Bizi Takip Edin

Diplomasi

Küresel ekonomide ‘savaş enflasyonu’ dönemi

Yayınlanma

İran’daki savaşın küresel enerji arzında yarattığı bir ayı aşkın kesinti, akaryakıt fiyatlarının ötesinde gıdadan teknolojiye kadar geniş bir yelpazede “savaş enflasyonu” riskini beraberinde getiriyor. İki haftalık geçici ateşkese rağmen uzmanlar, Hürmüz Boğazı’ndaki lojistik kırılganlığın ve artan maliyetlerin küresel ekonomiyi resesyon eşiğine getirebileceği konusunda uyarıda bulunuyor.

İran’daki savaşın askeri boyutu şu an için duraklamış görünse de, fiyatlar üzerindeki etkileri varlığını korumaya devam ediyor. Küresel petrol arzında bir ayı aşkın süredir yaşanan aksaklıkların etkilerinin ekonomi genelinde dalgalanmaya devam edeceği öngörülüyor.

NerdWallet tarafından aktarılan verilere göre, Şubat ayından bu yana yüzde 40’tan fazla artış gösteren akaryakıt fiyatlarının yakın zamanda düşmesi beklenmiyor. Bu süreçte uçak bileti fiyatlarında da artış kaydedildi. Gıda, giyim ve elektronik gibi birbirinden farklı alanlarda yeni fiyat artışlarının önümüzdeki aylarda gerçekleşmesi muhtemel görülüyor. Bu durumun, halihazırda süregelen kalıcı enflasyonun üzerine ekleneceği belirtiliyor.

Sürecin gelişimine bakıldığında, ABD ve İsrail’in 28 Şubat’ta saldırılarını başlatmasının ardından İran, dünya petrol arzı ve diğer temel malzemeler için kritik bir geçiş noktası olan Hürmüz Boğazı’nı kapatarak karşılık verdi. Saldırılardan önce varili yaklaşık 80 dolar seviyesinde işlem gören küresel petrol göstergesi Brent petrol, savaşın devam etmesiyle birlikte varil başına 100 doların üzerine çıktı.

Beyaz Saray, savaşın hedefleri ve ne kadar süreceği konusundaki mesajlarında tutarsız bir tutum sergilerken, savaşın nasıl sona erdirileceği konusunda İran ile karşılıklı söylemlerde bulundu. ABD Başkanı Donald Trump’ın salı günü için bir ateşkes anlaşması mühleti belirlemesi ve bir anlaşma çıkmaması durumunda İran altyapısına saldırarak bütün bir “medeniyeti” yok etme tehdidinde bulunmasıyla gerilim doruk noktasına ulaştı.

Trump’ın belirlediği sürenin dolmasına iki saatten az bir süre kala, salı gecesi iki ülke arasında uzun vadeli bir anlaşma için müzakerelerin devam etmesine olanak tanıyacak iki haftalık bir ateşkes sağlandı. İran, bu duraklama süresince Hürmüz Boğazı’nı yeniden açmayı kabul etti. Ancak ateşkesin istikrarsız bir başlangıç yaptığı gözleniyor. Çarşamba günü İran, İsrail’in Lübnan’a yönelik saldırılarını sürdürmesi üzerine ABD’yi anlaşma şartlarını ihlal etmekle suçladı.

Salı gecesi duyurulan ateşkes açıklamasının ardından petrol fiyatları hızla düşerek varil başına 95 dolar seviyelerine geriledi ve ABD borsaları yükselişe geçti.

Buna karşın, sağlanan yumuşamanın geçici olabileceği ve savaşın şimdiye kadarki ekonomik etkilerinin halihazırda ilerlemeye devam ettiği ifade ediliyor. Yüksek petrol fiyatlarının küresel ekonominin geneline yayıldığı, çünkü dünya taşımacılığı, imalat ve gıda üretiminin büyük ölçüde petrokimyasallara ve doğal gaza bağımlı olduğu vurgulanıyor. Sonuç olarak, artan enerji maliyetlerinin gıda, ticari mallar ve günlük ihtiyaç maddelerinin fiyatlarını yukarı çekerek, yıllardır süren enflasyon nedeniyle zaten daralmış olan hanehalkı bütçelerini daha da zorlayacağı öngörülüyor.

Savaşın ekonomik etkisi, savaş başlamadan önce yürürlükte olan gümrük tarifelerinin yarattığı dalgalanma etkisiyle daha da katlanıyor. Yale Bütçe Laboratuvarı, ilk saldırılardan birkaç gün sonra, 2 Mart’ta gümrük tarifelerinin tüketici fiyatları üzerindeki etkilerine ilişkin güncellenmiş değerlendirmesini yayımladı. Raporda, ithal tüketim mallarının maliyetlerinin tüketicilere yansımasının elektronik ve giyim gibi “temel mallar” için yaklaşık yüzde 40 ile yüzde 76, motorlu taşıtlar ve ev aletleri gibi “dayanıklı mallar” için ise yüzde 47 ile yüzde 106 arasında değiştiği tespit edildi.

Tüketici fiyat endeksine göre ABD’deki mevcut enflasyon oranı yüzde 2,4 seviyesinde bulunurken, Mart ayını kapsayan güncellemenin 10 Nisan’da yapılması bekleniyor. Enflasyonun, Haziran 2022’de gördüğü son 40 yılın en yüksek seviyesi olan yüzde 9’a kıyasla son bir yıldır yüzde 2,3 ile yüzde 3 arasında kaldığı hatırlatılıyor.

Wells Fargo analistleri 23 Mart tarihli bir raporda, erken verilerden aşırı sonuçlar çıkarılmaması konusunda uyarıda bulundu. Notta, geçen Nisan ayı başında başkanın önerdiği gümrük tarifelerinin bazılarına ekonomik resesyonun garantisi gibi göründüğü ancak bunun gerçekleşmediği hatırlatıldı. Analistler, ham petrol fiyatlarındaki artışın muhtemelen küresel tüketici fiyat enflasyonuna yol açacağını ancak siyasi ve ekonomik kısıtlamaların savaşın süresini muhtemelen kısaltacağını belirtti. Notta, Basra Körfezi enerji altyapısında kapsamlı yapısal hasar oluşması riskinin sürdüğü, ancak her iki tarafın da bölgenin neredeyse tüm gelirini sağlayan kaynakları yok etmemeyi tercih edeceğine inanıldığı ifade edildi.

Bu sırada Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD), İran’daki savaşın küresel ekonominin direncini test edeceğini belirtti. OECD’nin 26 Mart tarihli raporu, petrol piyasasındaki aksamalar nedeniyle artan enerji fiyatlarını yansıtacak şekilde, ABD’deki enflasyonun 2026 yılında ortalama yüzde 4,2 olacağını öngörüyor. Raporda, Ortadoğu’da uzayacak savaşın daha da sert bir fiyat şokuna yol açabileceği uyarısı yapılıyor.

Resesyon riski büyüyor

Yatırım bankacılığı firması Macquarie Group’a göre, ateşkesin kalıcı olmaması ve savaşın Haziran ayına kadar sürmesi durumunda, petrolün varil başına 200 dolara ulaşma ihtimali yüzde 40 olarak değerlendiriliyor. Bu büyüklükteki bir artışın tüketici fiyatlarını daha da yükseltebileceği, piyasaları sarsabileceği ve zaten kırılgan olan ekonomiyi uçuruma sürükleyebileceği kaydediliyor.

Michigan Üniversitesi’nden ekonomist ve ABD öngörü uzmanı Daniil Manaenkov, petrol fiyatlarının bir veya iki ay boyunca varil başına 150 ile 200 dolar seviyesinde kalmasının ekonomiyi resesyona sokmasının kuvvetle muhtemel olduğunu dile getirdi.

Söz konusu kırılma noktasının beklenenden daha hızlı gelebileceği belirtiliyor. Tüketicilerin, yüksek fiyatlar veya iş güvenliği konusunda endişe duyduklarında harcama alışkanlıklarını değiştirme eğiliminde oldukları vurgulanıyor. Manaenkov, tüketicilerin daha az dışarı çıktığını, daha ucuz market markalı ürünleri tercih etmeye yöneldiğini ve daha az seyahat ettiğini ifade etti. Harcamalardaki düşüşün büyümeyi yavaşlatabileceği ve ekonomiyi resesyona yaklaştırabileceği aktarılıyor.

Uluslararası Para Fonu (IMF) da 30 Mart tarihli bir blog yazısında benzer endişeleri dile getirerek, uzayan savaşan fiyatları artırabileceği ve dünya genelinde ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceği uyarısında bulundu. IMF analistleri; savaşın süresinin, Ortadoğu geneline yayılmasının ve bunun sonucunda altyapı ile tedarik zincirlerinde meydana gelecek hasarın, önümüzdeki günlerde, haftalarda ve aylarda ekonomik yıkımın boyutunu belirleyeceğini kaydetti.

Fiyat artışı beklenen temel ürün ve hizmetler

Manaenkov, artan enerji fiyatlarının tüketicilerin ödediği diğer her şeye yansımasının altı ile 12 ay sürebileceğini belirtti. Akaryakıt fiyatlarının yüksek olmasına rağmen, genel maliyet artışlarının asıl itici gücünün dizel yakıt olduğu vurgulanıyor. Yük taşımacılığının çoğunun dizel ile yapılması nedeniyle, dizel fiyatları yükseldiğinde ve yüksek kaldığında, hemen hemen her şeyin bunu takip edeceği ifade ediliyor.

Manaenkov, sürecin işleyişine dair, “Zaman çizelgesi tipik olarak önce enerji tepkisi almanız, ardından bunun nakliye maliyetlerine, sonra tüketici ürünlerine yansıması ve en sonunda hizmet sektöründe görülmesi şeklindedir. Hizmet sektörüne yansıma, enerji fiyatlarında görülenden daha zayıf olsa da yine de oldukça anlamlı olabilir” değerlendirmesinde bulundu.

İran’daki savaş sonucunda fiyatlarının artması muhtemel alanlar şunlar:

1. Nakliyesi dizel gerektiren her şey: Dizel yakıt; kamyonları, yük araçlarını, inşaat ekipmanlarını, tarım makinelerini ve deniz taşıtlarını çalıştırıyor. Bu araçları çalıştırmanın maliyeti arttığında, her türlü üretim malzemesi ve bitmiş ürünün fiyatına ek maliyet binmektedir. Akaryakıt fiyatlarını takip eden AAA verilerine göre, dizel fiyatları savaşın başlangıcından bu yana yaklaşık yüzde 50 artarak çarşamba günü galon başına 5,67 dolara ulaştı.

2. Hava yolu seyahati: Hava yolu şirketleri jet yakıtı ile çalışıyor ve maliyetler şimdiden keskin bir şekilde yükseldi. Buna karşılık hava yolları bilet fiyatlarını artırmaya başlamıştır. Bazı şirketlerin yakıt maliyetinden tasarruf etmek için uçuşları iptal etmeyi planladığı, daha az uçuş seçeneği ile kalan uçuşlardaki koltuklar için rekabetin artacağı ve bunun seyahat fiyatlarını daha da yukarı çekeceği belirtiliyor.

3. Gıda: Gıda üretiminde yüksek fiyatlardan aynı anda etkilenen birden fazla baskı noktası bulunuyor. Tarım makinelerini ve teslimat kamyonlarını çalıştırmak için gereken dizelin yanı sıra, en büyük sorunun gübreler olduğu kaydediliyor. Bu kapsamda sıvılaştırılmış doğal gaz gerektiren azotlu gübreler ile üre, amonyak ve kükürtten yapılan fosfatlı gübreler; buğday, mısır, pirinç ve meyve gibi temel gıdaların üretimi için kritik önem taşıyor. Deniz yoluyla taşınan gübrenin yaklaşık üçte biri Hürmüz Boğazı’ndan geçiyor. Çiftçilerin şu anda uygun fiyatlı gübreye ulaşamaması durumunda bahar ekim döneminde yeterli ekim yapamayacakları ve bu durumun nihayetinde daha yüksek fiyatlar olarak yansıyacağı ifade ediliyor.

4. Plastik ve ambalaj: Plastik üretimi petrol ve doğal gaz gerekiyor. Ortadoğu’nun polietilen ihracatının yaklaşık yüzde 85’inin Hürmüz Boğazı üzerinden gerçekleşmesi nedeniyle plastik gerektiren ham maddelerin fiyatlarının artacağı öngörülüyor. Bu durum; su şişeleri, kredi kartları, mobilyalar, ev eşyaları, gıda kapları, araba parçaları ve plastik ile mühürlenmiş veya sarılmış her şeyi kapsıyor.

5. Sentetik giyim: Günümüzde çoğu giysi; polyester, naylon, spandeks ve polar dahil olmak üzere petrokimyasallardan üretiliyor. Hazır giyim endüstrisinin, özellikle de hızlı moda üreticilerinin, Hürmüz Boğazı’ndan geçen tedarik zincirleri aracılığıyla temin edilen sentetik liflere bağımlı olduğu belirtiliyor. Ham madde maliyetlerinin artmasıyla kumaş maliyetlerinin de yükseleceği ve bunun giysi fiyatlarına yansıyacağı aktarılıyor.

6. Teknoloji ve elektronik: Teknoloji ve elektronik ürünleri endüstrisi çift yönlü aksamalardan etkileniyor. Hürmüz Boğazı, lityum iyon pillerin üretimi için hayati önem taşıyan grafit ham maddeleri için kritik bir nakliye rotasıyken; helyum gazı yarı iletkenler, fiber optikler, elektronik ve tıbbi cihazlar için gerekli. Tedarik aksaklığının akıllı telefonlar, dizüstü bilgisayarlar, elektrikli araçlar, enerji depolama sistemleri ve MRI makineleri gibi teşhis amaçlı tıbbi cihazların fiyatlarını artırabileceği ifade ediliyor.

7. Alüminyumdan yapılan her şey: Körfez ülkeleri dünya alüminyum arzının yaklaşık yüzde 9’unu sağlıyor. Bu ülkeler aynı zamanda ABD’nin işlenmemiş alüminyum ithalatının yüzde 21’ini ve işlenmiş alüminyum ithalatının yüzde 13’ini karşılıyor. Alüminyumun bina inşaatı, araçlar, uçaklar, elektrik enerjisi iletimi ve beyaz eşyalar için temel bir madde olduğu hatırlatılarak, ihracattaki gecikmelerin inşaat ürünleri, sanayi ekipmanları, uçak ve otomobil fiyatlarını yükseltebileceği kaydediliyor.

8. Otomobiller: Plastik ve alüminyum fiyatlarındaki artışlar ile diğer tedarik zinciri aksaklıklarının araç maliyetlerini de yukarı çekmesi muhtemel görülüyor. Manaenkov, Güney Kore veya Japonya’daki üretim aksaklıklarının ABD’deki üretimde de sorunlara yol açabileceğini, bunun araç kıtlığına katkıda bulunarak yeni ve ikinci el fiyatlarını artırabileceğini belirtti.

Petrol akışında kırılganlık

Savaş sona erse bile Hürmüz Boğazı’ndaki sevkiyat akışının hemen normale dönmeyebileceği ve ABD’deki akaryakıt fiyatlarının mutlaka düşmeyebileceği ifade ediliyor. İran’ın petrol akışını kontrol etmeye devam edebileceği ve bunun küresel ile yerel yakıt maliyetlerini yüksek tutabileceği uyarısı yapılıyor. Diğer bir deyişle, ABD müdahalesini tamamen sona erdirse bile İran’ın ekonomik baskıyı sürdürme kozuna sahip olduğu belirtiliyor.

Manaenkov, durumu “Bu açılıp kapanan bir musluk gibi değildir. Pompalamayı bir kez durdurduğunuzda, akışı yeniden başlatmak için önemli miktarda kaynak harcamanız gerekir” sözleriyle açıkladı.

Şu an için çatışma duraklamış durumda ve boğazdaki trafik yavaş yavaş yeniden başlıyor; ancak savaşın sona ermekten çok uzak olduğu ve Orta Doğu genelindeki huzursuzluğun sürdüğü kaydediliyor.

Çarşamba günü, ABD ile yapılan geçici ateşkesten sadece birkaç saat sonra, İran’a ait bir insansız hava aracının Suudi Arabistan’ın kritik Doğu-Batı petrol boru hattı üzerindeki bir pompalama istasyonunu vurduğu bildirildi. Hürmüz Boğazı’nı devre dışı bırakmak için kullanılan bu hattın Körfez’den Kızıldeniz’e günde yaklaşık 7 milyon varil ham petrol taşıdığı ve meydana gelen hasarın enerji krizini daha da derinleştirebileceği ifade ediliyor.

Diplomasi

BRICS liderlerinden ortak tavır: Ortadoğu’da itidal çağrısı

Yayınlanma

Çin, Rusya ve İran’ın da aralarında bulunduğu BRICS liderleri, hafta sonu Yeni Delhi’de Narendra Modi ev sahipliğinde düzenlenen zirvede ortak bir cephe görüntüsü verdi. Zirvenin ortak bildirisinde ABD’nin Orta Doğu’da başlattığı savaş, Washington’ın gümrük tarifeleri politikası ve yaptırım uygulamaları hedef alındı.

ABD’nin ve Başkan Donald Trump’ın adı doğrudan anılmadı ancak Washington’ın hem dostlarını hem de karşıtlarını bünyesinde barındıran 10 BRICS ülkesinin yayımladığı 45 sayfalık ortak bildirinin hedefinde açıkça ABD vardı.

Bildiride, Orta Doğu’daki çatışmaya dahil olan ülkelere “azami itidal” çağrısı yapılırken, savaşın tırmanmasından “derin endişe” duyulduğu belirtildi. Ayrıca “sivil altyapıya ve barışçıl amaçlarla kullanılan nükleer tesislere yönelik kasıtlı saldırılar” kınandı.

Cumartesi sabahının erken saatlerine kadar süren müzakereler sonunda üzerinde uzlaşılan bu ifadeler, üyeleri altı aydan uzun süre önce ABD ve İsrail’in İran’a karşı başlattığı çatışmada farklı pozisyonlara sahip olan ülkeler açısından dikkat çekici bir ortak çağrı niteliğindeydi. Bir tarafta Tahran yer alırken, diğer tarafta Birleşik Arap Emirlikleri ve henüz tam BRICS üyesi olmayan Suudi Arabistan bulunuyor. Çin ve Hindistan ise büyük petrol ithalatçıları arasında.

İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan, cuma günü yaptığı sert konuşmada ülkesinin teslim olmayacağını söyleyerek zirvenin tonunu belirledi.

Buna karşın, Trump yönetiminin İran’a yardım eden herhangi bir ülkeye yaptırım uygulama tehdidine rağmen BRICS üyeleri, Washington’ın politikalarına ve yükselen ekonomilerin yeterince temsil edilmediklerini savunduğu küresel düzene karşı tepki gösterdi.

Hindistan Başbakanı Narendra Modi cumartesi günü liderlere hitaben yaptığı konuşmada, “Birbirimizin bakış açılarına saygı duyuyor ve uzlaşı yoluyla ilerliyoruz. Kimseye karşı çıkarak değil, herkesi yanımıza alarak ilerlemeye çalışıyoruz” dedi.

Modi, “Artık BRICS içindeki birlik ve uzlaşımızı küresel sahnede somut sonuçlara dönüştürmenin zamanı geldi” diye ekledi.

Zirve, ülkesinin bir yıl süren BRICS dönem başkanlığını Küresel Güney’e yönelik daha geniş bir gündemi ilerletmek için kullanmaya çalışan Modi açısından önemli bir başarı noktası oldu.

Bloomberg’e konuşan kaynaklara göre özellikle İran ile BAE arasındaki görüş ayrılıkları oldukça belirgindi. Tahran, ABD ve İsrail’in açık biçimde kınanmasını isterken, ABD’nin müttefiki olan BAE buna karşı çıktı ve İran’ın Körfez ülkesine yönelik insansız hava aracı ve füze saldırılarının da kınanmasını talep etti.

Hindistan Dışişleri Bakanlığı Ekonomik İlişkiler Sekreteri Sudhakar Dalela, cumartesi günü düzenlenen basın toplantısında BRICS üyeleri arasındaki görüşmelerin uzlaşı sağlanıncaya kadar sürdüğünü söyledi.

Dalela, “Batı Asya konusunda ortak bir yaklaşım üzerinde anlaşmaya varmış olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu yaklaşımın temelinde, herhangi bir çatışmanın çözümünde diyalog ve diplomasinin yol gösterici ilkeler olması gerektiğine hepimizin inanması yatıyor” dedi.

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping’in zirveye katılması toplantının ağırlığını artırdı. Xi geçen yıl Rio de Janeiro’da düzenlenen BRICS zirvesine katılmamıştı. Bu ziyaret, Xi’nin yedi yıl aradan sonra Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret oldu ve 2020’de yaşanan ölümcül sınır çatışmasının ardından Hindistan ile Çin arasındaki temkinli yakınlaşmanın son işaretlerinden biri olarak değerlendirildi.

Xi, BRICS üyelerine “tarihin doğru tarafında yer alma” ve barışın korunması ile küresel yönetişimin reformunda öncü olma çağrısı yaptı.

Xi ayrıca, Çin’in Orta Doğu’da barış ve istikrarın sağlanmasında “üzerine düşen rolü” oynamaya hazır olduğunu belirtti.

Devlet yayın kuruluşu CCTV’nin aktardığına göre Xi, “İlgili taraflar siyasi çözüm konusundaki kararlılıklarını sürdürmeli ve kalıcı ve kapsamlı bir ateşkesin sağlanması yönünde çaba göstermelidir,” dedi.

Putin ise yıllardır uygulanan Batı yaptırımlarına rağmen dünya sahnesinde hâlâ etkili bir lider olduğunu göstermek için zirveyi fırsata çevirdi.

Moskova Devlet Üniversitesi Asya ve Afrika Araştırmaları Enstitüsü Direktörü Alexey Maslov, “Paradoks şu ki Putin’in politikaları, nasıl değerlendirirseniz değerlendirin, Rusya’nın tecrit edilmesiyle sonuçlanmadı” dedi.

Maslov, “Tam tersine, Rusya’nın çevresinde Küresel Güney ve güvenlik ile bağlantılı fikirleri destekleyen oldukça sıra dışı bir ülkeler koalisyonu oluştu” ifadelerini kullandı.

Okumaya Devam Et

Diplomasi

BRICS Zirvesi: 13 dünya lideri Hindistan’da buluşuyor. Kimler geliyor, beklentiler ne?

Yayınlanma

Dünya liderleri BRICS Zirvesi kapsamında Yeni Delhi’de bir araya geliyor.

Başkent Yeni Delhi, cuma gününden itibaren BRICS Liderler Zirvesi için 12 devlet veya hükümet başkanını ağırlayacak. Ülkeler ve uluslararası kuruluşlardan gelecek 17 ayrı heyete ise dışişleri bakanları ve devlet başkan yardımcıları dahil olmak üzere farklı düzeylerde yetkililer başkanlık edecek.

Liderler, zirvenin gerçekleştirileceği iki gün olan cumartesi ve pazar günü yapılacak görüşmelere katılacak. BRICS, 11 üye ülke ve 10 ortak ülkeden oluşuyor.

Başbakan Narendra Modi, aralarında Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, Çin Devlet Başkanı Xi Jinping ve İran Cumhurbaşkanı Mesud Pezeşkiyan’ın da bulunduğu en az 15 konuk lider ve üst düzey yetkiliyle ikili görüşmeler gerçekleştirecek. Cumhurbaşkanı Droupadi Murmu da Pezeşkiyan ile görüşecek.

ThePrint, Hindistan’ın zirveye katılan heyetlerle ilişkilerinin mevcut durumunu ve görüşmelerde hangi konuların gündeme gelmesinin beklendiğini derledi:

Brezilya

Brezilya heyetine, cuma günü Yeni Delhi’ye ulaşan Dışişleri Bakanı Mauro Vieira başkanlık ediyor. Güney Amerika ülkesinde devlet başkanlığı seçimlerinin ekim ayının ilk haftasında yapılacak olması nedeniyle Devlet Başkanı Luiz Inacio Lula da Silva zirveye katılmayacak.

Lula, şubat ayında AI Impact Summit için Hindistan’a gelmiş ve Başbakan Modi ile ikili bir görüşme gerçekleştirmişti. Hindistan-Brezilya ilişkileri son bir yılda daha da yoğunlaştı. Modi geçen yıl BRICS Zirvesi için Rio de Janeiro’ya gitmişti.

İki ülke ayrıca Güney Amerika ticaret bloğu Mercosur ile Hindistan arasındaki tercihli ticaret anlaşmasının 2026 sonuna kadar genişletilmesi hedefini belirledi.

Vieira’nın zirve sırasında Modi ile görüşmesi mümkün olsa da şu ana kadar resmi bir görüşme planlanmış değil.

Rusya

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin cuma günü erken saatlerde Yeni Delhi’ye ulaştı ve saat 15.30’da Modi ile zirve kapsamındaki ilk ikili görüşmeyi gerçekleştirdi. 

Putin Hindistan’ı son olarak Aralık 2025’te yıllık Hindistan-Rusya Zirvesi için ziyaret etmişti.

Bu, iki liderin bu yılki ikinci görüşmesi oldu ve yaklaşık 45 dk sürdü. Modi ve Putin geçen ay Kırgızistan’da düzenlenen Şanghay İşbirliği Örgütü (ŞİÖ) Zirvesi’nin marjında da bir araya gelmişti.

Modi’nin bu yılın ilerleyen dönemlerinde yıllık zirve için Rusya’ya gitmesi de planlanıyor.

İki tarafın ekonomik ve stratejik ilişkilerin derinleştirilmesine odaklanması bekleniyor.

BRICS Zirvesi’nde Xi ve Modi bir araya gelecek mi?

Çin

Çin Devlet Başkanı Xi Jinping, yedi yıl aradan sonra ilk kez Hindistan’ı ziyaret ediyor. Bu aynı zamanda iki ülkenin 2020’de Doğu Ladakh’taki Galwan bölgesinde yaşadığı çatışmalardan bu yana Xi’nin Hindistan’a yaptığı ilk ziyaret.

Xi’nin ziyareti, iki ülke arasındaki ilişkilerin istikrara kavuşturulması sürecinin devamı açısından kritik önem taşıyor.

Modi, Ağustos 2025’te Tianjin’de düzenlenen ŞİÖ Zirvesi için Çin’e gitmişti.

Hindistan-Çin ilişkileri, iki ülkenin Ekim 2024’te Fiili Kontrol Hattı (LAC) boyunca sürtüşme yaşanan bölgelerde karşılıklı olarak askerleri geri çekme konusunda anlaşmasından bu yana geçen iki yılda iyileşti.

Modi ve Xi’nin cumartesi günü saat 17.45’te liderler zirvesinin marjında ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Bu, iki liderin Ekim 2024’ten bu yana yapacağı üçüncü ikili görüşme olacak.

Güney Afrika

Güney Afrika heyetine Devlet Başkanı Cyril Ramaphosa başkanlık edecek.

Modi ve Ramaphosa’nın pazar günü saat 16.10’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Modi son yıllarda Güney Afrika’yı birkaç kez ziyaret etti. 2023’te Johannesburg’da düzenlenen BRICS Zirvesi’ne ve geçen yıl Güney Afrika’nın ev sahipliği yaptığı G20 Zirvesi’ne katıldı.

Güney Afrika, 2011’de BRIC grubuna katılarak oluşumun BRICS adını almasını sağlamıştı.

Mısır

Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi, BRICS Zirvesi için cuma günü geç saatlerde Hindistan’a ulaşacak.

Bu, Sisi’nin Eylül 2023’te düzenlenen G20 Liderler Zirvesi’nden bu yana Hindistan’a yapacağı ilk ziyaret olacak. Sisi ayrıca Ocak 2023’te Hindistan’ın Cumhuriyet Günü kutlamalarının onur konuğu olmuştu.

İki ülke aynı yıl ilişkilerini “stratejik ortaklık” seviyesine yükseltti.

Bununla birlikte Modi ve Sisi son bir buçuk yıl içinde yalnızca bir kez, bu yıl G7 kapsamında gerçekleştirilen kısa bir görüşmede bir araya geldi.

Modi ile Sisi, pazar günü saat 15.30’da zirvenin marjında ikili görüşme gerçekleştirecek.

Etiyopya

Etiyopya heyetine Başbakan Abiy Ahmed başkanlık edecek.

Hindistan-Etiyopya ilişkileri son yıllarda gelişme gösterdi. Modi, Aralık 2025’te Afrika ülkesine ilk ikili ziyaretini gerçekleştirmiş ve kendisine “Etiyopya Büyük Nişanı” takdim edilmişti.

Bu görüşme, iki liderin son bir yıl içindeki ikinci buluşması olacak.

Modi ve Ahmed cumartesi günü saat 10.00’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran

Cumhurbaşkanı Pezeşkiyan, 2024’te İran Cumhurbaşkanı olmasından bu yana Hindistan’a ilk ziyaretini gerçekleştiriyor.

Pezeşkiyan, ülkesini ABD ile devam eden çatışma sürecinde yönetiyor. Modi ile Pezeşkiyan geçen ay Bişkek’te düzenlenen ŞİÖ Zirvesi’nin marjında görüşmüştü.

İki lider Batı Asya’daki durum konusunda temaslarını sürdürüyor.

İran, 2019’daki ABD yaptırımlarının ekonomik ilişkileri olumsuz etkilemesine rağmen Hindistan açısından önemli bir bölgesel ortak olmayı sürdürüyor.

Hindistan açısından İran’la daha derin bir angajman, zirve sonrasında tüm BRICS üyelerinin üzerinde uzlaşacağı bir liderler bildirisi yayımlanabilmesi bakımından da önem taşıyor.

Modi ve Pezeşkiyan cuma akşamı ikili görüşme gerçekleştirecek.

İran Cumhurbaşkanı ayrıca cumartesi günü saat 11.30’da Cumhurbaşkanı Murmu ile görüşecek.

Birleşik Arap Emirlikleri

Abu Dabi Veliaht Prensi Halid bin Muhammed bin Zayid Al Nahyan, BAE heyetine başkanlık edecek.

Bu, kendisinin şubat ayında AI Impact Summit için BAE heyetine başkanlık etmesinin ardından bu yıl Hindistan’a yapacağı ikinci ziyaret olacak.

BAE, Hindistan’ın Batı Asya’daki en yakın stratejik ortaklarından biri haline geldi.

Modi, bölgedeki çatışmaların yoğunluğunun azaldığı bu yıl içerisinde BAE’yi ziyaret etmişti.

BAE ile İran, bölgedeki çatışmada karşıt taraflarda yer alıyor.

Suudi Arabistan

Suudi Arabistan Dışişleri Bakanı Prens Faysal bin Ferhan Al Suud, krallığın Hindistan’a göndereceği heyete başkanlık edecek.

Suudi heyeti, cumartesi günü geç saatlerde gelmesi planlanan son heyet olacak.

Suudi Arabistan BRICS üyeliğini kabul ettiğini gruba resmi olarak bildirmemiş olsa da Riyad, BRICS toplantılarına ve çalışma gruplarına katılmaya davet edilmeye devam ediyor.

Dışişleri Bakanı, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş katılımlı zirve toplantısına katılacak.

Endonezya

Endonezya Devlet Başkanı Prabowo Subianto, Ocak 2025’te Hindistan Cumhuriyet Günü’nün onur konuğu olarak gerçekleştirdiği son ziyaretin ardından yeniden Hindistan’a gelecek.

Prabowo o dönemde resmi devlet ziyareti kapsamında davet edilmiş ve Hindistan’da dört gün kalmıştı.

Hindistan-Endonezya ilişkileri son yıllarda daha da gelişti.

2022’de G20 dönem başkanlığını yürüten Endonezya, Bali’de düzenlenen zirveye ev sahipliği yapmıştı. Modi ile Xi, o zirvedeki akşam yemeğinde kısa bir görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşme, Galwan çatışmalarından bu yana iki lider arasındaki ilk temas olmuştu.

Modi, Hindistan’ın G20 Liderler Zirvesi’ne ev sahipliği yapmasından kısa süre önce, Eylül 2023’te ASEAN-Hindistan Zirvesi ve bağlantılı toplantılar için Endonezya’yı ziyaret etmişti.

BRICS Zirvesi sırasında Modi ile Prabowo arasında planlanmış resmi bir ikili görüşme bulunmuyor. Ancak iki liderin iki günlük zirve sırasında kısa bir görüşme gerçekleştirmesi bekleniyor.

Endonezya, Ocak 2025’te gruba katılarak BRICS’in en yeni üyesi oldu.

Ortak ülke heyetleri

BRICS’in 11 üyesinin yanı sıra, zirveye 10 ortak ülke de davet edildi.

Başbakan Modi, bu ülkelerin bazı liderleriyle de ikili görüşmeler gerçekleştirecek.

Belarus

Doğu Avrupa ülkesi Belarus’u Dışişleri Bakanı Maksim Rıjenkov temsil edecek.

Hindistan-Belarus ilişkileri son yıllarda gelişti. Birçok Hint şirketi, askeri teçhizat satın almak amacıyla Belaruslu savunma şirketleriyle ortaklıklar kurdu.

Belarus aynı zamanda Avrasya Ekonomik Birliği’nin (AEB) önemli üyelerinden biri.

Hindistan, AEB ile serbest ticaret anlaşması müzakereleri yürütüyor.

Belarus ayrıca 2024 yılında ŞİÖ’ye katıldı.

Bolivya

Bolivya’yı, ülkenin Yeni Delhi Büyükelçiliği Maslahatgüzarı Arlette Garcia temsil edecek.

Güney Amerika ülkesi BRICS’e katılmak istediğini daha önce açıklamıştı.

Hindistan Cumhurbaşkanı Ram Nath Kovind, 2019’da Bolivya’ya resmi bir ziyaret gerçekleştirmişti. Bu, bir Hindistan cumhurbaşkanının ülkeye yaptığı ilk ziyaretti.

Hindistan’ın La Paz’da büyükelçiliği bulunuyor.

Küba

Küba heyetine Dışişleri Bakanı Bruno Rodriguez Parrilla başkanlık edecek.

Küba, Batı Yarımküre’deki son büyük komünist ülke olmayı sürdürüyor.

Ülke son aylarda ABD’nin sert yakıt ve petrol ablukasıyla karşı karşıya kaldı. Washington, Havana’daki hükümeti değiştirmeyi ya da hükümeti müzakereye zorlamayı amaçlıyor.

Kazakistan

Kazakistan heyetine Cumhurbaşkanı Kasım Cömert Tokayev başkanlık edecek.

Tokayev, pazar günü düzenlenecek genişletilmiş zirvede Avrasya Ekonomik Birliği’ni de temsil edecek.

Modi ile Tokayev’in pazar günü saat 14.30’da Bharat Mandapam’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

Tokayev, Yeni Delhi’den Güney Kore’ye geçerek Seul’e resmi bir devlet ziyareti gerçekleştirecek.

Malezya

Malezya Başbakanı Enver İbrahim, BRICS genişletilmiş zirvesinde ülkesinin heyetine başkanlık edecek.

Enver İbrahim başbakan olarak Hindistan’a ilk ziyaretini 2024’te gerçekleştirmiş, Modi ise bu yıl şubat ayında Malezya’ya bağımsız bir ikili ziyaret yapmıştı.

Modi’nin geçen yıl Malezya’nın ev sahipliği yaptığı ASEAN Zirvesi’ne katılması planlanmıştı ancak onun yerine Dışişleri Bakanı S. Jaishankar ülkeye gitmişti.

Modi ve İbrahim cumartesi günü saat 10.30’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya

Nijerya heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Kashim Shettima başkanlık edecek.

Shettima ile Modi, pazar günü saat 17.10’da ikili görüşme gerçekleştirecek.

Nijerya, Hindistan açısından önemli bir enerji ortağı haline geldi.

Modi, Kasım 2024’te Nijerya’yı ziyaret etmiş ve kendisine “Nijer Nişanı Büyük Komutanı” unvanı verilmişti.

Tayland

Tayland heyetine Başbakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Sihasak Phuangketkeow başkanlık edecek.

Tayland geçen yıl BRICS ortak ülkesi oldu.

Modi, Nisan 2025’te BIMSTEC Zirvesi için Bangkok’u ziyaret etmişti.

Tayland, Hindistan ve bölgedeki diğer ülkelerle birlikte BIMSTEC üyesi.

Hindistan ile Tayland arasında ayrıca yakın kültürel bağlar bulunuyor. Hindistan’dan çeşitli Budist kutsal emanetleri daha önce Tayland’a gönderilmişti.

Uganda

Uganda heyetine Devlet Başkan Yardımcısı Jessica Alupo başkanlık edecek.

Modi, zirve kapsamındaki son ikili görüşmesini pazar günü saat 17.40’ta Alupo ile gerçekleştirecek.

Modi 2018’de Uganda’yı ziyaret etmiş ve ülke parlamentosuna hitap etmişti.

Bu konuşmasında Hindistan’ın Afrika ile ilişkilerinde izlenecek 10 temel ilkeyi açıklamıştı.

Özbekistan

Özbekistan heyetine Başbakan Yardımcısı ve Ekonomi Bakanı Jamshid Kuchkarov başkanlık edecek.

Modi geçen ay bağımsız bir ikili ziyaret kapsamında Özbekistan’a gitmiş ve Cumhurbaşkanı Şevket Mirziyoyev ile görüşmüştü.

Özbekistan, Hindistan’ın Orta Asya’ya yönelik açılımında kilit ortaklardan biri olmayı sürdürüyor.

Vietnam

Vietnam heyetine Başbakan Le Minh Hung başkanlık ediyor.

Bu, bu yıl Vietnam’dan Hindistan’a yapılan ikinci üst düzey ziyaret olacak. Cumhurbaşkanı To Lam da yılın başlarında Hindistan’ı ziyaret etmişti.

Modi’nin Hung ile cumartesi günü saat 11.30’da ikili görüşme gerçekleştirmesi planlanıyor.

 

Okumaya Devam Et

Diplomasi

Putin ve Modi Yeni Delhi’deki BRICS Zirvesi kapsamında görüştü

Yayınlanma

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında 45 dakikalık ikili görüşme gerçekleştirdi. Bharat Mandapam Kongre Merkezi’ndeki buluşmada Modi, Rus mevkidaşına 2 bin yıllık antik Hint felsefe eseri “Tirukkural”ın Rusça çevirisini takdim etti.

Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ile Hindistan Başbakanı Narendra Modi, Yeni Delhi’de düzenlenen BRICS Zirvesi kapsamında ikili görüşme yaptı.

Bharat Mandapam Kongre ve Sergi Merkezi’nde gerçekleşen ve 45 dakika süren görüşmede iki lider, ülkeleri arasındaki işbirliğini ele aldı.

Görüşmenin başlangıcında Modi, Putin’e antik Hint düşünürü Tiruvalluvar’ın kaleme aldığı ve Rusçaya çevrilen yaşam felsefesi eseri “Tirukkural”ı hediye etti. Modi takdim sırasında, “Bu kitap 2 bin yıl önce Hindistan’da yazıldı. Büyük yazar Tiruvalluvar eserinde insan hayatından, şefkatten ve devlet yönetiminden söz etti. Düşünceleri günümüzde de geçerliliğini koruyor. Bu kitabı Rusçaya tercüme ettik. Kitabın iki ülke halkları arasındaki bağları güçlendirmemize yardımcı olacağına inanıyorum” dedi.

Hediyeye teşekkür eden Putin, Hindistan Başbakanı’nın ikili ilişkilerin geliştirilmesine yönelik vurgusundan duyduğu memnuniyeti dile getirdi.

Rus lider, “Sizin bu değerlendirmelerinizle birlikte tam olarak böyle olacaktır” ifadesini kullandı. Modi, Aralık 2025’te Putin’in Hindistan ziyareti sırasında da Rus lidere “Bhagavad Gita” destanının Rusça baskısını vermişti.

Putin, Modi’yi 24’üncü Yıllık Rusya-Hindistan Zirvesi için Rusya’ya davet etti; Modi de bu daveti kabul etti.

Ziyaretin kesin tarihlerinin daha sonra belirleneceği açıklandı. İki lider görüşmenin tamamlanmasının ardından aynı limuzine binerek Yeni Delhi’deki “INNOPROM. Hindistan” sergisine geçti. Putin gün içinde ayrıca BRICS İş Forumu’nun yıllık genel kurul oturumuna hitap edecek.

İki lider en son 31 Ağustos’ta Bişkek’te toplanan Şanghay İşbirliği Örgütü Zirvesi marjında Ala-Arça devlet konutunda bir araya gelmişti. Liderler o görüşmede iki ülke arasındaki ekonomik ortaklığı ve Ukrayna’daki durumu ele almıştı.

Rusya Devlet Başkan Yardımcısı Yuriy Uşakov, Moskova yönetiminin iki lider arasındaki güvene dayalı ilişkiye değer verdiğini ve tarafların güncel konuları gayriresmi ortamlarda açıkça değerlendirmeyi tercih ettiğini kaydetti.

Hindistan’a üç günlük bir çalışma ziyareti yapan Putin, örgütün kuruluşunun 20’nci yıldönümüne denk gelen 18’inci zirve programı kapsamında başka liderlerle de temaslarda bulunacak.

Uşakov’un aktardığı programa göre Rus lider; Güney Afrika Cumhurbaşkanı Cyril Ramaphosa, Malezya Başbakanı Enver İbrahim, Etiyopya Başbakanı, Abu Dabi Veliaht Prensi ve BRICS Yeni Kalkınma Bankası Başkanı ile ayrı ayrı görüşmeler yapacak. Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile de olası bir temas planlanıyor.

Adını kurucu ülkeleri Brezilya, Rusya, Hindistan, Çin ve Güney Afrika’nın İngilizce baş harflerinden alan ve gelişmekte olan ekonomileri buluşturan BRICS’in 18’inci zirvesi, 11-13 Eylül tarihleri arasında Yeni Delhi’de düzenleniyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English