Bizi Takip Edin

Amerika

Palantir, ABD gelir idaresine veri madenciliği yapmasında yardımcı oluyor

Yayınlanma

Palantir, İç Gelir İdaresi’nin (IRS) çok çeşitli mali suçları soruşturmak üzere Amerikalılarla ilgili onlarca farklı veri setini analiz etmesine yardımcı oluyor.

The Intercept’te yer alan habere göre 2018 yılından bu yana, IRS’in Ceza Soruşturma birimi, çok sayıda hassas federal veri tabanını ve veri setini bir araya getirmek ve analiz etmek için Palantir’in Lead and Case Analytics (LCA) platformunu kullanıyor.

Kâr amacı gütmeyen gözetim grubu American Oversight tarafından elde edilen ve The Intercept ile özel olarak paylaşılan, Palantir’in IRS sözleşmesini detaylandıran kamu kayıtları, şirketin yazılımına aktarılan muazzam veri hacmini ortaya koyuyor.

Sözleşme belgelerine göre, LCA, “samanlıkta iğne aramak için büyük ölçekli verilerin analizini” kolaylaştırmak amacıyla Palantir’in hem Gotham hem de Foundry uygulamalarını kullanıyor.

Belgeler, IRS’in bugüne kadar bu hizmetler için Palantir’e 130 milyon doların üzerinde ödeme yaptığını gösteriyor.

LCA, görünüşte dolandırıcılık, kara para aklama ve diğer mali suçlarla mücadeleye yönelik. 2024 tarihli bir kurum gizlilik etki değerlendirmesine göre, IRS’in özel ajanları ve soruşturma analistleri Palantir platformunu, “farklı veri kümeleri arasındaki bağlantıları bulmak, analiz etmek ve görselleştirmek için kullanarak ipuçları oluşturmak, dolandırıcılık planlarını tespit etmek, vergi dolandırıcılığını ortaya çıkarmak ve kara para aklama ile mal müsaderesi soruşturma faaliyetlerini yürütmek” için kullanıyor.

Yarbay Palantir ve kişisel verilerin Batının hizmetine sunulması

Wall Street Journal’ın ekim ayında yayınladığı habere göre, Trump’ın ilk döneminde başlatılan ve Biden döneminde kapsamı genişletilen bu yazılımın IRS tarafından kullanımı, şu anda vergi kaçakçılarının takibini büyük ölçüde azaltan ve Trump’ın talimatıyla “sol eğilimli grupları” soruşturmaya yönelen bir IRS Ceza Soruşturma biriminin elinde.

American Oversight direktörü Chioma Chukwu, The Intercept’e yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“Asıl endişe, büyük miktarda hassas kişisel verinin şeffaflığı son derece sınırlı tek bir sistemde toplanması; özellikle de iş modeli verileri entegre etmek ve gözetim kapasitesini genişletmek üzerine kurulu olan Palantir gibi bir yüklenici tarafından kurulan ve işletilen bir sistemde. Bu platformlar, göçmenlik denetiminden öngörücü polislik uygulamalarına kadar son derece endişe verici bağlamlarda kullanılmış ve yetki aşımı, önyargı ve zayıf denetim konusunda sürekli endişeler uyandırmıştır.”

Sözleşme belgeleri, bu “farklı veri kümelerinin” çok geniş bir kapsamda olduğunu ortaya koyuyor.

Palantir’in LCA sistemi, IRS’in kendi veritabanları ile diğer federal kurumların veritabanları arasında “milyonlarca kayıttan oluşan ve binlerce bağlantı içeren ilişkileri” hızla taramasına ve görselleştirmesine olanak tanıyor.

Sözleşme belgelerine göre, bu veriler bireysel vergi formları ve vergi beyannamelerinin yanı sıra Affordable Care Act (Obamacare) verilerini, banka hesap özetlerini ve işlemleri ile Hazine Bakanlığı’nın Mali Suçları Uygulama Ağı tarafından derlenen “mevcut tüm” verileri içeriyor.

Görünüşe göre bu kapsam, bitcoin, Ethereum, Litecoin ve Ripple gibi kripto para birimlerini de içeriyor.

Palantir, “karanlık manifesto” yayınladı

Belgelerde, “Uygulama, Coinbase gibi borsalardan elde edilen dark web verilerini kullanarak ele geçirilen sunuculardan tespit edilen cüzdanların tek bir deposunun üzerine kurulacak,” deniyor.

Program, bir soruşturmanın hedefleri arasındaki sosyal ilişkilerin haritalandırılmasına önem veriyor.

Bu, “insanlardan oluşan ağ ile aralarındaki ilişkiler ve iletişim”in, örneğin “arama, mesajlaşma [ve] e-posta olayları”nın analizini de kapsıyor.

LCA kapsamında “IP adresi analizi”nin kullanılması, IRS’in “şüphelileri daha kolay tespit etmesini” ve “aktörler arasında (yeni) ilişkiler kurmasını” sağlıyor.

Belgelerde, bu soruşturma işlevlerinin Palantir mühendisleri ile IRS personeli arasındaki sürekli ve yakın işbirliği sayesinde sürekli olarak güncellendiği belirtiliyor.

Söz konusu sözleşme, IRS Ceza Soruşturmaları biriminin Trump yönetiminin daha geniş kapsamlı ve saldırgan gündemine destek vermek üzere devreye sokulduğu bir dönemde de yürürlükte.

Temmuz ayında ProPublica, kurumun sınır dışı işlemlerini hızlandırmak amacıyla “talep üzerine” veri sağlamak üzere ABD Göçmenlik ve Gümrük Muhafaza (ICE) ile işbirliği yaptığını bildirmişti.

Geçen yıl New York Times, Trump’ın müttefiki Peter Thiel tarafından kurulan Palantir’in, federal kurumlar arasında veri paylaşımını artırmaya yönelik yönetim çabalarının merkezinde yer aldığını bildirmişti.

Amerika

Microsoft’un veri merkezi yatırımı New York’un elektrik talebini aşacak

Yayınlanma

Microsoft, bulut ve yapay zeka hizmetlerindeki sunucu açığını kapatmak amacıyla veri merkezlerinin kapasitesini 2032’ye kadar üçe katlayıp 38 gigavatın üzerine çıkarmayı hedefliyor. Planlanan bu enerji miktarı, New York eyaletinin zirve dönemdeki elektrik tüketimini aşıyor.

Amerikan teknoloji şirketi Microsoft, veri merkezlerinin kapasitesini 2032 yılına kadar üç kattan fazla artırarak 38 gigavatın üzerine çıkarmayı planlıyor.

Bloomberg’in konuya aşina kaynaklara dayandırdığı haberine göre, hedeflenen bu kapasite, New York eyaletinin en yüksek tüketim dönemlerindeki elektrik ihtiyacını geride bırakıyor.

Kapasite artışı, Microsoft’un bulut hizmetleri ve yapay zeka operasyonlarında yaşadığı işlem gücü yetersizliğini aşmasını amaçlıyor.

Şirketin dünya genelindeki veri merkezi ağının mevcut elektrik kapasitesi yaklaşık 12 gigavat seviyesinde seyrediyor.

Gelecekteki kapasitenin yaklaşık üçte birinin yapay zeka donanımlarına ayrılması hedefleniyor. Bu alandaki güncel tüketim ise 2 gigavat civarında kalıyor.

Sunucu kapasitesindeki yetersizlik, Microsoft’u ABD ve Avrupa’daki bazı merkezlerinde yeni bulut aboneliklerini sınırlandırmak zorunda bıraktı. Bu durum nedeniyle müşterilerin bir bölümü rakiplerle sözleşme imzaladı.

Tesis inşasını hızlandıran şirket, Atlanta bölgesi dahil yeni merkezler kuruyor. Son mali yılda sermaye harcamaları 145 milyar dolara ulaşan şirketin harcamalarında, analistlerin değerlendirmelerine göre yükseliş sürecek.

Tesislerin inşasının yıllar alması, talep ve teknolojideki değişimlerin sürmesi sebebiyle mevcut planlar revizyona uğrayabilir.

Microsoft, programın ayrıntılarına dair henüz açıklama yapmadı.

Daha önce şirket içi değerlendirmelerde, yapay zeka merkezleri inşasının elektrik, su tüketimi ve karbon emisyonları nedeniyle çalışanlar arasında kaygı yarattığı kabul edilmişti.

Microsoft, su verimliliğini artırdığını ve yenilenebilir enerji kaynaklarını güçlendirdiğini savunuyor.

Veri merkezi krizi

Okumaya Devam Et

Amerika

“Teknoloji devleri gençlerin tepki odağında petrolün yerini aldı”

Yayınlanma

ABD’li kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin petrol şirketlerinin yerini alarak kamuoyunun bir numaralı hedefi haline geldiğini söyledi. Van’t Hof, yüksek gelir ve kariyer arayışındaki gençlerin enerji sektörüne ilgisinin arttığını savundu. Bloomberg verileri ise sektörde üretimin rekor kırmasına karşın son on yılda 250 bin kişilik istihdam kaybı yaşandığını gösteriyor.

ABD merkezli kayaç petrolü üreticisi Diamondback Energy şirketinin tepe yöneticisi Kaes Van’t Hof, teknoloji devlerinin kamuoyu nezdinde petrol şirketlerinin yerini alarak “bir numaralı halk düşmanı” haline geldiğini söyledi.

Financial Times gazetesine konuşan Van’t Hof, iyi gelir ve güçlü kariyer fırsatları arayan gençlerin artık petrol sektörünü dışlanan bir alan olarak görmediğini vurguladı.

Teknoloji şirketlerinin, özellikle veri merkezlerinin inşası nedeniyle yoğun bir toplumsal baskıyla karşı karşıya kaldığını belirten Van’t Hof, enerji sektörüne yönelik yaklaşımın ise dönüştüğünü savundu.

The New York Times gazetesinin daha önce yer verdiği haberde, veri merkezlerine yönelik endişelerin çevreye dönük tehditler ve sohbet robotlarına olan bağımlılıkla bağlantılı olduğu aktarılmıştı.

Van’t Hof, toplumun enerjinin gündelik hayattaki vazgeçilmez rolünü artık çok daha iyi kavradığına dikkat çekti.

Gelişmeleri değerlendiren Diamondback yöneticisi, şu ifadeleri kullandı:

“Birkaç yıl öncesine kadar neredeyse her gün petrol sektörünün öldüğüne dair makaleler çıkıyordu. Ancak bugün insanların bunun saygın, iyi ödeme yapan, ayrıca yapay zeka ile enerjinin kesiştiği bir alan olduğunu anladığını düşünüyorum.”

Söz konusu dönüşümün istihdam piyasasına da yansıdığını kaydeden Van’t Hof, sektöre genç yetenek akışı yaşandığını ve staj başvurularında artış görüldüğünü dile getirdi.

Van’t Hof, değerlendirmesini şu sözlerle sürdürdü: “Enerji sektörü havalı olabilir mi? Evet, sanırım öyle. Artık asıl bilişimciler kötü adam olarak görülüyor.”

Teksas merkezli olan ve kayaç petrolü çıkaran Diamondback, 56 milyar dolarlık ciroya sahip. Şirket, ABD’nin güneyindeki geniş petrol ve doğalgaz bölgesi Permian Havzası’nın en büyük bağımsız petrol üreticisi konumunu elinde tutuyor.

Öte yandan Bloomberg, Temmuz ayında geçtiği haberde ABD petrol ve doğalgaz sektörünün son on yılda istihdamını yaklaşık yüzde 40 oranında azalttığını duyurmuştu.

Bu oran 250 bin kişilik iş kaybına denk gelirken, söz konusu pozisyonların büyük kısmının geri dönmeyeceği kaydedildi.

İstihdamdaki bu sert düşüşe rağmen, aynı dönemde ham petrol üretimi yüzde 50 artış kaydetti.

Bloomberg’in aktardığına göre 2014 yılındaki fiyat çöküşünün ardından yatırımcılar şirketlerden daha yüksek verimlilik ve kâr talep etmeye başladı.

Bu baskı; işten çıkarmaları, şirket birleşmelerini, ileri teknolojilerin kullanımını, otomasyonu ve robotik sistemleri beraberinde getirdi.

Ajansın hesaplamalarına göre sektörde 2023 yılının başından bu yana gerçekleşen birleşme ve devralma işlemlerinin toplam hacmi 500 milyar doları aştı ve önceki üç yıllık dönemin toplamını yüzde 20’den fazla geride bıraktı.

Güncel verilerle ABD’deki ham petrol üretimi günlük 13,8 milyon varille rekor seviyeye ulaşsa da sektördeki istihdam son üç yılın en düşük seviyesinde seyrediyor.

Ülkedeki enerji şirketleri, 2014 yılında çalışan sondaj kulelerinin üçte birinden daha azıyla faaliyet gösteriyor; ancak sahadaki her bir kule artık o döneme kıyasla yaklaşık dört kat daha fazla petrol üretiyor.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, ismi açıklanmayan “büyük” bir bankaya yaptırım uygulayacak

Yayınlanma

ABD Hazine Bakanı Scott Bessent, Trump yönetiminin önümüzdeki hafta büyük bir bankaya yaptırım uygulayacağını söyledi.

Yeni yaptırım, yine İran’a karşı iktisadi abluka kapsamında ilan edilecek.

“Real America’s Voice” programına konuk olduğu sırada ne finans kurumunun adını ne de bulunduğu ülkeyi belirten Bessent, bu adımın pazartesi günü (14 Eylül) atılacağını ifade etti.

Bessent, bu adımın başlangıçta cuma günü gerçekleştirilmesinin planlandığını fakat 11 Eylül 2001 saldırılarının 25. yıldönümü anma törenleri nedeniyle ertelendiğini belirtti.

Bessent şöyle konuştu:

“Herkes bu rejimle ilişkisini kesene kadar bu sürece devam edeceğiz. Bunu o kadar kârsız hale getireceğiz ki, şirketinizin ya da kendinizin, kişisel mali durumunuzun yok olma tehlikesiyle karşı karşıya kalmasını göze almak istiyorsanız, buyurun deneyin. ⁠Ama peşinize düşeceğiz.”

ABD, Türkiye’deki bir bankaya “İran bağlantılı” olduğu iddiasıyla yaptırım uyguladı

ABD, Şubat ayında çatışmanın başlamasından bu yana İran’a karşı petrol ihracatı, nakliye ağları, silah tedarik kanalları, finansal aracılar, dijital varlık borsaları ve havacılık bağlantılarını hedef alan bir dizi ekonomik önlem uyguladı.

Trump yönetimi, geçen ay Bessent’in “Ekonomik Dışlama Operasyonu” olarak adlandırdığı girişimle kampanyasını tırmandırdı.

ABD, yaklaşık 60 kuruluş, kişi ve gemiye yaptırımlar uyguladı ve deniz taşımacılığı, havacılık, teknoloji, altın ve dijital varlıklar gibi sektörlerde İran’la iş yapanlara yönelik ikincil yaptırımların kapsamını genişletti.

Beyaz Saray geçen hafta İstanbul merkezli Golden Global Bank’ı, Çin’in İran petrolü karşılığında ödediği büyük meblağları Devrim Muhafızları’na aktardığı gerekçesiyle yaptırım kapsamına almıştı.

İran üzerindeki baskı giderek artmasına rağmen, ABD Başkanı Donald ​Trump savaşın Kasım ayındaki ABD ara seçimlerinden sonraya kadar sona ermeyeceğini öngördü.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English