Bizi Takip Edin

Amerika

Bloomberg: Ukrayna’ya ABD’den en erken aralık ortasına kadar yeni yardım yok

Yayınlanma

Bloomberg haber kuruluşunun görüştüğü hükümet yetkililerine dayandırdığı haberine göre, Ukrayna, aralık ortasına kadar ve muhtemelen gelecek yıla kadar ABD’den yeni askeri yardım paketi alamayacak.

Ajansa konuşan kaynaklar, ABD Kongresinin Kiev için yeni bir yardım paketi üzerinde anlaşmaya varmasının aralık ortasına kadar mümkün olmayabileceğini bildirdi.

Ajansa göre senatörler, Ukraynalıların ‘yakıt, silah ve mühimmatı tükenmekte’ olduğu için önümüzdeki günlerde paket üzerinde çalışmaya başlama niyetinde.

Öte yandan haberde, Ukrayna Silahlı Kuvvetlerinin karşı taarruzunun durması nedeniyle Kiev’e yönelik yaygın desteğin halihazırda ‘parçalanmakta’ olduğuna dikkat çekildi.

Daha önce Beyaz Saray Ulusal Güvenlik Konseyi Stratejik İletişim Koordinatörü John Kirby, ABD hükümetinin Ukrayna’yı desteklemek için sağladığı mali kaynakların yaklaşık yüzde 96’sını harcadığını ifade etmişti.

Kirby, ABD’nin daha fazla yardım yapmamasının Ukrayna’nın savunma kabiliyetleri üzerinde olumsuz bir etki yaratacağını da sözlerine eklemişti.

Kongre’de hem Temsilciler Meclisi hem de Senato’daki bazı Cumhuriyetçiler son zamanlarda Kiev’e daha fazla mali destek verilmesine karşı olduklarını dile getirmişti.

Ukrayna, ABD yardımının azalması nedeniyle savaşın ‘Lviv’e ulaşmasından’ endişeli

Amerika

ABD, 60 ticaret ortağına yönelik gümrük vergisi açıkladı

Yayınlanma

60 ticaret ortağını hedef alan yeni bir ABD gümrük vergisi dalgası bugün (24 Temmuz) yürürlüğe girdi.

Yeni vergiler, Başkan Donald Trump’ın bu yılın başlarında uygulamaya koyduğu ve süresi dolmak üzere olan küresel gümrük vergisinin yerini aldı.

Gümrük vergileri %10 ile %12,5 arasında değişiyor ve Çin, Hindistan ve Avrupa Birliği gibi büyük ekonomileri etkiliyor.

ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer, “ABD, neredeyse bir asırdır zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ithalatını yasaklamaktadır ve bu yasağı titizlikle uygulamaktadır; ticaret ortaklarımızın da aynısını yapmasının zamanı çoktan gelmiştir,” dedi.

Greer daha önce, hedef alınan ekonomilerin ABD ticaretinin çoğunluğunu oluşturduğunu da eklemişti.

Yüksek Mahkeme’nin şubat ayında Başkan’ın uyguladığı bir dizi gümrük vergisini iptal etmesinin ardından, Trump yönetimi, Başkan’ın dilediği gibi yüksek gümrük vergileri uygulayabilme yeteneğine darbe vurması üzerine, Başkan’ın “gümrük vergisi duvarını” yeniden inşa etmek için hızlı bir şekilde harekete geçti.

Bu aksilikten sonra Trump, ithalata %10’luk bir gümrük vergisini yeniden uygulamak için farklı yetki alanlarına başvurdu. Fakat bu önlem sadece 150 gün sürdü ve bugün süresi doldu.

Başlangıçta haziran ayında önerilen yeni gümrük vergileri dizisi, şimdi devreye giriyor.

Bu önlemler, aylar süren bir soruşturmanın ardından planlandı ve önceki adımlara kıyasla hukuki itirazlara karşı daha dayanıklı olduğu düşünülüyor.

Perşembe günkü duyuruya göre, zorla çalıştırma yoluyla üretilen ürünlerin ithalatını yasaklayan veya bunu taahhüt eden ekonomilere %10’luk daha düşük oran uygulanacak.

Bunlar arasında Kanada, AB, Hindistan ve Birleşik Krallık yer alıyor.

Çin, Japonya, Güney Kore ve onlarca diğer ülke ise %12,5’lik daha yüksek gümrük vergisine tabi tutuldu.

Fakat AB, Tayvan, Japonya, Güney Kore ve İsviçre, daha önce ABD ile imzaladıkları ticaret anlaşmaları uyarınca bazı muafiyetlerden yararlanacak.

Yeni vergiler, hedef ülkeler tarafından hemen kınandı. Japonya bu vergileri “üzücü” bulduğunu belirtirken, Avustralya ticaret bakanı ise bunları “haksız” olarak nitelendirdi.

Çelik ve alüminyum gibi halihazırda sektöre özgü gümrük vergilerine tabi olan mallar bu durumdan etkilenmeyecek.

Bir ABD’li yetkili gazetecilere yaptığı açıklamada, belirli enerji ürünleri ve gübrelerin yanı sıra ABD-Meksika-Kanada serbest ticaret anlaşması kapsamındaki ürünlerin de muaf tutulacağını belirtti.

Washington, “aşırı endüstriyel kapasite” nedeniyle 16 ekonomiyi ayrı ayrı soruşturuyor ve bu soruşturmalar ek gümrük vergilerine yol açabilir.

Uzmanlar, bunun sonunda ülkeler arasında farklı oranlara yol açabileceği konusunda uyarıyor.

Ticaret avukatı Greta Peisch, AFP’ye yaptığı açıklamada, Trump yönetiminin temel bir gümrük vergisi uygularken ek vergiler getirme tehdidini sürdürme hamlesinin, ticaret ortakları üzerindeki baskı gücünü koruduğunu söyledi.

Peisch, bunun aynı zamanda ülkelerin daha önce imzaladıkları ticaret anlaşmalarına uymaları için bir teşvik oluşturduğunu da ekledi.

Soruşturmalara zaman ayırarak yetkililer, mahkeme itirazları olması durumunda uygulanacak gümrük vergilerinin sağlam olmasını istiyorlar.

Peisch, ABD Ticaret Temsilciliği Ofisi’nin eski genel hukuk danışmanı olup şu anda Wiley Rein’de ortak olarak görev yapıyor.

Atlantic Council’dan Josh Lipsky, AFP’ye yaptığı açıklamada, “Bu, gümrük vergilerinin Trump’ın görev süresi boyunca yürürlükte kalma olasılığını çok daha yüksek hale getiriyor,” diyerek, ileride “çok daha korumacı bir dünya ekonomisi”ne işaret etti.

Lipsky, gümrük vergilerinin yeniden yürürlüğe konmasının devlet gelirlerini de artırdığını ekledi.

Eski ABD ticaret yetkilisi Ryan Majerus, Trump yönetiminin gümrük vergilerini agresif bir şekilde uygulayabilmesini sağlayacak seçenekler aradığını söyledi.

Majerus, uzun vadede Greer’in en son gümrük vergilerini uygulamak için başvurduğu 1974 Ticaret Yasası’nın 301. maddesinin “insanların farkında olduğundan daha fazla esneklik” sağladığını belirtti.

King & Spalding’in ortağı olan Majerus, gümrük vergileri yürürlüğe girdikten sonra yetkililerin yeni gelişmelere göre bunları değiştirebileceğini de ekledi.

Bu son hamle, Washington’un Latin Amerika devi Brezilya’yı haksız ticaret uygulamalarıyla suçlaması üzerine çeşitli Brezilya mallarına uygulanan %25’lik gümrük vergisinin yürürlüğe girmesinden kısa bir süre sonra geldi.

Bu hafta Trump, Ottawa’nın Amerikan alkollü içecek, otomobil ve süt ürünlerine yönelik “ayrımcı muamelesi”ni gerekçe göstererek birçok Kanada ürününe %50’lik yeni gümrük vergileri uygulanmasını da emretti.

Lipsky, bir ay içinde yürürlüğe girecek olan Kanada gümrük vergilerinin henüz test edilmemiş bir yasal hükme dayandığını belirterek, bunun Trump’ın hızla devreye sokabileceği başka araçlara da sahip olduğunu gösterdiğini söyledi.

Bu durum, ABD’nin gümrük vergisi anlaşmalarının “hâlâ kırılgan” olduğunu işaret ediyor.

Bununla birlikte, bir ticaret anlaşması imzalamış olan AB, Washington’un “AB-ABD Ortak Bildirisi’nde belirtilen taahhütlere sadık kalacağını” bekliyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

Norveç, Balogun kararı için FIFA’ya şikayette bulunacak

Yayınlanma

Norveç Futbol Federasyonu Başkanı Lise Klaveness, ABD Başkanı Donald Trump’ın 2026 Dünya Kupası’nda ABD’li futbolcu Folarin Balogun’un cezasının kaldırılmasına yönelik müdahalesi gerekçesiyle FIFA Etik Kuruluna başvuracaklarını açıkladı. Sürecin usulüne uygun işletilmediğini ve dış baskılarla hareket edildiğini vurgulayan Klaveness, FIFA yönetimini yapılan hatayı kabullenmeye çağırdı.

Norveç Futbol Federasyonu (NFF), ABD Başkanı Donald Trump’ın ABD Milli Takımı forveti Folarin Balogun’un 2026 Dünya Kupası’ndaki cezasının kaldırılmasına müdahale ettiği gerekçesiyle FIFA Etik Kurulu’na şikayette bulunacak.

NFF Başkanı Lise Klaveness, kararın dış güçlerin etkisiyle ve usule uygun bir süreç izlenmeden alındığını söyledi. Klaveness, FIFA Başkanı Gianni Infantino’ya hatayı kabul etmesi çağrısında bulundu.

Klaveness’in açıklamasını The Times’a dayandıran SPORTbible, NFF başkanının şu sözlerine yer verdi:

“Kuralları bu şekilde ihlal ettiğinizde, bütün oyunu tehlikeye atan kaygan bir yola girersiniz. Hepimiz bu kararı dış güçlerin etkilediğini ve kararın usule uygun biçimde alınmadığını biliyoruz. FIFA’daki liderimizin bunun bir hata olduğunu söylemesine ihtiyacımız var.”

Klaveness, devlet liderlerinin ve siyasetçilerin taleplerine uyum sağlamanın kuruluşun davranışını değiştirdiğini ve futbol işlerine yapılabilecek müdahalenin sınırlarını belirsizleştirdiğini belirtti.

Kararın dışarıdan gelen bir sesin etkisiyle ve kolektif bir tartışma yürütülmeden alınmasının hata olduğunu söyledi.

Balogun, Bosna-Hersek’e karşı oynanan ve ABD’nin 2-0 kazandığı son 32 turu maçında doğrudan kırmızı kart gördü.

Bu nedenle son 16 turunda Belçika’ya karşı oynanan ve ABD’nin 4-1 kaybettiği karşılaşmada forma giyememesi gerekiyordu.

Ancak FIFA Disiplin Komitesi, Balogun’un men cezasını bir yıl süreyle askıya aldı ve futbolcuya 40 bin dolar para cezası verdi.

İngiliz basını, kararın Trump’ın Infantino’dan futbolcunun men durumunu yeniden değerlendirmesini şahsen istemesinin ardından alındığını öne sürdü. Haberlere göre Trump, bu konuyla ilgili FIFA’yı üç kez aradı.

Trump ise Beyaz Saray’da gazetecilerle yaptığı görüşmede, cezalı durumdaki milli takım lideriyle ilgili Infantino’ya ne yapması gerektiğini söylemediğini, ancak futbolcunun neden cezalandırıldığını anlamadığını belirtti. FIFA Başkanı ise kararı bağımsız disiplin komitesinin aldığını savundu.

ABD başkanının müdahalesi Belçika’da, UEFA’da ve insan hakları alanında faaliyet gösteren sivil toplum kuruluşu FairSquare’de eleştirildi.

The Times gazetesi, UEFA Başkanı Aleksander Čeferin’in bu nedenle final maçını boykot ettiğini yazdı. FairSquare de Infantino hakkında Uluslararası Olimpiyat Komitesi’ne şikayette bulundu.

FIFA’nın eski Başkanı Sepp Blatter, siyasetçilerin telefon görüşmelerinin ardından kırmızı kartların iptal edilmemesi gerektiğini söyledi.

Blatter ayrıca taraftarları, futbolcuları ve ulusal federasyonları “futbolu kendi ellerine almaya ve yeni bir yönetim altında onu köklerine döndürmeye” çağırdı. 2026 Dünya Kupası’nın siyasi müdahale nedeniyle “güvenilirliğini yitirdiğini” savundu.

NFF daha önce de Infantino’nun girişimiyle Trump’a verilen FIFA Barış Ödülü nedeniyle FIFA Etik Kurulu’na şikayette bulunmuştu.

FIFA Barış Ödülü, Infantino tarafından kuruluşun yönetim kurulunun önceden yaptığı bir tartışma veya onay olmadan tesis edildi.

Ödül, 5 Aralık 2025’te 2026 Dünya Kupası kura çekimi töreni esnasında Washington’da Trump’a verildi.

Ödül için adaylık süreci, jüri veya seçim kriterleri oluşturulmadı. FIFA, ödülün “barış adına istisnai ve olağanüstü eylemlerde bulunarak dünyanın dört bir yanındaki insanları bir araya getiren kişilere” verileceğini açıkladı.

Trump, ödülü “hayatındaki en yüksek onurlardan biri” diye niteledi ve Hindistan, Pakistan ile diğer ülkelerde çıkması muhtemel savaşları önleyerek “binlerce hayat kurtardığını” söyledi.

NFF, o dönemde insan hakları kuruluşu FairSquare’in başvurusuna destek verdi.

Federasyon, görevdeki bir siyasetçiye ödül verilmesinin FIFA Etik Kuralları’nı ihlal ettiğini savundu ve Infantino’nun FIFA Yönetim Kurulu’na danışmadan ödül verme kararı almasından rahatsızlık duyduğunu açıkladı.

NFF ayrıca açık bir soruşturma yürütülmesini istedi ve FIFA Etik Kurulu’na “bu konuda şeffaf olması” çağrısında bulundu. Federasyon, soruşturma açılmaması halinde bunun nedeninin açıklanmasını talep etti.

Klaveness, NFF’nin o dönemde İsveç ve Almanya futbol federasyonlarından gayriresmi destek aldığını da söylemişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Goldman Sachs’tan kripto piyasaları için regülasyon çağrısı

Yayınlanma

Uluslararası yatırım bankası Goldman Sachs’ın Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su David Solomon, dijital varlık piyasaları için yeni düzenleyici çerçeve öngören Clarity Act’in ilerletilmesini istedi. Solomon’ın desteği, tüketici bankalarını riske atacağını savunan bankacılık çevrelerinin itirazlarına rağmen geldi.

Goldman Sachs Yönetim Kurulu Başkanı ve CEO’su David Solomon, dijital varlık piyasaları için yeni bir düzenleyici çerçeve oluşturacak Clarity Act’in ilerletilmesini desteklediğini açıkladı.

Solomon, Politico’ya verdiği röportajda, “Clarity Act, bütün yasalar gibi kusursuz değil. Tartışabileceğiniz ve itiraz edebileceğiniz pek çok nokta var. Ancak bence yasanın yaptığı en önemli şeylerden biri, piyasa istikrarını güçlendirecek ve bu piyasaların uygun biçimde gelişmesine imkân verecek eşit bir zemin oluşturması” dedi.

Solomon, “Clarity Act’in ilerletilmesini güçlü biçimde destekliyorum. Böylece piyasa yapısını oluşturabilir ve yenilik sürecini ilerletmeye başlayabiliriz” diye konuştu.

Solomon, Cumhuriyetçi senatörlerin gelecek hafta Senato Genel Kurulu’nda yapılabilecek oylama öncesinde yasa tasarısının yeni metnini dolaşıma sokmasından kısa süre sonra açıklama yaptı.

Solomon’ın desteği, aralarında JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon’ın da yer aldığı diğer bankacıların itirazlarının ardından geldi. Bu bankacılar, dolar karşılığı sabitlenen stablecoin’leri platformlarında tutan müşterilere getiriye dayalı ödüller veren kripto şirketlerinin haksız avantaj elde edeceğini ve bunun tüketici bankalarını riske atacağını savunuyor.

Dimon, mayıs ayında kripto yöneticisi Brian Armstrong’ın yasa tasarısı için yürüttüğü lobi faaliyetleri nedeniyle Coinbase CEO’sunu kamuoyu önünde eleştirmişti.

Yasa tasarısı, kendi piyasalarına göre şekillendirilmiş hukuki bir çerçeve oluşturulması için yıllardır çalışan ve seçim kampanyalarına yüz milyonlarca dolar katkı yapan dijital varlık şirketlerinin başlıca öncelikleri arasında yer alıyor.

ABD’nin Washington kentindeki en etkili gruplardan American Bankers Association, Bank Policy Institute, Consumer Bankers Association, Financial Services Forum, Independent Community Bankers of America ve National Bankers Association, çarşamba günü ortak açıklama yayımladı. Gruplar, Clarity Act’teki stablecoin hükmünün “ABD’de ekonomik faaliyeti yönlendiren yerel kredi akışına” risk oluşturduğunu söyledi.

Solomon, diğer bankacıların yasa tasarısına ilişkin görüşleri hakkında yorum yapmayacağını belirtti.

Solomon, “Goldman Sachs’ın tutumu, herkesin katılabileceği tek bir sisteme güçlü biçimde ihtiyaç duyduğumuza inanmak. İlerledikçe yapılması gereken başka şeyler olacak. Ancak bu, doğru yönde atılmış bir adım” dedi.

Bankacılık lobisi tasarıya karşı büyük ölçüde ortak tutum sergilerken, Goldman Sachs gibi ticari veya tüketici mevduatlarına daha az bağımlı yatırım bankaları, finans sisteminin köklü kurumlarının dijital varlıkları ve blockchain teknolojisini nasıl kullanabileceğini düzenleyecek hükümlere odaklanıyor.

ABD bankacılık sektörü stabil kripto paralara karşı birleşti

Solomon, yasa tasarısında “kenarda kalmış düzenlemeye tabi kurumların daha etkin katılım göstermesine imkân verecek” ifadelerin yer aldığını söyledi. Solomon, “Bu aşamada bence en önemli husus bu” dedi.

Piyasa yapısını düzenleyecek yasa tasarısı, partiler üstü ve uzun süren müzakerelere konu oldu.

Ancak stablecoin’ler üzerindeki sert tartışmalar, kolluk kuvvetlerinin itirazları ve son olarak federal yetkililerin kendi token’larını çıkarmasını yasaklayacak etik hükümler nedeniyle tasarının yasalaşma yolu belirsizliğini koruyor.

Başkan Donald Trump ve ailesi, büyük ölçüde kripto projelerinden elde edilen gelir sayesinde geçen yıl 1 milyar dolardan fazla kazandı.

Bu projeler, gündelik yatırımcılar için benzer getiri oranları sağlayamadı. Senato Demokratları, bu kazanca tepki göstererek reform çağrılarını güçlendirmek için konuyu gündemde tutuyor.

Demokratlar, Cumhuriyetçi senatörlerin çarşamba günü açıkladığı yeni metnin kendi taleplerini yeterince karşılamadığını söyledi.

Demokratların, Genel Kurul oylamasından önce değişiklik yapılması için baskıyı sürdürmesi bekleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English