Asya
Çin’in meşhur iki toplantısı başladı: Parti liderliği öne çıkıyor

Çin siyasi takviminin en önemli etkinliği olan iki toplantı bugün (pazartesi) başladı.
Ülkenin en üst düzey siyasi danışma organı Çin Halk Siyasi Danışma Konferansı (ÇHSDK) ve yasama organı Ulusal Halk Kongresi’nin (UHK) toplantıları geleneksel olarak hükümetin önümüzdeki yıl için politika gündeminin önizlemesinin yapıldığı bir fırsat olarak görülüyor.
Bu yıl aynı zamanda UHK’nin kuruluşunun 70. ve ÇHSDK’nın kuruluşunun 75. yıldönümü.
Pazartesi günü 14. ÇHSDK’nın 2,000’den fazla üyesi danışma organının yıllık çalışma raporunu dinlemek üzere Pekin’de Büyük Halk Salonu’nda bir araya geldi.
Salı günü ise Başbakan Li Qiang, yaklaşık 3,000 Ulusal Halk Kongresi vekilinin önünde ilk hükümet çalışma raporunu sunacak.
ÇHSDK Ulusal Komitesi, yıllık oturumundan bir gün önce pazar günü bir basın toplantısı düzenledi. 14. ÇHSDK Ulusal Komitesi’nin sözcüsü Liu Jieyi, oturum hakkında basına bilgi verdi.
Liu, Halkın Siyasi Danışma Konferansı’nın sosyalist demokrasiyi teşvik etmenin ve Çin’in siyasi yaşamında tam süreçli halk demokrasisini uygulamanın önemli bir biçimi olduğunu söyledi. Konferansın sosyalist istişari demokrasi için önemli bir kanal ve uzmanlaşmış bir istişari organ olduğunu da sözlerine ekledi.
Çin’in yönünü belirleyen ‘iki toplantı’da hangi başlıklar öne çıkacak?
Çin Başbakanı ilk kez toplantı sonunda basın toplantısı düzenlemeyecek
İki toplantı sırasında biri Dışişleri Bakanı Wang Yi tarafından olmak üzere en az üç basın toplantısı düzenlenecek.
Ancak Çin basınına göre, son otuz yıldır ilk kez Çin başbakanı, pazartesi günü Pekin’de başlayan yıllık parlamento oturumlarının sonunda bir basın toplantısı düzenlemeyecek.
Çin’in en üst düzey yasama organı olan Ulusal Halk Kongresi’nin sözcüsü Lou Qinjian, istisnai durumlar haricinde bu uygulamanın mevcut Ulusal Halk Kongresi döneminin gelecek yılları için de kaldırılacağını söyledi.
İlk kez 1988 yılında düzenlenen ve 1993 yılında geleneksel bir uygulama haline gelen basın toplantısı, en üst siyasi danışma organı ve yasama organının bir araya geldiği yıllık “iki toplantının” en çok beklenen etkinliklerinden biri. Üst düzey bir Çinli liderin yerel ve uluslararası medyanın sorularını yanıtladığı nadir etkinliklerden de biri. Bu sorular dış dünyaya üst düzey bir Çinli liderden politika yönelimlerini doğrudan duyma şansı sunar.
South China Morning Post’un haberine göre Lou, yapılan bir incelemenin ardından liderliğin, iki toplantı sırasında benzer etkinliklerle sık sık çakıştığı için basın toplantısını kaldırmaya karar verdiğini söyledi.
Başbakan Li Qiang salı sabahı hükümetin çalışma raporunu UHK’ne sunacak, ardından Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu ile Maliye Bakanlığı planları ve bütçeyi özetleyen iki yazılı rapor sunacak.
Lou pazartesi günü yaptığı açıklamada, “Toplumun temel kaygılarının [hükümet] raporlarında özellikle ele alındığı söylenmelidir,” dedi ve ekledi: “Medyanın ve halkın raporların içeriğini kolayca öğrenebilmesi için raporlar kamuoyuna duyurulacak.”
Gözlemciler, bu değişikliğin sürpriz olabileceğini ancak Çin’in siyasi gelişimiyle uyumlu olduğunu söyledi.
South China Morning Post’un eski genel yayın yönetmeni olan deneyimli Çin gözlemcisi Wang Xiangwei’ye göre, “Partinin liderliği son on yılda sağlam bir şekilde yerleşti ve Devlet Konseyi’nin rolü artık esas olarak partinin kararlarını uygulamaktan ibaret.”
Wang, “Devlet Konseyi’nin başında bulunan başbakanın rolü ve statüsü de buna göre ayarlanıyor” dedi.
Öte yandan uzmanlara göre, bakanların ayrıntılı politikalar konusunda daha iyi bir konumda olmaları ve hepsinin basın toplantıları düzenleyecek olmaları nedeniyle ek bir basın toplantısına gerek duyulmadı. Ancak gerekli görülmesi halinde Çin yönetiminin gelecekte bu uygulamayı geri getirebileceği düşünülüyor.
Adının açıklanmaması kaydıyla konuşan bir başka gözlemci ise bu uygulamanın Çin’deki görev değişimi dinamiklerini yansıttığını söyledi: “Başbakanın işi artık esas olarak ekonomi ve sosyal meselelerle ilgili. Ancak basın toplantısında sorulan sorular genellikle dış ilişkiler ve Çin’in büyük stratejisi hakkında oluyor. Li’nin bu sorulara cevap vermesi garip olurdu çünkü dış ilişkiler giderek daha fazla parti lideri Başkan Xi Jinping’in elinde merkezileşiyor.”
Dışişleri bakanı nominal olarak başbakana bağlı olsa da Wang, Qin Gang’ın temmuz ayında herhangi bir açıklama yapılmadan görevden alınmasının ardından bir üst rütbeden bu göreve geldi. Wang doğrudan Xi’ye rapor veriyor.
‘Halk demokrasisi’
Aynı zamanda ulusal siyasi danışman olan Pekin Üniversitesi profesörü Zhang Yiwu, iki toplantıyla ilgili Global Times’a yaptığı değerlendirmede, UHK ve ÇHSDK’nın tüm süreçleri kapsayan “halk demokrasisini” sergilemek için önemli bir platform olduğunu ve Çinli üst düzey kanun yapıcıların ve politika danışmanlarının “halkın beklentilerini gerçeğe dönüştürmek için” çaba göstererek halkın geçim kaynaklarını “ne kadar önemsediklerini” yansıttığını söyledi.
Zhang Yiwu, bütünsel süreçli halk demokrasisinin sadece periyodik oy verme haklarıyla dar tanımlı bir demokrasi biçimi olmadığını, ekonomik, siyasi, kültürel, sosyal ve ekolojik sektörleri kapsayan seçimleri, istişareleri, karar alma ve gözetimi içeren “seçimsel ve istişari demokrasinin bir kombinasyonu” olduğunu belirtti.
Zhang, bu yılın iki oturumun dört yıl sonra normal formatına döndüğü ilk yıl olması nedeniyle özel olduğunu söyledi. Zhang, “Çeşitli sektörlerden, sosyal gruplardan ve toplumun farklı kesimlerinden gelen görüşlerin hepsi toplantıda yoğunlaştı ve Çin ekonomisinin daha sorunsuz gelişmesine ve toplumun özellikle pandemi sonrası toparlanma aşamasında hızla ilerlemesine yardımcı olacak ortak bir fikir birliğini yansıttı” dedi.
Kuzey Çin’in İç Moğolistan Özerk Bölgesi’nden ulusal siyasi danışman ve aynı zamanda bölgenin kadın federasyonunun bir üyesi olan Xu Ruixia, Global Times’a yaptığı açıklamada, geçtiğimiz yıl boyunca anaokulları ve kreşlerdeki çocuk bakım tesisleriyle ilgili bir araştırma yürüttüğünü söyledi. Bulguları, bu tesislerde çalışanların düşük maaşlarla mücadele ettiğini, ebeveynlerin çocukları için yer bulmakta zorlandığını ve tesislerin kendilerinin de finansman sıkıntısıyla boğuştuğunu gösteriyor.
Sonuç olarak Xu, araştırma bulgularını belgeleyerek bir dizi öneri hazırladı ve bu önerileri ilgili makamlara sunarak söz konusu acil sorunlara çözüm bulunmasını savundu.
Çin medyası tarafından 5-25 Şubat tarihleri arasında 6,15 milyon katılımcıyla gerçekleştirilen bir ankete göre, hukukun üstünlüğü, istihdam, tıbbi bakım ve yüksek kaliteli kalkınma gibi konular, internet kullanıcılarının en çok endişe duyduğu ilk 10 konu arasında yer alıyor. Bu gündemler de oturumlarda ele alınacak.
Devlet Konseyi Enformasyon Ofisi sözcüsü Xing Huina perşembe günü yaptığı açıklamada, geçen yılki iki toplantı sırasında Devlet Konseyi’ne verilen tüm öneri ve tekliflerin ele alındığını söyledi.
Xing, 2023 yılında Devlet Konseyi’nin çeşitli birimlerinin iki toplantı sırasında UHK milletvekillerinden gelen toplam 7,955 öneriyi ve ÇHSDK üyelerinden gelen 4,525 öneriyi ele aldığını ve bunların toplam öneri ve teklif sayısının sırasıyla yüzde 95.7 ve yüzde 96.5’ini oluşturduğunu kaydetti.
Dışarıyla iletişim imkanı
ÇHSDK’nın pazar günkü basın toplantısında, çeşitli ülkelerden gazeteciler Çin’in iki toplantı için açıklanan politikalara ve sinyallere göz atmak için toplandı.
Suudi Arabistan’dan bir muhabir Global Times’a yaptığı açıklamada, iki oturum sırasında Çin’in teknolojik inovasyon ve yeşil enerji konularını ele almaya odaklandığını, böylece daha fazla Arap ülkesinin Çin’in kalkınma deneyiminden ders çıkarabileceğini söyledi.
Zhang Yiwu, her yıl düzenlenen iki oturumun sadece milletvekillerinin ülkenin karşı karşıya olduğu mevcut sorunların çözümüne yönelik önerilerini dile getirdikleri platformlar olmadığını, aynı zamanda yabancı gözlemcilerin ülkenin gelecekteki kalkınma planına ve Çin’de demokrasinin nasıl uygulandığına dair bir fikir edinmeleri için de bir pencere sunduğunu ifade etti.
Asya
Samsung, Kore tarihinin en büyük hissedar ödeme planını açıkladı

Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında ödeme yapmayı planladığını duyurdu. Bloomberg verilerine göre bu adım Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma niteliği taşırken, rakip SK Hynix’in hisse geri alımı sonrasında devreye alındı.
Elektronik, akıllı telefon ve yarı iletken üreticisi Samsung Electronics, 2026 yılında hissedarlarına 90 trilyon ile 110 trilyon won (65-80 milyar dolar) arasında kaynak aktarmayı planladığını bildirdi.
Bloomberg verilerine göre bu tutar, Kore şirketleri tarihindeki en yüksek ödeme hacmi olma özelliği taşıyor.
Samsung’un duyurduğu bu plan, dünya genelinde bugüne kadar açıklanan en büyük sermaye getirisi programları arasında da yer alıyor.
ABD tarihinde ise Apple, 2024 yılında 110 milyar dolarlık hisse geri alımını onaylamış ve bu işlem ülkenin en büyük hisse geri alımı olarak kayda geçmişti.
Samsung, serbest nakit akışının yaklaşık yarısını hissedarlara yönlendireceğini açıkladı. Şirket, bu tutarın yaklaşık 30 trilyon wonluk (yaklaşık 21,4 milyar dolar) kısmını üçüncü çeyrek temettüsü olarak ödeyecek.
Şirket ayrıca çalışan tazminatlarını karşılamak amacıyla yaklaşık 15 trilyon won (10,73 milyar dolar) tutarında hisse geri alımı gerçekleştirmeyi hedefliyor.
Buna karşılık Samsung, yaptığı açıklamada hedeflenen toplam tutarın kalan kısmının tam olarak nasıl ödeneceğini belirtmedi.
Şirket, kalan ödeme miktarının ve dağıtım şeklinin ocak ayındaki yönetim kurulu toplantısında kesinleştirileceğini kaydetti.
Samsung, rakibi SK Hynix gibi, yapay zeka alanındaki yükselişin etkisiyle rekor seviyeye ulaşan çip satışlarından elde edilen kârın bir bölümünü geri almak isteyen hissedarların baskısı altında.
SK Hynix, daha önce 40 trilyon won (28,5 trilyon dolar) tutarında kendi hisselerini geri alacağını duyurmuştu.
Financial Times’ın aktardığına göre, JPMorgan analistleri SK Hynix’in hissedarlarına en az 130 milyar dolar tutarında ek ödeme açıklamasını bekliyor.
Hissedarlara yönelik sermaye getirisi programını 2024 yılında başlatan Samsung, bu kapsamda yıllık 9,8 trilyon wonluk (7 milyar dolar) düzenli temettü ödemelerini korurken, 2024-2026 döneminde oluşacak serbest nakit akışının yüzde 50’sini hissedarlara aktarmayı taahhüt etmişti.
Samsung’un mart ayında yayımladığı kurumsal değer artırma planına göre şirket, 2024 ve 2025 yıllarında 20,9 trilyon won (14,9 milyar dolar) nakit temettü ödedi ve ardından iptal edilmek üzere hisse geri alımlarına 8,4 trilyon won (6 milyar dolar) harcadı.
Asya
Kuzey Kore’de lüks tüketim ve inşaat patlaması yaşanıyor

Kuzey Kore’nin başkenti Pyongyang’da Rusya ile derinleşen ilişkilerin ve ekonomik büyümenin etkisiyle lüks tüketime talep arttı. Ülke genelinde inşaat hamlesi hız kazanırken mağazalarda Batılı lüks markalar ve kayıt dışı IKEA ürünleri satılıyor. Ancak Financial Times gazetesine konuşan analistler, gelir artışına rağmen yapısal sorunların ve gıda yetersizliğinin sürdüğüne dikkat çekiyor.
Financial Times’ın haberine göre Kuzey Kore, analistlerin öncelikle Rusya ile derinleşen işbirliğine bağladığı belirgin bir inşaat ve tüketim patlaması yaşıyor.
Başkent Pyongyang’da son yıllarda yeni yerleşim bölgeleri, mağazalar ve eğlence merkezleri kuruldu. Büyük mağazalarda Omega marka saatler ve Chanel kozmetik ürünleri dahil olmak üzere lüks markalar satılırken alışveriş merkezlerinden birinde resmi olmayan bir IKEA mağazası faaliyet gösteriyor.
Şehirde ayrıca taksi çağırma ve QR kodla ödeme yapma imkanı sunan yaklaşık 500 dolar değerinde akıllı telefonlar bulunuyor.
Pyongyang’da altyapı alanında da gelişmeler yaşanıyor. Taksi çağırma hizmetleri, yeni mağazalar ve QR kodlu ödeme sistemlerinin yanı sıra internet kafeler ile BMW marka araçların da satın alınabildiği otomobil galerileri açıldı.
Güney Kore merkezli Kore Bankası (Bank of Korea), 1965 yılından bu yana düzenli resmi ekonomik veri açıklamayan Kuzey Kore’nin reel gayrisafi yurt içi hasılasının (GSYH) 2025 yılında yüzde 3,5 büyüdüğünü tahmin etti. Bu veriyle birlikte ülke ekonomisi üst üste üçüncü yılı da yüzde 3’ün üzerinde büyümeyle tamamladı.
Dış ticaret verileri de toparlanmaya işaret ediyor. Kore Bankası verilerine göre 2025 yılında ülkenin ithalatı yüzde 14 artışla 2,66 milyar dolara, ihracatı ise yüzde 30 yükselişle 470 milyon dolara ulaştı.
Stimson Center düşünce kuruluşunun verileri de ocak-mayıs döneminde Çin’e yapılan ihracatın yüzde 68 artarak 287 milyon dolara çıktığını gösterdi. Bu artıştaki temel payı volfram sevkiyatı oluşturdu.
Ülkenin bir diğer gelir kaynağı ise kripto para hırsızlıkları oldu. TRM Labs’in değerlendirmesine göre Kuzey Kore yönetimiyle bağlantılı korsanlar, 2026 yılının ilk yarısında 643 milyon dolarlık kripto para çaldı.
Buna karşın analistler, yaşanan ekonomik büyümenin Kuzey Kore ekonomisinde henüz köklü ve yapısal bir dönüşüm anlamına gelmediğini savunuyor.
Güney Kore Ulusal Güvenlik Stratejisi Enstitüsü’nün tahminlerine göre ülke, Rusya ile yürüttüğü işbirliği kapsamında Ağustos 2023 ile Aralık 2025 döneminde nakit para ve mal olarak 7,7 milyar dolar ile 14,4 milyar dolar arasında kaynak elde etti.
Ekonomik hareketlilik sürerken Kuzey Kore lideri Kim Jong-un, ekonomi üzerindeki devlet denetimini artırıyor. Salgın sonrasında devlet dağıtım sistemini güçlendirmeyi hedefleyen yönetim, kayıt dışı piyasalar ile özel ticaret üzerindeki kontrolleri genişletti.
Wall Street Journal haziran ayı başında yayımladığı haberde, uluslararası yaptırımlara rağmen yönetici elit tabakanın zenginleşmesini “dünyanın en şaşırtıcı ekonomik başarı hikayesi” olarak nitelendirmişti.
Gazete, ekonomik büyümeyi Pyongyang’ın enerji ve malzeme ithalatını artırmasını ve yaptırımların bir kısmını aşmasını sağlayan Rusya ve Çin desteğiyle ilişkilendirmişti.
Kuzey Kore’nin 2006 yılındaki ilk nükleer denemesinin ardından Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi tarafından uygulamaya konulan ve sonrasında defalarca genişletilen yaptırımlar; finansal varlıkları, ülkeye takım tezgahı, mineral, çelik ve demir sevkiyatını ve bazı malların ihracatını kısıtlıyor.
Kuzey Kore, uygulanan yaptırımları paravan şirketler, dost ülkelerdeki aracılar, korsanlar ve kripto paralar vasıtasıyla aşmayı öğrendi.
Rusya Dışişleri Bakanlığı 2023 yılında, yaptırımların farklı bir jeopolitik ortamda alındığını belirterek Moskova ve Pekin’in Kuzey Kore’ye yönelik yaptırımlardan vazgeçeceğini açıklamıştı.
Devlet Başkanı Vladimir Putin ise Rus tarafının Pyongyang ile askeri-teknik işbirliğine ilişkin yürürlükteki BM kısıtlamalarına uymayı sürdüreceğini ifade etmişti.
Bloomberg, 2025 yılındaki haberinde Kuzey Kore ekonomisinin 2024 yılında ağır sanayi, kimya sanayisi ve inşaat sektöründeki üretim artışının etkisiyle yüzde 3,7 büyüyerek 2016’dan bu yana en yüksek büyüme hızına ulaştığını bildirmişti.
Bununla birlikte Bloomberg, Kuzey Kore’nin yoksul bir ülke olmayı sürdürdüğünü vurgulamıştı. Ülkenin 2024 yılı gayrisafi milli geliri (GSMG) Güney Kore’nin yüzde 1,7’sine denk gelerek yaklaşık 33,3 milyar dolar, kişi başına düşen geliri ise Güney Kore seviyesinin yüzde 3,4’ü düzeyinde kalarak yaklaşık 1,24 bin dolar oldu.
Birleşmiş Milletler verilerine göre ise 26 milyonluk nüfusa sahip ülkenin yaklaşık yarısı yetersiz beslenme sorunu yaşıyor.
Asya
Çin ve Endonezya savunma ilişkilerini derinleştirme konusunda anlaştı

Çin ve Endonezya, üst düzey görüşmelerde ikili savunma bağlarını derinleştirme konusunda anlaştı.
Çin ve Endonezya, cuma günü Cakarta’da gerçekleştirilen üst düzey görüşmelerde askeri, denizcilik ve teknoloji alanlarındaki işbirliğini derinleştirme konusunda anlaşmaya vardı. Bu gelişme, ABD’nin Asya’daki güvenlik taahhütlerine ilişkin belirsizliğin yeniden arttığı bir dönemde Pekin’in bölgedeki etkisinin arttığına işaret ediyor.
Endonezya Savunma Bakanı Sjafrie Sjamsoeddin, Çinli mevkidaşı Dong Jun ile yaptığı görüşmenin ardından, iki ülkenin askeri kabiliyetlerini güçlendirmek amacıyla personel değişimlerini ve savunma sanayii işbirliğini artıracağını söyledi. Saatler sonra Dışişleri Bakanı Sugiono ile Çin Dışişleri Bakanı Wang Yi, Endonezya’nın önemli ihraç ürünleri için pazara erişimin genişletilmesi olanaklarını araştırma ve yapay zekâ, haberleşme uyduları, enerji ve mineraller alanındaki işbirliğini derinleştirme konusunda mutabık kaldı.
Wang, iki ülkenin balıkçılık alanındaki işbirliğini yeniden başlatacağını, Güney Çin Denizi’nde ortak kalkınmayı teşvik edeceğini ve bölgesel bir davranış kurallarına ilişkin müzakerelerin sonuçlandırılması için çalışacağını söyledi. Sugiono ise tarafların, sürdürülebilir finansman yöntemlerinden yararlanarak ve yolcu sayısını artırmaya yönelik çalışmalar yürüterek Cakarta-Bandung yüksek hızlı demiryolu projesini sürdürme konusunda da anlaştığını belirtti.
Görüşmeler, cuma günü ilerleyen saatlerde yapılması planlanan ikinci dışişleri ve savunma bakanları toplantısı, yani “2+2” diyaloğu öncesinde gerçekleşti. Bu temaslar, geçen yıl yaklaşık 155 milyar dolarlık ikili ticarete dayanan ilişkilere yeni bir stratejik boyut kazandırıyor. Aynı zamanda, Devlet Başkanı Prabowo Subianto’nun bölgede nüfuz için rekabet eden hem Pekin hem de Washington ile ilişkileri derinleştirme çabasını da ortaya koyuyor.
Endonezya ile ABD, nisan ayında askeri modernizasyon, eğitim, tatbikatlar ve operasyonel işbirliğini kapsayan “Büyük Savunma İşbirliği Ortaklığı”nı kurmuştu. Buna rağmen Asya’da birçok kişi, özellikle ABD Başkanı Donald Trump’ın Güney Kore ile yapılan tatbikatları ani bir kararla kısıtlamasının ardından Washington’ın bölgeye bağlılığını sorguluyor.
Endonezya’nın Çin ile yakınlaşması, Cakarta ile Pekin’in güvenlik ve denizcilik işbirliğini derinleştirme konusunda anlaştığı Nisan 2025’te Pekin’de gerçekleştirilen ilk 2+2 diyaloğunun da devamı niteliğinde. O görüşmelerde istihbarat paylaşımı, koordineli operasyonlar ve sahil güvenlik güçleri arasındaki bağların güçlendirilmesi de dahil olmak üzere çeşitli alanlarda anlaşmaya varılmıştı.
Dışişleri bakanları cuma günü ayrıca ilk Endonezya-Çin Kapsamlı Stratejik Diyaloğu’nu başlattı ve 2027-2031 dönemini kapsayacak beş yıllık bir eylem planına ilişkin görüşmeleri memnuniyetle karşıladı.
Çin, iki ülke arasındaki ortaklığın daha geniş bir stratejik rol üstlenmesini istiyor. Dong, ülkelerin Güneydoğu Asya Uluslar Birliği (ASEAN) çerçeveleri üzerinden güvenlik işbirliğini derinleştirmesi ve Küresel Güney ülkeleri arasındaki savunma ilişkilerine örnek teşkil etmesi gerektiğini söyledi. Eş zamanlı çeviriye göre Dong ayrıca taraflara “dış güçlerin kötü niyetlerini” boşa çıkarma çağrısında bulundu.
Çin ve Endonezya Tayvan’ın doğusunda deniz tatbikatı gerçekleştirecek
Güvenlik alanındaki yakınlaşma, Güney Çin Denizi konusunda iki ülke arasında uzun süredir devam eden görüş ayrılıklarına rağmen ilerliyor. Prabowo ile Çin Devlet Başkanı Xi Jinping arasında 2024 yılında yayımlanan ortak bildiride “örtüşen hak iddialarının bulunduğu bölgelerde ortak kalkınma” ifadesine yer verilmesi, Cakarta’nın Pekin’in geniş kapsamlı deniz yetki alanı iddialarına yönelik muhalefetini yumuşattığı yönünde yorumlanmıştı.
Savunma ilişkileri, silah tedariki alanına da daha fazla yayılabilir. Endonezya, Çin yapımı Chengdu J-10 savaş uçaklarını satın almayı değerlendiriyor ancak henüz herhangi bir sözleşme sonuçlandırılmış değil.
Ekonomik işbirliği ise ilişkilerin merkezindeki yerini koruyor. Sugiono, iki ülkenin yerel para birimleriyle yapılan işlemleri ve finansal işbirliğini güçlendirme konusunda anlaştığını söyledi. Wang ise Endonezya’nın Çinli şirketler için adil, şeffaf ve elverişli bir iş ortamı sağlamayı taahhüt ettiğini belirtti.
Bununla birlikte şirketler düzeyinde bazı gerilimler de yaşanıyor. Çinli şirketler, Endonezya’nın nikel sektöründeki daha sıkı politikalarının maliyetleri artırdığından ve yatırımları tehdit ettiğinden şikâyet ederken, Çin Büyükelçiliği söz konusu politika değişikliklerinin mevcut ve planlanan yaklaşık 50 milyar dolarlık yatırımı riske atabileceği uyarısında bulundu.
Malezya, ABD destekli Filipin askeri üssü konusunda endişeli
Görüş2 hafta önceTürkiye ve İsrail ilişkilerinin geleceği
Dünya Basını2 hafta önceThe Jerusalem Post: Suudi Arabistan-Türkiye-Pakistan savunma anlaşması İsrail’e tehdit
Ortadoğu2 hafta önceMısır, üçlü pakta neden katılmadı?
Diplomasi2 hafta önce‘İslami NATO’ mu? Yeni savunma paktı Hindistan’ı neden tedirgin ediyor?
Diplomasi2 hafta önceUkrayna, Türkiye’den 70 ATACMS ve diğer ABD menşeli silah satın aldı
Rusya6 gün önceDört AB ülkesi daha Rus pasaportlarına kısıtlama getiriyor
Dünya Basını5 gün önceThe Economist, Daron Acemoğlu’nu yerden yere vurdu: “Sığ ve inandırıcılıktan uzak”
Asya2 hafta önceVietnam, yerli üretim en büyük denizaltı savunma gemisinin inşasına başladı











