Diplomasi
Hürmüz’de petrol sevkiyatı saldırılar sonrası sert düştü

İran ile ABD arasında yeniden başlayan çatışmaların ardından Hürmüz Boğazı’ndaki tanker trafiği neredeyse durma noktasına geldi. Bloomberg’e göre İran petrol ihracatını sürdürse de sevkiyatların alıcı bulup bulamayacağı belirsizliğini koruyor.
İran’ın gemilere yönelik saldırılarının ardından ABD Başkanı Donald Trump’ın çarşamba günü ateşkesin sona erdiğini açıklaması ve ABD’nin İran topraklarına yeni saldırılar düzenlemesi, Hürmüz Boğazı’ndaki deniz trafiğini büyük ölçüde durdurdu.
Bloomberg’in haberine göre ABD ile Birleşmiş Milletler Uluslararası Denizcilik Örgütü’nün desteklediği Umman kıyısı boyunca uzanan güzergâhta perşembe günü neredeyse hiç gemi hareketi görülmedi. Basra Körfezi’nden Hürmüz Boğazı’na yalnızca bir süpertankerin çıktığı bildirildi.
Kpler verilerine göre tanker trafiğindeki düşüş çarşamba günü başladı. O gün boğazdan iki yönde toplam yaklaşık 20 gemi geçti. Buna karşılık ABD ile İran’ın boğazın yeniden açılması konusunda anlaşmasının ardından geçen üç haftada günlük ortalama 34 gemi geçiş yaptı.
En yüksek günlük sayı ise 24 Haziran’da 59 olarak kaydedildi. Savaştan önce Hürmüz Boğazı’nı günde ortalama 135 gemi kullanıyordu.
İran ise petrol ihracatını sürdürmeye devam etti. Bloomberg’in aktardığına göre son 24 saatte dört süpertanker ve daha küçük bir tanker toplam 11 milyon varil petrol taşıdı. Bu miktar, savaş öncesindeki yaklaşık bir haftalık ihracat hacmine denk geliyor.
Ancak bu petrolün alıcı bulup bulamayacağı ya da tankerlerde depolanarak yüzer depolama kapasitesine dönüşüp dönüşmeyeceği henüz bilinmiyor. Trump, bir gün önce İran petrolünün satın alınmasına geçici olarak izin veren ve yaptırımları askıya alan lisansı iptal etmişti.
Çarşamba günü işlemlerde varil başına 80 doların üzerine çıkan Brent petrolünün fiyatı ise perşembe günü 76,8 dolara geriledi.
ING Bankası’nın değerlendirmesine göre haziran ayı sonunda Basra Körfezi’nden tankerlerle günlük yaklaşık 6 ila 7 milyon varil petrol ihraç ediliyordu.
Banka, Suudi Arabistan ile Birleşik Arap Emirlikleri’nin ihracatın bir bölümünü boru hatlarına yönlendirmesi nedeniyle savaş öncesi seviyelere dönmek için günlük sevkiyatın yaklaşık 14 milyon varile çıkmasının yeterli olacağını öngördü.
Diplomasi
The Economist: Polonya ve Ukrayna gerilimi Rusya’ya yarıyor

The Economist dergisi, Polonya ve Ukrayna arasında tarihi meselelerden kaynaklanan gerilimin Avrupa’ya ve her iki ülkeye uzun vadeli zarar verme ve Rusya’nın elini güçlendirme riski taşıdığını yazdı. Eski Polonya Büyükelçisi Bartos Cihocki, sağduyu hakim olmazsa Varşova’nın Kiev’e yönelik askeri yardımı ile AB üyeliğine verdiği desteğin tehlikeye girebileceğini ifade ediyor.
Polonya ile Ukrayna arasında tarihi meseleler nedeniyle yaşanan anlaşmazlıkların Avrupa’ya ve ülkelerin kendilerine uzun vadeli zarar verme, ayrıca Rusya’nın lehine sonuçlanma riski taşıdığı belirtiliyor.
İngiliz The Economist dergisi, Ukrayna İsyancı Ordusu (UPA) etrafındaki tartışmaların öngörülebilir gelecekte iki ülke arasındaki ilişkileri gölgeleme tehdidi barındırdığına işaret ediyor.
Polonya’nın 2019-2023 yılları arasında Kiev Büyükelçisi olarak görev yapan Bartos Cihocki, konuya ilişkin değerlendirmesinde, taraflar arasında sağduyunun hakim olmaması durumunda Polonya’nın Ukrayna’nın AB üyeliğine desteğinin, askeri yardımların ve hatta ekonomik işbirliğinin tehlikeye girebileceğini kaydetti.
The Economist, askeri desteğin kesilmesinin Ukrayna’nın Rusya ile olan çatışmadaki çabalarına zarar vereceğini, AB’ye katılım sürecinin yavaşlamasının ise Moskova yönetimi için yeni bir sevinç kaynağı olacağını yazdı.
Haziran ayında Polonya Cumhurbaşkanı Karol Nawrocki, Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski’yi Polonya’nın en yüksek devlet nişanı olan Beyaz Kartal Nişanı’ndan mahrum etti.
Bu karar, Zelenski’nin mayıs ayı sonunda Ukrayna ordusunun bir askeri birimine “UPA Kahramanları” adını vermesinin ardından geldi.
Cumhurbaşkanı olmadan önce Polonya Ulusal Bellek Enstitüsü (IPN) başkanlığını yürüten Nawrocki, Polonyalıların büyük bir kısmı için UPA’nın İkinci Dünya Savaşı yıllarında Polonya vatandaşlarına karşı işlenen suçlarla bağdaştırıldığını açıkladı.
Zelenski, Nawrocki’nin bu kararına tepki olarak nişanı posta yoluyla Polonya’ya geri gönderdi.
Ukrayna Devlet Başkanı daha sonra Polonyalı mevkidarını “Moskova’nın ekmeğine yağ sürmekle” suçlayarak eleştirdi ve Gdansk kentinde düzenlenen Ukrayna’nın Yeniden İnşası Konferansı’na katılmayı reddetti.
Zelenski’nin ardından Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirill Budanov, Dışişleri Bakanı Andrey Sibiga ve Ukrayna’nın Varşova Büyükelçisi Vasiliy Bondar da Polonya devlet nişanlarını iade etti.
Ayrıca eski Ukrayna devlet başkanları Petro Poroşenko, Viktor Yuşenko ve Leonid Kuçma da kendilerine verilen “Beyaz Kartal” nişanlarını Polonya’ya geri gönderdi.
Polonya Başbakanı Donald Tusk, iki ülke ilişkilerinde yaşanan bu gerilimin sorumluluğunun Zelenski’ye ait olduğunu belirtti.
Tusk konuya dair açıklamasında, “Kendisine bunu söyledim ve görevinin bu gerilimi düşürmenin bir yolunu bulmak olduğunu ifade ettim. Ukrayna’da daha büyük bir toplumsal destek devşirmek amacıyla yapılıyor olsa bile, ki böyle bir niyetin olup olmadığını bilmiyorum, bu gerilimi ve Ukrayna ile Polonya arasındaki düşmanlığı tırmandırmak en aptalca fikir olurdu. Yani bu kabul edilemez” dedi.
Ukrayna Devlet Başkanlığı Ofisi Başkanı Kirill Budanov ise Varşova ile yaşanan çatışmanın yakın zamanda daha da keskinleşebileceğini dışlamadı. Polonya, 11 Temmuz’da, 1943 yılında şu anki Batı Ukrayna topraklarında Ukraynalı milliyetçiler tarafından öldürülen yaklaşık 100 bin sivil Polonyalının anıldığı Volin Katliamı kurbanlarını anıyor.
Budanov, gerilimin en tepe noktaya ulaşmasının her zaman ya bir felakete ya da yumuşamaya yol açtığını belirterek, “Umarım yumuşama yoluna gireriz” şeklinde konuştu.
Diplomasi
Yunanistan, Türkiye’nin SAFE programına erişimini veto etmeye devam edecek

Yunanistan, Ankara’nın “casus belli” (savaş sebebi) beyanını geri çekmediği sürece Türkiye’nin AB’nin SAFE programına katılımına veto etmeye devam edecek.
SAFE (Security Action for Europe – Avrupa Güvenlik Eylemi), Avrupa Birliği tarafından 2025 yılında oluşturulan 150 milyar avro bütçeli ortak savunma finansman programı.
Kathimerini’ye demeç veren bir Yunan kaynak şunları söyledi:
“Yunanistan’ın tutumu son derece net: Casus belli’nin varlığı resmi bir savaş tehdidi teşkil eder ve ne zaman geçmesi ne de kamuoyunun buna aşina olmasıyla önemi azalır. Bu tehdit ancak bildirinin kesin olarak geri çekilmesiyle ortadan kalkar.”
Diplomatik kaynak, Yunanistan’ın bu konuyu tüm ortaklarıyla gündeme getirmeye devam edeceğini de sözlerine ekledi.
Yunan kaynak, daha önce savaş sebebi bildirisinin önemini küçümseyen ve Türkiye’nin kendisine tehdit oluşturmayan hiçbir ülkeye tehdit oluşturmadığını belirten Türkiye Savunma Bakanlığı’na ve Türk kamuoyunun casus belli hakkında bir fikri olmadığını savunan Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a yanıt vermiş gibi görünüyor.
Savaş sebebi bildirisi, Yunanistan’ın karasularını genişletme olasılığına yanıt olarak 1995 yılında Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından ilan edilmişti.
Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias da ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.
Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”
Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.
Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.
Diplomasi
Dendias: Türkiye’nin F-35’leri alması Yunanistan’ı memnun etmez

Yunanistan Savunma Bakanı Nikos Dendias, ABD’nin Türkiye’ye F-35 savaş uçaklarını satmaya karar vermesi halinde Yunanistan’ın bundan hoşnut olmayacağını söyledi.
Dendias perşembe günü Atina’da düzenlenen The Economist konferansında yaptığı açıklamada, “Dürüst olacağım. Yunanistan, Türkiye’nin F-35’leri almasından memnun değil; Yunanistan, Türkiye’nin yeni nesil uçaklar için motor almasından da memnun değil,” dedi.
Bu konudaki genel yaklaşımlarını da açıklayan Yunan bakan, ABD’nin ne yaptığını ve kime satış yaptığını yargılamayacaklarını ama “sadece tek bir soru soracaklarını” kaydetti: “Bu, ABD’nin gerçek çıkarlarına uygun mu, evet mi hayır mı?”
Dendias şöyle devam etti:
“ABD hükümeti için, NATO ve özellikle Doğu Akdeniz’deki istikrarın hayati önem taşıdığı kesin. Öyleyse, Doğu Akdeniz’deki bir ülkeye, bunun başka bir müttefik üyeye karşı kullanılamayacağına dair bir şart olmaksızın bir platform sağlamak, ABD’nin çıkarına mı, değil mi?”
Ankara’daki NATO toplantısı öncesinde, ABD Başkanı Donald Trump, uçak satışını kolaylaştırmak için Türkiye’ye uygulanan yaptırımları kaldırabileceğini ima etmişti.
Türkiye’nin F-35’leri satın alma isteği, Ankara’nın Rus yapımı S-400 füze sistemini satın alması nedeniyle yasal engellerle karşı karşıya.
ABD Kongresi, Rus sisteminin ABD yapımı savaş uçakları için güvenlik riski oluşturduğunu belirterek, Ankara’nın S-400’leri elinde tuttuğu sürece Türkiye’ye F-35 satışı yapılmasını yasaklayan bir yasa kabul etmişti.
Ankara’da düzenlenen NATO liderler zirvesinde gazetecilere konuşan Yunanistan Başbakanı Kyriakos Mitsotakis, Trump’ın açıklamaları hakkında doğrudan yorum yapmaktan kaçındı.
Fakat Yunan lider, “NATO’nun birliğinin uluslararası hukuka saygı ve tüm üyelerin çıkarlarının gözetilmesine” bağlı olduğunu vurguladı.
Söyleşi2 hafta önce“Kapitalizmin özgürlükçü bir toplumsal düzene ihtiyacı yoktur”
Rusya2 hafta önce“Planlarımızda Kiev rejimini kurtarmak yok”
Diplomasi2 gün önceNATO ülkeleri, milyarlarca dolarlık savunma anlaşması açıkladı
Dünya Basını1 hafta önceİktisatçı Ann Pettifor: Faiz sistemi ekolojiyi tahrip ediyor
Görüş6 gün önceZirve Salonunda Konuşulmayacak Hikâye: NATO Üyeliğinin Gerçek Bedeli
Dünya Basını2 hafta önceABD’nin Japonya’daki füze hamleleri Çin’e net mesaj veriyor
Dünya Basını2 hafta önceFransız iktisatçı Sapir: Avrupa ekonomilerinde kimyasal şok etkisini gösterecek
Diplomasi1 hafta önceAB, Çin’e karşı gümrük vergileri koymaktan vazgeçti









