Diplomasi
Batı medyası, ABD ve Rusya’nın Karadeniz mutabakatına nasıl tepki verdi?

ABD ve Rusya heyetleri, Riyad’da Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği ve ticari gemilerin askeri amaçlarla kullanılmaması konusunda anlaştı. Ancak Batı medyası, anlaşmanın Rusya’dan önemli tavizler içermediğini, Moskova’nın uygulamayı yaptırımların kaldırılmasına bağladığını ve bunun ateşkese yönelik somut bir adım olmadığını belirterek şüpheci bir tavır sergiledi.
Rusya ve ABD heyetleri arasında Riyad’da yapılan görüşmeler, 24 Mart’ta kapalı kapılar ardında gerçekleşti ve 12 saatten fazla sürdü.
Beyaz Saray, görüşmelerin ardından 25 Mart’ta yaptığı açıklamada, ABD ve Rusya’nın Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği, güç kullanımından kaçınılması ve ticari gemilerin askeri amaçlarla kullanılmaması konularında anlaşmaya vardığını duyurdu.
Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise Moskova’nın Karadeniz girişiminin “herkes için daha kabul edilebilir” bir formatta yeniden başlatılmasını desteklediğini belirtti.
Aynı gün ve aynı yerde ABD ile Ukrayna arasında da görüşmeler yapıldı.
Taraflar, Karadeniz’de seyrüsefer güvenliği, güç kullanımından kaçınılması ve ticari gemilerin askeri amaçlarla kullanılmasının önlenmesi konularında mutabık kaldı.
The New York Times, anlaşmalarla ilgili şu değerlendirmeyi yaptı:
“Anlaşmalar Beyaz Saray’ın ateşkes sağlama çabalarında bir dönüm noktası olsa da, Rusya tarafından ciddi tavizler verilmiş gibi görünmüyor. Enerji tesislerine yönelik saldırıların durdurulması ve Karadeniz’de güvenlik, Kremlin’in zaten takip ettiği ve kendisi için faydalı gördüğü iki hedefti.”
CNN ise anlaşmayla ilgili şu yorumda bulundu:
“Kremlin ile her zaman bir pürüz olur. Anlaşma duyurulduktan sonra Rusya, bunu ancak tarım ticaretiyle uğraşan finans kurumlarına yönelik yaptırımlar kaldırıldıktan sonra uygulayacağını açıkladı. Moskova’yı cezalandırmak amacıyla tasarlanan yaptırımların ateşkes taahhüdü olmaksızın kaldırılması, [Rusya Devlet Başkanı Vladimir] Putin’e karşı bir başka teslimiyet gibi görünme riski taşıyor.”
Diğer yandan İngiliz The Financial Times, konuya ilişkin şu bilgileri paylaştı:
“Rusya’dan gübre ihracatı geçen yıl rekor kırarak 40 milyon tona ulaştı. Bu, Rusya’nın uzun zamandır alternatif ihracat rotaları bulmayı öğrendiğini gösteriyor. Şu anda Kremlin, ihracatı artırmaktan çok Batı’nın yaptırım rejiminde gedikler açmakla ilgileniyor. Rusya, [ABD Başkanı] Donald Trump’ın 1987’de yazdığı Anlaşma Sanatı kitabının kendi devam kitabını yazıyor.”
Sky News televizyonunun güvenlik analisti Michael Clarke de anlaşmanın askeri faaliyetleri sona erdirmeye yardımcı olmayacağını belirtti.
Clarke, “Rusya, hiçbir anlamlı taviz vermeden ABD’yi bir dizi barış görüşmesine sürükleyerek mutlu olacaktır,” dedi.
Ayrı bir makalede The New York Times, anlaşmanın kapsamına dair şu ifadeleri kullandı:
“Üç yıllık çatışmalarda ateşkese yönelik ilk önemli adım olabilecek anlaşma, Trump yönetimi yetkililerinin ısrar ettiği askeri faaliyetlerin tamamen durdurulması hedefine ulaşamıyor. Böyle bir ateşkesin nasıl ve ne zaman uygulanacağı ve her bir tarafın taahhütlerinin ne kadar sağlam olduğu belirsizliğini koruyor. Geçen hafta Rusya ve Ukrayna enerji tesislerine yönelik saldırıları durdurma konusunda anlaştılar, ancak ardından hızla birbirlerini bu tür saldırıları sürdürmekle suçladılar.”
Bunun yanı sıra The Washington Post‘a konuşan ve adının açıklanmaması koşuluyla bilgi veren, müzakerelere aşina bir yetkili, Rusya’nın görüşmelerin sonuçlarını Başkan Donald Trump’tan yaptırımların kaldırılmasını talep etmek için kullandığını ve hatta diplomasisinin başarı hissini ondan çalmaya çalıştığını söyledi. Yetkili, “Bu bir aşağılama,” değerlendirmesini yaptı.
ABD, Rusya ve Ukrayna ile Karadeniz’de ateşkes konusunda anlaşmaya vardığını duyurdu
Diplomasi
ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD Hazine Bakanlığı, İran’ı boyun eğmeye zorlamak amacıyla gerçekleştirdiği son girişim kapsamında cuma günü Türkiye’deki bir bankaya yaptırım uyguladı.
New York Post ‘un öğrendiğine göre İstanbul merkezli Golden Global Bank’ın, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları aktardığı ve bu gelirleri Devrim Muhafızları’na (IRGC) aktardığı iddia ediliyor.
Post’a göre bir NATO müttefikindeki finans kurumunu etkileyen bu yaptırımlar, Hazine Bakanı Scott Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu”nun tırmanışa geçtiğini gösteriyor.
Bu operasyon, İran rejimine ağır ekonomik baskı uygulamayı ve bu yolla hükümetin çökmesini veya barış anlaşmasına zorlanmasını hedefliyor.
Bessent, cuma günkü eylemle ilgili olarak, “Finans kurumları, Ekonomik Dışlama Operasyonu konusunda ciddi olduğumuzu zor yoldan öğrenmeye devam ediyor,” dedi.
Bessent şöyle konuştu:
“Artık başka hiçbir bankaya yaptırım uygulanmasını istemiyoruz fakat bu, nihayetinde uluslararası toplumun ne kadar çabuk aklıselime kavuşup katil İran rejimine verdiği desteği keseceğine bağlı.”
“İran yılanının başını toprağa gömene kadar” harekete geçmeye devam edeceklerini söyleyen Bessent, müttefikleri ile birlikte hareket edeceklerini de sözlerine ekledi.
2019 yılında kurulan Golden Global Bank, kendisini “tüm faaliyetlerini faizsiz finans ilkelerine uygun olarak yürüten Türkiye’nin ilk yatırım bankası” olarak tanıtıyor.
Finansal bilgi sitesi TheBanks.EU’ya göre, banka Türkiye’nin en büyük 35. bankası ve pazar payı çok çok az.
Site, Golden Global’in 517 milyon dolarlık varlığı kontrol ettiğini belirtiyor.
Terör ve Finansal İstihbaratdan Sorumlu Hazine Müsteşar Vekili Gene Lange, “Bu banka yıllardır uyarılıyordu,” dedi ve şöyle devam etti:
“Bu kuruluşları defalarca uyardık ve bugünkü eylem, bu uyarıların sonuçları olduğunu açıkça ortaya koyuyor. Bu, diğer herkese yönelik bir mesajdır: Bakan, ‘Ekonomik Dışlama Operasyonu’nu duyuran basın toplantısında söylediği her kelimenin arkasında duruyor.”
Golden Global kendini profesyonel bir kuruluş olarak tanıtıyor olsa da, ABD Hazine Bakanlığı, bu bankanın İran’ın gizli “rahbar” döviz ağının bir parçası olarak kurulduğunu ileri sürdü.
Bu ağ, “Çin’den Türkiye’ye petrol gelirlerini aktaran ve bu gelirlerin daha sonra nakit ve altına dönüştürülebilmesini sağlayan” paravan kuruluşlardan oluşuyor; bu bulgu, alınan önlemi açıklayan bir belgede yer alıyor.
Bakanlık, bankanın ve bağlı kuruluşlarının “İslam Devrim Muhafızları-Kudüs Gücü (IRGC-QF) için on milyonlarca dolar değerinde işlemleri kolaylaştırdığını ve İran rejimine, fonlarını uluslararası alanda hareket ettirmesine olanak tanıyan önemli muhabir bankacılık erişimi sağladığını” belirtti.
ABD Hazine Bakanlığı’na göre, yaptırımlar Golden Global’i uluslararası finans sisteminden koparmış ve Türkiye’deki “İran rejiminin hayati önem taşıyan finansal yaşam hatlarını kesmiş” durumda.
New York Post’a göre Türk hükümetinin bankanın varlıklarına el koymak için gerekli adımları atıp atmadığı hemen anlaşılamadı.
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Başkan Trump ile bu yaptırım hakkında görüşüp görüşmediği belli değil.
“Ekonomik Dışlama Operasyonu” kapsamında Hazine Bakanlığı’nın aldığı diğer önlemler, İranlı müşterilere hizmet verdiği iddia edilen Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki finans kurumlarını hedef almıştı.
Diplomasi
Ukrayna hava savunması jet motorlu İHA’lara karşı zorlanıyor

New York Times gazetesinin haberinde Ukrayna’nın geliştirdiği hava savunma unsurlarının jet motorlu insansız hava araçlarına karşı düşük etkinlik gösterdiği bildirildi. Yüksek hız hedeflerin tespit ve imha süresini daraltırken Kiev yönetimi bu araçlara ilişkin kesin önleme oranlarını paylaşmadı.
The New York Times’ın haberine göre Ukrayna tarafından geliştirilen hava savunma sistemleri, jet motorlu insansız hava araçlarına (İHA) karşı düşük etkinlik gösteriyor.
Haberde Ukraynalı yetkililerin bu tür hedeflere yönelik kesin önleme oranını açıklamaktan kaçındığı, ancak başarı düzeyinin daha önceki modellere kıyasla daha düşük olduğunu kabul ettiği aktarıldı.
Jet motorlu İHA’ların ulaştığı yüksek hız, hava savunma unsurlarının hedefi tespit etmesi ve imha sürecini başlatması için gereken süreyi ciddi oranda daraltıyor.
Amerikan gazetesinin değerlendirmesinde makineli tüfekler ile kısa menzilli önleme füzeleriyle donatılmış mobil timlerin jet motorlu araçlara karşı yeterince etkili olamadığı kaydedildi.
Ukrayna Hava Kuvvetleri Sözcüsü Yuriy İgnat füzelerin yüksek maliyetine işaret ederek “Stoklarımız yetersiz” açıklamasında bulundu.
Ukrayna Cumhurbaşkanının teknoloji danışmanı Sergey Beskrestnov ağustos ayı sonunda Radio NV’ye verdiği mülakatta yerli üreticilerin jet motorlu hedeflerle mücadele amacıyla söz verdiği reaktif önleme dronlarını henüz geliştiremediğini ifade etti.
Kış aylarında üreticilerin bu araçları birkaç hafta içinde teslim etmeyi öngördüğünü hatırlatan Beskrestnov, aradan aylar geçmesine rağmen etkili bir sonuca ulaşılamadığını kaydetti.
Beskrestnov durumu “Ne yazık ki bu zorluk tahmin edilenden çok daha çetin çıktı. Birçok ay geride kaldı ancak elimizde halen böyle bir imkan yok” sözleriyle aktardı.
Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önceki konuşmalarında insansız hava araçları alanındaki teknolojilerin geliştirilmeye devam etmesi gerektiğini dile getirmişti.
Putin mayıs ayında yaptığı açıklamada araçların etkinliğinin arttığını ve yeni sistemlerin verilen görevleri çok daha başarılı yerine getirdiğini söylemişti.
Rusya’da Ukrayna’daki savaşın tecrübeleri dikkate alınarak Kasım 2025’te İnsansız Sistem Kuvvetleri kuruldu. Aynı yılın eylül ayında Rusya Savunma Bakanı Andrey Belousov insansız hava araçlarının ateş görevlerinin yüzde 80’e varan kısmını icra ettiğini duyurdu.
Ağustos 2026’da Rusya İnsansız Sistem Kuvvetleri Komutanlığı görevine Korgeneral Denis Lyamin getirildi. Lyamin bu atamadan önce Merkez Askeri Grubu Karargah Komutanlığı görevini yürütüyordu.
Diplomasi
Huckabee: Yerleşimcilerin eylemleri, İsrail’in ulus olarak imajına zarar veriyor

ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, Batı Şeria genelinde Filistinlilere yönelik yerleşimci şiddetinin, İsrail’in “dünya çapındaki itibarına” zarar verdiğini söyledi.
Huckabee, KAN’a bağlı radyo istasyonuna verdiği röportajda, “Bu durum sadece tüm halkın, yani Yahudiye ve Samiriye’de yasal, güvenli ve açıkçası son derece sorumlu bir şekilde yaşayan İsraillilerin itibarını zedelemekle kalmıyor, aynı zamanda bir ulus ve halk olarak İsrail’in imajına da ciddi zarar veriyor,” dedi.
İsrail’de ABD elçiliği yapan ilk evanjelik Hıristiyan olan ve siyonizme verdiği büyük destekle tanınan Huckabee, “[Ve] bunu talihsiz buluyorum çünkü şu anda İsrail’in elde edebileceği tüm dostlara ihtiyacı var,” diye ekledi ve şöyle devam etti:
“[İsrail’in] Artık daha fazla düşmana ihtiyacı yok. Ve küçücük bir azınlığın eylemleri, saygı ve takdir edilmeyi hak eden insanların itibarını lekeliyor.”
İran’a karşı savaşın geleceği sorulduğunda Huckabee, “İranlılar askeri açıdan inanılmaz derecede zayıf bir konumdalar ve iktisadi açıdan da kesinlikle zayıflamış durumdalar. Başkanın hem askeri hem de ekonomik alanda attığı adımlar, onları çok zor bir duruma soktu. Her şey yolundaymış gibi davranabilirler ama durumlarına dürüstçe bakan hiç kimsenin buna inandığını sanmıyorum,” dedi.
Huckabee, Batı Şeria’daki Kasra köyünde 1 hafta boyunca Filistinlileri abluka altına alan yasa dışı yerleşimcilere sert çıkarak tüm dünyayı şaşırtmıştı.
Dünya Basını2 hafta önceMilanovic uyardı: Dünya 1914 öncesine benzer bir uçurumun kenarında
Amerika2 hafta önceKıyamete beş kala – 1: Thiel, Deccal’i arıyor
Ortadoğu2 hafta önceMekke Anlaşması için İran iddiası: Tahran teklifi inceliyor
Rusya2 hafta önceTürkiye’den Rusya’ya ilk deniz yolu benzin sevkiyatı yola çıktı
Avrupa2 hafta önceAlman tarihçi Kittel, savaştan Hitler’i değil Stalin’i sorumlu tuttu
Ortadoğu2 hafta önceSDG’nin feshi için yapılan anlaşmanın ayrıntıları
Dünya Basını1 hafta önce“Yapay zeka devasa bir aldatmaca”
Görüş6 gün önceBişkek’te “Yeni Düzen” gerçeğe dönüşüp dönüşemeyeceğini görmek için toplanıyor








