Diplomasi
Dubaili gurbetçilerin yeni rotası İsviçre’nin Zug kenti oldu

Financial Times gazetesi, İran savaşının ardından Dubai’de ikamet eden yabancıların ve varlıklı kesimin İsviçre’nin Zug kentine yöneldiğini bildirdi. Düşük vergi oranları ve siyasi istikrarıyla öne çıkan bölge, özellikle emtia ve finans sektöründeki aile ofisleri ile şirketler için ana merkez haline geliyor.
Financial Times gazetesi, Ortadoğu ve Fars Körfezi’ndeki savaşın ardından, Dubai’de yaşayan yabancı çalışanlar ile yatırımcıların yeni rotasının İsviçre’nin küçük bir kenti olan Zug ve çevresindeki aynı adı taşıyan kanton olduğunu bildirdi.
135 bin nüfuslu bölge, bölgedeki istikrarsızlık sebebiyle göç eden gurbetçiler için temel varış noktalarından biri haline geldi.
Haberde aktarılan uzman görüşlerine göre, talebin ana kaynağını varlıklı bireyler, aile ofisleri ile emtia ve finans sektöründe faaliyet gösteren şirketler oluşturuyor.
Zug Kantonu Finans Direktörü Heinz Tännler, Financial Times’a yaptığı açıklamada, Ortadoğu’daki çatışmaların başlamasıyla birlikte yetkililerin relokasyon taleplerinde belirgin bir artış kaydettiğini belirtti.
Tännler, “Başvuruların sayısında bir artış görüyoruz. Elbette bu duruma yol açan koşullardan dolayı üzgünüz ancak realite şu ki Zug bu süreçten kazançlı çıkıyor” ifadelerini kullandı.
İsviçre’nin merkezinde, Zürih ile Luzern arasında yer alan ve Almanca konuşulan bir kanton olan Zug’un başkenti, aynı adı taşıyan Zug Gölü kıyısındaki Zug kenti. Bölge, şirketler ve varlıklı sakinler için ülkedeki en düşük vergi yüklerinden birine sahip olmasıyla tanınıyor.
Bu avantaj sebebiyle kanton, özellikle emtia ticareti, finans ve bilişim teknolojileri sektörlerindeki uluslararası şirketlerin genel merkezlerine ve ofislerine ev sahipliği yapıyor.
“Kripto Vadisi” (Crypto Valley) olarak adlandırılan, blokzincir teknolojileri ve kripto iş dünyasının küresel çapta önde gelen kümelenme merkezi olarak kabul edilen Zug, yüksek gelir düzeyi ve konut maliyetleriyle de dikkat çekiyor.
İsviçreli bankacılar ve varlık yöneticileri, müşterilerin Avrupa’da istikrarlı bir merkez arayışında olduğunu ifade ediyor.
Ortadoğu’dan taşınmak isteyen pek çok müşteriye aracılık eden Alpen Partners şirketinin yöneticisi Pierre Gabris, “Müşterilerden gelen ilk talep neredeyse her zaman Zug oluyor” şeklinde konuştu.
Söz konusu yoğun talep, Zug’daki konut piyasası üzerindeki baskıyı da artırdı. Financial Times’ın verilerine göre, kantonda kiralık konut arzı oldukça kısıtlı bir seviyede bulunurken, mevcut mülkler çok kısa sürede kiralanıyor ve piyasadaki rekabet giderek sertleşiyor. İkamet statüsüne ilişkin şartlar da önemli bir engel teşkil etmeyi sürdürüyor.
Avrupa Birliği vatandaşları ikili anlaşmalar çerçevesinde taşınabilirken, üçüncü ülke vatandaşları için oturum hakkı çoğunlukla bir işe girmeye, şirket kurmaya veya kanton makamlarının onayını gerektiren sabit vergi anlaşmalarına bağlı bulunuyor.
Konut yetersizliği ve yüksek rekabet sebebiyle talebin bir kısmının diğer bölgelere kaydığı bildiriliyor.
Haberde, yerel emlakçıların değerlendirmelerine dayanarak, piyasada yaklaşık 300 uygun mülkün bulunduğu ve oturum izinleri ile vergi anlaşmalarının daha hızlı organize edilebildiği Ticino kantonundaki Lugano kentine yönelik başvurularda da artış gözlemlendiği kaydedildi.
Askeri ve siyasi gerilim bağlamında şubat ayı sonunda Amerika Birleşik Devletleri ve İsrail, İran’a yönelik savaş başlatmıştı.
Tahran yönetimi bu operasyonlara, İsrail topraklarına ve Ortadoğu’daki Amerikan askeri üslerine yönelik yoğun saldırılarla karşılık vermişti.
Financial Times, mart ayı sonunda yayınladığı değerlendirmede, Fars Körfezi’nde en çok saldırıya uğrayan devletin Birleşik Arap Emirlikleri olduğunu belirtmişti.
Öte yandan The Guardian gazetesi, daha önce kitlesel olarak Dubai’ye taşınan varlıklı İngilizlerin artık Milano’yu tercih ettiğini bildirdi. İtalya, 2017 yılından bu yana, son on yılın en az dokuzunda ülkede vergi ödememiş yeni sakinler için “flat tax” (sabit vergi) rejimi sunuyor.
Bu sistem dahilinde bireyler, yurt dışındaki tüm gelirleri için yıllık 300 bin avro tutarında sabit bir vergi öderken, sadece İtalya kaynaklı gelirleri ve bu şemayı seçtikten sonraki beş yıl içinde elde edilen yatırım kazançları üzerinden vergilendiriliyor.
Diplomasi
Avrupa Birliği Çin, BAE ve Türkiye’ye yaptırım uygulamaya hazırlanıyor

Avrupa Birliği, Rusya’nın enerji sevkiyatına kolaylık sağladığından şüphelenilen Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Azerbaycan merkezli şirketlere yönelik yeni yaptırımlar hazırlıyor. Dışişleri bakanlarının 15 Haziran’da onaylaması beklenen ara paket, Rusya’ya yönelik kısıtlamaları genişletmeyi öngörüyor.
Avrupa Birliği, Rusya’nın enerji kaynaklarının sevkiyatına destek sağladığı iddia edilen Çin, Birleşik Arap Emirlikleri, Türkiye ve Azerbaycan merkezli şirketlere karşı yaptırım uygulamaya hazırlanıyor.
Politico’nun Avrupalı yetkililere ve AB dış ilişkiler servisinin kurum içi belgelerine dayandırdığı haberine göre, Brüksel bu ülkelerdeki bazı firmaları mercek altına aldı.
Avrupalı yetkililer, yaptırım uygulanması değerlendirilen Çin merkezli şirketlerin sayısının dört olduğunu belirtti. Bu firmaların yanı sıra Birleşik Arap Emirlikleri’nden beş, Türkiye’den üç ve Azerbaycan’dan bir şirkete karşı da yaptırım uygulanması teklif ediliyor.
Avrupa Birliği, söz konusu şirketlerin Rusya’dan yapılan deniz taşımacılığına ve enerji sevkiyatına kolaylık sağladığı görüşünü taşıyor. Politico, yaptırım listesine dahil edilmesi planlanan şirketlerin isimlerini kasıtlı olarak açıklamadığını belirtti.
Hazırlanan bu taslak, Avrupa Birliği’nin yaz aylarında kabul etmesi beklenen 21. yaptırım paketi niteliğini taşımıyor. Haber kaynağına göre bu adım, iki ana paket arasında devreye sokulacak bir ara “mini paket” olarak tasarlandı.
Kaynaklar, bu mini paketin 15 Haziran’da Lüksemburg’da düzenlenecek olan AB dışişleri bakanları toplantısında onaylanmasının beklendiğini aktardı.
Politico daha önce yaptığı yayınlarda, Avrupa Birliği’nin Rus enerji şirketlerine karşı da yaptırım uygulama olasılığı üzerinde çalıştığını yazmıştı.
Gazetenin elde ettiği bilgilere göre önerilen diğer önlemler arasında bankalara ve gemilere yönelik kısıtlamalar ile Rus petrolüne uygulanan tavan fiyat sınırının dondurulması ihtimali yer alıyor. Ayrıca yaptırım listesine Moskova ve Tüm Rusya Patriği Kirill’in ve bazı diğer gerçek kişilerin de dahil edilebileceği belirtildi.
Yaptırım kararlarının yürürlüğe girebilmesi için Avrupa Birliği üyesi olan 27 ülkenin tamamının oy birliğiyle onayı gerekiyor. Birlik, 20. yaptırım paketini nisan ayının sonunda onaylamıştı.
Rusya yönetimi ise Batılı ülkeler tarafından uygulanan yaptırımların yasa dışı olduğunu savunuyor.
Diplomasi
AB’den Ermenistan’a 50 milyon avroluk yardım

Avrupa Birliği, Rusya’nın uyguladığı ticari kısıtlamalar nedeniyle Ermenistan’a 50 milyon avro tutarında bir ekonomik yardım paketi sağlayacağını duyurdu. Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Moskova’nın ekonomik ilişkileri siyasi baskı aracına dönüştürdüğünü iddia etti.
Avrupa Birliği, Rusya’nın artan baskısı zemininde Erivan’a 50 milyon avro tutarında bir ekonomik yardım paketi duyurdu.
Daha önce Moskova, Ermenistan’a yönelik olarak Ermeni meyve, sebze, çiçek, balık, maden suyu ve diğer ürünlerinin tedarikine yönelik yasak da dahil olmak üzere bir dizi ticari kısıtlama getirmiş, ayrıca AB ile yakınlaşma rotası nedeniyle “Ukrayna senaryosu” ile tehdit etmişti.
Reuters ajansının aktardığına göre Avrupa Komisyonu Başkanı Ursula von der Leyen, Rusya Federasyonu’nun bu eylemlerini “ekonomik zorlama” olarak nitelendirdi ve bu tür önlemlerin kabul edilemez olduğunu belirtti.
Reuters’ın aktardığına göre von der Leyen, “Moskova, Ermeni mallarının ihracatına yönelik kısıtlamaları uzatarak ekonomik ilişkileri siyasi bir baskı silahına dönüştürüyor. Bu senaryoya fazlasıyla aşinayız. Avrupa’nın Ermenistan’ı kararlılıkla desteklemesinin nedeni tam olarak budur. AB tarafından bir yardım paketi hazırlıyoruz” ifadelerini kullandı.
Avrupa Komisyonu Başkanı, bu kararın Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan ile yapılan görüşmenin ardından alındığını kaydetti.
Avrupa Komisyonu Başkanı ayrıca AB’nin Ermenistan’a yönelik desteğinin devam edeceğini bildirdi. Bu kapsamda başta tarım ürünleri olmak üzere bazı Ermeni mallarının ticaretinin kolaylaştırılmasına yönelik hazırlıklar yapılıyor.
Daha önce, neredeyse günlük olarak uygulanan Rus kısıtlamalarını değerlendiren Paşinyan, Erivan’ın Rusya Federasyonu’na girişi yasaklanan ürünlerin bir kısmını başka ülkelere yönlendireceğini açıklamıştı.
Ermenistan Başbakanı’nın ifadelerine göre, ilk partiler halihazırda AB’ye ihraç edildi. Paşinyan, “Bir dizi iş heyeti halihazırda çalışıyor, ilk parti gül ve sebze gönderildi. Hiçbir ürün talepsiz kalmayacak” bilgisini paylaştı.
Avrasya Ekonomik Birliği referandum çağrısı yaptı
Geçen hafta Kremlin’in internet sitesinde Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) liderlerinin ortak açıklaması yayımlandı ve bu metinde Ermenistan’a “mümkün olan en kısa sürede” AB’ye katılım ve birlikten ayrılma konusunda referandum düzenleme çağrısı yapıldı.
Rusya’nın öncülük ettiği organizasyon, Erivan’ın AB’ye katılım hazırlıklarının AEB ülkelerinin ekonomik güvenliği için “önemli riskler” taşıdığını değerlendiriyor.
Buna yanıt olarak Paşinyan, şu an için böyle bir halk oylamasının derhal yapılmasına yönelik bir gerekçe bulunmadığını bildirdi. Bunun öncesinde Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, yalnızca Ermenistan’ın tutumunu belirleyecek bir referandumun yapılmasının iki ülkenin “yumuşak, medeni ve karşılıklı yarar sağlayacak şekilde” ayrılmasına olanak tanıyacağını ifade etmişti.
Diplomasi
NATO Ukrayna için füze bütçesini hedefin çok gerisinde bıraktı

Ukrayna ordusunun Rusya’nın yoğunlaşan şehir bombardımanları karşısında yaşadığı Patriot füzesi eksikliği kayıpları artırırken, NATO ülkelerinin Kiev için füze alım bütçesini planlananın çok gerisinde bıraktığı belirtildi.
Ukrayna, Rus ordusunun yoğun bombardımanları karşısında Patriot hava savunma sistemleri için füze tedarikinde ciddi bir kriz yaşamaya devam ediyor.
İran savaşı küresel ölçekte Patriot füzesi tedarikini daha da zorlaştırırken, NATO ülkelerinin Ukrayna için ABD’den yapılacak füze alımlarına ayırdığı bütçe de planlanan seviyenin çok gerisinde kaldı. Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy, bu kriz karşısında Avrupa ülkeleriyle yeni füze takas mekanizmaları kurmaya çalışıyor.
NATO Genel Sekreteri Mark Rutte, Ukrayna’nın başkenti Kiev’e gerçekleştirdiği ziyaret sırasında, ittifak ortaklarının “Ukrayna’nın Öncelikli İhtiyaçları Listesi” (PURL) programı kapsamında yaklaşık 6 milyar dolar tahsis etmeyi taahhüt ettiğini bildirdi. Bu program çerçevesinde NATO üyeleri, Ukrayna için ABD’den doğrudan silah tedarik ediyor.
Ancak Politico’nun haberine göre, söz konusu bütçenin 5 milyar dolarlık kısmı halihazırda geçen yıl taahhüt edilmişti. Bu durum, NATO’nun 2026 yılının ilk beş ayında ancak 1 milyar dolarlık yeni bir kaynak üzerinde uzlaşabildiğini gösteriyor. Oysa Genel Sekreter Rutte, bu yıl için 12 milyar dolarlık bir finansman hedefi koymuştu.
İttifak yetkilileri ise üye ülkelerin aslında daha fazla kaynak aktarmayı kabul ettiğini, ancak resmi veriler olarak açıklanabilmesi için bu kararların nihai onay süreçlerinden geçmesi gerektiğini savunuyor.
Sürece aşina bir kaynak, Politico’ya yaptığı açıklamada, “Biraz geriden geliyor olsalar da” şu ana kadar ayrılan miktarın Rutte’nin kamuoyuna açıklayabileceği rakamların “milyonlarca dolar” üzerinde olduğunu ifade etti.
Bir NATO resmi sözcüsü konuya ilişkin olarak, “Genel Sekreter, Ukrayna’ya PURL üzerinden verilen desteğin devam edeceğini net bir şekilde ortaya koydu, bu nedenle yakın gelecekte yeni finansman taahhütlerinin açıklanması beklenmelidir” değerlendirmesinde bulundu.
Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy ise PURL programına yeni kaynak sağlamayı kabul eden altı ülke olduğunu bildirdi, fakat “füze teslimatlarının hızını ve hacmini yetersiz” olarak nitelendirdi.
Zelenskiy, Genel Sekreter Rutte ile gerçekleştirdiği görüşmede bu eksikliklerin giderilmesi için “ek önlemleri” ele aldıklarını dile getirdi.
Zelenskiy’nin açıklamalarına göre mevcut problem yalnızca bütçe yetersizliğinden kaynaklanmıyor. ABD’nin İran’daki askeri operasyonlarının ardından küresel sevkiyatların keskin bir şekilde azaldığını belirten Ukrayna Devlet Başkanı, bu durumun Körfez ülkeleri dahil olmak üzere birçok bölgede aktif olarak kullanılan Patriot hava savunma sistemlerinde ciddi bir tedarik açığı yarattığını vurguladı. Ukrayna ordusu için ise Patriot sistemlerinde kullanılan PAC-2 ve PAC-3 füzeleri, Rus füzelerine karşı en etkili önleyici mühimmat konumunda bulunuyor.
Zelenskiy, Patriot füzelerinin teslimat sıralamasında öne geçmek amacıyla “birkaç ülke” ile anlaşmaya vardıklarını açıkladı. Devlet Başkanı, “Ancak bu sırada onların yerini alabilmeniz için öncelikle sözleşme bedelini ödemiş olmanız gerekiyor, bizim de bu ödemeyi yapmamız lazım” diyerek finansal yükümlülüğe dikkat çekti.
Ukrayna’nın bu kapsamda müzakere yürüttüğü ülkelerden birinin Almanya olduğu belirtiliyor. Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı bilgilere göre Kiev, Berlin yönetiminden bu yıl kendi mevcut stoklarından düzinelerce ek Patriot füzesi sağlamasını talep etti. Ukrayna, bunun karşılığında gelecekte üretilecek ve kendisine teslim edilecek füzeleri ilerleyen dönemde Almanya’ya devretmeyi teklif etti.
Kaynaklardan biri, Alman hükümetinin Ukrayna’nın bu takas talebini incelediğini ve henüz nihai bir karar vermediğini aktardı. Berlin’in konuya ilişkin resmi kararını temmuz ayında gerçekleştirilecek NATO zirvesi öncesinde veya zirve sırasında açıklayabileceği belirtiliyor.
Almanya, nisan ayında Ukrayna için mevcut stoklardan Patriot füzelerinin gönderilmesini ve yeni füze alımlarını da içeren 4 milyar euro değerinde bir askeri yardım paketi açıklamıştı.
Dünya Basını2 hafta önceİktisat tarihçisi Chance: Batı, Çin’i kendi sistemine entegre ederek liberal bir demokrasiye dönüştüreceğini sandı
Amerika2 hafta önceBolivyalı işçi ve köylüler başkent La Paz’ı kuşattı
Görüş2 gün önceXi liderliğinde yükselen Çin diplomasisi: Bütün yollar Pekin’e çıkıyor
Asya2 hafta önceRusya ve Çin arasındaki ticaret hacmi 240 milyar dolara ulaştı
Asya2 hafta önceİran’daki savaş yuan için küresel ticarette fırsat penceresi açtı
Dünya Basını2 hafta önceProf. Pape: İran yetenekleri sınırlı olduğu için değil, stratejik sebeplerle kendini dizginliyor
Asya2 hafta önceJaponya hükümeti, enerji fiyat artışlarına karşı bütçe ayırıyor
Ortadoğu1 hafta önceİddia: İran, zenginleştirilmiş uranyumu Çin’e göndermeye razı oldu












