Bizi Takip Edin

AVRUPA

Avrupa sağı ittifak için bir araya geldi

Yayınlanma

İtalya Başbakanı ve Avrupa Muhafazakârları ve Reformcuları (ECR) Partisi Başkanı Giorgia Meloni, 2024 Avrupa Parlamentosu seçimleri öncesinde Avrupa Halk Partisi (EPP) lideri Manfred Weber ile Roma’da ittifak görüşmeleri için bir araya geldi.

Euractiv’in aktardığına göre Papa 16. Benedict’in cenaze törenine katılmak üzere Roma’da bulunan Weber, Meloni ile Avrupa Parlamentosu seçimleri için ittifak görüşmelerinde bulundu.

Görüşmede Forza Italia lideri Silvio Berlusconi ve Dışişleri Bakanı Antonio Tajani de yer aldı.

Görüşmeye ilişkin Berlusconi, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, “AB’nin uğraştığı tüm meseleleri ele aldık ve kaygılarımızı paylaştık. EPP’de ve Avrupa’da Forza Italia’ya verilen önemi Weber’den duymaktan çok memnun oldum” dedi.

Tajani ise, söz konusu toplantının ‘Avrupa’nın geleceği ve AB düzeyinde birlikte karşı karşıya olunacak zorluklar’ hakkında konuşmak açısından faydalı olduğunu kaydetti.

İki lider, en son 11 Kasım’da Roma’da görüşme düzenlemişti.

İtalya Başbakanı Meloni’nin, geçen ay Avrupa Parlamentosu Başkan Yardımcısı Eva Kaili’nin de aralarında bulunduğu 4  kişinin gözaltına alına alındığı ve medyada ‘Katargate’ olarak anılan yolsuzluk skandalının ardından EPP ile Sosyalistler ve Demokratlar (S&D) arasındaki ittifakı bozmayı amaçladığı düşünülüyor.

İtalyan Adnkronos gazetesine konuşan hükümet kaynakları, görüşmelerin ‘bir süredir devam eden çalışmaların parçası olduğunu’ belirtti.

Geçen yılın ocak aylarında Roberta Metsola, ECR ve EPP’nin oyları sayesinde Avrupa Parlmentosu başkanlığına seçilmişti. Yaz aylarında ise Weber, İtalya’da eylül sonunda gerçekleştirilen genel seçimlerinde arifesinde Meloni liderliğindeki sağ koalisyondan taraf olduğunu dile getirmişti.

AVRUPA

Alman enerji devi Uniper, Rusya ile uzun vadeli doğalgaz tedarik sözleşmelerini feshetti

Yayınlanma

Almanya’nın en büyük doğalgaz ithalatçısı Uniper, Rusya ile uzun vadeli sözleşmelerini feshetme kararı aldığını açıkladı.

Kommersant gazetesinin haberine göre şirket, Gazprom Export ile olan sözleşmesini bir tahkim davasında lehine karar çıkmasının ardından feshetti. Mahkeme, ayrıca Uniper’e gazın teslim edilmemesi nedeniyle 13 milyar avrodan fazla tazminat ödenmesine hükmetti.

Sözleşme on yıl daha (2035 yılına kadar) geçerli olacaktı. Sözleşme kapsamında beyan edilen tedarik hacmi yılda yaklaşık 24 milyar metreküptü.

Kuzey Akım-1 boru hattından 2022 yazında yapılan akıştaki azalma, Portovaya kompresör istasyonundaki Siemens türbinlerinde yaşanan sorunlardan kaynaklanıyordu. 31 Ağustos’ta boru hattı sevkiyatları tamamen durduruldu.

Eylül 2022’de Kuzey Akım boru hatlarının dört dizisinden üçü havaya uçuruldu. Uniper, Gazprom tarafından ilan edilen mücbir sebep halini sözleşmenin ihlali olarak değerlendirdi.

Kasım 2022’de Uniper, Stockholm tahkim mahkemesinde Gazprom Export aleyhine dava açarak şirketi gaz tedarikindeki eksikliklerden kaynaklanan kayıplarla suçladı ve Rus gazını ikame etmenin maliyetini 11,6 milyar avro olarak belirledi.

Uniper CEO’su Michael Lewis, tahkim kararının şirket için ‘hukuki netlik’ getirdiğine işaret ederek “Tahkim kararında elde ettiğimiz fesih hakkı ile Gazprom Export ile olan sözleşmelerimizi feshediyoruz,” ifadelerini kullandı.

Tazminat konusunun da netleştiğini dile getiren Lewis, “Tüm tutar Alman federal hükümetine iletilecek,” diye ekledi.

Diğer yandan St. Petersburg ve Leningrad Tahkim Mahkemesi, Mart 2024’te Gazprom Export’un Uniper’in uluslararası ticari tahkimdeki işlemlere devam etmesinin yasaklanması için yaptığı başvuruyu kabul etti.

Tedbir kararının ihlali halinde, Uniper’in bağlı ortaklığı 14,3 milyar avro para cezası ödemekle yükümlü.

Mayıs ayında Avusturyalı OMV, Avrupa mahkemelerinin kararı nedeniyle artık Gazprom Export’a doğrudan gaz tedariki için ödeme yapamayacağını duyurmuştu. Bunun sonucu olarak Gazprom, uzun vadeli sözleşmeler kapsamında tedariki tamamen durdurabilir.

Seymour Hersh: Kuzey Akım boru hatları ve çevreleme politikasının tehlikeleri

Okumaya Devam Et

AVRUPA

EPP’de Le Pen çatlağı: Alman muhafazakârlardan Fransız muhafazakârlara ihraç tehdidi

Yayınlanma

Fransız muhafazakâr Les Républicains’in (LR) Marine Le Pen’in partisi Ulusal Birlik (RN) ile bir araya gelme ihtimali Almanya’da büyük yankı uyandırırken, muhafazakâr CDU/CSU bu partiyi AP’deki en büyük grup olan Avrupa Halk Partisi’nden (EPP) atmakla tehdit ediyor.

LR, Genel Başkan Éric Ciotti’nin 11 Haziran Salı günü partinin yaklaşan erken parlamento seçimleri için RN ile güçlerini birleştireceğini açıklamasının ardından şu anda kaos içinde.

Alman CDU/CSU da bu sürece dahil oldu ve Ciotti’nin planına uymaları halinde LR’yi AP’deki ortak siyasi aileleri EPP’den atmakla tehdit etti.

CDU/CSU’nun dış politika sözcüsü ve Alman milletvekili Jürgen Hardt 11 Haziran Salı günü Euractiv’e yaptığı açıklamada, ”Eğer Fransız Les Républicains gerçekten de sağa doğru bu yolu izlerse, bir zamanların bu gururlu partisi için EPP’de artık yer kalmayacaktır,” dedi.

CDU/CSU’nun “aşırı sağcı” partilerle birlikte çalışmaya karşı uzun süredir devam eden bir taahhüdü var.

CDU/CSU partileri son aylarda “aşırı sağ” ile aralarındaki güvenlik duvarı konusundaki tutumlarını biraz yumuşatmış ve İtalya Başbakanı Giorgia Meloni’nin sağcı Fratelli d’Italia’sı (İtalya’nın Kardeşleri) ile işbirliği yapma fikriyle açıkça flört etmiş olsalar da, Le Pen ile işbirliği hâlâ yasak bölge olarak görülüyor.

EPP, potansiyel ortaklarının, CDU/CSU’nun Avrupa seçimleri sırasında defalarca belirttiği gibi, EPP’nin baş adayı Ursula von der Leyen’in duruşuna uygun olarak “Avrupa yanlısı, NATO yanlısı, hukukun üstünlüğü yanlısı ve Ukrayna yanlısı” olmasını istiyor. EPP’ye göre Le Pen’in partisi şu anda bu kriterleri karşılamıyor.

Ciotti’nin açıklaması kendi partisi içinde de ciddi bir tepkiyle karşılandı ve LR’nin bazı üst düzey üyeleri istifasını istedi.

Alman meslektaşları da LR’nin bazı üyelerinin “aşırı sağ” ile çalışmaktan kaçınacağından emin. Hardt, “LR başkanının açıklamasının üyeler arasında hiçbir geçerliliği olmadığına ve siyasi kariyerinin sonu anlamına geldiğine inanıyorum. LR’de tanıdıklarım Ciotti’den farklı düşünüyor,” diye ekledi.

Okumaya Devam Et

AVRUPA

Financial Times Le Pen iktidarına hazırlanıyor

Yayınlanma

Avrupa Parlamentosu (AP) seçimlerinde Marine Le Pen ve Jordan Bardella önderliğindeki Ulusal Birlik (RN) yüzde 30’un üzerinde oy alarak Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un Rönesans partisine yaklaşık 16 puan fark atınca, Paris’te iktidar değişikliğinin ayak sesleri duyulmaya başlandı.

Macron’un erken parlamento seçimleri çağrısı yapmasının ardından, Financial Times (FT) için yazan Janan Ganesh, “Popülizme karşı en iyi son umut, onu hükümet etmeye maruz bırakmaktır” başlıklı bir makale ile düşüncelerini dile getirdi.

Ganesh’e göre makamın yarattığı baskı, İtalya’da Başbakan Giorgia Meloni’nin bir şekilde yaptığı gibi, “düzen karşıtı” partileri “ılımlı” olmaya zorlayabilir ya da Britanya’da Boris Johnson’ın başına geldiği gibi “beceriksizliklerini ve çirkinliklerini” ortaya çıkarabilir.

“Elbette bazen ikisini de yapmaz: güç ne evcilleştirir ne de utandırır. (Bkz. Viktor Orbán.),” diyen Ganesh, o zaman bile bu partilerin en azından “siyasetin sarkacına” tabi olacağına dikkat çekti.

FT yazarı, “Hükümette geçirilen zaman, somut kararlarla seçmenleri yabancılaştırarak geçirilen zamandır,” dedi.

Ganesh’e göre şu anda Avrupa’nın büyük bölümünde “popülistler”, ideal seviyede bir başarıya sahipler: “atmosferi kirletmeye, hükümetlerin bunları hayata geçirmesi halinde büyük sorunlara basit cevaplar bulunabileceği fikrini yaymaya” yetecek kadar, ama bunu “görevdeyken kanıtlamak zorunda kalacak” kadar değil.

AP seçimlerinde “aşırı sağ”ın göreli olarak düşük performans gösterenlerinin ya kendi ülkelerinde görevde olduğunu (Orbán’ın Fidesz’i) ya da hükümetlerin destekçisi olduğunu (İsveç Demokratları) hatırlatan FT yazarı, “Bu, ana akım siyasetçileri aşağı çeken çekim gücüdür. Hükümet, sadece Nigel Farage’ın üstün olduğu seçilmiş yayın turlarını değil, günün her saati dikkat çekmeyi de beraberinde getiriyor. Hepsinden önemlisi, seçmenlere paraya mal olan kararlar alma yükünü getiriyor,” dedi.

Popülist davaya “göçü yönetmek” zorunda kalmaktan daha fazla zarar verecek çok az şey olduğunu öne süren Ganesh, “Düşük ücretli sektörlerde yabancı işgücüne karşı kulağa makul gelen alternatifleri –yerli işçilere daha fazla ödeme yapmak– halkın fiyat duyarlılığı karşısında test edilecektir. Seçmenler daha yüksek sosyal bakım ya da perakende maliyetlerine itiraz etmese bile, ödünleşim sonunda ortaya çıkacaktır. Hiçbir zaman test edilmeyen popülist fikirlerin sahte bir inandırıcılığı vardır. Sadece hükümette bir büyü bunu değiştirebilir,” iddiasında bulundu.

Ganesh, “popülistlerin” sahnede ve televizyonda yer aldığı ama sorumluluğun onlara teslim edilmediği bir statükonun da sürdürülemez olduğunu belirterek yazısını bitirdi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English