Asya
Çin’in meşhur iki toplantısı başladı: Parti liderliği öne çıkıyor

Çin siyasi takviminin en önemli etkinliği olan iki toplantı bugün (pazartesi) başladı.
Ülkenin en üst düzey siyasi danışma organı Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) ve yasama organı Ulusal Halk Kongresi’nin (UHK) toplantıları geleneksel olarak hükümetin önümüzdeki yıl için politika gündeminin önizlemesinin yapıldığı bir fırsat olarak görülüyor.
Bu yıl aynı zamanda UHK’nin kuruluşunun 70. ve ÇHSDK’nın kuruluşunun 75. yıldönümü.
Pazartesi günü 14. ÇHSDK’nın 2,000’den fazla üyesi danışma organının yıllık çalışma raporunu dinlemek üzere Pekin’de Büyük Halk Salonu’nda bir araya geldi.
Salı günü ise Başbakan Li Qiang, yaklaşık 3,000 Ulusal Halk Kongresi vekilinin önünde ilk hükümet çalışma raporunu sunacak.
ÇHSDK Ulusal Komitesi, yıllık oturumundan bir gün önce pazar günü bir basın toplantısı düzenledi. 14. ÇHSDK Ulusal Komitesi’nin sözcüsü Liu Jieyi, oturum hakkında basına bilgi verdi.
Liu, Halkın Siyasi Danışma Konferansı’nın sosyalist demokrasiyi teşvik etmenin ve Çin’in siyasi yaşamında tam süreçli halk demokrasisini uygulamanın önemli bir biçimi olduğunu söyledi. Konferansın sosyalist istişari demokrasi için önemli bir kanal ve uzmanlaşmış bir istişari organ olduğunu da sözlerine ekledi.
Çin’in yönünü belirleyen ‘iki toplantı’da hangi başlıklar öne çıkacak?
Çin Başbakanı ilk kez toplantı sonunda basın toplantısı düzenlemeyecek
İki toplantı sırasında biri Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından olmak üzere en az üç basın toplantısı düzenlenecek.
Ancak Çin basınına göre, son otuz yıldır ilk kez Çin başbakanı, pazartesi günü Pekin’de başlayan yıllık parlamento oturumlarının sonunda bir basın toplantısı düzenlemeyecek.
Çin’in en üst düzey yasama organı olan Ulusal Halk Kongresi’nin sözcüsü Lou Qinjian, istisnai durumlar haricinde bu uygulamanın mevcut Ulusal Halk Kongresi döneminin gelecek yılları için de kaldırılacağını söyledi.
İlk kez 1988 yılında düzenlenen ve 1993 yılında geleneksel bir uygulama haline gelen basın toplantısı, en üst siyasi danışma organı ve yasama organının bir araya geldiği yıllık “iki toplantının” en çok beklenen etkinliklerinden biri. Üst düzey bir Çinli liderin yerel ve uluslararası medyanın sorularını yanıtladığı nadir etkinliklerden de biri. Bu sorular dış dünyaya üst düzey bir Çinli liderden politika yönelimlerini doğrudan duyma şansı sunar.
South China Morning Post’un haberine göre Lou, yapılan bir incelemenin ardından liderliğin, iki toplantı sırasında benzer etkinliklerle sık sık çakıştığı için basın toplantısını kaldırmaya karar verdiğini söyledi.
Başbakan Li Qiang salı sabahı hükümetin çalışma raporunu UHK’ne sunacak, ardından Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile Maliye Bakanlığı planları ve bütçeyi özetleyen iki yazılı rapor sunacak.
Lou pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Toplumun temel kaygılarının [hükümet] raporlarında özellikle ele alındığı söylenmelidir,” dedi ve ekledi: “Medyanın ve halkın raporların içeriğini kolayca öğrenebilmesi için raporlar kamuoyuna duyurulacak.”
Gözlemciler, bu değişikliğin sürpriz olabileceğini ancak Çin’in siyasi gelişimiyle uyumlu olduğunu söyledi.
South China Morning Post’un eski genel yayın yönetmeni olan deneyimli Çin gözlemcisi Wang Xiangwei’ye göre, “Partinin liderliği son on yılda sağlam bir şekilde yerleşti ve Devlet Konseyi’nin rolü artık esas olarak partinin kararlarını uygulamaktan ibaret.”
Wang, “Devlet Konseyi’nin başında bulunan başbakanın rolü ve statüsü de buna göre ayarlanıyor” dedi.
Öte yandan uzmanlara göre, bakanların ayrıntılı politikalar konusunda daha iyi bir konumda olmaları ve hepsinin basın toplantıları düzenleyecek olmaları nedeniyle ek bir basın toplantısına gerek duyulmadı. Ancak gerekli görülmesi halinde Çin yönetiminin gelecekte bu uygulamayı geri getirebileceği düşünülüyor.
Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan bir başka gözlemci ise bu uygulamanın Çin’deki görev değişimi dinamiklerini yansıttığını söyledi: “Başbakanın işi artık esas olarak ekonomi ve sosyal meselelerle ilgili. Ancak basın toplantısında sorulan sorular genellikle dış ilişkiler ve Çin’in büyük stratejisi hakkında oluyor. Li’nin bu sorulara cevap vermesi garip olurdu çünkü dış ilişkiler giderek daha fazla parti lideri Başkan Xi Jinping’in elinde merkezileşiyor.”
Dışişleri bakanı nominal olarak başbakana bağlı olsa da Wang, Qin Gang’ın temmuz ayında herhangi bir açıklama yapılmadan görevden alınmasının ardından bir üst rütbeden bu göreve geldi. Wang doğrudan Xi’ye rapor veriyor.
‘Halk demokrasisi’
Aynı zamanda ulusal siyasi danışman olan Pekin Üniversitesi profesörü Zhang Yiwu, iki toplantıyla ilgili Global Times’a yaptığı değerlendirmede, UHK ve ÇHSDK’nın tüm süreçleri kapsayan “halk demokrasisini” sergilemek için önemli bir platform olduğunu ve Çinli üst düzey kanun yapıcıların ve politika danışmanlarının “halkın beklentilerini gerçeğe dönüştürmek için” çaba göstererek halkın geçim kaynaklarını “ne kadar önemsediklerini” yansıttığını söyledi.
Zhang Yiwu, bütünsel süreçli halk demokrasisinin sadece periyodik oy verme haklarıyla dar tanımlı bir demokrasi biçimi olmadığını, ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal ve ekolojik sektörleri kapsayan seçimleri, istişareleri, karar alma ve gözetimi içeren “seçimsel ve istişari demokrasinin bir kombinasyonu” olduğunu belirtti.
Zhang, bu yılın iki oturumun dört yıl sonra normal formatına döndüğü ilk yıl olması nedeniyle özel olduğunu söyledi. Zhang, “Çeşitli sektörlerden, sosyal gruplardan ve toplumun farklı kesimlerinden gelen görüşlerin hepsi toplantıda yoğunlaştı ve Çin ekonomisinin daha sorunsuz gelişmesine ve toplumun özellikle pandemi sonrası toparlanma aşamasında hızla ilerlemesine yardımcı olacak ortak bir fikir birliğini yansıttı” dedi.
Kuzey Çin’in İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nden ulusal siyasi danışman ve aynı zamanda bölgenin kadın federasyonunun bir üyesi olan Xu Ruixia, Global Times’a yaptığı açıklamada, geçtiğimiz yıl boyunca anaokulları ve kreşlerdeki çocuk bakım tesisleriyle ilgili bir araştırma yürüttüğünü söyledi. Bulguları, bu tesislerde çalışanların düşük maaşlarla mücadele ettiğini, ebeveynlerin çocukları için yer bulmakta zorlandığını ve tesislerin kendilerinin de finansman sıkıntısıyla boğuştuğunu gösteriyor.
Sonuç olarak Xu, araştırma bulgularını belgeleyerek bir dizi öneri hazırladı ve bu önerileri ilgili makamlara sunarak söz konusu acil sorunlara çözüm bulunmasını savundu.
Çin medyası tarafından 5-25 Şubat tarihleri arasında 6,15 milyon katılımcıyla gerçekleştirilen bir ankete göre, hukukun üstünlüğü, istihdam, tıbbi bakım ve yüksek kaliteli kalkınma gibi konular, internet kullanıcılarının en çok endişe duyduğu ilk 10 konu arasında yer alıyor. Bu gündemler de oturumlarda ele alınacak.
Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi sözcüsü Xing Huina perşembe günü yaptığı açıklamada, geçen yılki iki toplantı sırasında Devlet Konseyi’ne verilen tüm öneri ve tekliflerin ele alındığını söyledi.
Xing, 2023 yılında Devlet Konseyi’nin çeşitli birimlerinin iki toplantı sırasında UHK milletvekillerinden gelen toplam 7,955 öneriyi ve ÇHSDK üyelerinden gelen 4,525 öneriyi ele aldığını ve bunların toplam öneri ve teklif sayısının sırasıyla yüzde 95.7 ve yüzde 96.5’ini oluşturduğunu kaydetti.
Dışarıyla iletişim imkanı
ÇHSDK’nın pazar günkü basın toplantısında, çeşitli ülkelerden gazeteciler Çin’in iki toplantı için açıklanan politikalara ve sinyallere göz atmak için toplandı.
Suudi Arabistan’dan bir muhabir Global Times’a yaptığı açıklamada, iki oturum sırasında Çin’in teknolojik inovasyon ve yeşil enerji konularını ele almaya odaklandığını, böylece daha fazla Arap ülkesinin Çin’in kalkınma deneyiminden ders çıkarabileceğini söyledi.
Zhang Yiwu, her yıl düzenlenen iki oturumun sadece milletvekillerinin ülkenin karşı karşıya olduğu mevcut sorunların çözümüne yönelik önerilerini dile getirdikleri platformlar olmadığını, aynı zamanda yabancı gözlemcilerin ülkenin gelecekteki kalkınma planına ve Çin’de demokrasinin nasıl uygulandığına dair bir fikir edinmeleri için de bir pencere sunduğunu ifade etti.
Asya
Hindistan, ABD ile ticaret görüşmelerinde daha iyi koşullar için direniyor

Yetkililer ve analistlere göre Hindistan, ABD ile son görüşmelerde hızlı bir ticaret anlaşmasını reddetti ve Başbakan Narendra Modi’nin yeni ticaret ortakları, azalan ekonomik riskler ve iç siyasette elde ettiği kazanımlardan aldığı güvenle daha iyi koşullar için beklemeyi tercih etti.
Aylar süren müzakerelerin ardından iki ülke, ABD Ticaret Temsilcisi Jamieson Greer’ın geçen ay Yeni Delhi’ye yaptığı ziyaret sırasında geçici bir ticaret anlaşmasını sonuçlandıramadı. Oysa her iki taraf da sınırlı kapsamlı bir anlaşmaya varılmasının yakın olduğunu düşünüyordu.
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir Hindistan hükümeti yetkilisi, Reuters’a, Washington’ın Yeni Delhi’nin temel talepleri konusunda güvence vermemesi nedeniyle uzlaşma sağlanamadığını söyledi. Bu talepler arasında Hindistan’a Çin gibi rakipleri karşısında tarife avantajı tanınması ve anlaşma sonrasında ABD tarafından yeni vergiler getirilmemesi bulunuyordu.
Yetkili, “Tutumumuz açık. Olumlu koşullar içermeyen bir anlaşmaya alelacele imza atmayı ya da tarım konusunda taviz vermek gibi kırmızı çizgilerimizden ödün vermeyi düşünmüyoruz” dedi.
Yetkililer ve analistlere göre Washington, Başkan Donald Trump’ın bu ayın ilerleyen günlerinde yürürlüğe girmesi beklenen yeni gümrük vergilerine hazırlandığı bir dönemde, stratejik ortağı Hindistan’dan hızlı ticari tavizler almayı umuyordu. Ancak Hindistan’ın direnmesi, ihracatına daha yüksek vergiler uygulanması ve şirketler açısından belirsizliğin uzaması riskini beraberinde getiriyor.
Greer ile yapılan görüşmelerin ertesi günü Hindistan Ticaret Bakanı Piyush Goyal, Hindistan’a avantaj sağlamadığı sürece ABD ile anlaşmanın uygulamaya konulmayacağını söyledi. Bu açıklama, daha yüksek tarife ihtimaline rağmen Yeni Delhi’nin tutumunu sertleştirdiğini ve anlaşma konusunda acele etmediğini gösterdi.
Diğer birçok ülkede olduğu gibi Hindistan’dan gelen malların büyük bölümü şu anda ABD’de yüzde 10 gümrük vergisine tabi. Ancak Trump yönetiminin, aşırı sanayi kapasitesine ilişkin yürütülen soruşturmalar kapsamında bu ay daha yüksek tarifeler getirmesi bekleniyor. Hindistan ise ABD’nin kapasite fazlasına ilişkin suçlamalarını reddediyor.
Washington, zorla çalıştırılarak üretilen malların ticaretini engellemekte başarısız oldukları iddiasıyla aralarında Hindistan’ın da bulunduğu onlarca ülkeye yüzde 12,5’e varan yeni tarifeler uygulanmasını daha önce teklif etmişti.
Görüşmeler hakkında bilgi sahibi bir ABD kaynağının Reuters’a aktardığına göre Washington’ın tutumu, Hindistan’ın talep ettiği tercihli ticaret hükümlerinden yararlanabilmek için kendi tavizlerini vermesi gerektiği yönünde.
Müzakerelerin gizli olması nedeniyle Hindistanlı yetkili ile ABD’li kaynak isimlerinin açıklanmasını istemedi. Hindistan Ticaret Bakanlığı ile ABD Ticaret Temsilciliği, e-posta yoluyla gönderilen yorum taleplerine yanıt vermedi.
İsminin açıklanmaması koşuluyla konuşan bir ABD’li yetkili, Washington’ın Hindistan ile görüşmeleri sürdürdüğünü ve hâlâ bir anlaşmaya varılmasını beklediğini söyledi ancak herhangi bir takvim paylaşmadı.
Yetkili, bununla birlikte Hindistan’ın müzakerelerde zaman zaman yavaş, bürokratik ve zorlu bir tutum sergilediğini belirterek hızlı bir anlaşma ihtimalinin düşük olduğu sinyalini verdi.
Beyaz Saray Sözcüsü Kush Desai, görüşmelerdeki tıkanıklığa ilişkin soruya şu yanıtı verdi:
“Trump yönetimi, Amerikalıları ve ‘Önce Amerika’ yaklaşımını merkeze alan tarihi bir ticaret anlaşmasını sonuçlandırmak için Hindistanlı yetkililerle verimli temaslarını sürdürüyor.”
Modi’nin üst düzey danışmanı: Hindistan yüzde 8 büyümeye çok yakın
Hindistan’ın ihracatı artıyor, ekonomik riskler azalıyor
Ticaret analistlerine göre ihracattaki artış, diğer ülkeler ve bloklarla imzalanan yeni ticaret anlaşmaları ve ekonomik risklerin azalması, Hindistan’ın elini güçlendirdi.
Yetkililerin verdiği bilgiye göre Hindistan’ın toplam mal ihracatı, İran’daki savaşın yol açtığı aksamalara rağmen nisan-haziran döneminde geçen yılın aynı dönemine kıyasla yaklaşık yüzde 15 arttı. Bu artışta, fiyatı yükselen petrol ürünleri sevkiyatları etkili oldu.
Tüccarların alternatif nakliye güzergâhlarına yönelmesinin ardından Körfez ülkelerine ihracat savaş öncesi seviyelere geri döndü. Mart ayında 2,62 milyar dolar olan ihracat mayısta 5,3 milyar dolara yükselirken, ABD’ye ihracat nisan ve mayıs aylarında 17,29 milyar dolara çıktı.
Hindistan ayrıca diğer gelişmiş pazarlara erişimini genişletiyor. İngiltere ile imzalanan serbest ticaret anlaşmasının bu ay yürürlüğe girmesi, Avrupa Birliği ile yapılacak anlaşmanın ise gelecek yılın başlarında tamamlanması bekleniyor.
Washington merkezli Asia Society Policy Institute’un kıdemli başkan yardımcısı ve eski ABD ticaret yetkilisi Wendy Cutler, “Hindistanlı müzakereciler, ülkenin güçlü ekonomisi, diğer ortaklarla yürüttüğü çeşitlendirme girişimleri ve dünyadaki stratejik konumu sayesinde görüşmelerde belirli bir manevra alanı kazandı” dedi.
Goldman Sachs ekonomisti Santanu Sengupta bir raporunda, ABD ile İran arasındaki geçici barış anlaşmasının petrol fiyatlarını düşürerek Hindistan’ın ekonomik görünümünü iyileştirdiğini belirtti.
Banka, Hindistan için 2026 büyüme tahminini yüzde 6,8’e yükseltirken, enflasyon ve cari açık tahminlerini düşürdü. Bu da Yeni Delhi’nin daha iyi koşullar elde etmek amacıyla beklemek için ekonomik açıdan daha geniş bir hareket alanına sahip olduğunu gösteriyor.
Rupinin değer kaybetmesi de ihracatçıların rekabet gücünü artırdı.
Washington’ı bekleme stratejisi
Bir başka Hindistanlı yetkiliye göre Yeni Delhi ayrıca ABD’nin bazı ticaret önlemlerinin hukuki ya da siyasi engellerle karşılaşabileceğini hesaplıyor.
Demokrat Parti’den 22 eyalet başsavcısından oluşan bir grup, Trump yönetiminin zorla çalıştırmaya ilişkin soruşturmalar kapsamında önerdiği tarifelere karşı şimdiden itirazda bulundu.
Ticaret analistlerine göre ABD tarifelerine ilişkin hukuki belirsizlikler ile Modi’nin son eyalet seçimlerindeki zaferleri, Hindistan’ın aceleye getirilmiş bir anlaşmaya direnmesine yardımcı oldu.
Modi’nin Bharatiya Janata Partisi’nin üst düzey yöneticileri, ticaret anlaşmalarının Hindistanlı çiftçileri ve küçük işletmeleri koruması gerektiğini kamuoyu önünde savundu. Yeni Delhi, siyasi açıdan etkili olan bu iki kesimi ticaret müzakerelerinde uzun süredir koruyor.
Eski ticaret müzakerecisi ve Global Trade Research Initiative’in kurucusu Ajay Srivastava, “Hindistan, aceleye getirilmiş bir anlaşmayı geciktirmenin, hatta tamamen terk etmenin; maliyeti geçici tarife avantajlarının çok ötesine geçebilecek yükümlülüklerin altına girmekten daha ihtiyatlı olabileceğinin farkında” dedi.
Asya
Çin küresel kaz ciğeri üretiminin yeni merkezi oldu

Fransız mutfağının simge gıdası kaz ciğeri üretiminde Çin, devlet destekli yatırımlarla küresel pazarın yüzde 45’ini ele geçirdi. Ülkede yılda 11 bin ton üretilen de lüks gıda maddesi, Fransız rakiplerine kıyasla yarı fiyatına alıcı buluyor.
Fransız mutfağının ve kültürünün dünya çapındaki en önemli simgelerinden biri olan kaz ciğeri (foie gras) üretiminde dengeler değişiyor.
The Wall Street Journal gazetesinin haberine göre Çin, gerçekleştirdiği büyük atılımla bu lüks gıda maddesinin küresel üretim merkezi haline geldi. Devlet kontrolündeki yatırım kuruluşu China International Capital tarafından haziran ayında yayımlanan rapora göre, Çin sınırları içinde her yıl 11 bin ton kaz ciğeri üretiliyor.
Bu hacim, Çinli üreticilerin şu anda küresel kaz ciğeri üretiminin yüzde 45 gibi büyük bir oranını tek başına karşıladığı anlamına geliyor.
The Wall Street Journal gazetesine değerlendirmelerde bulunan Çin tarım sektörü uzmanı Even Pei, Batı dünyasındaki algının dönüştüğünü vurguladı. Pei, konuya ilişkin açıklamasında şu ifadeleri kullandı:
“On yıllar boyunca Batılı tüketicilerin gözünde ‘Çin Malı’ ibaresi ucuz, kalitesiz ve basit ürünlerle özdeşleşti. Ancak son on yılda, Çin’de üretilen ve yüksek kaliteyi daha düşük fiyata sunan çok sayıda yerli markanın yükselişine şahit oluyoruz.”
Kırsal kalkınma hamlesi sektörü büyüttü
Kaz ciğeri üretimindeki bu olağanüstü büyüme, Pekin yönetiminin kırsal bölgeleri kalkındırma stratejisinin bir sonucu olarak ortaya çıktı.
Kentlere göç eden iş gücü nedeniyle boşalan kırsal yerleşim birimlerinde sürdürülebilir sanayi kolları yaratmak isteyen Çin hükümeti, bu sektörü hedef seçti.
Tarım uzmanı Even Pei, devletin üreticilere düşük faizli krediler sağlayarak ve pazarlama faaliyetlerine doğrudan destek vererek sektörün büyümesini hızlandırdığını ifade etti.
Günümüzde Çinli çiftçiler, ördek ve kazları ciğerlerini büyütecek şekilde özel besleme yöntemlerine tabi tutarak binlerce ton kaz ciğeri işleme kapasitesine sahip durumda.
Ülkedeki restoranlar ve gıda üreticileri de tüketimi artırmak amacıyla yaratıcı sunumlar geliştiriyor. Habere göre, piyasada kaz ciğerli dondurma, yaban mersini aromalı kaz ciğeri ve bu lezzeti barındıran suşi roll gibi alternatif ürünler yer alıyor.
Lüks tüketim sınıfındaki bu gıda maddesi Çin içinde halen ağırlıklı olarak büyük şehirlerde yaşayan varlıklı kesime hitap ediyor.
Bununla birlikte, Çin’de üretilen kaz ciğerinin satış fiyatı, Fransa’da üretilen muadillerine kıyasla neredeyse yarı yarıya daha düşük seviyede seyrediyor.
Avrupa pazarında rekabet endişesi
The Wall Street Journal gazetesinin dikkat çektiği bir diğer husus ise Avrupa Birliği’nin ithal ürünlere yönelik tedbirleri oldu. Avrupa Birliği, kaz ciğeri etiketleme kurallarını sıkılaştırarak yabancı üreticilerin ürünlerinde Fransa menşeini çağrıştıracak ibareler kullanmasını yasakladı.
Çin dışında üretilen kaz ciğerinin uluslararası satışı şu an için yalnızca birkaç küçük pazarla sınırlı kalıyor.
Öte yandan Fransa’daki sektör temsilcileri, Çin menşeli kaz ciğerinin Avrupa pazarına doğrudan girmesi durumunda, düşük fiyat avantajının tüketiciler nezdinde belirleyici unsur haline gelmesinden endişe ediyor.
Dünya gastronomi kültüründe kaz ciğeri, Fransa’nın en önemli marka değerleri arasında kabul ediliyor. Fransa, bu özel yemeğe yasal koruma altında olan kültürel ve gastronomik miras statüsü tanımış durumda.
Asya
Çin, Japonya Dışişleri Bakanı’nın Güney Çin Denizi tahkim kararını gündeme taşımasını protesto etti

Çin, Japonya Dışişleri Bakanı’nın Güney Çin Denizi tahkim kararını gündeme taşıması ve bazı ülkelerle yayımladığı ortak bildiri nedeniyle sert girişimde bulundu.
Çin Dışişleri Bakanlığı Asya İşleri Dairesi’nden sorumlu bir yetkili, pazar günü Japonya’nın Çin Büyükelçiliği Maslahatgüzarı’nı bakanlığa çağırdı. Görüşmede, Japonya Dışişleri Bakanı’nın, sözde “Güney Çin Denizi Tahkim Kararı”nı yayımlanmasının 10. yılında yeniden gündeme taşıması ve Japonya’nın bazı ülkelerle işbirliği içinde ortak bir bildiri yayımlaması nedeniyle sert girişimde bulunuldu; Çin’in güçlü memnuniyetsizliği ve protestosu iletildi.
Yetkili, Çin’in Japonya’nın “provokasyonlarına kararlı ve güçlü biçimde karşılık vereceğini”, toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını “kesin biçimde koruyacağını” belirtti.
Çin Dışişleri Bakanlığına göre Çin tarafı, Japonya’nın Güney Çin Denizi ile bağlantılı tarihsel suçlarının hesabını açık biçimde vermediğini ve bu nedenle konu hakkında sorumsuzca açıklamalar yapma hakkına sahip olmadığını ifade etti.
Çin tarafı, Japonya’nın “bu çirkin söz ve eylemlerinin savaş sonrası uluslararası düzene ve uluslararası ilişkilerde hukukun üstünlüğüne meydan okuduğunu, çifte standart uyguladığını, ülkeler arasında ayrılık yaratmaya çalıştığını ve Güney Çin Denizi’ndeki barış ve istikrarı baltaladığını” bildirdi. Bu tutumun, bölge ülkelerinin ortak çıkarları ve beklentileriyle de çeliştiği kaydedildi.
Bakanlık, bu tür adımların Çin dahil uluslararası toplumda, Japonya’nın modern tarihteki saldırganlık eylemleri ve sömürgeci vahşeti konusunda tarihsel kaygıları yeniden canlandırdığını ve güçlü öfkeye yol açtığını açıkladı.
Açıklamada, Çin’in Japonya’nın provokasyonlarına kararlı ve güçlü biçimde karşılık vereceği, toprak egemenliğini ve denizlerdeki hak ve çıkarlarını kesin biçimde koruyacağı yinelendi.
Bakanlık ayrıca Çin tarafının, Japonya’yla bağlantılı çeşitli olumsuz gelişmeler konusunda da sert girişimlerde bulunduğunu bildirdi. Bunlar arasında, “Tayvan meselesi, Japonya’nın Çin’de bıraktığı terk edilmiş kimyasal silahlar, Japon parlamento üyelerinin Çin’in etnik politikalarına ilişkin uygunsuz açıklamaları ve Japonya’nın askeri ve güvenlik alanındaki olumsuz adımları” yer aldı.
Rusya2 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Diplomasi5 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Görüş1 hafta önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Dünya Basını2 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Dünya Basını2 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Amerika5 gün önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Görüş5 gün önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor












