdani retçi tanıma başvurusu yapıldığını sordu. 

Hükümetin ise bu bilgiyi güvenlik seviyesi “VS—Sadece Resmi Kullanım İçin” olan gizli belge olarak sınıflandırıldı. Bu gizlilik, “kamu yararı” gereği zorunlu.

Bunun nedeni, devletin vicdani retçi sayısını, “yetkisiz kişilere ifşa edilmesi Federal Almanya Cumhuriyeti’nin veya eyaletlerinden birinin çıkarlarına zarar verebilecek” hassas bilgi olarak sınıflandırması.

Federal hükümete göre sorgulamaya verilen cevabın kamuya açık olması, talep edilen rakamlara dayalı olarak Bundeswehr’in [Alman Silahlı Kuvvetleri] genişleme kapasitesi ve personel ihtiyacı planlaması hakkında çıkarımlar yapılmasına olanak tanıyabilir.

Yine hükümete göre bunlar diğer bilgilerle birleştirildiğinde, “rakamların tam olarak yayınlanması, silahlı kuvvetlerin belirli yeteneklerinin gelecekteki yapılandırması ve personel hazırlığı, dolayısıyla da Federal Almanya Cumhuriyeti’nin savunma kapasitesi hakkında sonuçlar çıkarılmasına yol açabilir.”

Berlin, şimdiye kadar bu sayıları açıklıyordu. Pazartesi günü, DFG-VK, hükümetin vicdani retle ilgili güncel rakamları kamuoyuna sunmayı reddetmesini eleştirdi. 

DFG-VK’nın ulusal sözcüsü Cornelia Mannewitz için bu, “hükümetin şeffaflık konusunda yeni bir dip noktası.”

Sonuçta, onun iddiasına göre, bu “gizli konuşlandırma planları, silah sistemleri veya askeri yetenekler” ile ilgili değil, daha çok “vicdani ret hakkını kullanan insanlar” ile ilgili.

Şimdiye kadar federal hükümet bu bilgileri bu kadar kısıtlayıcı bir şekilde ele almamıştı. Son yıllarda, vicdani ret başvurularının sayısı hakkında hâlâ ayrıntılı rakamlar sunuyordu.

Örneğin 2024 için yaklaşık 3.000, 2025 için ise yaklaşık 7.700 başvuru bildirilmişti. jW’ye göre burada görülen artış eğilimi, muhtemelen hükümetin gizlilik politikasının nedeni.

Bu yıl için hükümet, sadece sağlık muayenesi öncesinde sunulan yaklaşık 110 vicdani ret başvurusunun reddedildiğini belirtmişti.

DFG-VK için, bilgilerin açıklanmamasının “kamu yararına” olduğu gerekçesi son derece sorunlu.

Dernek, vicdani ret hakkının “siyasi olarak marjinalleştirilmemesini” ya da “istatistiksel olarak görünmez hale getirilmemesini” savunuyor.

DFG-VK’ya göre bir “demokrasi”, kaç kişinin askerlik yapmak istemediğinin görünür hale gelmesine dayanabilmelidir.

Mannewitz, bu sayıyı gizli tutanlar için, “Ülkenin güvenliğini korumuyor, aksine militarizasyon ve askerlik hizmetinin toplumsal kabulü hakkında kamuoyunda tartışmaların yapılmasını engelliyorlar,” dedi.

Başka yerlerde de, Bundeswehr’in büyük tanıtım kampanyasının henüz hükümetin istediği gibi ilerlemediğine ve özellikle okullarda önemli bir dirençle karşılaştığına dair işaretler artıyor. 

Pazartesi günü, Brandenburg Eğitim ve Gençlik Bakanlığı, ordunun propaganda birimi olan “Bundeswehr Bilgi Merkezi” ile, ordunun gelecekte Brandenburg’daki öğrenci kitlesine “bağlayıcı erişim”ini garanti altına almak için bir işbirliği anlaşması imzaladığını duyurdu.

CDU’lu Eğitim Bakanı Gordon Hoffmann, “Okul, gençlerin siyasi muhakeme yeteneğini geliştirdiği ve barış, güvenlik ve sorumluluk konularıyla uğraştığı merkezi bir yer,” diye vurguladı. 

Bakana göre okullar ve Bundeswehr arasındaki işbirliği, bu “muhakeme yeteneğini” güçlendiriyor ve “devletin sorumluluğu hakkında içgörüler” sağlıyor.

Öte yandan bu kadar tartışmalara neden oldu. Eyalet meclisindeki BSW milletvekili grubunun eğitim politikası sözcüsü Falk Peschel, pazartesi günü jW’ye verdiği demeçte, meclisin bu anlaşmanın metni hakkında önceden bilgilendirilmediğini söyledi.

Avrupa

Saksonya-Anhalt seçim sonuçları Merz’i “derinden sarstı”

Yayınlanma

Alman Şansölyesi Friedrich Merz, Saksonya-Anhalt’taki sonuç karşısında “herkesin derinden sarsıldığını” belirtti.

CDU’lu şansölye, “Sonucun bu şekilde çıkmasını beklemiyorduk,” dedi.

Oylamanın “yankıları olacağını” belirten Merz, AfD’yi tebrik edenlere bir göz atmanın bile “bu sonucun çektiği uluslararası ilginin boyutunu” gösterdiğini söyledi.

Merz, “Seçmenlerin neredeyse %60’ı… ülkemizin demokratik kurumlarını temelden sorgulayan siyasi partilere oy verdiğinde… bu, sanki hiçbir şey olmamış gibi kolayca geçiştirebileceğimiz bir seçim sonucu değil,” dedi.

Öte yandan Şansölye, bunun “CDU’nun yıllardır, hatta on yıllardır yaşadığı en ağır seçim yenilgisi” olduğunu kabul etti.

İnsanların tutumlarının değişmesinin “demokrasinin özü” olduğunu söyleyen Merz, bununla birlikte, “Oylamaya açık olmayan tek bir şey var: birlikte yaşamamızı sağlayan kurallar ve anayasada yer alan değerler,” dedi.

AfD, CDU ile ittifak kurmayı hedefliyor

Şansölye, Almanya’nın “tarihi nedeniyle özel bir sorumluluk taşıdığını” ve “siyasi düzenimizi her zaman koruyacağını” belirtti.

Merz, Almanya’nın bu sonuç karşısında “temel reformlara” ihtiyacı olduğunu ve bu zorluğun üstesinden gelmeye hazır olduğunu savundu:

“Bu, ülkemizin geleceği ve çocuklarımızın ile torunlarımızın sahip olacağı fırsatlarla ilgili bir mesele; bu fırsatları boşa harcamamalıyız.”

Şansölye, hükümetin, attığı adımları ve bunların ardındaki gerekçeleri daha iyi açıklaması gerektiğini de kabul etti.

Merz, önümüzdeki günlerde ve haftalarda bu konuya odaklanmak istediğini söyledi ve “ülkemize karşı ortak sorumluluğumuzun” farkında olduğunu vurguladı.

“Ülkemize karşı kişisel sorumluluğumun farkındayım. Bu sorumluluğun hakkını vermeye kararlıyım,” diyen Merz, görünüşe bakılırsa, görevinden istifa edebileceğine dair tüm söylentileri böylece yalanladı.

“Ortak siyasi başarıya nasıl geri dönebileceğimizi ciddi ciddi düşündüğünü” söyleyen Şansölye, “her gün duygularını açıkça gösteren türden bir insan olmadığını” belirtti ama “Pes etmek bir seçenek değil,” dedi.

AfD depremi: Söder’den uyarı, Musk’tan tebrik

Merz, daha sonraki açıklamalarında AfD ile Rusya arasında bir bağlantı kurdu ve “2.500 kilometre doğuda seçim sonuçları kutlanıyordu,” diyerek şunları söyledi:

“Bu sonucu teşvik etmeye ve gerçekleştirmeye çalışanlar göz önüne alındığında, bu hiç de şaşırtıcı değil. Bu anlamda, burada kiminle karşı karşıya olduğumuzu tam olarak biliyoruz.”

Merz’e, Saksonya-Anhalt’ta “Rusya yanlısı” partilere (AfD ve BSW kastediliyor) verilen yüksek destek göz önüne alındığında, Almanya’nın Rusya ve Ukrayna konusundaki tutumu hakkında da sorular yöneltildi.

Dün gece oyların %57,7’sini aldığını ileri süren Merz, “Özellikle şu anda, özgürlüğümüzü Rusya’ya karşı savunmamız gerektiği yönündeki temel inancımdan bir milimetre bile sapmayacağım,” diye konuştu.

Merz, bunu “muhtemelen çok daha sık ve çok daha yoğun bir şekilde açıklamak zorunda kalacağını” da itiraf etti.

Almanya’nın iç güvenliğine yönelik tehdidin “soyut değil, son derece somut” olduğunu ve “Ukrayna’ya desteğimizi kesersek durumun düzelmeyeceğini, aksine daha da kötüye gideceğini” ileri süren Şansölye, “Rus liderlerin amacı, eskiden Batı olarak adlandırdığımız değer sistemini istikrarsızlaştırmak ve bu değer sistemi müzakere konusu olamaz,” dedi.

CDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor

Okumaya Devam Et

Avrupa

AfD, CDU ile ittifak kurmayı hedefliyor

Yayınlanma

Almanya için Alternatif (AfD), eyalet hükümeti kurabilmek için Friedrich Merz’in partisi Hıristiyan Demokratlarla (CDU) ittifak kurmaya çalışıyor.

AfD, Almanya’nın merkez partilerinin eyalet veya federal düzeyde kendisiyle işbirliği yapmayı reddettiği bir “güvenlik duvarı” politikası nedeniyle hükümetlerden uzak tutuluyor.

Fakat pazar günü Saksonya-Anhalt’ta elde ettiği ezici seçim zaferinin ardından, bu politikada çatlaklar oluşmaya başladı.

The Telegraph’ın edindiği bilgiye göre, CDU içindeki muhalifler AfD’ye destek vermek istiyor.

AfD’nin önemli isimlerinden milletvekili Maximilian Krah, Saksonya-Anhalt eyaletindeki CDU’lu siyasetçilerin desteğini kendi partisine kaydırmayı düşündüklerini söyledi.

Kimlikleri açıklanmayan bu muhalifler, pazar gecesi yaşanan “felaket” niteliğindeki seçim sonucuna o kadar öfkelenmişlerdi ki, AfD ile aralarındaki engeli aşmak istediler.

Krah, The Telegraph’a verdiği demeçte, “Hıristiyan Demokratlar içinde, bu felaket sonucun ardından, kaybeden partiler yerine bize katılmayı tercih edecek bazı kişiler var,” dedi.

AfD depremi: Söder’den uyarı, Musk’tan tebrik

AfD, Saksonya-Anhalt’ta oyların yüzde 43’ünü aldı ama hükümet kurmak için yeterli sayıda sandalye kazanamadı.

Parti, diğer partilerin desteği olmadan eyaleti yönetmek için gerekli olan mutlak çoğunluğa üç sandalye uzak.

Saksonya-Anhalt’ta iktidar partisi olmasına rağmen yüzde 17’de kalarak kötü bir sonuç alan CDU’nun performansı, güvenlik duvarının ayakta kalıp kalamayacağına dair soru işaretleri yaratıyor.

AfD lideri Alice Weidel de Saksonya-Anhalt’taki CDU üyelerinin taraf değiştirip AfD liderliğindeki bir hükümeti desteklemeyi düşündüklerine dair imalarda bulundu.

AfD’nin CDU’daki “isyancılardan” somut bir taahhüt alıp almadığı ya da sadece krizle boğuşan merkez sağ partinin liderlerine karşı psikolojik savaş yürüttüğü henüz netleşmedi.

Bugün yaptığı basın toplantısında Siegmund, partinin “değerlerimize sadık kalmasına” ve “ülkemizdeki siyasi sorumluluğun üstesinden gelmesine” imkân verecek bir anlaşmaya ancak o zaman gireceğini söyledi.

AfD’li siyasetçi, “Görüşmelere açığız ve bu tarihi görevin üstesinden gelebilecek parlamento grupları olup olmadığını göreceğiz,” dedi.

AfD’nin eşbaşkanı Tino Chrupalla ise parti yönetiminin “tüm partilere görüşme teklifi sunacağını” belirtti.

CDU, AfD’yi durdurmak için yeni göç planı hazırlıyor

Pazar gecesi Saksonya-Anhalt’ta düzenlenen bir CDU etkinliğinden ayrılırken üzgün bir ifadeyle fotoğrafı çekilen Merz’in, bugün partisiyle kriz görüşmeleri yapması bekleniyor.

Seçim sonuçlarının ardından, CDU lideri ve şansölye olarak geleceğinin tehlikeye girdiğine dair yoğun spekülasyonlar var.

CDU, Eylül ayında Mecklenburg-Batı Pomeranya ve Berlin’de kaybedeceği tahmin edilen iki eyalet seçimiyle karşı karşıya olduğu için üzerindeki baskı giderek artıyor.

İngiliz hükümeti pazartesi sabahı, Saksonya-Anhalt’ta iktidara gelse bile AfD ile işbirliği yapmayacağını açıkladı.

Hazine Baş Sekreteri Emma Reynolds, Times Radio’ya yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Biz o anki hükümetle çalışacağız ve AfD, Almanya’daki o anki hükümetin bir parçası değil. AfD ile temasa geçmeye pek istekli değilim.”

AfD’nin “aşırı sağ” olup olmadığı sorulduğunda, “onları oldukça aşırı sağ olarak gördüğünü” söyleyen Reynolds, “Bu durum, Reform gibi aşırı sağ popülistlerin bulunduğu tek ülkenin biz olmadığımızı hatırlatıyor. Fransa’da da aynı tür bir sorun var,” dedi.

Okumaya Devam Et

Avrupa

BSW’de Thüringen kavgası: Katja Wolf yeni parti kurdu

Yayınlanma

Sahra Wagenknecht İttifakı’ndan (BSW) ayrılmalarının üzerinden iki gün geçtikten sonra, Thüringen’deki eski üyeler güçlerini birleştirerek Katja Wolf liderliğinde yeni bir parti kurdular.

Kurucu üyeler, Erfurt’ta yaptıkları açıklamada, eski BSW eyalet başkanı ve eski Maliye Bakanı Katja Wolf’un başkan seçildiğini duyurdular.

Pazar günü gerçekleşen parti kuruluşu, önceki liderlik ekibinin üyeleri için bile sürpriz oldu. Üyeler, “Bu, spontane bir parti kuruluşuydu,” dediler. Partinin adı Thüringen.Gerecht (Adil Thüringen).

Haberlere göre, Thüringen’deki eski üst düzey BSW temsilcileri Steffen Schütz ve Steffi Eschrich de yeni partide öncü roller üstleniyor.

Schütz, Wolf ile birlikte BSW eyalet başkanı olarak görev yapmıştı ve kabinede Altyapı ve Dijital İşler Bakanı olarak yer alıyor. Eschrich ise BSW’nin eyalet genel sekreteriydi.

Geçtiğimiz hafta boyunca, partinin eyalet hükümetine katılımı konusunda Wagenknecht liderliğindeki BSW federal yönetimi ile Thüringen BSW arasında ilkeler üzerine yaşanan açık bir anlaşmazlık nihayete erdi.

Federal parti yönetimi ve partinin kurucu lideri Sahra Wagenknecht, CDU’lu başbakanın yönetme ehliyetini yitirdiği gerekçesiyle BSW eyalet şubesinin hükümet koalisyonundan çekilmesini istiyordu.

BSW, AfD ile işbirliği yapacak mı?

İki BSW milletvekili hariç, tüm milletvekilleri partiden ve bazı durumlarda parlamento grup üyeliğinden de istifa etti. Bölünmeden önce eyalet meclisindeki BSW grubu 15 kişiden oluşuyordu.

Wolf hafta sonu şu açıklamayı yapmıştı:

“Mümkün olduğunca çabuk yeni bir parti kurmalıyız. Son başvuru tarihleri göz önüne alındığında, bunu Ekim ayında hâlâ başarabilmeliyiz.”

Yeni partinin pazar günü kurulmuş olması, haberlere göre Thüringen eyalet parlamentosundaki BSW milletvekili grubunun belirsiz yasal statüsüne bir tepki olarak değerlendiriliyor.

AfD milletvekili grubu, eyalet anayasasını gerekçe göstererek BSW milletvekili grubuna sağlanan finansmanın kesilmesini talep etmişti.

Ayrıca, çarşamba gününden cuma gününe kadar eyalet meclisinde olağan bir oturum planlanıyor ve bu oturum sırasında BSW milletvekili grubunun statüsü konusu da gündeme gelecek.

Wolf, bir basın açıklamasında, “Thüringen’de istikrar ve güvenilirliği sağlayacağımıza söz verdik. Şimdi herkesi bu sözü gerçeğe dönüştürmek için bize katılmaya davet ediyoruz,” dedi.

Yeni partinin yeni seçilen başkanı, kurucu yönetim kurulunun en kısa sürede bir kurucu parti kongresi toplayacağını da ekledi.

Kurucu üyeler ayrıca, Thüringen.Gerecht’in gelecekte odaklanmayı planladığı altı temel konuyu içeren bir kurucu programı kabul ettiler.

Basın açıklamasına göre, yeni parti “adil ücretli iş, Doğu Almanların yaşam boyu başarılarının tanınması, endüstriyel değer yaratma ve inovasyon, sağlıklı bir çevre, uygun fiyatlı enerji, sürdürülebilir yatırımlar ve gerçek vatandaş katılımı”nı savunuyor.

BSW, CDU’lu Başbakan Mario Voigt (CDU) liderliğindeki üç partili koalisyonun (CDU-SPD-BSW) bir parçası.

Bu nedenle, BSW’nin ve eski eyalet meclis grubunun dağılması koalisyon üzerinde baskı yaratıyor.

Koalisyon, eyalet meclisinde zaten mutlak çoğunluğa sahip değil. Eyalet bütçesi gibi kararlar söz konusu olduğunda koalisyon, Sol Parti ile işbirliği yapıyor.

En güçlü meclis grubu ise, Eyalet Anayasa Koruma Dairesi tarafından “aşırı sağ” olarak sınıflandırılan AfD.

Wolf ve grup başkanı Hupach’ın cuma günü vurguladığına göre, üyelerinin büyük çoğunluğu partiden ayrılmış olsa da, eski BSW eyalet meclis grubu yasal olarak hâlâ varlığını sürdürüyor.

BSW grubu çarşamba günü görüşmeler yapmak üzere toplanacak ve bu toplantıda kararlar da alabilir. 

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English