Bizi Takip Edin

Amerika

Cumhuriyetçi senatörlerin Savaş Bakanı Hegseth’e güveni sarsılıyor

Yayınlanma

Pentagon’da devam eden üst düzey personel hareketliliği ve yönetim tarzı, Cumhuriyetçi senatörlerin Savaş Bakanı Pete Hegseth’e olan güvenini kaybetmesine yol açtı. Senatodaki şahinler, ordu liderliğinin tasfiye edilmesinden duydukları rahatsızlığı dile getirirken, Hegseth’in yönetim becerileri ve aldığı kararların orduyu tehdit ettiği belirtiliyor.

ABD Savaş Bakanlığı (DoW) içindeki yönetim kargaşası sürerken, sayıları giderek artan Cumhuriyetçi senatör grubunun Savaş Bakanı Pete Hegseth’in liderliğine olan güveni sarsılıyor.

Bazı Cumhuriyetçi senatörlerin Hegseth’in görevden ayrılmasını istediği ifade edilirken, kararın nihai olarak Başkan Trump’a ait olduğu kaydediliyor.

The Hill’e isim vermemek kaydıyla konuşan Cumhuriyetçi senatörler, Trump’ın bugün yeniden aday göstermesi halinde Hegseth’in Pentagon’un başına geçmek için Senato’dan onay alamayacağını dile getiriyor.

Savaş Bakanlığı bünyesinde Hegseth’in liderliğinde yaşanan üst düzey personel kargaşası, senatörler arasında temel endişe kaynağı olarak öne çıkıyor.

Senato’daki Cumhuriyetçi savunma şahinlerinin, Hegseth’in nisan başında popüler Ordu Kurmay Başkanı Randy George’u istifaya zorladığı yönündeki haberlerden rahatsız oldukları belirtiliyor.

Ayrıca, Hegseth’in geçtiğimiz hafta John Phelan’ı görevden almasının da senatörlerde şaşkınlık ve hayal kırıklığı yarattığı aktarılıyor.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir Cumhuriyetçi senatör, Senato Cumhuriyetçi grubunda Hegseth’in büyük ve karmaşık bir bürokrasiyi yönetme konusundaki deneyim eksikliği ile alışılmadık ve sert liderlik tarzına yönelik uzun süredir soru işaretleri bulunduğunu ifade etti.

Aynı senatör, Hegseth’in Kongre’dek siyasilerle güçlü ilişkileri olan üst düzey askeri liderlerle yaşadığı çatışmalar nedeniyle Cumhuriyetçiler arasındaki güvenin düştüğünü bildirdi.

Senatör, “Pentagon’daki olağanüstü lider kadrosunun içinin boşaltılması büyük bir endişe kaynağıydı; General George görevden alındığında bu durum kırılma noktasına ulaştı” açıklamasında bulundu.

Hegseth’in, Başkan Yardımcısı Vance’in uzun süreli dostu ve yardımcısı olan ve Kongre’de büyük saygı gören Ordu Bakanı Dan Driscoll ile yaşadığı sürtüşme, Cumhuriyetçiler için bir diğer rahatsızlık kaynağı olarak değerlendiriliyor.

Senatör Thom Tillis, Hegseth’in liderliği hakkında, “Personel seçiminde hedefi ıskaladığını düşünüyorum. Elimizdeki en sıra dışı generallerden bazılarını görevden ayırdı. Orada neler olup bittiğini tam olarak bilmiyorum” ifadelerini kullanarak üst düzey askeri liderlerin ani ayrılışlarından duyduğu endişeyi dile getirdi.

Geçtiğimiz yıl Senato’daki onay sürecinde Hegseth lehine kritik bir oy veren Tillis, Hegseth’in ABD ordusu kadar büyük ve karmaşık bir organizasyonu yönetecek idari becerilere sahip olup olmadığını sorguladı.

Minnesota Ordu Ulusal Muhafızları’nda piyade subayı olarak görev yapan Hegseth’in, Pentagon’un başına geçmeden önce sadece “30 veya 40 kişiyi” yönetme deneyimi olduğunu hatırlatan Tillis, bakanın teknik yönetim becerileri konusunda “sınıfta kaldığını” kaydetti.

Tillis, “Bazı açılardan, belki o kadar aşırı değil ama, tam olarak Kristi Noem’in başını yakana benzer bir deneyim eksikliği sergiliyor” değerlendirmesinde bulundu.

Pentagon Başsözcüsü Sean Parnell yaptığı açıklamada, Hegseth’in üst düzey subayların ayrılışları hakkında yorum yapmadığını belirtti ancak geniş çaplı Savaş Bakanlığı’nda reform yapmanın askeri liderliği değiştirmeden zor olacağını kaydetti.

Parnell, The Hill’e verdiği demeçte, “Bakan, üniformalı subaylara duyduğu saygıdan dolayı ayrılışlarının mahiyeti hakkında yorum yapmamaktadır. Ancak hepimiz Başkan’ın takdiriyle görev yapıyoruz; Başkan ve Bakan, bu yönetimin önceliklerini, politikalarını ve hedeflerini tam ve hızlı bir şekilde benimseyen subayları hak ediyor” dedi.

Parnell ayrıca, eski önceliklerin bir parçası olan personelle bir bakanlığı, özellikle de DoW büyüklüğünde bir bakanlığı reforme etmenin son derece zor olduğunu, gerekli değişikliklerin yapıldığını ve yapılmaya devam edeceğini sözlerine ekledi.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nun kıdemli üyeleri, Ordu Kurmay Başkanı George ve Deniz Kuvvetleri Bakanı Phelan’ın görevden alınmasını eleştirdi.

Senato Silahlı Hizmetler Gelişen Tehditler ve Yetenekler Alt Komisyonu Başkanı Senatör Joni Ernst, “General Randy George’a büyük hayranlık ve saygı duyuyorum. Muhtemelen ABD Ordusu’nun yetiştirdiği en iyi subaylardan biridir. Bakan Hegseth’in onu görevden alması bir hataydı” dedi. Ernst, görevden alınma nedeni hakkında ise bir fikri olmadığını belirtti.

Savaş Bakanlığı üzerinde denetim sorumluluğu bulunan Cumhuriyetçi senatörler, George’un görevden alınma kararının, Hegseth ile bu konuda tartışabilecek iki kilit isim olan Driscoll ve Ordu Müsteşarı Michael Obadal Washington dışındayken verildiğini aktardı. George’un istifası istendiğinde Kuzey Carolina’da olan Driscoll, bu ay Temsilciler Meclisi Ödenekler Savunma Alt Komisyonu’na verdiği demeçte, George’un gidişinin kendileri için “gerçek bir kayıp” olduğunu ifade etti.

Senato Silahlı Hizmetler Siber Güvenlik Alt Komisyonu Başkanı Senatör Mike Rounds, Phelan’ın görevden alınmasının kendisini “şaşırttığını” söyledi.

Cumhuriyetçi senatörler, Phelan’ın görevi aniden sona erdirildiğinde Kongre’deki kilit Cumhuriyetçi senatörlerle temas kurmaya çalıştığını belirtti. Rounds, Phelan’ın Ulusal Savunma Yetkilendirme Yasası süreci nedeniyle hepsiyle randevu ayarladığını ifade ederek, konu hakkında daha fazla bilgi almayı umduklarını kaydetti.

Hegseth daha önce Genelkurmay Başkanı General C.Q. Brown, Deniz Operasyonları Başkanı Amiral Lisa Franchetti, Savunma İstihbarat Teşkilatı Direktörü Korgeneral Jeffrey Kruse ve Hava Kuvvetleri Kurmay Başkanı General James Slife gibi diğer üst düzey isimleri de görevden almıştı.

Bazı Cumhuriyetçi senatörler, sicilleri kusursuz olan diğer kilit generallerin de bu yaz emekliliğe zorlanabileceğinden endişe ediyor.

Hegseth’in bu hafta Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu’nun kıdemli üyeleriyle bir araya gelmesi planlanıyor. Bu toplantıda siyasilerin endişelerini dile getirmeleri ve İran’daki askeri çatışmanın sona erdirilmesine yönelik plan hakkında daha fazla bilgi istemeleri bekleniyor.

Pentagon’daki personel kargaşasına yönelik hoşnutsuzluk, savaş döneminde bu durumun kabul edilemez olduğunu savunan Cumhuriyetçiler arasında artıyor.

Kaynaklar, Cumhuriyetçi senatörlerin Trump’ın, İç Güvenlik Bakanlığı için Markwayne Mullin’i veya ABD Başsavcı Vekilliği için Todd Blanche’ı seçtiği gibi, Pentagon’un başına da yeni bir isim atamasını istediklerini aktarıyor.

Senatör Lisa Murkowski, George’un görevden alınması haberiyle “şoke olduğunu” belirtti. Hegseth’in bakanlık adaylığına karşı oy veren Murkowski, “Neler olup bittiğini herkes merak ediyor. Bir savaşın ortasındayız ve işlerin iyi yönetildiğini bilmemiz gerekiyor. Bu durum hiç iyi değil” dedi.

Öte yandan Cumhuriyetçi senatörler, ABD askeri güçlerinin İran’a karşı yürüttüğü operasyonların başarısından ve İran’da düşürülen iki havacının kurtarılmasından etkilendiklerini vurguladı.

Ancak isminin verilmesini istemeyen ikinci bir Cumhuriyetçi senatör, Hegseth’in Ordu Bakanı Driscoll ile devam eden mücadelesinin, meslektaşlarının Hegseth’in liderliğini değerlendirme biçimine zarar verdiğini belirtti.

Bazı Cumhuriyetçi senatörler ayrıca, Hegseth’in geçtiğimiz hafta hizmet üyeleri için on yıllardır standart olan grip aşısı zorunluluğunu kaldırma kararını da sorguladı.

Senato Silahlı Hizmetler Komisyonu Başkanı Roger Wicker, grip aşılarının çok daha uzun bir güvenlik ve etkinlik geçmişine sahip olduğunu belirterek, bu zorunluluğun kaldırılmasını bir “hata” olarak nitelendirdi.

Wicker, grip aşılarını deneysel olarak gördüğü Kovid-19 aşılarıyla bir tutmadığını ve aktif görevdeyken her yıl aşısını olduğunu ifade ederek, bunun orduyu daha sağlıklı kıldığını vurguladı.

Amerika

Brezilya’da kahve hasadına yağmur darbesi: Fiyatlar yüzde 35 arttı

Yayınlanma

Brezilya’da etkili olan aşırı yağışlar kahve hasadına ve ürün kalitesine ağır darbe indirdi. Yaşanan kayıplar nedeniyle kaliteli arabica çekirdeğine erişimin zorlaşması, hem üreticileri hem de tüketicileri kaliteli kahve krizi riskiyle karşı karşıya bıraktı.

Brezilya’da etkili olan şiddetli yağışlar kahve hasadında ciddi kayıplara yol açtı.

Bloomberg’in haberine göre yaşanan olumsuz hava koşulları, nitelikli ve kaliteli arabica çekirdeği temin etmeyi zorlaştırarak premium kahve üreticilerini ve tüketicilerini doğrudan etkileyebilir.

Aşırı yağışlar yalnızca hasat sürecini geciktirmekle kalmadı, aynı zamanda ürün kalitesini de düşürerek piyasadaki kaliteli çekirdek arzının daralmasına neden oldu.

Büyüme sürecinde hassas koşullar gerektiren arabica türü kahvede, şiddetli yağmurlar olgunlaşan kahve meyvelerini ağaçlardan söktü.

Ağaçta kalan meyveler ise aşırı suya maruz kaldı veya hastalıklara yakalandı. Bu durumun kahvede küflü ve bayat tatların oluşmasına yol açabileceği belirtiliyor.

Dünya kahve üretiminin yaklaşık yüzde 60 ila 70’ini oluşturan arabica (kahve ağacı veya Arabistan kahvesi), robusta türüne kıyasla daha belirgin asidite, meyvemsi veya çiçeksi notalar içeren çok katmanlı ve karmaşık bir tat profili sunuyor.

Kafein oranı da yüzde 0,8 ila 1,5 ile robustadan daha düşük seviyede kalıyor. Ağırlıklı olarak yüksek rakımlı bölgelerde yetiştirilen bu tür, pazarın premium ve specialty (nitelikli) kahve segmentinin temel hammaddesini oluşturuyor.

Brezilyalı bir tarım kooperatifinin genel müdürü olan Simao de Lima, duruma ilişkin yaptığı değerlendirmede, “Çekirdeklerin ezici bir çoğunluğunda kalite sorunları ortaya çıkıyor. Bu da içeceği doğrudan etkileyen, daha yüksek fermantasyon derecesine sahip kahvelerin oluşmasına yol açıyor” dedi.

Lima, kahve meyvelerinin yaklaşık yüzde 20’sinin tropikal yağmurlarla ağaçlardan döküldüğünü, bu kaybın ortalama değerlerin yüzde 12 ila 15 üzerinde gerçekleştiğini açıkladı.

Bloomberg’in aktardığına göre, zarar görmeyen hasadın toplanıp uzmanlarca kurutulma aşamasına geçilmesinin ardından ülkeyi ikinci bir yağış dalgası vurdu.

Söz konusu gelişme bazı üreticileri kurutma sürecine sıfırdan başlamak zorunda bırakırken çekirdek kalitesindeki kaybı daha da artırdı.

Meteoroloji hizmeti Vaisala’nın verileri, Brezilya’nın bazı kesimlerinde haziran ve temmuz aylarındaki yağış miktarının mevsim normallerinin yüzde 250 ila 500’üne ulaştığını gösterdi. Belirli bölgelerde ise normalin 8 katı kadar yağış kaydedildi.

Haberde yağışların fiyatlara olan etkisine de dikkat çekildi. Arabica vadeli kontratları haziran ayından bu yana yaklaşık yüzde 35 değer kazandı.

Çekirdek kalitesinde yaşanan bu sorunlar, Intercontinental Exchange Inc. (ICE) bünyesinde ABD ve Avrupa’da bulunan sertifikalı depolardaki kahve stoklarının 21. yüzyılın en düşük seviyesine yaklaşabileceğini gösteriyor.

ICE standartlarına göre profesyonel ayıklayıcılar kahve partilerinin kalitesini ve çekirdek türünü denetliyor. Kurallara göre depolanan kahvenin “normal durumda, yabancı tatlardan arınmış, kavurma için iyi kalitede ve Borsa tarafından belirlenen çekirdek boyutu ile renk kriterlerine uygun” olması gerekiyor.

Normal koşullarda hasadın yüzde 30 ila 35’inin ICE kriterlerini karşıladığını belirten Lima, bu yıl söz konusu oranın yüzde 10 ila 15 seviyesine kadar gerileyebileceğini kaydetti.

CNN Brazil ise temmuz ayında Brezilya’nın Rio Grande do Sul eyaletinde yaşanan aşırı yağışların on belediyeyi sular altında bıraktığını bildirmişti.

Taşan nehirler çok sayıda yerleşim yerini basarken 1000’den fazla kişi evlerini terk etmek zorunda kalmıştı.

250 ila 500 milimetre arasında yağışın düştüğü bölgedeki Center Point yerleşiminde su seviyesi sadece dört saat içinde yaklaşık 9,7 metre yükselmişti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Nvidia yapay zeka yarışında 6 milyar dolarlık Nemotron modelini geliştiriyor

Yayınlanma

Nvidia, Çinli DeepSeek ve Kimi K3’ün yanı sıra OpenAI ve Anthropic ile rekabet edecek açık ağırlıklı güçlü yapay zeka modeli Nemotron’u geliştirmek amacıyla Poolside girişimiyle anlaşma yapmayı planlıyor. Anlaşma kapsamında şirkete 1 milyar dolar yatırım yapılması ve teknoloji lisanslama ile mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödenmesi öngörülüyor.

ABD merkezli teknoloji şirketi Nvidia, Çin menşeli DeepSeek ve Kimi K3 ile rekabet edebilecek en güçlü açık ağırlıklı (open-weight) yapay zeka modellerinden birini geliştirmek için 6 milyar dolar harcamayı planlıyor.

The Wall Street Journal’ın (WSJ) konuya yakın kaynaklara dayandırdığı haberine göre şirket, bu doğrultuda Nemotron modelini geliştirmek üzere yapay zeka girişimi Poolside ile bir anlaşma yapma niyetinde.

Açık ağırlıklı yapay zeka modelleri, eğitilmiş sayısal parametreleri (ağırlıkları) kamuya açık şekilde yayımlanan sinir ağları olarak tanımlanıyor.

Bu yapı sayesinde dileyen kullanıcılar ilgili dosyaları indirip kendi sunucularında veya bilgisayarlarında çalıştırabiliyor, kendi ihtiyaçlarına göre uyarlayabiliyor ve geliştiricilerin bulut API hizmetlerine ihtiyaç duymadan modeli kullanabiliyor.

Nvidia’nın Poolside ile yapmayı planladığı anlaşmanın, OpenAI ve Anthropic başta olmak üzere önde gelen ABD’li yapay zeka şirketleriyle doğrudan rekabet ortamı oluşturabileceği belirtiliyor.

Haberde açık ağırlıklı modellerin işletim maliyetlerinin çok daha düşük olduğu ve kolay uyarlama imkanı sunduğu kaydedildi.

Haberde aktarılan bilgilere göre Nvidia, OpenAI ve Anthropic’i resmi olarak iş ortağı olarak görse de kendi yapay zeka modelini geliştirme kararı, CEO Jensen Huang’ın pazardaki hakimiyetini korurken aynı anda birden fazla alanda başarıya ulaşma hedefini yansıtıyor.

Yazılım geliştiricisi Eiso Kant ve GitHub’ın eski teknolojiden sorumlu yöneticisi (CTO) Jason Warner tarafından 2023 yılında kurulan Poolside girişimi, 20 Ağustos’ta hissedarlarına kapsamlı bir iş yeniden yapılandırmasını duyuran bir mektup gönderdi.

Mektupta Nvidia’nın şirkete 1 milyar dolar doğrudan yatırım yapacağı, ayrıca teknoloji lisanslama ve mühendis istihdamı için 6 milyar dolar ödeyeceği bilgisi yer aldı.

Düzenleme kapsamında 100’den fazla Poolside çalışanının Nvidia bünyesine katılarak Nemotron projesi üzerinde çalışacağı bildirildi.

Öte yandan, Çinli yapay zeka girişimi DeepSeek’in 7 milyar doların üzerinde yatırım çekerek Çin’in en değerli yapay zeka girişimi haline geldiği bilgisi paylaşıldı.

Daha önce Bloomberg, Nvidia’nın en büyük müşterilerine yapay zeka çipleriyle donatılmış sunucuların maliyetinde artış olacağını bildirdiğini ve bazı durumlarda bu fiyat artışının yüzde 15’i aşacağını yazmıştı.

Business Insider ise temmuz ayında Çinli girişim Moonshot AI tarafından geliştirilen açık kaynaklı yapay zeka modeli Kimi K3’ün Silikon Vadisi’nde büyük yankı uyandırdığını ve küresel yapay zeka yarışını hızlandırdığını bildirmişti.

Arena.ai test sonuçlarına göre Kimi K3’ün özellikle programlama ve kodlama alanında yüksek performans sergilediği, kullanıcı değerlendirmelerine dayalı sıralamada ise Anthropic’in Claude Fable 5 modelinin üzerinde yer aldığı aktarılmıştı.

Okumaya Devam Et

Amerika

ABD, Colorado Nehri için yeni plan açıkladı

Yayınlanma

Colorado Nehri’nin su kaynakları konusunda eyaletler arasında yıllardır süren çekişmelerin ardından, federal hükümet cuma günü yeni bir plan açıkladı.

Üç eyaletin su kullanımında kesinti yapılmasını öngören bu plan, yıllarca süren kuraklık ve aşırı kullanımın ardından ortaya çıktı.

Bu durum, milyonlarca insana içme suyu ve elektrik sağlamaya yardımcı olan Colorado Nehri’nin en büyük iki baraj gölü olan Lake Mead ve Lake Powell’ın su seviyelerinin rekor düzeyde düşmesine neden oldu.

Süresi dolan çerçevenin yerini alacak olan 10 yıllık öneri, her iki yılda bir gözden geçirilecek yeni su sınırları belirliyor.

Arizona Devlet Üniversitesi’ndeki Kyl Su Politikası Merkezi’nin direktörü Sarah Porter’a göre, önerilen şartlara göre:

  • Kaliforniya, su kullanımını %10 oranında azaltmak zorunda kalacak.
  • Nevada’da bu oran %16 olacak.
  • Arizona’da ise %27 olacak.

ABD’de yedi eyalet su planında anlaşamayınca federal yönetim devreye girdi

Toprak Islah Bürosu’nun planına göre, Kaliforniya, Nevada ve Arizona, söz konusu dönemde su tüketimini yıllık toplam 1,25 milyon acre-feet (yaklaşık 1,54 milyar metreküp) azaltacak. Koşullara bağlı olarak daha büyük kesintiler de söz konusu olabilir.

Şu anda, nehrin yukarısındaki eyaletler (yani Colorado, Utah, New Mexico ve Wyoming) herhangi bir kesinti yapmak zorunda kalmayacak.

Nehrin aşağısındaki müzakereciler, yedi eyaletin tamamını kapsayan daha uzun vadeli bir anlaşmaya varmayı umduklarını belirttiler.

Ayrıca eyaletler birbirlerine ya da federal hükümete dava açabilir.

New York Times’a göre, tarım sektörü nehrin suyunun büyük bir kısmını kullanıyor ve bunun neredeyse yarısı hayvan yemi olarak kullanılan bitkilerin yetiştirilmesine ayrılıyor.

Su tedarikindeki belirsizlik, gayrimenkul sektöründeki gelişmeleri de tehdit edebilir.

Bu arada, komşu ülke Meksika, ABD-Meksika anlaşması kapsamında su alımını 250.000 acre-feet (yaklaşık 310 milyon metreküp) azaltacak.

İçişleri Bakanlığı’nın su ve bilimden sorumlu müsteşar yardımcısı Andrea Travnicek şöyle konuştu:

“26 yıldır süren bu uzun kuraklık dönemini yaşıyoruz. Gelecekte de uzun süreli bir kuraklıkla karşı karşıya kalmaya devam edeceğiz. Bu nedenle havza içinde bir bütün olarak işbirliği yapmaya devam etmek son derece önemli olacak.”

Nehrin suyunun kullanımına ilişkin mevcut kuralların geçerlilik süresi Ekim ayında sona erecek ve yedi eyalet, suyun uzun vadede paylaşımı konusunda bir uzlaşmaya varamadı.

Geçen kış, Colorado Nehri Havzası’nda kayıtlara geçen en düşük kar kalınlığı görüldü.

Bu durum, çiftçiler, sanayi, yaban hayatı ve hidroelektrik üreticilerinin yanı sıra, onlarca Amerikan Yerlisi kabile ve iki Meksika eyaleti de dahil olmak üzere bu su yoluna bağımlı olan on milyonlarca insan üzerinde daha fazla baskı yarattı.

Arizona’daki müzakereciler, kesintilerin paylaşılması konusunda işbirliği yaptıkları için Kaliforniya ve Nevada’ya teşekkür ettiler.

Arizona Su Kaynakları Dairesi Müdürü Tom Buschatzke, “2027 ve 2028 yılları için, burada şimdi kayıt altına alınan kesintiler halk için önemli bir istikrar sağlayacaktır. Müzakerelere devam edeceğiz ve hepimizin istediği gibi, uzun vadede nasıl hareket edeceğimizi belirleyeceğiz,” dedi.

Kaliforniya’nın Colorado Nehri baş müzakerecisi JB Hamby, planın “olağanüstü risklerin yaşandığı bir dönemde, çok ihtiyaç duyulan kısa vadeli bir kesinlik” sağladığını belirtti; fakat bunu “kalıcı bir çözüm değil, bir köprü” olarak nitelendirdi.

Nevada’daki yetkililer, Arizona ve Kaliforniya ile yaptıkları işbirliğini takdir ettiler ve nehir konusunda yedi eyalet arasında bir uzlaşmanın hâlâ tercih ettikleri yol olduğunu belirttiler.

Güney Nevada’da, çevre koruma grubu Great Basin Water Network’ün kıdemli danışmanı Kyle Roerink, federal belgelerde yer alan vahim hidrolojik durumun bir yansıması olarak, yeni bir havaalanı ve alışveriş merkezleri inşa etme çabalarının ve bazı kamu arazilerinin satışının ilerleme kaydetmediğini söyledi. Roerink, daha fazla kesintinin Las Vegas metropol bölgesindeki gayrimenkul gelişimini yavaşlatabileceğini belirtti.

Roerink, “Amerikan metanetinin ve gücünün sembolü olan Hoover Barajı’nın önemi azalıp parlaklığını yitirmesi korkutucu olabilir. Fakat bu durum, önümüzdeki yüz yıla anlamlı bir şekilde hazırlanmamız için büyük bir fırsat da sunabilir,” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English