Amerika
Anthropic ve OpenAI eyalet düzeyinde kural yarışına girdi

Yapay zeka sektörü temsilcilerinden Anthropic, eyaletlerin her seferinde daha sıkı güvenlik kuralları getirmesini hedefleyen bir lobicilik stratejisi yürütüyor. Rakibi OpenAI ise federal düzeyde ortak bir zemin oluşturmak amacıyla eyaletlerde kuralların tek tipleştirilmesini savunuyor.
Yapay zeka sektörünün önde gelen şirketlerinden Anthropic, eyaletlerin tek bir kurallar dizisi etrafında birleşmesi yerine, giderek daha sıkı güvenlik sınırları getirmesini teşvik eden bir rekabet stratejisi yürütüyor.
Bu yaklaşım, eyaletleri çığır açan bu teknolojinin düzenlenmesinde ortak bir zemine yönlendirmeye çalışan en büyük rakibi OpenAI’ın tercih ettiği stratejiyle tam bir tezat oluşturuyor.
Anthropic’in ABD eyalet ve yerel yönetim ilişkileri başkanı Cesar Fernandez, salı günü Politico’ya verdiği mülakatta, “Sektörde eyalet politikalarını federal mevzuat için bir tavan oluşturma aracı olarak görenler olsa da Anthropic her eyalette aynı tasarıyı desteklemekle yetinmiyor. Biz, en gelişmiş yapay zeka sistemleri için güvenlik çıtasını anlamlı şekilde yükseltecek yasalar arıyoruz” dedi.
ChatGPT’nin geliştiricisi OpenAI’ın baş lobicisi Chris Lehane, kilitlenmiş bir Kongre’yi devre dışı bırakıp eyalet yasa tasarılarını birbirine kopyalayarak ulusal bir yapay zeka çerçevesi oluşturma girişimlerini tarif etmek için “tersine federalizm” (reverse federalism) terimini kullanmıştı.
OpenAI’a yönelik bu dolaylı eleştiri, yöneticileri 2020 yılında şirketin güvenliğe yeterince öncelik vermediği endişesiyle OpenAI’dan ayrılan Anthropic’in kurumsal kimliğiyle örtüşüyor.
Anthropic, hem federal hem de eyalet düzeyinde sürekli daha güçlü yapay zeka güvenliği kuralları için bastırıyor.
Bu çaba, özellikle Trump yönetimine yakın bazı çevreler ve risk sermayedarları tarafından, düzenleyicileri engelleme ve rakipleri dışarıda bırakma girişimi olarak nitelendiriliyor.
OpenAI sözcüsü Liz Bourgeois yaptığı açıklamada şirketin yaklaşımını savunarak, “Etkili eyalet güvenlik önlemlerinin ulusal standartları şekillendirdiği tersine federalizm, düzenleyicilerin yasaları uygulamasına yardımcı olur, kamuoyuna daha net korumalar sağlar ve geliştiricilerin kaynaklarını çelişkili gereksinimler yerine güvenliğe odaklamasına olanak tanır” dedi.
Eyalet parlamentolarında OpenAI ile Anthropic arasındaki bu yaklaşım ayrılığı, yapay zeka düzenlemeleri açısından kritik bir dönemde yaşanıyor.
Kongre’nin harekete geçme konusundaki isteksizliği ve Beyaz Saray’ın hafif dokunuşlu adımlar ile sert müdahaleler arasında gidip gelmesi nedeniyle, yapay zeka sektörü düzenleme netliği için giderek daha fazla eyaletlere yöneliyor.
Eyalet vekillerinin nihayetinde tek bir yapay zeka güvenlik çerçevesi etrafında mı birleşeceği yoksa zaman içinde birbirini geride bırakmaya mı çalışacağı, ABD’deki yapay zeka kurallarının nihai biçimi üzerinde büyük bir etki yaratacak.
Lehane gibi kendisinin de federal bir çerçeve istediğini belirten Fernandez, gelişmiş yapay zeka modellerinin oluşturduğu risklere karşı hükümetin vereceği yanıtın “Washington’ın harekete geçmesini bekleyemeyeceğini” ifade etti.
Anthropic lobicisi, şirketinin eyalet politikaları tartışmalarına erken dönemde dahil olduğunu vurgulayarak da farkını ortaya koydu.
Anthropic, gelişmiş yapay zeka modellerini düzenlemeye yönelik ülkedeki ilk yasa olan California’nın 2025 yılındaki yasasını destekleyen tek lider yapay zeka laboratuvarı olmuştu.
OpenAI ise California’daki teklif yasalaşmadan önce bir pozisyon almamıştı. Ancak şirket daha sonra, firmaların güvenlik planlarına daha fazla şeffaflık getirmeyi amaçlayan bu yasayı, diğer eyaletlerin de kopyalaması gereken bir örnek olarak göstermeye başladı.
Diğer yandan Anthropic, California yasasını yapay zeka güvenliği çabalarını artırmak için bir sıçrama tahtası olarak gördü.
Fernandez, giderek daha güçlü hale gelen yapay zeka modellerinin hızlı gelişiminin, şirketinin New York, Illinois ve şimdi de Massachusetts’teki daha iddialı tasarıları desteklemesinin ve yasama sürecine daha erken dahil olmasının arkasındaki ana faktör olduğunu belirtti.
Fernandez, “Bu tasarıların her biri bir öncekinden daha güçlüydü ve tüm tasarılar gerçek güvenlik yükümlülüklerini ileriye taşıdı. Şeffaflık ve kendi kendini raporlamanın artık yeterli olduğuna inanmıyoruz” dedi.
Fernandez, Anthropic’in güçlü Claude Mythos modeline işaret etti. Şirket, yaptığı testlerde bu modelin tüm büyük bilgisayar işletim sistemlerindeki güvenlik açıklarından yararlanma yeteneğine sahip olduğunu tespit etmişti.
Mythos’un (ve Fable olarak bilinen halka açık versiyonunun) yarattığı siber güvenlik endişeleri, Trump yönetiminde paniğe yol açmış ve hükümet ile Anthropic bu güvenlik açıklarını giderene kadar teknolojiye ihracat kontrolleri getirilmişti.
Geçen yılın sonlarında OpenAI lobicileri, New York Valisi Kathy Hochul’a baskı yaparak eyaletin yapay zeka güvenliği tasarısını California’nın kurallarına daha fazla benzeyecek şekilde değiştirmesini sağladı.
Ancak bazı güvenlik savunucularını şaşırtacak şekilde OpenAI, Illinois’de New York ve California’dakilerden daha katı olduğu düşünülen bir tasarıyı desteklemek için Anthropic’e katıldı.
Vali JB Pritzker tarafından bu ay imzalanarak yasalaşan bu teklif, lider yapay zeka şirketlerinin güvenlik planlarını her yıl bağımsız üçüncü taraf denetimlerine tabi tutmasını zorunlu kılıyor ve bu yönüyle türünün ilk örneği olma özelliği taşıyor.
Anthropic çıtayı daha da yukarı taşıyor. Haziran ayı sonlarında şirket, Massachusetts’te ekonomik kalkınma tahvil tasarısı kapsamında hazırlanan ve ülkenin en güçlü eyalet yapay zeka güvenliği teklifi olarak nitelendirdiği düzenlemeleri desteklediğini açıkladı.
Anthropic’in desteklediği metin, lider yapay zeka şirketlerinin, teknolojinin biyolojik silahların geliştirilmesine yardımcı olması gibi katastrofik risk potansiyellerini değerlendirmek üzere bağımsız değerlendiriciler tutmasını zorunlu kılan bir hüküm ve eyaletin başsavcısına bu zorunluluğu uygulama yetkisi veren bir madde içeriyordu.
OpenAI sözcüsü Bourgeois, şirketin Massachusetts teklifini hala incelemekte olduğunu belirtti ancak OpenAI’ın eyalet parlamentosunun yapay zeka güvenlik önlemlerine odaklanmasını desteklediğini sözlerine ekledi.
Yapay zeka devleri seçim kampanyalarında da karşı karşıya geldi. Her iki şirket de ülke genelindeki siyasi kampanyalara şimdiye kadar on milyonlarca dolar aktaran rakip süper PAC (Siyasi Eylem Komitesi) ağlarıyla ilişkilendiriliyor.
Haziran ayında Anthropic, doğrudan California’daki siyasilere de bağış yapmaya başladı.
Fernandez, “Yapay zeka güvenliği düzenlemesine bakış açıları, güçlü yapay zekaya sahip bir dünyaya geçişin bu ülkedeki ve tüm dünyadaki insanlar için iyi sonuçlanmasını sağlama misyonumuzla uyumlu olan adayları seçimlerde ve yeniden seçimlerde destekliyoruz. İdeolojik uyumun olduğu adayları fazlasıyla destekliyoruz” dedi.
Fernandez, California ve diğer yerlerdeki siyasi adaylara kişisel olarak katkıda bulunan çalışanlarla şirket arasında bir koordinasyon olmadığını ifade etti.
Fernandez, “Çalışanlarımızı bağış yapmaya yönlendirmiyoruz ancak onlar yapay zekanın geleceği ve hükümetler tarafından uygun güvenlik politikaları uygulanmadığı takdirde bu sürecin nereye varacağı konusunda endişe duydukları için Anthropic’te çalışıyorlar. Bunun onları siyasi sürece katılmaya yönelttiğini tahmin ediyorum” diye konuştu.
Amerika
Brezilya’da kahve hasadına yağmur darbesi: Fiyatlar yüzde 35 arttı

Brezilya’da etkili olan aşırı yağışlar kahve hasadına ve ürün kalitesine ağır darbe indirdi. Yaşanan kayıplar nedeniyle kaliteli arabica çekirdeğine erişimin zorlaşması, hem üreticileri hem de tüketicileri kaliteli kahve krizi riskiyle karşı karşıya bıraktı.
Brezilya’da etkili olan şiddetli yağışlar kahve hasadında ciddi kayıplara yol açtı.
Bloomberg’in haberine göre yaşanan olumsuz hava koşulları, nitelikli ve kaliteli arabica çekirdeği temin etmeyi zorlaştırarak premium kahve üreticilerini ve tüketicilerini doğrudan etkileyebilir.
Aşırı yağışlar yalnızca hasat sürecini geciktirmekle kalmadı, aynı zamanda ürün kalitesini de düşürerek piyasadaki kaliteli çekirdek arzının daralmasına neden oldu.
Büyüme sürecinde hassas koşullar gerektiren arabica türü kahvede, şiddetli yağmurlar olgunlaşan kahve meyvelerini ağaçlardan söktü.
Ağaçta kalan meyveler ise aşırı suya maruz kaldı veya hastalıklara yakalandı. Bu durumun kahvede küflü ve bayat tatların oluşmasına yol açabileceği belirtiliyor.
Dünya kahve üretiminin yaklaşık yüzde 60 ila 70’ini oluşturan arabica (kahve ağacı veya Arabistan kahvesi), robusta türüne kıyasla daha belirgin asidite, meyvemsi veya çiçeksi notalar içeren çok katmanlı ve karmaşık bir tat profili sunuyor.
Kafein oranı da yüzde 0,8 ila 1,5 ile robustadan daha düşük seviyede kalıyor. Ağırlıklı olarak yüksek rakımlı bölgelerde yetiştirilen bu tür, pazarın premium ve specialty (nitelikli) kahve segmentinin temel hammaddesini oluşturuyor.
Brezilyalı bir tarım kooperatifinin genel müdürü olan Simao de Lima, duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Çekirdeklerin ezici bir çoğunluğunda kalite sorunları ortaya çıkıyor. Bu da içeceği doğrudan etkileyen, daha yüksek fermantasyon derecesine sahip kahvelerin oluşmasına yol açıyor” dedi.
Lima, kahve meyvelerinin yaklaşık yüzde 20’sinin tropikal yağmurlarla ağaçlardan döküldüğünü, bu kaybın ortalama değerlerin yüzde 12 ila 15 üzerinde gerçekleştiğini açıkladı.
Bloomberg’in aktardığına göre, zarar görmeyen hasadın toplanıp uzmanlarca kurutulma aşamasına geçilmesinin ardından ülkeyi ikinci bir yağış dalgası vurdu.
Söz konusu gelişme bazı üreticileri kurutma sürecine sıfırdan başlamak zorunda bırakırken çekirdek kalitesindeki kaybı daha da artırdı.
Meteoroloji hizmeti Vaisala’nın verileri, Brezilya’nın bazı kesimlerinde haziran ve temmuz aylarındaki yağış miktarının mevsim normallerinin yüzde 250 ila 500’üne ulaştığını gösterdi. Belirli bölgelerde ise normalin 8 katı kadar yağış kaydedildi.
Haberde yağışların fiyatlara olan etkisine de dikkat çekildi. Arabica vadeli kontratları haziran ayından bu yana yaklaşık yüzde 35 değer kazandı.
Çekirdek kalitesinde yaşanan bu sorunlar, Intercontinental Exchange Inc. (ICE) bünyesinde ABD ve Avrupa’da bulunan sertifikalı depolardaki kahve stoklarının 21. yüzyılın en düşük seviyesine yaklaşabileceğini gösteriyor.
ICE standartlarına göre profesyonel ayıklayıcılar kahve partilerinin kalitesini ve çekirdek türünü denetliyor. Kurallara göre depolanan kahvenin “normal durumda, yabancı tatlardan arınmış, kavurma için iyi kalitede ve Borsa tarafından belirlenen çekirdek boyutu ile renk kriterlerine uygun” olması gerekiyor.
Normal koşullarda hasadın yüzde 30 ila 35’inin ICE kriterlerini karşıladığını belirten Lima, bu yıl söz konusu oranın yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar gerileyebileceğini kaydetti.
CNN Brazil ise temmuz ayında Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde yaşanan aşırı yağışların on belediyeyi sular altında bıraktığını bildirmişti.
Taşan nehirler çok sayıda yerleşim yerini basarken 1000’den fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.
250 ila 500 milimetre arasında yağışın düştüğü bölgedeki Center Point yerleşiminde su seviyesi sadece dört saat içinde yaklaşık 9,7 metre yükselmişti.
Amerika
Nvidia yapay zeka yarışında 6 milyar dolarlık Nemotron modelini geliştiriyor

Nvidia, Çinli DeepSeek ve Kimi K3’ün yanı sıra OpenAI ve Anthropic ile rekabet edecek açık ağırlıklı güçlü yapay zeka modeli Nemotron’u geliştirmek amacıyla Poolside girişimiyle anlaşma yapmayı planlıyor. Anlaşma kapsamında şirkete 1 milyar dolar yatırım yapılması ve teknoloji lisanslama ile mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödenmesi öngörülüyor.
ABD merkezli teknoloji şirketi Nvidia, Çin menşeli DeepSeek ve Kimi K3 ile rekabet edebilecek en güçlü açık ağırlıklı (open-weight) yapay zeka modellerinden birini geliştirmek için 6 milyar dolar harcamayı planlıyor.
The Wall Street Journal’ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, bu doğrultuda Nemotron modelini geliştirmek üzere yapay zeka girişimi Poolside ile bir anlaşma yapma niyetinde.
Açık ağırlıklı yapay zeka modelleri, eğitilmiş sayısal parametreleri (ağırlıkları) kamuya açık şekilde yayımlanan sinir ağları olarak tanımlanıyor.
Bu yapı sayesinde dileyen kullanıcılar ilgili dosyaları indirip kendi sunucularında veya bilgisayarlarında çalıştırabiliyor, kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabiliyor ve geliştiricilerin bulut API hizmetlerine ihtiyaç duymadan modeli kullanabiliyor.
Nvidia’nın Poolside ile yapmayı planladığı anlaşmanın, OpenAI ve Anthropic başta olmak üzere önde gelen ABD’li yapay zeka şirketleriyle doğrudan rekabet ortamı oluşturabileceği belirtiliyor.
Haberde açık ağırlıklı modellerin işletim maliyetlerinin çok daha düşük olduğu ve kolay uyarlama imkanı sunduğu kaydedildi.
Haberde aktarılan bilgilere göre Nvidia, OpenAI ve Anthropic’i resmi olarak iş ortağı olarak görse de kendi yapay zeka modelini geliştirme kararı, CEO Jensen Huang’ın pazardaki hakimiyetini korurken aynı anda birden fazla alanda başarıya ulaşma hedefini yansıtıyor.
Yazılım geliştiricisi Eiso Kant ve GitHub’ın eski teknolojiden sorumlu yöneticisi (CTO) Jason Warner tarafından 2023 yılında kurulan Poolside girişimi, 20 Ağustos’ta hissedarlarına kapsamlı bir iş yeniden yapılandırmasını duyuran bir mektup gönderdi.
Mektupta Nvidia’nın şirkete 1 milyar dolar doğrudan yatırım yapacağı, ayrıca teknoloji lisanslama ve mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödeyeceği bilgisi yer aldı.
Düzenleme kapsamında 100’den fazla Poolside çalışanının Nvidia bünyesine katılarak Nemotron projesi üzerinde çalışacağı bildirildi.
Öte yandan, Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek’in 7 milyar doların üzerinde yatırım çekerek Çin’in en değerli yapay zeka girişimi haline geldiği bilgisi paylaşıldı.
Daha önce Bloomberg, Nvidia’nın en büyük müşterilerine yapay zeka çipleriyle donatılmış sunucuların maliyetinde artış olacağını bildirdiğini ve bazı durumlarda bu fiyat artışının yüzde 15’i aşacağını yazmıştı.
Business Insider ise temmuz ayında Çinli girişim Moonshot AI tarafından geliştirilen açık kaynaklı yapay zeka modeli Kimi K3’ün Silikon Vadisi’nde büyük yankı uyandırdığını ve küresel yapay zeka yarışını hızlandırdığını bildirmişti.
Arena.ai test sonuçlarına göre Kimi K3’ün özellikle programlama ve kodlama alanında yüksek performans sergilediği, kullanıcı değerlendirmelerine dayalı sıralamada ise Anthropic’in Claude Fable 5 modelinin üzerinde yer aldığı aktarılmıştı.
Amerika
ABD, Colorado Nehri için yeni plan açıkladı

Colorado Nehri’nin su kaynakları konusunda eyaletler arasında yıllardır süren çekişmelerin ardından, federal hükümet cuma günü yeni bir plan açıkladı.
Üç eyaletin su kullanımında kesinti yapılmasını öngören bu plan, yıllarca süren kuraklık ve aşırı kullanımın ardından ortaya çıktı.
Bu durum, milyonlarca insana içme suyu ve elektrik sağlamaya yardımcı olan Colorado Nehri’nin en büyük iki baraj gölü olan Lake Mead ve Lake Powell’ın su seviyelerinin rekor düzeyde düşmesine neden oldu.
Süresi dolan çerçevenin yerini alacak olan 10 yıllık öneri, her iki yılda bir gözden geçirilecek yeni su sınırları belirliyor.
Arizona Devlet Üniversitesi’ndeki Kyl Su Politikası Merkezi’nin direktörü Sarah Porter’a göre, önerilen şartlara göre:
- Kaliforniya, su kullanımını %10 oranında azaltmak zorunda kalacak.
- Nevada’da bu oran %16 olacak.
- Arizona’da ise %27 olacak.
ABD’de yedi eyalet su planında anlaşamayınca federal yönetim devreye girdi
Toprak Islah Bürosu’nun planına göre, Kaliforniya, Nevada ve Arizona, söz konusu dönemde su tüketimini yıllık toplam 1,25 milyon acre-feet (yaklaşık 1,54 milyar metreküp) azaltacak. Koşullara bağlı olarak daha büyük kesintiler de söz konusu olabilir.
Şu anda, nehrin yukarısındaki eyaletler (yani Colorado, Utah, New Mexico ve Wyoming) herhangi bir kesinti yapmak zorunda kalmayacak.
Nehrin aşağısındaki müzakereciler, yedi eyaletin tamamını kapsayan daha uzun vadeli bir anlaşmaya varmayı umduklarını belirttiler.
Ayrıca eyaletler birbirlerine ya da federal hükümete dava açabilir.
New York Times’a göre, tarım sektörü nehrin suyunun büyük bir kısmını kullanıyor ve bunun neredeyse yarısı hayvan yemi olarak kullanılan bitkilerin yetiştirilmesine ayrılıyor.
Su tedarikindeki belirsizlik, gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri de tehdit edebilir.
Bu arada, komşu ülke Meksika, ABD-Meksika anlaşması kapsamında su alımını 250.000 acre-feet (yaklaşık 310 milyon metreküp) azaltacak.
İçişleri Bakanlığı’nın su ve bilimden sorumlu müsteşar yardımcısı Andrea Travnicek şöyle konuştu:
“26 yıldır süren bu uzun kuraklık dönemini yaşıyoruz. Gelecekte de uzun süreli bir kuraklıkla karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Bu nedenle havza içinde bir bütün olarak işbirliği yapmaya devam etmek son derece önemli olacak.”
Nehrin suyunun kullanımına ilişkin mevcut kuralların geçerlilik süresi Ekim ayında sona erecek ve yedi eyalet, suyun uzun vadede paylaşımı konusunda bir uzlaşmaya varamadı.
Geçen kış, Colorado Nehri Havzası’nda kayıtlara geçen en düşük kar kalınlığı görüldü.
Bu durum, çiftçiler, sanayi, yaban hayatı ve hidroelektrik üreticilerinin yanı sıra, onlarca Amerikan Yerlisi kabile ve iki Meksika eyaleti de dahil olmak üzere bu su yoluna bağımlı olan on milyonlarca insan üzerinde daha fazla baskı yarattı.
Arizona’daki müzakereciler, kesintilerin paylaşılması konusunda işbirliği yaptıkları için Kaliforniya ve Nevada’ya teşekkür ettiler.
Arizona Su Kaynakları Dairesi Müdürü Tom Buschatzke, “2027 ve 2028 yılları için, burada şimdi kayıt altına alınan kesintiler halk için önemli bir istikrar sağlayacaktır. Müzakerelere devam edeceğiz ve hepimizin istediği gibi, uzun vadede nasıl hareket edeceğimizi belirleyeceğiz,” dedi.
Kaliforniya’nın Colorado Nehri baş müzakerecisi JB Hamby, planın “olağanüstü risklerin yaşandığı bir dönemde, çok ihtiyaç duyulan kısa vadeli bir kesinlik” sağladığını belirtti; fakat bunu “kalıcı bir çözüm değil, bir köprü” olarak nitelendirdi.
Nevada’daki yetkililer, Arizona ve Kaliforniya ile yaptıkları işbirliğini takdir ettiler ve nehir konusunda yedi eyalet arasında bir uzlaşmanın hâlâ tercih ettikleri yol olduğunu belirttiler.
Güney Nevada’da, çevre koruma grubu Great Basin Water Network’ün kıdemli danışmanı Kyle Roerink, federal belgelerde yer alan vahim hidrolojik durumun bir yansıması olarak, yeni bir havaalanı ve alışveriş merkezleri inşa etme çabalarının ve bazı kamu arazilerinin satışının ilerleme kaydetmediğini söyledi. Roerink, daha fazla kesintinin Las Vegas metropol bölgesindeki gayrimenkul gelişimini yavaşlatabileceğini belirtti.
Roerink, “Amerikan metanetinin ve gücünün sembolü olan Hoover Barajı’nın önemi azalıp parlaklığını yitirmesi korkutucu olabilir. Fakat bu durum, önümüzdeki yüz yıla anlamlı bir şekilde hazırlanmamız için büyük bir fırsat da sunabilir,” dedi.
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Amerika4 gün önceSteve Jobs’ı iflastan kurtaran gizli CIA anlaşması gün yüzüne çıktı
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Dünya Basını6 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya1 hafta önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını2 hafta önceÇin, Buz İpek Yolu yarışını kazanıyor












