Bizi Takip Edin

Avrupa

Lukaşenko: Crocus’a saldıranlar Belarus’a girmenin imkânsız olduğunu görüp Ukrayna sınırına gittiler

Yayınlanma

Belarus Devlet Başkanı Aleksandr Lukaşenko, Rusya’nın başkenti Moskova’daki Crocus City Hall konser salonuna terör saldırısı düzenleyen ve saldırının ardından Bryansk oblastında araçla kaçmaya çalışan suçluların ‘Belarus’a girmenin imkansız olduğunu anladıkları için Ukrayna sınırına yöneldiklerini’ belirtti.

Belta ajansının aktardığına göre Lukaşenko, düzenlediği basın toplantısında saldırganların aranması sırasında iki ülkenin istihbarat kurumları arasındaki etkileşime dair detayları kamuoyuna açıkladı.

Devlet Başkanı’na saldırının ardından Belarus’un ek güvenlik önlemleri alıp almaması gerektiği soruldu.

Lukaşenko, Belarus’ta kitlesel etkinlikler sırasında güvenliği sağlamak için halihazırda her şeyin yapıldığını kaydederek “Oraya polisi, çevik kuvveti gönderiyoruz ve gerekirse askeri personel ile takviye ediliyorlar. Herkes silahlı,” şeklinde konuştu.

‘Saldırganların kuratörleri Belarus’a girmeye çalışmanın epey kötü bir fikir olacağını biliyorlardı’

Bazı basın kuruluşlarının, saldırganların Bryansk oblastı üzerinden Belarus’a kaçmayı planladıkları yönündeki iddialarını değerlendiren Lukaşenko, şunları söyledi:

“Belarus’a giremezler. Küratörleri (bazıları hakkında şüphelerimiz var, Putin’i arayıp şüphelerimi paylaşacağım) Belarus’a girmeye çalışmanın epey kötü bir fikir olacağını biliyorlardı, zira Belarus derhal güvenlik önlemlerini artırmıştı. Daha ilk dakikalarda KGB şefinden bir rapor aldım İçişleri Bakanlığı güçleri de dahil olmak üzere birimlerimizi savaş alarmına geçirdik. Belarus’u Rusya’ya bağlayan yollar da dahil olmak üzere yollarda kontrol noktaları kuruldu; KGB güçleri, Devlet Sınır Komitesi ve bazı askeri birlikler konuşlandırıldı. Bu yüzden Belarus’a girme şansları yoktu. Bunun farkına vardılar. Bu yüzden geri döndüler ve Ukrayna-Rusya sınırına yöneldiler.”

Devlet Başkanı, faillerin yakalanmasına yönelik operasyonun oldukça iyi gittiğini de sözlerine ekledi.

‘Minsk ile Moskova arasındaki etkileşimin son derece sağlam’

Saldırının ardından Minsk ile Moskova arasında etkili ve uyumlu bir etkileşimin olduğuna dikkat çeken Lukaşenko, iki ülke arasındaki etkileşimin ‘son derece sağlam’ olduğuna işaret etti.

Lukaşenko, saldırının hemen ardından iki ülkenin istihbarat kurumlarının, Belarus ve Rusya devlet başkanları tarafından belirlenen algoritma doğrultusunda hareket ettiğini belirterek, şöyle devam etti:

“(FSB Direktörü Aleksandr) Bortnikov ve (KBG Direktörü İvan) Tertel temasa geçtiler, hemen harekete geçtiler ve bize rapor verdiler. Ve o andan itibaren, Rusya Devlet Başkanı ve Belarus Devlet Başkanı olarak bizi ilgilendiren konular iletişimimiz sırasında birkaç kez gündeme geldi. Devlet başkanları istihbarat kurumlarından teröristleri taşıyan aracın Bryansk yönünde ilerlediğine dair bilgi alır almaz, Belarus’un yolun suçlular tarafından kullanılabilecek kısmını kapatması ve Rusya tarafının da aynı şeyi kendi kısmında yapması konusunda anlaşmaya varıldı. Karşılıklı telefon görüşmeleri yaptık. Ona ‘Başka bir şeye ihtiyacın var mı?’ diye sordum, ‘Hayır. Her şey yolunda,’ diye yanıt verdi. O da bana ‘Yolu kapatmama yardım eder misin?’ diye sordu.”

‘Putin ve ben 24 saat boyunca uyumadık’

Lukaşenko, “Bunu neden anlattım? Çünkü bu (onların ve bizim) sürgündeki muhalefet Putin’e sitem etmeye başladı: ‘Neden ulusa seslenmiyor?’ Aslında Putin ve ben 24 saat boyunca uyumadık! Onlar bu konuda ne bilebilir ki? Sürekli iletişim halindeydik. Ulusa seslenme zamanı geldiğinde de yaptı,” diye konuştu.

Kuzeybatı Harekat Komutanı ile Suwalki koridorunu istişare etti

Bununla beraber Telegram kanalı Pul Pervogo, Lukaşenko ile Kuzeybatı Harekat Komutanı Aleksandr Naumenko arasındaki konuşmanın video görüntülerini paylaştı.

Videoda, kucağında bir köpekle görünen Lukaşenko, Naumenko’ya Suwalki koridorunun genişliğini sordu.

Naumenko, koridorun kuş bakışı genişliğinin 42 kilometre olduğunu söyledikten sonra Lukaşenko, “Bu şekilde davranmamaları gerekirdi. Ama şimdi Baltık cumhuriyetleriyle yüzleşmek zorunda kalacaksınız. Ve Polonya’nın bir kısmını alacaksınız,” dedi.

Lukaşenko daha sonra ordu komutanına bölgeyi ‘birlikleriyle’ tutup tutamayacağını sordu. Naumenko ‘tüm eylemlerin planlandığı, savaşa hazırlık konularının üzerinde çalışıldığı ve personelin eğitildiğini’ aktardı.

Belarus ile Rusya’ya ait Kaliningrad arasında bir kara koridoru olan Suwalki, olası bir savaş durumunda saldırıya uğraması muhtemel bir konum olarak görülüyor.

İngimasi taktikleri: Crocus City Hall saldırısını kim, nasıl hazırladı?

Avrupa

Almanya, Fransa ve İngiltere, Rusya ile müzakere planı üzerinde çalışıyor

Yayınlanma

Bloomberg’in kaynaklarına göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonu için bir plan hazırlıyor. Avrupa ülkeleri çatışmanın bir kış daha uzamasını önlemeyi hedeflerken, görüşmelere ilişkin nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Zelenskiy’e ait olacağını ve Kiev’e baskı yapılmayacağını belirtiyor.

Bloomberg’in kaynaklara dayandırdığı haberine göre Almanya, Fransa ve İngiltere, Ukrayna ile birlikte Rusya’nın da katılacağı barış görüşmelerinin organizasyonuna yönelik bir plan üzerinde çalışıyor.

Ajansa konuşan kaynaklar, Avrupa ülkelerinin çatışmanın bir kış daha devam etmesini önlemek istediğini belirtti. Aynı kaynaklar, görüşmeler konusunda nihai kararın Ukrayna Devlet Başkanı Vladimir Zelenskiy’e ait olacağını ve Avrupa’nın bu konuda kendisine baskı yapmayı planlamadığını aktardı.

Kaynaklara göre İngiltere Başbakanı Keir Starmer, önümüzdeki günlerde bu konuyu Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron ve Almanya Başbakanı Friedrich Merz ile görüşecek.

Alman televizyon kanalı NTV, 2 Haziran’da Almanya’nın eski Başbakanı Gerhard Schröder’in Moskova’ya geldiğini bildirmişti. Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin daha önce Schröder’i Avrupa tarafından tercih edilebilecek bir müzakereci olarak nitelendirmişti.

Rusya Devlet Başkanı Sözcüsü Dmitriy Peskov, mayıs ayının sonunda yaptığı açıklamada Avrupa’nın Rusya ile diyalog kurulmasının gerekliliğini anladığını, ancak müzakere süreci konusunda “ancak şimdi olgunlaşmaya başladığını” ifade etmişti.

Peskov ayrıca Moskova’nın, Avrupa Birliği’nden Rusya ile temas kurabilecek olası müzakerecilere ilişkin gelen sinyalleri ciddiyetle değerlendirdiğini söylemişti.

Norveç Dışişleri Bakanı Espen Barth Eide ise Avrupa’nın Ukrayna konusundaki görüşmelere tarafsız bir arabulucu olarak değil, çatışmadan etkilenen çıkarlara sahip bir taraf olarak katılması gerektiğini belirtti.

Eide, Avrupa Birliği ve ABD’nin Kiev’e desteğini sürdürmesi gerektiğini de vurguladı.

Putin ise Kiev’in çatışmayı barışçıl yollarla çözmeye hazır olduğuna inanmadığını dile getirmişti. Rus lider, çatışmanın temel nedenlerinin ortadan kaldırılması ve 2024 yılında açıkladığı koşullar temelinde barışçıl bir çözüme hazır olduğunu söylemişti.

Putin’in sıraladığı koşullar arasında Ukrayna birliklerinin Donetsk ve Lugansk halk cumhuriyetleri ile Zaporojye ve Herson bölgelerinden çekilmesi, bu bölgeler ile Kırım’ın Rusya’nın parçası olarak tanınması, Ukrayna’nın tarafsız, askeri bloklara katılmayan ve nükleer silahlardan arındırılmış bir statü benimsemesi, Ukrayna’nın silahsızlandırılması ve “Nazizmden arındırılması” ile Rusya’ya yönelik tüm yaptırımların kaldırılması yer alıyordu.

Rusya Dışişleri Bakanı Sergey Lavrov ise geçen yıl eylül ayında Avrupa’ya Ukrayna konusundaki müzakere masasında yer olmadığını söylemişti.

Lavrov, Avrupa Birliği ülkelerinin Rusya karşıtı tutumları nedeniyle bu süreçte yer alamayacağını belirtmiş ve Batı tarafından sunulan güvenlik garantilerinin “Rusya’ya karşı kurgulandığını” ifade etmişti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Rheinmetall, otomotiv tedarik bölümünü satıyor

Yayınlanma

Alman savunma sanayi şirketi Rheinmetall, otomotiv tedarikçi bölümünü özel sermaye şirketi Aequita’ya satıyor.

Rheinmetall çarşamba günü yaptığı açıklamada, iki şirketin “bugün, Rheinmetall’in eski Power Systems bölümüne yeni bir yönetim altında bir gelecek açan bir satın alma anlaşması imzaladığını” duyurdu.

Bu, “stratejik yeniden yapılanmada bir dönüm noktası” niteliğinde; sivil bölümün satışıyla birlikte grup, “odak noktasını askeri işine kaydırıyor.”

İşlemin bu yılın dördüncü çeyreğinde tamamlanması bekleniyor ve halen düzenleyici kurumların onayına tabi.

Hisselerin yüzde 100’ü için ön satın alma bedeli 350 milyon avro olarak belirlendi fakat bu rakam işlemin kesinleşmesinden önce değişebilir.

Rheinmetall, kısa süre önce savunma işinde rekor kâr ve dolu sipariş defterleri bildirdi. Öte yandan, otomotiv tedarik endüstrisi krizde.

Şirket, “Özellikle otomotiv sektöründeki iş durumunun daha da kötüleşmesi, nihai anlaşmanın şart ve koşullarını etkiledi,” açıklamasını yaptı.

Avrupa’nın savunma harcamalarını artırmasıyla Ukrayna savaşının başlamasından bu yana iş hacmi hızla artan Rheinmetall, geçen yıldan beri Power Systems bölümüne alıcı arıyordu ve bu bölümü Aralık 2025’te durdurulan faaliyetler kategorisine almıştı.

Rheinmetall, şirketleri satın alıp yeniden yapılandıran bir yatırım şirketi olan Aequita’nın, bu birimdeki dünya çapındaki yaklaşık 6.250 çalışanı işte tutmayı planladığını da ekledi.

Aequita’nın Yönetim Kurulu Başkanı ve Eş CEO’su Axel Geuer, “Bu şirket, artık yaklaşık 5 milyar avro gelir elde edecek olan otomotiv bölümümüze mükemmel bir katkı sağlıyor,” dedi.

Geuer, Aequita’nın bu şirketin uzun vadeli gelişimini destekleyeceğini ve otomotiv portföyü genelinde sinerji yaratmaya çalışacağını da sözlerine ekledi.

Rheinmetall, satışın dışında kalanlar arasında alüminyum döküm uzmanı KS Huayu AluTech’in Almanya’daki üç tesisi, otomotiv sensörleri ortak girişimi Dermalog SensorTec’teki hisseler ve otomobil parçaları üreticisi Pierburg’un İspanya’daki Abadiano fabrikasının bulunduğunu belirtti.

Okumaya Devam Et

Avrupa

Litvanya, ABD ile nükleer silah müzakerelerine başladı

Yayınlanma

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, ABD nükleer silahlarının ülke topraklarında olası konuşlandırılmasına yönelik Washington ile müzakereler yürütüldüğünü açıkladı. Litvanya Anayasası kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını yasaklasa da Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu engeli aşacak değişiklikler önerdi.

Litvanya, ABD’ye ait nükleer silahların kendi topraklarında olası konuşlandırılması konusunda Washington ile müzakereler yürütüyor.

Litvanya Savunma Bakanı Robertas Kaunas, konuya ilişkin yaptığı açıklamada ABD ile görüşmelerin sürdüğünü doğruladı.

Politico’nun aktardığı habere göre Kaunas, “Tartışmalar devam ediyor. Litvanya kesinlikle bu sürecin dışında kalmıyor” ifadelerini kullandı.

Litvanya Anayasası, ülke topraklarında kitle imha silahlarının konuşlandırılmasını açıkça yasaklıyor. Ancak Litvanya Cumhurbaşkanı Gitanas Nauseda, bölgedeki güvenlik risklerini gerekçe göstererek bu yasal engelin etrafından dolaşılmasını sağlayacak anayasa değişiklikleri yapılmasını daha önce teklif etti.

Politico, söz konusu müzakerelerin ABD’nin Avrupa’daki askeri varlığını azaltma eğiliminde olduğu ve bu durumun NATO müttefikleri arasında güvenlik endişelerini artırdığı bir dönemde yürütüldüğünü yazdı.

Financial Times tarafından aktarılan bilgilere göre ise ABD, ek nükleer savaş başlıkları ve bombardıman uçaklarının diğer Avrupa merkezli NATO ülkelerinde konuşlandırılması seçeneğini değerlendiriyor.

Mevcut durumda ABD’ye ait nükleer silahlar Avrupa coğrafyasında altı ülkede bulunuyor. Bu ülkeler Almanya, Belçika, İtalya, Türkiye, Hollanda ve Birleşik Krallık olarak sıralanıyor.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English