Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçilerin tek taraflı stratejisi engellere takılıyor

Yayınlanma

ABD Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilerin Demokratları dışlayarak yürüttüğü tek taraflı yasama stratejisi, geçirilmesi zorunlu olan kritik yasa tasarılarını çıkmaza sürükledi. Ulusal güvenlik fonları, istihbarat yetkileri ve tarım politikalarına yönelik düzenlemeler, parti içi bölünmeler ve Demokratların desteğinin çekilmesiyle yasama engellerine takıldı.

ABD Temsilciler Meclisindeki Cumhuriyetçilerin “tek başına ilerleme” stratejisi, bu hafta alt kanattan geçirilmesi gereken bir dizi kritik yasa tasarısını ilerletme çabalarını sekteye uğratıyor.

Cumhuriyetçi liderlik; İç Güvenlik Bakanlığının (DHS) finansmanı, hükümetin izleme yetkilerinin uzatılması ve gelecek beş yıllık tarım politikasının belirlenmesini içeren üç temel yasal düzenlemede Demokratları müzakerelerin dışında bırakmayı tercih etti.

Parti yönetimi, bu teklifleri büyük ölçüde partizan oylarla alt kanattan geçirebilmek için kendi milletvekillerini konsolide edebileceğine yönelik bir strateji kurdu.

Demokratlardan onay alma ihtiyacını ortadan kaldıran ve Cumhuriyetçi çoğunluğa daha muhafazakar yasalar hazırlama imkanı veren bu strateji, geniş anlamda belirgin avantajlar taşısa da uygulamada engellerle karşılaşıyor.

Temsilciler Meclisi Başkanı Mike Johnson ve ekibi, oldukça dar bir oy marjına sahip oldukları mecliste, kendi içlerindeki rekabet eden ideolojileri bu tasarılar etrafında birleştirmekte zorlanıyor.

Söz konusu dinamikler, Cumhuriyetçi liderleri üç tasarıyı yöneten usul sürecini ertelemeye zorladı. Bu durum, tekliflerin haftanın ilerleyen günlerinde genel kurula gelmesi halinde geçip geçemeyeceğine dair soru işaretlerini artırdı.

Mevcut tablo aynı zamanda, tasarıların yasalaşması için 60 oyluk barajın aşılması gereken ve Demokratların desteğine ihtiyaç duyulan Senato ile bir hesaplaşma zemini hazırlıyor.

Tarihsel olarak her iki partinin desteğiyle geçen bütçe harcamaları, Tarım Tasarısı ve Dış İstihbarat Gözetleme Yasası’nın (FISA) yeniden yetkilendirilmesi süreçlerinde geleneksel yapının dışına çıkılması, Demokratların tepkisine neden oldu.

Temsilciler Meclisi Kurallar Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Jim McGovern, Salı günü yapılan toplantıda, “Küçük bir çoğunluğa sahipsiniz ve bizimle çalışmak yerine bizi dışlıyorsunuz. Kurallar Komisyonu’na geliyoruz, uzun tartışmalar yapıyoruz ve sonra sizin tarafınızdaki insanlar birbiriyle kavga ettiği için oturumu kapatmak zorunda kalıyoruz” ifadelerini kullandı.

Gündemdeki en acil konu olan FISA yetkilerinin uzatılması sürecinde Mike Johnson, başlangıçta hükümetin izinsiz izleme yetkileri için “temiz” bir uzatma hedefledi.

Ancak bu hamle, ABD vatandaşları için daha fazla gizlilik koruması talep eden muhafazakar Cumhuriyetçilerin muhalefetiyle karşılaştı. 20 Nisan son tarihine yaklaşılırken Cumhuriyetçi liderler, müzakerecilere alan açmak için konuyu 10 günlük geçici bir tasarıyla erteledi.

Hazırlanan “B planı” FBI’ın izleme yetkileri üzerinde yeni denetimler getirse de muhaliflerin talep ettiği yeni arama izni zorunluluklarını kapsamadı.

Bu durum, Cumhuriyetçilerin FISA tasarısını nihai oylama için genel kurula getirecek usul kuralını geçirip geçiremeyeceği konusunda belirsizlik yarattı.

Müzakerelerden dışlanan Demokratlar ise Cumhuriyetçi liderlere destek verme niyetinde olmadıklarını gösteriyor.

Temsilciler Meclisi Yargı Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Jamie Raskin, müzakere istedikleri için 10 günlük uzatmaya onay verdiklerini ancak Cumhuriyetçilerin Demokratlara danışmadığını belirterek, “Bu bir yasama uzlaşması ya da temsili hükümet yönetimi değil” dedi.

Temsilciler Meclisi İstihbarat Komisyonu’nun kıdemli üyesi Jim Himes da benzer bir değerlendirmede bulunarak, her iki partiden muhafazakar ve liberallerin yardımıyla haftalar önce bir uzlaşma tasarısının geçebileceğini söyledi.

Himes, Cumhuriyetçilerin partizan bir tasarıyla ilerleme kararının, Demokratların sürece katkı sağlama isteğini körelttiğini kaydetti.

DHS harcama tasarısı da benzer engellerle karşı karşıya bulunuyor. Senato, Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza Bürosu (ICE) ve Sınır Devriyesi hariç bakanlığın büyük kısmını finanse eden partiler üstü bir paketi oy birliğiyle kabul etti.

Ancak Johnson, muhafazakarların göçmenlik fonlarını artırma talepleri nedeniyle bu paketi genel kurula getirmeyi reddetti.

Bunun yerine Cumhuriyetçi liderler, Senato’nun tüm DHS’yi finanse eden partizan bir tasarıyı kabul etmesini talep ediyor; bu ise her iki kanattaki Demokratlar için kabul edilemez bir seçenek olarak görülüyor.

Tarafların birbirini suçladığı bu çıkmaz, Mayıs ayı başında harcanabilir fonların tükenmesiyle birlikte DHS çalışanlarının maaşlarının dondurulması riskini doğuruyor.

Meclis Azınlık Lideri Hakeem Jeffries, Senato’nun partiler üstü yaklaşımına dikkat çekerek, “Eğer gerçekten hızlı hareket etmemiz gerektiğine inanıyorlarsa, bunu yapacak bir araç var. Senato’da kabul edilen partiler üstü tasarıyı bugün meclis gündemine getirin; bu tasarı İç Güvenlik Bakanlığının tamamını finanse edecektir” dedi.

Cumhuriyetçi liderleri zorlayan bir diğer konu olan Tarım Tasarısı’nda da benzer bir tablo yaşanıyor. Çiftçi sübvansiyonları ile düşük gelirliler için gıda yardımlarını birleştiren bu yasal düzenleme, geleneksel olarak her iki partiyi de birleştiren bir yapıya sahipti.

Ancak bu yıl komisyondaki Demokratlar, tasarının hazırlık sürecinden dışlandıklarını belirtiyor. Cumhuriyetçilerin vergi kesintilerini finanse etmek için gıda yardımlarında yapmayı planladığı kesintiler nedeniyle Demokratların çoğu pakete karşı çıkıyor.

Demokrat Grubun başkanı Pete Aguilar, izlenen politikaya itiraz ettiklerini ve çok sayıda Demokratın bu tasarıya karşı duracağını ifade etti.

Johnson için asıl zorluk ise kendi partisinin içinden geliyor. Bazı muhafazakar Cumhuriyetçiler, ürünlerinin sağlığa zararlı etkilerini gizlemekle suçlanan pestisit şirketlerine dava açılmasını engelleyen maddelere tepki gösterdi.

Diğer milletvekilleri ise biyoyakıt satışlarıyla ilgili bir başka düzenlemenin yüksek maliyetinden endişe duyduklarını belirtti.

Gelen tepkiler üzerine Cumhuriyetçi liderlik, pestisitlerle ilgili maddede değişiklik yapılmasına izin vermeyi ve biyoyakıt düzenlemesini ana paketten ayırarak bağımsız bir tasarı olarak sunmayı değerlendirmeye başladı.

Yapılan son dakika değişiklikleri, müzakerelerden dışlanan Demokratları ikna etmeye yetmedi.

Tarım Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Angie Craig, Cumhuriyetçilerin bu işin çok zor olacağına dair uyarıları görmezden geldiğini vurgulayarak, “En iyi yol Demokratlarla partiler üstü bir tarım tasarısı müzakere etmekti. Bu sonuç, başarısız bir politikanın ve başarısız bir sürecin ürünüdür” değerlendirmesinde bulundu.

Amerika

Hackerlar, Meta AI’ı “kandırarak” kullanıcı hesaplarını ele geçirdiler

Yayınlanma

Bilgisayar korsanlarının, Meta’nın yapay zeka destek ekibini (Meta AI) ünlü hesapları ele geçirmelerine yardım etmeleri için “kandırdığı” ortaya çıktı.

Henüz kaç hesabın etkilendiği belli değil ama mağdurlar arasında Barack Obama’nın Beyaz Saray hesabı, ABD Uzay Kuvvetleri’nin başçavuşu ve güvenlik araştırmacısı olan eski bir Meta çalışanı da bulunuyor gibi görünüyor.

Hackerların sosyal medya paylaşımlarının da gösterdiği gibi, Meta’nın sohbet robotunu kandırmak şaşırtıcı derecede kolaydı.

404 Media’ya göre, hackerlar ilk olarak bir VPN kullanarak kendilerini hedef hesap sahibinin bulunduğu coğrafi bölgedeymiş gibi gösterdiler ve böylece otomatik hesap korumalarını atlattılar.

Ardından, Meta AI Destek Asistanı’ndan hesaba yeni bir e-posta adresi eklemesini istediler ve botun bir kod göndermesini sağladılar.

Kodu ele geçiren hacker, şifre sıfırlama talebinde bulunabildi; bot da bunu yeni e-posta adresine göndererek hesabın kontrolünü devretti.

Fakat bot artık hackerlara kapılarını ardına kadar açmayacak. Dün bir Meta sözcüsü, sorunun “çözüldüğünü ve etkilenen hesapları güvence altına aldıklarını” söyledi.

Botun yaptığı bu hata, önemli iş fonksiyonlarını yapay zeka ajanlarına devretme gibi giderek yaygınlaşan uygulamanın risklerini ortaya koyuyor.

Instagram, birçok kullanıcının hesabının ele geçirilmesine yol açan güvenlik sorununu çözdüğünü açıkladı.

Hafta sonu boyunca, Reddit’teki birçok kullanıcı Instagram hesaplarının ele geçirildiğini iddia etti ve X’teki bir dizi kullanıcı da benzer hesap ele geçirme olaylarına karşı uyarıda bulundu.

Güvenlik araştırmacısı Jane Wong, kendi Instagram hesabının da ele geçirildiğini söyledi.

Wong, “Şifrem benden habersiz değiştirildi ve dün boyunca farklı şifre sıfırlama girişimleri aldım. Oldukça endişe verici,” dedi.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump, yapay zeka kararnamesini imzaladı

Yayınlanma

ABD Başkanı Donald Trump, yapay zeka şirketlerinden, modellerin tam olarak piyasaya sürülmeden önce yeteneklerini değerlendirmek üzere federal hükümete modeller sunmalarını talep eden bir başkanlık emri imzaladı.

Emirde, şirketlerden gönüllülük esasına dayalı olarak, bir modelin “gelişmiş siber yeteneklerini” değerlendirmek ve modelin “kapsam dahilindeki öncü model” olarak kabul edilip edilmeyeceğini belirlemek üzere bir karşılaştırmalı değerlendirme sürecine katılmaları isteniyor.

Ardından, şirketlerin bu modelleri daha geniş bir kitleye sunmayı planladıkları tarihten en fazla 30 gün önce bu modellere erişim talep ediyor ve hükümetin erken erişim hakkı alacak “güvenilir ortakları” seçmesine olanak tanıyor.

Kararnamede şöyle deniyor.

“Bu bölümdeki hiçbir hüküm, sınır modeli dahil olmak üzere yeni yapay zeka modellerinin geliştirilmesi, yayınlanması, piyasaya sürülmesi veya dağıtımı için zorunlu bir hükümet lisanslama, ön onay veya izin şartı oluşturulmasına yetki verdiği şeklinde yorumlanamaz.”

Trump, o dönemde gazetecilere verdiği demeçte, önde gelen teknoloji şirketlerinin CEO’larıyla imza törenini “kararnamenin bazı yönlerini beğenmediği”için ertelediğini söylemişti.

Somut ayrıntılar açısından yetersiz olan salı günkü kararname, ABD’deki yapay zeka geliştirme çalışmaları için kritik bir anda yayınlandı.

Pazartesi günü Anthropic, Menkul Kıymetler ve Borsa Komisyonuna halka arz için gizli başvuruda bulunduğunu açıkladı. Rakip OpenAI da bu yıl içinde olası bir halka arz için hazırlıklarını sürdürüyor.

SpaceX, kendi AI laboratuvarı SpaceXAI’nin sahibi olarak, her ikisini de halka arz konusunda geride bırakmaya hazırlanıyor. Şirketin değerini 1 trilyon doların çok üzerine çıkarabilecek halka arzın önümüzdeki hafta gerçekleşmesi bekleniyor.

AI patlaması sırasında servetlerin hızla arttığı teknoloji sektörü, Beyaz Saray’ın AI konusundaki tutumunda merkezi bir rol oynadı.

Musk’ın uzun süredir müttefiki olan risk sermayedarı David Sacks, bu yılın başlarında görevine son verilene kadar ilk kripto ve yapay zeka sorumlusu olarak görev yaptı. 

Fakat Sacks’ın, Musk ve Meta CEO’su Mark Zuckerberg ile birlikte geçen ay Trump yönetimini arayarak, başkanın imzalamaya hazırlandığı önceki yapay zeka başkanlık kararnamesine karşı lobi yaptığı bildirildi.

Salı günkü kararname, Anthropic’in yazılımdaki zayıflıkları ve güvenlik açıklarını tespit etmede üstün bir model olan Claude Mythos Preview’u duyurarak bu yılın başlarında hükümet yetkililerini ve Wall Street’i şaşırtmasının ardından geldi.

Şirket, Project Glasswing adlı siber güvenlik girişiminin bir parçası olarak bu modelin kullanıma sunulmasını seçkin bir grup şirketle sınırladı ve bu girişimi salı günü genişletti.

Mythos’un piyasaya sürülmesi, Anthropic ile Beyaz Saray Özel Kalem Müdürü Susie Wiles ve Hazine Bakanı Scott Bessent dahil olmak üzere Trump yönetiminin üst düzey üyeleri arasında birkaç yüksek profilli toplantı düzenlenmesine yol açtı.

Trump’ın yapay zeka kararnamesi, yönergeler ve diğer kılavuzların geliştirilmesi için çeşitli zaman dilimlerini özetliyor ve özellikle Savunma Bakanlığı’ndan bilgi sistemlerinin siber savunmasına öncelik vermesini istiyor.

Savunma Bakanlığı, Mythos’u piyasaya sürmeden kısa bir süre önce bu girişimi bir tedarik zinciri riski olarak nitelendirerek, Anthropic’in öncü modellerinden aktif olarak uzaklaşmaya çalıştı.

Bu tanımlama, Anthropic’in ABD ulusal güvenliğini tehdit ettiği anlamına geliyor ve savunma müteahhitlerinin kurumla yaptıkları çalışmalarda şirketin teknolojisini kullanmalarını yasaklıyor.

Anthropic, bu tanımlamayı geri aldırmak için Trump yönetimine dava açtı ve bu dava halen devam ediyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

SpaceX 75 milyar dolarlık rekor halka arza hazırlanıyor

Yayınlanma

Elon Musk’ın sahibi olduğu havacılık ve uzay şirketi SpaceX, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters’ın haberine göre şirket, bu adımla piyasa değerini 1,75 trilyon dolara ulaştırmayı hedefliyor.

Milyarder Elon Musk’ın sahibi olduğu SpaceX şirketi, hisse başına 135 dolar sabit fiyat belirleyerek gerçekleştireceği halka arzla rekor düzeyde 75 milyar dolar toplamayı planlıyor. Reuters ajansının konuya aşina bir kaynağa dayandırdığı haberine göre şirket, bu süreçte 555,6 milyon adet hisse satmayı amaçlıyor ve toplam piyasa değerinin 1,75 trilyon dolara ulaşmasını bekliyor.

Bu halka arzın borsa tarihindeki en büyük işlem olabileceği ve ardından yapay zeka devleri OpenAI ile Anthropic’in de izlemesi beklenen büyük ölçekli yeni bir halka arz dalgasına öncülük edebileceği belirtiliyor.

Sabit fiyatlı halka arz, bir şirketin talep toplama süreci başlamadan önce hisse başına kesin değeri önceden duyurduğu bir fiyatlandırma yöntemi. Bu fiyat, şirketin analistleri ve yetkilendirilmiş aracı kurumlar tarafından finansal göstergeler, piyasa koşulları ve rakip analizleri temel alınarak hesaplanıyor. Yatırımcılar bu arza katılırken doğrudan belirlenen bu fiyat üzerinden talep iletiyor; talebin arzı aşması durumunda hisseler, genellikle bireysel küçük yatırımcılara öncelik verilerek katılımcılar arasında dağıtılıyor.

Reuters, yatırımcı sunumları yapılmadan ve talep toplama defteri oluşturulmadan önce sabit bir fiyat belirlenmesinin piyasa teamülleri açısından sıra dışı bir adım olduğunu aktardı.

Şirketler genellikle talebe göre fiyatı ayarlayabilmek amacıyla belirli bir fiyat aralığı ilan etmeyi tercih ediyor.

ABD merkezli hukuk firması Wilson Sonsini Goodrich & Rosati’nin kıdemli ortağı Weiheng Chen konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Musk, kendi takipçi kitlesinde işe yarayan ‘ister al ister bırak’ yaklaşımını uyguluyor. Piyasa koşulları ve sektörde karşılaştırılabilecek başka bir şirketin bulunmaması göz önüne alındığında bu makul bir adım” dedi.

SpaceX’in yatırımcı turları kapsamındaki tanıtım faaliyetleri (roadshow) 4 Haziran Perşembe günü başlayacak.

Halka arzın tamamen birincil piyasa halka arzı olarak yapılandırılması, yani elde edilecek tüm gelirlerin doğrudan şirkete aktarılması ve mevcut hissedarların kendi paylarını satamaması bekleniyor. Kurucu Elon Musk’ın da halka arzın ardından 366 gün boyunca SpaceX hisselerini elinde tutma zorunluluğu bulunuyor.

Şirket halka arz gelirini yapay zeka ve Starlink yatırımlarında kullanacak

Halka arzdan elde edilecek fonlar, şirketin yapay zeka bilgi işlem kaynaklarının genişletilmesinde ve Starlink uydu ağının büyütülmesinde kullanılacak.

SpaceX, bu yılın başlarında Elon Musk’ın yapay zeka girişimi xAI ile bir ortaklık kurmuş, bu süreçte roket şirketine 1 trilyon dolar, Grok adlı sohbet robotunun geliştiricisine ise 250 milyar dolar değer biçilmişti.

Finansal tablolara göre SpaceX, bir önceki yıl elde ettiği 791 milyon dolarlık kârın ardından, 2025 yılında 4,94 milyar dolar net zarar bildirdi.

Nasdaq borsasında “SPCX” koduyla işlem görmeyi hedefleyen SpaceX’in borsaya ilk adımını 12 Haziran’da atması bekleniyor. Goldman Sachs, Morgan Stanley, BofA Securities, Citigroup ve J.P. Morgan süreçte ortak lider aracı kurumlar (joint bookrunners) olarak görev alıyor.

Bank of America’nın Asya-Pasifik bölgesindeki eski küresel sermaye piyasaları eş başkanı Craig Coben sürece ilişkin olarak, “Tarihin en çok beklenen halka arzı konumundaysanız, yatırımcılardan kendi sürecinize uyum sağlamalarını isteyebilirsiniz; tersini yapmak zorunda kalmazsınız” değerlendirmesinde bulundu.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English