Bizi Takip Edin

Asya

Elçin Amirbayov: Azerbaycan, mayın temizleme çalışmalarında Güney Kore’nin desteğini istiyor

Yayınlanma

Editörün Notu: Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı özel temsilcisi Elçin Amirbayov, Güney Kore ile Azerbaycan arasındaki ticari ve askeri ilişkileri The Korea Times’a verdiği röportajda anlattı. İki ülke arasındaki karşılıklı ilişkileri değerlendiren Amirbayov, Vatan Muharebesi ardından Karabağ’da yaşanan çatışmalar sonrası mayın ve patlamamış mühimmatlar ile kirlenen bölgelerin temizliği için Güney Kore hükümeti ile iş birliğine gidilmesi gerektiğini vurguladı. Öte yandan, Orta Koridor’da yer alan potansiyelin iki ülke için büyük fırsatlar oluşturduğunu kaydetti. Kim Hyun-bin tarafından yapılan röportajın Türkçesini dikkatinize sunuyoruz.

Azerbaycan, Ermenistan ile çatışmanın sona ermesinden bu yana kritik hale gelen devam eden mayın temizleme çabalarında Kore’den daha fazla destek talep ediyor. Kasım 2020’de ateşkesi sonlandıran çatışma, Cumhurbaşkanlığı özel temsilcisi Elçin Amirbayov’a göre Azerbaycan topraklarının büyük bir bölümünü kara mayınları ve patlamamış mühimmatla yoğun şekilde kirletti.

Amirbayov, “Güney Kore’nin bize yardım etmesini beklediğimiz bir diğer önemli konu da mayın temizleme meselesidir. Çünkü çatışmadan etkilenen bölgeler topraklarımızın yaklaşık yüzde 12’sinden bahsediyoruz kara mayınları ve patlamamış mühimmatlarla yoğun şekilde kirlenmiş durumda.” dedi.

Yaklaşık dört yıldır devam eden ateşkese rağmen Azerbaycan, mayınlı alanların sadece yüzde 13’ünü temizleyebildi ve yüzde 87’si hâlâ tehlike oluşturuyor.

Amirbayov, “Ermeniler tarafından yıllar boyunca yerleştirilen 1,5 milyon kara mayını ile uğraşmak zorundayız. Bize mayın haritaları veya doğru mayın haritaları sağlamayı reddediyorlar, bu yüzden bu mayınların nerede yoğunlaştığını bilmiyoruz, bu da bize giderek artan bir insan kaybına yol açıyor. Ateşkesten sonra bugüne kadar mayın kurbanı sayısı 377’ye ulaştı ve bugün 378. kişinin mayına bastığı için yaralandığını düşünüyorum. Bunlardan 69’u öldü.” dedi.

Temsilci, hükümetin bu bölgelerdeki 800 bin yerinden edilmiş kişiyi evlerine geri döndürmeyi hedeflediğini belirterek, “Hem insani güvenlik sorunu hem de büyük bir insani sorun. Şimdiye kadar, topraklar yoğun şekilde mayınlı olduğu için sadece yaklaşık 8 bin kişiyi geri getirebildik. Toprağın güvenli olduğundan emin olmadığınız sürece insanları geri getiremezsiniz” dedi.

Amirbayov, Güney Kore’nin, Laos, Vietnam ve Kamboçya gibi diğer ülkelerde benzer girişimleri destekleme konusunda güçlü bir sicile sahip olmasına rağmen, Azerbaycan’ın mayın temizleme çabalarında yardım talebi görmemelerinden duyduğu hayal kırıklığını dile getirerek, ”Güney Kore bu alanda bizim için çok aktif olmadı, ancak sizin acı çeken diğer ülkelere yardım etme konusunda çok iyi bir siciliniz olduğuna inanıyoruz. Güney Kore hükümetinin bize daha güçlü destek sağlamaya devam etmesini umuyoruz çünkü bu, çatışma sonrası barış inşası çabalarına yardımcı olmakla ilgili. Kapasite geliştirme ve ekipman için mali destek hayati önem taşıyor. Yeterince seferber olmuş insanımız var, ancak eksik olan şey eğitilmiş insan kapasitesi. Bu da önemli bir şey, ancak mayın temizleme alanındaki teknolojiler de çok hızlı gelişiyor. Şimdi mayınları uzaktan tespit edebilen insansız araçlar gibi özel ekipmanlarımız var ve ileri teknolojilerle birlikte eğitime ihtiyaç söz konusu.

Azerbaycan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nin kalıcı olmayan bir üyesi olarak iki yıllık dönemine başladığında, bölgesel güvenlik sorunlarını Güney Kore ile ele almaya önem vermiştir. Ermenistan ile Azerbaycan arasındaki barış sürecine ilişkin Azerbaycan perspektifini Güney Koreli ortaklarımız ve meslektaşlarımız açısından da ilginç olacağını düşündük ve başkentlerimiz arasında bu konuda iletişim kanalları kurulmasını istedik” dedi.

Ermenistan-Azerbaycan barış sürecine ilişkin BM Güvenlik Konseyi’nde Güney Kore’nin rolü sorusuna Amirbayov şöyle yanıt verdi:

“Herhangi bir uluslararası örgüt veya üçüncü tarafın, iki ülkenin barışa doğru yolculuğunda destek dışında doğrudan bir rol oynamasını beklemiyoruz. Ermenistan ile bir barış anlaşmasını sonuçlandırmaya çok yakınız, ancak bu barışın sürdürülebilir olduğundan emin olmamız gerekiyor. Geriye kalan engel, Ermenistan’ın Azerbaycan’a yönelik anayasal toprak talebidir. Bu çözüldüğünde, ilerleyebiliriz.”

Öte yandan Güney Kore-Azerbaycan ilişkilerinin stratejik öneminin altını çizen Amirbayov, enerji, ticaret ve bölgesel güvenlik alanlarında iş birliğinin genişletilmesi potansiyelinden bahsederek, “Öncelikle, bu iki ülke arasındaki siyasi diyaloğu sürdürmek için iyi bir fırsat. Kore Cumhuriyeti’ni bu bölgede önemli bir ortak olarak görüyoruz ve enerji gibi geleneksel iş birliği alanlarının ötesine geçip yeni alanları keşfetmek için önemli bir potansiyel var. Azerbaycan, petrol ürünleri ve LNG dahil olmak üzere çeşitli fosil yakıtları Güney Kore’ye ihraç ediyor. Yenilenebilir enerjilerde iş birliği için henüz kullanılmamış bir potansiyel var. Ekonomik bağları genişleterek, Asya ve Avrupa arasındaki kritik ticaret yollarında yatan Azerbaycan’ın jeo-ekonomik önemini göz ardı etmemek lazım. Mevcut jeopolitik bağlamda, Rusya ile Ukrayna arasındaki çatışmanın geleneksel rotaları etkilemesiyle, eski İpek Yolu’nu takip eden Orta Koridor önem kazandı. Bunu Güney Kore lojistik şirketleriyle potansiyel iş birliği için önemli bir alan olarak görüyoruz. 2024 yılının ilk yarısında ikili ticaretin 200 milyon doları aştı ancak çok daha fazlasına yönelik potansiyel var. Yeni jeopolitik gerçeklerle birlikte, gelişmiş iş birliği için yer var. Özellikle yeşil enerji ve yeniden yapılanmada fırsatlar sunan Azerbaycan’ın kurtarılmış bölgelerinde daha fazla Kore yatırımı görmeyi umuyoruz. Ülkeniz hakkında bir izlenim edinmek ve birlikte daha yakın çalışma yollarını keşfetmek için iyi bir fırsat” dedi.

Asya

Hindistan’da Hamamböceği hareketi büyüyor: Muhalefet lideri Rahul Gandhi’ye gözaltı

Yayınlanma

Hindistan’da “Hamamböceği protestoları” büyüyor. Polis, Başbakan Modi’nin konutu önünde oturma eylemi yapan muhalefet lideri Rahul Gandhi’yi gözaltına aldı, siyasi gerilim yükseldi.

Hindistan’ın ana muhalefet lideri Rahul Gandhi ile kız kardeşi Priyanka Gandhi Vadra, salı günü Başbakan Narendra Modi’nin konutu önünde düzenledikleri protesto sırasında polis tarafından kısa süreliğine gözaltına alındı. Gelişme, eğitim sistemindeki aksaklıkları protesto eden öğrencilerin pazartesi günü gerçekleştirdiği büyük gösterinin ardından ülkedeki siyasi gerilimi daha da artırdı.

Gandhi kardeşler ile diğer Kongre Partisi liderleri ve milletvekilleri, bir önceki gün düzenlenen protestoların ardından başbakanın istifasını talep etmek üzere Modi’nin resmi konutu önünde toplandı. Pazartesi günkü gösterilerde polis, binlerce protestocuya defalarca göz yaşartıcı gazla müdahale etmiş ve bazı göstericileri coplarla dövmüştü.

Rahul Gandhi, X hesabından şu paylaşımı yaptı:

“Modi-ji, her türlü baskıyı dene, bütün gücünü kullan. Öğrenciler için verilen bu adalet mücadelesi artık durmayacak.”

Kongre Partisinden bir kaynak, Gandhi ile parti stratejisti ve kampanya sorumlusu olan kız kardeşinin farklı noktalarda gözaltına alındığını söyledi. Başbakanın konutu önünden uzaklaştırılan muhalefet milletvekillerinin ise başkentin başka bölgelerinde tutulduğu belirtildi.

Gandhi ile müzakere etmek üzere görevlendirilen hükümet bakanı Jitendra Singh, muhalefet liderini samimiyetsizlikle suçladı. Singh, hükümetin eğitim sistemine ilişkin şikâyetleri parlamentoda görüşmeye hazır olduğunu, ancak Kongre Partisi liderlerinin bunun yerine Modi’nin istifasını talep ettiğini söyledi.

Singh, “Rahul Gandhi’nin davranışları demokrasi ilkeleriyle bağdaşmıyor” dedi.

Kritik öneme sahip ulusal tıp fakültesi giriş sınavlarındaki soru sızıntıları ve notlandırma usulsüzlükleri nedeniyle haftalardır biriken öfke, pazartesi günkü gösterilerle yeni bir boyuta ulaştı. Son yıllarda Hindistan’ın başkentinde düzenlenen en büyük protestolardan biri olan gösteri, kamuoyundaki tepkinin ciddi ölçüde arttığını ortaya koydu.

Modi, pazartesi günü parlamentonun yeni yasama döneminin açılışında yaptığı konuşmada protestolara değinmedi ve gösteriler hakkında şimdiye kadar kamuoyuna herhangi bir açıklama yapmadı.

Yetkililer ise ulusal tıp fakültesi giriş sınavının sorularının sızdırılmasının ardından Modi hükümetinin hızlı ve kararlı biçimde harekete geçtiğini savundu. Bu kapsamda 13 kişinin gözaltına alındığı, daha sert yasaların çıkarıldığı ve sınavın başarıyla yeniden yapıldığı belirtildi.

Pazartesi günkü gösteriler, gençlerin öncülüğündeki “Hamamböceği” hareketinin liderleri tarafından düzenlendi. Hamamböceği Hareketi, mayıs ayında internette mizahi bir protesto girişimi olarak başlamış, kurucusu Abhijeet Dipke’nin ABD’deki yüksek lisans eğitiminden Hindistan’a dönmesinin ardından sokak gösterileri örgütlemişti.

Yüzlerce protestocu, salı gecesi parlamentoya yaklaşık iki kilometre uzaklıktaki resmi gösteri alanı Jantar Mantar’da kalmayı sürdürdü. Protestocular, Eğitim Bakanı Dharmendra Pradhan istifa edene kadar bölgeden ayrılmayacaklarını açıkladı.

Polisin öğrenci göstericileri tahta sopalar ve plastik coplarla dövdüğü, ayrıca defalarca göz yaşartıcı gaz kullandığı görüntüler sosyal medyada geniş çapta yayıldı. Görüntüler, polisin müdahale yöntemlerine yönelik kamuoyu tepkisini daha da büyüttü.

Bazı göstericiler, benzer bir polis müdahalesine karşı korunmak amacıyla salı günü protesto alanına gaz maskeleri ve kasklarla geldi.

Yeni Delhi merkezli CPR düşünce kuruluşunun eski başkanı Yamini Aiyar, pazartesi günkü protestonun önceki gösterilerden farklı olduğunu söyledi. Financial Times’a konuşan Aiyar’a göre eyleme, ülkenin dört bir yanından çok sayıda genç katıldı. Bunlar arasında geleneksel olarak Modi’nin Bharatiya Janata Partisini destekleyen kentli orta sınıfa mensup gençler de bulunuyordu.

Aiyar, “Sistemin başarısızlıkları artık onları doğrudan etkiliyor. Hükümetin temel seçmen kitlesi bundan etkileniyor. Dün düzenlenen protestonun önemli bir bölümü, hükümetin meşruiyetini sorguluyordu” dedi.

Okumaya Devam Et

Asya

Yatırımcıların gözü, borsaya destek sinyalleri için Çin’in temmuz ayındaki Politbüro toplantısında

Yayınlanma

Devlet müdahalesinin piyasa duyarlılığını geçici olarak istikrara kavuşturmasının ardından yatırımcılar, borsanın yönüne ilişkin ipuçları bulmak için Çin’in üst düzey liderlerinin düzenleyeceği ekonomi politikası toplantısına odaklandı.

Çin Komünist Partisi’nin (ÇKP) temmuz ayı Politbüro toplantısının gelecek hafta başlaması bekleniyor. Devlet Başkanı Xi Jinping ile Çin’in en üst karar alma organındaki çalışma arkadaşları, toplantıda yılın ikinci yarısına ilişkin politika çizgisini belirleyecek. Son verilerin ekonomik toparlanmanın dengesiz ilerlediğini göstermesinin ardından, yatırımcıların büyümeyi destekleyecek yeni politikalara yönelik çağrıları da arttı.

Üst düzey toplantıda kullanılacak politika dili, kritik bir eşikte bulunan 15 trilyon dolarlık Çin ana kara hisse senedi piyasasının yönünü de etkileyebilir. Düzenleyici kurumların yatırımcı güvenini yeniden tesis etmeye yönelik müdahalelerinin ardından, büyümeyi canlandıracak politikaların nasıl devreye alınacağına ilişkin daha fazla netlik sağlanması, yatırımcıların belirsizlik ortamında portföylerini nasıl yeniden düzenleyecekleri üzerinde önemli sonuçlar doğurabilir.

Huajin Securities analisti Deng Lijun, South China Morning Post‘a yaptığı değerlendirmede, “Temmuz ayındaki Politbüro toplantısında politikalar konusunda olumlu bir ton benimsenebilir. Tüketim ve teknoloji sektörlerini desteklemek amacıyla politikaların yakın dönemde daha hızlı uygulanmasına tanık olabiliriz” dedi.

Morgan Stanley’nin geçen hafta yayımladığı rapora göre Politbüro toplantısında tüketime kıyasla teknolojik yeniliğe öncelik verilmesi muhtemel. Çin ile ABD arasındaki teknoloji rekabetinin yoğunlaşması nedeniyle devlet kaynaklarının yapay zekâ, kuantum bilişim ve ileri imalat alanlarına yönelmesi bekleniyor.

Raporda, tüketimin ise ikinci planda kalacağı belirtildi. Bunun nedeni olarak politika yapıcıların tüketimi, doğrudan kullanılabilecek bir politika aracı olmaktan çok sanayideki dönüşüm ve istihdamın bir sonucu olarak görmesi gösterildi.

Hisse senedi piyasasına güven vermeye yönelik son adım kapsamında Çin Menkul Kıymetler Düzenleme Komisyonu salı günü, piyasa katılımcılarının görüş ve önerilerini inceleyeceğini açıkladı. Kurum, piyasadaki temel sorunlara daha fazla odaklanacağını, riskleri önleyeceğini ve denetimi güçlendireceğini belirtti.

Komisyon ayrıca halka açık şirketlere temel rekabet güçlerini ve yatırımcı getirilerini artırma çağrısında bulundu. Aracı kuruluşlardan da ekonomik döngülere karşı daha hazırlıklı olmalarını istedi.

UBS Group’a göre ikinci çeyrek büyüme verilerinin beklentileri karşılamaması “piyasa açısından olumlu bir gelişme” oldu. Çünkü zayıf veriler, Politbüro toplantısından yeni teşvik politikalarının çıkma ihtimalini artırdı.

Çin’in ekonomisi geçen çeyrekte yüzde 4,3 büyüyerek 2022 sonundan bu yana en düşük büyüme hızını kaydetti. Perakende satışlar ve yatırımlar zayıf seyrederken, emlak piyasası da büyüme üzerinde baskı oluşturmaya devam etti.

Citigroup çarşamba günü yayımladığı raporda şu değerlendirmeye yer verdi:

“Ölçülü destek beklentimizi sürdürüyoruz: iç talep konusunda daha güçlü bir söylem, yılın ikinci yarısında mali kaynakların daha hızlı devreye alınması ve mevcut politikaların kullanılmasına yönelik vurgunun devam etmesi.”

Raporda ayrıca, “Tüketim konusunda odağın muhtemelen hizmet sektörüne yönelik arz taraflı önlemler üzerinde olacağını, doğrudan talep teşviklerinin ise büyük ölçüde gündemde yer almayacağını düşünüyoruz. Son dönemdeki piyasa oynaklığı nedeniyle sermaye piyasalarının yeniden politika yapıcıların öncelikleri arasına girmesi bekleniyor” denildi.

Teknoloji ağırlıklı Star Market 50 Endeksi, doğrudan devlet alımları ve piyasa duyarlılığını desteklemeye yönelik düzenleyici adımların etkisiyle bir gün önce yüzde 11 yükselmesinin ardından çarşamba günü yüzde 2,3 geriledi.

Okumaya Devam Et

Asya

Moonshot halka arz öncesinde 50 milyar dolar değerleme hedefliyor

Yayınlanma

Çinli yapay zeka girişimi Moonshot AI, Hong Kong Borsası’nda planladığı halka arz öncesinde şirket değerlemesini 50 milyar dolara çıkarmayı hedefliyor. Şirketin yakın zamanda 31,5 milyar dolar değerleme ile yeni bir finansman turunu tamamlamaya hazırlandığı ve hemen ardından yeni yatırım görüşmelerine başlayacağı belirtiliyor.

Çin merkezli yapay zeka şirketi Moonshot AI, Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda gerçekleştirmeyi planladığı halka arz (IPO) öncesindeki süreçte şirket değerlemesini 50 milyar dolara yükseltmeyi hedefliyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, şirket bu doğrultuda bir halka arz öncesi finansman aşaması yürütmeyi planlıyor.

Kaynaklar, Moonshot’ın önümüzdeki birkaç gün içinde 31,5 milyar dolar değerleme üzerinden yürüttüğü mevcut yatırım turunu tamamlayacağını ifade etti.

Aktarılan bilgilere göre şirket, bu turun kapanmasının hemen ardından potansiyel yatırımcılarla yeni bir sermaye yatırımı için müzakerelere başlamayı tasarlıyor.

Yeni Kimi K3 modeli beklentileri artırıyor

Moonshot, bu süreçte temmuz ayının başlarında tanıttığı yeni yapay zeka modeli Kimi K3’ün başarısından yararlanmayı hedefliyor.

Şirket, Kimi K3’ün Anthropic firmasının en gelişmiş modeli Claude Fable 5 ile OpenAI tarafından geliştirilen GPT-5.6 dışındaki tüm rakiplerini geride bıraktığını iddia ediyor.

Söz konusu model, dünyanın en zengin isimleri arasında yer alan Elon Musk tarafından “etkileyici” olarak nitelendirildi. OpenAI Strateji Şefi Ding Ball ise açık kaynaklı bu modelin piyasaya sürülmesinin teknoloji dünyasını “tam teşekküllü bir yapay zeka komünizmine” yaklaştırdığı uyarısında bulundu.

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Amerikan makamlarının Çin dahil olmak üzere denizaşırı ülkelerdeki açık kaynaklı modelleri yakından inceleyeceğini ve ABD şirketlerine ait fikri mülkiyet haklarının çalındığına dair bulgulara rastlanması halinde gerekli önlemleri alacaklarını bildirdi.

Çinli Moonshot AI yeni modeli Kimi K3’ü tanıttı

Altı ay içinde borsaya açılması bekleniyor

Moonshot, daha önce hissedarlarına Hong Kong Menkul Kıymetler Borsası’nda kotasyon alma niyetinde olduğunu bildirmişti. Bloomberg tarafından paylaşılan bilgilere göre şirketin önümüzdeki altı ay içinde halka arzını gerçekleştirmesi bekleniyor.

Google ve Meta’nın eski çalışanı Yang Zhilin tarafından 2023 yılının başında kurulan Moonshot, Çince adını kurucusunun sevdiği müzik grubu Pink Floyd’un albümüne atıfla “Dark Side of the Moon” (Ayın Karanlık Yüzü) ifadesinden alıyor. Girişim; Alibaba Group Holding bünyesindeki Qwen, MiniMax Group ve Z.AI ile birlikte Çin yapay zeka sektörünün öncüleri arasında kabul ediliyor.

Çin’de Moonshot’ın yanı sıra diğer büyük yapay zeka şirketleri de halka arz süreçlerine hazırlanıyor.

DeepSeek firmasının 2027 yılında halka açılmayı değerlendirdiği belirtilirken, araştırmacı Lee Kai-Fu tarafından kurulan 01.ai adlı girişimin borsa hisse senedi ihracının da aynı yıl içinde gerçekleşebileceği kaydediliyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English