Bizi Takip Edin

Amerika

Peter Thiel, AI destekli “paralel yargı” kurmak istiyor

Yayınlanma

Palantir’in kurucusu Peter Thiel tarafından fonlanan yeni bir startup, geleneksel yargı sistemini devre dışı bırakarak AI destekli bir “paralel yargı” kurmayı hedefliyor.

coda’da yer alan habere göre, Thiel tarafından finanse edilen ve 10 yıl önceki “Gawker davası”nda kendisiyle yakın işbirliği içinde çalışan Aron D’Souza’nın kurucu ortağı olduğu yeni girişimin adı “Objection.ai.”

2012’de Hulk Hogan, “seks kasedini yayınlayan Gawker’ı mahremiyet ihlali nedeniyle dava etmişti. Gawker, videonun haber değeri taşıdığını savunmuş fakat Florida’daki jüri, yayınlanmasının haber değeri taşımadığına ve mahremiyet ihlali oluşturduğuna hükmetmişti.

Thiel, 2007 yılında eşcinsel olduğunu kamuoyuna açıklayan Gawker’a karşı Hogan’ın davasına gizlice finansal destek sağladı. Mart 2016’da bir jüri, Hogan’a 115 milyon dolarlık tazminat ve 25 milyon dolarlık cezai tazminat ödenmesine hükmetti; bu tutar daha sonra toplam 140 milyon dolara yükseltildi. Nihayetinde Gawker iflas etti.

Şirket, “medyadaki açıklamalara itiraz etmenin hızlı ve uygun maliyetli bir yolunu” vaat ediyor. Şirketin söylediğine göre “herkes itirazda bulunabilir.” Açıklamasına göre bu itirazlar, CIA, FBI ve İngiliz istihbarat teşkilatlarından işe alınan bir ekip tarafından yürütülecek bir soruşturmayı tetikleyecek.

Trump’ın Silikon Vadisi’ndeki adamı Thiel’in antidemokratik distopyası

Hedef alınan medya kuruluşları ve muhabirler yanıt verme fırsatına sahip olacak ve sonuçlar bir AI modeline aktarılacak, bu model de bir karar verecek.

Şikayetçi ve hedef alınan tarafın, potansiyel sonuçları belirtilmemiş olan bağlayıcı bir tahkim sürecini kabul etmeleri isteniyor.

Finansal detaylar belirsiz fakat şirket, sürecin yaklaşık 2.000 dolara mal olacağını belirtti. Bu, bir kriz iletişimi uzmanının avukatlık ücretinden çok daha düşük bir rakam.

Şirketin ilk dava listesinde şunlar yer alıyor:

  • Thiel’in yakın arkadaşı, eski PayPal COO’su ve Donald Trump’ın eski “Yapay Zeka ve Kripto Sorumlusu” David Sacks’ın Beyaz Saray’daki konumunu Silikon Vadisi’ndeki bağlantılarının yararına nasıl kullandığını haber yaptığı için New York Times’a yöneltilen itirazlar;
  • Wall Street Journal’a, Donald Trump’ın Jeffrey Epstein’ın doğum günü defterine katkıda bulunması ile ilgili ifşaatları nedeniyle (bu dava yakın zamanda bir federal yargıç tarafından reddedildi) yapılan itirazlar;
  • İngiliz muhabir Hannah Broughton’a, Amazon çalışanlarına bir meslektaşları depo zemininde ölü yatarken çalışmaya devam etmeleri söylendiği iddialarıyla ilgili olarak İngiliz tabloid gazete Mirror’da yayınlanan bir derleme haberi nedeniyle yapılan itirazlar.

Birkaç sosyal medya provokatörü (Candace Owens) ve politikacı (Bernie Sanders) listeyi tamamlıyor, fakat coda’ya göre toplam etki tartışılmaz: “Thiel’in düşmanlığı başından beri gazetecilikle ilgiliydi.”

Teknoloji milyarderi Peter Thiel’in sızdırılan gizli ‘Deccal’ dersleri

Nitekim, Objection.ai ekibi bu konuda net. D’Souza şirketin web sitesinde şöyle yazıyor:

“Gawker tek örnek değildi. O, tıklama, öfke ve algoritmik yaygınlaştırma çağında gerçeklikle yüzleşen ilk büyük medya şirketiydi. O günden bu yana, aynı yapısal başarısızlık her yere yayıldı.

“Peter Thiel ve ben… sadece Gawker’a karşı savaşmadık. Birisi bunları uygulamaya istekli olursa, gerçeklerin hâlâ önem taşıdığını gösterdik.”

Gawker tarafından yayınlanan Hulk Hogan’a ait seks kaseti hakkındaki ilk dava telif hakkı ihlaliyle ilgiliydi; şirketi iflasa sürükleyen 140 milyon dolarlık nihai tazminat kararı ise mahremiyetin ihlali ve kasıtlı olarak manevi zarar verme suçlamalarına dayalıydı.

Thiel ile birlikte finansman sağlayan isim, yatırımcı ve The Network State [Ağ Devleti] kitabının yazarı Balaji Srinivasan.

Bu kitapta, ulus devletin yerini “ulusal bilinç duygusu”na sahip sosyal ağların alacağı anlatılıyor.

Peter Thiel’in yatırım şirketi, Nijerya’da “şehir devleti” kuruyor

Srinivasan, bir zamanlar aşırı sağcı teorisyen Curtis Yarvin’e eleştirel haberlerle başa çıkma konusunda gönderdiği bir e-postada Objection.ai modelinin ilk versiyonunu ana hatlarıyla açıklamış ve şöyle demişti:

“İşler kızışırsa, Karanlık Aydınlanma takipçilerini tek bir savunmasız, düşmanca muhabirin üzerine salıp, *onların* reklamverenlerine/arkadaşlarına/bağlantılarına düşmanca haberler göndererek onları ifşa etmek ve alt üst etmek ilginç olabilir.”

coda’ya göre bu kişiler, Gawker davası kararının etkisinin sınırlarını çok iyi biliyorlar. Karar, şirketi iflasa sürükledi; bu, Thiel için kişisel bir zafer olsa da, davanın belki de en önemsiz sonucu.

Daha sistemik bir düzeyde ise, karar medya sigortacılarının ve haber odası hukuk danışmanlarının “kalbine korku saldı” ve dikkatleri, potansiyel bir tehdit olarak üçüncü taraf dava finansmanına çevirdi.

Sınırsız kaynaklara sahip kişiler, hoşlarına gitmeyen haber kuruluşlarına karşı davalar açabilselerdi, anayasal korumalar savunmanın muazzam maliyeti ve karmaşıklığı karşısında hiçbir şansa sahip olamazdı. Şimdi ise bu etkileri kat kat artırmak için yapay zeka destekli bir yol buldular.

Amerika

ABD’deki yeni veri merkezlerinin yüzde 40’ı gecikebilir

Yayınlanma

Transformatör üreticilerinin hızla artan talebe yetişememesi, ABD’de yeni veri merkezlerinin devreye alınmasını ve büyük teknoloji şirketlerinin yapay zeka yatırımlarını tehdit ediyor. Financial Times’ın aktardığı sektör tahminlerine göre arz açığı en az 2030’a kadar sürebilir.

Elektrik şebekelerinin temel bileşenlerinden transformatörlere yönelik küresel talebin hızla artması ve üretimin bu talebe yetişememesi, büyük teknoloji şirketlerinin yeni veri merkezleri ile yapay zeka altyapılarını devreye alma planlarını tehdit ediyor.

Financial Times, süregelen transformatör açığının ABD’deki yapay zeka sektörünün büyümesini sınırladığını yazdı.

Elektrik şebekelerinde kullanılan ve büyük veri merkezlerini şebekeye bağlayan en güçlü transformatörler yüzlerce ton ağırlığa ve 15 metreye varan yüksekliğe ulaşabiliyor.

En büyük modeller, aynı anda 25 milyon iPhone’u şarj etmeye yetecek kapasite sağlayabiliyor. Dayanıklı yapıları sayesinde sınırlı bakımla onlarca yıl çalışabilen bu ekipmanların çoğu hâlâ büyük ölçüde siparişe göre üretiliyor. Üretim üç ila altı ay sürüyor.

Financial Times’ın görüştüğü analistler, transformatör arzındaki açığın en az 2030’a kadar devam etmesini bekliyor.

Yapay zeka sektörüne yönelik analizler hazırlayan SynMax’in Financial Times ile paylaştığı verilere göre ABD’de bu yıl faaliyete geçmesi planlanan yeni veri merkezlerinin yaklaşık yüzde 40’ı gecikmeli olarak devreye alınabilir. Sektörde yönetici pozisyonunda çalışan 10’dan fazla kişi, gecikmelerin elektrik üretimindeki yetersizliklerden veya elektrik ekipmanı sorunlarından kaynaklanabileceğini söyledi.

Wood Mackenzie kıdemli analisti Benjamin Boucher, transformatörlerin veri merkezleri açısından vazgeçilmez olduğunu belirterek, “Transformatör olmadan veri merkeziniz olmaz” dedi.

Elektrik talebi teknoloji şirketlerini yeni seçeneklere yöneltiyor

Elektrik şebekesinden talep edilen kapasitenin hızla büyümesi, teknoloji şirketlerini farklı enerji ve altyapı seçeneklerini değerlendirmeye yöneltti. Financial Times’a göre ABD’li iş insanı Elon Musk ve teknoloji sektöründeki diğer yöneticiler, güneş enerjisinden sürekli yararlanabilecek alçak Dünya yörüngesindeki veri merkezlerinin inşasını değerlendiriyor.

Yüksek gerilim transformatörlerinin önde gelen üreticilerinden İsviçre merkezli Hitachi Energy’nin Birleşik Krallık Genel Müdürü Laura Fleming, dünya genelinde elektrik şebekelerinin genişletilmesi ve modernleştirilmesinin artık tercihten çok zorunluluk haline geldiğini söyledi.

Fleming, “Hem işletmeler hem de tüketiciler için ekonomik refaha ulaşmanın zorunlu koşulu bu” dedi.

ABD’de veri merkezlerine “dur” deme arayışı

Çelik, bakır ve nitelikli iş gücü üretimi sınırlıyor

Transformatör üretimindeki darboğaz yalnızca montaj kapasitesinden kaynaklanmıyor. Transformatör çekirdeklerinin vazgeçilmez bileşeni olan özel elektrik çeliğini dünya genelinde yalnızca sınırlı sayıda tedarikçi üretiyor. Bu şirketler son dönemde küresel talep artışına karşılık vermekte giderek daha fazla zorlanıyor.

Financial Times, pazarın büyümesi, fiyat dalgalanmaları ve sınırlı madencilik kapasitesinin bakır tedarik zincirleri üzerindeki baskıyı da artırdığına dikkati çekti. Bakır, transformatör çekirdeğinin çevresindeki sargıların üretiminde kullanılıyor.

Sektörün karşı karşıya olduğu diğer önemli sorun, transformatör üretimindeki yüksek uzmanlık gerektiren işleri yapabilecek personel eksikliği. Üretim kapasitesindeki artışın önündeki engeller arasında malzeme tedarikinin yanı sıra nitelikli iş gücü açığı da yer alıyor.

Üreticiler montaj kapasitesini genişletiyor

Hitachi Energy, Siemens Energy ve GE Vernova’nın da aralarında bulunduğu üreticiler, yapay zeka sektöründen gelen talebe ve transformatör açığına karşı üretim ve montaj altyapılarını genişletmek için yüz milyonlarca dolar yatırım yaptı.

Ancak kapasite artışları, sektördeki arz sorunlarını henüz ortadan kaldırmadı.

ABD Başkanı Donald Trump yönetimi de elektrik şebekesine yönelik tedarik zincirlerini desteklemek amacıyla Savunma Üretim Yasası’nı yürürlüğe koydu.

Düzenleme, ülkenin elektrik şebekesine ilişkin tedarik zincirlerini “tehlikeli ölçüde kısıtlı” olarak sınıflandırıyor.

Yasa, ABD Enerji Bakanlığının elektrik ekipmanı üreten yerli şirketlere kredi sağlamasına ve başka destek önlemleri uygulamasına olanak tanıyor.

Financial Times’a göre ABD’deki alıcılar yakın dönemde transformatör ve diğer elektrik ekipmanı ihtiyaçlarını karşılamak için ithalata başvurmak zorunda kalacak.

Avrupa Birliği, Meksika, Güney Kore ve Brezilya, ABD pazarının en büyük transformatör tedarikçileri arasında yer alıyor. Bu dört kaynak, ilgili ürün grubundaki ABD ithalatının toplam yüzde 75’inden fazlasını karşılıyor.

Teknoloji devlerinin toplam harcaması 726 milyar dolara ulaşacak

Teknoloji şirketleri elektrik şebekelerinin geliştirilmesine yönelik harcamalarını artırmayı planlıyor. Amazon, Meta, Microsoft ve Alphabet, ABD’nin en büyük elektrik ekipmanı alıcıları arasına girdi.

Dört şirket, bu yıl elektrik ekipmanları ve yapay zeka altyapısı için toplam 726 milyar dolar harcamayı planlıyor.

Yapay zeka veri merkezlerinin enerji altyapısına yönelik küresel talebi, elektrik ekipmanı üreticilerinin piyasa değerlerine de yansıdı. Bloomberg, ocak ayında yapay zeka veri merkezlerinin inşasında kullanılan enerji ekipmanlarına yönelik dünya çapındaki talep artışının Çinli elektrik şirketlerinin hisselerini yükselttiğini yazdı.

ABD’de yerel yönetimler, veri merkezi inşasına karşı harekete geçti

Okumaya Devam Et

Amerika

Warsh, Fed reformu için finans yöneticilerini seçti

Yayınlanma

İngiltere Merkez Bankası’nın eski başkanı Mervyn King ve kripto para yatırımcısı Marc Andreessen, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) modernizasyonuna katkıda bulunmak üzere Fed Başkanı Kevin Warsh tarafından seçilen isimler arasında yer alıyor.

“Rejim değişikliği” vaadiyle Fed başkanlığı için kampanya yürüten Warsh, perşembe günü dünyanın en önemli finans kurumunu “daha verimli hale getirecek” dediği beş görev gücünün kadrolarını açıkladı.

King ve Silikon Vadisi yatırım grubu Andreessen Horowitz’in kurucu ortağı Andreessen’e, listede eski Hindistan Merkez Bankası Başkanı Raghuram Rajan ve Nobel ödüllü Thomas Sargent de eşlik etti.

Warsh yaptığı açıklamada şunları söyledi:

“ABD ekonomisi son bir nesil boyunca önemli ölçüde değişti ve bu değişim hiç bu kadar belirgin olmamıştı. Çeşitli disiplinlerden en parlak beyinlerin, kurum olarak performansımızı daha da keskinleştirmek için bizimle çalışmayı kabul etmesinden onur duyuyorum.”

King, küresel finansal kriz dönemi de dahil olmak üzere 2003’ten 2013’e kadar İngiltere Merkez Bankası’nı (BoE) yönetti.

Trump’ın müttefiki olan Andreessen, dijital para birimlerinin önde gelen savunucularından biri.

2006’dan 2011’e kadar Fed yönetim kurulu üyesi olan Warsh, kurumdan ayrıldığından bu yana zamanının büyük bir kısmını merkez bankasını eleştirerek geçirmiş ve ABD Başkanı Donald Trump tarafından başkan adayı olarak gösterilmişti.

Warsh, Fed’in yatırımcılarla olan iletişimini yeniden düzenlemesini, 7 trilyon dolarlık bilançosunu küçültmesini ve enflasyon konusundaki veri toplama yöntemlerini ve yaklaşımını modernize etmesini istiyor.

Senato Bankacılık Komitesinde verdiği ifadede, ABD merkez bankasının belirli ürünlerin fiyatlarındaki büyük dalgalanmaları dışlayan “kısaltılmış ortalama” bir enflasyon ölçütünü hedef alması gerektiğini düşündüğünü belirtti.

Ayrıca, ABD’nin yapay zeka kaynaklı bir verimlilik patlamasının eşiğinde olduğuna ve bunun Fed’e enflasyonu körüklemeden borçlanma maliyetlerini düşürme imkanı vereceğine inanıyor.

Diğer birçok ABD’li faiz belirleyici ise Warsh’ın görüşüne karşı çıkıyor ve veri merkezlerine yapılan yatırımların yanı sıra yapay zeka ile ilişkili ürünlere olan talebin fiyatların yükselmesine yol açtığına inanıyor.

Çalışma grupları, Fed personeli tarafından desteklenecek ve Warsh dönemindeki Fed için beş alanda reform gündemini belirleyecek: iletişim, bilanço, veri toplamanın modernizasyonu, yapay zeka çağında verimlilik ve enflasyon çerçeveleri.

Şu anda Washington Üniversitesi’nde görev yapan eski New York Fed yetkilisi Peter Fisher ile Brezilya Merkez Bankası’nın eski başkanı Arminio Fraga, King ile birlikte iletişim paneline eş başkanlık edecek.

Rajan, bilanço görev gücüne iki Harvard profesörü Karen Dynan ve Jeremy Stein ile birlikte eş başkanlık edecek.

Veri görev gücünde eski Walmart CEO’su Doug McMillon, Harvard profesörü Raj Chetty ve Chicago Üniversitesi’nden Kevin Murphy yer alacak.

Andreessen, Stanford’dan Charles Jones ve Microsoft’un üst düzey yöneticisi Asha Sharma ile birlikte verimlilik paneline başkanlık edecek.

Harvard’dan Greg Mankiw ve daha önce Uluslararası Ödemeler Bankası’nda görev yapmış Bill White, Sargent ile birlikte merkez bankasının enflasyon çerçevelerini gözden geçirecek.

Evercore ISI’nin başkan yardımcısı Krishna Guha, “Bunlar etkileyici dış uzmanlar ve seçimler, mevcut Fed ortodoksluğundan en azından bir dereceye kadar farklı görüşlere sahip kişilere yönelmiş olsa da, hepsi güvenilir ve piyasa, mevcut Fed politika yapıcıları ve personel tarafından ciddiye alınacak,” dedi.

Warsh, Fed Başkanı olarak düzenlediği ilk basın toplantısında bu çalışma gruplarını duyurdu ve yıl sonuna kadar bulgularını faiz oranlarını belirleyen Federal Açık Piyasa Komitesine sunmalarını beklediğini belirtti.

Okumaya Devam Et

Amerika

Trump silah şirketlerine milyonlarca dolarlık yatırım yapmış

Yayınlanma

Responsible Statecraft’ın haber analizine göre ABD Başkanı Donald Trump’ın geçen hafta açıklanan mali bildirimleri, silah üreticileri ve askeri yükleniciler dahil yaklaşık 12 şirkete milyonlarca dolarlık yatırım yaptığını gösterdi. Analize göre Trump, kendisini temsil eden yatırım şirketleri aracılığıyla savunma sektöründeki şirketlerden toplam 9,7 milyon ila 24,3 milyon dolar arasında hisse satın aldı.

Yatırım yapılan şirketler arasında Palantir, Lockheed Martin ve General Dynamics de yer aldı.

Palantir yatırımı öne çıktı

Mali bildirimlere göre Trump’ın varlıklarını yöneten yatırım şirketleri, veri analitiği ve yapay zeka şirketi Palantir’e 1,6 milyon ila 3,9 milyon dolar arasında yatırım yaptı.

Analizde, Palantir’in ABD’nin İran savaşındaki operasyonlarında kullanılan Maven Smart System adlı yapay zeka destekli sistemi geliştirdiği belirtildi. Aynı analizde şirketin, İsrail’in Gazze’deki askeri operasyonlarında kullanılan “Big Daddy” adlı yazılımın geliştirilmesine de katkı sağladığı öne sürüldü.

Savunma şirketlerine yatırımlar

Trump’ın portföyünde Boeing hisseleri de bulunuyor. Analizde Boeing’in, Trump ile İsrail Başbakanı Benyamin Netanyahu’nun İran’a yönelik ortak savaşı başlatmasından üç aydan kısa süre önce İsrail’e 8,6 milyar dolar değerinde F-15 savaş uçağı sattığı belirtildi.

Mali bildirimlere göre Trump ayrıca GE Aerospace, Lockheed Martin, General Dynamics ve Tomahawk füzelerinin üreticisi RTX’e de yatırım yaptı.

Analiz, bu şirketlerin ürettiği silahların İran savaşında yoğun biçimde kullanıldığını ve bunlar arasında ABD Hava Kuvvetleri’nin İran’ın Minab kentindeki bir ilkokula düzenlediği saldırıda kullanılan Tomahawk füzelerinin de bulunduğunu yazdı. Haberde bu saldırıda en az 168 çocuğun hayatını kaybettiği belirtildi.

Pentagon yeni sözleşmeler imzaladı

Responsible Statecraft’a göre söz konusu şirketlerin büyük bölümü, İran savaşı sırasında azalan ABD füze stoklarını yenilemek amacıyla Pentagon’dan yeni sözleşmeler aldı.

RTX, 23 adet Standard Missile-3 IB önleme füzesi için 373 milyon dolarlık sözleşme imzalarken, Lockheed Martin’in THAAD füze savunma sistemi üretimini dört katına çıkarmayı öngören 35 milyar dolarlık sözleşme aldığı aktarıldı.

Mali bildirimlerde Trump’ın yatırım şirketlerinin ayrıca Kratos Defense, Honeywell, Howmet Aerospace, L3Harris ve TransDigm hisselerine de yatırım yaptığı görüldü.

Responsible Statecraft, Trump’ın yeniden göreve gelmesinden sonraki bir yıl içinde bu şirketlerin hisselerinin önemli ölçüde değer kazandığını belirtti. Analize göre 2025 yılında Palantir hisseleri yüzde 135, Kratos hisseleri yüzde 188, GE Aerospace hisseleri yüzde 84 ve RTX hisseleri yüzde 61 yükseldi.

Trump’ın nisan ayında Truth Social’da yaptığı paylaşımda, “Palantir Technologies, savaş alanında çok güçlü kabiliyetlere ve ekipmanlara sahip olduğunu kanıtladı. Düşmanlarımıza sorun!” ifadelerini kullandığı, paylaşımın ardından şirket hisselerinin birkaç dakika içinde yaklaşık yüzde 3 yükseldiği kaydedildi.

Kripto yatırımları da öne çıktı

Mali kayıtlar Trump’ın 2025 yılında 2 milyar dolardan fazla gelir elde ettiğini gösterdi. Responsible Statecraft, bu tutarın görevdeki bir ABD başkanı açısından “eşi görülmemiş” olduğunu yazdı.

Habere göre gelirin büyük bölümü World Liberty Financial ve Binance gibi kripto para şirketleriyle bağlantılı yatırımlardan elde edildi. Trump’ın bu şirketler aracılığıyla piyasaya sürülen “memecoin”lerden yüz milyonlarca dolar kazandığı, ancak söz konusu kripto varlıkların daha sonra sert değer kaybettiği ve çok sayıda yatırımcının zarar ettiği aktarıldı.

Analizde, BAE Devlet Başkanı ve Dışişleri Bakanı’nın kardeşi Tahnun bin Zayid el-Nehyan’ın World Liberty Financial’a 500 milyon dolar, Binance’e ise 2 milyar dolar yatırım yaptığı belirtildi. Trump’ın daha sonra BAE’ye gelişmiş yapay zeka çiplerinin ihracatını onayladığı, analizde bu kararın kripto yatırımlarıyla bağlantılı olduğu yönünde bir izlenim oluştuğu ifade edildi.

Trump ailesinin savunma sektöründeki bağlantıları

Analize göre Donald Trump Jr. da insansız hava aracı ve savunma teknolojileri alanında faaliyet gösteren şirketlerle bağlantılı. Trump Jr.’ın, drone parçaları üreten Unusual Machines’te önemli hissedar ve danışma kurulu üyesi olduğu, yatırım şirketinin ayrıca Pentagon’la sözleşmeleri bulunan Powerus ve Vulcan Elements’te pay sahibi olduğu belirtildi.

Trump Jr.’ın, Körfez ülkelerine İran füzelerini önlemek amacıyla kullanılan drone sistemlerini pazarlayan Powerus’un yönetim kurulunda görev yaptığı, Eric Trump’ın da aynı şirkette mali çıkarı bulunduğu aktarıldı.

George W. Bush döneminde Beyaz Saray’ın baş etik hukukçusu olarak görev yapan Richard Painter, “Bu ülkeler başkanın oğullarından satın alma konusunda büyük baskı altında. Böylece başkan da onların istediğini yapacaktır” değerlendirmesinde bulundu.

Beyaz Saray Sözcüsü Anna Kelly ise geçen yıl Trump’ın ticari faaliyetlerinden kaynaklanabilecek çıkar çatışmaları sorulduğunda, “Herhangi bir çıkar çatışması yok” yanıtını verdi. Trump da bu yılın başında New York Times’a verdiği röportajda çıkar çatışmalarının bulunduğunu kabul etti ancak bunların önemli olmadığını savunarak, “Kimsenin bunu umursamadığını fark ettim” dedi.

Okumaya Devam Et

Çok Okunanlar

English