Bizi Takip Edin

Asya

Japonya ve Vietnam ilişkilerini ‘kapsamlı stratejik ortaklık’ düzeyine yükseltti

Yayınlanma

Japonya ve Vietnam pazartesi günü  ilişkilerini “kapsamlı stratejik ortaklık” düzeyine yükseltme kararı aldılar.

Tokyo’da diplomatik ilişkilerin 50. yılını kutlamak üzere düzenlenen zirvede Japonya Başbakanı Fumio Kishida ve Vietnam Devlet Başkanı Vo Van Thuong ilişkilerin “kapsamlı stratejik ortaklık” düzeyine yükseltilmesi konusunda mutabık kaldılar. Bu hamle Japonya’yı ABD, Çin, Rusya, Güney Kore ve Hindistan ile birlikte Vietnam’ın en üst düzey ortaklarından biri haline getiriyor.

Ortak açıklamada iki taraf işbirliğini “yeni boyutlara” taşıma ve ekonomik güvenlik, enerji, dijital dönüşüm, halklar arası değişim ve bölgesel güvenlik alanları da dâhil olmak üzere “yeni cephelere” genişletme sözü verirken Kishida Hanoi’yi Washington deyişiyle “özgür ve açık bir Hint-Pasifik’e ulaşmada kilit bir ortak” olarak nitelendirdi.

İki taraf güvenlik işbirliğini genişletme, savunma ekipmanı ve teknoloji transferleri üzerinde çalışma, savunma istişarelerini artırma ve Vietnam’a OSA (Tokyo’nun resmi güvenlik yardımı) ile ilgili ekipman sağlanmasını görüşmeye başlama konusunda anlaştı.

“Hukukun üstünlüğüne dayalı özgür ve açık bir uluslararası düzeni korumak ve güçlendirmek için Vietnam’la ortaklığımızı eskisinden daha da güçlendireceğiz” diyen Kishida, iki tarafın ayrıca “seyrüsefer özgürlüğü, uçuş özgürlüğü ve Güney Çin Denizi’ndeki anlaşmazlıkların barışçıl yollarla çözümünün önemi konusunda da mutabık kaldıklarını” sözlerine ekledi.

OSA çerçevesi, çoğunlukla Asya-Pasifik bölgesindeki ortak ülkelere kredi yerine hibe şeklinde ekipman, malzeme ve altyapı geliştirme yardımı sağlamayı amaçlamaktadır.

Filipinler ve Bangladeş programın ilk yararlanıcıları olacak.

Mart ayında göreve gelmesinden bu yana Japonya’ya yaptığı ilk ziyaretin ardından perşembe günü ülkeden ayrılacak olan Thuong ise, iki ülke “daha da yakınlaşırken” ve bölgesel barış ve istikrara katkıda bulunurken, yükseltilen bağların ikili ilişkilerde “yeni bir sayfa” açtığını söyledi.

Bu adım, Washington’un Hanoi ile ilişkilerini geliştirmesinden üç aydan kısa bir süre sonra geldi. Eski düşmanlar yarı iletkenler ve kritik mineraller de dahil olmak üzere ticaret ve yatırım bağlarını güçlendirme kararı almıştı.

Japonya – Vietnam ticari bağları

Tokyo ve Hanoi uzun zamandır güçlü ekonomik bağlara sahip. Japonya, Vietnam’ın üçüncü en büyük yabancı yatırım kaynağı ve dördüncü en büyük ticaret ortağı; ikili ticaret geçen yıl yaklaşık 50 milyar dolara ulaştı. Aynı zamanda Vietnam’ın en büyük resmi kalkınma yardımı (ODA) bağışçısı olan Japonya, ülkenin bölgesel bir üretim merkezi ve Asya’nın en hızlı büyüyen ekonomilerinden biri olmasına yardımcı olduğunu söylüyor.

Ayrıca Vietnamlılar 520.000 kişi ile Çinlilerden sonra Japonya’daki en büyük ikinci yabancı topluluğu oluşturuyor ve Japonya’nın teknik stajyer programında önemli bir rol oynuyor. 2022 sonu itibariyle Japonya’da yaklaşık 325.000 yabancı teknik stajyer bulunuyordu ve bunların yarısından fazlası Vietnam’dan geliyordu.

Vietnam, ABD ve Güney Kore ile de ortaklıklarını geliştirecek

Yokosuka Asya Pasifik Çalışmaları Konseyi’nde araştırma görevlisi olan Hanh Nguyen, The Japan Times’a verdiği demeçte, ilişkilerin geliştirilmesinin Hanoi’nin hızla değişen güvenlik ortamına yanıt olarak ortak ülkelerini çeşitlendirme stratejisinin bir parçası olduğunu söyledi.

Nguyen, “Vietnam’ın ABD ve Güney Kore ile ortaklıklarını geliştirme kararının yanı sıra Avustralya ve Singapur ile potansiyel bir güncelleme yapılacağına dair son söylentiler, özellikle ikili işbirliğinin kapsamı göz önüne alındığında, Japonya ile bu ortaklık güncellemesini akıllıca hale getirdi” dedi.

Amerika Birleşik Devletleri Barış Enstitüsü’nde Güneydoğu Asya uzmanı olan Brian Harding ise, Vietnam’ın tıpkı ABD gibi Japonya’yı da daha yüksek değerli mallar üretmesine ve yeşil ekonomiye geçmesine yardımcı olabilecek önemli bir yatırım ortağı olarak gördüğünü söyledi.

Harding, “Vietnam, Çin ile olan anlaşmazlıklarına yaklaşımı da dahil olmak üzere bölgesel güvenlikle ilgili ulusal çıkarlarını ancak ekonomik güvenlikle güvenle takip edebilir” dedi.

Zamanlama tesadüf değil

Uzmanlara göre, son diplomatik atağın zamanlaması tesadüf değil. Tokyo önümüzdeki ay Japonya ile Güneydoğu Asya Ülkeleri Birliği arasındaki ilişkilerin 50. yılı münasebetiyle bir zirveye ev sahipliği yapmaya hazırlanıyor.

Bu ayın başlarında Kishida, Tokyo’nun resmi güvenlik yardımı (OSA) adı verilen yeni askeri yardım programından faydalanması beklenen Malezya ve Filipinler ile güvenlik ve savunma bağlarını güçlendirmeye çalıştığı üç günlük bir Güneydoğu Asya gezisine çıktı.

Vietnam’ın, Hanoi’nin Pekin ile süregelen toprak anlaşmazlıklarının bulunduğu Güney Çin Denizi’ndeki stratejik konumu göz önüne alındığında, Tokyo bölgedeki ABD ile ortak çıkarları için uzun süredir bu ülkenin desteğini arıyor.

Japonya ayrıca Malezya ve Fiji ile de ileri düzeyde müzakerelerde bulunurken, Vietnam ve Cibuti de önümüzdeki mali yılda alıcı olarak düşünülenler arasında yer alıyor. Tokyo 2020 yılında Vietnam Sahil Güvenliği için altı devriye gemisi inşa etmeyi zaten kabul etmişti, ancak bu OSA ile ilgili bir kredinin parçasıydı.

Japonya güvenlik uzmanı Sebastian Maslow, “Japonya açısından bakıldığında Vietnam’a OSA’nın sunulması ve böylece güvenlik işbirliğinin geliştirilmesi, Tokyo’nun bölgesel güvenlik meselelerinde artan rolünü göstermektedir” dedi.

Tokyo ayrıca Vietnam’ın bölgesel rolünün güvenliğin ötesine geçeceğini umuyor. Çin ile gerilim tırmanırken Vietnam, , Pekin’e aşırı bağımlılık endişesiyle tedarik zincirlerini çeşitlendirmek ve riski azaltmak isteyen G7 ülkeleri için bir yatırım merkezi haline geliyor.

Kishida, ülkeyi “önemli bir tedarik zinciri merkezi ve en umut verici yatırım yerlerinden biri” olarak tanımladı ve iki taraf “destekleyici endüstriler” geliştirme ve bu hedefe ulaşmak için gereken işgücünü eğitme konusunda anlaştı.

Uzmanlar bu adımların sadece ikili ilişkilerle ilgili değil, aynı zamanda Çin’in artan bölgesel etkisini dengelemeye yönelik ABD politikaları doğrultusunda daha büyük bir çabanın parçası olduğu görüşünde.

Ancak Hanoi muhtemelen Çin’i kışkırtmadan dengelemeye çalışacak ve hem ekonomik hem de diplomatik olarak pek çok ülkeyle çok yönlü dış ilişkiler yürütecektir.

Asya

Mao gafı krize yol açtı: Mbappe özür diledi, Çin’de boykot başladı

Yayınlanma

Kylian Mbappe, internette yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkındaki sözleri nedeniyle üç dilde özür diledi. Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını iptal etmesinin ardından devlet televizyonu La Liga maçlarının yayınına ara verdi.

Fransa Milli Takımı ve Real Madrid’in yıldız futbolcusu Kylian Mbappe, internette hızla yayılan bir videoda Çin’in kurucu lideri Mao Zedong hakkında şaka yapması üzerine patlak veren krizin ardından özür diledi.

Çinli dev markaların sponsorluk anlaşmalarını peş peşe feshetmesiyle başlayan tepki dalgası, İspanya 1. Futbol Ligi La Liga’nın Çin’deki televizyon yayınlarının askıya alınmasına kadar uzandı.

Tepki çeken videoda Mbappe, kendisiyle ilgili internette gördüğü en komik görselin, yüzünün fotomontajla “bir adamın, sanırım bir Çin diktatörünün” bedenine yerleştirildiği içerik olduğunu söylüyor.

Bu sözlerin, futbolcunun yüzünün Mao Zedong’un bilinen portresine yerleştirildiği bir internet mizahına gönderme olduğu görülüyor.

Tepkilerin büyümesi üzerine Fransız forvet Fransızca, Çince ve İngilizce olmak üzere üç dilde yayımladığı yazılı açıklamada, “Yaptığım yorum düşüncesizceydi. Şimdi Çin’de ve dünya genelindeki Çinli topluluklarda birçok insanı incittiğini anlıyorum. Sözlerimin üzdüğü herkesten özür dilerim” dedi.

Krizin büyümesi üzerine La Liga yönetimi de resmi bir özür açıklaması yayımlamak zorunda kaldı.

Açıklamada, “Kylian Mbappe’nin son yorumlarının Çinli taraftarlar arasında yarattığı kırgınlıktan derin üzüntü duyuyoruz. Bu yorumlar kişisel sıfatla yapılmıştır ve La Liga’yı temsil etmemektedir” ifadeleri yer aldı.

Çin’de, 1976 yılında hayatını kaybeden ve sert politikaları tarihçiler tarafından kitlesel kıtlık ile milyonlarca insanın ölümüyle ilişkilendirilen kurucu lider Mao hakkında espri yapmak en katı tabular arasında kalmayı sürdürüyor.

Sponsorlar anlaşmaları tek tek bozdu

Açıklamanın ardından Çin’in önde gelen ticari markaları yıldız futbolcuyla yollarını ayırdı.

Bu yılki Dünya Kupası sırasında Mbappe’nin yapay zekayla üretilmiş görüntülerini spor içeceği reklamlarında kullanan içecek devi Dongpeng, Fransız kaptanla tüm işbirliğini sonlandırdığını duyurdu.

Şirket açıklamasında, “Firmamız, ulusal duyguları inciten her türlü davranışa kesinlikle karşı çıkmakta ve sıfır tolerans politikası uygulamaktadır” dedi.

Çin’in en büyük süt ürünleri üreticisi Mengniu ve peynir markası Milkground da bugüne dek ülkede milyonlarca sosyal medya takipçisiyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan Mbappe ile bağlarını kopardığını açıkladı.

Çin’in sosyal medya platformu Weibo’da “Dongpeng İçecek Mbappe ile işbirliğini sonlandırdı” başlığı, 430 milyon görüntülenmeyle en çok konuşulan konu haline geldi. Bir Weibo kullanıcısı söz konusu ifadelerin “kırmızı çizgiyi aşan son derece ciddi yanlış sözler” olduğunu yazarken, birçok kullanıcı Dongpeng’e Mbappe’nin resimlerini şişelerden kaldırması çağrısında bulundu.

Ülkenin en büyük çevrimiçi futbol platformlarından Dongqiudi de Mbappe’nin ifadelerinin “Çin’e ve Çin halkına yönelik bir hakaret” niteliği taşıdığını belirtti.

Geçtiğimiz pazartesi günü dünyanın en iyi futbolcusuna verilen Ballon d’Or ödülünde İngiliz forvet Harry Kane’in arkasında ikinci sırayı alan 27 yaşındaki futbolcu, eylül ayında Fransız spor gazetesi L’Equipe’e verdiği bir mülakatta kendisini askeri bir diktatör olarak gösteren eski bir internet mizahına değinmişti.

Mbappe o söyleşide, “Bunun komik bir yanı var… Ama bir diğer yanı da bu tür insanların tarih boyunca yol açtığı yıkım yüzünden o kadar komik değil” ifadelerini kullanmıştı.

Dışişleri devrede, devlet televizyonu maçları kesti

Gelişmeler Pekin yönetiminin de gündemine girdi. Çin Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Guo Jiakun olağan basın toplantısında, Mbappe ile ilgili haberlerden haberdar olduklarını belirterek, “Çin halkının duygularını inciten söz ve eylemler, Çin toplumunun tüm kesimlerinden doğal olarak ortak bir ret tavrıyla karşılaşacaktır” diye konuştu.

The Paper yayın organının devlet televizyonu kaynaklarına dayandırdığı habere göre, CCTV kanalı La Liga maçlarının tüm yayınlarını askıya aldı ve Mbappe’nin yer aldığı tüm reklamları yayından kaldırdı.

Bununla birlikte CCTV’nin internet sitesinde, bu hafta sonu oynanacak La Liga karşılaşmaları çevrimiçi yayın akışı çizelgesinde görünmeye devam ediyor.

Pekin merkezli spor danışmanlığı şirketi Key-Solution Sports Consulting’in kurucusu Adam Zhang, Mbappe özür dilemeden önce AFP’ye yaptığı açıklamada, krizin yatışması için hızlı hareket edilmesi gerektiğini vurgulayarak, “İçten bir açıklama yapmak şart. Ne kadar erken olursa o kadar iyi” uyarısını yapmıştı.

Çinli taraftarlar da tepkilerini doğrudan dile getirdi. Pekin’deki bir alışveriş merkezinde çalışan 30 yaşındaki Zhang Jingqi, “Mbappe’yi sahada izlemekten gerçekten keyif alırdım. Fakat dün bu haber çıktığından beri, üzülerek söylüyorum ki bu hayranlığımı tamamen kaybettim” dedi.

Tayvan, Tibet ve Hong Kong gibi Pekin açısından hassas konulara değinen küresel spor yıldızları daha önce de Çin’de benzer tepkilerle karşılaşmış ve sponsorlarını kaybetmişti.

Okumaya Devam Et

Asya

Çin, ticari sırlarını ‘yabancı kuruluşlara’ karşı korumak için yeni kurallar hazırladı

Yayınlanma

Kamuoyunun görüşüne açılan düzenleme taslağı, Çin’in ticari sırlarını yabancı kuruluşlara karşı koruyarak ‘ulusal egemenliğini’ ve ‘kalkınma çıkarlarını’ güvence altına almayı hedefliyor.

Çin Ticaret Bakanlığı, pazartesi günü yaptığı açıklamada, ülkenin ticari sırlarını korumaya yönelik özel kurallar hazırladığını ve önerilen düzenlemeleri kamuoyunun görüşüne açtığını duyurdu.

South China Morning Post’un bakanlığın yayımladığı taslak metinden aktardığına göre düzenlemeler, “yabancı bir kuruluşun uluslararası ekonomi, ticaret ve bunlarla bağlantılı faaliyetler sırasında Çin’e ait ticari sırları ihlal eden eylemlerde bulunması” ve bu eylemlerin “Çin’in ulusal egemenliğini, güvenliğini ve kalkınma çıkarlarını tehlikeye atması veya bunlara yönelik gerçek bir tehdit oluşturması” durumlarında uygulanacak.

Taslağa göre Ticaret Bakanlığı, yasaklanmış faaliyetlerde bulunduğu tespit edilen yabancı kuruluşlara bir veya birden fazla yaptırım uygulayabilecek. Bu yaptırımlar arasında söz konusu kuruluşların Çin ile mal, teknoloji ve hizmet ticaretinin kısıtlanması veya yasaklanması ve Çin’de yeni yatırım yapmalarının sınırlandırılması da bulunuyor.

Öngörülen diğer tedbirler arasında, kuruluşların personelinin ve taşıtlarının Çin’e girişinin sınırlandırılması, ülkede bulunan personelin çalışma izinleri ve oturma haklarının iptal edilmesi veya kısıtlanması ve ihlalin ağırlığıyla orantılı para cezaları uygulanması yer alıyor.

Taslak düzenleme, Çin’in elektrikli araçlar, bataryalar ve nadir toprak elementlerinin işlenmesi gibi sektörlerde lider konuma yükseldiği bir dönemde hazırlandı. Bu sektörlerde teknolojik bilgi birikimi ve ticari sırlar, rekabet gücünün temel unsurları arasında yer alıyor.

Economist Intelligence Unit’in kıdemli ekonomistlerinden Xu Tianchen, “Çin’in ABD ve Avrupa Birliği ile rekabeti bağlamında ticari sırların korunması gerçekten daha önemli hale geldi” dedi.

South China Morning Post’a konuşan Xu, “Özellikle Çin’in uluslararası ziyaretçilere yönelik daha açık bir politika benimsemesiyle birlikte şirketler, olası ticari casusluk faaliyetlerine karşı dikkatlerini artırmak isteyeceklerdir” ifadelerini kullandı.

Ticaret Bakanlığının hazırladığı düzenleme, bu ayın başında Bilim ve Teknoloji Bakanlığı ile birlikte yayımladığı ayrı bir taslak planın ardından geldi. Söz konusu planda, yapay zekâdan biyoteknolojiye ve fotovoltaik güneş enerjisine kadar uzanan sektörlerde 14 teknolojiyi kapsayan ihracat yasakları önerilmişti.

Xu, teknoloji ihracat kataloğunda yapılması planlanan değişikliklerin hangi teknolojilerin korunması gerektiğini tanımladığını, yeni düzenlemelerin ise hükümetlerin ve şirketlerin bu tür durumlarda nasıl hareket etmesi gerektiğini belirleyeceğini söyledi.

Yeni kurallar, Ticaret Bakanlığına yabancı kuruluşların faaliyetlerinin Çin’in egemenliği, güvenliği veya kalkınma çıkarları açısından tehdit oluşturup oluşturmadığını soruşturma yetkisi de verecek.

Düzenlemeler, soruşturma altındaki yabancı kuruluşların yetkililerle işbirliği yapmasını ve ilgili bilgileri sağlamasını zorunlu kılarken, söz konusu kuruluşlara kendilerini savunma hakkı da tanıyor. Bununla birlikte, bir kuruluşun işbirliği yapmaması veya “soruşturmayı başka şekillerde engellemesi” durumunda Bakanlık, mevcut bulgulara dayanarak karar verebilecek.

Taslak metne göre şirketler ve bireyler de yabancı kuruluşların ticari sırları ihlal ettiğine ilişkin iddialarını Ticaret Bakanlığına bildirebilecek.

Bakanlığın açıklamasına göre taslak düzenleme şu anda kamuoyunun görüşüne açık bulunuyor. Görüş ve önerilerin 24 Kasım’a kadar iletilmesi gerekiyor.

Geçen hafta ABD Dışişleri Bakanlığı, Amerikan şirketlerine ait ticari sırları çaldıklarından şüphelenilen beş Çinli kuruluşa, Amerikan Fikri Mülkiyetini Koruma Yasası kapsamında kapsamlı yaptırımlar uygulayacağını duyurmuştu.

Yaptırım uygulanan kuruluşlar arasında, eski Google yazılım mühendisi Ding Linwei tarafından kurulan Shanghai Zhisuan Technology, risk sermayesi şirketi MiraclePlus ve bunlarla bağlantılı üç kuruluş yer alıyor.

Çin Ticaret Bakanlığı ise buna karşılık yaptığı açıklamada, söz konusu adıma “kesinlikle karşı çıktığını” belirtti. Bakanlık, yaptırımların “Çinli şirketleri damgaladığını” ve bu şirketlerin hak ve çıkarlarına ciddi zarar verdiğini savundu.

Bakanlık ayrıca Çinli yapay zekâ şirketlerinin hızlı gelişiminin, temel araştırma alanında yıllardır sürdürülen çalışmaların ve inovasyona yapılan kesintisiz yatırımların sonucu olduğunu, ticari sırların çalınmasıyla hiçbir ilgisi bulunmadığını vurguladı.

Okumaya Devam Et

Asya

Pentagon Şefi Hegseth, ASEAN kapsamında ABD müttefikleriyle görüşmek üzere Filipinler’e gidecek

Yayınlanma

Pentagon, ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth’in bölgedeki müttefiklerle görüşmek üzere bu hafta Filipinler’e gideceğini duyurdu. 

Filipinler’e ziyaret, Washington’ın Hint-Pasifik bölgesindeki güvenlik ilişkilerini güçlendirme çabalarını yoğunlaştırdığı bir dönemde gerçekleşecek.

Eski Fox News sunucusu Hegseth, İran’a karşı yürütülen savaşı yönetme biçimi nedeniyle Demokratların ve bazı Cumhuriyetçilerin eleştirilerinin hedefinde. Ayrıca savaşın ABD’nin dikkatini Hint-Pasifik bölgesinden uzaklaştırabileceğine ilişkin endişeler de dile getiriliyor.

Filipinler, Güneydoğu Asya Uluslar Birliği’nin (ASEAN) yıllık zirvesine gelecek ay başkent Manila’da ev sahipliği yapacak. ASEAN ülkelerinin savunma bakanları ise bu ayın sonunda Cebu kentinde ABD’nin de aralarında bulunduğu bölgesel ortaklarla bir araya gelecek.

ASEAN’ın yıllık rotasyon sistemi kapsamında dönem başkanlığını üstlenen Manila yönetimi, bu görevi daha geniş kapsamlı bölgesel işbirliğini teşvik etmek ve ABD’nin bölgedeki ilişkilerini güçlendirmesine yardım etmek için kullanmayı hedefliyor.

Pentagon, Hegseth’in savunma bakanları toplantısına katılacağını ve “Amerika’nın Pasifik’te güç yoluyla barışa bağlılığını yeniden teyit etmek” amacıyla çeşitli ikili ve çok taraflı görüşmeler gerçekleştireceğini açıkladı.

Pentagon ayrıca toplantıların “caydırıcılığı güçlendirmeyi, temel ittifakları ve ortaklıkları ilerletmeyi ve bölge genelinde yük paylaşımını genişletmeyi” amaçladığını belirtti.

South China Morning Post (SCMP), geçen hafta yayımladığı özel haberinde, ABD’nin müttefiklerinin Filipinler’in başkenti Manila’da düzenlenecek ASEAN zirvesi kapsamında bir araya gelmeyi planladığını bildirmişti.

Hegseth’in ziyareti, Trump’ın Asya-Pasifik Ekonomik İşbirliği (APEC) zirvesi için Çin’in Shenzhen kentine yapması beklenen ziyaretten önce gerçekleşecek. Trump’ın burada Çinli mevkidaşı Xi Jinping ile bu yıl üçüncü kez görüşmesi bekleniyor.

Ziyaret, Manila ile Pekin arasında Güney Çin Denizi’ndeki egemenlik iddiaları nedeniyle gerilimin sürdüğü bir döneme de denk geliyor. Filipinler Devlet Başkanı Ferdinand Marcos Jr., bu konuda daha agresif ve iddialı bir tutum izliyor.

Anlaşmazlık, ihtilaflı bölgeler yakınlarında Filipin ve Çin gemileri arasında bir dizi karşı karşıya gelmeye yol açtı. Bu gelişmeler üzerine Manila, ABD ve diğer müttefikleriyle ilişkilerini güçlendirmeye yöneldi.

Filipinler’in Washington Büyükelçisi Jose Manuel Romualdez, kısa süre önce SCMP’ye yaptığı açıklamada, ABD, Filipinler, Avustralya ve Japonya’dan oluşan gayriresmî “Squad” grubunun Filipinler’de düzenlenecek ASEAN etkinlikleri kapsamında toplantılar gerçekleştirmesinin muhtemel olduğunu söyledi.

Romualdez, bu toplantılara söz konusu ülkelerin savunma bakanlarının da katılabileceğini belirterek, “Böyle bir fırsat doğarsa bunu mutlaka değerlendireceklerinden eminim” dedi.

Öte yandan Washington, Filipinler’in yer almadığı, Hindistan’ın ise üyesi olduğu dört ülkeli Quad grubunun da ASEAN zirvesi kapsamında bir araya geleceğini doğruladı.

Hegseth, bu hafta Cebu’da ASEAN savunma bakanları ile ABD, Çin, Japonya, Avustralya, Güney Kore, Rusya ve Yeni Zelanda’nın da aralarında bulunduğu sekiz diyalog ortağını bir araya getirecek toplantıya katılacak.

Çin ve Filipinler, son iki toplantıya katılan Çin Savunma Bakanı Dong Jun’un bu toplantıda hazır bulunup bulunmayacağını henüz doğrulamadı.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English