Bizi Takip Edin

ASYA

Çin’in tarihi seviyeye ulaşan yeni ay yılı seyahatlerinin ekonomiye etkisi merak ediliyor

Yayınlanma

Çin, 12 Hayvanlı Takvim’e göre 10 Şubat’ta “Tavşan Yılı”nı geride bırakarak “Ejderha Yılı”na girdi. Yeni Ay Yılı tatili 17 Şubat’a kadar sürecek.

Ayrıca Birleşmiş Milletler, Ay Yeni Yılını isteğe bağlı tatillerden biri olarak kabul etti. Genel Sekreter Antonio Guterres geçtiğimiz günlerde Çin’e ve Çin halkına BM’ye, çok taraflılığa ve küresel ilerlemeye verdikleri sarsılmaz destek için BM adına teşekkür etti. Bu yılın Çin Halk Cumhuriyeti’nin kuruluşunun 75. yıldönümüne denk gelmesi de kutlamaları artırdı.

Çin kültüründe güç, şans ve refahı getireceği kabul edilen Ejderha Yılı’nın gelişi, farklı şehirlerde etkinlikler ve törenlerle kutlandı.

Ejderha, Çin kültürüne göre, “yükselen hırs, baskın olmayan güç ve tüm varlıklara karşı yardımseverlik arzusunu” temsil eder. Çin ulusunun ayırt edici kültürel sembolü olarak kabul görür. BM Genel Sekreteri Guterres mesajında, “günümüzün küresel zorluklarının üstesinden gelmek için [ejderhanın] bu niteliklerine ihtiyacımız var” ifadelerini kullandı.

Çin geleneğine göre ayrıca insanların yılbaşını ailelerinin yanında geçirmesi önemli görülüyor. Ay Yeni Yılı’nı içine alan “Bahar Bayramı” döneminde milyonlarca Çinli, memleketlerini ziyaret ediyor.

Politika yapıcılar ülkenin bayram sezonunun dünyanın en büyük ikinci ekonomisini deflasyondan kurtarmaya yardımcı olacağını umarken, Çin’in ay yeni yılı seyahat yoğunluğu bu yıl tarihi seviyelere ulaştı. Bu da ülke ekonomisi için iç talebi artıracak önemli bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Resmi verilere göre, bu yeni yıl arifesinde ülke içinde 195 milyondan fazla kişi seyahat etti. 184,6 milyon yolcu kara yoluyla, 8,2 milyon yolcu demir yollarıyla 1,7 milyon yolcu hava yoluyla, 566 bin yolcu ise deniz ve nehir yollarıyla seyahat etti.

Ulaştırma Bakanlığı’nın cuma günü yaptığı açıklamaya göre, Çinli gezginler yeni yıl tatili için salı günü itibariyle 230 milyondan fazla “bölgeler arası” seyahat gerçekleştirdi. Bu rakam 2023’ün aynı dönemine kıyasla %5,8, pandemi öncesi 2019’a kıyasla ise %1,1 artış gösterdi.

Yetkililer, 26 Ocak’tan 5 Mart’a kadar sürecek olan “Bahar Bayramı tatili seyahat telaşı” olarak adlandırılan 40 günlük sürenin tamamında, Çin sakinlerinin yüzde 80’inin özel araç kullanarak 9 milyar seyahat yapacağını tahmin ediyor.

Cumartesi günü başlayan yeni ay yılı, 2019’dan bu yana koronavirüs pandemisinden etkilenmeyen ilk yıl olması nedeniyle tüketici duyarlılığının önemli bir barometresi. Çin, pandeminin ardından istediği şekilde güçlü bir ekonomik toparlanma sağlamakta zorlandı ve gayrisafi yurtiçi hasıla geçen yıl yüzde 5,2 oranında büyüdü.

Çin’in resmi istatistik kurumu, ocak ayı tüketici fiyat endeksinde yıllık bazda beklenenden daha sert bir daralma olduğunu bildirdi – fiyatların sabit kaldığı ya da düştüğü beşinci ay – deflasyonist bir döngünün yerleşmekte olduğuna dair endişeleri artırdı.

Öte yandan Financial Times’a konuşan Natixis’in Asya-Pasifik baş ekonomisti Alicia García-Herrero, seyahat sayısının artabileceğini ancak zayıf ekonomi, emlak sektöründeki yavaşlama ve düşük güven nedeniyle tüketicilerin önceki yıllarda olduğu gibi harcama yapmasının pek olası olmadığını söyledi.

Ekonomist, “Seyahat için bastırılmış bir talebiniz var, bu iyi olabilir, ancak harcama tarafının o kadar iyi olacağını sanmıyorum” dedi.

Çin’in Ulusal Halk Kongresi mart ayında toplanarak 2024 yılı için büyüme hedefini belirleyecek. Çoğu ekonomist bu hedefin geçen yılki yüzde 5 ile aynı olacağını tahmin ediyor.

Ancak ekonomistler, bayram nedeniyle şubat ayında tüketimin artmasının yanı sıra 2023’ten itibaren daha elverişli bir baz etkisinin TÜFE’yi bu ay pozitif bölgeye yükseltebileceğini söyledi.

HSBC analistleri bir notta, “Ay yeni yılı faaliyetlerinden gelen ilk veriler pembe geliyor,” diye yazdı. Yurt içi seyahat talebinin pandemi öncesi seviyelerden daha yüksek olduğu, seyahat tatilinin ilk 12 gününde tren yolcularının sayısının 2019’un aynı dönemine göre yüzde 22, uçak yolcularının sayısının ise yüzde 17 arttığı belirtildi.

Ticaret Bakanlığı, önemli e-ticaret platformlarındaki satışların ocak sonu itibariyle bir önceki yıla göre yüzde 20 arttığını, genel online perakende satışlarının ise 2023’e göre yaklaşık yüzde 9 arttığını bildirdi.

Gavekal bir araştırma notunda, “Çin’in yeni ay yılı tatili ülke ekonomisinin bir fotoğrafını çekecek” dedi.

Gavekal, “Asıl soru, rakamların 2019’un aynı döneminden tam olarak ne kadar daha iyi olduğu ve bunun da hanehalklarının harcama istekliliği hakkında neye işaret ettiği olacak” değerlendirmesini yaptı.

ASYA

Uzmanlar: Hindistan’ın Çin odağı, Pakistan baskısı ve komşuluk politikası devam edecek

Yayınlanma

Narendra Modi’nin yemin töreni, Hindistan’ın üçüncü başbakanlık dönemindeki dış politika önceliklerinin bir ön izlemesini sunarken, Güney Asyalı liderlerin katılımı ve Pakistan’ın yokluğu gibi bölgesel politikaya ilişkin bazı sinyaller dikkat çekti.

Modi’nin bu yılki genel seçimleri kıl payı kazanmasının ardından pazar günü düzenlenen etkinlikte Pakistan’ın görmezden gelinmesi, İslamabad ile Keşmir üzerinden uzun süredir devam eden sorunlarla ilişkili olarak yorumlandı.

İki ülke 1947’de bağımsızlıklarını kazanmalarından bu yana tartışmalı bölge için birçok savaş da dâhil olmak üzere mücadele etti.

Modi’nin yemin töreniyle aynı gün, kimliği belirsiz militanlar Hindistan yönetimindeki Keşmir’in Reasi kentinde Hindu hacıları taşıyan bir otobüse ateş açarak yerel polise göre dokuz kişinin ölümüne ve 33 kişinin yaralanmasına neden oldu.

Delhi’deki Jawaharlal Nehru Üniversitesi Uluslararası Çalışmalar Okulu eski dekanı Pushpesh Pant, South China Morning Post’a verdiği demeçte, “Nihayetinde Pakistan kendi topraklarında terörizmi kontrol altına alamamıştır. Hindistan hükümeti, [terörist grupları] dizginlemediği sürece Pakistan’la konuşamayacağımızı söylemekte haklıdır,” dedi.

Modi’nin 2014 ve 2019’daki önceki iki yemin törenine Pakistan’dan bir temsilci davet edilmişti.

Hindistan başbakanının Bharatiya Janata Partisi (BJP) bu yılki seçimlerde salt çoğunluğu elde edemeyince iktidarda kalmak için diğer partilere güvenmek zorunda kaldı. Pant’a göre koalisyon ortaklarına olan bu bağımlılığa rağmen Modi, dış politika yaklaşımının İslamabad’ın hafta sonundaki tören için dışlanmasıyla tutarlı kalacağının sinyalini verdi.

Dış politikada süreklilik ve ‘önce komşuluk’ politikası devam edecek

Analistlere göre pazar günü S Jaishankar’ın yeniden dışişleri bakanı olarak atanması da Delhi’nin dış politikasında süreklilik arzusunu yansıtıyor.

Pant, BJP’nin seçim kampanyası sırasında Pakistan’a yönelik eleştirilerinin ve muhalefetteki Kongre lideri Rahul Gandhi’nin İslamabad’dan destek aldığı yönündeki suçlamalarının Modi’nin önceliklerinin nerede yattığına işaret ettiğini söyledi.

Hindistan-Pakistan ilişkileri son yıllarda kötüleşti ve İslamabad, Delhi’nin 2019’da Keşmir’in kendi yönettiği kısmı için özel statüyü iptal etmesini ve burada ikamet etmeyenlerin mülk satın almasına getirilen kısıtlamaları kınadı. Pakistan bu hamlenin uluslararası anlaşmaları ihlal ettiğini ve bölgenin demografik yapısını değiştirebileceğini savundu.

King’s College London’da uluslararası ilişkiler profesörü olan Harsh Pant, Delhi’nin dış politikasını önemli ölçüde değiştirmesinin pek olası olmadığını söyledi. Pant, Modi’nin yeni hükümetinin Güney Asya ve ötesindeki ülkelerle ilişkilerini güçlendirerek “önce komşuluk” stratejisine öncelik vermeye devam etmesinin beklendiğini söyledi.

Maldiv Devlet Başkanı Muhammed Muizzu, ülkesindeki Hint askerlerinin varlığını eleştirmesine rağmen pazar günkü törene katılan yabancı liderler arasındaydı.

Etkinlikte yer alan diğer Güney Asyalı liderler arasında Bangladeş Başbakanı Sheikh Hasina, Sri Lanka Devlet Başkanı Ranil Wickremesinghe, Nepal Başbakanı Pushpa Kamal Dahal ve Bhutan Başbakanı Tshering Tobgay da vardı.

Delhi merkezli Observer Research Foundation adlı düşünce kuruluşunda araştırmacı olan Manoj Joshi, South China Morning Post’a verdiği demeçte, “Hindistan Maldivler’e karşı oldukça sakin bir yaklaşım sergiledi. Bu da Hindistan’ın Maldivler için bazı zorunluluklar olduğunu anladığı için fazla heyecanlanmayacağını gösteriyor,” yorumunu yaptı.

Delhi bu yılın başlarında Hint Okyanusu’ndaki komşusundan askerlerini çekerken ikili ilişkiler de geriledi. Buna karşılık Maldivler ve Çin arasındaki ilişkiler geçtiğimiz yıl içinde gelişti ve her iki ülke mart ayında bir askeri yardım anlaşması imzaladı.

Haryana’daki Jindal Global Üniversitesi’nde uluslararası ilişkiler profesörü olan Sreeradha Dutta, “Çin bu bölgede … ve Hindistan yüzünden [Güney Asya ülkeleri] Çin ile daha iyi bir pazarlık yapıyorlar. Şu anda Maldivler ile ilişkilerimiz oldukça gergin ama onlar da Hindistan’a ihtiyaçları olduğunun farkındalar” dedi.

Dutta, bölgedeki birçok ülkenin Çin ile borç sorunu yaşadığını ve “onları kurtaranın Hindistan olduğunu” savundu.

Hindistan’ın son kurtarma çabalarından yararlananlardan biri de Delhi’den 4,5 milyar ABD dolarından fazla ekonomik ve insani yardım alan ağır borçlu Sri Lanka oldu. Maldivler de Hindistan’dan borç erteleme talebinde bulundu. İki ülke arasında süregelen ikili gerginliklere rağmen Delhi’ye olan borçlarının geçen yıl itibariyle 400 milyon ABD doları civarında olduğu tahmin edilmektedir.

Dutta, komşu ülkelerin hızla büyüyen ekonomisi nedeniyle Hindistan ile ilişki kurmaya devam edeceğini söyledi.

“Çin ile iletişim kanallarını açık tutmak isteyeceklerdir, ancak Hindistan ile de belli bir düzeyde ilişki kurmak isteyeceklerdir” diye ekledi.

Hindistan ve Çin arasında tartışmalı Himalaya sınırı nedeniyle tırmanan gerilime rağmen analistler Modi’nin yeni hükümeti döneminde ikili ilişkilerin istikrara kavuşmasını sağlamasının beklendiğini söyledi.

Joshi, “Çin ile tüm söylemler oldukça sakin ve bir diyalogdan bahsediyorlar … İlişkileri daha da kötüleştirmemek için çaba sarf ediyorlar” dedi.

Çin ve ABD ile denge politikası

Analistler, Pekin’in mayıs ayında Xu Feihong’u atamasından önce Delhi’de 18 ay boyunca bir Çin büyükelçisinin bulunmamasının Hindistan ve Çin arasında bir iletişim uçurumu yarattığını ve ortak sınırlarındaki gerilimi artırdığını söylüyor. Xu’nun son atamasının ikili ilişkilerdeki bazı pürüzleri gidermeye yardımcı olabileceği ifade ediliyor.

Nisan ayında Newsweek’e verdiği bir röportajda Modi, Hindistan’ın Çin ile olan bağlarını önemli olarak nitelendirmiş ve sınır anlaşmazlığının çözülebileceğini umduğunu söylemişti.

Analistler, Jaishankar’ın yeniden dışişleri bakanı olarak atanmasıyla birlikte Çin’in, süregelen uluslararası gerginliklerin ortasında Hindistan’ın -ABD ve Rusya da dahil olmak üzere- jeopolitik dengeleme hareketinin ana odağı olmaya devam edeceğini düşünüyor.

Londra merkezli uluslararası ilişkiler analisti Chris Blackburn ise, South China Morning Post’a verdiği demeçte Hindistan’ın ABD ile ilişkilerinin yeni boyutlara ulaşmasının beklendiğini söyledi.

Okumaya Devam Et

ASYA

Kazakistan: Rusya yaptırımlarını onaylamasak da bunlara uymamız bizim yararımıza

Yayınlanma

Kazakistan Başbakan Yardımcısı Serik Jumangarin, Rusya’ya yönelik yaptırımların ülke ekonomisine yönelik etkilerini değerlendirdi.

ABD ve Avrupa Birliği (AB) tarafından uygulanan yaptırımlar nedeniyle Kazakistan’da pek çok lojistik ve ticaret zincirinin aksadığını belirten Jumangarin, Astana yaptırımları desteklemese de bunlara uymanın ülkenin yararına olduğunu savundu.

Zakon.kz portalına mülakat veren Jumangarin, “Bu arada, biz (yaptırımları getiren) koalisyonun üyesi değiliz, bu tek taraflı yaptırım politikasını desteklemiyoruz, ancak iktisadi olarak bize faydalı olduğu için bunlara riayet ediyoruz,” dedi.

Kazakistan ekonomisinin küçük ve kısıtlayıcı tedbirlere karşı savunmasız olduğunu kaydeden Başbakan Yardımcısı, konuyla doğrudan ABD ve AB ile temas halinde olduklarını dile getirdi.

Jumangarin, “Başbakan Yardımcısı olarak bu konudaki çalışmalara doğrudan liderlik ediyorum, Kazakistan’ın ilgili bir çalışma grubu var ve karar alıcılarla – ABD ve AB – sürekli temas halindeyiz,” ifadelerini kullandı.

Bu dış politika sayesinde Kazakistan’ın belirli şirketlere karşı ne gibi önlemler alınabileceği konusunda her zaman ihtar alma riski altında olduğu değerlendirmesini yapan Jumangarin, “Yaptırımlara maruz kalmamak için başta iş adamlarımız olmak üzere pozisyonlarımızı korumayı başarıyoruz,” diye ekledi.

Geçen yıl ekim ayında Orta Asya ülkeleri, AB’ye Rusya karşıtı yaptırımların delinmesine karşı mücadelede iş birliği yapma sözü vermişti.

Ayrıca Kazakistan Devlet Başkanı Kasım Cömert Tokayev, geçen yılın eylül ayı sonunda Almanya’ya yaptığı ziyaret sırasında Astana’nın Rusya’ya karşı yaptırım rejimini takip edeceğini belirtmişti.

Aynı zamanda Astana, Batı’nın yaptırımları nedeniyle Rusya’ya 106 çeşit malın ihracatına kısıtlama getirmişti.

Alman düşünce kuruluşu SWP: Batı için Kazakistan’ın görevi Rusya ve Çin’i çevrelemek

Okumaya Devam Et

ASYA

Washington Post: Zelenskiy, Asya ülkelerinden destek alma girişiminde başarısız oldu

Yayınlanma

Washington Post gazetesi, Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’in Singapur’da düzenlenen Shangri-La Diyaloğu güvenlik zirvesinde Asya ülkelerinden destek alamadığını yazdı.

Gazetede yer alan makalede, Zelenskiy’in karşı karşıya kaldığı zorlukların yalnızca Çin ile sınırlı kalmadığı, Ukrayna’nın Batı ülkelerinde uyandırdığı ‘duygusal ve varoluşsal kaygıyı’ uyandırma çabasının da başarısızlıkla sonuçlandığına dikkat çekildi.

Makalede, Ukrayna ve Avrupalı müttefikleri açısından asıl sorunun, uluslararası düzen ve değerler hakkında verdikleri vaazların Asya’da karşılık bulmadığını ve gülünç karşılandığını hesaba katmamaları.

Singapur Ulusal Üniversitesi’nden profesör Raja Mohana’ya göre Asya ülkeleri Batılı devletlerin söylemlerine inanmıyor.

Mohana’ya göre söz konusu ülkeler, Batı’nın söyledikleri ile yaptıkları arasındaki devasa uçurumu görebiliyor.

Zelenskiy, 3 Haziran’da Singapur’da düzenlenen Shangri-La Diyaloğu güvenlik formunda yaptığı konuşmanın ardından Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr ile bir araya geldi.

Ukrayna lideri, Telegram kanalında yaptığı açıklamada Filipinler temsilcilerinin İsviçre’deki zirveye katılacağını bildirdi. Marcos Jr ise Ukrayna’daki ihtilafın çözümünün sadece Kiev’e değil tüm dünyaya uyması gerektiğini ifade etti.

Shangri-La forumundan öne çıkanlar ve Zelenskiy’in süpriz ziyareti

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English