Amerika
Google, yapay zeka veri merkezlerine güç sağlamak için nükleer reaktörler istiyor

ABD’li teknoloji devi Google pazartesi günü yaptığı açıklamada, veri merkezlerini işletmek için nükleer enerji işine girmeyi planladığını açıkladı.
Google, Kaliforniya merkezli Kairos Power ile 2030 yılına kadar küçük modüler reaktörleri (SMR) çevrimiçi hale getirmek ve 2035 yılına kadar ek reaktör dağıtımları yapmak için bir anlaşma yaptığını duyurdu.
Anlaşmanın mali detayları açıklanmadı ve Google’ın santrallerin inşasını ortaklaşa mı finanse edeceği yoksa tamamlandıktan sonra sadece elektrik mi satın alacağı henüz belli değil.
Duyuru ile Google, yapay zeka (AI) gelişiminin tetiklediği yüksek elektrik talebiyle başa çıkmak için nükleer enerjiye yönelen en son teknoloji şirketi oldu.
Google’ın enerji ve iklimden sorumlu kıdemli direktörü bir brifing sırasında, “Nükleer enerjinin temiz büyümemizi desteklemede ve yapay zekanın ilerlemesine yardımcı olmada kritik bir rol oynayacağına inanıyoruz. Şebekenin, bu teknolojilerin geliştirilmesini destekleyebilecek bu tür temiz ve güvenilir enerji kaynaklarına ihtiyacı var,” dedi.
ABD tarihinin en büyük nükleer kazasına konu olan reaktör, Microsoft’a enerji sağlayacak
Büyük Teknoloji nükleere geçiyor
Microsoft gibi diğer şirketler nükleer enerjiye çoktan yatırım yaptı.
Amerika tarihinin en kötü nükleer kazasının yaşandığı Three Mile Island’ın Microsoft’a enerji sağlamak üzere yeniden faaliyete geçmesi bekleniyor
Kairos Power, Google’a sağlayacağı küçük modüler reaktörlerin (SMR) su yerine erimiş florür tuzları ile soğutulduğuna işaret ederek, bu tasarımın geleneksel reaktörlerden daha güvenli olduğunu çünkü soğutucunun kaynamadığını savundu.
SMR’ler Microsoft’un kurucusu Bill Gates gibi büyük yatırımcılar tarafından desteklenen öncü yeni bir teknoloji olarak görülse de, teknoloji henüz gelişmekte ve yasal onaydan yoksun.
Veri merkezleri Google’ın emisyonlarını artırıyor
ABD’li teknoloji şirketleri son zamanlarda “iklim-nötr” operasyonlar için taahhütlerde bulundular.
Büyük Teknoloji, son yıllarda yenilenebilir enerjiye giderek daha fazla bel bağlasa da yapay zekanın giderek artan elektrik talebi bu modeli sürdürülemez hale getirdi.
Google yöneticisi Michael Terrell bir blog yazısında, “Genel olarak bu anlaşma, ABD elektrik şebekelerine 500 MW’a kadar yeni 7/24 karbonsuz güç sağlayacak ve daha fazla topluluğun temiz ve uygun fiyatlı nükleer enerjiden yararlanmasına yardımcı olacak,” dedi.
2023 yılında Google’ın veri merkezleri ve ofisleri tarafından kullanılan enerjinin %64’ü CO2 içermiyordu, fakat şirketin CO2 emisyonları yine de bir yıl içinde %13 arttı.
Veri merkezlerinin enerji tüketimi Google’ın artan emisyonlarında önemli bir rol oynuyor.
Amerika
Temsilci Smith: Trump, İran savaşındaki kayıpları Kongre’den gizliyor

ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Adam Smith, Başkan Donald Trump’ın İran savaşındaki can kayıpları ve ekipman zayiatına ilişkin verileri Kongre ile paylaşmadığını söyledi. Smith, Pentagon’un da yeterli şeffaflık göstermediğini belirterek bilgileri farklı kanallardan toplamaya çalıştıklarını ifade etti.
ABD Temsilciler Meclisi Silahlı Hizmetler Komisyonu’nun kıdemli Demokrat üyesi Adam Smith, Başkan Donald Trump’ın İran savaşı sırasında yaşanan can kayıplarına ilişkin verileri Kongre ile paylaşmadığını söyledi.
Smith, son bir haftada üç ABD askerinin hayatını kaybetmesinin ardından bu konunun anlaşmazlık yarattığını belirtti.
Washington eyaletini temsil eden Demokrat milletvekili Smith, CNN’de Erin Burnett’in sunduğu “OutFront” programında Trump yönetimi ile Pentagon’un ekipman kayıpları ve can kayıplarının kapsamı konusunda şeffaf davranmadığını öne sürdü.
Smith, Trump için “Bu ülkeyi yöneten bir diktatör” ifadesini kullandı.
Smith, “Hiçbir zaman savaş halinde olduğumuz bir dönemde başkanın bunu kendi savaşı gibi görüp Amerikan halkıyla ya da Kongre’yle bilgi paylaşmak zorunda olmadığını düşündüğü bir durum yaşamadık. Bu gerçekten ürkütücü bir tablo” dedi.
Burnett, Silahlı Hizmetler Komisyonu’ndaki görevi nedeniyle savaşta yaşanan kayıpların kapsamını en iyi bilecek kişilerden birinin Smith olması gerektiğini söyledi.
Smith ise, “Evet ve bunun peşindeyiz. Ekibim Pentagon’daki mümkün olduğunca çok kişiyle sürekli temas halinde. Ancak şeffaf davranmıyorlar. Bilgileri adeta çekip almak ya da farklı yerlerden toplamak zorunda kalıyoruz. Bu şeffaflık eksikliği kesinlikle kaygı verici” ifadelerini kullandı.
Son bir haftada Ürdün’deki hava üslerine düzenlenen saldırılarda iki ABD askerinin, Irak’ta ise bir ABD askerinin hayatını kaybetmesi, Trump’ın çatışmayı tırmandırabileceği yönündeki endişeleri artırdı.
Son ölümlerle birlikte şubat ayında başlayan çatışmalardan bu yana yaşamını yitiren ABD askerlerinin sayısı 17’ye yükseldi.
Pentagon, 1. Teğmen Tyler Feehan’ın cuma günü, Er Isabella Gonzales’in ise İran’ın Muvaffak Salti Hava Üssü’ne yönelik saldırısı esnasında cumartesi günü öldüğünü açıkladı.
Yetkililer salı günü, Kuzey Carolina eyaletinin Fayetteville kentinden 30 yaşındaki Çavuş Michael Emmanuel Swinton’ın, düşürülen İran’a ait tek yönlü saldırı insansız hava aracından kalan patlamamış mühimmatın “kontrollü imhası” sırasında hayatını kaybeden asker olduğunu duyurdu.
Pentagon ayrıca pazartesi günü, temmuz ayında saldırıların yeniden başlamasından bu yana ABD Merkez Kuvvetler Komutanlığı’nın (CENTCOM) sorumluluk sahasında görev yapan yaklaşık 100 askerin yaralandığını doğruladı. Açıklamaya göre bu askerlerin yüzde 96’sı yeniden görevine döndü.
Savaş Bakanlığı yetkilileri, The New York Times’ın Pentagon’un onlarca ABD askerinin yaralanmasını gizlediği yönündeki haberinde yer alan iddialara itiraz etti.
Pentagon, ABD askerlerinin yaralanmalarına ilişkin bilgileri kamuoyuna açıklamakla yükümlü olmadığını da belirtti.
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell, pazartesi günü yayımlanan açıklamasında, “Askeri yaralanmalar, rutin eğitim sırasında yaşanan küçük ayak bileği burkulmalarından muharebe operasyonlarıyla ilgisi olmayan olaylara kadar çok geniş bir yelpazeyi kapsıyor” dedi.
Parnell, can kaybı ve yaralı sayılarının gizlendiği yönündeki iddiaların “asılsız” ve “kötü niyetli” olduğunu ifade etti.
The New York Times’ı “ham verileri bağlamından kopararak seçmekle” suçlayan Parnell, bunun “kasten yanıltıcı ve eksik bir tablo ortaya koyduğunu” söyledi.
Amerika
Trump, ara seçimlerin İran’a karşı savaş planını etkilemeyeceğini söyledi

ABD Başkanı Donald Trump, saldırıların tırmanmasının ardından, yaklaşan ara seçimlerin İran’la mücadelesini etkilemeyeceğini ileri sürdü.
Salı günü Oval Ofis’te Lübnan Cumhurbaşkanı Jozef Avn ile birlikte soruları yanıtlayan başkan, İran’ın “muhtemelen” seçim sonuçlarını etkilemeye çalıştığını öne sürdü fakat bunun kendisi üzerinde “hiçbir etkisi olmayacağını” söyledi.
Trump, “Hayır, seçimler… Bunun bu konuyla bir ilgisi olduğunu düşünemiyorum. Bence insanlar çok etkilenmiş durumda,” dedi.
Cumhuriyetçiler, petrol fiyatlarının yeniden yükselmesiyle birlikte topyekûn bir savaşa geri dönülmesinin seçimler üzerinde yaratabileceği etkiler konusunda defalarca endişelerini dile getirdiler.
Washington ile Tahran arasındaki temel ihtilaf noktalarından biri olan ve dünya petrolü için hayati öneme sahip Hürmüz Boğazı’nda deniz trafiği yeniden neredeyse tamamen durma noktasına geldi.
Michigan merkezli Cumhuriyetçi stratejist Jason Roe, Trump’ın bu gerginliğin etkisinde kalmayabileceğini fakat zaten zorlu geçmesi beklenen ara seçimlere giren Cumhuriyetçi Kongre üyelerinin bu konuda farklı düşünebileceğini belirtti.
Roe şöyle konuştu:
“Bence birçok Cumhuriyetçi, sözde ateşkes konusunda sessiz kaldı çünkü bu durum benzin fiyatlarını düşürmeye başlamıştı. Ayrıca, çoğunluğumuzu korumak istiyorsak, bir dereceye kadar kontrolümüz dahilinde olan ve ele almamız gereken en önemli konunun bu olduğunu düşünüyorum.”
Beyaz Saray, mevcut stratejisinin fiyatları düşüreceğini belirterek sakin bir tavır sergilemeye devam etti.
Beyaz Saray sözcüsü Taylor Rogers, “ABD ordusu, terörist İran rejiminin ticari gemilere saldırma ve Hürmüz Boğazı üzerinden enerjinin serbest akışını kesintiye uğratma yeteneğini zayıflatırken, petrol ve benzin fiyatları çatışma öncesi seviyelere geri düşecektir. Başkan Trump, Amerikan enerji hakimiyetini ortaya çıkarmaya, maliyetleri düşürmeye ve çalışkan Amerikan ailelerinin cebine daha fazla para girmesini sağlamaya kararlıdır,” dedi.
Yine de, petrol piyasası analistlerinin, Amerikalıların ara seçimlere girerken benzin pompasında yaşadıkları sıkıntıyı artırabileceğini söylediği faktörler birikiyor.
Rusya’yı topraklarından çıkarmaya çalışan Ukrayna’nın, Rus rafinerilerine zarar vermek veya yok etmek amacıyla insansız hava araçları göndermesi nedeniyle, benzin, dizel ve uçak yakıtının küresel arzı şimdiden daralmış durumda.
ABD’deki rafineriler, yakıt ihraç etmek ve Rusya ile Orta Doğu’da tahrip edilen rafinerilerden kaynaklanan kayıpları telafi etmek için tam kapasiteyle çalışıyor.
Fakat enerji danışmanlık firması Rapidan Energy’nin başkanı ve George W. Bush yönetiminin eski enerji danışmanı Bob McNally, talep ve fiyatların yüksek seyrettiği dönemde birçok ABD rafinerisinin faaliyette kalmak için gerekli bakımları ihmal etmiş olabileceğine dair endişeler olduğunu belirtti.
McNally, bunun da fiyatları daha da yukarı çekebilecek bir kesinti olasılığını artırdığını söyledi.
ABD ayrıca kasırga sezonunda bulunuyor; bu dönemde fırtınalar, Körfez Kıyısı çevresinde yoğunlaşan yakıt üreticilerine zarar verebilir.
Ülkedeki rafinerilerin çoğunun bulunduğu Körfez Kıyısı açıklarında, Tropikal Fırtına Bertha şimdiden şiddetini artırıyor.
McNally, “Tüketiciler fiyatların yükselmesine hazırlıklı olmalı. Bir noktada veriler gerçeği ortaya çıkarır ve bence veriler eninde sonunda sözlerden daha önemli hale gelir,” dedi.
Trump, konuşmasında güçlü bir imaj sergilemeye çalıştı; Amerikan saldırılarının İran’a verdiği hasara defalarca atıfta bulundu ve İran’ın savaşmayı bırakmaya hazır olduğuna dair hiçbir işaret olmadığını iddia eden bir muhabirle atıştı:
“Perde arkasında nasıl bir diyalog yürüdüğünü bilmiyorsunuz. Onlar, büyük kayıplar verdikleri için bu durumu sona erdirmek amacıyla umutsuzca görüşmek istiyorlar.”
Trump ayrıca, İsrail istihbaratının İran’ın nükleer santrifüjleri dağa taşıdığını tespit ettiği yönündeki haberlerin ardından, ABD’nin İran’ın Kazma Dağı’na “çok yakında ve çok şiddetli” bir saldırı düzenleyeceğini duyurdu.
Trump salı günü, askerlerin ölümlerinin sorumluluğunu “işinizi başkalarına yaptırdığınızda” ortaya çıkan durumlara yükledi.
Başkan, “Dünyanın en iyi teçhizatına sahibiz, neredeyse her şeyi durdurduk,” dedi. “Ancak işinizi başkalarına yaptırırsanız … bazen işler pek iyi gitmeyebilir fakat Dover’a gidip merhumlara saygılarımızı sunacağız,” dedi.
Amerika
ABD ordusunda İran savaşı kaynaklı bütçe krizi derinleşiyor

Washington Post gazetesinin mevcut ve eski ABD’li yetkililere dayandırdığı habere göre Pentagon, İran ile tırmanan savaşın etkisiyle ciddi bir bütçe açığıyla karşı karşıya kaldı. Deniz ve Hava Kuvvetlerinin Ortadoğu operasyonlarına ayrılan fonların temmuz sonuna kadar tükeneceği belirtilirken, Beyaz Saray Kongre’den 67 milyar dolarlık acil kaynak talep etti.
The Washington Post gazetesinin görevdeki ve eski Amerikalı yetkililere dayandırdığı habere göre ABD Savaş Bakanlığı (Pentagon), İran ile yaşanan savaşın tırmanması sebebiyle ciddi bir bütçe kaynağı eksikliğiyle karşı karşıya bulunuyor.
Yetkililer, kritik öneme sahip bazı finansman kalemlerinin önümüzdeki haftalarda tamamen tükenebileceğini kaydetti. Ortadoğu bölgesine savaş gemileri ve hava unsurları sevk eden Deniz Kuvvetleri ile Hava Kuvvetlerinin bu yılki operasyonları için ayrılan bütçenin temmuz ayı sonuna kadar biteceği aktarıldı.
Pentagon, 1 Ekim’de başlayacak 2027 mali yılına kadar oluşacak finansman açığını kapatabilmek amacıyla bütçe kaynaklarını kendi içinde yeniden yönlendiriyor. Bu kapsamda birliklerin savaşa hazırlık seviyesini korumak için yürütülen askeri tatbikat ve eğitimler azaltılıyor veya iptal ediliyor. Ayrıca askeri ekipman ile tesislerin bakım ve onarımı için ayrılan kaynaklar da operasyonel giderlere aktarılıyor.
Savaş Bakanlığı, personelin eğitimi ve silah alımı için başlangıçta tahsis edilen 4,3 milyar dolarlık kaynağın acil ihtiyaçlara kaydırılması amacıyla son haftalarda Kongre’den izin istedi. Ancak söz konusu talebe ilişkin henüz bir karar verilmedi.
Beyaz Saray da askeri harcamaların karşılanması amacıyla Kongre’den 67 milyar dolarlık acil ödenek tahsis edilmesini talep etti. Buna karşın Temsilciler Meclisinin perşembe günü bir aylık tatile çıkmayı planlaması, finansman konusundaki kararın en az birkaç hafta ertelenmesine yol açıyor.
Kuzey Carolina eyaletini temsil eden Cumhuriyetçi Kongre Üyesi Pat Harrigan, konuya ilişkin değerlendirmesinde “Herkesin bu duruma bakması ve aşırı özgüvenden sıyrılması gerekiyor” ifadesini kullandı.
Pentagon Sözcüsü Sean Parnell ise Savaş Bakanı Pete Hegseth’in silahlı kuvvetlerin savaşa hazırlık durumunu sürdürmek amacıyla gereken her şeyi yapacağını belirterek savunma finansmanının kritik önem taşıdığını vurguladı.
Savaş Bakanı Hegseth ile Genelkurmay Başkanı General Dan Caine’in, Senato Tahsisat Komisyonu önünde düzenlenecek oturumda fon tahsisinin gerekçelerini sunması planlanıyor. Beyaz Saray Yönetim ve Bütçe Ofisi Direktörü Russell Vought da komisyonda sunum yapacak isimler arasında yer alıyor.
Vought, geçen ay yaptığı açıklamada savaşın maliyetinin yaklaşık 30 milyar doları bulduğunu bildirmişti. Ancak Beyaz Saray tarafından yapılan bu hesaplamaya, Ortadoğu’da İran saldırıları sonucunda zarar gören ABD üslerinin yeniden inşası ve onarım giderleri dahil edilmedi.
Mevcut ve eski yetkililer, Kongre’nin adım atmaması durumunda askeri yönetimin yakın zamanda daha ağır tavizler vermek zorunda kalacağını ifade ediyor.
Pentagon yetkilileri kapalı kapılar ardında yürütülen görüşmelerde daha büyük endişelerini dile getiriyor. Yetkililer; Rusya ve Çin gibi unsurları caydırmak için gerekli olan mühimmat stoklarının yeniden doldurulması amacıyla ek finansmana acilen ihtiyaç duyulduğunu vurguluyor.
ABD’nin bu yılki savunma bütçesi yaklaşık 1 trilyon dolar seviyesinde bulunuyor. Bu miktarın içinde, gelişmiş silah sistemlerinin tasarlanmasından yerli savunma sanayisinin teşvik edilmesine kadar çeşitli öncelikli hedefler için geçen yıl Kongre tarafından onaylanan 150 milyar dolarlık tek seferlik finansman da yer alıyor. Donald Trump yönetimi ise 2027 yılı için 1,5 trilyon dolarlık savunma bütçesi talep etti.
NBC tarafından aktarılan bilgilere göre, üslerin onarımı, imha edilen uçakların yenilenmesi ve mühimmat stoklarının takviyesi hesaba katıldığında, Pentagon’un iç değerlendirmeleri İran savaşının toplam maliyetinin 80 ile 100 milyar dolar aralığına yükselebileceğini gösteriyor. Kaynaklar, yalnızca Bahreyn’deki ABD askeri tesislerinin onarım maliyetinin 1 milyar doları bulabileceğini belirtiyor.
Bloomberg’in haberine göre Senatörler; Hegseth’e ateşkesin bozulması, savaş maliyetlerinin artması ve Ürdün’de hayatını kaybeden Amerikalı askerler hakkında sorular yöneltecek.
Görüş2 hafta önceAnkara’nın ikinci zirvesi: 22 yılın ardından NATO, kuralları yeniden yazan bir Türkiye’ye dönüyor
Diplomasi2 hafta önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Amerika2 hafta önceNATO 3.0’un mucidi: Elbridge Colby
Asya2 hafta önceXi, bilim ve teknoloji inovasyonuyla Çin modernleşmesinin ilerletilmesi çağrısı yaptı
Diplomasi1 hafta önceFT: Çin’e bağımlılığı azaltmanın Batı’ya maliyeti 23 trilyon doları aşabilir
Diplomasi2 hafta önceNATO liderleri Ankara Deklarasyonu’nu kabul etti
Görüş2 hafta önceTahran’da iki kritik isimle konuştum: İran kendisini nasıl görüyor?
Diplomasi2 hafta önceAnkara’daki NATO zirvesinde hangi silah anlaşmaları yapıldı?












