Bizi Takip Edin

Amerika

JPMorgan CEO’su: Trump’ın gümrük vergileri ekonomik büyümeyi yavaşlatacak

Yayınlanma

JPMorgan Chase CEO’su Jamie Dimon, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile yaptığı görüşmenin ardından ticaret savaşının uzun vadeli olumsuz sonuçları olabileceği konusunda uyardı. Dimon, Donald Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu gümrük vergilerinin enflasyona yol açabileceğini ve ekonomik büyümeyi yavaşlatabileceğini belirtti. JPMorgan ekonomistleri, ABD ve dünya için resesyon riskini yüzde 60’a yükseltti.

ABD’li bankacılık devi JPMorgan Chase’in CEO’su Jamie Dimon, ABD Ticaret Bakanı Howard Lutnick ile gerçekleştirdiği toplantıdan birkaç gün sonra ticaret savaşının olası uzun vadeli olumsuz etkileri konusunda uyarıda bulundu.

Dimon ve diğer Amerikalı banka yöneticileri, bu toplantıda Donald Trump yönetiminin uygulamaya koyduğu geniş kapsamlı gümrük vergilerini ele almıştı.

Dimon, konuya ilişkin değerlendirmesinde, “Ekonomi sert bir sarsıntı geçiriyor,” ifadelerini kullandı.

Dimon, “Muhtemelen enflasyonist sonuçlar göreceğiz. Gümrük vergilerinin resesyona neden olup olmayacağı belirsizliğini koruyor ancak büyüme hızını kesinlikle yavaşlatacak,” diye konuştu.

Trump’ın gümrük vergilerini açıklamasının ardından geçtiğimiz hafta dünya piyasaları sert düşüş yaşadı ve hisse senedi varlıklarında trilyonlarca dolar değer kaybı görüldü.

Toplantıya yakın bir kaynak, Dimon ve diğer banka yöneticilerinin, gümrük vergisi duyurusundan bir gün sonra, perşembe günü Washington Lutnick ile bir araya geldiğini aktardı.

JPMorgan ekonomistleri, ABD ve dünya için bu yılki resesyon riski değerlendirmesini yüzde 40’tan yüzde 60’a yükseltti.

Dimon, “Bu konunun (Trump’ın gümrük vergilerinin askıya alınması veya iptali) ne kadar hızlı çözülürse o kadar iyi olur, çünkü bazı olumsuz etkiler zamanla artacak ve üstesinden gelinmesi zorlaşacaktır,” dedi.

Dimon’a göre, gümrük vergileri ve ticaret savaşıyla ilişkili riskler arasında kalıcı enflasyon ve yüksek bütçe açığı bulunuyor. JPMorgan CEO’su ayrıca, Amerikan ekonomisine olan güvenin, yatırımların, sermaye akışlarının, şirket kârlarının ve doların da tehlike altında olduğu görüşünde.

JPMorgan’ın ilk çeyrek sonuçları cuma günü açıklanacak. Banka, 2025 yılında rekor düzeyde yıllık kâr elde etmişti.

ABD’nin resesyondan kaçınma umutlarının suya düşebileceği konusunda da uyaran Dimon, “Varlıkların piyasa değeri hâlâ oldukça yumuşak bir iniş yaşayacağımız umuduna dayanıyor gibi görünüyor. Ben bu konuda emin değilim,” ifadelerini kullandı.

Küresel resesyon endişelerinin artması Asya’daki bankaları vurdu

Amerika

ABD’de Demokrat seçmenin üçte biri kendini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor

Yayınlanma

SSRS tarafından yürütülen yeni CNN anketine göre Demokratların yaklaşık üçte biri kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor. Bu grup parti içinde azınlıkta kalsa da en sadık seçmenler arasında yer alıyor ve parti liderliğinde köklü değişiklikler istiyor.

SSRS tarafından yürütülen ve bulgularını CNN kanalın yayımladığı yeni ankete göre, Demokratların yaklaşık üçte biri kendisini demokratik sosyalist olarak tanımlıyor. Bu veriler, partinin ilerici kanadının artan etkisini gösteriyor.

Demokratik sosyalistler parti içinde azınlığı oluştursalar da, yapılan araştırma bu kişilerin Demokratların en sadık destekçileri arasında yer aldığını ortaya koydu. Bu grup, diğer Demokratlara kıyasla parti liderliğinde ve izlenen doğrultuda köklü değişiklikleri daha fazla destekliyor.

Demokratlar içinde yer alan bu kesim son yıllarda önemli bir ivme kazandı. New York Şehri Belediye Başkanı Demokrat Zohran Mamdani ve New York’taki üç kongre ön seçiminde demokratik sosyalistler dikkat çeken galibiyetler elde etti.

Anket verilerine göre diğer Demokratlarla karşılaştırıldığında bu grubun 45 yaşından genç, beyaz ve yıllık gelirinin 100 bin doların altında olma olasılığı daha yüksek.

Söz konusu grup, bu yıl yapılacak ara seçimler öncesinde daha yüksek seviyede seçmen coşkusu da bildirdi. Kayıtlı seçmen olan katılımcılar arasında demokratik sosyalistlerin yüzde 66’sı oy kullanma konusunda aşırı derecede motive olduğunu belirtirken, diğer Demokratlarda bu oran yüzde 57’de kaldı.

Gelişen bu kesim aynı zamanda partinin mevcut liderliğinde değişiklik yapılmasını, daha genç adayların gösterilmesini ve partinin politika konularında daha sola kaymasını daha yüksek olasılıkla destekliyor.

ABD’de ankete katılanların yüzde 55’i demokratik sosyalist adaya karşı

Kamuoyunun demokratik sosyalizm algısı

Son anketler, Amerikalıların demokratik sosyalizmin ne olduğuna dair anlayışlarında bölündüğünü gösteriyor. Salı günü yayımlanan bir Reuters/Ipsos anketinde katılımcıların yüzde 47’si demokratik sosyalist politikaları anlamadığını söylerken, anladığını belirtenlerin oranı yüzde 49 oldu.

Ankete katılanların yüzde 27’si demokratik sosyalistlerin en azından bazı iyi fikirlere sahip olduğunu ifade ederken, yüzde 51’i faydalı fikirlerin çok az olduğunu veya hiç bulunmadığını aktardı.

Demokratik sosyalistlerin yükselişi, Cumhuriyetçilerin bu hareketi komünizme benzetmesi için bir alan yarattı.

Tüm Demokratları genel olarak komünist diye nitelendirmeye çalışan Cumhuriyetçilerin ara seçim söyleminde komünizm tehdidi odak noktası haline geldi.

Başkan Donald Trump, eyaletteki ön seçimler öncesinde Michigan’daki kampanya tarzı bir durakta yaptığı konuşmada komünizm tehdidine ilişkin defalarca uyarıda bulunarak bunu “tarihte ülkemize yönelik en büyük tehdit” olarak adlandırdı.

Trump, “Pençelerini bu inanılmaz, deney dedikleri şeye geçirmelerine izin veremeyiz” dedi.

CNN anketi, 23-27 Temmuz tarihleri arasında internet üzerinden veya telefonla 1.225 ABD’li yetişkinle gerçekleştirildi. Araştırmanın hata payı 3,2 yüzde puanı olarak açıklandı.

ABD halkı demokratik sosyalizm konusunda ikiye bölündü

Okumaya Devam Et

Amerika

Anthropic’in yapay zeka modelleri, testler sırasında 3 şirketi ele geçirdi

Yayınlanma

Anthropic, gelişmiş yapay zeka modellerinden birçoğunun izole edilmiş bir test ortamından çıkarak açık internete eriştiğini duyurdu.

Şirket, nisan ayına kadar uzanan üç ayrı olayda, yapay zeka üreticisinin bilgisi dışında birçok şirketin sistemlerini bağımsız olarak ele geçirdiğini belirtti.

Perşembe gecesi yayınlanan bir incelemede Anthropic, henüz piyasaya sürülmemiş bir iç araştırma test modelinin yanı sıra Opus 4.7 ve Mythos 5 modellerinin de olaylara karıştığını belirtti.

Mythos, geçen ay, Project Glasswing olarak da bilinen, teknoloji şirketleri ve siber güvenlik araştırmacılarından oluşan sınırlı bir kitleye sunulmuştu.

Yapay zeka üreticisi, hangi şirketlerin saldırıya uğradığını belirtmedi ama bu şirketlere olaylar hakkında pazartesi günü bilgi verildiğini söyledi.

Anthropic, bu incelemeyi, OpenAI’nin geçen hafta en güçlü modellerinden ikisinin kontrolden çıktığını, test ortamından kaçtığını ve yapay zeka platformu Hugging Face ile bulut platformu Modal Labs dahil olmak üzere birçok şirkete sızdığını açıklaması üzerine gerçekleştirdiğini belirtti.

OpenAI’ın kontrol dışı modelleri 4 gün boyunca internette dolaşmış

Anthropic, Claude’un, izole edilmiş olarak tasarlanmış test ortamlarından internete erişebildiğine dair kanıt bulmak amacıyla 140.000’den fazla testi incelediğini belirtti.

Testler arasında, Claude’un diğer sistemlere sızarak bilgi elde etmesinin istendiği, “capture-the-flag” olarak adlandırılan değerlendirmeler de yer alıyordu.

Bu, uzmanların bir modelin hackleme yeteneklerini değerlendirirken sıklıkla başvurduğu bir yöntem.

San Francisco merkezli şirket, Anthropic ve test ortağı tarafından işletilen sistemlerdeki bir “yanlış yapılandırma” nedeniyle modellerin canlı internet erişimine sahip kaldığını ve bu sayede diğer sistemlere sızabildiklerini belirtti.

Anthropic, “sorumluluk tamamen bize aitmiş gibi düzeltme çalışmalarına yaklaştıklarını” söyledi.

Ne Anthropic ne de saldırıya uğrayan kuruluşlar, o sırada bu izinsiz girişleri fark etmişti.

Anthropic, kayıtlarını daha kapsamlı bir şekilde inceleyebileceğini ve bu bulguların, daha fazla yatırım ve daha sıkı önlemlerle bu tür risklerin aşılabileceğine dair şirkete “ihtiyatlı bir iyimserlik” kazandırdığını ekledi.

Siber güvenlik uzmanı David Allott, BBC’ye verdiği demeçte, “Buradan çıkarılacak genel ders, yapay zekanın temelde yeni bir saldırı yeteneği geliştirdiği anlamına gelmez,” dedi ve şöyle devam etti:

“Bunun yerine, yapay zeka ajanlarının yeteneklerini birleştirebileceği, kimlik bilgilerini ve sistem erişimini elde ederek otonom bir şekilde eylemde bulunabileceği ve aynı zamanda kapsamı ve ölçeği makine hızında uyarlayabileceği anlamına gelir.”

Bu olaylar, teknoloji şirketlerinin araştırma ve müşteri desteğinden siber güvenliğe kadar çeşitli görevleri bağımsız olarak yerine getirebilen yapay zeka ajanları geliştirmek için milyarlarca dolarlık yatırımlar yaptığı bir dönemde meydana geldi.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD hükümeti, 7 çip şirketine ortak oluyor

Yayınlanma

ABD Ticaret Bakanlığı, yarı iletken üretimi için yedi özel şirkete toplam 874 milyon dolar tutarında teşvik sağlayacağını duyurdu. Hükümet, sağlanan mali kaynak karşılığında ilgili şirketlerden azınlık hissesi devralacak. Miktar, kritik teknolojiler ile yapay zeka sistemlerine yönelik araştırma ve geliştirme projelerinde kullanılacak.

ABD Ticaret Bakanlığı bu hafta yaptığı açıklamayla, yedi şirkette azınlık hissesi devralma karşılığında yarı iletken üretimine 870 milyon dolardan fazla federal teşvik tahsis edeceğini duyurdu.

Milli Standartlar ve Teknoloji Enstitüsü (NIST) tarafından çarşamba günü yayımlanan blog yazısında, Ticaret Bakanlığı bünyesindeki CHIPS Araştırma ve Geliştirme Ofisinin dönüm noktası niteliğindeki CHIPS ve Science Act kapsamında yedi şirketle toplam 874 milyon dolarlık federal fon sağlamak üzere niyet mektubu imzaladığı bildirildi.

NIST’in açıklamasına göre verilen finansal destekler, kritik teknolojiler ile veri aktarımı ve işlemede elektrik yerine ışık kullanan gelişmiş entegre fotonik mikroçip teknolojisine yönelik araştırma ve geliştirme faaliyetlerinde kullanılacak.

Mali kaynak ayrıca bilgi işlem ve yapay zeka sistemlerine yönelik mimariler ile bellek teknolojilerinin araştırılması ve geliştirilmesine aktarılacak.

NIST yazısında, “Bakanlık, ABD vergi mükelleflerine sağlanan getiriyi artırmak amacıyla, fonları alma koşulu olarak her bir şirkette azınlık durumunda ve kontrol gücü bulunmayan hisse elde edecektir” ifadelerine yer verdi.

Sağlanan fondan yarı iletken üreticisi GlobalFoundries firmasına 300 milyon dolara kadar pay ayrılırken, yapay zeka bellek ve mantık teknolojileri geliştiren Kepler firması 245 milyon dolara kadar destek alacak.

NIST, yarı iletken ekipman üretimi yapan Multibeam Corp. şirketine 140 milyon dolara kadar kaynak aktarılacağını, kalan fonların ise ekipman üreticileri Extropic, Thintronics, Obsidia Semiconductors ve Aeluma Inc. arasında paylaştırılacağını kaydetti.

Ticaret Bakanı Howard Lutnick basına yaptığı yazılı açıklamada, “Bu stratejik yatırımlar ülkemizin yerli kabiliyetlerini artıracak, yüksek ücretli istihdam yaratacak ve Amerika’yı yarı iletken sektörünün ön saflarında tutacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Cumhuriyetçi kanadın hisse alımlarına tepkisi sürüyor

Açıklama, Başkan Donald Trump’ın ülkenin en büyük çip üreticilerinden Intel’in aldığı yaklaşık 11 milyar dolarlık federal sübvansiyon karşılığında federal hükümetin şirketten yüzde 10 hisse alacağını duyurmasından yaklaşık bir yıl sonra geldi.

Söz konusu uygulama Trump’ın Cumhuriyetçi tabanından eleştiriler topladı.

CHIPS ve Science Act yasasının temel taslağını hazırlayan Cumhuriyetçi Senatör Todd Young, o dönemde yaptığı açıklamada, yasa metninin federal hükümetin Intel veya başka bir büyük şirkette büyük oranda hisse sahibi olmasını asla hedeflemediğini söyledi.

Dönemin Başkanı Joe Biden tarafından 2022 yılında imzalanarak yasalaşan mevzuat, ABD içindeki yerli üretimi artırmak amacıyla yerli yarı iletken üreticilerine federal sübvansiyonlar sağlıyor.

Geçen yaz gelen tepkilere rağmen Trump yönetimi, geçen yılın aralık ayında lazer teknolojisi geliştiren bir girişim olan xLight şirketine sağlanan federal teşvikler karşılığında 150 milyon dolarlık hisse devralmak üzere harekete geçmişti.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English